Kategori: Sür Manşet

  • Meteoroloji’den 42 il için ‘sarı’ kodlu alarm

    Meteoroloji’den 42 il için ‘sarı’ kodlu alarm

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden son dakika uyarısı: 42 ilde ‘sarı’ kodlu alarm verildi. Kar yağışı, kuvvetli sağanak ve çığ tehlikesi içeren 5 günlük kritik harita yayınlandı. Bahar havası beklerken kışın geri döneceği o iller tek tek açıklandı.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurt genelinde etkili olacak yağışlı sistemin soğuk hava kütlesiyle birleşeceğini açıkladı. İç Anadolu’nun kuzeyi, Batı Karadeniz’in yüksek kesimleri ve Doğu Anadolu’nun genelinde kar yağışı bekleniyor.

    KUZEY VE İÇ KESİMLERDE KAR YAĞIŞI YOĞUNLAŞIYOR

    Gece sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu düşüş, yollarda buzlanma ve don olaylarını beraberinde getirecek; ulaşımda ciddi aksaklıklara zemin hazırlayabilecek. Sürücülere önemli not: Bolu, Erzurum ve Kars gibi dağlık güzergâhlarda yola çıkmadan önce araçlara zincir ve çekme halatı takılması büyük önem taşıyor.

    GÜNEY İLLERİ İÇİN SEL ALARMI

    Aynı hava sistemi, güney ve güneydoğu bölgelerinde kendini kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış olarak gösterecek. Doğu Akdeniz’de Adana, Hatay ve Kahramanmaraş ile Güneydoğu Anadolu genelinde metrekare başına yüksek miktarda yağış düşmesi öngörülüyor. Ani sel, su baskını ve yıldırım düşmesi gibi risklere karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Yağışla birlikte rüzgar hızının da artması, çatı hasarı ve ağaç devrilmesi gibi tehlikeleri de gündeme getirecek.

    DOĞU KARADENİZ VE DOĞU ANADOLU’DA ÇIĞ TEHLİKESİ ZİRVEYE ULAŞTI

    Uzmanların en fazla dikkat çektiği risk, dağlık kesimlerdeki çığ tehlikesi. Mevcut kar örtüsünün üzerine düşecek yeni kar ve kuvvetli rüzgar; Doğu Karadeniz’in iç bölgeleri ile Doğu Anadolu’daki sarp arazilerde çığ olasılığını en üst seviyeye çıkardı. Doğu illerinde rüzgar hızının zaman zaman 40-60 kilometre saate ulaşması bekleniyor. Bu bölgelerde bulunacak vatandaşların Meteoroloji’nin anlık uyarılarını yakından takip etmesi hayati önem taşıyor.

    BATIDA BAHAR SÜRÜYOR, AMA SİS TEHLİKESİ VAR

    Marmara ve Ege’nin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde sis ile pus etkili olacak. Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle köprü ve tünel geçişlerinde dikkatli olunması öneriliyor. Batı illerinde sıcaklıklar 20 derecenin üzerinde seyredecek. Hafta ortasından itibaren ise soğuk sistemin ülke genelinde etkisini yitirerek yerini daha sakin ve ılık bir hava düzenine bırakması bekleniyor.

    42 İLDE SARI KODLU UYARI

    Afyonkarahisar, Ağrı, Ankara, Artvin, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Kars, Kastamonu, Kırşehir, Kütahya, Mardin, Muş, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli (Dersim), Şanlıurfa, Uşak, Van, Yozgat, Bayburt, Kırıkkale, Batman, Şırnak, Ardahan, Karabük ve Elazığ.

    YARIN HAVA DURUMU NASIL?

    10 Nisan 2026 Cuma günü Türkiye genelinde hareketli bir hava dalgası etkisini sürdürecek. Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgası ile birlikte, özellikle İç Anadolu’nun kuzeydoğusu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ve Doğu Anadolu genelinde karla karışık yağmur ve kar yağışları görülecek. Sıcaklıklar mevsim normallerinin altına inerken, gece saatlerinde iç bölgelerde termometreler 0 derece ve altına düşerek zirai don riskini beraberinde getirecek. Marmara ve Ege’nin kıyı kesimlerinde ise parçalı çok bulutlu bir gökyüzü hakim olurken, yer yer hafif sağanak geçişleri bekleniyor. Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgeleri için ise uyarılar daha kritik bir seviyeye ulaşmış durumda. Cuma günü boyunca bu bölgelerde görülecek kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; sel, su baskını ve yıldırım gibi olumsuzluklara yol açabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek ve dik yamaçlarında mevcut kar örtüsü, yeni yağışlarla birleşerek çığ riskini en üst seviyeye taşıyacak. Vatandaşların ulaşımda yaşanabilecek aksamalara, buzlanmaya ve kuvvetli rüzgarlara karşı gün boyu tedbirli olması büyük önem taşıyor.

    İSTANBUL İZMİR VE ANKARA’DA HAVA DURUMU NASIL?

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son verilere göre, 10 Nisan 2026 Cuma günü üç büyük ilimizde birbirinden oldukça farklı hava koşulları hakim olacak. İstanbul’da gün boyu serin ve yağışlı bir hava beklenirken, günün en yüksek sıcaklığı 9 derece, en düşük sıcaklığı ise 5 derece olarak ölçülecek; hafif yağmur geçişlerinin gün boyu etkili olması öngörülüyor. Başkent Ankara’da ise kış koşulları kendisini iyice hissettirecek; hava sıcaklığı en yüksek 7 dereceye çıkarken gece saatlerinde eksi 1 dereceye kadar düşecek ve yağmurla başlayan yağışların gece saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kara dönüşeceği tahmin ediliyor. İzmir ise diğer iki büyük ile göre daha ılıman bir gün geçirecek; güneşli bir gökyüzünün hakim olacağı şehirde termometreler en yüksek 16 derece, en düşük 7 dereceyi gösterecek.

    HANGİ İLLERDE KAR YAĞIŞI BEKLENİYOR?

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün güncel verilerine göre, soğuk hava dalgasının etkisiyle birlikte Türkiye genelinde pek çok ilde kar ve karla karışık yağmur yağışları kendisini gösterecek. Özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi ve doğusu, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu bölgesindeki illerimiz kış havasını tam anlamıyla yaşayacak. Kar yağışının etkili olması beklenen iller arasında Ankara, Bolu, Karabük, Kastamonu, Çankırı, Eskişehir, Sivas, Kayseri, Erzurum, Erzincan, Kars, Ardahan, Ağrı, Muş, Bitlis ve Hakkari öne çıkıyor. Ayrıca akşam ve gece saatlerinde sıcaklıkların düşmesiyle birlikte bu illerin yanı sıra Bilecik, Kütahya ve Afyonkarahisar’ın yüksek kesimlerinde de kar geçişleri görülmesi öngörülüyor. Doğu Anadolu’nun sarp yamaçlarında ise yeni kar yağışlarıyla birlikte çığ riskine karşı azami dikkat gösterilmesi gerekiyor.

    BAHAR HAVASI NE ZAMAN GELECEK?

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sunduğu harita tahminlerine ve uzun vadeli verilere göre, kış koşullarını aratmayan bu soğuk hava dalgası hafta sonuna kadar etkisini hissettirmeye devam edecek. Ancak bahar havasının geri dönüşü için beklenen tarih çok uzak değil; yağışlı sistemin 12 Nisan Pazar günü yurdun doğusuna doğru çekilmesiyle birlikte batı bölgelerden başlayarak sıcaklıklarda kademeli bir artış yaşanacak. Özellikle 13 Nisan Pazartesi gününden itibaren termometrelerin hızla yükseleceği, İstanbul ve İzmir gibi illerde sıcaklıkların 20 derece üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Tam anlamıyla istikrarlı bir bahar sıcaklığı ve güneşli günlerin ise 15 Nisan Çarşamba gününden itibaren tüm Türkiye genelinde hakim olması, soğukların ise yerini tamamen ılık bir havaya bırakması öngörülüyor.

    METEOROLOJİ 5 GÜNLÜK YENİ HAVA DURUMU HARİTASINI PAYLAŞTI

    9 NİSAN 2026 PERŞEMBE

    Haftanın ilk gününde ülkenin büyük bir bölümü yağışlı havanın etkisi altında kalıyor. Marmara, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde sağanak yağışlar görülürken, Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar yağışı etkili oluyor. Özellikle Akdeniz’in doğusunda (Adana, Hatay, Kahramanmaraş çevresi) gök gürültülü sağanak yağışlar ve buna bağlı kuvvetli hava olayları yaşanabilir. İç kesimlerde gece sıcaklıkları yer yer eksi 1 ila eksi 3 dereceye kadar düşerken, güney sahillerinde 21-22 derece bandı korunuyor.

    10 NİSAN 2026 CUMA

    Cuma günü yağışlı hava etkisini artırarak genişlemeye devam ediyor. İç Anadolu’nun kuzeyi ile Karadeniz’in iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar yağışları görülmeye başlanıyor. Batı bölgelerde ise yağmurun yerini parçalı bulutlu bir gökyüzüne bırakacağı tahmin ediliyor. Ege ve Batı Akdeniz’de güneş yüzünü gösterirken, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlar etkisini sürdürüyor. Sıcaklıklar iç bölgelerde 10 derece civarında seyrederken, batıda 17-20 derece seviyelerine çıkıyor.

