Kategori: Guncel

  • Meteoroloji’den önemli uyarı! Gök gürültülü sağanak

    Meteoroloji’den yapılan son hava durumu tahminlerine göre; Marmara, Batı Karadeniz, Ege’nin iç kesimleri, Akdeniz’in batısı ve iç kesimleri ile Doğu Karadeniz gök gürültülü sağanak yağışlı olacak.

    Yağışların Tekirdağ, İstanbul’un batısı, Isparta, Burdur, Denizli, Uşak, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Ankara çevreleri ile Kütahya’da kuvvetli olması bekleniyor.

    Diğer yandan Marmara ve kuzey Ege’de kuvvetli rüzgar etkili olacak

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara (Edirne hariç), İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Doğu Karadeniz kıyıları, Bolu, Düzce, Karabük ve Ardahan çevreleri, Hatay’ın kıyı kesimleri ile Doğu Akdeniz’in Toroslar kesiminin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde Tekirdağ çevreleri ve İstanbul’un batı kesimlerinde (Çatalca ve Silivri çevreleri), öğleden sonra Isparta, Burdur, Denizli, Uşak, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Ankara çevreleri ile Kütahya’nın güney kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

    KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların, sabah saatlerinde Tekirdağ çevreleri ve İstanbul’un batı kesimlerinde (Çatalca ve Silivri çevreleri), öğleden sonra Isparta, Burdur, Denizli, Uşak, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Ankara çevreleri ile Kütahya’nın güney kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

    KUVVETLİ RÜZGÂR UYARISI: Rüzgarın; Marmara’nın batısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden yer yer kuvvetli (50-70 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli ve dikkatli olunması gerekmektedir.

    İSTANBUL °C, 32°C
    Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların sabah saatlerinde Çatalca ve Silivri çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

     

     

    ANKARA °C, 30°C
    Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor

    İZMİR °C, 33°C
    Parçalı bulutlu

    ANTALYA °C, 30°C
    Parçalı, yer yer çok bulutlu, iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

    KASTAMONU °C, 30°C
    Parçalı ve az bulutlu

    TRABZON °C, 29°C
    Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

    ERZURUM °C, 34°C
    Parçalı bulutlu

    DİYARBAKIR °C, 37°C
    Az bulutlu ve açık

  • İs. Uzman Onbaşı Mustafa Demir tedavi gördüğü hastanede şehit oldu

    Ş E H İ D İ M İ Z V A R

    TSK tarafından K.Irak’ta terör hedeflerine yönelik düzenlenen Pençe-Kilit Harekâtında Besni’mizin Dörtyol Köyünden İs. Uzman Onbaşı Mustafa Demir şehit olmuştur. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Devletimizin ve Milletimizin Başı Sağolsun. 

    Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 6 Ağustos’ta EYP’nin patlaması sonucu yaralanan İs.Uzman Onbaşı Mustafa Demir’in, tedavi gördüğü hastanede şehit olduğu bildirildi.

    Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 6 Ağustos’ta bölücü terör örgütü mensuplarınca yerleştirilen EYP’nin patlaması sonucu yaralanan ve sevk edildiği Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisi devam eden İs.Uzman Onbaşı Mustafa Demir’in, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğu belirtildi.

    Açıklamada, “Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz.” ifadesine yer verildi.

    Irak kuzeyinde Düzenlenen Pençe-Kilit Harekatında EYP’nin patlaması sonucu yaralanarak tedavi altına alınan İs.Uzman Onbaşı Mustafa Demir Şehit oldu. Vatan Sağolsun

    Resim

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. İslami Dayanışma Oyunları Açılış Töreni’ne katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya’da düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunları Açılış Töreni’ne katıldı.

    09.08.2022
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. İslami Dayanışma Oyunları Açılış Töreni’ne katıldı
    09.08.2022
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi
    09.08.2022
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. İslami Dayanışma Oyunları vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanları onuruna yemek verdi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geldi

     

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5. İslami Dayanışma Oyunları için Konya’ya gelen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. İslami Dayanışma Oyunları vesilesiyle konuk devlet ve hükûmet başkanları onuruna yemek verdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5. İslami Dayanışma Oyunları için Konya’ya gelen konuk devlet ve hükûmet başkanları onuruna Selçuklu Kültür Merkezi’nde akşam yemeği verdi.

    Yemeğe, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, Suudi Arabistan Spor Bakanı ve İslami Dayanışma Spor Federasyonu Başkanı Prens Abdülaziz Bin Türki Al Faysal Al Suud, Katar Olimpiyat Komitesi Başkanı Şeyh Joaan bin Hamad Al Sani, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de katıldı.

  • Dünya Fındık Haftası’nda “Her Şey Fındık İçin” Sempozyumu Yapıldı

    Dünya Fındık Haftası’nda “Her Şey Fındık İçin” Sempozyumu Yapıldı

    “Tarım Yoksa Ekmek Yok” “Dünya Fındık Haftası”

    Ulusal Fındık Konseyi (UFK) tarafından her yıl Ağustos ayının ikinci haftasının Dünya Fındık Haftası olarak kutlanmasına yönelik verilen karara neticesinde; dünya fındık üretim ve ihracatının büyük kısmını gerçekleştiren ülkemizin ilk 3 üretici şehri arasında yer alan Sakarya’da fındığın önemi, tanıtımı ve tüketimine yönelik farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.

    Dünya Fındık Haftası etkinlikleri kapsamında Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası, “Her Şey Fındık İçin” isimli sempozyuma da ev sahipliği yaptı. Sempozyumda birbirinden önemli kişiler konuşmacı olarak yer alarak iklim değişikliği ve fındık, fındık ve sağlık, fındıkta verim ve kaliteyi artırmak, fındıkta hastalıklar ve zararlılar, Türkiye’de fındık yetiştiriciliğinde riskler ve fırsatlar, üretici örgütlenmesi ve refahı ile fındık kabuğunu dolduracak meseleler konularında konuşma gerçekleştirip bilgiler paylaşacaktılar

    Sakarya Ticaret Borsası organizatörlüğünde gerçekleştirilen Dünya Fındık Haftası etkinliklerinde Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası paydaş 0ldu.  Başkan Akgün ALTUĞ “Odamızda gerçekleştirdğimiz 6 oturumlu “Her Şey Fındık İçin” isimli sempozyuma katkı veren bu etkinliklerde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.

      SEMPOZYUMUN  Birinci Oturum İklim Değişikliği ve Fındık , FAO Kıdemli Program Koordinatörü Özcan TÜRKOĞLU , Rainforest Alliance Ülke Direktörü Osman Yalçın TEKİNASLAN “Fındık Üretimi, İklim Krizinden Derinden Etkileniyor.

