Kategori: Etkinlik
Sakarya Etkinlik
-
Erdem Topuz mezarcı oyununa mezarlıkta mezarcılarla birlikte çalıştı…
Erdem Topuz mezarcı oyununa mezarlıkta mezarcılarla birlikte çalıştı…
Usta oyuncu Erdem Topuz başrolünde oynadığı ve yönettiği Dionysos tiyatro’nun tek perdelik muhteşem oyunu Mezarcı’ya İstanbul mezarlıklarında mezarcılarla birlikte çalıştı.
Erdem Topuz : oyunu ilk okuduğum an, ölüm ile yaşam arasında kurulan köprülerin çizgilerini hissettim. Bu kendi evrenim ile ben arasında gerilmiş bir ip gibi titreşen bir şeydi .
Mezarcı oyununu kendi duygu evrenime aktarmak için çok çalıştım. Mezarlıklara gittim. Elindeki oyun senaryosu ile birlikte günümün 7 – 8 saatini mezarlıklarda geçirdim. Oradaki dünyayı ve mezarcıları gözlemlemekti ilk amacım. Sonra onlarla uzun uzun sohbetler edip tüm zamanımı onlarla geçirdiğim bir duygu durumu oldu mezarcı.
Yaşamdan ölüme ve ölümden yaşama baktığım o yere ; yani mezarcının beni götürdüğü o evrene gitme şansım oldu bu mezarlık ziyaretleri. Bir kasabanın mezarlığının mezarcısının gözünden aynı zamanda ve aynı yerde ölüme ve yaşama bakmayı deneyimlediğim zamanlar bütünü oldu bu ziyaretler.
-
Büyükşehir çalışanlarına Afet Farkındalık Eğitimi
Büyükşehir çalışanlarına Afet Farkındalık Eğitimi
Büyükşehir Belediyesi tarafından kurum çalışanlarına yönelik afet bilinçlendirme eğitimleri devam ediyor. Deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı sunulan eğitimlerde, afet öncesi alınacak önlemler ve afet sırasında doğru davranış şekilleri konusunda bir dizi eğitim verildi.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl başlayan Afet Farkındalık Eğitimleri, tüm hızıyla devam ediyor. Belediye çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen eğitimler, uzman eğitmenler eşliğinde ayrıntılı bir şekilde gerçekleştirildi. Başta deprem olmak üzere tüm afetlere karşı verilen eğitimlerde, deprem ve afetler öncesi alınacak önlemlerin yanı sıra afet sırasında doğru davranış şekilleri hakkında bir dizi eğitim sunuldu. 6 Şubat’ta gerçekleşen ve asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremi de eğitmenler tarafından özel olarak ele alındı. Deprem eğitimlerinin yanı sıra, yangın, sel, heyelan, çığ ve orman yangınları gibi afetler de, eğitimlerin bir diğer konusu oldu.
Eğitimlerimizi hassas bir şekilde sürdüreceğiz
Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı, eğitimlerle ilgili yayınladığı açıklamada, “Büyükşehir Belediyesi olarak özellikle deprem başta olmak üzere olası tüm afetlere karşı bilinçlendirme eğitimlerimizi hassas bir şekilde sürdürmekteyiz. Kurum çalışanlarımıza yönelik gerçekleştirdiğimiz bu eğitimler, alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilmektedir. Şehrimizin bulunduğu konum itibariyle deprem riskiyle karşı karşıya olması, bizler için konunun ehemmiyetini artırmaktadır. Bu vesile ile geçtiğimiz yıldan itibaren bir yıl boyunca düzenlemiş olduğumuz Afet Farkındalık Eğitimleri bundan sonraki süreçte de genişletilerek devam edecektir” ifadeleri kullanıldı.
-
2023 Kadın-Erkek Eşitliği Proje Çağrısı
2023 Kadın-Erkek Eşitliği Proje Çağrısı
2023 Dünya Kadın Hakları Günü, Türkiye’de çok özel bir bağlamda baş gösteriyor. Ülke, 6 Şubat’ta benzeri görülmemiş büyüklükteki iki depremle sarsıldıktan sonra yasta. Fransa, ilk günden itibaren kurtarma ekiplerinin sevk edilmesi ve özellikle de Adıyaman Gölbaşı’na sahra hastanesinin konuşlandırılması yoluyla Türk halkının yanında yer almıştır.
Bu nedenle, Türkiye’deki Fransa Büyükelçiliği, STK’na yönelik geleneksel kadın-erkek eşitliği projeleri çağrısı vesilesiyle ve bir dayanışma göstergesi olarak, bu yıl doğrudan etkilenen kadınlara yardım etmeyi amaçlayan bir veya daha fazla proje seçecektir.
Feminist diplomasi çerçevesinde, Fransa, tüm dünyada kadınların özgürleşmelerini teşvik etmek için tamamen seferberdir. Nitekim ülkemiz, 2021’de, BM Kadın ve sivil toplumla ortaklaşa, Nesiller Boyu Eşitlik Forumunun Meksika’nın yanında eş başkanlığını yürütmüştür. Bu Forum, 40 milyar dolarlık yeni finansmanın kabul edilmesi ve Kadın-Erkek Eşitliği için Küresel Hızlandırma Planının başlatılması gibi somut taahhütlerle sonuçlandı.
Türkiye’de kadın-erkek eşitliğine desteğimiz, sivil toplum projelerine finansman sağlama, Ankara Fransız Kültür Merkezinde 8 Mart’ta Büyükelçi Hervé Magro tarafından depreme müdahalede yer alan kadınların katıldığı bir tartışma panelinin düzenlenmesi ve profesyonel alanda eşitliği desteklemek için AFD finansmanları şeklinde tezahür etmektedir.
