Kategori: Ekonomi
-
Fatih Erbakan: ‘Sata sata elde avuçta kalmadı, şimdi sıra geldi TCDD’ye…’
Fatih Erbakan: ‘Sata sata elde avuçta kalmadı, şimdi sıra geldi TCDD’ye…’
Yeniden Refah Genel Başkanı Fatih Erbakan, Van’da yaptığı açıklamada, “İmtiyazlı holdinglere yeni kaynak aktarmak için şimdi de TCDD özelleştirilmek isteniyor. Devlet arazilerini, limanları, kamu lojmanlarını sattılar şimdi de sıra geldi Devlet Demiryollarına… Bu düzende kaynaklar faize, imtiyazlı holdinglere, israfa gidiyor. Bu düzende küçük bir azınlık hep kazanıyor, milyonlarca vatan evladı ise hep kaybediyor.” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Van il kongresinde önemli açıklamalarda bulundu.
‘1984’de belediye yönetimini Refah Partisi’ne layık gören Milli Görüşle ve Erbakan Hocamızla özdeşleşmiş kıymetli Vanlılarla olmaktan mutluluk duyuyoruz.’ diyerek sözlerine başlayan Erbakan, Van’ın ikinci 40 yılda da Milli Görüş’ün kalesi olacağını söyledi.

Türkiye’de 2 parti var: Yeniden Refah Partisi ve diğerleri…
İpekyolu ilçesinde bir salonda gerçekleştirilen kongrede konuşan Erbakan, şunları kaydetti:
“Milli Görüş’ün ikinci 40 yılında biz de Erbakan Hocamız gibi Türkiye’de aslında 2 tane parti var diyoruz: Birincisi Yeniden Refah Partisi ve ikincisi de diğerleri partisi… Çünkü diğer partilerin birbirinden hiçbir farkı yok. Bir defa Küresel Sömürü düzenini rahatsız eden duruşları, sistemi değiştirmeye yönelik bir taahhütleri, bir çabaları yok. Hepinizin de bildiği gibi Küresel sistemin dayatması olan aşı zorbalığına karşı tavır koyan, tek başına mücadele eden sadece Yeniden Refah Partisi olmuştur. Diğer taraftan iklim değişikliği bahanesiyle tarım ve hayvancılığımızı, yeni nesillerimiz, gıda güvenliğini tehdit etmeye kalkan küresel mihraklara, sözde sözleşmelere karşı duruş ortaya koyan yine Yeniden Refah Partisi’dir. Aynı şekilde dış güçler tarafından; aile yapımızı, yuvalarımızı ve gençlerimizi zehirlemek üzere bünyemize zerk edilmeye çalışılan İstanbul Sözleşmesi’ne karşı direnen, duruş sergileyen tek parti Yeniden Refah Partisi oldu. Tek başına bu mücadeleyi verdi ve bu mücadelenin sonunda en azından İstanbul Sözleşmesi’ndeki imzanın geri çekilmesine vesile oldu.”
‘Ekonomik krizden çıkış için gereken kaynağımız hazır’
Ekonomik krizden çıkış için gereken kaynağı, somut ve bilimsel olarak ortaya koyan tek partinin de yine Yeniden Refah Partisi olduğunu belirten Erbakan, “Partimizi kurduğumuz gibi yaptığımız ilk iş ‘Milli Kaynak Paketleri’ kitabımızı ortaya koymak oldu. Nasıl 54. Hükümette 6 ayda 35 milyar doları Erbakan hocamız bulduysa, biz de Yeniden Refah Partisi olarak bir senede 150 milyar dolar kaynağı nasıl bulacağımızı Milli Kaynak Paketleri kitabımızda ortaya koyduk. Milletimiz bunları gördüğü için akın akın Yeniden Refah Partisi’ne koşuyor.” ifadelerini kullandı.
Millet kayıkçı kavgasından bıktı, alternatif arıyor
Halkın iktidar ve muhalefet arasındaki kayıkçı kavgasından bıktığını belirten Erbakan, kendilerinin her iki ittifakta yer almadığını hatırlattı ve şöyle devam etti:
“Vatandaşımız her iki ittifaktan da yaka silkmiş durumda. Bir tarafta kasa başındakiler, diğer tarafta da masa başındakiler… Sanki birbirlerinden bir farkları varmış gibi kör dövüşü yapıyorlar ve kayıkçı kavgasını devam ettiriyorlar. Milli Görüş hiç yokmuş gibi davranıyorlar. ‘İktidarı destekliyorsan kasa başındakilere gideceksin, muhalefeti destekliyorsan masa başındakilere gideceksin.’ Vatandaşa, seçmene başka bir alternatif veya seçenek göstermiyorlar. Biz Milli Görüş olarak ne masa başındakilerle ne de kasa başındakilerle birlikteyiz. Bu milletin önüne konulan masa başındakiler ve kasa başındakiler oyununu biz bozacağız Allah’ın izniyle. Her iki taraftan da millete hayır gelmeyeceğini milletimize anlatacağız.”
‘Millet fakirleşiyor, faiz lobileri, imtiyazlı holdingler zenginleşiyor’
Kasa başındakiler olarak nitelendirdiği iktidarın, iyice köşeye sıkıştığını belirten Erbakan, ekonomi yönetimi ile ilgili şu çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“Bugün Türkiye’de ekonomik krizden dolayı vatandaşın yoksulluğu, açlığı, alım gücünün düşmesi artık dayanılmaz halde. İktidar iyice köşeye sıkıştı. Algı operasyonları ile top çeviriyor. Bakınız enflasyonda dünya şampiyonluğuna oynuyoruz. Türkiye TÜİK’in özel olarak tıraşlanmış rakamlarına göre dahi dünya altıncısı konumundadır. Bizim önümüzde ya açlıkla boğuşan Afrika ülkeleri ya da Suriye gibi 10 senedir savaşta olan ülkeler var. Bir de Venezuela var dünya enflasyon şampiyonu olarak… İktidar kendi yanlışlarını gizlemek için gerçekte yüzde 176 olan enflasyonun bahanesi olarak dünyadaki gelişmeleri gösteriyor. Ancak savaşta olan Ukrayna’da bile yıllık enflasyon sadece yüzde 21, savaşın diğer tarafı olan Rusya’da ise yüzde 15. Avrupa Birliği’nin ortalaması yüzde 10. Perişan oldukları dedikleri ABD’de enflasyon sadece yüzde 7. Bizde TÜİK’in tıraşlanmış enflasyonu bile yüzde 79’un üzerinde. Gıda enflasyonunda yüzde 95 ile dünya 4.süyüz. Artık milleti kandırmayı bırakın! Bir taraftan da vatandaş geçinemediği için habire kredi kartlarına yükleniyor. Son bir senede vatandaşın bankalara olan borcu 327 milyar TL artmış. Borç faiz ekonomisi tam gaz devam ediyor. Milletin devletin ödediği faiz yükü her geçen gün artıyor. Bakın bankalar bu senenin ilk altı ayında yüzde 400 kar etmiş. Geçen sene 33 milyar kar eden bankalar bu sene 169 milyar TL kar etmiş. Bir taraftan bankaların, faiz lobisinin, imtiyazlı holdinglerin karı artıyor, bir taraftan çiftçi, emekli, memur, asgari ücretli perişan. Millet fakirleşiyor, faiz lobileri, imtiyazlı holdingler servetine servet katıyor.”
