Kategori: Sür Manşet

  • Dr. Aydoğan Arslan sahada ayak basmadık yer bırakmadı

    Dr. Aydoğan Arslan sahada ayak basmadık yer bırakmadı

    Dr. Aydoğan Arslan sahada ayak basmadık yer bırakmadı

    Seçim çalışmaları için gece-gündüz demeden sahada koşturan Cumhuriyet Halk Partisi Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan, etkili siyaseti ve mütevazi tavırlarıyla vatandaşın gönlünde taht kurmaya devam ediyor.

    Teşekkür etti

    Sivil toplum kuruluşlarına ziyarette bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan, Sakarya ASRİAD Derneği Başkanı Rıdvan Ulusal ve Yönetim Kurulu üyeleri dernek merkezinde bir araya geldi. Sohbet ortamında geçen ziyarette kendisine iletilen talepleri dinleyen Arslan, çalışmalarında başarılar diledi. Arslan: ”İlimizin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümü noktasında istişarelerde bulunduk. İlgi ve alakalarından dolayı Dernek Başkanımız Sn. Rıdvan Ulusal ve dernek üyelerimize teşekkür ederim”diye belirtti.

    ”Yapılmayan hizmetlere talibiz”
    31 Martta yapılacak olan yerel seçimler için cadde cadde, sokak sokak gezmeye başlayan ve her bulduğu fırsatta halk ile iç içe olan Cumhuriyet Halk Partisi Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan, vatandaşın gönlünde taht kurmaya devam ediyor. Beşköprü Park’ta milletin masasına konuk olan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sn. Azize Çeroğlu, CHP Sakarya İl Başkanı Sn. Oğuz Can Curoğlu ve Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan vatandaş ile bir araya gelerek projelerinden bahsetti. Arslan: ”Milletimizin sorunlarını yerinde dinliyoruz. Gece gündüz #Serdivan sokaklarında kalacağız. Biz yapılanlara değil yapılmayan hizmetlere talibiz. Bizler daha çok çalışmaya talibiz.” diye konuştu.

  • Yakın bir gelecekte aile sağlığı merkezlerinde doktor dahi zor bulunacak

    AHEF (Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ömer Ufkun Yıldırım aile hekimlerinin hak etmedikleri ve aile hekimliği sistemine bir darbe olduğuna inandıkları kanun teklifinin yasalaşmasından büyük üzüntü duyduklarını söyledi.

    Dr. Ömer Ufkun Yıldırım bu yasanın aile hekimlerine zararlarını şöyle sıraladı.

    1. İş güvencemiz ortadan kaldırılarak tamamen idarenin keyfine bırakıldı. Örneğin iki yıl boyunca üç kez işe geç kalan bir aile hekiminin sözleşmesi feshedilebilecek. Aile Hekimleri yorgun düşemez mi? Ailesi için koşturamaz mı? İnsani acil veya beklenmedik durumları olamaz mı?

    2. Aile hekimlerine yapılan destek ödemesinin türlü cezalar gerekçe gösterilerek iptal edilebilmesinin tamamen idarenin iradesine bırakılması. Bu durum suistimallere çok açık, çok basit bir ceza nedeniyle dahi aile hekimleri, nadiren layık görüldükleri destek ödemelerinden mahrum kalabilir.

    3. Bir cezadan dolayı anayasaya aykırı olarak birden çok kez ceza verilmesinin önünün açılması. Bu aile hekimlerinin konuşma, fikirlerini beyan etme, haklarını arama özgürlüklerini ellerinden alır.

    Dr. Ömer Ufkun Yıldırım birinci basamak sağlık hizmetlerinin en ulaşılabilir, en ucuz ve en adil dağıtılan sağlık hizmetleri olduğuna dikkat çekerek, köy, kasaba, belde, metropol fark etmeksizin toplumun tamamına eksiksiz şekilde aynı hizmetin ulaştırıldığını ve bunca emeğin bu ağır yasayı hak etmediğini söyledi. “Ülkemizde birçok alanda denense de hizmetin bu denli adil bir şekilde en merkezden en ücra köşelere kadar ulaştırılabildiği başka bir örnek bulmak zor olacaktır. Bu aile hekimliği uygulamasının ve aile hekimlerinin bir başarısıdır. Bunun yanında ülkemizin uluslararası mecralarda sosyal gelişmişlik düzeyini göstermede en öncü göstergelerden olan, anne bebek ölüm oranları yine bu sistem sayesinde ciddi oranda düşürülmüştür. Aşılama oranlarımız muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkarılmıştır. Tüm bunlar aile hekimliği uygulaması ve aile hekimlerinin üstün başarısıyla mümkün olmuştur.”

    Aile hekimliği sistemi deneme tahtası oldu

    “Aile Hekimliği sistemi uygulanmaya başladığından bu yana türlü değişiklikler denenmiş, düzgünce çalışan sistemi sanki sabote etmek istercesine çeşitli yönetmelikler, yazılar veya kanunlar çıkarılmış, sistemin kahramanları her defasında cezalandırılmak istenmiş, motivasyonu bozulmuştur” diyen Dr. Yıldırım, geçtiğimiz günlerde çıkarılan kanun maddeleri ile aile hekimlerinin iş güvencelerinin bozulduğunu, anayasaya aykırı şekilde düzenlenen ceza maddeleriyle bir suçtan dolayı birden fazla ceza verilmesinin önünün açıldığını vurguladı.