Bu nedenle, yeni 2023 « kadın-erkek eşitliği » proje çağrısı için, Türkiye’deki Fransa Büyükelçiliği aşağıdaki alanlarda çalışan kuruluşlara desteğini yineliyor:
– cinsiyetçi ve cinsel şiddetle mücadele;
– ekonomik özerklik ve sosyal haklara ve eğitime evrensel erişim;
– bedensel bütünlüğün ve cinsel sağlık ve üreme sağlığı haklarının desteklenmesi;
– kadınların siyasi hayata liderlik etmesi ve katılımı;
– savunmasız toplulukların güçlendirilmesi (mülteci kadınlar, yoksulluk, engellilik).
Ancak, 6 Şubat depremleri karşısında Türk halkı ile dayanışma göstergesi olarak, bu yıl bir istisnai madde ekliyoruz: felaket bölgelerindeki kadınlara doğrudan yardım etmeyi amaçlayan bir veya daha fazla proje seçilecektir.
Seçilen tüm projeler, bu hususlarda kamuoyu farkındalığı ve bu meselelerin savunuculuğu hedeflenerek, sivil toplum kuruluşlarının teknik kapasitelerini güçlendirerek veya kadın-erkek eşitliği açısından stratejiler üzerinde çalışarak bu hedeflere ulaşmak için somut eylemler yürütecektir.
Sübvansiyonun toplam tutarı 36.000 €‘dur. En geç Haziran 2023 ortasında açıklanacak olan jüri kararına göre üç ila altı proje seçilecektir ve proje başına 12.000 €‘ya kadar sübvansiyon sağlanacaktır.Dosyanın son teslim tarihi: 15 Nisan 2023.
Başvuru için konu satırına EŞİTLİK_(STK adı) yazılı bir e-postayı siviltoplum@ifturquie.org adresine ileterek iletişime geçebilirsiniz, sorularınızı da aynı adrese yöneltebilirsiniz.
Proje önerisi için mevzuat ve doldurulacak form için : https://www.ifturquie.org/haber/2023-kadin-erkek- esitligi-icin-proje-cagrisi/ -
FIFA eSüper Lig, Süper Lig’de mücadele eden 17 takımın katılımıyla 15 Mart’ta başlayacak.
FIFA eSüper Lig 15 Mart’ta başlıyor!
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenecek olan FIFA eSüper Lig, Süper Lig’de mücadele eden 17 takımın katılımıyla 15 Mart’ta başlayacak.
Türkiye’deki milyonlarca oyunsever tarafından uzun süredir beklenen FIFA eSüper Lig, Kulüpler Birliği’nin katkıları ve Süper Lig’de mücadele eden 17 takımın katılımı ile 15 Mart’ta başlayacak. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenecek olan ligde, 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketinden etkilenen ve Süper Lig’den çekilmek zorunda kalan Atakaş Hatayspor ile Gaziantep FK yer almayacak.
Duyuru videosunu izlemek için tıklayın: https://www.youtube.
com/watch?v=UXnmtE0WUUc İki aşamada düzenlenecek olan eSüper Lig’in ilk aşaması çevrim içi olarak, 24 maç günü üzerinden, Süper Lig fikstürüne göre oynanacak. İlk 12’ye girme başarısını gösteren takımlar çevrim dışı olarak play-off’larda mücadele etme şansını yakalayacak.
Her takımın en az bir koç ve iki esporcu ile temsil edileceği eSüper Lig’de, ilk aşama (normal sezon) maçları 1 vs 1 ve 95 Gen modu üzerinden oynanacak.
Play-off müsabakaları itibariyle Ultimate Team modu üzerinden oynanacak ligde oyuncu yaş sınırı ise 16 olacak.
Türkiye’de ilk kez resmi olarak düzenlenecek olan eSüper Lig’in şampiyonu, Mayıs ayında oynanacak büyük finalle belli olacak ve şampiyon 200.000 TL’lik para ödülü kazanacak.
Dünyanın en popüler futbol oyunu olan, EA Sports tarafından geliştirilen ve yayınlanan FIFA serisinin son versiyonu FIFA 23 üzerinden oynanacak eSüper Lig, dünyadaki 20 resmi FIFA liginden biri olacak.
TFF’nin TFF Youtube ve TFF1923 Twitch kanallarından canlı olarak yayınlanacak maçlar sonucunda finalistler, FIFA Global Series’te Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanacak.
FIFA 23 Global Series Resmi Kuralları için:
https://www.ea.com/games/fifa/compete/fgs-23/about/official- rules -
Dr. Öğretim Üyeleri Akademik Genel Kurul Toplantısı
Dr. Öğretim Üyeleri Akademik Genel Kurul Toplantısı
Sakarya Üniversitesi 2022-2023 Eğitim-Öğretim Yılı Dr. Öğretim Üyeleri Akademik Toplantısı Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al başkanlığında düzenlenen Akademik Genel Kurul Toplantısı Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emrah Doğan, Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Prof. Dr. Özer Köseoğlu, Genel Sekreter Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Altınsoy ve akademik personellerin katılımı ile gerçekleştirildi.
Araştırma üniversitesi vizyonu
Sakarya Üniversitesi olarak temel hedeflerinin araştırma üniversitesi olduğunu ve bu hedefler doğrultusunda Araştırma Dekanlığı, Uluslararası Ofis gibi birimlerin kurulduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Hamza Al, “ Sakarya Üniversitesi olarak Araştırma Üniversitesi vizyonunu benimsedik ve bu doğrultuda birçok iyileştirmelerde bulunduk. Üniversite olarak, araştırma üniversiteleri kategorisinde ilk 20 ye girmek istiyoruz. Bu hedeflerimizin gerçekleşmesi doğrultusunda akademik kadro gibi konularda çok daha rahat adımlar atabileceğiz. Bu vizyonumuzun gerçekleşmesinde en büyük pay siz değerli hocalarımızın. Sizlerden daha da fazla gayret göstererek, proje ve yayın konusunda ağırlık vermenizi temenni ediyorum. Sakarya Üniversitesi çok büyük bir aile. Bu konudaki potansiyelin fazlası ile varolduğunu görebiliyorum” dedi.