‘İmtiyazlı holdinglere yeni kaynak: TCDD özelleştirilmesi’’
‘İmtiyazlı holdinglere yeni kaynak aktarmak için şimdi de TCDD özelleştirilmek isteniyor.’ diyen Erbakan, “Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı diyor ki, “Bir holding modeli yapacağız. Devlet Demiryolları çatısı altında Taşımacılık AŞ. diye bir şirket kuracağız ve bu şirket üzerinden devlet demiryollarının işletme hakkını devredeğiz.” Elde avuçta bir şey kalmadı, Erbakan Hoca’nın fabrika yapan fabrikalarını sattılar. Türk Telekom’u, Tüpraş’ı sattılar. Devlet arazilerini, limanları, kamu lojmanlarını sattılar şimdi de sıra geldi Devlet Demiryollarını satmaya… İmtiyazlılar kaynak aktarma formülü olarak şimdi de bunu yapacaklar. Bu düzende kaynaklar faize, imtiyazlı holdinglere, israfa gidiyor. Bu düzende küçük bir azınlık hep kazanıyor, milyonlarca vatan evladı ise hep kaybediyor. Biz Milli Görüş olarak 50 seneden beri bir tek şey için mücadele ediyoruz: Paylaşımda adaleti sağlamak için…” diye konuştu.
Masa başındakilerden de bu millete hayır gelmez
Masa başındakiler olarak nitelendirdiği 6’lı masa ittifakının da iktidardan farkı olmadığını kaydeden Erbakan, masanın bir tarafında AK Parti içerisinde 10 seneden fazla önemli makamlarda bulunan ve yapılan yanlışlara ortak olan isimlerin bulunduğunu, masanın diğer tarafında ise 28 Şubat’ın en ateşli savunucusu ve kendi partisi içerisinde LGBT komisyonu kuran CHP’nin olduğunu söyledi.
‘Yeniden Refah iktidarında 3 önemli adım atacağız…’
Yeniden Refah iktidarında 3 önemli adım atacaklarını söyleyen Erbakan, “Atacağımız 3 adımın birincisi kamuda israfı ortadan kaldırmak, ikincisi denk bütçeyi gerçekleştirmek ve üçüncü olarak da imtiyazlı holdinglere kaynak aktarımını durdurmak olacaktır. Böylece milyarlarca lira kaynak milletimize gidecek. Bir de üstüne işbaşı yapınca da yüzde 150 maaş zammı ile işe başlayacağız.” şeklinde konuştu.
-
AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti’nin 21. kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.
AK Parti’nin 21. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan İl Başkanı Yunus Tever, “14 Ağustos 2001’de çıkılan bu kutlu yürüyüş, kökünü güçlü tarihimizden alarak aziz milletimizin emrinde ‘Bir olduk 21 olduk’ şiarıyla, aynı aşk, heyecan ve inanç ile huzur ve güvenin adresi olmaya devam ediyor” dedi.
AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti’nin 21. kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.
Başkan Tever mesajında, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin müjdecisi, milletin partisi AK Parti, bundan 21 yıl önce bir 14 Ağustos günü ülkemizin üzerine bir güneş gibi doğdu. Ülkemizin her anlamda büyük sıkıntılar yaşadığı bir dönemde iş başına gelen AK Parti, milletimizin büyük teveccühü ile girdiği her seçimden birinci parti çıkmış, siyasi tarihimizde kırılması zor bir rekora imza atmıştır. 21 yıllık AK Parti iktidarları döneminde ülkemiz kapatma davalarından e muhtıralara, 17-25 Aralık operasyonundan, gezi kalkışmasına ve 15 Temmuz hain darbe girişimi gibi pek çok anti demokratik müdahaleye maruz kalmış ancak milletimizin engin feraseti ve tankların önünde duran cesaretiyle demokrasimizi vesayet rejimine karşı korumuştur. Geride kalan 21 yılda pek çok başarıya imza atan AK Parti hükümetleri, ülkemize adeta çağ atlatmış, ekonomiden, sağlığa, iç ve dış politikadan enerjiye, tarımdan ulaşıma, turizmden insan haklarına kadar pek çok alanda devrim niteliğinde çalışmalara imza atmıştır.

Türk siyasi tarihine adını altın harflerle yazdıran Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki AK Parti, sadece ülkemizin değil, tüm İslam âleminin ve gönül coğrafyamızın umudu olmuştur. AK kadrolar olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir aşkla ve şevkle ülkemize ve aziz milletimize hizmet etmeye ilk günkü inanç ve heyecanla çalışmaya, “Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefine aynı ruh, inanç ve azimle yürümeye devam edeceğiz. Partimizin 21. kuruluş yılı vesilesi ile bugüne kadar partimizin değişik kademelerinde hizmette bulunmuş tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyor, ahirete irtihal eden dava arkadaşlarıma Rabbim’den rahmet diliyorum. AK Parti’mizin 21. kuruluş yılını kutluyor, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini niyaz ediyorum” dedi.
-
AKUT, “17 Ağustos Marmara Depremi” anısına “Nöbette”
AKUT Arama Kurtarma Derneği, 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi’nin 23. Yılı’nda, depremde hayatını kaybedenleri anmak ve deprem konusunda bilinç yaratmaya devam etmek için bir dizi etkinlik düzenliyor. Anma kapsamında, İstanbul-Değirmendere arası 115 kilometrelik bir parkurda kitlesel bir koşu ve deprem saati olan 03.02’de, AKUT İzmit Operasyon Merkezi’nde bir anma töreni düzenlenecek. Ayrıca Değirmendere’de, 1999’da suya gömülen binaların bulunduğu bölgede bir dalış etkinliği gerçekleştirilecek.
Kurulduktan sadece 3 yıl sonra, 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nde toplumun yaygın sevgisini kazanan, geçen çeyrek asır içinde BM ve AB’nin arama kurtarma yapılanması içinde en önemli ekiplerinden birisi haline gelen, ülkemizin ilk arama kurtarma sivil toplum örgütü AKUT Arama Kurtarma Derneği, Büyük Marmara Depremi’nin 23. yılını bir dizi etkinlikle anıyor.

Anma Etkinlikleri, AKUT gönüllüsü ve AKUT’a destek veren sporculardan oluşan 34 kişilik grubun hiç durmadan gerçekleştireceği ve 16 Ağustos 2022 Saat 10.00’da, İstanbul Ataşehir’deki AKUT İskender Iğdır Lojistik Merkezi’nde start verilecek kitlesel koşu ile başlayacak. Etkinlikler, 17 Ağustos 2022 tarihinde, tam 1999 depreminin saati olan 03.02’de Anma Töreni ile sona erecek. Anma kapsamında ayrıca, AKUT gönüllüsü Dalış Eğitmeni Volkan Tunç ve dalış eğitmeni üç arkadaşının katılımı ile 16 Ağustos 2022 14.00-16:00 saatleri arasında Değirmendere’de, 1999’da suya gömülen binaların bulunduğu yerde bir dalış etkinliği gerçekleştirilecek.