    TÜBİTAK MAM Başkan Danışmanı Doç. Dr. Cesarettin ALAŞALVAR “Fındık ve Sağlık”

    Trabzon TB Meclis Başkanı  Sebahattin ARSLANTÜRK,Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa ŞAHİN” Fındıkta Verim ve Kaliteyi Arttırmak “

    Ondokuz Mayıs Üni. Ziraat Fak. Öğr. Üye. Doç. Dr. İslam SARUHAN “Fındıkta Hastalıklar ve Zararlılar”

    Türkiye’de Fındık Yetiştiriciliğinde Riskler ve Fırsatlar Konuşmacılar: Sakarya Uygulamalı Bilimler Üni. Ziraat Fak. Dek.  Prof. Dr. Taki DEMİR

    Üretici Örgütlenmesi ve Refahı Konusunda  Üretici – Girişimci Emre PEKDEMİR , Üretici-İş İnsanı Yücel ÇELİK , Üretici – Girişimci – UFK Denetim Kurulu Üyesi  Alaattin Paşa KABA  Sunum Yaptılar

    Bir 2 kişi, oturan insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 2 kişi, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Bir 3 kişi, oturan insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 1 kişi ve ayakta görseli olabilir

    Bir 3 kişi, oturan insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 2 kişi, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Bir 2 kişi, oturan insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 2 kişi, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Bir 2 kişi, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Bir 3 kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 3 kişi, oturan insanlar ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Bir 4 kişi ve oturan insanlar görseli olabilir

    Bir 2 kişi ve oturan insanlar görseli olabilir

    Bir 3 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Bir 10 kişi ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 5 kişi ve oturan insanlar görseli olabilir

    Bir 1 kişi ve ayakta görseli olabilir

    Bir 1 kişi ve ayakta görseli olabilir

    Değişen iklim koşulları nedeniyle, Türkiye fındık üretiminde önemli değişiklikler öngörüyor. Gerekli önlemler alınmazsa kayda değer verim düşüşleri yaşanabilecek. şimdiye kadar en yüksek verimin alındığı 250 metreye kadar olan bölgeler, önümüzdeki dönemde, küresel ısınma nedeniyle önemli sorunlara gebe. Fındık üretiminin daha yüksek rakımlara ve Batı Karadeniz’e doğru kayacağını ortaya koyan rapor, fındık üretiminin, özellikle toprak, yeraltı suları ve biyolojik çeşitlilik üzerinde önemli çevresel etkilere sahip olduğunu ortaya çıkarıyor. Öncelikle iklim değişikliğinin genelde küresel, özelde Türkiye ve Karadeniz Bölgesi’ndeki etkilerini ve gelecek dönemde yaşanabilecek değişiklikler ele alınıyor. Miras hukuku kaynaklı arazi parçalanması, üretici yaş ortalamasının yükselmesi, alan bazlı tarımsal teşvik sistemi gibi bir dizi “Yasalar-Mevzuatlar Kaynaklı Yapısal Sorunlar” da, fındık üretiminin sürdürülebilirliği konusunda önemli etkilere sahip. Sürdürülebilir fındık üretimi için, alana dair daha çok bilimsel araştırmaya, paydaşlar arası güçlü bir iletişim ve koordinasyona ve “Bütüncül Bir Kamusal Fındık Politikası”na ihtiyaç var.

    Karadeniz ve Fındık, İklim Değişikliğinden Etkileniyor: Karadeniz, iklimsel olarak ciddi bir deği­şim içinde. Bu değişim, kıyı şeridinden başlayarak sıcaklık artışlarına ve yağış rejimlerinde önemli düzensizliklere neden oluyor. Yağış miktarı aynı kalsa da, fındık için daha önemli olan düzenli yağışta ciddi sorunlar yaşanıyor. Belli dönemlerde ani ve şiddetli yağışlar görülürken, belli dönem­lerde (Haziran-Temmuz Ağustos aylarında) yağış azalması ve hatta kuraklık görülüyor. Bu iklimsel değişiklikler, çok has­sas iklim koşullarına bağlı fındık bitkisini derinden etkiliyor.

    Türkiye Fındık Haritası Değişiyor: Son derece özel bir iklim has­sasiyetine sahip fındığın, Karadeniz özelindeki bir başka çıkmazı, kuzey bölgesinin olmaması, daha doğrusu, kuzeyin Karadeniz’le sınırlanması. Dünyada iklim değişikliği sebe­biyle, hemen bütün bitki, mantar ve hayvan türleri, yani tüm flora ve fauna kuzeye doğru göç ediyor. Ne yazık ki fındığın da, -aynı kutup ayıları gibi- kuzeye doğru gidecek bir ala­nı yok. Denize dökülmemesi için, fındığın var olan şartlara uyum sağlaması ve/veya ekiminin yüksek rakımlara doğru kaydırılması gerekiyor. Araştırmalara göre bir başka olasılık da, fındığın verimli üretim alanının Batı Karadeniz’e doğru daha fazla kayması.

    Uzun Dönemli ve Bilimsel Planlama İhtiyacı: Fındık çok yıllık bir bitki olduğundan, diğer tek yıllık bitkiler gibi, iklim değişikliğine, kuraklığa veya dona dayanıklı türlerle yıl ba­zında değiştirilmesi imkansız. Bu durum, uzun dönemli bir planlama ve arazi yönetimi ve tabii güçlü bir uyum programı gerektiriyor.

    Külleme Tehdidi Büyüyor: İklim değişikliğinin bir başka sonucu ise, böcek, hastalık ve zararlılardaki artış. Özellikle sahil şeridindeki, 250 metreye kadar olan bölgelerdeki aşırı sıcaklık artışı, bu zararlıların birkaç kez ve daha fazla sayıda üremesine yol açıyor. 2013 yılında ortaya çıkan ve Erysiphe corylacearum isimli fungus türünün neden olduğu anlaşılan külleme hastalığı, şu ana kadar büyük rekolte ve kalite dü­şüklüklerine neden oldu ve bölgede kalıcı hale geldi.

    Bir 3 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Yeni Hastalık ve Zararlılar: Ancak tek tehdit elbette külle­me değil. Yeşil kokarcanın, sıcaklık artışlarıyla birlikte fındık üretim ve kalitesine verdiği zararlar artmış durumda. Yeni tehlike ise, yeşil kokarcanın benzeri olan kahverengi kokarca denilen bir böcek (Halyomorpha halys Stal). Zararlılardaki artışın iklim değişikliğiyle ilgisi kesin olmamakla birlik­te, istilacı türlerin artışları, dünyanın birçok yerinde yaşanıyor ve iklim değişikliği ile ilişkilendiriliyor.

    Fire Oranlarında Artış: Son süreçte, hem zararlılar, hem de iklim normallerindeki değişiklikler nedeniyle sadece verim değil, kalite düşüşleri de dikkat çekiyor. Verimin aynı gözük­tüğü dönemlerde bile, zararlılar nedeniyle bozuk, küflü ve urlu olarak nitelenen fire oranlarındaki yüksek artış gözleniyor.

    Bir 4 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    Ayakizi Küçük, Çevresel Etkisi Büyük: Fındık üretiminin, bitkinin yapısı ve üretim teknikleri nedeniyle karbon aya­kizi ve iklim değişikliğine etkisi çok yüksek değil. Ancak su kaynakları, toprak, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem üzerinde önemli etkileri var. Bu alanda mutlaka kapsamlı ve süreğen araştırmalara ihtiyaç var.

    Fındık Bitkisi, Ağaçsı Yapısı Nedeniyle Aynı Zamanda Bir Karbon Yutağı: İklim de­ğişikliğiyle mücadele açısından fındık bahçelerinin karbon tutma kapasitesinin yükseltilmesi pozitif bir etki yaratabilir. Ancak bir diğer sorun da, fındık bahçesi açmak için or­manların tahrip edilmesi. Bu konu sıkı bir denetimle şu anda tamamen kontrol altında. Ancak önümüzdeki dönemde, ik­lim değişikliği nedeniyle fındık üretim alanlarının yer değiş­tirmesi, daha yüksek alanlara taşınması gündeme gelebilir. Bu da fındık bahçeleri açmak için tekrar orman tahribatına girişilmesi riskini yaratabilir.

    Bir 1 kişi ve ayakta görseli olabilir

    Fındıkta geç yapraklanma ve iklim koşullarına toleranslı genetiplerin belirlenmesi, Fındıkta verim ve kaliteyi artırıcı uygulamalar, Fındık alanlarında toplulaştırma ve yeni tarım modellerinin uygulamaya geçirilmesi, Fındık tarımında makineleşme, Fındıkta katma değerli yeni ürünlerin geliştirilmesi, Fındığın sağlık üzerindeki etkilerinin araştırılması, Fındıkta değerlendirme, tanıtım ve pazarlama gibi alt proje fikirlerinin tartışıldığı “Fındık Sempozyumu” oldukça verimli geçti.

