Kategori: Etkinlik

Sakarya Etkinlik

  • 4 Mart Dünya Obezite Günü…

    Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Fazla kiloluluk oranı hem erkeklerde hem de kadınlarda yüzde 40 dolaylarındadır. Bölgelere göre ayrıldığında obezite oranı yüzde 37,5 oranıyla Batı Karadeniz Bölgesi birinci sırada, yüzde 36,9 oranıyla Orta Anadolu Bölgesi ikinci sırada yer almaktadır.”…Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan obeziteden korunmanın yolunun sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini söyledi. 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunun Prof. Dr. M. Emel Alphan, vücut yağının artışı olarak tanımlanan obezitenin kalp-damar hastalıkları, diyabet, karaciğer yağlanması ve hipertansiyon başta olmak üzere pek çok hastalığın nedeni olduğunu ifade etti.

    Prof. Dr. Alphan, obezitenin temel sebeplerini açıklarken, “Vücuda besinlerle ihtiyaçtan fazla alınan enerji ile vücutta yağ miktarı artar. Fast-food tarzı besinler gibi enerji içeriği yüksek besinlerle sık beslenmek ve fiziksel aktivitenin azlığı obezitenin temel sebeplerindendir” dedi.

    EN OBEZ BATI KARADENİZ2010 yılında TURDEP-2 çalışmasına göre, Türkiye’de yüzde 35,9 olan obezite oranlarının 2019 TBSA çalışması sonuçlarına göre yüzde 31,5 oranına gerilediğini ifade eden Prof. Dr. Alphan,“Fazla kiloluluk oranı hem erkeklerde hem de kadınlarda yüzde 40 dolaylarındadır. Bölgelere göre, ayrıldığında obezite oranı yüzde 37,5 oranıyla Batı Karadeniz Bölgesi birinci sırada, yüzde 36,9 oranıyla Orta Anadolu Bölgesi ikinci sırada yer almaktadır. Bu veriler obezitenin artmaya devam ettiğini vurgularken, aslında önlenebilir bir hastalık olduğunu da hatırlatmak gerekir.Son 20 yıldır obezite çocuklarda da görülmekte olup obez çocukların yüzde 30’unun yetişkinlik döneminde de obez olacakları tahmin edilmektedir. Çocukluk çağındaki şişmanlığın çocuklarda tip2 diyabete (yetişkinlerde daha sık olan) neden olduğu da hatırlanırsa çocukluk çağından itibaren obeziteden korunmakla ve yetişkinlik döneminde obezitenin neden olduğu hastalıklardan korunmak mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Alphan, obeziteye dair açıklamalarına şu şekilde devam etti:OBEZİTE SEBEPLERİ NELERDİR?

    “Obezite, basit bir enerji dengesizliği sorunu olarak ya da genetik sorunu olarak görülmemelidir. Obeziyete neden olan faktörler incelendiğinde, beyinde açlık ve tokluk merkezlerini yöneten transmitterlerden bağırsaklardaki mikrobiyotayı oluşturan bakterilere kadar, kaliteli ve düzenli bir uykudan, obezojenik çevreye (fast-food tarzı beslenme, fiziksel olarak hareketsiz olma, hatalı beslenme alışkanlıkları ve pişirme yöntemleri) kadar, ayrıca beyinde bulunan iştahı kontrol eden endokanbinoid sistemden iklim değişikliğinin yol açtığı sera gazı salınımına kadar pek çok nedenin obezitenin oluşumunda etkili olduğu son zamanlarda yapılan çalışmalarda ortaya konmuştur.Farklı yaş gruplarında enerji gereksiniminin değişmesine karşın eski hatalı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi özellikle yaşın artmasıyla birlikte bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların nedeni olarak karşımıza çıkıyor.Fazla kilolu veya obez olup olunmadığının saptanmasında Beden Kütle İndeksi (BKİ) adı verilen bir hesaplama yöntemi kullanılır. BKİ, kişilerin kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanabilir. BKİ değeri 25 kg/m2’den yüksekse fazla kilolu, 30 kg/m2’den yüksek ise obez kabul edilir.Bel çevresinin kadınlarda 88 santimetre, erkeklerde 102 santimetrenin üzerinde olması metabolik hastalıklara yakalanma riskini arttıracaktır. Türkiye de erkek tipi şişmanlık olarak kabul edilen Abdominal obezitenin özellikle kadınlarda (yüzde 54) çok yüksek olduğunu da belirtmek gerekir.

    OBEZİTEDEN KORUNMA YOLLARI

    Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme obeziteden korur. Enerji ve besin öğesi ihtiyaçları her yaştaki insanda farklıdır. Obeziteden korunmak için her yaşa uygun miktarlarda olmak üzere sağlıklı yemek tabağı her öğünde oluşturulmalıdır.Aşağıdaki Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberinde gösterildiği gibi Sağlıklı Yemek Tabağı’nın yarıya yakını sebze ve meyvelerden (günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir), çeyreği tahıllardan (tam buğday ekmeği vb. posalı tahılar) ve kalanı da peynir, süt, yoğurt, az yağlı süt ve süt ürünleri ile yumurta, et balık, tavuk ve kurubaklagillerden oluşan bir beslenme tarzını sürekli uygulamak obeziteden koruyacaktır. Yağlar az miktarlarda yemeklere tat vermek için kullanılabilir.Tereyağı gibi doymuş yağlardan uzak durmak zeytinyağı ağırlıklı fakat az miktarda da diğer sıvı yağlarla yemekleri pişirmek gerekir. Şeker ve şekerli besinlerin kesinlikle tüketilmemesi gereklidir. Şekerli meyve suyu ve meşrubatların yerine su içilmelidir. Çünkü bu tür içecekler vücuttaki yağlanmayı arttıran yüksek fruktozlu mısır şurubu içerirler.Sağlık yemek tabağı için iki örnek: Köfte, bulgur pilavı, karışık salata ve ayran. Kuru fasulye, pilav, karışık salata, ayran ile sağlıklı yemek tabağını tamamlamak mümkün olacaktır.Bireysel olarak toplam yağ ve şekerlerden enerji alımını sınırlamak, meyve, sebze ve baklagil tüketimini arttırmak ve düzenli fiziksel aktivite yapmak obeziteden korunmada temel önerilerdir. Dünya Sağlık Örgütü; sağlıklı olabilmek için fiziksel aktiviteyi çocukların günde 60 dakika ve yetişkinlerin haftada 150 dakika yapmalarını önermiştir.Sosyal medya ve internet ortamındaki diyetler kişiye özel olmadıkları için uygulanmaları sağlıklı değildir hatta bu tür diyetlerle zayıflansa bile verildiğinden çok daha fazla kilo geri alınır. Obezlerin hekim, fizyoterapist ve diyetisyenlerle ve gerektiğinde psikolog ve aile desteğiyle sağlıklı, yeterli ve dengeli bir beslenme programı uygulamaları obezitenin tedavisinde başarıyı getirecektir.”