    Bu yasalarla aile hekimliği günden güne yok olur

    Sistem her geçen gün güç kaybetmekte, enflasyon karşısında eriyen hak edişler, güvencesiz çalışma ortamlarının yanı sıra üstüne bir de sürekli cezalandırılmak ve bürokratlar tarafından tehdit edilmek aile hekimlerini yormuş ve yıpratmıştır diyen Dr. Ömer Ufkun Yıldırım, çoğu aile sağlığı merkezlerinde aile sağlığı çalışanı eksikliği olduğuna dikkat çekti. “Bu haliyle aile sağlığı çalışanları sistemi tercih etmiyor çünkü sistem cazibesini kaybetti. Yakın bir gelecekte aile sağlığı merkezlerinde doktor dahi zor bulunacak.”

    Kaç kere uyardık, sesimiz duyulmuyor

    Dr. Yıldırım, defalarca uyardık yine uyarıyoruz diyerek sözlerine şöyle devam etti. “Korkutarak, ceza dayatarak ve anayasaya aykırı kanunlar, yönetmelikler çıkararak bu sistemi yürütemezsiniz. Sahanın gerçeklerinden uzak ve aile hekimliği sistemine hâkim olmayan bürokratlarla bu sistemi yönetemezsiniz. Kaliteli sağlık hizmeti almak her vatandaşın hakkıdır, bu kaliteyi de en temel ve en adil şekilde sağlayan yerler aile sağlığı merkezleridir. Biz aile hekimleri olarak her zaman bu bilinçte çalışıp doğru bildiğimiz şeyler uğruna da sonuna kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi belirtmek isteriz.”

  • Adapazarı Belediye Başkan Adayı Sabri Anıl ÖZKAN şehirde çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmıyor.

    Adapazarı Belediye Başkan Adayı Sabri Anıl ÖZKAN şehirde çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmıyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı Belediye Başkan Adayı Sabri Anıl ÖZKAN şehirde çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmıyor. Esnaf, kahve ve ev ziyaretlerine devam ediyor

    KİMSE İÇİN DEĞİL  ADAPAZARI İÇİN

    Gelin umudu büyütelim.

    Büyüdükçe güçlenelim.

    Dayanışma adına eşitlik asına sembolik değil gerçek bir  değişim  yaratalım.

    Rantın,Liyakatsizliğin,eş dost kayırmacılığına,ayrımcılığına birlikte  son verelim.

    Çarasiz Değilsiniz.  Çare  sizsiniz”

    📍 Adapazarı’nı 22 yıldır yönetenler şehrimizi depreme hazırlayamadı!

    📍Adapazarı’nda bilinen 8000 hasarlı bina var. Yarın bir deprem olsa binlerce insanımız hayatını kaybedecek.

    📍Bir belediye başkanı için yol yapmak, kaldırım yapmak zaten asli görevidir.

    📍Biz Adapazarı’nı depreme dirençli ve hazır hale getirecek, yaşanabilir kılacağız. Söz veriyorum!

    📍Hasırcılar’da bizi misafir eden hemşerilerimize misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederim.

    ADAPAZARI YENİ BİR BAŞLANGIÇ İÇİN HAZIR!

    ADAPAZARI HAKKINI ALACAK!

    Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı Belediye Başkan Adayı Sabri Anıl ÖZKAN şehirde çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmıyor.

    Esnaf, kahve ve ev ziyaretleri hız kesmeden devam ediyor. Adapazarlılara kendini anlatan Sabri Anıl ÖZKAN emekli, üretici, genç ve kadınlarla ilgili projelerin yanı sıra deprem vurgusuna önem veriyor.

    Adapazarı’nın öncelikli gerçeğinin deprem olduğunu tekrar tekrar hatırlatan ve 1999 depremini kendisi de yaşayan ÖZKAN, depreme dayanıklı, dirençli bir Adapazarı sözü veriyor.

    ÖZKAN, “Adapazarı Belediyesini biz yönettiğimizde Acil Deprem Komisyonu kurarak şehrin hasar envanterini çıkartıp “84 Mahalleye 84 Yaşam Konteyneri” projemiz ile hızlı bir başlangıç yapacak kendimizi önce tedbir ve bilime emanet edeceğiz’’ dedi.

  • Geyveli eski Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Tahsin Kaya vefat etti

    Fenerbahçe’nin efsane başkanı Geyveli iş insanı Tahsin Kaya vefat etti

    Fenerbahçe’nin efsane başkanlarından Geyveli iş insanı Tahsin Kaya vefat etti. 1986-1989 yılları arasında Fenerbahçe Kulüp Başkanlığı yapan Geyveli iş insanı Tahsin Kaya (87) hayatını kaybetti.

    Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, “1986-1989 yılları arasında Fenerbahçe’mizin başkanlığını yapan, 3117 sicil numaralı yüksek divan kurulu üyemiz ve kulübümüze büyük emekleri olan Tahsin Kaya’nın vefat haberini çok büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.” denildi.

    İş insanı olarak Türkiye ekonomisine büyük katkıları olan Kaya’nın 3 yıllık başkanlık döneminde sarı-lacivertlilerin önemli başarılar yaşadığı bildirildi. Fenerbahçe Futbol Takımı’nın 1988-1989 sezonunda 103 gol atarak Süper Lig şampiyonu olduğu ve Başbakanlık Kupası’nı kazandığı hatırlatıldı.

    Açıklamada, “Merhum başkanımıza Allah’tan rahmet, kederli ailesi, yakınları ve tüm camiamıza başsağlığı dileriz.” ifadeleri kullanıldı.