    11 NİSAN 2026 CUMARTESİ

    Hafta sonunun ilk gününde soğuk ve yağışlı hava iç ve doğu bölgelerde hakimiyetini koruyor. İç Anadolu’nun büyük bir kısmında kar yağışı geçişleri beklenirken, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu genelinde yağışlar kar şeklinde görülmeye devam ediyor. Batı bölgelerde ise bahar havası daha çok hissediliyor; güneşli ve parçalı bulutlu bir gökyüzü hakim. Güney sahillerinde sıcaklıklar 18-20 derece civarında ölçülürken, Karadeniz kıyılarında serin ve yağmurlu bir hava mevcut.

    12 NİSAN 2026 PAZAR

    Pazar günü itibarıyla yağışlı sistem yurdun doğusuna doğru çekilmeye başlıyor. Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde güneşli ve az bulutlu bir gökyüzü ile sıcaklıklar yükseliş eğilimine giriyor. Özellikle İstanbul ve çevresinde sıcaklıklar 16-17 derece bandına çıkarken, İzmir 20 dereceyi görüyor. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun doğusunda ise hafif kar yağışları ve sağanak geçişleri hala etkili olmaya devam ediyor. İç kesimlerde gece don riski azalmaya başlasa da hala düşük sıcaklıklar görülebilir.

    13 NİSAN 2026 PAZARTESİ

    Haftanın son tahmin gününde ülke genelinde yüksek basınç etkisiyle daha sakin ve güneşli bir hava bekleniyor. Ancak Marmara ve Ege bölgelerinin iç kesimleri ile İç Anadolu’nun batısında yer yer sis ve pus hadiseleri görülebilir. Sıcaklıklar belirgin şekilde artarak batıda 21-23 derece seviyelerine kadar ulaşıyor. Doğu Anadolu’da dahi kar yağışları kesilerek yerini parçalı bulutlu bir gökyüzüne bırakıyor. Genel olarak ülke genelinde ısınmanın hissedildiği, güneşin hakim olduğu bir gün öngörülüyor.

    MARMARA

    Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

    ÇANAKKALE °C, 14°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yerel yağmur ve sağanak yağışlı

    EDİRNE °C, 14°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı

    İSTANBUL °C, 12°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

    SAKARYA °C, 15°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı

    EGE

    Parçalı ve çok bulutlu, İzmir’in kuzey kesimleri dışında kalan bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

    A.KARAHİSAR °C, 11°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu

    İZMİR °C, 17°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri hariç yerel sağanak yağışlı

    MANİSA °C, 16°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak yağışlı

    MUĞLA °C, 15°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

    AKDENİZ

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Osmaniye ve Hatay çevreleri ile öğle saatlerinden sonra Antalya’nın batı iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    ANTALYA °C, 21°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinden sonra batı iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    BURDUR °C, 14°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı

    HATAY °C, 19°C

    Parçalı ve çok bulutlu, yer yer kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

    ADANA °C, 21°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

    İÇ ANADOLU

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra batı kesimlerinin zamanla bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, gece saatlerinden itibaren doğu kesimlerinin karla karışık yağmur ve yükseklerinde kar şeklinde olması bekleniyor. Bu sabah ve gece saatlerinde yer yer buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.

    ANKARA °C, 11°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, gece saatlerinden itibaren karla karışık yağmurlu ve yüksekleri yer yer kar yağışlı

    ÇANKIRI °C, 12°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, gece saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışlı

    ESKİŞEHİR °C, 12°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yağmurlu

    KONYA °C, 14°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

    BATI KARADENİZ

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren kıyı kesimlerinin aralıklı yağmurlu, iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.

    BOLU °C, 10°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, yüksek kesimleri ile gece saatlerinde il geneli karla karışık yağmur ve kar yağışlı

    DÜZCE °C, 14°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra ve gece saatlerinde yağmurlu

    KASTAMONU °C, 11°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmurlu, yüksek kesimleri ile gece saatlerinde il geneli karla karışık yağmur ve kar yağışlı

    ZONGULDAK °C, 12°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra ve gece saatlerinde yağmurlu

    ORTA ve DOĞU KARADENİZ

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde Samsun, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile gece saatlerinde Doğu Karadeniz kıyılarının yağmurlu, gece saatlerinde Orta ve doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde Karadeniz’in iç kesimlerinde yer yer buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.

    AMASYA °C, 15°C

    Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde karla karışık yağmur ve yüksekleri kar yağışlı

    RİZE °C, 13°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve gece saatlerinde yerel yağmurlu

    SAMSUN °C, 14°C

    Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel yağmur ve sağanak yağışlı

    TRABZON °C, 12°C

    Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve gece saatlerinde yerel yağmurlu

    DOĞU ANADOLU

    Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuzey ve doğu kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar, Malatya, Elazığ, Iğdır ve Şırnak çevrelerinde yağmur şeklinde olması bekleniyor. Yağışların güneydoğu kesimleri ile gece saatlerinde Tunceli, Bingöl, Erzurum’un güneyi, Muş, Ağrı ve Elazığ çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın bölgenin doğusunda öğle ve gece saatlerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli(40/60 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Bölgenin kuzey kesimlerinde yer yer buzlanma ve don olayı, doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.

    ERZURUM °C, 4°C

    Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde güney kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    KARS °C, 4°C

    Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve gece saatlerinde aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı

    MALATYA °C, 13°C

    Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı yağmurlu

    VAN °C, 9°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı

    GÜNEYDOĞU ANADOLU

    Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    DİYARBAKIR °C, 16°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, akşam saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    GAZİANTEP °C, 16°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

    SİİRT °C, 12°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    ŞANLIURFA °C, 17°C

    Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

  • Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “HER ŞEYE DEVLET ELİYLE ZAM YAPILIRKEN TÜİK MİLLETLE DALGA GEÇEN SONUÇLAR AÇIKLIYOR”

    “ATEŞKESİN ADİL, KALICI BİR BARIŞLA SONUÇLANMASINI DİLİYORUZ”

    “BU SAVAŞ İSRAİL’İN ORTA DOĞU’DA ARAP OLMAYAN BİR DEVLET İLE KARŞI KARŞIYA GELDİĞİ ZAMAN YENİLDİĞİNİ GÖSTERMİŞTİR”

    “ZAFER PARTİSİ OLARAK SAVUNMA SANAYİSİNİ SİYASİ MÜDAHALE VE SİYASİ OYUN ALANI OLMAKTAN, RANT ALANI OLMAKTAN ÇIKARACAĞIZ”

    Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Prof. Dr. Ümit Özdağ: “İki günden beri Konya’daydım. Dün akşam döndüm. Konya, Türk ekonomisinin önemli eksen şehirlerinden birisi. Hem tarımda hem sanayide İç Anadolu’nun itici öncü gücü olmak durumunda. Ancak ne yazık ki Konya’da Türk ekonomisinin yaşamış olduğu ağır ekonomik krizin pençesinde konkordatolar, iflaslar, işten çıkarmalar gündemi belirliyor.

    Konya, İstanbul, İzmir, Adana özetle Türkiye ağır bir ekonomik krizi yaşarken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de Londra’da küresel sermayeye sunumlar yapıyor ve pembe projeksiyonlarla Türkiye’nin bölgesel riskleri ve göğüs geren dezenflasyon politikalarının başarılı olduğu, istikrarlı bir güç olduğunu anlatıyor. Amaç yüksek faizli sıcak para bularak yaşanan krizi mümkün olduğunca hafifletmek. Oysa sıcak parayla kriz hafifletilmiyor, aksine ağırlaştırılıyor. Şimşek’in anlatımına bakarsanız, kira enflasyonu dizginlenmiş, eşer mobil sistemle akaryakıt kontrol altına alınmış ve makro ekonomik dengeler kurulmuş. Arkadaşlar, ev sahipleri kiralarınızda indirim yaptı mı? Evet, o zaman Mehmet Şimşek’e bir telgraf çekin. Ev sahibinizi şikayet edin. Onun Londra’da anlattığı çerçeveye uymuyor. Evet, gerçekten vatandaşlarımız bambaşka bir gerçekliği yaşıyorlar. Sahadaki veriler Mehmet Şimşek’in anlattığı Türkiye’nin tamamen dışında. Sıcak para çıkışları tetiklendi. Merkez Bankası rezervleri erime değil, buharlaşma safhasına geldi ve kur endişesinin hem yerel hem yabancı yatırımcıyı döviz savunma pozisyonuna ittiğini görüyoruz. Bunların hepsi ekonomik darboğazın göstergeleri. Londra’da Mehmet Şimşek güçlenen rezerv düzenlemesi yapıyor ama Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın mevcut rezervleri tarihin en hızlı ve en sert düşüşünü yaşıyor. Mehmet Bey bilmiyor musunuz siz? Siz Londra’da konuştuğunuz kişilerin küresel ekonomiyle ilgili her türlü veriye sahip olduğunu ve Türkiye’de rezervlerin durumunun ne olduğunu bilmediğini mi düşünüyorsunuz? En azından adamlara doğruyu söyleyin ki konuşmanız daha dikkatli izlensin.