  • “Sakarya’da Sağlık Turizmi” konulu toplantı yapıldı

    “Sakarya’da Sağlık Turizmi” konulu toplantı yapıldı

    Sakarya Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı yetkililerinin de katılımıyla “Sağlık Turizmi” konulu toplantı gerçekleştirildi.

    Sakarya Sanat Galeri’sinde gerçekleştirilen toplantıya Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileri ile yıldızlı konaklama tesisleri ve sağlık yetki belgeli tesislerin (hastane, tıp merkezi, muayenehane vb.) temsilcileri katıldı.

    Sağlık turizmi konusunda sağlık turizmi paydaşları ile iş birliğini arttırmak, Sakarya’yı sağlık turizmi alanında uluslararası alanda tanıtmak ve yetkili sağlık tesisleri ile konaklama tesislerini bir araya getirmenin amaçlandığı söz konusu toplantıda Sağlık Turizmi konusunda yapılması gereken çalışmalar ve iş birliği konuları değerlendirildi.

    Sakarya’nın Sağlık Turizmi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğu, önceliğin ise uluslararası platformda sağlık turizmi alanında tanıtımın yapılması konusunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na (TGA) bir proje sunulması, Sakarya’da faaliyet gösteren seyahat acentalarının Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi almaları konusunda teşvik edilmesi toplantıda değerlendirilen konular arasındaydı.

    Ayrıca Sağlık Turizmi konusunda çalıştay düzenlenmesi fikri öne çıkarak öncesinde bir alt komisyon kurulup çalışmalara başlanması karara bağlandı.

    Değerlendirme ve istişarelerin ardından toplantı tamamlandı.

  • 35’inci Beijing Kitap Fuarı’nda 100 bin ziyaretçi rekoru kırıldı

    Beijing Kitap Fuarı’nın 35’incisi 24 – 26 Şubat tarihleri arasında gerçekleşti. Fuar düzenleyicileri, ziyaretçi sayısının bu yıl rekor bir düzeye ulaşarak 100 bin bandını aştığını açıkladı. Organizasyon sorumluları, sayıları 700’ü aşkın yayınevinin fuara katılarak geleneksel kültür ve çevrenin korunması gibi konularda yaklaşık 400 bin kitap sergilediklerini söyledi.

    Fuar çerçevesinde, yayıncılık endüstrisi zinciri merkezli olarak 300’den fazla kültürel etkinlik düzenlendi. Bunlardan birisi Çin’de yayıncılığın gelişmesine ilişkin bir seminer, bir diğeri de yayıncılıkta telif haklarının korunması odaklı bir forumdu. Fuar, Çin Yayıncılar Birliği ile Çin Kitap ve Süreli Yayın Dağıtımcıları Birliği tarafından ortak olarak düzenlendi.

  • İSİB, BIG 5 Saudi Yapı Fuarı’na Info Stand ile Katıldı

    İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB), 18-21 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ta yapılan BIG 5 Saudi Yapı Fuarı’na Info Stand ile katıldı.

    Suudi Arabistan’ın en büyük yapı fuarı olan BIG 5 Saudi’ye İSİB’i temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Poyraz iştirak etti.

    Suudi Arabistan’daki yapı endüstrisinin iklimlendirmeden sıhhi tesisata, taşıma sistemlerinden elektrik, peyzaj ve kaplama ürünlerine kadar tüm ürün gamında üretim yapan ülkelerin ilgi gösterdiği fuara üretim ve ihracat yapan ülkelerin pavilyonları damga vurdu. Türkiye haricinde İngiltere, Kuveyt, İtalya, Almanya ve Yunanistan geniş pavilyonlar ile fuara katıldı.

    BIG 5 Saudi Yapı Fuarı’nda İSİB standını Türkiye Cumhuriyeti Riyad Büyükelçisi Fatih Ulusoy ve Türkiye Cumhuriyeti Riyad Ticaret Müşavirleri Ramazan Ersoy ve Burak Balkanlıoğlu ziyaret ederek Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ticari ilişkiler hakkında İSİB Yönetimi ile bilgi alışverişinde bulundu.