    TFF’den taziye

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Kaya’nın vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.

    TFF’nin internet sitesinde yer alan mesajda, “Fenerbahçe Spor Kulübünün eski başkanlarından Tahsin Kaya’nın vefat ettiğini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhum Tahsin Kaya’ya Allah’tan rahmet kederli ailesi, yakınları ve Fenerbahçe camiasına başsağlığı dileriz.” denildi.

    GEYVE’DE TOPRAĞA VERİLECEK

    Cenazesi 11 Mart Pazartesi günü ikindi namazını müteakip Geyve Merkez Sinanbey Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından aile kabristanlığına defnedilecek.

    sakarya54.net  olarak; merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

  • BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş,“Güçlü devlet sarayın değil vatandaşın güçlü olduğu devlettir”

    “Güçlü devlet sarayın değil vatandaşın güçlü olduğu devlettir”

    BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Güçlü devlet, yöneticisi kocaman saraylarda yaşayan, bir sürü uçakları olan devlet değildir. Güçlü devlet, vatandaşı güçlü olan devlettir, vatandaşı dünyanın istediği yerine gidebilen devlettir” dedi.

    Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş yere seçim sürecine ilişkin değerlendirmeler yaptı.

    Katıldığı bir televizyon programında soruları cevaplandıran Hüseyin Baş Türkiye’nin tamamında seçime girdiklerini belirterek seçmenden bu sefer oyunu bol yıldızlı partilerine oy vermeye davet etti.

    BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın açıklamaları şöyle;

    “Bu sefer oyunuzu bol yıldızlı BTP logolu partiye verin”

    “Türkiye’nin her yerinde adaylarımızı çıkardık. Yerel seçimde seçmenin önüne üç tane pusula geliyor, üç pusulanın tamamında yıldızların ortasında hilal şeklinde BTP logolu partimiz var olacaktır. Bu üç pusuladan biz dileriz ki üçünde ama en azından bir tanesinde partimize oy verilsin. Seçmenden bu yönde talepte bulunuyoruz, güzel de teveccüh var. Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşıyacak gençlerimizin, çocuklarımızın çağdaş, modern bir Türkiye hayalinde yer bulabilecek bir ülkeyi inşa etmeye çalışıyoruz. Buna ilişkin düşüncelerimiz var. Eskilerin kavgalarında boğulan değil yarınlara Türkiye’yi taşımaya çalışan bir duruşumuz var. O yüzden inşallah bu seçimde de bunu bir şekilde sergileyip vatandaşımızla da buluşmuş olacağız.

    Erdoğan’ın 14 Mayıs’tan önce verdiği sözlere ne oldu?

    Şimdi gidiyor seçmenimiz iktidar partisi veya ana muhalefete veya yavru muhalefete oy veriyor. Bu verdiği oyun sonucunda hiçbir talebi yerine gelmiyor, hiçbir beklentisi gerçekleşmiyor. 14 Mayıs seçimlerinin üzerinden daha bir sene geçmedi. Cumhurbaşkanının vaatlerinde ÖTV’siz cep telefonu dendi. ÖTV’yi kaldırdığı cep telefonu piyasada yok! Bu zaten ‘eski tuşlu telefonlardan ÖTV’yi kaldırdım’ gibi bir şey oldu. Bırak ÖTV’yi kaldırmayı sen ona yüzde 1000 ÖTV koysan ne olur, zaten alıcısı yok, zaten bir işe yaramıyor. Bakıyorsunuz işte üniversiteli öğrencilere burs vaadi verildi böyle bir şey yok, ev hanımlarına maaş vaadi verildi hiçbir ev hanımına dönüp bakan yok. Bırakın hepsini, normalde yapmanız gereken emeklilere maaş artışını bile yapmadınız! Dolayısıyla seçmen de, ‘oy veriyorum, oy veriyorum, oy veriyorum sonunda hiçbir beklentim gerçekleşmiyor. O zaman ben niye siyasetle ilgileneyim’ gibi bir psikoloji oluşuyor. Ben de diyorum ki hep oraya oy verdiğimiz için böyle oluyor!

    “Vatandaşa vergi bindirmek yerine Sarayın masraflarından kes”

    “iPhone’nin dünyada en pahalı satıldığı ülke Türkiye ve bu ülkeler arasında gelir düzeyi en düşük vatandaşların bulunduğu ülke de Türkiye! Şimdi bunu neyle açıklıyoruz? Enflasyonu gidermek için ‘asgari ücreti artırıp işveren bunu karşılasın’ diye bekliyorlar ama o iPhone’un pahalı olmasının sebebi vergi! Demek ki vergiyi düşürsen ülkede enflasyonu düşüreceksin. Bunun çok basit bir yöntemi var ama bugün hükümet hiçbir zaman kendi giderlerinden, sarayın masraflarından,   konvoyların masrafından, uçak filolarının masrafından kısmıyor. Bunun yerine nereye yükleniyor? Giderlerin bedelleri vatandaşın sırtına, işverenin sırtına, işçinin sırtına yükleniyor.