    Bir 8 kişi, oturan insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bir 1 kişi ve ayakta görseli olabilir

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan“Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken, öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjideki dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için, kendi insan gücümüzle, kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız. Dört tane sondaj gemimiz, iki sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız. Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taşucu Limanı’nda yapılan “Abdülhamid Han Sondaj Gemisini İlk Görev Yerine Uğurlama Töreni”ne katıldı.

    Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi Abdülhamid Han’ı görev yerine uğurlamak üzere bir arada olduklarını belirterek, “Bugün burada karşımızda duran fotoğraf, Türkiye’nin son 20 yıllık serencamının adeta bir özetidir. Doğrusu ben heyecanlıyım, heyecanlı olduğum kadar da geleceğe bakışımız ve bu noktada ufkumuz çok daha aydınlık” diye konuştu.

    “GEMİMİZ, TÜRKİYE’NİN ENERJİ ALANINDAKİ YENİ VİZYONUNUN SEMBOLÜDÜR”

    Son 20 yılda Türkiye’ye asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözümüzün somut örneği olan Abdülhamid Han Sondaj Gemimiz, Türkiye’nin enerji alanındaki yeni vizyonunun da sembolüdür. Daha önce paramızla dahi yaptıramadığımız sismik araştırmaları, bakın sondaj demiyorum, sismik araştırmaları, sondaj faaliyetlerini, keşfedilen kaynakların ekonomiye kazandırılması süreçlerini artık kendi imkânlarımızla yürüttüğümüz bir döneme girdik” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi ile Türkiye’nin farklı bir yere geldiğine işaret ederek, Türkiye’nin, dünyanın önde gelen petrol ve doğal gaz sondajcılarından biri hâline gelmesini sağlayan herkese şükranlarını sundu.

    Bugünlere bir anda ve kolay bir şekilde gelinmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzunca bir süre kimi zaman sinsi oyunlarla kimi zaman iyi niyetli ama cesaretsiz tercihlerle kimi zaman açıkça ihanetlerle oyalandık, vakit ve kaynak kaybettik. Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjideki dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için kendi insan gücümüzle kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız, dört tane sondaj gemimiz, iki sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız. Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj çalışmalarına başladıklarını belirterek, Fatih Sondaj Gemisi’ni “Her arayan bulamaz ama unutmayın bulanlar arayanlardır” şeklinde göreve uğurladıklarını ve bir süre sonra da müjdeli haberi aldıklarını anımsattı.

    Karadeniz’de keşfettikleri 540 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin Türkiye’ye ve millete maddi karşılığının çok ötesinde bir moral verdiğini ve bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, karaya ulaştığında bu gazı kullanılabilir hâle getirip sisteme aktaracak doğal gaz işleme tesisinin temelini geçen yıl attıklarını ifade etti.

    “ADETA SU ALTINDA BİR ENERJİ ÜSSÜ KURUYORUZ”

    Haziran ayında da denize boru döşeme işlemine başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sığ kısımlardaki boru döşeme işlemini bitirdik, derin kısımlardaki 165 kilometrelik kısmın 100 kilometresini tamamladık. Denizin 2 bin 200 metre altında yürütülen bu işlemlerle adeta su altında bir enerji üssü kuruyoruz. Fatih gemimiz hâlen Türkali-10 kuyusundaki sondaj çalışmalarını sürdürüyor, Yavuz gemimiz Türkali-4 kuyusundaki üst işlemleri gerçekleştiriyor, Kanuni gemimiz de Türkali-6 kuyusunun alt tamamlama işlemlerini hamdolsun bitirdi. Böylece Karadeniz gazının ilk etabı için gereken 10 kuyudaki işlemleri birer birer bitirerek buradan gelecek doğal gazı 2023 yılında milletimizin hizmetine vermeyi planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı anda üç sondaj gemisinin çalıştığı bu sahanın dünyada üretime en hızlı hazırlanan saha olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Denizlerde elde ettiğimiz başarıyı karadaki keşiflerle taçlandırmak istiyoruz. Bu amaçla hem yeni kuyu açma hem daha önce açılıp üzeri kapatılmış kuyuları tekrar üretime kazandırma faaliyetlerimizi kesintisiz devam ettiriyoruz. Yurt içi petrol üretimimiz 65 bin varile ulaştı, hedefimiz yılsonuna kadar 150 kuyu daha açarak bu rakamı katlayarak artırmaktır. Küresel ekonomik krizde adeta bir silah hâline dönüşen doğal gaz ve petrol kaynaklarımızı ne kadar kısa sürede ne kadar çok artırabilirsek bu kritik süreçte o derece avantaj kazanacağız. Hem enerji bağımsızlığımızı temin hem cari açığımızı kapatma bakımından bu çalışmaları çok önemli görüyoruz. Sadece 2022 enerji faturamızın 100 milyar doları bulacağı göz önüne alındığında yürütülen çalışmaların ve elde edilen sonuçların manası daha iyi anlaşılacaktır.”

    “ABDÜLHAMİD HAN GEMİMİZİ MAVİ VATANA, YENİ SONDAJ ROTAMIZ AKDENİZ’E YOLCU EDİYORUZ”

    Abdülhamid Han gemisinin en son teknoloji ile teçhiz edilmiş yedinci nesil diye ifade edilen bir sondaj gemisi olduğunu ve diğer üç sondaj gemisinden daha üstün niteliklere sahip bu gemiyi ilk defa Türkiye olarak kullanacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taşucu Limanı’nda geminin sondaj öncesi tüm hazırlıklarının bitirildiğini ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Abdülhamid Han gemimizi mavi vatana, yeni sondaj rotamız Akdeniz’e yolcu ediyoruz. Ülkemizde ilk petrol bulunan yer bundan 135 yıl önce yine Akdeniz’deki, unutmayın, İskenderun’du, bu defa da Abdülhamid Han gemimizi ‘Ya Allah, bismillah’ diyerek Gazipaşa’nın 55 kilometre açığındaki Yörükler-1 kuyusuna uğurlayacağız. Yörükler-1 kuyusu, Doğu Akdeniz’deki kapsamlı iş planımızın ilk adımıdır. Milletimizin duası, Abdülhamid Han Sondaj Gemimizde gece gündüz ter dökerek arama yapacak arkadaşlarımızla birlikte olacaktır. İnşallah sizlerden de hayırlı bir haberi en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

    “NE KUKLALAR NE DE ONLARIN İPLERİNİ ELLERİNDE TUTANLAR AKDENİZ’DE HAKKIMIZ OLANI ALMAMIZI ENGELLEYEMEYECEK”