     

    İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, Suudi Arabistan ile yaptığımız ticaret geçtiğimiz yıllarda istemediğimiz noktalara gittiğini ve artık normalleşme sürecine girdiklerini belirterek şunları ifade etti: “Suudi Arabistan 6 Milyar dolarlık sektör ithalatı yapan önemli bir pazar. Türk İklimlendirme Sektörü olarak ihracat stratejimiz doğrultusunda normalleşen ve gelişen bu pazarda aktif bir rol almak istiyoruz. BIG 5 Saudi Yapı Fuarı’nda yer almamız buna attığımız önemli bir adım. Suudi Arabistan’daki muhataplarımızla ikili görüşmelerimizi gerçekleştirirdik. İhracatçılarımızın bu coğrafyada ticaretlerini geliştirmeleri yönünde artık hiçbir engel bulunmuyor. Sektörümüzü oluşturan firmaların pazarlamadan satışa, uygulamadan iletişime tüm kanalları kullanarak ticaretlerini yukarılara çıkaracaklarından eminiz. Biz de İSİB olarak bu yolda kendilerinin en büyük destekçisiyiz.”

  • Hocalı Katliamı’nın 31. yılında Sakarya ‘da kurbanlar için anma programı düzenlendi

    Vatan ve Hürriyet Derneği Adına  Cengiz ARSLAN, “Türkiye, Dağlık Karabağ Savaşı öncesinde ve sırasında Azerbaycan’a manevi, siyasi ve diplomatik olarak destek verdi” dedi.

    Vatan ve Hürriyet Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar DURSUN ve  Yönetim Kurulu üyeleri , akademisyenler hazır  bulundular.

    Azerbaycan‘ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde 1992’de aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 613 kişinin katledilmesinin 31. yılı nedeniyle Sakarya Demokrasi Meydanında  Atatürk anıtı önünde anma programı düzenlendi.

      Vatan ve Hürriyet Derneği Adına  Cengiz ARSLAN  Anma programında bir konuşma   yaptı

    Cengiz ARSLAN “Ermeni askeri güçlerinin 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın 7 bin nüfuslu Hocalı kentinde “soykırım” yaptığını hatırlatarak “Bu felaket, sadece Azerbaycan halkına değil, tüm insanlığa yönelik en büyük suçlardan biridir. Azerbaycan 44 gün süren savaşın ardından muhteşem zafer kazandı, 30 yıl aradan sonra topraklarımız işgalden kurtuldu. Ermeni şovenistlerin vahşeti hafızamızdan asla silinmeyecektir. Hocalı’daki kurbanlarımızı her zaman anmaya devam edeceğiz.” dedi.

    Ermeni güçleri, 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece Hocalı kentinde yaşayan Azerbaycan asıllı vatandaşları katletmişti. Silahlı baskında, 106’sı kadın, 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetmiş, 1275 kişi rehin alınmıştı.​​​​​​​

    HOCALI ŞEHİTLERİ ANISINA

    Bugün acılı, kederli, yaslı günümüz. Bugün, zulme maruz kaldığımız günün 31’inci yılı. Hocalı’da ve diğer coğrafyalarda katliama uğrayan kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle ve saygıyla anıyorum. Bu vesileyle Hocalı’da ve dünyanın değişik coğrafyalarında hayatlarını kaybeden tüm soydaşlarımıza, kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Mazlum Türk topluluklarının selamete, refaha ulaşmasını temenni ediyorum.

    Hocalı Soykırımı, temelde I. Dünya Savaşı ile birlikte ortaya çıkan ‘Dağlık Karabağ Sorunu’ ve ‘Ermeni Meselesi’ne dayanır. Hocalı Soykırımı, Azerbaycan’ın 90’lı yıllarda bağımsızlık mücadelesine giriştiği yıllarda planlı ve programlı olarak Rusların  desteği ile Ermeniler tarafından yapılmış bir vahşettir. Ermenilerin “denizden denize planı”nın bir parçası olarak da okunabilen bu soykırım; daima hatırda tutulmalı, ders çıkarılacak boyutlarıyla yeniden ele alınmalıdır.

    İlginç olan şudur: Soykırım yapan Ermenilerin dünya kamuoyunda ‘soykırıma uğradık’ yalanıyla seslerinin daha çok çıkmasıdır.

    Stratejik Bölge: Hocalı

    Hocalı, Dağlık Karabağ Garçar, İlis ve Hocalı ırmaklarının kavşak noktasında stratejik önemi olan bir konumdadır.

    Tarih kaynaklarında Hocalı – Gedebey olarak anılan bu coğrafya, müdafaası kolay tepeler üzerine kurulmuş bir kasabadır.

    Hocalı, Dağlık Karabağ bölgesi için büyük stratejik öneme sahiptir. Bu şehir, Karabağ dağ silsilesinde; Ağdam, Şuşa, Eskeran, Hankendi yolları üzerinde yerleşmektedir. Hankendi’nden sadece 10 km uzaklıktadır. Dağlık Karabağ’daki tek havalimanın Hocalı’da bulunması ise bu şehre, ayrı bir stratejik önem katmaktadır. Ayrıca bölgenin demiryoları da buradan geçmektedir.

    Hocalı, aynı zamanda Azerbaycan, İran ve Ermenistan üçgeninde yer alan ve zengin yer altı kaynaklarına sahip bir bölgedir. Hocalı, Dağlık Karabağ’ın kalbi konumundadır. Bölge, jeostratejik bakımından Ermenilerin kolay kolay vazgeçebileceği bir yer değildir. Dolasıyla Ermeniler, bilinçli olarak bu coğrafyaya yönelmiş, emelleri doğrultusunda burayı ilhak etmiştir. Yaşanan facia, bu emel ve planın bir sonucu olarak karşımıza çıkmıştır.

    Ermenistan’dan göç etmeye zorlanan ve Azerbaycan’a sığınan Azerbaycan Türkleri ile Özbekistan’dan zorla çıkartılan Ahıska Türkleri’nin Hocalı kentine yerleşmeleri nüfusun hızla artmasına sebep olmuştur.

    1988 yılında kentte yaşayan 3.000 Azerbaycan Türkü nüfusu 1992 yılında 7.000 i geçmiştir.