Sakarya Üniversitesi sürdürülen eğitim-öğretim çalışmaları arasında öğrencileri iş dünyasına entegre etmeyi planladıklarını ifade eden Rektör Al, “Üniversite olarak kendini sürekli geliştiren öğrenciler yetiştirmeyi, yabancı dil konusunu standart hale getirmeyi hedefliyoruz. Öğrencilerimizin yetkinlikleri doğrultusunda diğer fakültelerden ders almasının önünü açıyoruz. Örnek olarak Uluslararası İlişkiler bölümündeki bir öğrenci, Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi’nden Yazılım konusunda ders alabilecek. Öğrencilerimizi bu konuda destekliyoruz” diye konuştu.
Akademisyenlerimizin yanındayız
Araştırma Üniversitesi Kriterleri konusu üzerine bir sunum yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Doğan, Araştırma Kapasitesi, Araştırma Kalitesi, Etkileşim ve İşbirliği konularına değindi. Proje sayılarını ve teşvikleri arttırmayı hedeflediklerini ve bu konuda pek çok imkan sağladıklarını belirten Prof. Dr. Doğan, Sakarya Üniversitesi olarak destek ve teşvik gibi konularda tüm akademisyenlerimizin yanındayız ifadelerini kullandı.
Dijital Dönüşüm ve Büyük Veri Ofisi
Sakarya Üniversitesi Eğitim-Öğretim 2023-2027 Stratejik Planı hakkında bir sunum yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Sakarya Üniversitesi’nin bilişim yönetimi, bilişim altyapısı konusunda çok güçlü bir üniversite olduğunu vurguladı. Bu konudaki çalışmaları daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Kocabıçak, “Eğitim-öğretim konularında daha da ileriye giderek üniversitemiz bünyesinde Dijital Dönüşüm ve Büyük Veri Ofisi kuruyoruz. Bu ofisin kurulması ile birlikte eğitim-öğretim konularında büyük kolaylık sağlayacağız” dedi.
Toplantı soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
-
HENDEK’TE 3. KADIN DAYANIŞMASI ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
HENDEK’TE 3. KADIN DAYANIŞMASI ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
Aile ekonomilerine katkı sağlamak isteyen Hendekli hanımlar Hendek Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen Muammer Sencer Caddesi (Belediye önü) Kadın Dayanışması etkinliğinde bir araya geldi. Stantları tek tek dolaşan Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu, “Emeklerine sevgilerini katarak çalışan ve üreten tüm kadınlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum” dedi.
BELEDİYE ÖNÜNDE
Aile ekonomilerine katkı sağlamak isteyen Hendekli ev hanımları, Melek Nişancı Huzurevi Kadın sakinleri ve Hendek Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumundaki kadınlar tarafından el emeği göz nuru ile ürettikleri el işi ürünler Hendek Belediyesi’nin destekleriyle Muammer Sencer Caddesi (Belediye önü) Kadın Dayanışması etkinliğinde satışa sunuldu. Alanı ziyaret edip stantları tek tek dolaşan Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu’na eşi Esra Babaoğlu, MHP Hendek KAÇEP Komisyon Başkanı Zübeyde Gürbüz ile Belediye Meclis Üyesi Nigar Görüm eşlik etti.
EL EMEĞİ GÖZ NURU ÜRÜNLER SATILDI
Muammer Sencer Caddesinde tezgah açan Melek Nişancı Huzurevi Kadın sakinleri ve Hendek Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumundaki kadınlar tarafından üretilen takı, el sanatları ürünleri, çantalar, giysiler ve çeşitli tekstil ürünlerinin yanı sıra Hendekli ev hanımları tarafından üretilen sabun, doğal kremler, doğal yumurta, ev yapımı tarhana, ekşi mayalı ekmek, reçel, zeytinyağı, pasta ve börek gibi sayısız ürünler gün boyu satışa sunuldu.

BAŞKAN BABAOĞLU: GELENEK DEVAM EDİYOR
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle geleneğin bu yılda devam ettiğini ifade eden Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu, ” El emeği göz nuru dökerek üreten, üreterek aile ekonomisine güç veren Hendekli kadınlar bu yılda çok güzel işlere imza atmaya devam ediyor. Kıymetli Eşim Esra Babaoğlu, MHP Hendek KAÇEP Komisyon Başkanı Zübeyde Gürbüz ve Belediye Meclis Üyemiz Nigar Görüm Hanımefendilerle birlikte Belediyemiz önünde bu yıl 3’ncüsü düzenlenen Kadın Dayanışması Etkinliğine katılarak bizlerde kadınlarımıza desteğimizi gösterdik. Etkinlikte alışveriş yaparak desteklerini esirgemeyen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Emeklerine sevgilerini katarak çalışan ve üreten tüm kadınlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Her yıl olduğu gibi bu yılda çok güzel bir etkinlik oldu” diye konuştu.
-
Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şubesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile bir basın açıklaması yaptı.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile basın açıklaması yapan TKB Sakarya Şubesi Başkan 2.’inci Başkanı Nurçin Süzen “Kadın olmaktan dolayı; yaşadıkları sıkıntılara, her türlü baskı ve şiddete karşı bir araya gelen, amaçlarına ulaşmak için çaba veren, çalışan, üreten kadınların sorunları ülke sorunlarından ayrı düşünülemez” dedi.
Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şubesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile bir basın açıklaması yaptı. Demokrasi Meydanında gerçekleştirilen basın açıklamasına; Zafer Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Uzman Dr. Cihan Kolip,Hak ve Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Eyüp GÜZEL, CHP Adapazarı İlçe Başkanı Ayşe Füsun Çetin, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi Aslıhan Ateş, Muharip Gaziler Derneği Sakarya Şubesi İkinci Başkanı Hüseyin Cantez, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Hatice Taçyıldız, Tüm Bisiklet Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Sakarya Staj Mağdurları Derneği Başkanı aynı zamanda da Sakarya Doğa Bisikletçiler Derneği Başkanı Şefik Akar ile TKB Sakarya Şubesi Yönetimi ve üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Biz siyasi bir örgüt değiliz
TKB Sakarya Şube Başkanı Tevhide Yağan basın açıklaması öncesi yaptığı konuşmasında; “Biz kadın örgütleri olarak o kadar çok azınlıkta kutladık ki 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü… Dünya Kadınlar Günü’nde Türkiye’deki bütün kadınlar, bütün kadın örgütlerinin etkinliklerine katılmak zorundalar. Bu görevi Cumhuriyetin tek haklısı, tek kazançlısı olarak kadınlar yerine getirmelidir. Ama ne yazık ki birkaç istisna dışında biz kadınlar hiçbir zaman haklarımızı nasıl aldık, nasıl kullanacağız; ne farkında olduk ne de yaptık.Sürekli eğitimden bahsediyoruz. Evet, eğitim de mutlaka olmak zorundadır ama bazı şeylerin de kadınların ruhunda olması gerekir. Biraz kendi kimliğini de araştırması lazım, ben öyle düşünüyorum.“AKP nerede, MHP nerede, İYİ Parti nerede? Hiçbir etkinliğimize siyasetçilerden katılım göremiyoruz. Biz siyasi bir örgüt değiliz ama siyasi partilerden destek göremiyoruz.” dedi.
Birlikte mücadele edelim
TKB Sakarya Şubesi 2.’inci Başkanı Nurçin Süzen, tarafından okunan basın açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi; “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, her türlü ayrımcılığın kaldırılması, kadın erkek eşitliği taleplerinin sağlanması, yaşamın her alanında kadın sorunlarına çözüm önerilerinin bir kez daha dile getirildiği gün olarak kabul edilmektedir. Birlikte düşünmek, birlikte üretmek, birlikte eşit ve insanca yaşama süreçlerinden koparan her türlü uygulama ve anlayışlara karşı, kendini insan olarak tanımlayan herkesin gelecek güzel günler için yan yana gelerek birlikte mücadele etmesi önemlidir. Kadın olmaktan dolayı; yaşadıkları sıkıntılara, her türlü baskı ve şiddete karşı bir araya gelen, amaçlarına ulaşmak için çaba veren, çalışan, üreten kadınların sorunları ülke sorunlarından ayrı düşünülemez.
Kimleri sorumlu tutacağız
Ülkesinde, her türlü hukuksuzluğa, ayrımcılığa, eşitsizliğe rağmen var olma mücadelesi veren kadınlar bizim kadınlarımız değil mi?Emeğinin karşılığını alamayan, açlık sınırında yaşamaya terk edilen, iş güvenliğinden uzak çalışma koşullarında emekleri sömürülen bizim kadınlarımız değil mi?Ayrımcı ve toplumsal cinsiyetçi bakış açısının hâkim olduğu düzende, devletten uygulamalar beklerken, sokak ortasında ‘’namus’’ diye öldürülen kadınlar, hala başlık parası adı altında satılan kız çocuklarının uğradığı tacizlerden kimi, kimleri sorumlu tutacağız?
Fırsat ve imkan eşitliği
İnsanlık için utanç vericidir bu konular, halledilinceye kadar 8 Mart en önemli gün olarak önemsenmeli ve öncelikli olmalıdır. Çünkü sürdürülebilir ve daha iyi bir gelecek ancak ve ancak herkes için her alanda, fırsat ve imkânların eşitliğini sağlamakla mümkün olabilir.Bizler, kadın direnişinin, kadın mücadelesinin onurlu günü olan 8 Mart’ı, erkeğin şiddetinin yok olduğu, ayrımcılığın son bulduğu ve hep birlikte güvenle yaşayacağımız yeni bir dünyanın mümkün olacağına inanıyoruz, birlikte güçlüyüz. Ülkemizde yaşanan, canımızı yakan büyük depremlerde evini, ailesini, sevdiklerini kaybeden vatandaşlarımıza başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sabırlar diliyorum” dedi.

Zafer Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Uzman Dr. Cihan Kolip “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile yönetilen bir devlette , kadınlarımıza verilen değerin yılda bir sefer sadece kelimelerde sınırlı kalmasını doğru bulmuyorum .Kadınlarımızı bilimle kültürle donatıp sosyal hayata katamazsak ,karanlığa gömülmemiz kaçınılmaz olacaktır .Bu anlamda yaptığınız haklı mücadele bizimde en önemli mücadelemiz olacak ve sizi asla yalnız bırakmayacağız .Hakkınızı asla ödeyemeyiz,8 mart dünya kadınlar gününüz kutlu olsun” .