    “Güçlü devlet yöneticisi değil vatandaşı güçlü olan devlettir”

    EYT’yi açıkladılar. Emekliye maaş zammı yapmayıp EYT’linin alacağı parayı emekliye yüklediler. Ne anladım o işten! Dün bakamadığın 2 milyon emekli vardı bugün bakamadığın 5 milyon emekli var. Sen önce kendi giderinden kısacaksın, sen zor şartlara talim edeceksin halkın güçlü olacak. Güçlü devlet, yöneticisi kocaman saraylarda yaşayan, bir sürü uçakları olan devlet değildir. Güçlü devlet, vatandaşı

    güçlü olan devlettir, vatandaşı dünyanın istediği yerine gidebilen devlettir, vatandaşı dünyanın istediği yerinden istediği zaman istediği alışverişi yapabilen milletlerin mensup olduğu devlettir güçlü devlet. Ama bizde iş tam tersi yürüyor vatandaş bitap,   vatandaş çok kötü durumda ama yöneticiler harika bir durumda. Bu işte bir terslik var!  Bu tersliği düzeltmenin yolu da yine söyleyeyim sandıkta hep oy verdiklerimize oy vermek değil gelip BTP oy vermektir.

    “Bize benzeyip bizi manipüle ediyorlar”

    Türkiye gerçekten üzerine çok hesap yapılan bir ülke. Türkiye birçok istihbarat

    örgütünün cirit attığı bir yer haline geldi. Sorun şu ki; bu insanlar bizdenmiş gibi görünüyor. Kimisi muhafazakar gibi görünüp muhafazakar kitleyi, kimisi Atatürkçüyüm deyip Atatürkçü kitleyi, kimisi solcu gibi görünüp solcu

    kitleyi, kimisi ulusalcıymış gibi görünüp ulusalcı kitleyi, kimisi milliyetçiymiş gibi görünüp milliyetçi kitleyi manipüle ediyor. Dolayısıyla tutuklanan bizdenmiş gibi görünen içimizde cirit atan bu MOSSAD ajanları aslında bize benzeyip bizi manipüle ediyorlar.

    Ajan deşifre etme anahtar

    Türkiye’de bilgi de o kadar kirlenmiş bir vaziyette ki biz doğruyu nasıl sezeceğiz, doğru insanı nasıl tespit edeceğiz, birine nasıl güveneceğiz gibi bir sorun oluşuyor. Toplumumuza burada ben çok basit bir anahtar vereyim; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ekonomik bağımsızlığına, sosyal ve kültürel bağımsızlığına, eğitim müfredatının bağımsızlığına karşı olan veya bunu bir şekilde başka bir yere borçlu hale getirmeye çalışan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu İlkeleriyle sıkıntılı olan, Atatürk’le derdi olan, Cumhuriyetle derdi olan kimi görüyorsanız bunları kodlayın. Bunlar potansiyel MOSSAD, CIA vs. gibi istihbarat servislerinin potansiyel bir ajandır. Bunu kodlayın, başkaca bir araca ihtiyacınız yok.

    MOSSAD ajanları Türkiye’de ne yapıyor?

    MOSSAD ajanı burada ne yapıyor,  MOSSAD ajanının maksadı ne? Benim gibi görünüp, senin gibi görünüp, bizdenmiş gibi görünüp halkın arasında gezen ve enteresan faaliyetlerde faaliyetlerde bulunan, camilerde vaaz veren bu ajanın maksadı ne sorusunun cevabını bulduğumuzda bunlardan aranabiliriz. Bu sorunun cevabı da şu; bunların maksadı Türkiye’de sosyal istikrarı, birlikteliği, toplumun birlikte yaşam koşullarını zedeleyip, bozup toplumu kavga ettirmek toplumu kavga ettirme potansiyelini ortaya çıkarmak, toplumun farklılıklarını ortaya koyup kendilerine kitleler oluşturup buna karşı karşıda da bir kitle var edip bu kitleleri birbirine düşürmek maksat bu! Çünkü biz birbirimize düşersek, biz kavga edersek Türkiye geriliyor, Türkiye güç kaybediyor. Türkiye’nin güç kaybetmemesi için işte bu tip faaliyetleri, bu tip söylemleri her zaman ortadan kaldırmamız lazım, bunlara hiçbir zaman prim vermememiz lazım. Çünkü bu ülkenin birliği Atatürk ilkelerinden geçer, bu ülkenin birliği kurucu felsefeden geçer, bu ülkenin birliği Cumhuriyet değerlerinden geçer, bu ülkenin birliği Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bağımsızlığında geçer.”

  • Zafer Partisi Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkan adayı  Uzman Doktor  Cihan KOLİP  Taraklı’da

    Zafer Partisi Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkan adayı  Uzman Doktor  Cihan KOLİP  Taraklı’da

    Zafer Partisi Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkan adayı  Uzman Doktor  Cihan KOLİP  Taraklı’da

    Uzman Doktor Cihan KOLİP “Sakarya’yı polemiklerle değil, bilimsel ve teknolojik bir yaklaşımla yöneteceğiz”

    Zafer Partisi Sakarya  Büyükşehir Belediye Başkan adayı  Uzman Doktor  Cihan KOLİP,Taraklı  Belediye Başkan adayı  Eyüp GÜZEL  ile  Taraklı  Pazarını ve esnafını gezdi oy  istedi

    Uzman Doktor  Cihan KOLİP :Sığınmacıları, kaçakları, 13 milyon, ülkemizi adeta işgal eden vatanlarına yollayacak mıyız? Evet yollayacağız. Hırsızları, uğursuzları, soysuzları, uyuşturucu kaçakçılarını, torbacıları, teröristleri onları da vatanlarına, cehennemin dibine yollayacak mıyız? Kesinlikle yollayacağız.