    936 km2’lik  alan sahip bu şehirde şarap ve bira fabrikaları, inşaat müessessi, 100 yataklı hastahane, 28 sağlık memurluğu mıntıkası, sanatoryum istasyonu, 30 okul, 36 kütüphane, 13 kültür merkezi, 31 kulüp, 37 sinema, bir tohum  fabrikası ve daha pek çok kurum ve kuruluş bulunmaktaydı.

    1992 senesinin 25 Şubat’ını 26 Şubat’a bağlayan gecesi, ağır silahlarla donatılmış, Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi’nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366’ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı’ya saldırarak tarihin en vahşi katliamlarından birini yapmışlardır. Şehri savunan askerlerin kahramanca şehit olmasından sonra şehre giren Ermeni ve Rus askerleri, çocuk, yaşlı, kadın demeden soydaşımızı katletmişlerdir.

    Katliam gecesi takriben 7.000 kişi olan bu masum insanlar  yataklarındaydı. Gözlerini açtıklarında, ölüm kusan namlularla karşı karşıya kaldılar. Büyük bir kıyım yaşandı.Tam 613 kişi hunharca katledildi. Bunların 106’sı kadın ve 83’ü de çocuktu. Ermeniler, 487 Azerbaycan Türkünü ağır yaraladılar. 1.275 kişi rehin alındı. Üzerlerinde tıbbi deneyler yapıldı. Rehinelerin bir kısmı organ mafyasına satıldı. Genç kız ve kadınlar ise uluslararası kadın tacirlerine. 150’de kayıp vardı. Kentin sadece üçte biri Hocalı dışına kaçabildi. Şubat soğuğunda karlarla kaplı dağlara çıktılar. Dağ yollarından geçerek canlarını kurtarmaya çalıştılar. Donarak ölenler ve hastalıktan kırılanlar oldu. Yanı başımızda bir insanlık suçu gerçekleşti. Ermeniler, Hocalı’da Azerbaycan Türklerine karşı  kelimenin tam anlamı ile etnik temizlik yaptılar. Nefret ve kin kustular. Irkçı duygularla insanlık dışı işkenceler yaptılar. Ölülerin gözlerini çıkardılar, kafatası derilerini soydular, uzuvlarını kestiler. Kadın ve çocuk cesetlerinin üzerinde vahşi işlemler yaptılar. Kadınların göğüs uçlarından tesbih yaptılar……….Hür dünya, nedense yerinden bir türlü kıpırdamadı. Dünya kamuoyu olayı görmezlikten geldi. Eldeki kanıtlara itibar eden olmadı. Hocalı Katliamı’na ilişkin video kayıtları ve fotoğraflar yok sayıldı. Uluslar arası örgütler hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etti. Kimse katliamı parlamentolarına taşıyıp tartışmadı. Soykırım mağdurları insan sınıfına sokulmadı. Yok sayıldı.

    Ermeniler ‘ağır silahlarla’ donatılmış olarak ansızın girdiler Hocalı’ya! Önlerinde ‘tanklar’, ‘toplar’, omuzlarında ‘roket atarlar’, ‘makinalı tüfekler’ ellerinde ise ‘kalaşnikoflar’ vardı!

    Önce asırlara meydan okuyan kasabanın ‘bütün binalarını’ yakıp yıktılar!. Ardından harabe haline gelen binaların enkazları arasında ‘insan avına’ çıktılar. Neye uğradıklarını şaşırmış bir halde, can havli ile sağa sola koşuşturan masum insanları, ‘kadın, çocuk, genç, ihtiyar demeden’ birer birer kurşuna dizdiler!

    Azerbaycan Parlamentosu, 1994 yılında aldığı bir kararla Hocalı katliamını, ‘soykırım’ ilan etti!.

    Hocalı, Karabağ’daki şanlı direnişin en önemli kalelerinden biriydi!. Hocalı halkı, kendilerini defalarca “Karabağ’dan defolun” diye tehdit eden Ermenilerin bütün baskılarına rağmen, ata topraklarını terk etmemek için mücadele ediyordu. Ermeni, emperyalizmi almıştı yine arkasına. Azerbaycan Türkü ise yine yapayalnızdı.

    Takvim yaprakları, 27 Şubat’ı gösterdiğinde Hocalı yeryüzünden silinmişti.

    1992 yılında Hocalı’da ‘etnik katliam’ yapan Ermeniler, 1993 yılı içerisinde Karabağ’ın tamamını ele geçirdiler!.. Karabağ ile yetinmeyen Ermeniler, işgale devam ederek başta Laçin ve Şusa olmak üzere Azerbaycan’ın diğer toprakları üzerinde de yayılmayı sürdürdüler!..

    Azerbaycan topraklarınının neredeyse ‘yüzde 25’i’ Ermenilerin denetimine girdi!. Yaklaşık 6 yıl içerisinde ‘40 binden fazla’ Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti!. Zorunlu göçe tabi tutulan ‘bir milyondan fazla’ insan, kurulan derme çatma çadırlarda oldukça zor şartlar altında bir gün yeniden evlerine dönebilme umuduyla ‘kaçkın hayatı’ yaşıyor!.

                              Hocalı KatliamınaTepkiler.

    Hocalı’da yaşanan vahşet karşısında dünya toplumu hemen hemen hiçbir tepki vermedi. Hocalı katliamından iki gün sonra dünya basınından gazeteciler bölgeye gelip incelemelerde bulunmuştur. Yapılan soykırım o kadar vahşicedir ki normal şartlarda “suskun kalan dünya basını” bu vahşeti “Nazi” soykırımına benzetmiş, vicdani taraf az da olsa dile gelmiştir. Konu ile ilgili gazete, dergi ve televizyonlarda aşağıda birkaç örneğini verdiğimiz haberler yapılmıştır.