Kriz Yönetimi Değil; Güvenli Yaşam Kültürünün Yerleşmesi ve Risk Yönetimi
Toplum olarak artık tüm afetler konusunda toplum olarak, “kriz yönetiminden”; “zarar azaltma”, “hazırlık” ve “tahmin ve erken uyarı” süreçlerinden oluşan “risk yönetimine” geçmemiz gerektiğini belirten AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Recep Şalcı, olası İstanbul ya da Marmara odaklı bir depreme hazırlık durumuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Recep Şalcı: “Özellikle İstanbul için, kentsel dönüşüm sürecini tam olarak bitirdiğimizde ancak, olası bir depreme hazırız diyebiliriz.”
Recep Şalcı şu değerlendirmelerde bulundu: “Büyük Marmara Depremi’nin üzerinden neredeyse çeyrek asra yaklaşan bir süre geçti. Bu süre içinde özellikle İstanbul için depreme hazırlık anlamında yapılanları 10 üzerinden 6 puan gibi değerlendirebiliriz. Başka bir ifadeyle hızla yapılması gereken çok iş var. Zaman hala aleyhimize işliyor. Olası bir İstanbul ya da yeni bir Büyük Marmara Depremi için arama kurtarma ve müdahale eylem planlarımız hem AKUT özelinde hem de ulusal olarak hazır. AKUT olarak, İstanbul Deprem Acil Durum ve Müdahale Planımız kapsamında öncelikle, Trakya ve Anadolu olmak üzere; 2 adet Acil Durum Yönetim ekibi konuşlandıracağız. İstanbul ekibimiz dışındaki 29 ekibimizi, BM INSARAG standartlarında teşkilatlandırarak, deprem bölgesine konumlarına göre 2-10 saat içinde, kendi malzeme ve teçhizatı ve 3 günlük ikmal ve iaşesiyle deprem bölgesine intikal ettirmek için tüm hazırlıklarımız tamam. Ama asıl hayati konu bu değil. İstanbul gibi bir dünya megapolü söz konusuysa ya da ülkemizin nüfusunun yüzde 30’nun yaşadığı ve ülke üretim ve ekonomisinin kalbi olan Marmara Bölgemizi konuşuyorsak; eğer binalarınız, yapı stoklarınız depreme dayanıklı değilse, tam olarak depreme hazır olmak kavramından pek söz edemezsiniz. Her zaman vurguluyorum: Dünyadaki tüm arama-kurtarma ekiplerini, en son teknolojik donanımlarıyla ve tecrübeleriyle bir araya getirseniz bile, fayda etmeyecektir. Ve yine hep vurguladığım gibi, asıl hayat kurtaran, “afete hazırlık”, “afet kültürü” ve ulusal bir “risk yönetimi” stratejisidir. Özellikle İstanbul için, yapı stoklarımızın depreme karşı dayanıklılığı ve deprem öncesi hazırlıklar konusunda maalesef hala yapılması gereken çok şey var. Bunun en önemli pratik çözümü, kentsel dönüşüm sürecinin tamamlanmasıdır. 2018 yılında binalarla ilgili deprem yönetmeliği değişti ve sonra yapılmış binalar depreme karşı dayanıklı ve İstanbul’da özellikle kamu binalarının %94’ü güçlendirildi ya da yeniden yapıldı. Ama bunlar yeterli değil. İstanbul’da kentsel dönüşümler tam olarak tamamlamadıktan sonra ancak büyük bir İstanbul depremine hazırız diyebiliriz.”

AKUT Hakkında: AKUT Arama Kurtarma Derneği, kurulduğu 1996 yılından bu yana gerçekleştirdiği 4.316 operasyonda, 3.228 insanın hayatını kurtardı. Yaşamın kutsal ve en değerli olduğunun bilinciyle 1.694 hayvanın da kurtarılmasını sağladı. 5 yılda 52.000 km yol kat ederek, 52 il, 174 ilçede 5,5 milyon kişiye mobil eğitim projesi ile ulaştı. Her yıl toplumu bilinçlendirmek ve afetlere karşı daha dayanıklı bir Türkiye yaratmak için 100 binlerce kişiye ‘’Temel Afet Bilinçlendirme ve Deprem Seminerleri’’ vermeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler tarafından akredite edilmiş Türkiye’deki ilk kuruluş olarak yardım çağrısı aldığı yurtdışı afetlerinde de ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Tamamen gönüllülük esasıyla yürüttüğü tüm eğitim, operasyon, malzeme vb. ihtiyaçlarını ise destekçilerinin bağışlarıyla karşılıyor.
-
Sapancalı Necip Ufuk Böğür (25)Çeşme Otoyolu Karaburun Kavşağında feci şekilde öldü
METRELERCE SÜRÜKLENEN GENÇ HAYATINI KAYBETTİ..
Ufuk Böğür (Piti) KAZAYA KURBAN GİTTİ
NECİP UFUK BÖĞÜR 13.02.1997 Kaza , İzmir Çeşme Otoyolu Karaburun Kavşağı yakınlarında meydana geldi.
Çeşme’den İzmir istikametine seyir halinde olan Necip Ufuk Böğür (25) idaresindeki araç, emniyet şeridine girerek durdu.
Bu esnada sürücü yüzünü yıkarken, plakasının henüz tespit edilemediği başka bir araç, emniyet şeridindeki araca ve sürücüsü Böğür’e çarptı.
Gri renkli olduğu öğrenilen otomobil kaza yerinden kaçarken kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
HAYATINI KAYBETTİ
Polis ekipleri tarafından yolda güvenlik önlemleri alınırken, sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede, kazanın etkisiyle metrelerce savrulan araç sürücüsü Necip Ufuk Böğür’ün hayatını kaybettiği belirleni.
Talihsiz gencin cansız bedeni savcı tarafından yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Necip Ufuk Böğür’ün ölümüne neden olan araç sürücüsünü yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sakarya Üniversitesi İnternet ve Ağ Teknolojileri Yönetimi Mezunu Necip Ufuk Böğür İzmir’de Özel Bir Firmada çalışıyordu
Cenazesi Yarın SAPANCA GÖL MAH. YÜZEVLER CAMİ öğlen namazında kalkacak
-
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’i ziyaret ederek, gerçekleştirdiği test sürüşünün ardından seri üretim çalışmaları hakkında bilgi aldı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, GÜNSEL’i ziyaret ederek, KKTC’nin yerli otomobilinin seri üretim hazırlıkları ile ilgili bilgi aldı. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde bulunan GÜNSEL Üretim Tesisleri’ne gelen Cumhurbaşkanı Tatar’ı, Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti ve GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel karşıladı. Test sürüş alanında GÜNSEL’in ilk modeli B9 ile test sürüşü gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Tatar’a, sonrasında GÜNSEL’de yapılan çalışmalar, seri üretim hazırlıkları, gelecek projeksiyonları ve GÜNSEL’in ülke ekonomisine yapacağı katkıları anlatan detaylı bir sunum gerçekleştirildi.

Test sürüşü ve bilgilendirme toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti ve GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “GÜNSEL, ülkemize umut veren, yarınlara güvenimizi perçinleyen büyük bir proje.”
Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde bulunan GÜNSEL üretim tesislerini ziyaret ederek, test sürüşü yapan ve seri üretim çalışmaları hakkında bilgi alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “GÜNSEL, ülkemize umut veren, yarınlara güvenimizi perçinleyen büyük bir projedir. Bu büyük projeye inanan, yatırım yapan ve bizlere umut olan başta Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel ve Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel olmak üzere Günsel Ailesi’ne ve elektrikli otomobil GÜNSEL’e emek veren mühendis ve tasarımcılara şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’in yaptığı sunumu “etkileyici” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Gerçekleştirilen sunumu dinlerken ülkemizin geleceğine olan inancım katlanarak arttı. Ülkemiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni; teknoloji, otomobil ve mühendislik ihraç eden; gençlerimize nitelikli iş gücü imkanı sağlayan ve dış ticaret açığımızı kapatarak dış ticaret fazlası veren bir ülkeye dönüştürmek için verilen bu mücadele ve inançtan etkilenmemek mümkün değil” dedi.
Geçen hafta Konya’da düzenlenen İslami Dayanışma Oyunları’a Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti ile katıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Konya’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le yaptığı görüşmeye dair de açıklamalarda bulundu. KKTC’nin haksız ambargolar ve politik kısıtlamalarla mücadele ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Türkiye gibi Azerbaycanı’ın da her zaman KKTC’nin yanında olduğunu ve gelecekte de yanında olacağını aktardığını söyledi.
GÜNSEL B9 ile gerçekleştirdiği test sürüşünün ardından, GÜNSEL mühendislerine de seslenen Cumhurbaşkanı Tatar, “Ülkemizin neler başarabileceğini gösterdiğiniz için hepinizle gurur duyuyorum” dedi.
Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “GÜNSEL, sadece kendi faaliyetleri ile değil etrafında yaratacağı otomotiv yan sanayi, mühendislik ve teknoloji faaliyetleri ile de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’mizin ekonomisinde büyük bir sıçrama yaratacak.”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli otomobili GÜNSEL’in, 18 aylık bir süreçte seri üretime başlayacağını söyleyen Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti ve GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Sadece kendi faaliyetleri ile değil etrafında yaratacağı otomotiv yan sanayi, mühendislik ve teknoloji faaliyetleri ile de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’mizin ekonomisinde büyük bir sıçrama yaratacak olan GÜNSEL’imizin, seri üretimine kısa bir süre kala Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar’ı ağırlayarak çalışmalarımız hakkında bilgi aktardık” dedi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve basın mensuplarına GÜNSEL’in gelişim süreci, seri üretim çalışmaları ve yaratacağı ekonomik sıçramayı anlatan kapsamlı bir sunum da gerçekleştiren Prof. Dr. Günsel, “Devletimizin yanımızda olduğunu hissettiren ziyaretlerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum” ifadesini kullandı.
-
Urfalı fıstık üreticileri nakliye ücretleri altında eziliyor.
Urfalı fıstık üreticileri, kentte iklimlendirme özelliğine sahip lisanslı depo imkânı olmamasından yakınıyor. Ürünlerini Antep’teki depolara götüren üreticiler nakliye maliyetleri altında eziliyor.
2022 Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Antep Fıstığı olarak bilinen fıstığın en çok yetiştirildiği kent Urfa.
Ancak buna rağmen Urfalı fıstık üreticileri, yeterli imkân ve olanağa sahip olamadıkları için büyük zorluklarla karşı karşıya bırakılmış durumda.
Kentte lisanslı depo sayısının yetersizliği nedeniyle üreticiler çıkmazda. Bin bir emekle üretim sağlayan çiftçilerin banka ve tarım destekleme kooperatiflerinden destek alabilmek için ürünlerini lisanslı depolara götürmeleri gerekiyor. Fakat Urfa’da lisanslı depo imkânı bulamadıkları için ürünlerini başka kentlere götürmek zorunda kalan fıstık üreticileri nakliye ücretleri altında eziliyor.
Lisanslı depolar ürünlerin türüne göre muhafaza etme özelliğine sahip olarak inşa edildikleri için ürünler buralarda zarar görmeden sağlıklı bir şekilde tutulabiliyor. İklimlendirme özelliğine sahip bu depolara ürününü bırakan çiftçi bıraktığı gibi alabilme şansına sahip. Yasal mevzuata dayanarak ticaret odaları ve ticaret borsası tüzel kurumların eliyle kurulan lisanslı depolarda, çiftçiye ürünün güvenilir saklanması ve sağlık muhafaza edilmesi konusunda güven verdiği için ayrıca daha çok tercih ediliyor.
Urfa Bozova Ziraat Odası Başkanı Fuat Elmas “Yüksek girdi, kuraklık ve elektrik kesintileri nedeniyle fıstık, buğday, arpa ve mercimekte rekolte kaybı yaşandığını belirten Bozova Ziraat Odası Başkanı Fuat Elmas, “Tarıma hükmeden dünyaya hükmeder” diyerek çiftçilere destek çağrısı yaptı.
Türkiye’de üretilen fıstığın yaklaşık yüzde 50’si, mercimek, buğday ve arpanın ise önemli bir kısmını karşılayan Urfa’da, yüksek girdi ve elektrik sorunu nedeniyle çiftçiler zor günler yaşıyor. Tarım için önemli bir merkez olan Urfa’da 1 milyon 500 dönümde fıstık üretimi yapılırken, 60 bin dönümde ise badem üretimi yapılıyor. Kentte üretilen 2 milyon 500 bin dönüm buğdayın, yaklaşık 300 bin dönümü kuru olarak ekiliyor. 1 milyon 200 bin dönüm kırmızı mercimek ekiminin ise 800 bin dönümü kuru koşullarda ekilirken, 800 bin dönüm ekilen arpanın tamamı kuru koşullarda ekiliyor.
‘Her elektrik kesintisi bize rekolte kaybı olarak yansıyor’
Çiftçilerin korkarak üretim yaptığını belirten Almas, üreticilerin hiçbir zaman mutlu olmadığını kaydetti. Bozova’da tarım yapılan arazilerin yüzde 30’unda sulu tarım yapıldığını dile getiren Elmas, “Sulama yapmak için elektriğe ihtiyacımız var. Korkmadan üretim yapmamız gerek. Elektriği sağlayan Dicle Elektrik Dağıtım (DEDAŞ) ayda bir sulama birliklerinin elektriğini kesiyor. Her elektrik kesintisi bize rekolte kaybı olarak yansıyor. Çiftçi üretim yaparken girdiler nedeniyle hasat edeceği üründen yüzde 10 gibi bir kazanç sağlayacakken, elektrik nedeniyle o yüzde 10’da gidiyor. Bir an önce bölgede elektrik sorunu çözülmeli” diye konuştu.

Urfa Bozova Ziraat Odası Başkanı Fuat Elmas
‘Bir tarım politikası yok. Acınacak durumdayız’
Pamuk ve şeker pancarı ektiğini belirten Elmas, “Eskiden pamuk ekerken dönüme yüz kiloya yakın gübre atardım ve onun karşılığını da alırdım. Şu anda 60-70 kilo atabiliyorum. Bu rekolteyi de etkileyecek. Üretici ektiği zaman kazanamamasından kaynaklı tarlasını bahçeye çeviriyor. Fıstık ekiyor gidip başka yerlerde çalışıyor. 20 yıl sonra o fıstıktan medet umuyor bu şekilde tarım olmaz. Urfa’da 4-5 ilçeyi birleştirirsek Hollanda kadar oluyor. Ama Hollanda tarımda dünyaya öncülük ediyor. Bizim üreticimiz başka illerde çalışmaya gidiyor. Bir tarım politikası yok. Acınacak durumdayız” dedi.
‘Hasat yapmadan o faturayı çiftçi nasıl ödesin?’