    31 Mart Yerel Seçimlerinde vereceğiniz oy, Zafer Partisi’ni Sakarya’de, Taraklı’da belediyeyi yönetmeye taşımayacak sadece. 1 Nisanda, eğer sevgili belediye başkan adayınız   Cihan KOLİP’e  oy verirseniz ne olacak biliyor musunuz? İlk imzasını atacak. Oda şu, artık belediye kaynaklarından sığınmacılara yardım yok. Aynı şeyi Taraklı’da da Eyüp GÜZEL’i başkan yapacak. Sığınmacılara ait, kaçaklara ait bütün ruhsatsız iş yerleri kapatılacak. Burada Türk esnaf çalışır. Yasalara uygun bir şekilde sizin aldığınız belediye hizmetleri 1 liraysa, sığınmacılara kaçaklara 3 lira olacak. Burası tatil köyü değil, burası bizim vatanımız. Vatanımızı geri istiyoruz. Sığınmacıların da kaçakların da artık vatanlarına dönmesinin zamanı geldi diyoruz.

    Size Zafer Partisi Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak söz veriyorum. Seçimden sonra Anayasanın ilk üç maddesini ve Türklüğü tanımlayan 66.maddeyi değiştirmeye çalışacaklar. Bunun karşısında duracak, tavizsiz duracak, Atatürk’ten taviz vermeden duracak bir tek parti var oda Zafer Partisi. Ama zafere güvenebilirsiniz. Zafer Türk milletinin haklarını sonuna kadar savunur ve Anayasanın ilk üç maddesinde delik açtırmaz, gedik açtırmaz. Türkiye Cumhuriyeti milli bir Türk devletidir, laik bir devlettir, sosyal hukuk devletidir. Buradan geri adım atmak yok ve Anayasaya vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes büyük Türk milletinin evladıdır.

    Gençler, ülkenizde mülteci istemiyorsunuz, haklısınız. Bunun için her gün iki veya üç kişiyi daha ikna edin. Annelerinize, babalarınıza, amcalarınıza dayılarınıza şunu söyleyin; ‘siz annenizden babanızdan bir Türkiye devraldınız, bize göçmenistan vermeye hakkınız yok. Göçmenistanda yaşamak istemiyoruz.’ Burası Türkiye, Türk milletinin vatanı.

       

  • “İlk günkü aşkla çalışmaya devam edeceğiz”

    “İlk günkü aşkla çalışmaya devam edeceğiz”
    Sakarya’da uzun yıllar siyaset yapan isimlerle bir araya gelen Başkan Adayı Alemdar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘bu tekerlek tümsekte kalmadı, kalmayacak’ sözünün karşılığını şu anda karşımda görüyorum. İlk günkü aşkla, heyecanla çalışmaya devam ediyoruz. Sakarya’mızın geleceğini en doğru şekilde kurmak için çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. İnşallah sizlerin desteği ve duasıyla yeni dönemde şehrimiz için bambaşka bir sayfa açacağız” dedi.
    Cumhur İttifakı Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar, geçmiş dönemlerde görev yapan şehrin önde gelen siyasileri ile buluştu. Oldukça sıcak anlara sahne olan programda, Başkan Adayı Alemdar, tüm katılımcılara teşekkür etti. Programda Erenler Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Rahmi Şengül, AK Parti Erenler İlçe Başkanı Ömer Barik, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Eski Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Önceki dönem Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk ve AK Parti Erenler Gençlik Kolları Başkanı Halit Yaylalı yer aldı.
    Bu davanın nasıl bugünlere geldiğini çok iyi biliyoruz
    Programda konuşan Alemdar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘bu tekerlek tümsekte kalmadı, kalmayacak’ sözünün karşılığını şu anda karşımda görüyorum. Elbette duygulanmamak elde değil. Bizler bu kutlu davanın hangi merhalelerden, nasıl zorluklardan geçerek bugünlere geldiğini çok iyi biliyoruz. Rabbim bizlere bu dava şuurunu geleceğe taşımayı nasip etsin. Sizlerin hakkı ödenmez. Bu davanın peşinde kapı kapı gezen, türlü zorluklara karşı göğüs geren ve az çok demeden Hakk’ın ve haklının mücadelesini sizler verdiniz. İnanıyorum ki bizlerin önünde sizin gibi büyüklerimiz olduğu sürece bu dava ilelebet devam edecektir” dedi.


    Yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz
    Alemdar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü, “Bir kardeşiniz olarak karınca misali bıkmadan, yorulmadan çalışmaya devam ediyoruz. Sakarya’mızın geleceğini en doğru şekilde kurmak için çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Şehrimizin 16 ilçesini gezdik ve gezmeye devam ediyoruz. İnşallah sizlerin desteği ve duasıyla yeni dönemde şehrimiz için bambaşka bir sayfa açacağız. Ben bu vesile ile salonumuzda bulunan siz kıymetli büyüklerimiz olmak üzere bu dava için hayatını vakfetmiş olan herkese en derin saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Ahirete irtihal eden büyüklerimize de Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

  • “Ortak aklı önceleyerek şehrimize hep birlikte hizmet sunacağız”