    Geminin buradaki sondaj çalışmalarını bitirince durmayacağını ve diğer kuyulara geçeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şekilde bulana kadar aramaya devam edeceğiz. Akdeniz’de yaptığımız arama ve sondaj çalışmaları kendi egemenlik alanlarımızdadır. Bunun için kimseden izin veya icazet almaya ihtiyacımız yoktur. Abdülhamid Han gemisi çalışmalarına başladığında arkalarına aldıkları ağababalarını güvenerek bize efelik etmeye yeltenenler muhtemelen çıkacaktır, biz onları ciddiye almayıp, kendimize müsavi ve muhatap görmedikçe şımarıklıklarını artıranların sonu bir gün kafayı duvara çarpıp kendine gelmek olacaktır. Ne kuklalar ne de onların iplerini ellerinde tutanlar Akdeniz’de hakkımız olanı almamızı engelleyemeyecektir. Gerçi Akdeniz’de Abdülhamid Han ismi ile karşılaşan birilerinin aklına herhalde önce Gazi Ethem Paşa ve Dömeke Savaşı gelecektir. Onlar anladı, hiç değilse üzerinden henüz bir asır geçmiş olan Millî Mücadele’yi ne yaparlar, hatırlarlar. Ama hiç merak etmesinler, hiç korkmasınlar, bizim ilkemiz ne hakkımızı yedirmek ne de kimsenin hakkına göz dikmektir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonu öylesine kuşatıcı ve kapsamlıdır ki her gün ay yıldızlı bayrağımızın korkusuyla yatıp kalkanların hezeyanlarıyla uğraşmaya vaktimiz yoktur.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, işlerine baktıklarını ve bakmaya devam edeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Her konuda olduğu gibi bu konuda da kendi işimizi kendimiz göreceğiz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bu çabalarımıza destek verecek herkesle de birlikte çalışmaya, birlikte yol almaya hazırız. Uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış olan haklarımızı hariçten gazel okuyarak uydurma haritalarla yok saymak isteyenlere bu lokmanın onların boğazından geçmeyecek kadar büyük olduğunu da hatırlatmak isterim. Haklarımızı korumak için gerektiğinde dişe diş mücadele vermekten çekinmedik, çekinmeyeceğiz. Türkiye’nin dostluğunun ve müttefikliğinin, özellikle karşısında yer almaktan çok daha değerli çok daha kazançlı çok daha doğru bir yaklaşım olduğunu görmek için son dönemdeki gelişmelere bakmak yeterlidir. Kısaca söylemek gerekirse bizimle birlikte yol yürüyen kazanır, bize karşı yol yürüyen ise kaybeder.”

    Abdülhamid Han gemisinin yolunun açık, sondajının bereketli olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gemi personeline başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, el sallayarak Abdülhamid Han Sondaj Gemisi’ni uğurladı.

  • Genç Katılımlı Proje Atölyesi

    Kalkınma yerelden başlar ilkesi ile alt yapı, üst yapı, çevre, sağlık, kültür, sosyal hizmetler, tarım, kentleşme, turizm, gençlik ve spor olmak üzere her alanda projeler üretiyoruz. Şehrimiz uluslararası arenada tanınır hale geliyor ve marka şehir olma yolunda ilerliyor. Ama siz gençlerin enerjisine ihtiyacımız var. Gençler şimdi tam size göre bir proje geliştirdik.

    Sevgili gençler fikirlerinizi geliştirin, gelecek bakış açınızla proje haline getirin, jüri üyesi olarak proje uygulama sürecine dâhil olun, ürettiğiniz projeyi hemşerilerimizin beğenisine sunarak birinci olan projenizi belediyemiz uzmanları ile proje atölyesinde geliştirin ve bizde uygulayalım. Bu yöntem ile şehrimizin geleceğine siz yaptığınız projelerle karar verin. Birinci olan projeye Sakarya Şehircilik Ödülü ile birlikte 15 bin TL para ödülü, hemşehri oylamasına katılan diğer projelere ise katılım teşvik ödülü olarak 3’er bin TL verilecektir. Detaylı bilgi için Başvuru Rehberi’ni inceleyiniz.

    Sakarya Dijital Yönetişim Ofisi, Genç Katılımlı Proje Atölyesi Fikir Yarışması kapsamında gençler projelerini ürettiler. Gençlerinde temsil edildiği Jüri, projeler arasında 10 finalisti belirledi. Finale kalan 10 projeyi siz hemşehrilerin beğenisine sunuyoruz. Alfabetik olarak sıralanan finalist projelerden sizlerin oyu ile birinci proje seçilerek uygulanacaktır. Oyunu kullan, şehirde uygulanacak gençlerin BİRİNCİ projesini SEN seç, oyunla şehrin geleceğine yön ver.

    PROJE ÖZETLERİ
    (PROJE ADINA GÖRE – ALFABETİK SIRALAMA)

    Proje 1: Aynı Çatı Altındayız
    Kategorisi: Sosyal Hizmetler
    Proje Sahibi: Ramazan BOZKURT
    Proje Özeti: Günümüzde çocuklarda görülebilen hastalıklardan olan Spinal Muskuler Atrofi (SMA), Serebral Palsi (SP), Kistik Fibrozis, Akdeniz anemisi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, solunum güçlüğü vb, çocukları yatağa bağımlı hale getirebilmektedir. Bu hastalıklara sahip olan çocuklar yatağa bağımlı hale geldiklerinde yaşamsal gereksinimleri bakım verenleri / ebeveynleri tarafından karşılanmaktadır. Bu süreç, bakım verenlerin / ebeveynlerin psikolojileri üzerinde de olumsuz etkiler bırakmaktadır.

    Hedef grubu, bahsi geçen çocuklara bakmakla yükümlü kişiler olan projenin hedefi bu zorlu süreçlerinde yaşadıkları problemlerin etkisini azaltmaya yönelik faaliyetler gerçekleştirme yoluyla psikolojik olarak var olan bakım yükü algılarından uzaklaşmaları sağlanması ve kendileri için etkinlik yapabilme fırsatı bulmalarıdır.

    Bu kapsamda hedef gruba yönelik, kendi ikametlerinde, sanatsal aktivite planlaması (ahşap boyama, seramik tasarım, ebru sanatı, takı tasarım), kuaför hizmeti, sağlık bakım hizmeti, psikolojik destek, mindfulness ve okuma-yazma eğitimi faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Böylelikle, bu kişilerin ruh sağlığı üzerinde oluşan olumsuz etkiler azaltılmış olunacaktır.

    ——————–

    Proje 2: Bahçe Bereketi
    Kategorisi: Çevre ve Su Yönetimi
    Proje Sahibi: Hümeyra Elif KÜÇÜKKAYA
    Proje Özeti: Günümüzün hızla değişen yaşam şartları ve kentleşme beraberinde insanların doğal ortamlardan uzaklaşmalarına neden olmaktadır. Projede, tarım arazilerine sahip Sakarya’da tarımsal faaliyetleri hobi ve eğitim amaçlı çeşitlendirmek, halkın bunaltıcı kent hayatından uzaklaşmasını sağlamak, küçük çaplarda bitki yetiştiriciliğini tanımak ve gençler ile çocuklar arasında tarımın önemi konusunda farkındalık yaratmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda 5 dönümlük tarıma elverişli arazi üzerine sebze ve meyve ekimi/dikimi yapılarak küçük bir kısmına da kursiyerlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir sosyal eko-tesis kurulması planlanmıştır.

    Böylelikle bireylerin sosyalleşmesine katkıda bulunulacak, doğal ortamda keyifli bir şekilde zaman geçirmesi sağlanacak ayrıca temel tarım faaliyetleri hakkında farkındalık oluşacaktır.

    ——————–

    Proje 3: Bir Taşta İki Kuş: Geri Dönüştürme ve Ulaşım
    Kategorisi: Çevre ve Su Yönetimi – Ulaşım ve Kent İçi Hareketlilik
    Proje Sahibi: Melike ATEŞ
    Proje Özeti: Geri dönüşüm, çevrenin korunması açısından önem arz eden bir kavramdır. Atık çöp miktarını azaltırken, kaynakların tükenmesini önler ve kaynakların lüzumsuz kullanımının önüne geçer. Proje kapsamında, Sakarya ilinde belirlenecek noktalara akıllı geri dönüşüm otomatları konulması planlanmıştır. Akıllı geri dönüşüm otomatlar ile kâğıt, pet şişe ve metal kutuların kaynağında ayrıştırılarak toplanması sağlanacaktır. Atıklar akıllı geri dönüşüm atıldığında makine üzerinden SAKBİS (Akıllı Bisiklet) kartına belirli bir bakiye yüklenecektir.