DEDAŞ’ın istediği zaman elektriği kesebildiğini belirten Elmas, “DEDAŞ’tan önce böyle bir sorun yoktu. Nasıl bir anlaşma yapıldıysa kimse DEDAŞ’tan hesap soramıyor. Bize ‘dağı taşı ekin’ diyorlar. Ben ekemiyorum ki. Ektiğim zaman benim elektriğimi kesiyorsun, ben nasıl ekeyim? İki gün önce DEDAŞ sulama birliklerini borçlarını ödemesi durumunda elektriklerini kesmek ile tehdit etmiş. Şu an hasat zamanı yaklaşıyor, 3 gün elektrik kesintisi çiftçinin yüzde 15 kaybı demek. DEDAŞ her ay fatura kesiyor. Ancak tarımsal elektik faturaları sezonluk ödenmeli. Tarımsal alan her ay para ödeyemez. Hasat yapmadan o faturayı çiftçi nasıl ödesin? Üretici ürününü satacak, ancak o zaman verebilir. Üretici yüksek girdilerin altında ezilirken bir de buna elektrik katıldı” ifadelerini kullandı.
‘Neden kooperatif alım yapmıyor?’
Urfa’da 14-15 Nisan tarihinde etkili olan zirai don nedeniyle fıstıkta yüzde 70’e varan ürün kaybı olduğunu belirten Elmas, fıstıkta taban fiyatı olmamasına tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta fındıkta taban fiyatı açıkladığını hatırlatan Elmas, “Bizde fıstıkta taban fiyatı istiyoruz. Fıstıkta her zaman fındık a verilen taban fiyatın 15 TL üstü bir değer biçiliyor. O zaman su altı boz fıstığın kilosu en az 70 TL olmalı. Devlet bize sahip çıkmadığı için üretici tüccarlara teslim olmuştur. 4-5 tüccar birleşmiş, zor emekle yetişen fıstık a göz dikmiştir. 70 TL olması gereken fıstık şu an pazarda 50 TL’ye satılıyor. Yazık. Bu kadar başıboşluk olmaz. Bir an önce mahsul ofisleri alım yapmalı. Neden kooperatif alım yapmıyor?” diye sordu.
‘Biz neden yağı, şekeri, buğdayı ithal ediyoruz?’
Çiftçinin tarımdan kaçtığını söyleyen Elmas, Urfa’da üretilen hiçbir üründe taban fiyatı olmadığını söyledi. Taban fiyat olursa üreticinin hesap yaparak zarar etmeyeceği şekilde üretim yapacağını dile getiren Almas, “Cumhurbaşkanı ‘dağı taşı ek’ diyor ve sonrasında sahip çıkmıyor. ‘Ek enflasyon oranından artış ile senin ürününü devlet olarak ben alırım’ denilse ben neden ekmeyeyim. O zaman Hollanda’yı geçeriz. Biz neden yağı, şekeri, buğdayı ithal ediyoruz. Ben bunu üretebilirim yeter ki bana destek ver” dedi. Fıstıkta dönüm başına verilen 50 TL İyi Tarım Uygulamaları (İTU) desteklemesinin geçtiğimiz yıl 20 TL’ye düşürüldüğünü hatırlatan Elmas, uygulama ile “Fıstık ekmeyin” denildiğini sözlerine ekledi.
‘Tarıma hükmeden dünyaya hükmeder’
Üreticilerin en büyük sorununun “güven” olduğunun altını çizen Elmas, devamında şunları söyledi: “Hükümet yüzünü üreticiye dönecek ve ‘ben seninleyim’ diyecek. Üretici ile oturup ‘biz üretimi nasıl daha yaygınlaştırabiliriz?’ diye sorsunlar her şey hal olur. Yeter ki bize güven versinler. Tarıma hükmeden dünyaya hükmeder. Her şeyden önce güven olmalı, ancak bu yok. Biz üretmezsek herkes kaybeder. Biz aç kalırsak herkes aç kalır.”
LİSANSLI DEPO FAİZSİZ YA DA DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ İMKÂNI SAĞLIYOR
Lisanslı depo talebinde bulunan Urfalı fıstık üretici, lisanslı depolamanın çiftçiye bankalardan ve kooperatiflerden düşük faizli ya da faizsiz kredi olanağı sunduğu için özellikle tercih edildiğinin bilgisini paylaşıyor. Bozova’nın Boztepe köyünde yaşadığını aktaran ÇİFTÇİ, “3 bin fıstık ağacım var. Yıllık ortalama 8 ton fıstık üretiyorum. Fıstığımızı, bankaların kredilerinden faydalanmak için mecburi Antep’teki lisanslı depolara götürüyoruz. Urfalı binlerce üretici ya fıstığını ilk elden satmak zorunda kalıyor ya da nakliye ücretlerine katlanıp Antep’e götürmek zorunda kalıyor” sözleriyle yaşadıkları zorlukları anlattı.
ÜRETİCİLER FISTIK TÜCCARLARININ KISKACINDA
Kentteki fıstık üreticilerinin lisanslı depo dışında da sorunlar yaşadığını bildiren ÇİFTÇİ fıstık piyasasını elinde tutan fıstık tüccarlarının ciddi boyutlara varan fırsatçılığıyla karşı karşıya olduklarını da aktarıyor. ÇİFTÇİ sözlerini şöyle sürdürüyor: “Urfalılar olarak ürünlerimizi alıp satmak ya da depolamak için Antep’e götürüyoruz. Birçok üretici de nakit paraya ihtiyacı olduğu için fıstığını hemen satıyor. Oradaki fıstık tüccarları ağız birliği yaparak fiyatları aşağıya çekiyorlar. Örneğin geçen yıl depolama yapamadığımız için hemen sattık. Bizden fıstığın kilosunu 120 TL’ye alan fıstık tüccarları, çiftçilerin elindeki tüm ürünleri toplayıp bir hafta sonra fiyatı 180 TL’ye çıkardılar. Ortada ciddi bir fırsatçılık yapan tüccar kıskacı var ve şu an yine fıstık hasadı geldi. Tüccarlar el birliğiyle fiyatı yine 120 TL’ye düşürmüşler. Depolama imkânı olmadığı için çoğunlukla Urfalı fıstık üreticileri, fırsatçılık yapan tüccarların insafına kalıyor. Özel depolama yapan kişiler çiftçinin ürününü ondan habersiz satıp kaçabiliyor. O yüzden çiftçi onlara da teslim edemiyor. Urfalı fıstık üreticileri olarak bu sorunlardan kurtulmanın tek yolu lisanslı depolardır.”
‘NAKLİYE ÜCRETLERİNDEN KURTULMAK İSTİYORUZ’
Fıstık üreticisi ise Türkiye’de en çok fıstığı Urfa’nın üreticilerinin yetiştirdiğini fakat fıstığı işleyerek pazara sunacak imkana sahip olmayan ilin de Urfa olduğu görüşünde. Fıstığın depolamasından, fıstık borsasına, fıstığın tüm işlemlerden geçirilerek hazır hale getirildiği tüm sanayi olanaklarına kadar her şeyin Antep’te olduğunu söyleyen ÇİFTÇİ “En çok bizler üretiyoruz. 4 bin fıstık ağacına bakıyorum. Ben ve ailem gece gündüz çalışıyoruz. Ama lisanslı bir depomuz bile yok. Urfa’da fıstığı üretecek piyasaya sunacak bir sanayi işletmesi imkânı yok. Her şeyin merkezi Antep olmuş. Aynı imkanların Urfa’da da olmasını istiyoruz. Akaryakıt çok pahalandı. Nakliye fiyatları 5 katına çıktı. Ürünlerimizi buradan yükleyip Antep’e götürmek oldukça masraflı. Girdi maliyetleri zaten artmış ayrıca nakliye ücretleri altında ezilmek istemiyoruz” diye konuştu.