-
Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneği başkanlığına Turan Yıldırım seçildi
Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneği başkanlığına Turan Yıldırım seçildi
Sakarya`da yaşayan Tokat`lıları bir araya getiren ve 5 bin üyesi ile 1999 yıldan bu yana faaliyet gösteren Sakarya`daki Tokatlıların en büyük STK`sı olan Sakarya Tokatlılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği`nin 10. Olağan Genel Kurulu, 04 Mart 2023 Pazar Günü Adapazarı Yeni Camii Özcan Pasajı`nda bulunan dernek lokalinde gerçekleştirildi, tek aday ve tek listenin yer aldığı kongrede dernek başkanlığına Turan Yıldırım seçildi.
10. Olağan Kongre`nin divan başkanlığını Yıldırım AKGÜL yaptı.
Sakarya`da yaşayan yaklaşık sekiz bin Tokatlının örgütlendiği Sakarya Tokatlılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 10. Olağan kongresinde Sakarya`da yaşayan Tokatlıların bir araya gelip hasret giderdi. Önemli mesajların verildiği kongre renkli görüntülere sahne oldu.
Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneğine seçilen yeni yönetim kurulu Turan Yıldırım , Kubilay Elhan, Yusuf Emre Ateş, Ömer Ateş, Metin Turunç, Muammer Güneri , Aziz Gülseven , Yasin Arslan, Bekir Yüzer , Harun Güney , Adem Ataseven , Nurettin Demir , Alim Çoban seçildiler
Denetleme Kurulu Asil üyeler Niyazi Özçelik, A. Celal Kara , Turan Karakaş , Denetleme Kurulu yedek üyeler Ahmet Bahçıvan ,Ahmet Akpınar , Ömer Güneri seçildiler
Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneğinde 3 dönem başkanlık Yapan Niksar’lı Şemsettin AYDIN, bu güne kadar yapılan çalışmalardan bahsederken, görevini, Turan Yıldırım’a gönül rahatlığı içerisinde devredeceğini söyledi.
Sakarya Tokatlılar Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği`nin 7. Olağan Genel Kurulunda başkanı Yıldırım AKGÜL “Yöre derneklerinin ise, günümüz itibariyle yaşamakta olduğumuz şehirlerde, memleketlerde, kendi doğup büyüdüğümüz, tozuyla toprağıyla harmanlandığımız kendi memleketlerimizin gelenek göreneklerini yaşatabilmek, yöremizin kültürünü yeni nesillere ve yaşadığımız memleketlerin halklarına anlatabilmek, öğretebilmek, hemşerilerimizin sıkıntılarını, acılarını, hüzünlerini, mutluluklarını paylaşarak kaynaşabilmek adına çok önemsiyorum.Bu derneklerin yaşaması için gönüllü olarak desteğimizi esirgemeyelim”dedi
Kongre sonrası göreve seçilen yeni başkan Turan Yıldırım ise, böylesine önemli ve sorumluluk gerektiren bu görevin, hemşerileri tarafından kendisine tevdi edilmiş olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Turan Yıldırım konuşmasında, “Ben STKların, demokrasilerin olmazsa olmazları olduğuna inanan birisiyim. STKlar kendi özünde, tüzüğüne, varoluş kuruluş amacına hizmet etmelerinin yanı sıra kurum kuruluşlar üzerinde de bir denetleme görevi olduğuna inanıyorum. Yöre derneklerinin ise, günümüz itibariyle yaşamakta olduğumuz şehirlerde, memleketlerde, kendi doğup büyüdüğümüz, tozuyla toprağıyla harmanlandığımız kendi memleketlerimizin gelenek göreneklerini yaşatabilmek, yöremizin kültürünü yeni nesillere ve yaşadığımız memleketlerin halklarına anlatabilmek, öğretebilmek, hemşerilerimizin sıkıntılarını, acılarını, hüzünlerini, mutluluklarını paylaşarak kaynaşabilmek adına çok önemsiyorum. Bununla birlikte, daha huzurlu şehirlerde, köylerde ve daha huzurlu bir ülkede yaşayabilmek adına üzerimize düşen denetleme, eleştirme, öneriler sunma, gerek siyaset, gerek kamu kurumları alanında yapılan güzel çalışmaları desteklemek, yanlışlara karşı bir duruş sergilemek adına çok önemli bir görevimiz olduğuna inanıyorum. Bu anlamda yorucu, külfetli ve çok önemli bir görevi üstlenmiş bulunuyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun.“
Bülbül ne ötersin virandır bağın
Yıkılsın şehrin de çöl kalsın bağın
Tükendi fitilim kalmadı yağım
Yar senin derdine ben yana yanaKurulu yayidim bende açıldım
Dolu badeyidim de indim eksildim
Ekmekden aşdan da sudan kesildim
Yar senin derdine ben yana yanaDeryadan bölünmüş sellere döndüm
Vakitsiz açılan da güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Yar senin derdine ben yana yana

Karanfilin Filfili
Nerden Aldın Bu Dili
Bu Dil Buranın Değil
İstanbul’un BülbülüHaydi De Yavrum Şimd’olmaz
Şirin Dillerin Durmaz
Şirin Dillerin Dursa
Saran Kolların DurmazKaranfili Budarlar