    Bu proje sayesinde geri dönüşüm ve çevre problemlerine ilişkin farkındalık sağlanırken; bisiklet kullanıcı sayısı artırılması da hedeflenmiştir.

    ——————–

    Proje 4: Bisansör – Yokuş İçin Bisiklet Asansörü
    Kategorisi: Ulaşım ve Kent İçi Hareketlilik – Çevre ve Su Yönetimi
    Proje Sahibi: Furkan YILMAZ – Orenda Derneği
    Proje Özeti: Bisiklet kullanmak çevreci, sağlıklı ve masrafsız bir ulaşım şeklidir. Ancak, yokuş yukarı çıkmak bisiklet kullanımı konusunda zorluk yaratmaktadır. Proje kapsamında, “Bisiklet Şehri Sakarya”da bisikletlerin daha verimli ve daha az eforlu kullanılabilmesi ve bisiklet kullanımının yaygınlaşması amacıyla insanların zorlu yokuşları, Kampüs yokuşu gibi, bisikletleriyle rahatça tırmanabileceği bir bisiklet asansörü sistemi geliştirilecektir. Bisikletçiler, tek ayaklarını asansörün açılı platformuna yerleştirecek ve belirli bir hızla yokuşu aşabilecektir. Bu asansörden sadece bisikletliler değil, bebek arabalı vatandaşlar ve scooter’lar da yararlanabilecektir. Böylelikle, bisiklet kullanımını ve kullanımın yaygınlaşmasını engelleyen bir unsur ortadan kalkmış olacaktır.

    ——————–

    Proje 5: Bisiklet Hayattır
    Kategorisi: Gençlik, Spor ve Kültür
    Proje Sahibi: Ahmet İsrafil AYGAR
    Proje Özeti: Eskiden beri Sapanca Gölü birçok bisiklet kullanıcılarının çok önemli bir güzergâhı olmuştur. Sapanca Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de Sakarya ve Kocaeli arasında doğal güzelliklerin hâkim olduğu bir bisiklet rotasında bulunmaktadır. Bu doğrultuda proje kapsamında bisiklet kullanıcılarının okul ve çevresini dinlenme alanı olarak kullanabilmeleri ve bu rotanın yerli ve yabancı bisiklet kullanıcılarına çekici hale getirilmesi planlanmıştır. Bu çerçevede bisikletlilerin mola verecekleri, ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecekleri, her türlü tamirat yapabilecekleri dinlenme istasyonu olarak da kullanılabilecekleri bir atölye oluşturulacaktır. Proje ile aynı zamanda bisiklet kültürünün yaygınlaşması ve çevre bilinci, sağlıklı yaşam, yakıt tasarrufu sağlanması da hedeflenmiştir.

    ——————–

    Proje 6: Kitabımı Paylaşıyorum
    Kategorisi: Sosyal Hizmetler
    Proje Sahibi: Ayyüce Ülkühan YEŞİL
    Proje Özeti: Son zamanlarda artan maliyetlerden dolayı kitap fiyatları oldukça yükselmiştir. Özellikle sınavlara hazırlık kitapların gerekliliği öğrencileri maddi anlamda zorlamaktadır. Bu projenin amacı az kullanılmış veya kullanılabilir kitap, roman, test kitapları ve benzeri kitapların toplanıp, bu kitaplardan özellikle dar gelirli öğrencilerin faydalanmasını sağlamaktır. Kişiler ellerindeki az kullanılmış veya kullanılabilir kitapları belediye tarafından belirlenen yere teslim edeceklerdir. Böylece artan maliyetler nedeniyle kitaplara ulaşamayan öğrenciler kitaplara ücretsiz olarak ulaşmış olacak hem de az kullanılmış özellikle test kitaplarının çöpe atılmasının önüne geçilecektir.

    Bu proje ile hem ihtiyaç sahibi öğrenciler kitaba ulaşabilecekleri gibi kağıt kullanımını da azaltılarak ham maddesi ağaç olan gereksiz kullanımında önüne geçilecektir.

    ——————–

    Proje 7: Mobil Gençlik Merkezi
    Kategorisi: Sosyal Hizmetler
    Proje Sahibi: Muhammed Taha YAZILI
    Proje Özeti: Toplumda herkes aynı imkanlara sahip olamamaktadır. Özellikle kırsal kesimlerdeki öğrenci ve gençler maddi ve manevi imkansızlıklardan dolayı çeşitli faaliyetlere katılım sağlayamamaktadırlar. Mobil Gençlik Merkezi projesinin amacı gençlik faaliyetlerine ulaşamayan kırsaldaki gençleri ve öğrencileri bu faaliyetleri ulaştırmaktır. Bu proje kapsamında bir minibüs/otobüs mobil gençlik merkezi haline getirilip, gerçekleştirilecek etkinlik malzemeleriyle donatılacaktır.

    Bu araç, özellikle kırsal yerleşimlere gidecek; halat çekme, parkur, koca ayak, dart, ok, ebru sanatı, yüz boyama etkinlikleri, sokak oyunlarını oynatma, kitap okuma halkaları, akıl ve zeka oyunları, spor faaliyetleri gibi gençlere ve öğrencilere farklı etkinlikleri deneyimleyecekleri bir gün yaşatacaktır. Bu hizmetlerde aynı zamanda mobil araçlarda gönüllü eğiticilerinde katılımı sağlanacaktır.

    Bu şekilde kırsaldaki öğrenci ve gençlerin mobil araç vasıtasıyla sportif ve kültürel hizmetlere erişimi sağlanacaktır.

    ——————–

    Proje 8: Sakarya Okuyor
    Kategorisi: Ulaşım ve Kent İçi Hareketlilik – Gençlik, Spor ve Kültür
    Proje Sahibi: Merve YILDIRIM
    Proje Özeti: Şehirlerde artan yoğunluk nedeniyle trafikte geçirilen sürede artmaktadır. Bu sürenin bireylere fayda sağlayacak şekilde geçirilmesi önemli bir konudur. Sakarya Okuyor projesinin amacı şehir içi otobüs yolculuğu yapan vatandaşların zamanlarını kaliteli geçirmesini ve okuma bilincinin yayılmasını sağlamaktır. Belediyenin ulaşımda halkın kullandığı akıllı uygulamalar mevcuttur. Bu uygulamalardan biri olan Sakarya Akıllı Ulaşım Sistemi (SAKUS) uygulamasına eklenecek bir modül ile mini hikayeler, okumalar sekmesi uygulamaya dahil edilmiş olacaktır.

    Her bir hikayenin yaklaşık okuma süresi belirtilecektir. Yolcu, yolculuk süresine göre bir hikaye seçecek ve hikaye sonundaki mini sınav sorularının hepsini bilirse KART54 bakiyesine belli miktarda para yüklenecektir. Bu kazanacağı bonuslarla belediyenin bazı hizmetlerinde ücretsiz yararlanarak şehir içi seyahatte kitap okumaya teşvik edilecektir.

    ——————–

    Proje 9: Sakarya Yaşlı ve Engelli Yardımlaşma (SAYE)
    Kategorisi: Ulaşım ve Kent İçi Hareketlilik – Sosyal Hizmetler
    Proje Sahibi: Yağız GÜNGÖR
    Proje Özeti: Yaşlı ve engelli bireyler günlük ihtiyaçlarını giderirken başka bir kişiye ihtiyaç duyabilmektedirler. Bu yardımları devlet kurumları veya bu amaçla kurulmuş kurum ve kuruluşlar tarafından yapılabilmektedir. Bununla birlikte gönüllü olarak yaşlı ve engellilerin günlük bir takım ihtiyaçlarında destek olmak isteyen kişilerinde varlığı bilinmektedir. Ancak güvenli bir organizasyona ihtiyaç olmaktadır. Bu organizasyonu belediye eli ile yapılması halinde gönüllülerde bu destek sürecine katılmak istemektedirler.