Urfa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Melik
‘LİSANSLI DEPO BELGESİ OLMAYINCA KREDİ İMKANLARINDAN YARARLANILAMIYOR’
Urfalı çiftçilerin yaşadığı sorunları ilişkin konuşan Urfa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Melik, Türkiye’nin en büyük fıstık üreticisinin Urfa olduğunun resmi rakamlarla tescillendiğinin bilgisini veriyor. Lisanslı depoculuk oluşturulması için kentte bulunan ticaret borsası, ticaret odası gibi tüzel kişiliğe sahip kurumların projelendirme yapabileceğini söyleyen Melik, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bu projeye bütçe sağlayabileceğini de sözlerine ekliyor.
Lisanslı depo olmayışının yarattığı sıkıntıları anlatan Abdullah Melik finans sıkıntısı çeken çiftçinin bu depolardan belge alarak Ziraat Bankası veya tarım kredi kooperatiflerinden düşük faizli ya da faizsiz kredi alma şansı olduğunu kaydetti.
Melik şöyle devam etti: “Çiftçi ürünü hasattan alır almaz ucuza satacağına orda muhafaza edip ve gerçek değerine kavuştuğu noktada satabiliyor. Lisanslı depo haricindeki depolanan fıstığa kimse kredi vermiyor. Bu depolar şart. Urfa’da lisanslı depo olursa bu depolarla küçük çiftçiler de korunacak.”
Urfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya
LİSANSLI DEPO PROJEMİZİ OLUŞTURDUK KAYNAK ARIYORUZ
Lisanslı depo için proje sunma yetkisine sahip olan kurumlardan biri olan Urfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, öncesinde devlet eliyle depolama işlemi yapan Türkiye Mahsuller Ofisi’nin (TMO) zarar edip kapatılmasının ardından lisanslı depoculuk seçeneğinin gündeme geldiğini hatırlattı. Bunun da kentlerde bulunan ticaret odaları, ticaret borsası gibi kurumların projelendirmesiyle oluşturulmaya başlandığını söyleyen Kaya “Bizler bu işin öncülüğünü yapıyoruz. Şimdiye kadar Urfa’ya biri 20 ton olan pamuk biri de 40 ton hububat deposu olan iki büyük lisanslı depo kazandırdık. Şimdi sıra yine lisanslı fıstık deposunda. Tüm projemizi hazırladık ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunduk. Bu depoların her biri 200 milyon TL’ye mal oluyor. Bakanlık bütçesinden tümüne yetecek kadar bir ödeme yapmadığında bizler bu işin olması için elimizden geldiği kadar bütçe bulup yapmaya çalışacağız” dedi.
‘LİSANSLI DEPO İÇİN ÇALIŞMAMIZ UZUN BİR ZAMANDIR VAR’
Urfa’ya iki büyük lisanslı depo kazandırdıklarını söyleyen Ticaret Borsası Başkanı Kaya, “İlimize inşallah bir lisanslı fıstık deposu da kazandıracağız. İki yıl önce bunun çalışmalarına başladık. Yer temini ve projelendirmemizi bitirdik. Şimdi bakanlık ve Avrupa Birliği’nde destek ve fon sağlama sürecindeyiz. Türkiye’de toplamda 126 tane lisanslı depo var bunlardan sadece 7 tanesi bizim gibi tüzel yapıya sahip ticaret borsaları eliyle oluşturulmuş. Diğerleri ise özel şirketlere ait depolar. Bu 7 tanesinden 2 tanesi şu an Urfa’da ve üçüncü depomuz olan lisanslı fıstık depomuzu da umuyoruz ki en kısa zamanda şehrimize kurarak çiftçilerimizin sesine ses kentin ihtiyacına cevap oluruz” dedi.
Kaya, deponun tam olarak ne zaman yapılıp çiftçinin hizmetine sunulacağına dair ise net bir tarih veremediklerini söyledi.



-
‘Arap Yusuf’ hayatını kaybetti
Akyazı Pazarköy Mahallesi halkından merhum Hüseyin Akcan’ın Oğlu, Osman, merhum Muhammed, Zekeriya, Süleyman ve Sırrı Akcan ile Hasan Bulut’un Yeğenleri, Serhat, Sedat ve Ferda Akcan’ın Babaları Yusuf Ziya Akcan vefat etmiştir.
‘Arap Yusuf’ hayatını kaybetti
Sakarya’da Arap Yusuf lakabıyla tanınan Yusuf Ziya Akcan, geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat etti
Cenaze namazı bugün Adapazarı Salko camiinde kılınacak ikindi namazını müteakip Pazarköy Mahallesi aile mezarlığına defnedilecektir

Merhuma Cenabı Allah’tan rahmet yakınlarına sabırlar niyaz ederiz mekanı cennet olsun.
Oğlu Ferda Akcan 0545 747 61 54

Yaşar Zımba’nın acı günü
ASKF Başkanı Yaşar Zımba’nın amcası Lütfi Zımba vefat etti.
ASKF Başkanı Yaşar Zımba’nın amcası Lütfi Zımba vefat etti. Cenazesi ikindi namazında Akyazı Gebeş Mahallesi’nden kalkacaktır.