    “Ortak aklı önceleyerek şehrimize hep birlikte hizmet sunacağız”
    Cumhur İttifakı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar, İl Başkanı Yunus Tever ile birlikte Sakarya Eşraf Platformunun toplantısına katıldı. Alemdar, “Yıllardır sürdürdüğümüz hizmet siyasetinde şehrimize nice eserler kazandırdık. Yaptığımız her işte en iyisini yapmaya çalıştık. Ortak aklı önceleyen, istişare ile şehrimizin tüm dinamiklerini harekete geçirecek, Sakarya’ya inşallah hep birlikte hizmet sunacağız” dedi.
    Cumhur İttifakı Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar, Sakarya Eşraf Platformu tarafından düzenlenen buluşmaya katıldı. AK Parti İl Başkanı Yunus Tever ile birlikte programa katılan Alemdar, toplantının hayırlı olması temennisinde bulundu. Platform Başkanı Faruk Kır, katılımları için Alemdar ve Tever’e teşekkür ederek, başarılar diledi.
    Yaptığımız her işte en iyisini yapmaya çalıştık
    Sakarya Eşraf Platformu Başkanı Faruk Kır ve üyelerine nazik davetleri için teşekkür ederek sözlerine başlayan Başkan Adayı Alemdar, “Sizlerle birlikte olmaktan mutlu oldum. Bizler yıllardır sürdürdüğümüz hizmet siyasetinde şehrimize nice eserler kazandırdık. Yaptığımız her işte en iyisini yapmaya çalıştık. Şimdi de şehrimizin tamamı için önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. İlçelerimizi geziyoruz, sorunlarımızı konuşuyoruz. İstişareyi elden bırakmıyoruz. Şehrimizin tüm dinamiklerini harekete geçirip birlikte karar almak adına ortaya koyduğumuz bu iradeye sizlerin de desteğini bekliyorum. İnşallah hep birlikte şehrimizin her ilçesinde ve toplumumuzun tüm kesimine hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.


    Hemşehrilerimizle iletişimimiz hep sürecek
    Alemdar çözüm odaklı çalıştıklarını belirterek, “Seçim çalışmalarına başladığımız ilk günden itibaren 16 ilçemizi karış karış gezdik ve gezmeye devam ediyoruz. Beklentileri, talepleri ve sorunları dinliyor, çözümleri planlıyoruz. İstişareler yaparak ortak aklı ve eylemle söylem birliğini oluşturmaya çalışıyoruz. İnşallah seçimden sonra bu ziyaretlerimizi daha sıklaştırarak hemşehrilerimizle iletişimimizi koparmayacağız. Her birimiz aynı yerden bakarak aynı şeyi göremeyebiliriz ancak mesele şehrimizin gelişimi olduğunda, inanıyorum ki hep birlikte bir merkezde toplanabiliriz. Ben bu güce inanıyor ve bunu başaracağımızı düşünüyorum. Bu vesile ile 16 ilçeden bir araya gelerek şehrimize hizmet etmek isteyen Sakarya Eşraf Platformu’nun bu güzel toplantısının hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

  • Sakarya’nın İlham Veren Kadınları SATSO’da Buluştu

    Sakarya’nın İlham Veren Kadınları SATSO’da Buluştu

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde faaliyet gösteren TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu organizasyonuyla “Sakarya’nın İlham Veren Kadınları” söyleşisi gerçekleştirildi.

    SATSO Hizmet Binasında SATSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Cem Gün’ün ev sahipliğinde Moderatörlüğünü Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elvan Bilgehan Dikici’nin üstlendiği söyleşide Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız, Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sima Nart, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğr. Gör. Zuhal Erol ile OTOKAR İnsan Kaynakları Müdürü Elif Bostancı yer alarak katılımcılar ile hayat tecrübelerini ve birçok konuda tavsiyelerini aktardılar.

    Toplantıya AK Parti Sakarya Kadın Kolları Başkanı Yasemin Turan, Ekonomi Ticaret Derneği Sakarya Şubesi Başkanı Şamil Dedeoğlu, SATSO Disiplin Kurulu Başkanı Lütfi Sunman, geçmiş dönem Kadın Girişimciler Kurulu Üyeleri, SATSO Meclis Üyeleri ile birlikte çok sayıda davetli iştirak etti.

    “Alın teri ve akıl terini harmanlayan, üreten kadınlarımıza güveniyoruz”

    Söyleşi programının açılış konuşmasını gerçekleştiren ve konukları selamlayan SATSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Cem Gün şunları dile getirdi: “Şu anda bu salonda, girişimcisinden, bürokratına, çalışandan, iş sahibine; gerek evinde gerek iş yerinde üreten kadınları bir arada görmek büyük mutluluk. Bu tablo Sakarya’nın kadın gücünü gösteriyor. Siz ne kadar güçlüyseniz Sakarya o derece başarılıdır.

    SATSO olarak da bu önemli günün bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Kadınlarımızın iş dünyasında ve toplumun her alanında etkili bir şekilde yer alması, sadece onların başarısı değil, aynı zamanda toplumumuzun genel refahı için de son derece önemlidir. Çünkü kadınlar toplumun omurgasıdır. Biz, kadının her alandaki varlığı ile dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olacağı anlayışında olan bir odayız. Kadınlarımızın pozitif ayrımcılığa değil fırsat eşitliğine ihtiyacı var. Biz kadına seçme seçilme hakkını veren dünyada ilk ülkeyiz. Diliyoruz ki; ülkemiz dahil dünyanın pek çok yerinde yaşam hakları ellerinden alınan, şiddete uğrayan, engellenen tüm kadınlara hak ettikleri adil düzen tesis edilir. Biz alın teri ve akıl terini harmanlayan hayatın her noktasında üreten kadınlarımıza güveniyoruz. Kadın eli değince dünya daha güzel, her şey daha mümkün, ekonomi daha güçlü, gelecek nesiller daha umutlu, sorular cevaplanabilir, sorunlar daha çözülebilir, dünya daha güvenilir, hayata sunduklarıyla yaşamak daha anlamlı, zirve daha ulaşılabilir. Kelimelerin ifade edebileceğinin çok ötesini ifade eden değerli kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” diye konuştu.