    SAYE projesinin amacı yaşlı ve engelli kişilere, belediye tarafından yapılacak bir uygulama vasıtasıyla gönüllülerinde destek olmasını sağlamaktadır.  Sakarya içerisinde bir yerden bir yere ulaşım ihtiyacı olduğunda veya alışveriş gibi günlük ihtiyaçları gönüllüler vasıtasıyla hızlı ve ücretsiz yardım sağlamaktır. Bununda yaşlı ve engelli kişilere yönelik bir mobil uygulama geliştirilerek yapılması planlanmaktadır.

    Bu uygulama ile yaşlı ve engelli insanların yardım talebi sistem üzerinden gönüllü kişilere iletilecektir. Gönüllü kişiler yardım talebini yerine getirdiğinde sistem üzerinden puanlanacak, belli bir puana ulaşınca gönüllü kişiye de belediye hizmetlerinden ücretsiz yararlanma veya manevi bir takım ödüllendirme yapılacaktır. Bunun sonucunda gönüllü bir insani ağ oluşturulmuş olacaktır.

    ——————–

    Proje 10: “Hareket Enerjisini Elektrik Enerjisine Dönüştürerek Yenilenebilir Enerji Farkındalık Projesi
    Kategorisi: Ulaşım ve Kent İçi Hareketlilik – Dijitalleşme
    Proje Sahibi: Osman PURÇAK, Elanur ALTINTOP, Gamze ÇELİK
    Proje Özeti: Yaya trafiğinin yoğun olduğu alanlar ile park ve bahçelerde çocuk oyun gruplarında yoğun bir hareketlilik olmaktadır. Enerjinin önemli olduğu dünyamızda her alanda yenilenebilir enerjiye ve bunun farkındalığına ihtiyaç bulunmaktadır. Yenilenebilir ve alternatif enerji kaynaklarının birçoğu hareket enerjisinin elektrik enerjisine dönüşümü prensibi ile oluşturulmaktadır.

    Bu projenin amacı doğal elektrik üretimi kapsamında şehirde hareketliliğin yoğunluğun fazla olduğu bir sokağa ve yaya yoğunluğu ile çocuk oyun parklarında uygun olan bir zemine ilgili malzeme döşenerek burada atılan adımlarla elektrik enerjisini üretmektir. Kullanılacak ilgili malzeme (piezoelektrik malzeme) sayesinde özellikle gençler ve çocuklar attıkları adımların elektrik enerjisine dönüşmesini gözlemleme şansı yakalayacaktır. Burada hem eğitim amaçlı hareketten temiz enerji üretimini görme şansları olacaktır. Aynı zamanda bu proje ile insanlar sağlıklarına faydalı olan yürümeye teşvik edilmiş olunacaktır.

    Bu proje sayesinde yenilenebilir enerji farkındalığı oluşturulacaktır.

     

    Oy kullanmak için tıklayınız

    Sorular ve Cevaplar

    Soru 1: Birden fazla kategori için proje üretip başvuru yapma şansı var mıdır?
    Cevap 1: Evet. Birden fazla kategoride, birden fazla proje ile başvuru yapabilirsiniz.
    Soru 2: Genç Katılımlı Proje Atölyesi Proje Fikir Yarışması’nda yaş ve meslek sınırı var mıdır?
    Cevap2: Yarışma başvuru koşullarında herhangi bir meslek kısıtlaması bulunmamakla birlikte başvuru
    sahibinin 15 – 30 yaş arasında olma şartı bulunmaktadır.
    Soru 3: Genç Katılımlı Proje Atölyesi başvuru formunda yarışmaya katılacak kişilerin bilgisi hangi kısımda
    paylaşılacaktır? Hangi kategoride yarışmaya başvurulacağı nerede belirtilecektir?
    Cevap 3:
    Yarışmaya katılacak kişi/kişilerin isimleri ve yarışma kategorileri hem detaylı başvuru formunda
    hem de online başvuru formunda yazılacaktır. Eğer bir ekip olarak başvuru gerçekleştiriyorsanız
    isimleri araya virgül koyarak belirtebilirsiniz.
    Soru 4: Tarımla ilgili proje hangi kategoriye girmektedir?
    Cevap 4: Tarım ile ilgili projeler, “ Çevre ve Su Yönetimi” kategorisi altında değerlendirilecektir.
    Soru 5: Her konuya ayrı ayrı mı birer proje seçilecek yoksa tüm konular için bir proje mi seçilecektir?
    Cevap 5: Tüm konular için tek bir proje “Sakarya Şehircilik Ödülü” almaya hak kazanacaktır.
    Soru 6: Genç Katılımlı Proje Atölyesi Proje Fikir Yarışması’nın ödülü nedir?
    Cevap 6:
    Birinci olan projeye Sakarya Şehircilik Ödülü ile birlikte 15 bin TL para ödülü, hemşehri
    oylamasına katılan her bir projeye ise katılım teşvik ödülü olarak 3 bin TL verilecektir.

  • Büyükşehir’den Muharrem ayına özel aşure ikramı

    Büyükşehir Belediyesi Muharrem ayı dolayısıyla Çarşamba günü öğle namazı sonrası Orhan Cami önü ve Demokrasi Meydanı’nda Aşure ikramında bulunacak.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Muharrem ayı münasebetiyle Aşure ikramı yapılacak. Çarşamba günü öğle namazı sonrası gerçekleştirilecek aşure ikramı, Orhan Cami ve Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

    Tüm vatandaşlarımız davetlidir

    Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan duyuruda tüm vatandaşlar davet edilerek, “Barışın ve kardeşliğin mihenk taşlarından birisi olan ve aramızdaki bağı güçlendiren Aşure Ayı’nda, tüm vatandaşlarımızı aşure ikramımıza bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

  • Arifiye Belediyesi Toplu Sünnet Organizasyonu gerçekleşti.

    Arifiye’de 170 Çocuk Erkekliğe İlk Adımını Attı.

    Arifiye Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen toplu sünnet organizasyonu gerçekleşti.

    Arifiye Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından geleneksel olarak düzenlenen toplu sünnet organizasyonu bu yıl 170 çocuğun sünnet edilmesiyle gerçekleşti.

    ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZ

    Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu yaptığı açıklamada; “Bu gün burada bir anne, bir baba için en anlamlı günlerden birini yaşıyorlar. Çocuklar bizim geleceğimiz, canlarımız, yarınlarımız. Biz, onların geleceği için varız. Onların geleceğini en iyi şekilde hazırlamak için varız. Değerli anneler; özellikle çocukları yetiştirecek olan, yönlendirecek olan sizlersiniz. Sizlere Allah’ın emaneti olan çocuklar bizlere emanettir. Dolayısıyla, onların vatan, millet sevgisiyle en iyi şekilde yetişmesi ve gelişmesi için birlikte çaba göstereceğiz.

    ŞÖLEN İPTAL EDİLDİ.

    Bu yıl sekizincisini düzenlemiş olduğumuz toplu sünnet organizasyonumuzu gerçekleştirdik.  Ülkemizdeki Covid-19 pandemisi nedeniyle,  iki yıldan bu yana askıya almış olduğumuz etkinliğimizi bu sene yeniden gerçekleştirdik. Fakat etkinliğimizde bu sene bir değişikliğe giderek, artan Covid-19 vakaları sebebiyle şölenimizi iptal ettik.  Bunun yerine çocuklarımızın sünnetlerinden sonra onları motive etmek amacıyla sünnet kıyafeti ve kol saati, ev ziyaretlerinde kullanılmak üzere de bir takım hediyelerimiz oldu.  Erkekliğe ilk adımını atan 170 çocuğumuzu tebrik ediyor, ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” Dedi.