    Bakın Ocak ayında 215,5 milyar dolarla zirve yapan brüt rezervler son iki ayda adeta eriyerek 153,3 milyar dolara gerilemiş. Yani 60 milyar dolardan fazla bir kayıp yaşanmış. Üstelik bunun bir bölümünde de savaşın etkisi de yok. Sistemin asıl can damarı olan swap hariç net rezervler ise aynı dönemde 85,7 milyardan 21,3 milyar dolara resmen gerilemiş değil çakılmış. Sonuç ne? 3 yıl boyunca yüksek faiz vaadiyle Türk milletinin sırtına yüklenen bu emanet paralar sadece 8 haftada sistemden çıkarak Londralı tefecilerin kasalarına gitmiş. Sonra siz gidiyorsunuz Londra’da yine para arıyorsunuz. Ucuz faiz garantili kur dönemini kapatırken kur şokunu önceden sezen sıcak para sahipleri de her zaman olduğu gibi paralarını almış, kaçmışlar. Evet, yani son 4 haftada 21,5 milyar dolar sessiz sedasız buhar olmuş, gitmiş. Reel sektörün 197,6 milyar dolarlık dev döviz açığı ve bir yıl içinde ödenmesi gereken 239 milyar dolarlık kısa vadeli dış borç şirketleri dövize saldırmaya zorunlu hale getiriyor. Kur korumalı mevduattan çıkan ve TL’den umudunu kesen yatırımcılar da dövize yönelmişler ve bir haftada 2,2 milyar dolar artmış. Yani para sistemi, finansal sistem çatırdıyor değerli arkadaşlar. Ve bu tablo zincirleme iflas risklerinin de habercisi olmak durumunda.

    Değerli basın mensupları, değerli Zafer Partililer,

    Kur baskısı ihracatçının üretim gücünü ve rekabet yeteneğini felç etmiş durumda. Türkiye’nin neresine gidersek gidelim, iş dünyasından bu konudaki yoğun şikayetleri dinliyoruz. Dün de Konya’da Ziraat Fuarındaydık ve orada çiftçilerle, üreticilerle görüştük. Nihat Bey’in yapmış olduğu sohbetlere ben de katıldım üreticilerle. Diyor ki ‘biz böyle rekabet edemiyoruz bu kurlarla’. Evet, Mart ayı verileri dış ticaret dengesinde bir kara deliğin açıldığını gösteriyor. İhracat kan kaybediyor. Yüzde 6,4 düşüşle 21,9 milyar dolara geriledi. İthalat tam bir patlama yaşıyor. Yüzde 8,4 artışla 33,1 milyar dolara fırladı. Ve aylık dış ticaret açığı rekor düzeyinde yüzde 56,6 artarak 11,2 milyar dolara ulaştı.

    Kısaca bu politikasızlık ve iç pazar tamamen yabancı ürünlerin istilasına uğrarken, ihracat pazarlarını da kaybediyor ve üretim yapsa da yaptığı üretimi satamadığı için batan yerli Türk firmalarının faturası yüzde 29,9’luk devasa bir atıl işsizlik gücünün ortaya çıkmasına neden oluyor. Evet, işsizlik patlamış durumda. Ve bakın, resmi rakamlar, İŞKUR verilerine göre Mart ayında kayıtlı iş arayan sayısı yüzde 16 oranında keskin bir artışla 2 milyon 519 bin kişiye yükselmiş. İşsizliğin yüzde 99,6’sı özel sektörden büyük kısmı da imalat sektöründen kaynaklanıyor. Bunun anlamı fabrikalarımız üretimi durduruyor arkadaşlar. Bakın, fabrikalarımız üretimi durduruyor. Üretim batıyor, işsizlik patlıyor. Öte yandan, Mehmet Şimşek, polyannacılık oynayarak kontrol altına aldık dediği akaryakıt cephesinde motorine son bir haftada gelen 7.80 TL’lik zamla birlikte tüm ekonomik sistem de bir kez daha altüst olmuş durumda. Motorinin 85 TL’yi aşması bekleniyor. Tabii bu tarladan sofraya, fabrikadan dükkana her şeyin fiyatını altüst edecek ve enflasyonu daha da yukarıya tırmandıracak. Dün Konya’da yüzlerce şoförle bir araya geldim. Şoförler çok dertli arkadaşlar. ‘Para kazanamıyoruz, bırakın kazanmayı, zarar ediyoruz bu yakıt fiyatlarının altından kalkmamız mümkün değil, bu yedek parça fiyatlarının altından kalkmamız mümkün değil. Cezaların, trafik cezalarının ve maliye cezalarının altından kalkmamız mümkün değil’ diye ağlıyorlar. Onların dertlerini gündeme getirdim. Getirmeye bütün Zafer Partisi olarak devam edeceğiz. Neticede kamyoncular Türkiye’de ekonominin kan damarlarını oluşturuyorlar. Tarladan malı masaya getiren kamyoncu. Kontak kapatsa hiçbirimiz taze meyve-sebze yiyemeyiz. Fabrikalarda üretilen malı piyasaya taşıyan onlar ve şuanda tam bir terk edilmişliği yaşıyorlar.

    Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer,

    Halk fakirleşirken kamu harcamaları ve şatafat ve garanti ödemeleri ekseninde de hız kesmeden devam ediyor. Bir küçük azınlık var, onlar kazanmaya ve harcamaya devam ediyorlar. Kamu borcu 15 trilyon TL sınırına dayanmış durumda. Vatandaşın borç yükü, kredi ve kart borçları 8 trilyon TL’yi aşmış durumda ve icra dosyaları da 25 milyonu geçmiş durumda. Sonra resmi açıklama, ‘sağlam zeminde iyi üreten bir ekonomimiz var’ şeklinde. Oysa biz bir toplumsal bunalıma doğru hızla gidiyoruz. Her şeye devlet eliyle zam yapılırken TÜİK de milletle dalga geçen sonuçlar açıklıyor. Biz böyle bir açıklama yapsak hemen savcılar yalan bilgiyi yaymaktan hakkımızla soruşturma başlatırlar. TÜİK açıklama yapınca resmi bilgi oluyor. Sadece Mart ayı enflasyonuna göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak açıklanıyor. Mümkün mü? Mümkün değil tabi. Ama niyet belli. Haziranda zam zamanı geldiğinde ücretlere daha az zam yapabilmek için fiyat artışlarını olduğundan az gösteriyorlar. İşte bu şartlar altında zam fırtınası devam ediyor. En son 4 Nisan’dan itibaren doğalgaz ve elektriğe yüzde 25 zam geldi. Ancak konut tüketicileri için kademeli fiyat uygulamasına geçildiğinden ötürü de vatandaşın cebinden yüzde 25’ten daha fazla para çıkacak. Yani AK Parti hükümeti tıpkı enflasyon verisi gibi zamları da gizlemeye çalışıyor ama zamları gizlemek mümkün değil. Millet ne ödediğini gayet iyi biliyor.

    20 Temmuz 2020, çok değil 6 sene önce Sayın Erdoğan milletimize bir müjde vermişti. Karadeniz’de Tuna 1 kuyusunda sondajda 320 milyar metreküp doğalgaz keşfedilmiş. ‘Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz keşfini Karadeniz’de gerçekleştirdik’ demişti. Ve bu alanda en üst lige bir Türkiye olduğunu söylüyordu. ‘Hedefimiz 2023 yılında Karadeniz gazını milletimizin kullanımına sunmak’ diyordu. Benzer müjdeleri Akdeniz’den de bekliyoruz’ diyordu. Biz de doğalgazla petrolde varız diyordu. Keşke öyle olsaydı. Keşke Karadeniz’de gaz şu anda evlerimizde ısınmak için, yemek pişirmek için kullanabildiğimiz gaz olsaydı ama olmadığı ortaya çıktı. Hamasetle siyaset vatandaşın karnını doyurmuyor, evini ısıtmıyor.

    Değerli arkadaşlar, Zafer Partisi güçlü ekonomik kadrolarıyla ekonomik gelişmeleri izliyor, inceliyor, sorunları aşacak, ülkemizi büyük bir ekonomik kalkınma hamlesi içerisine sokacak programları hazırlıyor. Sizlere bugün bu kadromuzdan bazı isimleri de takdim etmek istiyorum. Ekonomi kadromuzda Eski Dış Ticaret Müsteşar yardımcımız Washington ticaret

    ateşemiz Fikret Artan, kalkınma ekonomisi konusunda uzman Prof. Dr. Mehmet Alagöz, finansın en iyi hocalarından birisi olan Prof. Dr. Erdinç Telatar, Devlet Planlama Teşkilatında ve Ticaret Bakanlığında Genel Müdür olarak görev yapmış olan Yavuz Mollasalihoğlu, İstanbul İhracatçılar Birliği eski başkanı Zekeriya Mete, banka genel müdür yardımcısı Ali Midilli, birçok devlet ve özel sektör kuruluşunda genel müdürlük yapmış olan Dr. Aslan Yaman, Türk halkının yakından ve ilgiyle izlediği Selçuk Geçer, Devlet Planlama Teşkilatı eski Daire Başkan Vekili Nihat Kamuran, Dış Ticaret Müsteşarlığı eski Genel Müdür Vekili Necmi Uğurlu, Maliye Bakanlığı eski Gelirler Kontrolörü Muhammet Cem Tatlı, Türk tarımını sadece teorisi ile değil tarladaki üretimin içinden gelerek bilen Nihat Babaözü, Tarım Bakanlığı eski müsteşar yardımcısı Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu, Çalışma Bakanlığı eski müsteşarı Prof. Dr. Necdet Basa ve çalışma hayatı konusunda ülkemizin önde gelen isimlerinden Mehmet Akif Cenkçi. Bu isimler Zafer Partisi’nin ekonomiyi izlerken ve bu yaşanan ekonomik ağır krizi aşmak için yaptığımız planlamaları ortaya koyan isimlerin sadece bir kısmı. Bu isimler dışında da Zafer Partisi’nin değişik komisyonlarında ekonomiyle, sanayiyle ve tarımla ilgili çalışan çok değerli arkadaşlarımız mevcut.