    İngiltere’de yayımlanan Sunday Times 1 Mart 1992 tarihli sayısında: “Ermeni askerleri, kaçan ailelerin yüzlercesini katletti” başlığıyla vahşeti haberleştirirken Fransa’da yayımlanan Le Monde “Hocalı’da öldürülmüş ve kafa derileri soyulmuş kadın ve çocuk cesetleri” haberiyle çıkmıştır.

    Moskova’da yayımlanan Time gazetesi “Hocalı şehrinde, görülmemiş dehşetli bir olay yaşandı. Ölenlerin sayısı belli değil…” haberiyle çıkar. Yine Londra merkezli Times gazetesi vahşetin boyutunu gözler önüne sererken “birçok insan çirkin hale getirilmiş, bazılarının sadece kafası kalmıştır” ifadeleriyle haber yapmıştır.

    Türkiye’de Milliyet gazetesi, “Katliamı Gördüm: Ermeniler kana doymuyor… Karınları deşilmiş bebekler, Süngülenmiş kadınlar… Gözleri oyulmuş, kulakları burunları kesilmiş erkekler … Cesetler … Cesetler…” haberi ile okurlarının karşısında çıkmıştır.

    Bütün bu vahşet ortadayken Ermenistan, Hocalı soykırımının sorumlusu askerlerini bugüne kadar yargılama yoluna gitmemiş, uluslararası hukuk normlarına göre haklarında işlem yapmamış, aksine vahşete komuta eden askerlerini kahraman ilan etmiştir.

    Şükürler olsun ki 2020 yılındaki 44 gün süren savaş sonunda Ermenistan tarafından işgal edilen Karabağ, Hankendi hariç geri alınarak şanlı bir zafer kazanılmıştır. Bu zafer, hepimizi mutlu etmiştir, gururlandırmıştır. Zira; her iki ülkenin üzüntüsü de mutluluğu da ortaktır. Tek millet iki devlet olan Türkiye ve Azerbaycan’ın her alanda olduğu gibi Karabağ’da da verdiği haklı mücadeledeki dayanışma, yardımlaşma ve işbirliğimiz takdire şayandır. Bilinmelidir ki; Türkiye ve Azerbaycan tarih boyunca, her zaman iki dost ve kardeş ülke olmuştur ve öyle de kalacaktır. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dostluğun, kardeşliğin ve her konudaki işbirliğinin  ilelebet süreceğini buradan sizlerin şahitliği ile dünyaya bir kere daha haykırıyorum. YAŞASIN TÜRKİYE-AZERBACAN KARDEŞLİĞİ. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.

  • BRANDINVEST Alışveriş Meraklılarını Muhteşem Bir Etkinlikle Ağırladı

    BRANDINVEST Alışveriş Meraklılarını Muhteşem Bir Etkinlikle Ağırladı

    BrandInvest’in kurucusu Naz Ersoy ve proje ortağı Dilan Çakan, gerçekleştirdikleri “CocktailandLoveShoppingEvent” ile bir ilke imza attı.

    Atiye Ankara’da ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik hem alışveriş hem kokteyl severleri bir araya getirdi.

    Katılımcılar, organizasyona özel kurulan stantlarda beğendikleri ürünleri yakından görerek satın alma imkanını da yakaladı.

    Ayrıca, etkinlik kapsamında Atiye Ankara tarafından hazırlanan kokteyller de kışın soğuğunda davetlilerin içini ısıttı.

    Ankara cemiyet hayatından çok sayıda seçkin davetlinin de ziyaret ettiği etkinlik, katılımcılara iki gün boyunca çok güzel deneyimler yaşattı.

    SIRADAKİ ETKİNLİK 17 ŞUBAT’TA

    BrandInvest’in kurucusu Naz Ersoy, yaptığı açıklamada, CocktailandLoveShoppingEvent’in cemiyet ve Ankara sosyal yaşantısını bir araya getirdiğini söyledi. Ersoy, etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden dolayı çok mutlu olduğunu dile getirerek, “Atiye firması ile iş birliği halinde olmak da bizi ayrıca memnun etti. Bir sonraki etkinliğimiz olan FairytaleWeddings 23’ü, 17-18-19 Şubat’ta Sheraton Ankara Hotel &Convention Center’da gerçekleştireceğiz. Burcu Esmersoy moderatörlüğünde gerçekleştirilecek olan bu etkinlik, 3 gün sürecek ve girişler ücretsiz olacak. Özellikle evlenmeyi planlayan çiftleri bu fuara mutlaka bekliyorum. Evlilik öncesi kendilerine gerekecek her şeyi burada bulabilecekler. Şimdiden keyifli bir organizasyon olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

    “BRANDINVEST’İN TÜM ORGANİZASYONLARINA SPONSOR OLACAĞIZ”

    Etkinliğe ev sahipliği yapan Ulaş Hindistan ise “Atiye”nin yanında “Marla”, “Ruddy”, “EndCocktail House” ve “Sess” olmak üzere toplam 5 mekanları olduğunu belirtti.

    Ankara gece hayatında restorancılıkta sağlam bir şekilde hizmet verdiklerinin altını çizen Hindistan, şunları kaydetti: “Burada yapılan iki günlük etkinlik, bizim için fazlasıyla güzeldi. Yeni insanları tanıma imkanı yakaladık. Atiye’nin hizmetini sunarak onlardan mutlu geri dönüşler almak bizim için çok önemliydi. Naz ve Dilan hanımlar bize güvendi. İlerde yeni bir iş birliği ve organizasyona daha birlikte imza atacağız. Yapılacak olan diğer organizasyonda da bu iş birliğimiz sürecek. Nisan ayında bir organizasyonum daha var ve biz BrandInvest’in tüm organizasyonlarına sponsor olacağımızın sözünü verdik. Bu iş birliğimizde köklü bir şekilde devam edecek”

    Didar Avcı

    Dilan Çakan

    Fatma Evren

    İrem Tuncer – Yasemin Aslankoç – Begüm Aslankoç – Pırıl Neziroğlu

    ırmak balcı

    Melda Yeter

    naz ersoy

    Ulaş Hindistan

  • Let’s Scale Up Hızlandırma Programı’nın üçüncü dönem başvuruları başladı

    Let’s Scale Up 2023 başlıyor!