Işkın Vermesin Diye
Beni Köyden Kovarlar
Güzel Sevmesin DiyeHaydi De Yavrum Şimd’olmaz
Şirin Dillerin Durmaz
Şirin Dillerin Dursa
Saran Kolların DurmazKaranfilsin Tarçınsın
Niye Böyle Hırçınsın
Ne Büyüksün Ne Küçük
Tamam Benim HarcımsınHaydi De Yavrum Şimd’olmaz
Şirin Dillerin Durmaz
Şirin Dillerin Dursa
Saran Kolların DurmazKalenin bedenleri -yar yar yar yandım
Çevirin gidenleri -şinanay yavrum şinanay nay
İpek bürüm bürünmüş -yar yar yar yandım
Niksarın fidanları -şinanay yavrum şinanay nayHoppa şina şinanay şinanay nay
Şinanay yavrum şinanay nayKaleden iniyorum / Çağırsan geliyorum
Aşkından kibrit oldum / Üflesen sönüyorum(Kaleden iniyorum / El etsen geliyorum
Aşkından ateş oldum / Üflesen yanıyorum)Entarisi aktandır / Ne gelirse haktandır
Benzimin sarılığı / Yare ağlamaktandırAlacada çorap öremedim de
Ayağımada geymedim
Çok güzeller sevdim amma
Kıymet gibi de görmedim
Ela gözlerini sevdiğim dilber
Sen benim derdimden deva bilmezsin
Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın
Yürekte yaramı sarabilmezsinSana derim sana ey kalbi hayın
Kimseler çekmesin feleğin yayın
Yıktın harap ettin gönlüm sarayın
Alıp bir taşını koyabilmezsinEmrah der ki yalan oldu sözlerim
Muhabbetin can evimde gizlerim
Ne durursun ağlasana gözlerim
Gitti kaşı kara görebilmezsinTOKAT KÜLTÜRÜ
6000 yıllık tarihi boyunca üzerinde barındırdığı medeniyetlerin izlerini taşıyan Tokat; çok çeşitli ve zengin bir kültürel yapı ile yoğrulmuştur. Hititlerden günümüze kadar üzerinde yaşamış tüm medeniyetlerin izlerini ilimizde bulmak mümkündür. Maşat höyükte ki Hitit şehri, Roma, Bizans döneminden kalma Sebaptapolis yerleşim bölgesi, Tokat Kalesi, Taşhan, Beysokağı, Hıdırlık köprüsü, Alipaşa hamamı ve Alipaşa Camii gibi daha birçoklarını sayabileceğimiz tarihi ve kültürel zenginliklerimiz ilimizi daha da güzelleştirmektedir. Yüzyıllardır bozulmadan günümüze ulaşan gelenek ve göreneklerimiz, yemek kültürümüz, giyim kültürümüz, folklorik değerlerimiz, bakırcılık, yazmacılık, halı kilim ve kumaş dokumacılığı günümüzde de aynı disiplin ve aynı hevesle yapıla gelmektedir. Reşadiye’de bulunan Selemen Yayla Pazarında hala değiş tokuş usulü alışveriş yapılmaktadır.Halkımızın sevincini, hüznünü, sıkıntılarını, mutluluğunu motif motif işleyen folklorik değerlerimiz, Omuz halayı, Geyik oyunu, Ellik halayı, Çekirge oyunu, Tokat ağırlaması, Maşat Halayı ve Semah oyunu gibi daha onlarcası bulunan oyunlarımızın her birinin arkasında bir sosyal olgu yatmaktadır. Orta Asya Türk giyim kültürünün hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmesi ve bu kültürün bazı köylerimizde hala devam etmesi Tokat’a bir ayrıcalık katmaktadır. Bindallı, Şalvar, Çarşaf, Yazma, Çorap Tokat kadın kıyafetlerinin en önemlileridir. Kadife atlas üzerine gümüş telle işlenmiş belden yukarısı dar alt kısmı geniş Bindallı denilen boy elbisesine özellikle kırsal kesimlerde sık sık rastlamak mümkündür. Bele takılan gümüş kemer bu kıyafetin bir aksesuarıdır.Tokat’ın mahalli erkek kıyafetlerinde en çok dikkat çeken cepkendir. Önceleri gündüz kıyafeti olarak, sonraları düğünlerde ve özel günlerde giyilen cepken yelek boyunda önü düğmesiz etrafı sarma ve ortası kasnak işi ipek ile süslü altına gömlek giyilen bir kıyafettir. Ayrıca yakasız gömlek, pantolon ve bele sarılan kuşak, Tokat’lı erkeklerin mahalli giyim şeklidir.Tokat’ta yemek kültürü de oldukça zengin ve iştah açıcıdır. Tokat Kebabı, Tokat Tavası, Baklalı Dolma, Etli Dolma, Yavan (Erikli) Dolma, Pehlili Pilav, Kuskus, Dolma İçi, Madımak, Nohut Yahnisi, Nivik, Bacaklı Çorba, Helle Çorbası, Toyga Çorbası, Gendüme Çorbası, Mercimekli Hamur Çorbası, Bat, Keşkek, Nohut Mayalı Cevizli Çörek, Katmer, Yufka, Çökelekli Gözleme, Çökelekli Pide, Tokat Simidi, Yağlı, Elbiseli (Bez) Sucuk, Çemen, Zile Pekmezi, Köme, Pestil, Tarhana, Elma, Erik, Vişne, Kızılcık Hoşafı, Kuşburnu ve Zambak Reçeli tadı ile damaklarda iz bırakan lezzetlerdir.Tokat türküleri tüm ülkemizde zevkle dinlenen türkülerimizdir. Bu türkülerimizde aşkı, hüznü, kederi, neşeyi, felaketi, hoşgörüyü kısacası halkın tüm yaşam şeklini bulmamız mümkündür. “Sabahın seherinde ötüyor bülbül, Hey onbeşli onbeşli, burçak tarlası, Tokat yaylası “ gibi türkülerimiz ülkemiz folkloründe önemli bir yer tutmaktadır.Günümüzde yeni bir teknoloji ve şehir kültürünün hızla gelişmiş olduğu çağımızda, ilimizde hala orta Asya kültürünün gelenek ve göreneklerinin bozulmadan devam ediyor olması önemli bir olgudur. Düğün geleneği, oda oyunları, maniler, orta oyunları, batıl inançlar, sosyal ve toplumsal dirliğin ayakta kalmasını sağlayan ahlaki ve insani adetler hala sosyal hayatımıza yön vermektedir.HALK ŞAİRLERİ