Akyazı Konuralp Mahallesi Akminare halkından merhum Ali Soğukçelik’in Oğlu, merhum Ali Osman, Veysel ve İdris Soğukçelik’in Kardeşleri Ali ve Mustafa Soğukçelik’in Babaları Fazlı Soğukçelik vefat etmiştir. Cenaze namazı bugün Gazi Süleyman Paşa Camii’nde kılınacak Öğle Namazını müteakip süt fabrikası yanı aile mezarlığına defnedilecektir. Merhuma Cenabı Allah’tan rahmet yakınlarına sabırlar niyaz ederiz mekanı cennet olsun. Oğlu Ali Soğukçelik 0539 353 16 20
ADI SOYADI DOĞ.TARİHİ MEZARLIK ABDÜLKADİR AYPEK 15.05.1936 ADAPAZARI EMİRSULTAN-1 MEZARLIĞI BAHRİYE BAL 02.06.1959 BARTINA NAKİL GİTTİ DEFNE ERTÜRK 02.08.2022 SÖĞÜTLÜ KÜÇÜKSÖĞÜTLÜ ESKİ MEZARLIĞI DURSUN ÇELİK 25.03.1943 İSTANBUL İLİNE NAKİL YAPILDI ERDOĞAN CAN 20.01.1940 ADAPAZARI EMİRSULTAN-2 MEZARLIĞI FAZLI SOĞUKÇELİK 08.06.1943 AKYAZI HASTAHANE MAHALLE MEZARLIĞI FERİDE DALKILIÇ 10.02.1936 SAPANCA SOĞUKSU MAHALLE MEZARLIĞI HASAN AY 02.01.1952 HENDEK MERKEZ MEZARLIĞI HİKMET DOĞRAMACI 05.04.1957 HENDEK ORTAKÖY MAHALLE MEZARLIĞI KADRİYE KURTULUŞ 01.01.1965 SERDİVAN MERKEZ MEZARLIĞI-1 KEMAL GENÇ 03.10.1982 KARASU KARAMÜEZZİNLER YUKARI MEZARLIĞI LÜTFÜ ZIMBA 02.03.1929 AKYAZI GEBEŞ MAHALLE MEZARLIĞI MELEK EROL 01.06.1935 PAMUKOVA MERKEZ YUKARI MEZARLIĞI MUHAMMET MÜCAHİT GÜNÜAK 19.04.1984 ARİFİYE MERKEZ MEZARLIĞI MÜNEVVER YENER 01.03.1930 TARAKLI MAHDUMLAR MAHALLE MEZARLIĞI MÜNÜR KARAKULAK 01.02.1936 HENDEK KARADERE OKUL YANI MEZARLIĞI NAFİYE ŞAR 15.07.1938 ADAPAZARI EMİRSULTAN-2 MEZARLIĞI RECEP MOLLA 03.06.1953 KARASU AZİZİYE YENİ MEZARLIĞI SEYİT AHMET KAYA 15.07.1937 PAMUKOVA GÖKGÖZ AŞAĞI MEZARLIĞI YAŞAR BAYRAKDAR 04.06.1962 İZMİT UMUTTEPE NAKİL YAPILDI YUSUF ZİYA AKCAN 07.06.1956 AKYAZI PAZARKÖY MAHALLE MEZARLIĞI ZEHRA GÜNEY 10.08.1942 GEYVE MERKEZ MEZARLIĞI-1 -
Bike FEST’e aksiyon dolu başlangıç: “Ayçiçeği Vadisi’nde sizi bekliyoruz”
Bike FEST’e aksiyon dolu başlangıç: “Ayçiçeği Vadisi’nde sizi bekliyoruz”
Büyükşehir Belediyesi’nin Bike FEST organizasyonu Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde Sakarya MTB Cup heyecanı ile başladı. Kazananlara madalyalarını takdim eden Yüce, “Bisiklet Dostu Şehir unvanıyla ülkede ilk ve tek olan Sakarya’mız bisikletle özdeşleşsin istiyor ve çalışıyoruz. Bike FEST tüm vatandaşlarımız için harika bir fırsat, herkesi bu heyecana ortak olmaya davet ediyorum” dedi. Festival UCI Eliminatör Dünya Kupası, Tour Of Sakarya, 3 büyük konser ve EXPO Sakarya organizasyonlarıyla devam edecek.
Büyükşehir Belediyesi, Bike FEST organizasyonuna Sakarya MTB Cup yarışıyla başladı. 4 uluslararası müsabakaya ev sahipliği yapılacak, 3 konseri ve EXPO Sakarya organizasyonlarının gerçekleştirileceği Bike FEST 12 Ağustos itibariyle kapılarını açtı. Dünyanın en modern bisiklet tesisi Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde yarışların start bayrağını Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce kaldırdı. MTB’nin en fazla puan getiren yarışlarından bir tanesi olan ‘Cross Country’ yarışında kadın ve erkeklerden oluşan 40’a yakın sporcu katıldı. Yaklaşık 20’ye yakın ülkeden katılan sporcular 4 buçuk kilometrelik dağ bisikleti parkurunda ter döktü. Erkekler 8, kadınlar ise 6 tur boyunca şampiyonluk için yarıştı. Elit Erkekler kategorisinde İsviçre’den Ursın Spescha birinci, İtalya’dan Alessıo Agostinelli ikinci, Almanya’da Sılas Graf üçüncü oldu. Elit Kadınlar kategorisinde ise Slovenya’dan Tanya Zakelj birinci, Yunanistan’dan Eleftherıa Gıachou ikinci ve Slovenya’dan Vıta Movrın üçüncü oldu. Derece yapanlara madalyalarını Başkan Ekrem Yüce ve protokol üyeleri yaptı.

Bisiklet Şehri Sakarya
Başkan Yüce, Dünya Bisiklet Şehri unvanıyla Türkiye’de ilk ve tek olduklarını ve Sakarya’nın son olarak 116 kilometre bisiklet yoluyla buluşturulduğunu ifade etti. Bu şehirde bisiklet dostlarının istedikleri yerde bisiklet kiralayıp, istedikleri noktaya kadar bisiklet yollarından güvenli şekilde gidebildiklerine dikkat çekti. Ayrıca dünyanın en modern bisiklet parkuru Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde şampiyonların yarıştığı pistlerin vatandaşlar tarafından sürüş alanı olarak kullanılabildiğini ifade eden Yüce, bu yönüyle Sakarya’nın bir dünya markası haline geldiğine dikkat çekti. Başkan Yüce, başladıkları Bike FEST programında dünyadan sporcuları ağırlayacaklarını ve organizasyonun etkinlikler ve gösterilerle devam edeceğini anlatarak “Tüm Türkiye ve Sakarya’daki sporseverleri festivalimize katılmaya davet ediyoruz” diye çağrı yaptı.
Sakarya Türkiye’de ilk ve tek
Yüce, “Şehirlerin şehri Sakarya’ya hoş geldiniz. Sakarya olarak yeniliklerin ve ilklerin şehri olmaya devam ediyoruz. Sakarya’mız, dünyadaki Bisiklet Dostu Şehir unvanına sahip olan sayılı şehirlerinden biri. Bu özelliğiyle de Türkiye’deki ilk ve tek şehir. Bu unvan tüm dünyada sayılı şehre verilmiş bir unvan. Çok şükür ki bu gururu yaşayarak ülkemizi temsilen yerimizi aldık. Bisiklet Dostu Şehir Unvanı, Uluslararası Bisiklet Birliği tarafından çok ciddi değerlendirmeler sonucunda verilen bir unvandır. Buna hak kazanmak için yerine getirmeniz gereken bir dizi gereklilik ve yeterlilik mevcuttur. Biz Sakarya olarak hamdolsun bu yeterlilikleri ve gereklilikleri yerine getirdik ve Bisiklet Dostu Şehir olduk. Sakarya’mızda toplam 116 km bisiklet yolu bulunmaktadır. Sakarya’da bisiklet kullanarak şehrin neredeyse tamamına sorunsuzca ulaşabilirsiniz” dedi.
Bisiklet kullanımı için özel projeler
Sakarya’da bisiklet kültürünün şehrin tamamına yayıldığını ifade eden Yüce, “Şayet bisikletiniz yoksa bile şehrimizin tamamına yayılmış bisiklet yollarıyla entegre edilmiş akıllı bisiklet duraklarımızdan kolaylıkla bir bisiklet kiralayabilir ve gideceğiniz yerdeki istasyonda bisikletinizi bırakabilirsiniz. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizde bisiklet kültürünü sürdürülebilir hale getirmek için, başta uluslararası bisiklet yarışmaları organizasyonları olmak üzere, bisiklet yollarının yapım ve bakım işleriyle ilgilenirken, başka bir dizi projenin de yürütücülüğünü sürdürmektedir. Mevcut bisiklet yollarımızda, ışıklandırmanın olduğu bölgelerde, bisiklet kullanan vatandaşlarımızın da karşıdan karşıya geçişini kolaylaştırabilmek amacıyla, çeşitli noktalara bisiklet amblemli özel ışıklandırma takılmıştır” diye konuştu.