    Let’s Scale Up Hızlandırma Programı’nın üçüncü dönem başvuruları başladı. Firmalarını büyütmek ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek isteyen girişimler www.letscaleup.org adresini ziyaret edebilirler. JCI Avrasya ve NETBAN tarafından hazırlanan Hızlandırma programının yeni dönemi 11 Mart 2023’de başlayacak. 

    Ulusal ve uluslararası alanda, büyümek isteyen tüm küçük ölçekli girişimler için  tasarlanan Let’s Scale Up Hızlandırma Programı, geleceğin unicornu olan girişimlere , networking, yatırım kanalları, mentörlük ve eğitimler sağlamaya devam ediyor. Bu süreç ile potansiyeli yüksek girişimleri değerlemeye hazırlayarak katma değer oluşturmayı amaçlıyor.

    2021 ve 2022’de gerçekleşen iki dönemi ile ekosisteme heyecan ve yenilik getiren, girişimci, yatırımcı ve ekosistem kurucularının arasında köprü olan Let’s Scale Up, üçüncü döneminde “Etki Yaratan Çözümler” (Impactful Solutions) için katılımcılarını ve yeni paydaşlarını bekliyor.  Başvuruları, 14 Şubat 2023 tarihine kadar açık olacak programdabaşvurular arasından seçilecek ticari olgunluğa erişmiş  10 girişime 10 hafta boyunca sektör, yatırım, büyüme ve yeni pazarlara açılma konularında destek verilecek. Hızlandırma programının 11 Mart 2023’te başlaması planlanıyor.

    Let’s Scale Up programına seçilen girişimler 10 hafta süresince eğitim, mentörlük ve grup çalışmalarıyla geçecek yoğun bir programa dahil olarak işlerini geliştirmeye odaklanacak. Hızlandırma programının kapanışında   girişimler, yatırımcılar ve ekosistem oyuncuları, etki yaratan çözümleri konuşmak üzere , 19-21 Mayıs 2023 tarihlerinde Bodrum Armonia Hotel’de gerçekleştirilecek Eurasia Startup Summit 2023 Girişimcilik Zirvesi’nde buluşacak.

    Geçtiğimiz iki dönemde Let’s Scale Up şemsiyesi altında toplamda 21 start-up büyüme yolunda destek aldı. Programın ikinci dönemi olan 2021 yılında yapılan zirvede, 10’u program katılımcısı olan 14 start-up yatırımcılara firma sunumlarını paylaştı. 15 ülkeden 120 katılımcıyla gerçekleşen zirve sonrası katılımcılardan gelen bazı yorumlar şu şekildeydi:

    “Let’s Scale Up girişimcilik ekosistemi içerisinde değerlendirebileceğim, katıldığım en etkin ve dinamik programlardan biri. Ekosistem içerisindeki oyuncuların, girişimci desteği veren dernek ve kurumların bu programı ve kapanış zirvesini örnek olarak almasını temenni ederim. Bu zirve Dünya’nın farklı bölgelerinde aynı temayla yapılmalı ve etkisi yayılmalıdır.”

    “Program ve zirve, kompakt yapısı ve etki odaklı yaklaşımı ile katılmaktan asla sıkılmayacağımız bir yapıya sahip. Her katıldığımız Let’s Scale Up etkinliğinde bir şekilde firmamıza faydalı olacak ilhamı buluyoruz. Buradaki bilgi paylaşımı ve network oluşturma fırsatları çok değerli.”

    Son döneminde Angel Affect CEO’su Gökhan Akar, Fongogo Yönetim kurulu üyesi Emine Çelebi, Tera Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Kaya, BVenture CEO’su Hamid Alibeiki, melek yatırımcı Kıvılcım Çaylı, Murat Onsekizoğlu, start-up destekleme platformu Komünite CEO’su Fatih Güner, yatırım stratejisti İlkay Demirdağ, Startup Mentörü Kevin Neary, ScaleUp Company Türkiye kurucusu Ned Pamuk, start-up mentörü ve eğitmeni Saleh Al Hanash, 2020 JCI Dünya Başkan Yardımcısı yazar ve  start-up mentörü Unotida Nyoni,  2015 JCI Dünya Başkanı İsmail Haznedar ve startup ekosisteminden birçok ismin katılımıyla gerçekleşen program, 2023 yılında da ekosistemin güçlü oyuncularını ağırlamaya hazırlanıyor.

    Teknolojiyi çözümlerinde kullanan ve etki yaratmayı hedefleyen tüm start-upları odağına alan ve program dili İngilizce olacak Let’s Scale Up 2023 başvuruları, 14 Şubat 2023 tarihine kadar devam edecek. Girişimlerini yeni pazarlara açmak, deneyimli mentörlerden destek almak, dünyanın çeşitli bölgelerinden yatırımcılarla bir araya gelmek isteyen ticari olgunluğa erişmiş tüm girişimciler www.letscaleup.org adresini ziyaret edebilirler.