AŞIK SELMANİ
20. yüzyıl şairlerinden olan Âşık Selmâni, Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Kuruseki köyündendir. Yetiştiği Alevi – Bektaşi kültürüne bağlı kalan ozan Âşıklık geleneğinde bade içme olayıyla âşık olmuştur. İrticalen söyleme tarzı yüksek olan şair Konya Âşıklar Bayramı’nda 1967-73 yılları arasında atışma dalında üst üste yedi yıl derece almıştır. Şiirlerinde genellikle dini – tasavvufi geleneğin izleri görülen şairin kimi zaman Arapça ve Farsça kelimelerin çokluğundan dili ağırlaşır. Âşık şiirlerinde atasözleri ve deyimleri kullanmıştır.KUL HİMMET
16. yüzyıl halk şairidir. Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Güdümlü köyünde doğdu. 17. yüzyılın ilk yarısında öldü. Hatâyi ve Pir Sultan’dan sonra gelen üçüncü büyük Bektaşi–alevi geleneğindeki halk şairidir. Coşkun şiirleriyle tanınan Kul Himmet, Pir Sultan ile yakın arkadaştı. Pir Sultan’ın asılmasından sonra uzun süre saklandı. Şiirlerinde Alevi–Bektaşi kültürünü ve tarikat kurallarını yalın bir şekilde anlattı. Bazı şairler de Kul Himmet takma adıyla şiirler yazınca kimi şiirlerin O’na ait olup olmadığı tartışma konusudur. Kul Himmet’le ilgili bilgi ve şiirleri Cahit Öztelli, “Pir Sultan’ın Dostları” (1984) adlı kitabında derledi.TALİBİ
Zilelidir. 1745 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Zamanın ileri halk şairlerinden sayılır. Turhal Şeyhi Mustafa Efendiden yetişmiştir.
Şiirlerinde divan tarzına çok yanaşmamış daha ziyade halk edebiyatı yolunda uğraşmıştır. Destan, koşma, semailerine çok rastlanmaktadır. Gençlik devrine ait olduğu anlaşılan koşmalarında daha lirik görülmektedir.
Talibi çok sevilen ve sayılan bir şairdir. İri vücutlu, beyaz sakallı, yakışıklı efendi bir aşıktı. Raşit, Esat, Fedai gibi çıraklar yetiştirmiştir.
1813 yılında ölmüştür. Zile’de Muharrem Efendi mezarlığında gömülüdür. Öldüğü zaman seksen yaşında olduğu söylenmektedir.
Şiirlerinde parçalar:Ey mertlik davasın süren gel berü
Mert olan namusta arda belli olur.(bellolur)
Hak için çekelim, sadakat,gayret
Metanet,sadakat darda belli olurBizler de çok çektik hak için emek
Tükendi sermaye, kalmadı emek(sermaye)
Ben pervaneyim der cümle kepenek(kelebek)
Pervane olanlar narda belli olur.TOKATLI NURİ
19. yüzyıl halk ozanı olan Tokatlı Nuri 1899’da Samsun’da ölmüştür. Şiirlerinden yaşamının güçlüklerle geçtiği anlaşılan şairin yaşamıyla ilgili fazla bir bilgi yoktur. Ancak aynı yüzyılda Erzurumlu Emrah’ın Tokat’a geldiğinde Tokatlı Nuri’nin Emrah’a çırak olduğu bilinir. Beraber gezdikleri Rumeli’ye kadar gittikleri söylenir. Tokatlı Nuri’de çok açık bir şekilde Erzurumlu Emrah’ın etkileri gözükür. Aruz ölçüsüyle yazdığı şiirleri de vardır. Kendisi usta olduktan sonra çıraklar yetiştirmiştir. Samsun’da Şeyh Kutbeddin Türbesi yakınlarında defnedilmiştir.ZİLELİ CEYHUNİ
19. yüzyılda Tokat’a bağlı Zile ilçesinde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ömer olan ozanın mahlasını ustası Tokatlı Nuri’den aldığı söylenir. Sık sık yolculuğa çıkan âşık düğünlerde, derneklerde, kahvelerde saz çalardı. Şiirlerinde ayrılık, aşk, doğa gibi konuları işleyen Ceyhuni Bektaşiliğe bağlanmıştır. Bektaşiliğe bağlandıktan sonra inançları doğrultusunda şiirler de yazan Ceyhuni, çevresindeki olaylara da kayıtsız kalmamış bunlardan şiirlerinde söz etmiştir.ZİLELİ FEDAİ
18. yüzyılın önemli halk ozanlarından biri olan Fedâî âşıklık geleneğindeki usta–çırak töresi çerçevesinde yetişmiştir. Yaşamıyla ilgili olarak elimizde fazla bilgi bulunmayan Fedâî, şiirlerinden anlaşıldığı üzere seyyah bir şairdir. İstanbul âşık kıraathanelerinde saz çaldığı, âşıklarla arkadaşlık kurduğu söylenilir.GAZİ OSMAN PAŞA