    Değerli basın mensupları, değerli Zafer Partililer,

    İşte bu ekonomik kriz ortamında biraz önce kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Ankara’da doğal gaz fiyatları Nisan 2020, Nisan 2026 arasında tahmin edin ne kadar artmış? Yüzde 875 kat artmış. Acaba Karadeniz’deki doğalgaz verilmeye başlansaydı 2023’te ne kadar artardı? ‘Hadi açın kombileri, açın pencereleri, artık gaz patronu olduk’ diye bağıranları unutmadık. Vatandaşla alay ettiler. Akdeniz’de 4 yıldan beri sondaj yapılmıyor. Kıbrıs adasının etrafındaki mavi vatan suları adeta kaderine terk edilmiş gibi görünüyor. Peki, elektrikte durum nasıl? Elektrikte de inanılmaz bir zam fırtınası yaşandı. En son yüzde 25’le yine yaşanmaya devam ediyor. 4 kişilik bir ailenin asgari elektrik faturası 595 TL’den 745 TL’ye yükseldi. Ama son 5 yıllık süreci izlediğimizde 5 yılda enerji bedeli yüzde 25 artarken dağıtım bedeli yüzde 880 artmış arkadaşlar. İnanılır gibi değil. Buradan Bakana sormak istiyorum. Akaryakıta, KDV ve ÖTV yüküne benzer şekilde elektrik faturalarında yer alan ve gittikçe artan bu orandaki dağıtım bedelinin sebebi ne Sayın Bakan? Nereden çıkartıyorsunuz bu rakamları? Milletin omzuna bu kadar basılır mı? Her ay gelen faturalarda ‘devlet şuralarını karşılıyor’ diye vatandaşı avuturken dağıtım bedeliyle özelleştirme gideri halka mı yükleniyor? Ocak 2022’den sonra dağıtım bedelinde ulaşan bu radikal yükselişin sebebi nedir? Burada yeni bir rant mı oluşturuyorsunuz? Avrupa’da doğalgaz fiyatları nispeten yatay seyrederken Türkiye’de neden düzenli zamlarla yukarıya doğru tırmanıyor? Müjdesini verdiğiniz Karadeniz ve Akdeniz gazı ne oldu?

    Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer,

    Geldiğimiz noktada Türkiye ne yazık ki jeopolitik riskler ve enerji maliyetleri kıskacında dünyanın en kırılgan ekonomileri listesinin başında yer alıyor. Türkiye ekonomisi yüksek faiz, sıcak para bağımlılığı ve beyhude bir rezerv savunması üçgenine sıkışmış durumda. Mevcut tablo bir istikrar değil, yüksek basınç altında patlamaya hazır bombaya dönüşmüş durumda. Sistemin sürdürülebilirliği gerçek dışı anlatılarla değil, ancak sahadaki ağır hasarın önce kabul edilmesiyle sonra doğru tedavi yöntemleriyle giderilmesiyle mümkün. Ve çözüm kesinlikle milli ve planlı bir karma ekonomiden geçiyor.

    Değerli basın mensupları, değerli Zafer Partililer,

    Dünyanın gündemi, Orta Doğu’nun gündemi de yakından izlediğimiz bir husus. Partimizin milli güvenlik ve dış politikadan sorumlu yetkili kurulları, komisyonları bu süreçlerle ilgili günlük raporlama esasında devlet ciddiyetiyle çalışıyorlar. ABD ve İsrail’in devletler hukukunun bütün ilkelerini ihlal ederek İran’a karşı düzenledikleri saldırı, İran halkının onurlu direncine çarparak büyük ölçüde püskürtüldü. Ateşkesin adil, kalıcı bir barışla sonuçlanmasını diliyoruz. Buradan Tebriz’e, Tahran’a, İsfahan’a da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Orta Doğu’da son on yıllarda çıkan bütün savaşların arkasında İsrail’de hakim olan Netenyahu zihniyetinin saldırgan politikaları yatmaktadır. Bu savaş İsrail’in Orta Doğu’da Arap olmayan bir devlet ile karşı karşıya geldiği zaman yenildiğini göstermiştir. Eğer İsrail tek başına İran’la karşı karşıya gelseydi alacağı yenilgi bugün aldığı yenilgiden çok daha ağır olacaktı. İsrail’in gücünün kırılması bölgemizin barış ve istikrarı açısından fevkalade önemli olup, gelecek yıllarda bölgesel kalkınma projelerinin de önünü açacaktır.

    Değerli Zafer Partiler, değerli basın mensupları,

    Biz Zafer Partisi olarak Hükümetin derhal bir Orta Doğu bölgesel kalkınma ve ekonomik entegrasyon projesi girişimi başlatmasının zamanının geldiğini düşünüyoruz. Böyle bir dönemde Kuzey Afrika ve kardeş Pakistan da dahil olmak üzere Orta Doğu coğrafyasında büyük bir sanayileşme, tarım, hayvancılık ve teknoloji geliştirme süreci başlatılmalı ve Türkiye buna önderlik etmelidir. Bu bölgede ihtiyacımız olan her şey var. Muazzam bir finansman, iyi yetişmiş insan kaynakları, sanayi, tarım ve hayvancılıkta çalışacak iş gücü ve üretilecek ürünleri tüketecek büyük bir pazar. Artık herkesin aklını başına almasının zamanıdır. Bir ucu Kuzey Afrika, diğer ucu Pakistan’ı kapsayacak şekilde geniş kapsamlı bir ekonomik yatırım ve kalkınma hamlesinin zamanı. Şii-Sünni karşıtlığı pompalanacak zaman değildir. Böyle bir kalkınma projesi hiçbir ayrım yapmadan bölgedeki bütün devletleri dahil etmelidir içine. Ancak İsrail’in böyle bir projeye dahil olması ancak normal bir devlet olmayı kabul etmesiyle mümkündür. İsrail bugün bir normal devlet değildir. İsrail çevresine kan ve gözyaşı saçan ve işgal politikalarıyla, dışarıdan kışkırtma politikalarıyla bölgeyi ateşe atan bir zihniyet tarafından yönetilmektedir. Bu zihniyetin İsrail halkı tarafından iktidardan uzaklaştırılmasının İsrail halkı için de en iyi sonuç olacağını düşünüyoruz. Ve Zafer Partisi olarak böyle bir barış ve kalkınma projesinde hükümete destek vereceğimizi de ifade ediyoruz. Tabii iktidarın Orta Doğu politikalarında son dönem dahil yapmış olduğu hataları ve eksikleri de kaydettiğimizi ifade etmek isterim.

    Değerli basın mensupları, sevgili yurttaşlarım, sevgili Zafer Partililer,

    Salı günü Sayın Erdoğan, Roketsan’da Ankara Lalahan’da bir törene katıldı. Sizler de televizyonlardan izlemişsinizdir. Öncelikle şunu ifade edelim, Roketsan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı bünyesindeki seçkin sanayi kuruluşlarımız, firmalarımız ve onların etrafında oluşan savunma sanayi firmaları milli gururumuzdur. Varlıklarından, üretimlerinden büyük bir gurur duyuyoruz. Kazandıkları her başarının Türkiye’nin güçlenmesi anlamına geldiğine inanıyoruz. Aziz vatanımızın savunma ve güvenliği için atılacak her adım ve çakılacak her çiviyi memnuniyetle karşılıyoruz ve destekliyoruz. Bununla birlikte Sayın Erdoğan’ın yaptığı konuşmanın bir yerinde artık norm koyan bir ülke olduğumuzu belirtip, ‘Türkiye bugün kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir’ dedi. Keşke bu söylediği tam anlamıyla gerçek olsaydı, biz de daha büyük bir güven ve mutluluk duysaydık.

    Daha birkaç ay önce, 15 Aralık 2025 tarihinde Karadeniz’den Türkiye hava sahasına giren bir İHA, bir saat boyunca vatan toprakları üzerinde seyir ve keşif yaptı. Bu nedenle Ankara Esenboğa Havalimanı’nda uçuşlar durduruldu ve kimliği belirsiz bu drone, Erdoğan’ın Salı günü konuştuğu bölgede konuştuğu bölgede düşürüldü arkadaşlar. Ama oraya kadar geldi. Radarlarımız, hava savunma sistemlerimiz ne yaptı oraya gelene kadar? Kendi semalarımızı böyle mi koruyoruz? İran’dan atılan 4 balistik mühimmat, NATO’nun Doğu Akdeniz’deki gemilerinden atılan füzelerle düşürüldü. Neden kendi mühimmatımızla, kendi gökyüzümüzdeki bu balistik füzeleri düşürmedik? Bölge ülkelerinin 40-45 yıldır balistik füze sistemi ve programları var. Buna karşılık Türkiye’nin bir füze savunma sistemi var mı? Evet, alçak irtifa, orta irtifa hava savunma sistemlerimiz var. S-400’ler ise yüksek irtifa savunması için konuşlandırıldılar. Bir ölçüde mümkün ancak yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Özetle, yüksek irtifa hava savunma sistemimiz NATO’ya emanet. Sadece bu mu? Tanklarımız, Altay Tanklarımız, yıllardan beri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hizmetinde olmalıydı. 2018’de girecekti, 2026’ya geldik, hâlâ TSK’nın envanterinde Altay tankları yok. Neden? Çünkü siyasi müdahalede bulundunuz. 24 yıllık iktidarınızda milli muharip uçak yapmadığınız gibi Türk Hava Kuvvetlerine hiçbir yeni alım yapmadınız. Şimdi İngiliz Eurofighter anlaşması gerçekleştirildi. Bunlar F-16 ayarında savaş uçakları. Ancak onların da teslimi için 2030 sonrasını beklememiz gerekiyor. Türkiye böyle norm belirleyen bir ülke olamaz. Daha güçlü olmak zorundayız. Bugün olduğundan savaşa daha hazır olmak zorundayız. Ve tekrar uyarıyoruz, İsrail gibi saldırgan bir ülkenin yanında oturup savunma sanayisi tesislerimizi ovaların ortasında yapamayız. Güvenliklerini sağlamak için bu tesislerin Karadeniz’in dağlarının altına taşınması bir zorunluluktur.