  • Başkan Yüce “UTÇEM’le geleneksel tarımın merkezi Sakarya olacak”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, belediye desteğiyle açılan Sakarya Ticaret Borsası2nın(STB) Lisanslı Depolama Tesisi projesinin açılışına katıldı. Aynı noktada yürüttükleri UTÇEM projesiyle geleneksel ve modern tarımın merkezinin Sakarya olacağını belirten Yüce, “UTÇEM ile yeni üretim teknikleri ortaya koyup, geleneksel ve yöresel üretimde merkez olacağız. Toprak ile iklime uygun, katma değerli ürünler burada üretilecek” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, tarımda vizyon projelerle Sakarya’nın ülkede parlayan yıldız olması için yoğun bir çaba harcıyor. Başkan Yüce’nin talimatıyla şehrin dört bir yanında Sakarya Botanik Vadisi, Yanık Fidan Teşhir Merkezi, Seracılık Mükemmeliyet Merkezi, BAHÇEM gibi projelerle tarımda markalaşan Büyükşehir, yeni projeleri de bir bir hayata geçirmeye devam ediyor. Alancuma’da başlatılan Uygulamalı Çiftçi Eğitim Merkezi (UTÇEM) projesinin yanında Büyükşehir’in tesis ettiği alanda Sakarya Ticaret Borsası (STB) tarafından inşa edilen, altyapı ve üstyapının tamamen belediye tarafından yapıldığı Lisanslı Depolama Tesisi bugün açıldı.

    Naturel ve kaliteli ürün temini
    Açılışa Başkan Ekrem Yüce’nin yanı sıra TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Milletvekili Çiğdem Çiğdem Erdoğan Atabek, Tarım Mahsulleri Ofisi(TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal,  Vali Çetin Oktay Kaldırım, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Adem Sarı ilçe belediye başkanları, TOBB temsilcileri, oda ve borsa temsilcileri katıldı. Açılışta konuşan Yüce, tarımda vizyon projelerin başında gelen dev proje UTÇEM için yapılan çalışmaları anlattı. Sakarya’da yürüttükleri tarımsal üretimde natürel ve kaliteli gıdayı ürünü, geleneksel tekniği modern teknolojiyle harmanlayarak ürettiklerini ve böylelikle kazanç ile kaliteyi artırdıklarını ifade etti.

    Modern teknolojiyle geleneksel üretim
    Alancuma’da başlatılan içinde tıbbi, aromatik, meyve bahçeleri, 7 coğrafyadan köy evleri ve eğitim alanları bulunan UTÇEM projesinde ekim, dikim ve hasat sürecinin başladığını ve önümüzdeki yıl inşa sürecinin başlayacağını belirten Yüce, bu merkezde geleneksel, yöresel üretim tekniklerinin modern teknolojiyle harmanlanarak uygulanacağını, çiftçilerin ve tüm vatandaşların tarımsal anlamda eğitim alabileceğini söyledi. Başkan Yüce şehrin iklimine, toprak yapısına uygun ürünlerin üretim potansiyelini maksimuma çıkarmak ve Sakarya’yı tarımsal üretimde parmakla gösterilen, örnek bir şehir hali ne getirmek istediklerini vurguladı.

    Sağlıklı, güvenilir ve genetiğiyle oynanmamış ürün
    Genetiğiyle oynanmamış, sağlıklı gıdaların tüketimi noktasında önemli adımlar attıklarını kaydeden Başkan Yüce, “Malumunuz Sakarya’mız doğası, kültürü, sanayisi ve tarım potansiyeli ile ülkemizin en yaşanabilir kentlerinden birisidir. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de bu potansiyeli arttıracak projeler üretmekten, destek olmaktan kaçınmıyoruz. Her birimiz ülke çapında gıda sektöründe gelinen noktanın farkındayız. Natürel ve kaliteli gıdaya, sertifikalı ürünlere olan talep arttı ve her geçen gün de bu ürünler daha geniş kitleler tarafından talep görmektedir. Bu durum da doğal ürünlere ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Sağlığımızı korumak ve evlatlarımızı güvenle yetiştirmek için zirai ilaç kalıntısı olmayan güvenilir ve sağlıklı gıdalar ile genetiğiyle oynanmamış ürünleri tüketmemiz gerekiyor. Hemşerilerimizin uygun fiyatla güvenilir sağlıklı gıdaya ulaşabilmeleri bizim için çok önemli. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak işte bu yüzden tarımsal projelerimize azami ölçüde önem gösteriyoruz. Bunu yaparken de geleneksel üretimi, bilgiyi, beceriyi modern teknolojiyle harmanlıyoruz. Böylece üretim sürecini hızlandırıyor, verimi ve kazancı artırıyoruz” dedi.

    Sakarya’nın tarım potansiyeli
    Yüce Sakarya’nın iklim ve hava koşulları ile toprak yapısının tarımsal üretim için ciddi potansiyel taşıdığını belirterek, “Şehrimiz; hava ve iklim koşulları açısından tarımsal üretim için uygun, tarımsal makine ve araçları kullanımının yoğun; tarla, bahçe bitkileri ve meyvecilik ürünleri açısından zengin ve çeşitlilik arz eden bir bölgedir. Şehir ekonomisinde tarım sektörü önemli bir paya sahiptir. Bu nedenle şehrimizdeki tarım potansiyelini en iyi şekilde kullanmak için pek çok proje hayata geçirdik. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımın sanayi ile entegrasyonuna dönük uygulamalara önem ve destek veriyoruz. Lisanlı Depoculuk alanının yanında AR-GE Uygulamalı Tarım ve Çiftçi Eğitim Merkezi (UTÇEM) bulunuyor. Meyve dikimlerimiz bu yıl tamamlanacak ve idari bina inşaatlarımıza başlayacağız. Merkezimizde yeni üretim tekniklerinin gösterildiği, deneme ve demonstrasyon alanlarının bulunduğu, geleneksel ve yöresel ürünlerin üretildiği, başta çiftçilerimiz olmak üzere herkese eğitim verileceği bir merkez olacak. Çiftçilerimiz, genç girişimcilerimiz; şehrimizin toprak ve iklimine uygun, katma değeri yüksek ürünler üretilmesi konusunda bilinçlenecek, üretimin geleneksel ve endüstriyel boyutlarını öğrenerek bilinçli üretimdeki yerlerini alacaklar. Lisanlı depoculuk alanın yanında İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile yaptığımız protokol neticesinde Tarım Meslek Lisesini açacağız. Böylece tarladan sofraya sağlıklı gıda zincirinin oluşmasında; bu işin eğitimini almış, bilinçli üreticilere sahip olacağız” ifadelerini kullandı.

    Lisanslı Depoculuk Tesisi ve sektöre desteği
    Açılan Lisanslı Depoculuk Tesisi’nin inşa sürecini anlatan ve sektöre katkısına atıtfa bulunan Başkan Yüce, “Sakarya Ticaret Borsası ile Aralık 2019 da imzaladığımız protokol neticesinde Erenler Alancuma’daki alanı Lisanslı depolama tesisi yapılabilmesi için Sakarya Ticaret Borsası’na devretmiştik. Akabinde Ticaret Borsası ile bir protokol daha imzaladık. Bu protokol ile de gerek Yol Bakım ve Asfalt Daire Başkanlığımız gerek SASKİ marifeti ile bu alanda altyapı ve üstyapı düzenleme çalışmalarını gerçekleştirdik. Böylece şehrimize Lisanslı Depolama Tesisimizi kazandırmış olduk. Lisanslı depoculuk, tarıma ilgi duyan, hayatlarını bu alanlarda idame ettiren hemşerilerimiz için çok önemli bir yere sahiptir. Sanayi şehri olduğumuzdan dolayı nüfusun artması kaçınılmazdır. Bu sebeple şehrimizin gerek tahılda gerek fındıkta çiftçimizin mağdur olmaması adına Lisanslı Depoculuk Tesisleri büyük önem arz etmektedir. Çiftçilerimiz, üretimini gerçekleştirdikleri hububatları depolama alanında gerek hava şartlarından gerek böceklenmeden kaynaklı stok sıkıntısı çekmektedir” şeklinde konuştu.