Tokatlıdır. 1832 de doğmuştur. Çubukçu Şerif Ağa’nın oğludur. Annesi Şakire Hatundur. Eniştesi terzi Süleyman Efendiyle İstanbul’a gitmiştir. Tetkiklerimiz neticesi edindiğimiz bu malumata göre ansiklopedilerimizin Yağcıoğullarından fakir bir aileye mensup olarak göstermesi yanlıştır. Evvela Yağcıoğulları maruf bir ailedir. Kendilerinden yetişenler çoktur, fakir değillerdir. Kendilerini geçmişlerini iyi bilirler. Yağcıoğullarından görüştüklerimizde Gazi Osman Paşa’yı mensup oldukları aileden zuhur etmediğini ifade etmişlerdir.Annesi ve eniştesiyle birlikte İstanbul’a giden Osman, Askeri Rüştiye ve Askeri İdadisine gitmiş Harp Okulunu bitirmiş 1269- 1852 de Piyade Mülazimi olarak diploma almıştır. 1855 de Kırım Harbi hazırlığı sırasında Mülazim Osman Efendi Erkanı Harp Sınıfına kabul edilmiş Rumeli’de toplanan orduya gönderilmiştir. 1856 da Paris Antlaşması imzalanarak harp bittiği zaman Osman Efendi Yüzbaşı olarak İstanbul’a dönmüş, İstanbul’da Erkanı Harp Dairesinde çalışmış ve Kolağası olmuştur.Teselya’da Yenişehir Fırkasında Erkanı Harp Reisliğinde, Cebelilübnan‘da, Girit’te çalışmıştır.Bu vazifeleri gördüğü zaman rütbesi Binbaşı idi.Girit’te asilere karşı ciddi başarılar göstermesi Serdar Ömer Paşa tarafından takdir edilerek Osman Beyi Miralaylığa terfi ettirmiştir. 1284-1867 de Yemen’de patlayan isyan dolayısıyla Redif Paşa kumandasında gönderilen tümende I. Alay Komutanlığına tayin edilmiş ve Yemen’de gösterdiği yararlıklar dolayısıyla General olmuş, 1287-1570 de hastalanması sonucu Yemen’den İstanbul’a dönmüştür.Birkaç ay istirahattan sonra Manastır’daki III. orduya Redif Generali olarak gönderilmiş, 1875’te Rumeli’de Yenipazar Tümen Komutanlığına tayin edilmiştir. Osman Paşa, Ferikliğe yükseltilmiş, Rumeli’den İstanbul Merkez Komutanlığına getirilmiştir. 1289-1872 de İşkodra , 1290-1874 de Bosna –Hersek , komutanlıklarında bulunmuş, 1875-1876 Sırp Osmanlı Muhaberesi Osman Paşanın tanınmasına bilhassa değerli bir kumandan olduğunun anlaşılmasına yeni bir vesile olmuştur.Bu harpte Osman Paşa, Sırp ordusunu perişan etmiş, İzyor ve Zayçar şehirlerini işgal etmiştir. Rus Generallerinin kumandası altında bulunan Sırpların bozguna uğraması çok mühimdi. Bu hizmeti takdir edilerek Osman Nuri Paşa, Mareşal rütbesine yükseltildi.Osman Paşa, Sırp Harbinden sonra Vidin muhafızlığına gitmişti. O zaman Osmanlı Rus Harbi de başlamıştı. Vidin Kalesi önünde şiddetli muharebelerden sonra Tuna’ yı geçen Ruslar, Tırnova’yı kuşatmışlardı. Harbin bir facia halini alması üzerine Osman Paşa, Rus akınını durdurmak, Plevne’yi tutmak emrini almış, 25 tabur piyade, 12 bölük süvari, 48 sahra topu, 6 dağ topuyla Plevne’ye yürümüş ilk hamlede Plevne’ye yaklaşan Rus kuvvetlerini bozguna uğratmış ise de düşmanın sayıca üstünlüğü karşısında Plevne’ ye çekilerek yaptığı meşhur müdaafasıyla Türkün şanlı tarihine altın bir yaprak daha ilave etmiştir. Osman Paşanın elindeki küçük bir kuvvete karşı 150 bin kişilik ve 800 topluk büyük bir Rus Ordusu Plevne’yi sarmıştır.Osman Nuri Paşa, az bir zamanda yaptırdığı toprak istihkamları sayesinde 4-5 ay dayanmış, Rusların teslim tekliflerine hiç yanaşmayarak bütün dünyanın gözünü çeken, kafasını işgal eden yeni bir harp terbiyesi yaratmıştır. Ne çare ki Osman Paşa müşkil bir durumda idi. Erzak ve diğer ihtiyaçların yokluğu kendisini şiddetle duyurmaya başlamıştı. Buna rağmen askere verilecek bir dilim ekmek kalıncaya kadar savaşa devam edilmiş, en sonu bir yarma hareketiyle bu çemberin içinden sıyrılıp çıkılmak istenilmiş ise de şarapnal parçasıyla atı vurulan Osman Paşa da sol ayağından yaralanmıştır. Yarası sarıldığı bir sırada General Bomenski tarafından esir edilmiştir. Hiçbir söz söylemeden kılıcını Generale uzatmış ve teslim olmuştur.Bu zafer dolayısıyla Osman Paşa’ya Gazi ünvanı verilmiş ve Abdulhamid tarafından bir kılıç hediye edilmiştir.
Devrin en namuslu ve saygılı bir adamı olarak yaşayan Gazi Osman Paşa 1315-1897 de 65 yaşında iken ölmüştür. Fatih Türbesi bahçesinde gömülüdür. -
Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şubesi 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü etkinliği 8 Mart ‘ta Demokrasi Meydanında
Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şube Başkanı Tevhide Yağan 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü dolayısıyla Sakarya Demokrasi meydanında 8 Mart 2023 Çarşamba günü saat 14.00 te basın açıklaması yapacağını açıkladı
Dünya Kadınlar Günü, Birleşmiş Milletler tarafından bu şekilde tanımlanmış olarak her yıl 8 Mart’ta kutlanan uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır








