    Zafer Partisi olarak savunma sanayisini siyasi müdahale ve siyasi oyun alanı olmaktan, rant alanı olmaktan çıkaracağız. TSK’nın günün gereklerine göre milli imkanlarla modernizasyonunu gerçekleştireceğiz. Milli füze sistemini radar ve füzelerle birlikte oluşturacağız. Balistik füze sistemi programını, hipersonik füzeler dahil olmak üzere gerçekleştireceğiz, gerçekleştirmeliyiz. Ve tüm kritik savunma sanayi tesislerini, konumlarını ve korunma durumlarını yeniden değerlendireceğiz ve bu tesisleri tam coğrafi kontrol altına alacağız. Özetle TSK’nın yeniden dosta güven, düşmana korku salan caydırıcılık yapısını oluşturacağız.

    Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer,

    Geçen hafta içerisinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile birlikte Şam’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Çok merak konusudur bizim için bu ziyaret. Sayın Fidan’ın çalışmalarını, Türk dış politikasını incelerken yakından izliyoruz. Keşke Şam’daki o toplantıda, salonda, Türk Dışişleri Bakanı’nın olduğu salonda, Ukrayna ve Suriye bayrakları asılıyken Türk bayrağı da asılı olsaydı. Zelenski ne yapıyor hakikaten Şam’da? Kendi ülkesinin önemli bir kesimi hala Rus işgali altındayken, Zelenski Şam’a neyi kurtarmaya geldi diye de merak ediyoruz. Bu merakımızı da değerli kamuoyuyla paylaşıyoruz.

    Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer,

    ABD-İsrail-İran çalışması ve bölücü, yıkıcı, Terörsüz Türkiye sürecinin ağır gündemde oluşturduğunu ve kimi zararlı faaliyetlerin de biraz arka planda kaldığını da görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Hizbuttahrir terör örgütü 10 farklı şehirde Gazze gündemi maskesi arkasında hilafet eylemleri gerçekleştirdi. Türk bayrağı açan gençlerimizin gözaltına alındığı bir ortamda Hizbuttahrir‘in 10 şehirde bu kadar rahat neden gösteri yapabildiğini de merakla soruyoruz.

    Değerli basın mensupları, değerli Zafer Partililer,

    10 Nisan Türk Emniyet Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü. Bu hafta polis haftası olarak kutlanıyor. Ancak polisimizin ne yazık ki kutlayacak bir haftası yok ve bu haftada kutlanacak çok şey yok. Mevcut Emniyet Teşkilatı kanunu ihtiyaçlara cevap vermiyor. Yeni bir yasaya hızla ihtiyaç var. Yeni yasada polis kolejleri açılmalı, polis akademisi polis kolejinin devamı olarak yeniden yapılandırılmalı. Sayıları 30’un üzerinde olan polis okulları büyük şehirlere alınmalı, böylece büyük şehirlerin yeterli ve yetkin öğretim elemanı kadrolarından istifade edilmeli. Polisin çalışma şartları düzenlenmeli, iyileştirilmeli ve polis lojmanı sayısı artırılmalı. Büyük şehirlerde görev yapmak polisler için bir eziyet haline geldi. Özetle polis ihmal ediliyor, siyasi mobbinge maruz bırakılıyor. Bütün polis arkadaşlarımın polis haftasını samimiyetle ve içtenlikle kutluyorum ve sizlere de sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.”

    Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “İran ABD ateşkesini nasıl okumakıyız? Sizce proje rafa mı kalktı yoksa çöküş olarak mı değerlendirmeliyiz?” sorusuna verdiği cevap:

    “Çok kırılgan bir ateşkes ve bu kırılgan ateşkesin devam edip etmeyeceği bile belli değil. Çünkü ateşkes konusunda İran tarafı ve Amerikan tarafı farklı yorumlar yapıyor. İran tarafı haklı olarak Lübnan’ın bu ateşkese dahil olduğunu söylüyor. İsrail ise Lübnan’da saldırgan politikalarını sürdürmenin ötesinde nehre kadar olan bölgeyi ilhak edici şekilde süreci getiriyor. Bu kabul edilebilir değil. Eğer öyleyse İran’da Amerikan üslerinin olduğu Arap ülkelerini ateşkes dışında tutuyorum diyebilir. Eğer İsrail, Lübnan’ı tutuyorsa. Ateşkes demek ateşkes demektir. Ama devletler hukukunu çok rahatlıkla çiğneyen bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuz için bu İsrail’in yapmış olduğu provokasyonlar şaşırtıcı değil. Aslında Netanyahu’nun bu ateşkesi istemediğini görüyoruz. İsrail halkına çok ağır bir bedel ödetti ama umurunda değil. Çünkü Netanyahu gerçeklikten kopmuş ve kendisine göre yorumladığı bir Tevrat ekseninde dış politika yapıyor. Bu da bölgeyi bir felakete sürüklüyor.”

    Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna verdiği cevap:

    “Konuyu bilmiyorum. Ama İzmir’de yürütülen bir soruşturmayla ilgili olduğunu düşünüyorum. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Ankara İl Başkanı gözaltına alınmak zorunda değil. Böyle bir soruşturmada hakkında bir suçlama varsa davet ederler, o da kalkar gider ifadesini verir. Yani adalet mekanizması bu şekilde kullanılmamalı. Kaçan yok, ortadan kaybolan yok. Neden davet etmiyorsunuz da polis yollayarak gözaltına aldırıyorsunuz? Bu aşağılamaya dönüşüyor. Ama kimse bundan dolayı kendisine aşağılanmış hissetmiyor. Ve toplum da öyle bakmıyor. Eğer toplumun öyle baktığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.”

  • SAKARYALI ODA BAŞKANLARINDAN ANKARA ZİRVESİ

    SAKARYALI ODA BAŞKANLARINDAN ANKARA ZİRVESİ

    SAKARYALI ODA BAŞKANLARINDAN ANKARA ZİRVESİ

    Sakarya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne (SESOB) bağlı ve seçimlerini yeni tamamlayan 12 oda başkanı,
    Sakarya Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Ahmet Akdardağan öncülüğünde Ankara’da bir dizi temas
    gerçekleştirdi.
    Başkanlar, Ticaret Bakanlığı Esnaf Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü Taha Enes Şener, Türkiye Esnaf
    ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TESK Genel Başkanı Bendevi
    Palandöken, TESK Genel Başkan Vekili ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Türk-İş
    Genel Başkanı Ergün Atalay, Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Alemdar ile bir araya geldi.
    Ayrıca AK Parti Sakarya Milletvekilleri Çiğdem Erdoğan, Murat Kaya, Ertuğrul Kocacık ve Lütfi Bayraktar da
    Sakaryalı oda başkanlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ağırladı. Görüşmelerde esnafın sektörel sorunları,
    beklentileri ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.
    Ziyaretleri değerlendiren Sakarya Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Ahmet Akdardağan, şunları söyledi:
    “Seçimlerini tamamlayarak göreve yeni başlayan başkanlarımızla Ankara ziyareti yapıp, Sakaryalı
    yöneticilerimizle bir araya gelme imkânı bulduk. Başkanlarımız hem kendilerini tanıttı hem de temsil ettikleri
    mesleklerdeki sorunları dile getirdi. Sorunlarımızı aktarma ve birlikteliğimizi pekiştirme fırsatı bulduğumuz bu
    temaslar oldukça verimli geçti. Yeni dönemde esnafımızın sorunlarının çözümü için azimle ve heyecanla
    çalışmaya devam edeceğiz. Bizleri ağırlayan Sakaryamızın değerli yöneticilerine ve milletvekillerimize teşekkür
    ediyorum.”
    Ankara Ziyaretine Katılan Oda Başkanları
    – Ahmet Akdardağan – Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı
    – Ali Osman Halil – Kaynarca Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı
    – Engin Korkmaz – Marangozlar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı
    – Ercan Canay – Lokantacılar, Aşçılar, Köfteciler ve Kebapçılar Odası Başkanı
    – Güray Er – Otobüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı
    – İbrahim Alpay – Geyve Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı
    – Ömer Ay – Kaynarca Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı
    – Resul Coşkun – Sakarya Mobilyacılar Odası Başkanı
    – Serdar Kaplan – Elektrikçiler Odası Başkanı
    – Serkan Cihan – Pastacılar ve Şekerciler Esnaf Odası Başkanı
    – Tolga Çömlekçioğlu – Sapanca Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı
    – Ümit Arslan – Ferizli Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı

  • Sermaye Piyasaları Aktörleri 11. TSPB Altın Boğa Ödülleri İçin Sahnedeydi 

    Sermaye Piyasaları Aktörleri 11. TSPB Altın Boğa Ödülleri İçin Sahnedeydi 

    Sermaye Piyasaları Aktörleri 11. TSPB Altın Boğa Ödülleri İçin Sahnedeydi 

    11. TSPB Altın Boğa Ödülleri 2025’in ‘En’lerine Gitti

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin sektörde faaliyet gösteren kurumların başarılarını görünür kılmak amacıyla 11 yıldır aralıksız gerçekleştirdiği “TSPB Altın Boğa Ödülleri” 8 Nisan’da İstanbul’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Kurumsal başarı hikayelerinin ödüllendirildiği 11. TSPB Altın Boğa Ödülleri, sermaye piyasası faaliyetlerine göre, 5 kategoride 21 dalda verildi.  