    “Her birimiz dünyaya, topluma, yaşama dair ilham veren kadınlarız”

    Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi’nin organizasyonu ile düzenlenen programda konuşan Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elvan Bilgehan Dikici şunları dile getirdi: “Kadınlar tarih boyunca, çeşitli alanlarda cesaretleri, azimleri ve özverileriyle insanlığın ilerleyişine büyük katkılar sağlamışlardır. Bilimden sanata, siyasetten iş dünyasına kadar her alanda kadınlar, engelleri aşarak, zorlukları yenerek, ilerlemiş ve dönüşüm yaratmışlardır. Bugün burada, Sakarya’mızın ilham veren kadınları programı vesilesi ile bir aradayız. Ancak biliyorum ki her birimiz dünyaya, topluma, yaşama dair ilham veren kadınlarız. Mücadelemizi, hikayelerimizi paylaşarak birbirimizden daha fazla ilham alalım istiyoruz.  Söyleşimizde dünyada ve Türkiye’de kadının her alandaki temsili ve duruşu ile ilgili konuşacağız.

    Bu panelde başta SATSO yönetim kurulumuz olmak üzere bizimle bir araya gelen tüm konuşmacılara, katılımcılara ve destek verenlere teşekkür etmek istiyorum. Hepinizin burada olmasından dolayı çok memnunuz. Umarım bugün, hepimiz için ilham verici ve düşündürücü bir gün olur.” diye konuştu ve ardından söyleşinin konuklarına geçildi.

    “Kadınlar için her alanda Fırsat eşitliği çok önemli”

    Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız;

    “Emekçi kadınlar gününde bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Kadın hakları mücadelesi doğuştan başlıyor. Ülkemizde özellikle 19. yüzyıldan bu yana kadınlar konusunda yasalaşmaya yönelik ciddi adımlar atıldı. Biz Cumhuriyete çok şey borçluyuz. İdeolojileri ne olursa olsun Türk kadınının artık bir ayrımcılığa karşı geri vitesi olmayacak. Ulu Önderimiz Atatürk ve silah arkadaşlar olmasaydı bu süreçler layıkıyla yerine gelmezdi. Bizler kadın-erkek eşitliğinde uygulamada ciddi bir problem yaşıyoruz. Hukuk uygulayıcılarının toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik iyi bir bilgi birikimi olması gerekiyor. Pozitif ayrımcılık konusunda da kadın erkeğe göre üç adım geride olabiliyor, engelliler de aynı durumda. Bizim aynı konuma erişmemiz için üç adım fazla atmamız gerekiyor. Fırsat eşitliği çok önemli. iş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığının önlenmesi, kadınların terfi etme ve liderlik pozisyonlarına yükselme şanslarının artırılması önemlidir. Bu konuda tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere bağlı kalmak sürecince uygulayıcı olmamız gerekiyor. Ayrımcılıkla mücadelede en temel o ayrımcılığın cesurca üzerine gidilmesi gerekiyor. Sadece kağıt üzerinde kalmamalıdır.” diye konuştu.

    “Türkiye’de kadın akademisyen oranı yüzde 46”

    Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sima Nart,

    “Kadın akademisyenler olarak şanslı bir meslek grubuyuz. Dünya akademisyenleri arasında kadın akademisyenliği %28 oranında iken ülkemizde ise bu oran %46’dır. Bunun arkasında ciddi emek de var. Üniversitelerde kız öğrenci oranı %51 ancak yönetim alanında aynı oranı göremiyoruz. Sağlık, güzel sanatlar ve eğitim alanlarında kadın akademisyen oranı daha fazla. Toplumsal cinsiyet algısının değişmesi çok önemlidir. Bu algılar yeni nesille birlikte nispeten değişiyor. Bu konuda eğitim çok önemli. Bir erkeği eğitirsek bir birey eğitiriz ancak bir kadını eğitirsek bir nesli eğitiriz. Yönetimde kadın eşitliği sağlandığı takdirde dünyada 12 trilyon fazla gelir bekleniyor. Kadın varsa yarın var, güzel bir gelecek var.” dedi.

    “Kadının kadını çok iyi anlaması gerek”

    Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğr. Gör. Zuhal Erol

    “İş-yaşam dengesi Türkiye’ye en geç gelen uygulamalardan birisidir. Bunun temelinde çalışma barışı, huzuru gibi etmenler vardır. Örneğin Kanada’da her firmanın iş-yaşam dengesi uzmanı olması gerekiyor biz de böyle bir uygulama yok.  Pembe şiddet kadının kadına şiddetidir. Kadının kadını çok iyi anlaması gerekiyor. İş yaşamında kadınların dengeyi sağlamaları, hem bireysel hem de toplumsal bir öneme sahiptir. Günümüzde, kadınların iş gücüne katılımı artarken, iş yaşamı ile aile yaşamı arasında dengeyi sağlamak birçok kadın için önemli bir konudur. Esnek çalışma modelleri ve çocuk bakımı olanakları gibi destekleyici politikalar kadınların iş yaşamı ile aile yaşamını dengelemelerine yardımcı olabilir.” diye konuştu.