    “Ticaret borsalarımız elini taşın altına koyuyor”
    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu açılışta yaptığı konuşmada, “Lisanslı depolar kamu ve özel depolar sektörün ortak bir amaçla bir araya geldiği, aynı vizyonu paylaştığı böylece ülkemize somut bir eser ortaya çıkardığı önemli bir örnektir. Tarım piyasalarını modernize etmek üzere TOBB aldığı insiyatifle öncülük ettiği devrimsel nitelikte bir adımdır. Lisanslı depoculuk kanununu 2005’te yürürlüğe soktuk. Özel sektörün lisanslı depoculuğa geçiş yapması için 2010 yılında birlikte hayata geçirdik. Lisanslı depoculuğu geliştiren bu adım sayesinde özel sektörümüzde bu alana yönelmiştir. Böylece bugün ülkemizde faaliyette olan lisanslı depo kapasitemiz 8 milyon 500 ton seviyesine ulaşmıştır. Ticaret borsalarımızda elini taşın altına koyuyorlar. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Vali Çetin Oktay Kaldırım ise, “Tarım sadece kendi başına olmuyor, aynı zamanda iyi bir şekilde işlenmesi de gerekiyor. Ben şehrimizin tarım bakışını çok doğru buluyorum. Üretilen ürünlerin daha katmanlı hale getirilmesi, topraktan alınacak verimin artırılması, gelirlerin artırılması, farklı ürünlerin denenmesi çok önemli Yeni projelerle bu sektörün akıllandırılması gerçekten mühim” dedi.

  • Gözde ‘Solar Retinopati’ dikkat edilmezse görme kaybına sebep olabiliyor

    Gözde ‘Solar Retinopati’ dikkat edilmezse görme kaybına sebep olabiliyor

    Yazın çocuklarda gözde güneş yanığı riskine dikkat  

    Türk Oftalmoloji Derneği, yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği saatler başta olmak üzere gözlerin güneş ışığına uzun süre maruz kalması ya da direkt olarak güneşe bakılması sebebiyle ‘Solar Retinopati’ adı verilen gözde güneş yanıklarının gençler ve çocuklarda görülebileceği konusunda uyarılarda bulundu. 

    Türk Oftalmoloji Derneği Tıbbi Retina Birimi Sekreteri Prof. Dr. Nurten Ünlü, “Güneş ışınları vücudumuz için eşsiz bir vitamin kaynağı olması sebebiyle hayatımızda oldukça önemli bir yeri var ancak yüksek miktardaki güneş ışığına maruz kalmak hem cildimiz hem de gözlerimiz için kalıcı hasarlar doğurabilir. Özellikle çocuklar ve gençler yaz aylarına ev dışında, parklarda, deniz kenarlarında daha fazla vakit geçirdikleri için ‘Solar Retinopati’ dediğimiz gözün ağ tabakasında güneş yanığı görülebiliyor. Bu hastalık sebebiyle gözlerde katarakt oluşabiliyor ya da daha ileri safhada görme kaybı yaşanabiliyor. Görme kayıpları yaşamamak için bu konuda halkımızın bilinçlenmesi çok önemli.” dedi.

    Gözlerimizi güneşten koruyalım

    Prof. Dr. Nurten Ünlü, solar retinopatinin belirlenmiş bir tedavisi olmadığına ve gözlerimizi güneşten korumanın büyük önem taşıdığına değinerek, güneşe bakmanın tehlikesi konusunda yaygın şekilde halkta farkındalık yaratacak kampanyalar yapılması gerektiğini söyledi. Ünlü, “Güneşe ve diğer parlak ışık kaynaklarına bakmanın tehlikesi vurgulanmalıdır. En güvenli uyarı şekli, özelikle ilkokul çocuklarına güneşe hiçbir şekilde filtre vb. cihazlar olsa da bakmamak gerektiğinin öğretilmesidir. Güneş tutulmasını polarize gözlüklerle ya da röntgen filmi kullanarak izlemek de yanlış bir güvenlik duygusu uyandırarak bakma süresini uzatır ve retina hasarına yol açabilir.” diye konuştu.

    Gözde iyileşme 6 ay sonra başlar

    Güneş ışınlarının göze zarar vermesi halinde, gözde sulanma, yanma ve kapaklarda kısılma gibi bulgular görülebildiğini sözlerine ekleyen Nurten Ünlü, hasta şikayetlerinin genellikle güneşe maruz kaldıktan 1 ila 4 saat sonra geliştiğini, görme azalması, nesnelerin eğri algılanması, eşyaları olduğundan küçük görme, merkez ve merkezi görmenin çevresinde karanlık sahalar, cisimleri olduğundan farklı renklerde algılama, ışık hassasiyeti, baş veya göz ağrıları gibi şikayetlerin de olabileceğini belirtti.

    Nurten Ünlü ayrıca “Başlangıçta görmeler tam görme ile sadece karaltı seçmeye kadar değişebilse de ortalama görme oranları yüzde 30 ila yüzde 50 arasındadır. Görme keskinliğinde ve belirtilerde 6 ay zarfında iyileşme gözlenir ve görme yüzde 70 ile yüzde 100’e kadar düzelir. Görme düzelmesine rağmen cisimlerin şekillerini bozuk görme ve skotom olarak adlandırılan görme alanındaki karanlık sahalar kalıcı olabilir.” dedi.

    Güneş gözlüğü kullanın

    Nurten Ünlü şöyle devam etti: “Güneş ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanmak gereklidir. Güneş gözlükleri zararlı dalga boylarını kesen, engelleyen yapıya sahip olmalıdır. Özellikle güneşin gözümüze dik olarak geldiği saatlerde bu korunma daha da önemlidir. Yazın güneş ışınları, güneş daha yukarı konumda olduğu için başımızın üstüne doğru gelirken kısmen göz korunur, ancak yaz aylarında beyaz ve parlak yüzeylerden yansıyan güneş ışığı daha fazla olduğu için gözlerimizde hassasiyet ve kısılmaya neden olarak daha çok zarar vermektedir. UV koruması olmayan reçetesiz güneş gözlük kullanımda arkadaki göz bebekleri büyümüş olacağı için daha çok UV ışınının göze gireceği ve göze fayda yerine zarar vereceği unutulmamalıdır. Ayrıca çocuklar ve katarakt ameliyatı olmuş hastaların UV ışınlarından daha fazla etkilendikleri görülmektedir.”

    TOD Hakkında

    Türk Göz Hekimlerinin resmi ulusal mesleki derneği olan Türkiye Oftalmoloji Derneği (TOD), göz hastalıkları uzmanlarını ve bu konuda uzmanlık eğitimi almakta olan hekimleri bünyesinde barındırıyor. 5 bini aşkın üyesiyle ulusal göz sağlığına katkıda bulunmayı, üyelerinin mesleki ve bilimsel alanlar başta olmak üzere her alanda gelişmelerini sağlamayı, haklarını korumayı, halkın göz sağlığını ve mesleğin geleceğini tehdit eden etik ve bilim dışı uygulamalarla mücadele etmeyi amaçlıyor. 1928 yılında kurulan derneğin genel merkezi İstanbul’da bulunuyor.

     

    facebook.com/TurkOftalmolojiDernegi

    twitter.com/turkoftalmoloji

    instagram.com/turkoftalmolojidernegi