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) sektörde gelenekselleşen Altın Boğa Ödülleri, bu yıl 11’inci kez düzenlenen törenle İstanbul’da sahiplerini buldu. 2006 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirilen ve sermaye piyasası sektöründe önemli bir marka haline gelen TSPB Altın Boğa Ödülleri, sektöre değer katan kurum ve projelerin başarılarını görünür kılmayı ve sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayan iyi uygulamaları teşvik etmeyi amaçlıyor. TSPB’nin ev sahipliğinde düzenlenen törene sermaye piyasası kurumlarının üst düzey yöneticileri ve Birlik üyeleri katılırken, açılış konuşmalarını Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Dr. İbrahim Ömer Gönül ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz yaptı.

    “Temel önceliğimiz sizlerle sektörümüzü büyütmektir”

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin düzenlediği 11. Altın Boğa Ödül töreninde konuşan Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Ömer Gönül, konuşmasına sektörün gelişimi için önemli çalışmalar yapan Birliğin 25. kuruluş yıldönümünü kutlayarak başladı. Altın Boğa Ödülleri’nin finansal ekosistemin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirten Gönül, “Bu anlamlı gecede bir kez daha vurgulamak isterim ki; Kurulumuzun temel önceliği siz değerli paydaşlarımızla sektörümüzü büyütmek, yeni yatırımcılarla buluşturmak ve onların haklarını korumaktır. Son yıllarda yatırımcılarımızın piyasaya olan ilgisinin ve güveninin artması bizleri memnun etmektedir. Bu durumun en somut göstergesi, yatırımcı sayılarımızdaki yükseliştir. Bugün geldiğimiz noktada 1 milyon bandında uzun yıllar yatay seyreden pay piyasası yatırımcı sayısı 6,4 milyon seviyelerinde bulunmaktadır. Sermaye piyasalarında toplam bakiyeli yatırımcı sayısı 10 milyonun üzerinde seyretmektedir. Şirketlerin de sermaye piyasalarına ilgisi katlanarak devam etmektedir. Son 5 yılda borsada işlem gören şirket sayısı 394’ten 604’e yükselmiştir” diye konuştu.

    “Son iki yıldaki halka arzlarla şirketler 63,7 milyar lira kaynak sağladı”

    2025 yılında 18 şirketin halka arz edildiğini anımsatan Gönül, bu yılın ilk çeyreğinde 14 şirketin halka arzının gerçekleştiğini kaydetti. Bu halka arzlarla şirketlerin piyasadan sırasıyla 45,2 milyar lira ve 18,5 milyar lira kaynak sağladığını belirten Gönül, şunları söyledi: “Geçen yıl şirketler 2,2 trilyon liralık borçlanma aracı ve 350 milyar liralık kira sertifikası ihracı gerçekleştirmişti. 2026 yılı Mart sonu itibarıyla da şirketler 622 milyar lira civarında borçlanma aracı ve 122 milyar lira seviyesinde kira sertifikası ihracı gerçekleştirmiştir. Yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma araçları da son yıllarda kayda değer gelişim göstermiştir.”

    “Yatırım fonları bizim gözbebeğimiz”

    Sermaye piyasalarımızın derinleşmesi adına önemli alanlardan bir diğerinin yatırım fonları olduğu vurgulayan Gönül, “Her zaman söylüyorum, fonlar bizim gözbebeğimiz. Sermaye piyasalarının geniş kitlelere ulaşmasında en önemli kasımız fonlar” dedi. 89 adet portföy yönetim şirketince yönetilen portföy büyüklüğünün 2026 Mart sonu itibarıyla 12,7 trilyon lira seviyesinde olduğunu belirten Gönül, sözlerine şöyle devam etti: “9 menkul kıymet yatırım ortaklığı, 52 gayrimenkul yatırım ortaklığı ve 8 girişim sermayesi yatırım ortaklığının toplam piyasa değeri 936 milyar lira düzeyindedir.”

    Kurul olarak teknolojik gelişmeleri ve küresel piyasaları yakından takip ederek sermaye piyasalarına uyumlaştırma noktasında önemli düzenlemelerin da hayata geçirildiğini kaydeden Gönül, “40 yıllık Teşkilat Yönetmeliğimizi değiştirdik. Katılım Finans, Finansal Teknolojiler, Uluslararası ve Sürdürülebilirlik dairelerini kurduk. Teknolojik altyapı, insan kaynağı ve mevzuat olarak Kurulumuzu geleceğe hazırlıyoruz. Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların haklarını korumak temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda, sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişi ve gelişmesi adına piyasadaki gelişmeleri ve işlemleri her an takip ediyoruz” dedi.

    “Yatırımcı haklarını korumada önceliğimiz finansal okuryazarlık”

    Dr. İbrahim Ömer Gönül sözlerine şöyle devam etti: “Kurul olarak piyasaların sağlıklı işlemesi için yaptığımız ana faaliyetlerin yanı sıra hem sosyal sorumluluk hem de yatırımcı haklarını korumak adına finansal okuryazarlık bir numaralı gündem maddemiz oldu. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü olarak kutlanıyor. Bu yıl uluslararası anlamda da pek çok koordinasyonluk görevi aldık. OECD delegasyon başkanlığı ve Küresel Para Haftası ulusal koordinatörlüğü görevlerini yerine getiriyoruz. Ülke genelinde öğrenciler ve kadınlar başta olmak üzere toplumun her kesimine finansal okuryazarlık eğitimi veriyoruz.”

    “25 yıldır sektörümüz için özveriyle çalışıyoruz”

    Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, TSPB 11. Altın Boğa Ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, Birlik olarak hedeflerinin sermaye piyasalarının derinliğini artırmak, yatırımcı tabanını genişletmek ve piyasaların uluslararası rekabet gücünü daha da yukarı taşımak olduğunu söyledi. Karagöz, “Bu doğrultuda sektörümüzle birlikte çalışmaya, üretmeye ve değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

    Bu yılın Birlik açısından özel bir önem taşıdığını belirten Karagöz, “Birliğimizin kuruluşunun 25’inci yılını kutluyoruz. Çeyrek asırdır Birliğimiz, finansal okuryazarlığın artırılması, yatırımcı tabanının genişlemesi, sektörümüzün gelişmesi, derinleşmesi ve uluslararası rekabet gücünün artması adına önemli bir rol üstlenmiştir. Finans sektörünün en kapsayıcı meslek örgütü olarak üstlendiğimiz sorumluluk doğrultusunda, daha güçlü bir sermaye piyasası için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu akşam, 2006 yılından bu yana aralıksız düzenlediğimiz TSPB Altın Boğa Ödül Töreni’nin 11.’sinde bir araya gelerek, üyelerimizin başarı hikayelerini ödüllendiriyoruz. TSPB Altın Boğa Ödülleri yalnızca bir ödül töreni değil, aynı zamanda Türkiye sermaye piyasalarının yıllar içinde kat ettiği mesafeye hep birlikte tanıklık ettiğimiz bir başarı hikayesidir” dedi.

    “TSPB Altın Boğa Ödülleri yatırımcı odaklı yaklaşımları teşvik ediyor”

    Pamir Karagöz, TSPB Altın Boğa Ödülleri ile sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayan, dönüşüm sürecinde öne çıkan, sektörün gelişimine değer katan kurumların ve başarı hikayelerinin ödüllendirildiğini kaydetti. Karagöz, şunları söyledi: “TSPB Altın Boğa Ödülleri ile sermaye piyasalarımızın gelişimine katkı sağlayan, yenilikçi yaklaşımlarıyla sektöre yön veren ve yatırım kültürünün yaygınlaşmasına öncülük eden kurum ve kuruluşları onurlandırıyoruz. Bu ödüllerle amacımız yalnızca başarıyı takdir etmek değildir. Aynı zamanda iyi uygulamaları görünür kılmak, sektörümüzde kalite ve rekabet standartlarını yükseltmek ve sermaye piyasalarımızın gelişimine katkı sağlamaktır. Bu ödüller; başarıyı, yeniliği, şeffaflığı ve yatırımcı odaklı yaklaşımı teşvik ederek sektörümüzün gelişimine katkıda bulunuyor.”

    “Artan yatırımcı ilgisi yeni sorumluluklar ve yeni bakış açıları getirdi”

    Sermaye piyasaları açısından önemli bir dönüm noktası olan pandeminin üzerinden altı yıl geçtiğini anımsatan Karagöz, pandemi sonrasında sermaye piyasalarına olan ilginin tarihi seviyelere ulaştığını vurguladı. Son yıllarda artan yatırımcı ilgisinin, sektöre yalnızca yeni fırsatlar değil, aynı zamanda yeni sorumluluklar ve yeni bakış açıları da getirdiğini ifade eden Karagöz, şöyle konuştu: “Artık karşımızda yalnızca sayıca artan değil, aynı zamanda bilinçlenen, sorgulayan ve geleceğe ortak olmak isteyen yeni bir yatırımcı profili var. Bu da bizleri klasik yöntemlerin ötesine geçmeye, yenilikçi çözümler üretmeye ve teknolojiyi çok daha etkin kullanmaya yöneltti.”

