H. Bartu Soral”Ülkemizin etrafına bir bakın, her yerde savaş, iç karışıklıklar var”

Kalkınma Ekonomisti. Yazar. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı E. Program Müdürü. Finans & Kalkınma Ekonomisi H. Bartu Soral”Ülkemizin etrafına bir bakın, her yerde savaş, iç karışıklıklar var”

HATIRLATMA

Ülkemizin etrafına bir bakın, her yerde savaş, iç karışıklıklar var.

Ulus devletin ve üniter yapının önemini, bölgemizdeki savaşları, kaosları, iç karışıklıkları gördükçe daha iyi anlıyoruz. Irak’ı, Libya’yı, Suriye’yi parçalayan Amerikan emperyalizminin asıl hedefinin Türkiye olduğunu hepimiz biliyoruz.

Amerikan emperyalizmi güneyimizde Kürdistan adıyla ikinci bir İsrail devleti kurmayı planlıyor. Hepimiz bunu da biliyoruz.

Bunun için ne yaptılar? Suriye’yi bombaladırlar, İşid’i sahaya sürdüler.

Milyonlarca Suriyelinin ülkemize gelmesinin önünü açtılar.

Dönemin stratejik sığlığa sahip dış politika elemanlarının katkısıyla bugün milyonlarca insan ülkemizde sığınmacı olarak yaşıyor.

Hem de kaç yıldır…

Milyonlarca sığınmacı ve kaçağın barınma ihtiyacı var; ev kiralıyorlar, ev alıyorlar, doğal olarak ev fiyatları artıyor.

Milyonlarca kaçak ve sığınmacının gıda ihtiyacı var; elbette yiyecek içecekler ama biz tarımı zaten yönetemiyoruz.

Yeteri kadar gıda üretemiyoruz, doğal olarak gıda enflasyonu oluyor.

Sığınmacı ve kaçaklar asgari ücretin altında çalışıyor.

Tabi ki de sigortasız.

Ne oluyor böyle olunca?

Hem devlet vergi kaybediyor hem de memleketimin işçisi işten atılıyor.

Onun yerine ucuz ve kaçak işçi sığınmacı çalışıyor.

Bi tek iş veren zengin kazançlı, sigorta yok, kıdem tazminatı yok, ucuz işçinin karı cebe!..

Bunlar teknoloji üreten, iyi yetişmiş, yüksek kaliteli insan gücü de değil. Sığınmacı ve kaçaklara hastaneler de bedava, ilaçlar da.

Peki hastane masrafları ve ilaç masraflarını kim ödüyor?

Biz. Yani vergi veren vatandaşlar.

Kültürel entegrasyonu sağlanamayan bu eğitimsiz göçmen nüfus Türk ekonomisine her anlamda yük.

Biz daha kendi genç nüfusumuza uluslararası rekabete girebilecekleri, nitelikli eğitimi veremiyoruz. Eğitimde fırsat eşitliği sağlayamıyoruz.

Kalkınmanın gereklerini yerine getiremiyoruz.

Ülke ekonomisi bu yükü artık kaldırmayacak durumda. Şehirlerimizin demografik yapısı bozuluyor.

Türk nüfusun doğurganlığı 1.2, göçmenlerinki 5.4. Tekrar söylüyorum, bu bir ulusal güvenlik sorunudur. Bu sorun görmezden gelinemez.

Esad’la hızla anlaşılıp, geri dönüşler başlatılsın, Avrupa’ya gitmek isteyenlerin de geçişlerine izin verilsin.

Yol parası olmayana da yol parası verilsin.

Burası yol geçen hanı değil.

Amerikan emperyalizmi FETÖ’yü 15 Temmuz’da nasıl taşeron olarak kullandılarsa yarın bu göçmenlerin bir kısmını Ülkeyi karıştırmak için taşeron olarak kullanabilirler.

Zaten çeteleşenleri var şimdiden.

Bayramlarda gidip gelenleri var.

Bayram’da ziyarete gidilebilen yerden gelen adamın sığınmacılığı mı olur?

Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” öğretisiyle yetiştik. Bizim kimseye, hiç bir millete, hiç bir insana düşmanlık beslediğimiz yok.

Ama ülkemizi ve milletimizi korumak gibi bir derdimiz var.