    “Başarmak için koşturmak, çalışmak lazım”

    Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik;

    “Sakarya her türlü hakkın, özgürlüğün ve söylem serbestliğinin olduğu bir şehir. 2012 senesinden beri yatırımımız bu şehirde. Şirketimizde uzun yıllar ihracat biriminde çalıştım sonradan da babamdan koltuğu devraldım. Babam bana ciddi katkı ve mentorlük yaptı. Tüm aile şirketlerine bunu öneriyorum. Hepimiz ülkemizin daha ileriye gitmesi için emek veren insanlarız. Biz bu sene 61. senemizi kutluyoruz. Kadın olduğum için babam vefat ettikten sonra yapamayacağımı düşünenler oldu. Ancak ben bırakmadım pes etmedim, devam ettim.

    Birleşmiş Milletler’de kadının güçlendirilmesi, zor ve belirsiz zamanlarda tutunması gereken mesleği, meslek edinmemiş kadınları konuştuk. Başarmak için koşturmak, çalışmak lazım. Kadınları yetiştirmek ve sonrasında da istihdam olanağı yaratmak için çalışıyoruz. Kadına dokunmak, kadının toplumda daha yüceltilmesini sağlamak için mutlaka bir mesleği olması gerektiğine inanıyorum. Çalışmayan, ekonomiye katkı sağlamayan her kişi o ülke için bir kayıptır. Kadın-erkek fark etmez.” dedi.

    “Zannetme, Farzetme, Sor”

    OTOKAR İnsan Kaynakları Müdürü Elif Bostancı;

    “Ekip çalışması, vizyoner olmak, bütünsel yaklaşım, stratejik bakış açısı çok önemli ancak en önemlisi doğru iletişimdir. Değerler ve kişisel farkındalık çalışanlar için çok önemlidir. Değerlerin ve kişisel farkındalığın temas ettiğimiz herkes için çok önemi var. Bunlar bize çok küçük yaşlarda yüklenen unsurlardır. İş hayatında çok yüzeysel düşünüyoruz. Sormak, iyi bir dinleyici olmak, varsayım yapmamak gerekiyor. ‘Zannetme, farzetme, sor’ anlayışında olmalıyız. İşyerinde çalışanlarınızın değer verdiği şeyleri anlamaya çalışın. Çalışanların esnek olmadığını ve kırıldığını bilin. İşiniz, severek yapıyor olmakla sevmeden yapmak arasında dağlar kadar fark var. İnsanı sevdiği mesleğe yönlendirmek çok önemli. BU yüzden çocukların, gençlerin ve kızlarımızın mesleki anlamda doğru yönlendirilmeleri için ailelere büyük rol düşüyor. Aileler kendi hayallerini çocuklarına diretmemeli. Sevdiğiniz işi yapmak çok güzel.” dedi.

    Etkinliğin sonunda söyleşinin katılımcılarına SATSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Cem Gün tarafından çiçek takdim edildi.

    Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen Sakarya’nın İlham Veren Kadınları söyleşisine iştirak eden konuklar programın oldukça verimli ve keyifli geçtiğini dile getirdiler.

  • Ömer Abdullah Ayhan: 20 yıldır Sakarya’mızı yönetenlere sesleniyorum! Bu ayıp size yeter..

    Saadet Partisi (SP) Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ömer Abdullah Ayhan, “Bu milletin sevdiği liderin arkasına sığınarak yıllarca seçim aldınız milletimizin duygularıyla oynayıp gerçek işlerinizi bile yapmadınız. Sakarya bu seçim ayağa kalkacak ve gerçek belediyecilik nasıl yapılır önce size gösterecek” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayhan, yaptıkları sorun anketlerinde ve ilçe ziyaretlerinde öne çıkan en önemli problemin ulaşım, altyapı sorunları, yol ve kaldırım problemleri ile çevrekirliliği olduğunu söyledi.

    ‘Sadece şehir merkezlerine yoğunlaşan “gerçek belediyecilik” anlayışı olmaz’ diyen Ayhan, “Arkadaşlar 2024 yılındayız. Türkiye yüzyılını konuşuyoruz, komşu illerimiz çiftçisinin mazotuna kadar destekliyor. Bizse hala mahallemizdeki yol kaldırım asfalt ve çevre kirliliğini konuşuyoruz. Yazık çok yazık. Bir belediyenin olmazsa olmaz yapması gereken en önemli işlerdir bunlar. Bu şehrin birçok mahallesinde kaldırımlar ya yok, ya da yayaların değil.

    Buradan siz değerli halkımıza sesleniyorum; Belediyelerimizin beyaz masalarına defalarca ulaştırdığınız bu sorunlara cevap vermeyen, dönüş yapmayan belediye başkanlarımıza bir kez de buradan duyuralım. İlçemizdeki sorunları mahallemizi ve sokağınızı belirterek sosyal medya hesaplarımız üzerinden bizlere iletebilirsiniz. Belki seçim hatırına gelip hallederler.” ifadelerini kullandı.

    1 Nisan itibariyle ilk işlerinin bu problemleri çözmek olacağı sözünü veren Ömer Abdullah Ayhan, şunları kaydetti:

    “Bir de 20 yıldır bu şehri yönetenlere sesleniyorum; Bu milletin sevdiği liderin arkasına sığınarak yıllarca seçim aldınız milletimizin duygularıyla oynayıp gerçek işlerinizi bile yapmadınız. Sakarya Bu seçim ayağa kalkacak ve gerçek belediyecilik nasıl yapılır önce size gösteretecek. Bu seçimde siz değil, Sakarya kazanacak.”