    Sermaye piyasalarına olan ilginin artmasında finansal okuryazarlığın gelişmesi için yürütülen çalışmaların da çok önemli katkısı olduğunu da belirten Karagöz, dijital platformların yaygınlaşması ve yatırım araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte sermaye piyasalarının çok daha geniş kitlelere ulaştığını söyledi.

    “2020’den bu yana 220 yeni şirket, Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı”

    Pandemi sonrası yatırımcı sayısındaki artışta, bu dönemde halka arz sayılarında yaşanan gelişmelerin de önemli bir payı bulunduğunu belirten Pamir Karagöz, “2020 yılından bugüne kadar toplam 220 yeni şirket Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. Halka arzlar, şirketlerimize uzun vadeli ve sürdürülebilir finansman imkânı sunarken yatırımcılarımız için de ekonomimizin büyümesine ortak olma fırsatı yaratıyor. Türkiye’nin güçlü ve ölçekli şirketlerinin sermaye piyasalarıyla daha fazla buluşması, yalnızca şirketler için değil, ülkemizin büyüme hikayesi için de kritik bir eşik olacaktır” diye konuştu.

     

    “Teknolojik gelişim tercih değil, zorunluluk”

    Globalleşen dünyada teknolojik gelişimin artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Karagöz, “Bu süreçte sermaye piyasalarımız; dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve sosyal dönüşümün oluşturduğu ikiz ve üçüz dönüşüm sürecine büyük bir çeviklikle uyum sağladı.  Ülkemizde sermaye piyasaları güçlü bir kurumsal yapıya sahiptir. Düzenleyici ve denetleyici kurumlarımız, piyasa kurumlarımız, yatırım kuruluşlarımız ve yatırımcılarımız ile birlikte güvenilir, şeffaf ve gelişime açık bir ekosistem oluşturmuş durumdayız. Bu güçlü yapı sayesinde sermaye piyasalarımız, zorlu dönemlerde dahi faaliyetlerini kesintisiz sürdürerek ekonomimize destek olmaya devam etmiştir. Bu sayede Türkiye sermaye piyasaları; yatırımcı tabanındaki genişleme, halka arzlara artan ilgi ile yatırım fonları ve bireysel emeklilik sistemindeki büyümenin etkisiyle önemli bir gelişim süreci yaşadı. Ancak küresel örnekler, bize sürdürülebilir büyümenin güçlü kurumsal yatırımcı tabanı, ürün çeşitliliği, uzun vadeli yatırım kültürü ve yüksek finansal okuryazarlık ile desteklendiğini gösteriyor” dedi.

    “Sermaye piyasalarımızın arzuladığımız seviyelere ulaşması için kurumsal yatırımcı tabanının güçlendirilmesi, alternatif yatırım araçlarının artırılması, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve yatırımcı güveninin daha da pekiştirilmesi gerekiyor” diyen Karagöz, sözlerine şöyle devam etti: “Son yıllarda güçlü bir şekilde ivmelenen türev araçlar, girişim sermayesi, sürdürülebilirlik temalı finansal ürünler ve farklı yatırımcı profillerine hitap eden yeni nesil yatırım araçlarının artarak gelişmesi piyasalarımızın derinleşmesine katkı sağlayacaktır. Bunun yanında, araştırma ve analiz kapasitesinin geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Özellikle orta ve küçük ölçekli şirketlerin daha fazla analiz kapsamına alınması, fiyatlama etkinliğini artıracak ve sermayenin daha verimli alanlara yönlendirilmesine katkı sağlayacaktır.”

    11.TSPB Altın Boğa Ödülleri sahiplerine verildi

    Gelenekselleşen ve bu yıl 11’cisi gerçekleştirilen Altın Boğa Ödülleri’nde 5 kategoride 21 daldaki ödül, sahiplerine verildi. TSPB Altın Boğa Ödülleri’ni alan kategori ve kurumlar şöyle;

    ARACILIK İŞLEMLERİ

    • Borsa İstanbul Pay Piyasası İşlem Hacmi Lideri – 2025

    BANK OF AMERICA YATIRIM BANK A.Ş.

    • Borsa İstanbul Borçlanma Araçları Piyasası İşlem Hacmi Lideri – 2025

    J.P. MORGAN CHASE BANK N.A. MERKEZİ COLUMBUS OHIO İSTANBUL TÜRKİYE ŞUBESİ

    • Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası İşlem Hacmi Lideri – 2025

    YAPI KREDİ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.

    • Kaldıraçlı İşlemler İşlem Hacmi Lideri – 2025

    GCM YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.

     

    KURUMSAL FİNANSMAN İŞLEMLERİ

    • Pay İhracına Aracılık Lideri – 2025

    İNFO YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.

    • Özel Sektör Borçlanma Aracı İhracına Aracılık Lideri – 2025

    YAPI KREDİ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.

    • Kira Sertifikası İhracına Aracılık Lideri – 2025

    ZİRAAT YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.

     

    SAKLAMA FAALİYETİ

    • Yerli Yatırımcı Saklama Bakiyesi Lideri – 2025

    TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.

    • Yabancı Yatırımcı Saklama Bakiyesi Lideri – 2025

    QNB YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.

    PORTFÖY YÖNETİMİ FAALİYETİ

    • Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025

    GARANTİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

    • Emeklilik Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025

    ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

    • Bireysel Portföy Yönetimi Büyüklüğü Lideri – 2025

    ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

    • Alternatif Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025

    RE-PIE PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

    • Katılım Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025

    KUVEYT TÜRK PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

    • Katılım Emeklilik Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Lideri – 2025

    ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

    • Yatırım Fonları Getiri Lideri – 2025

    TEB PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. – TEB PORTFÖY GÜMÜŞ FON SEPETİ FONU

    • Serbest Yatırım Fonları Getiri Lideri – 2025

    ATLAS PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. – ATLAS PORTFÖY SERBEST FON

    • Emeklilik Yatırım Fonları Getiri Lideri – 2025

    KUVEYT TÜRK PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. – KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KIYMETLİ MADENLER KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU

     

    YATIRIM ORTAKLIĞI FAALİYETİ

    • Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı Net Varlık Değeri Lideri – 2025

    İŞ YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.

    • Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Gayrimenkul Yatırım Lideri – 2025

    EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.

    • Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Girişim Sermayesi Yatırım Lideri – 2025

    GÖZDE GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş.

    TSPB hakkında: Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), banka, aracı kurum, portföy yönetim şirketleri ve yatırım ortaklıklarının üye olduğu öz düzenleyici bir meslek kuruluşudur.

  • Ekşioğlu Ekmek  Fırınları İşletmecisi İş İnsanı Soner EKŞİOĞLU Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Ekşioğlu Ekmek  Fırınları İşletmecisi İş İnsanı Soner EKŞİOĞLU Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Ekşioğlu Ekmek  Fırınları İşletmecisi İş İnsanı Soner EKŞİOĞLU Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Ekşioğlu Ekmek  Fırınları İşletmecisi İş İnsanı Soner EKŞİOĞLU ,Sakarya54.net‘in 20. yılını tebrik etti ve başarılar diledi.

    Ekşioğlu Ekmek  Fırınları İşletmecisi İş İnsanı Soner EKŞİOĞLU, Sakarya54.net‘in kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

    “Yerel basının güçlü seslerinden Sakarya54.net’in 20. kuruluş yıl dönümünü gönülden kutluyorum. Kurulduğu günden bu yana kamuoyunu doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiyle buluşturma sorumluluğunu titizlikle yerine getiren Sakarya54.net, Ülkemiz ve Sakarya’mızın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına önemli katkılar sunmuştur.

     
    Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle, başta İmtiyaz sahibi Fehmi DUMAN olmak üzere emeği geçen tüm çalışanlara şükranlarımı sunuyor; Ülkemiz ve Sakarya’mız için nice başarılı, üretken ve etkili yıllar diliyorum.

  • ASSU SU FABRİKASINDAKİ EYLEM İSTANBULA TAŞINDI

    ASSU SU FABRİKASINDAKİ EYLEM İSTANBULA TAŞINDI

    ASSU SU FABRİKASINDAKİ EYLEM İSTANBULA TAŞINDI

    Öz Gıda İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Hüseyin Özkan, ASSU  grevimizin ikinci aşaması kapsamında, İstanbul Üsküdar’da bulunan, ASSU firma sahibi Yaşabey Kalebaşı’nın Başkanlığını yaptığı SUDER Derneği önünde basın açıklamamızı gerçekleştirerek mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz dedi.

    Özkan; Öz Gıda-İş Sendikası olarak açıkça ilan ediyoruz:

    Aşkale İçecek Üretim Pazarlama A.Ş. (ASSU) işyerinde yaşananlar yalnızca bir işyeri sorunu değil, anayasal hakların açık ihlalidir.

    Haziran 2023’ten bu yana yürüttüğümüz örgütlenme süreci, ilgili Bakanlık tarafından tescillenmiş; sendikamızın çoğunluğu sağladığı resmen belirlenmiştir. Buna rağmen işveren, hukuku tanımamış, süreci yargıya taşıyarak oyalama yoluna gitmiş, yetmemiş; sendikal faaliyet yürüten üyelerimizi işten atarak daha sürecin başında hukuku tanımayacağını adete haykırmıştır.