    Let’s Scale Up Hakkında

    Let’s Scale Up programı, 2021 yılından beri 10 haftalık döngülerle, ticari olgunluğa erişmiş 10 girişime büyüme, yatırımcılara erişim ve yeni pazarlara açılma konusunda destek veren hızlandırma programıdır. Her sene düzenlenen programın kapanışında gerçekleşen Eurasia Start-Up Summit, katılımcıları ve ekosistemin önemli oyuncularını bir araya getirmesiyle, sektörün prestijli ve sürdürülebilir etkinliklerinden biri olmaya adaydır.

    NETBAN Hakkında

    NETBAN (New and Emerging Technologies Business and Networking), 2017 yılında kurulmuş, girişim ekosistemi içerisinde yenilikçi teknolojiler alanında faaliyet gösteren start-uplara networking, mentorluk ve yatırım fırsatları sunan;   yenilikçi teknolojiler alanında yatırım yapmak isteyen yatırım grupları, bireysel yatırımcılar ve melek yatırımcıları bir araya getirerek ekosistemi güçlendirmeyi hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir platformdur.

    JCI Avrasya Hakkında

    JCI Avrasya, 18-40 yaş arası üyelerden oluşan, kâr amacı gütmeyen global bir organizasyon olan Junior Chamber International’ın (JCI) dünya çapındaki yaklaşık 5000 şubesinden biridir. Liderlik becerilerinizi geliştirebileceğiniz, ilham verici ve etki yaratan çalışmalar yapabileceğiniz bir kurum olan JCI Avrasya 2023 yılında da, girişimcilik ekosisteminde değer yaratacak çalışmaları odağına almıştır.

  • Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Sakarya Şubesi Genel Kurulu Yapıldı

    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Sakarya Şubesi Genel Kurulu Yapıldı

    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği , merkezi İstanbul’da bulunan sivil toplum kuruluşu. Derneğin amacı “Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirmek, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak amacıyla, kazanılmış hakların korunup geliştirilmesi ilkesini gütmek” olarak belirlenmiştir.

    ÇYDD, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Kültür Bakanlığı gibi resmi devlet kurumlarıyla iş birliği içinde ve apolitik bir yapı içinde çalışır.

    ÇYDD’nin omurgası, gönüllülük temelinde çalışan profesyonel insanlar üzerine oturtulmuş olup gelir kaynağı toplanan bağışlardır. Derneğin 102 şubesi bulunmaktadır. 1999 depremi sonrası katkılarıyla dikkat çekmiş olan ÇYDD, kırsal kesimdeki eğitim projeleriyle eğitime büyük ve yararlı katkılarda bulunmuştur. Eğitimde fırsat eşitliği, kız çocuklarının okullaştırılması, kitap, araç-gereç desteği, okul öncesi eğitimi ve lise mezunu mesleksiz kızlara meslek edindirme, sonunda ekonomik özgürlüklerine kavuşması gibi projeler de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin ilgi alanı dahilindedir.

    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Sakarya Şubesi

    Asil üyeler

    Şefika Büyükakten, Hatice Taçyıldız,Mükerrem Yılmaz, Gülhan CEHİZ, Hülya YAŞAR, Atilla KUTLUATA, Hülya GÜLDAŞ

    Yönetim Kurulu Yedek üyeler

    Reyhan Doğan ,Senem Kaya ,Tülin Güngör, Mücadiye Aşçıoğlu, İnci Arslanlar , Sevil ŞEN, Nazmi Seviç

    Denetleme Kurulu Asil Üye

    Kenan Taçyıldız, Yalçın Yetiç, Hasan Kurtiç

    Yedek üye

    Nizamettin İlhan , Nihal OĞUL ,Engin  Karaahmetoğlu

    Onur Kurulu Asil

    Kemal   ÖRGE, Uğur ARUTAN, Gülen AKIN SERDAROĞLU

    yedek üye

    Celil Kutluata ,İnci Akkaya, Elmas Özer

    Genel Merkez delegeleri

    Asil

    Gülhan CEHİZ, Atilla KUTLUATA, Mükerrem Yılmaz, Hatice Taşyıldız

    Yedek

    Hülya Yaşar , Hülya Gültaş, Reyhan Doğan, Senem Kaya

  • ‘’TÜRKİYE NASIL DÜNYANIN ENERJİ ÜSSÜ OLACAK?’’ SORUSU MASAYA YATIRILACAK

    ’TÜRKİYE NASIL DÜNYANIN ENERJİ ÜSSÜ OLACAK?’’ SORUSU MASAYA YATIRILACAK

    Nişantaşı Üniversitesi ev sahipliğinde harici.com.tr’nin düzenleyeceği ‘’Geleceğin Enerji Merkezi Türkiye’’ panelinde Türkiye nasıl dünyanın enerji üssüne dönüşebilir sorusuna yanıt aranacak. BM Kalkınma Programı E. Program Direktörü Bartu Soral’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde, Avusturya Eski Dışişleri Bakanı Dr. Karin Kneisll, Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, Rusya – Türkiye İş Forumu Genel Sekreter 1. Yardımcısı Ramin Ramizovich Gasimov yer alacak.

    Rusya – Ukrayna savaşının yarattığı gerilim, enerjinin jeopolitik bir kart olarak aktif bir şekilde kullanılması, enerjide yeni arayışları beraberinde getirdi. Yeni tedarik kaynakları bulunması, alternatif güvenilir enerji koridorlarının oluşturulması yönündeki arayışlar hız kazandı.

    Rusya gibi konusunda uzmanlaşmış bir enerji gücünün Türkiye ve Avrupa ile ilişkileri elbette enerji piyasalarının geleceğini biçimlendirmesi bakımından son derece önemli.

    Türkiye, güneyde Arap ülkeleri, doğuda Orta Asya devletleri ve İran, kuzeyde Rusya ve Karadeniz ile Doğu Akdeniz’deki kaynaklar düşünüldüğünde adeta bir enerji denizinin ortasında yer alıyor. Bu durum, cevap bekleyen birçok soruyu da barındırıyor.