    Mahkemelerden çıkan karar ortadadır. Yetki sendikamızdadır.
    Buna rağmen işveren ÖZ GIDA-İŞ Sendikası olarak yaptığımız onca çağrıya ve başvuraya olumlu cevap vermemiş , masaya oturmamış ve ANAYASAYI ve  hukuku yok saymıştır.

    Buradan açıkça sesleniyoruz:

    Bu ülke bir hukuk devletidir. Hiç kimse kendisini anayasanın üstünde göremez.

    ASSU İÇECEK işvereni Yaşabey Kalebaşı,
    işçilerin sendika hakkını tanımamakta ısrar ederek yalnızca işçilere değil, hukuka ve toplumsal barışa karşı da sorumluluk almaktadır.

    Sendikamızın yaptığı tüm uzlaşma çağrıları cevapsız bırakılmış, İŞKUR aracılığıyla yürütülen arabuluculuk görüşmelerinden dahi sonuç alınamamıştır. Bu tablo, işverenin çözüm değil dayatma istediğini açıkça göstermektedir.

    Bu nedenle:

    25.03.2026 tarihinde aldığımız grev kararı doğrultusunda,
    03.04.2026 itibarıyla Aşkale İçecek Üretim Pazarlama A.Ş. işyerinde yasal grev başlatılmıştır.

    Bu grev:

    • İşten atılan üyelerimiz geri alınana kadar,

    • Sendikal haklar eksiksiz tanınana kadar,

    • Toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar

    kararlılıkla sürecektir.

    Buradan bir kez daha uyarıyoruz:

    İşçilerin anayasal haklarını yok sayan bu anlayış sürdürülebilir değildir.
    Bu tutum yalnızca işyerini değil, markayı ve tüm ticari ilişkileri de doğrudan etkileyecektir.

    Bundan sonraki duraklarımız ASSU markasının ürünlerinin yer aldığı Türk Hava Yolları, BİM, A101, Şok ve Migros başta olmak üzere tüm satış noktaları ve kamuoyu, bu hukuksuzluk konusunda bilgilendirilmeye devam edilecektir.

    Hiç kimse şunu unutmasın:

    Sendikal haklar pazarlık konusu değildir.
    Bu haklar ya tanınır, ya da mücadeleyle alınır.

    Biz buradayız.
    Gücümüzü yasadan, meşruiyetimizi işçilerden alıyoruz.

    ÖZ GIDA-İŞ Sendikası olarak ; Hiç bir mücadelemizde geri adım atmadık,bu mücadeleyi de çalışanlarımızın yasal hakları alınıp toplu İş sözleşmesi imzalanmadan bırakmayacağız.

  • Eczacıbaşı Dynavit Vodafone Sultanlar Play-off 3-4 etabının ilk maçında galip

    Eczacıbaşı Dynavit Vodafone Sultanlar Play-off 3-4 etabının ilk maçında galip

    3 Eczacıbaşı Dynavit – Zeren Spor 1

    Eczacıbaşı Dynavit, Vodafone Sultanlar Ligi play-off 3-4 etabı ilk maçında evinde Ankara ekibi Zeren Spor ile karşılaştı. Rakibini 25-10, 27-29, 25-21 ve 25-19’luk set skorlarıyla 3-1 mağlup ederek avantajı elde etti.

    Karşılaşmanın ilk setine etkili başlayan Eczacıbaşı Dynavit, kısa sürede farkı 10 sayıya kadar açmayı başardı. Savunmada oyununu etkili kuran turuncu beyazlılar, 6 blok sayısı üretti. Momentumu set boyunca koruyan ev sahibi ekip rakibine geçit vermedi ve seti 25-10 kazanarak 1-0 öne geçti.

    İkinci set Zeren Spor’un üstünlüğüyle başladı. Dilay’ın servisten aldığı sayıyla beraberliğin sağlandığı setin bu bölümü karşılıklı sayılarla devam etti. Nefes kesen rekabete sahne olan ikinci sette Eczacıbaşı Dynavit 2 kez set sayısını çevirse de çabası yeterli olmadı ve seti 29-27 kaybetti. 

    Üçüncü sete Eczacıbaşı Dynavit 5-0’lık bir seriyle başladı. Setin ortalarına doğru Zeren Spor farkı eritmeyi başarsa da Boden’ın etkili hücumlarıyla fark 4 sayıya kadar açıldı ve turuncu beyazlılar seti 25-21 kazanarak setlerde durumu 2-1’e getirdi. Karşılaşmanın bu bölümünde Stysiak aldığı 8 sayıyla ön plana çıktı.

    Karşılaşmanın dördüncü seti de karşılıklı sayılarla başladı. Set ortasında farkı 4 sayıya kadar açan ev sahibi ekip, bu seti de 26-19 kazanarak karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı.

    Magdalena Stysiak aldığı 26 sayıyla karşılaşmanın en skorer ismi oldu. Kathryn Boden kaydettiği 14 sayıyla galibiyette önemli rol oynadı. Eczacıbaşı Dynavit’li oyuncular toplamda 12 blok ve 6 servis sayısı elde etti.

    Rövanş karşılaşması 11 Nisan’da

    Vodafone Sultanlar Ligi play-off 3-4 etabı ikinci karşılaşması 11 Nisan Cumartesi saat 13.00’da TVF Ziraat Bankkart Voleybol Salonu’nda oynanacak. 

    Eczacıbaşı Dynavit – Zeren Spor: 3-1 

    Salon: Eczacıbaşı Spor Salonu

    Hakemler: Ramazan Çevik, İbrahim Acar

    Eczacıbaşı Dynavit: Rettke, Stysiak, Yaprak, Jack-Kısal, Dilay, Ebrar, Simge (L), Aybüke (L), Meliha, Elif, Boden, Smrek, Maglio

    Zeren Spor: Marinov, Uzelac, Janset, Lazareva, Saliha, Beyza, Özlem (L), Ceren (L), Eylül, Şeyma, Kübra, Gatina

    Setler: 25-10, 27-29, 25-21, 25-21

    Süre: 111 dakika (20, 34, 31, 26)

     
     

  • Sakaryaspor Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Ümraniyespor, karşısında 2-0 mağlup ayrıldı

    Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Ümraniyespor, Sakaryaspor’u konuk etti. Spoint Ümraniye Stadyumu’ndaki maçta Fatih Tokail düdük çaldı. Ümraniyespor, Sakaryaspor’u 2-0’lık skorla mağlup etti.

    Ümraniyespor’un gollerini 45+1. dakikada Batuhan Çelik ile 47. dakikada Kosoko kaydetti.

    Bu sonucun ardından Ümraniyespor puanını 42’ye yükseltti ve düşme hattında rahat nefes aldı. Sakaryaspor ise 33 puanda kaldı.

  • SEDAŞ Stargate Programı’nda 5’inci dönem başarıyla tamamlandı

    SEDAŞ Stargate Programı’nda 5’inci dönem başarıyla tamamlandı

    SEDAŞ Stargate Programı’nda 5’inci dönem başarıyla tamamlandı

    SEDAŞ’ın genç mühendis adaylarını enerji sektörüne hazırlamak amacıyla yürüttüğü Stargate Yetenek Programı’nın 5. dönemi, proje sunumları ve sertifika töreni ile sona erdi.

    Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ) tarafından genç mühendis adaylarının mesleki gelişimlerini desteklemek ve enerji sektörünü yakından tanımalarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen Stargate Yetenek Programı, Teknik Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen proje sunumları ve sertifika töreniyle tamamlandı. Bu yıl beşincisi düzenlenen program kapsamında Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illerinden Elektrik ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler program süresince sektörü yakından tanıma fırsatı buldu.

    Enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının gelişimini desteklemeyi hedefleyen program kapsamında genç mühendis adayları, SEDAŞ’ın farklı birimlerinde yürütülen eğitim ve uygulama süreçlerine katıldı. Teknik eğitimler, saha uygulamaları ve atölye çalışmalarının yer aldığı süreçte katılımcılar hem teorik hem de pratik bilgi birikimlerini sahada uygulama imkânı buldu. Programın finalinde düzenlenen proje sunum oturumunda öğrenciler, hazırladıkları projeleri SEDAŞ Üst Yönetim ekibi ile paylaştı.

    Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren SEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, genç mühendis adaylarının sektöre kazandırılmasının önemine değinerek; “Enerji sektörü sürekli gelişen ve dönüşen bir alan. Bu dönüşümün güçlü bir şekilde devam edebilmesi için genç yeteneklerin sektörü yakından tanıması ve deneyim kazanması büyük önem taşıyor. Stargate Yetenek Programı ile genç mühendis adaylarının kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

    Açılış konuşmasının ardından proje sunumlarını gerçekleştiren Stargate mühendislerine sertifikaları SEDAŞ Üst Yönetim Ekibi tarafından takdim edildi. Mühendis adaylarının mezuniyetleri sonrasında SEDAŞ’ta uygun iş imkanları oluşması halinde istihdam edilme fırsatına da sahip olacakları belirtildi.

    SEDAŞ, Stargate Yetenek Programı ile genç mühendis adaylarına mezuniyet öncesinde sektörel deneyim kazandırırken, program mezunlarını uygun pozisyonlar oluştuğunda istihdam edilmek üzere değerlendirmeye devam ediyor.