    TÜRKİYE İÇİN ENERJİDE MERKEZ OLMA ZAMANI GELDİ Mİ?

    ‘’Türkiye için coğrafi gücünü enerjide “hub” bir diğer değişle merkez olmak için kullanmanın zamanı geldi mi? Mevcut durum nedir? Türkiye enerjide merkez olmak için hangi adımları atmalı? Rusya ve Avrupa ile ilişkiler, savaşın gidişatı, Türkiye’nin enerjide merkez olma hedefini nasıl etkileyecek?’’ gibi sorular, Nişantaşı Üniversitesi ev sahipliğinde harici.com.tr’nin düzenleyeceği ‘’Geleceğin Enerji Merkezi Türkiye’’ başlıklı panelde masaya yatırılacak.

    AKADEMİSYENLER, İŞ İNSANLARI VE POLİTİKACILAR TARTIŞACAK

    BM Kalkınma Programı E. Program Direktörü Bartu Soral’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde, Avusturya Eski Dışişleri Bakanı Dr. Karin Kneisll (Ortadoğu uzmanı ve enerji analisti olan Kneissl, 2022 Mart ayına kadar Rus enerji şirketi Rosneft’in yönetiminde de yer almıştır.), Nişantaşı Üniversitesi Rektörü, Enerji Uzmanı Prof. Dr. Şenay YalçınRusya – Türkiye İş Forumu Genel Sekreter 1. Yardımcısı Rus siyasetçi Ramin Ramizovich Gasimov bu sorulara yanıt arayacak.

    Panel 8 Şubat Çarşamba günü saat 16.00- 18.00 arasında Nişantaşı Üniversitesi NeoTech Kampüs’te gerçekleşecek.

  • Hayati İnanç’la şiir ve sanatla dolu bir akşam

    Hayati İnanç’la şiir ve sanatla dolu bir akşam

    Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kültür sanat etkinliklerinin konuğu Şair ve Yazar Hayati İnanç oldu. Başkan Ekrem Yüce’nin bizzat karşıladığı ünlü yazar, sevenlerini şiirleri ve anlatımlarıyla mest etti. İnanç, “Bizim medeniyetimizde şiir ve edebiyat mefhumu, çok kadim bir yere sahiptir. Gençliğimizi de bu medeniyet ekseninde geliştirmek, en kıymetli mirastır” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Şubat ayı kültür sanat etkinlikleri, seçkin konu ve konuklarıyla sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Söyleşiden tiyatroya kadar birçok programı izleyiciyle buluşturan etkinliklerin konuğu bu kez Yazar ve Şair Hayati İnanç oldu.

    “Hayata Şiirden Bakmak” isimli konferans SAÜ Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ünlü yazar İnanç, salonu dolduran sevenleriyle selamlaştı, sohbet etti. Konferansta Türk Şiiri’nin ve edebiyatın tarihi, bugünü ve yarını hakkında önemli konuları ele alan İnanç, bu birikimin gelecek nesillere en doğru şekilde aktarılması gerektiğine vurgu yaptı.

    Katılımın oldukça yoğun olduğu programda, kendi hayat hikâyelerinden de kesitler sunan ünlü yazar, dinleyenlere unutulmaz bir şiir performansı sundu. Anlatımlarıyla katılımcıların beğenisini kazanan İnanç, kendisine yöneltilen soruları cevapladı.

    “Haklısın cevabı, sorunu çözer”

    Konuşmasında dinleyicilere tavsiyelerde de bulunan İnanç, “Sizlere hayatınızı kolaylaştıracak karşınızdakiyle ilişkilerinizi olumlu yönde etkileyecek bir tavsiye vermek istiyorum. Özellikle aile içerisinde ve yakın çevrenizle yaşadığınız sorunlarda, karşınızdakine olabildiği kadar ‘Haklısın’ cevabı vermeniz, birçok sorunu başlamadan çözecektir. Biliyorsunuz, bizler dinimizin de emrettiği üzere güzel ahlak ile emrolunduk. Bu güzel ahlakı sergilemenin en kolay ve güzel yolu da, muhatabımıza ‘Haklısın’ kelimesini kurabilmekten geçmektedir” diye konuştu.

    Başkan Ekrem Yüce de bizzat karşıladığı yazar ile bir araya gelerek hediye takdiminde bulundu. Yüce, Ormanpark’ta gerçekleşen buluşmada İnanç ile şiire ve sanata dair kısa bir sohbet yaptı. Sakarya’da sanata ve sanatçıya gösterdikleri değeri ve sunulan imkânları anlatan Yüce, sanatla gelişen, büyüyen bir şehir inşa etmek istediklerini söyledi.

    Şiir ve edebiyatın yeri

    Yüce, İnanç ile görüşmesinde şiirin ve edebiyatın önemine vurgu yaparak, “Her şeyden önce şunu net bir şekilde belirtmeliyim ki; bizler Büyükşehir Belediyesi olarak, genel geçer kabul görmüş belediyecilik anlayışının dışına çıkarak farklı alanlarda ve çok yönlü bir şekilde halkımıza hizmet etmenin derdini taşıyoruz. Bu konuda ortaya koyduğumuz hassasiyetlerden birisi de, şehrimizin kültür ve sanat alanındaki gelişimine sağlayacağımız katkıdır” dedi.

    Şiirin ve edebiyatın ülke tarihi için önemli bir yere sahip olduğunu belirten Yüce, “Hepinizin bildiği üzere, bizim medeniyetimizde şiir ve edebiyat mefhumu, çok kadim bir yere sahiptir. Gelecek nesillerimizi de bu medeniyet ekseninde geliştirmek, onlara bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır” ifadelerini kullandı.