“Sakarya sizin eviniz, dünyayı misafir ederiz”
Dünya sporcularına ‘Sakarya sizin eviniz, dünyayı misafir ederiz’ çağrısı yapan Başkan Yüce, “Dünyanın en modern ve en fonksiyonel bisiklet parkuru olan Ayçiçeği Bisiklet Vadisinde şampiyonların yarıştığı pistte bisiklet kullanabilirsiniz. Ayçiçeği Bisiklet Vadisi Yol, Dağ ve BMX olmak üzere aynı anda 3 şampiyonanın yapılabileceği bir tesis. Sakarya Büyükşehir Belediyemiz, bisiklet yolları yatırımlarıyla geçtiğimiz senelerde bazı yerel ve ulusal müsabakalar dışında MTB CUP Yani Dağ Bisikleti Şampiyonası, Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turnuvası ve 2020 Dağ Bisikleti Dünya Maraton Şampiyonası bu tesiste gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığımız himayelerinde iki hafta boyunca gerçekleştirilecek olan Uluslararası Bisiklet yaklaşık 16 gün boyunca sürecek yarışların, etkinliklerin, gösterilerin ve Sakarya Exponun şehrimize hayırlı olmasını dilerim. Bisiklet Dostu Şehir unvanıyla ülkede ilk ve tek olan Sakarya’mız bisikletle özdeşleşsin istiyor ve çalışıyoruz. Bike FEST tüm vatandaşlarımız için harika bir fırsat, herkesi bu heyecana ortak olmaya davet ediyorum. Sakarya sizin eviniz, Dünyayı misafir ederiz. şiarı ile her birinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
Yarış takvimi ve tarihler
Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı yarışlar 4 uluslararası müsabakayı kapsıyor. Bunlar sırayla Tour Of Sakarya Yol Bisikleti Yarışı, UCI Marathon Series, Sakarya MTB Cup yarışı ve finalde daha önce Türkiye’de hiç yapılmayan UCI Dağ Bisiklet Eliminatör Dünya Kupası olacak.
Yarışlar, konser ve etkinliklerin tarihleri şöyle:
12 Ağustos – Sakarya MTB Cup
14 Ağustos UCI MTB Marathon Series – Sakarya XCM
17 Ağustos Sakarya MTB Cup Night Race
21 Ağustos UCI Eliminator World Cup
25 Ağustos – 28 Ağustos – EXPO Sakarya
25 Ağustos – 28 Ağustos – Tour Of Sakarya
Konserler:
21 Ağustos – Ekin Uzunlar (19.00) / Bisiklet Vadisi
25 Ağustos – Sefo (19.00) / Demokrasi Meydanı
28 Ağustos – Bilal Sonses (19.00) / Demokrasi Meydanı
Ayrıca 25-28 Ağustos tarihleri arasında AKM önünde Sakarya EXPO gerçekleştirilecek. Bu alanda şehrin sportif, yöresel ve sosyal özellikleri tanıtılacak. İkramlar, tanıtımlar ve etkinlikler gerçekleştirilecek.











-
SATSO Doku Kültürü Laboratuvarı’na Bakan Varank’tan övgü
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank bir dizi ziyaret açılış için Sakarya’daydı. Bakan Mustafa Varank’ın ilk durağı Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi oldu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Hendek ilçesindeki 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde 1550 metrekaresi kapalı toplam 7 bin metrekarelik alanda kurulu “Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi”ni (Doku Kültürü Laboratuvarı) ziyaret etti.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Talip Kuriş ve Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ev sahipliğinde gerçekleştirilen ziyaret programına; Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu, Sakarya Ak Parti İl Başkanı Yunus Tever, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, MARKA Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu ve SATSO Yönetim Kurulu Üyeleri iştirak etti.

Çalışmalarına 2014 yılında başlanıp 2021 yılında tamamlanarak 8 ay önce aktif olarak faaliyete geçen Sakarya Doku Kültürü Laboratuvarı’nı ziyaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank laboratuvar ortamında üretilen ürünlerin üretim aşamaları ve katma değeri ile ilgili SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ’ dan bilgi aldı.






TC. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank yaptığı değerlendirmede, Doku Kültürü Laboratuvarı’nın faaliyete geçtikten sonra 8 ay gibi kısa bir sürede ciddi işlere imza attığını belirterek “Burada güzel ve geleceğe yönelik ciddi işler yapıldığını gördük. Kısa bir sürede ihracat yapabilme başarısı gösterilmesinden dolayı tebrik ederim. Burada özellikle süs bitkileri alanında çok ciddi bir altyapı kurduk ve bu tesis, Türkiye’de daha önce bitki kültürüyle üretilmeyen bitkileri burada üretmeye başladı. Türkiye üretmeye, katma değer yaratmaya devam ediyor ve Sakarya bu anlamda önemli bir kentimiz. Tebrik ederim” dedi.
Merkezde kadın ve genç istihdamının da önemine değinen Bakan Varank, “Burada yalnızca tarımsal ürünler değil, insan da yetiştiriliyor” diyerek özellikle üniversite öğrencilerinin sektöre hakim olmalarına yönelik istihdama kazandırılmalarını takdirle karşıladığının altını çizdi. Sanayi ve teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi’nde çalışan üniversite öğrencileri ve laboratuvar uzmanları ile sohbet etti.
Başkan Altuğ ise, Doku Kültürü Laboratuvarı’nın temellerinin 2014 yılında atıldığını Ar-Ge sürecinin ardından çalışmaların başladığını, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’ndan proje desteği alınarak hayata geçirildiğini ifade etti.
Altuğ ayrıca şunları dile getirdi; “Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Araştırma Eğitim ve Organizasyon A.Ş. tarafından işletilerek faaliyetleri yürütülen Sakarya Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi diğer adıyla Doku Kültürü Laboratuvarımız ürettiği tarımsal ürünler ve süs bitkileri ile dünya pazarına girmeyi amaçlıyor. Burada, ihtiyaç duyulan ve nesli tükenen tarımsal ürünlerin sağlıklı bir şekilde çoğaltılmasını da sağlayabildiğimiz bir sistem var.
Bu doğrultuda Alman orkide üretim firması ile işbirliği çerçevesinde ilk ihracatımızı geçen ay gerçekleştirdik. Laboratuvarımız, tek çatı altında yıllık 30.000.000 kapasite ile Türkiye’nin en büyük doku kültürü laboratuvarıdır. Doku kültürü tarımda önemli bir noktayı kapsıyor ve ülkemizi bu konuda ileri taşıyacak bir uygulamadır. Bu doğrultuda bizlere bu projeyi hayata geçirme fırsatı sunan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız şahsında bakanlığımıza bağlı tüm birimlere teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Özellikle pandemi sonrası pandemi sonrası değişen küresel ekonomik koşulların, tarımsal üretimin önemini daha da arttırdığının altını çizen Başkan Altuğ, gıdaya yönelik bitkiler üzerine de çalıştıklarını Sakarya ve ülkemizdeki tarımsal üretimin, verim ve kalitesinin arttırılması amacı ile çalışmalara hız verdiklerini belirtti.
Sakarya Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi, Söğütlü 3. OSB’de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank başta olmak üzere il protokolünün katılımı ile gerçekleşen toplu açılış töreni ile resmi olarak açıldı.
Bakan Varank burada yaptığı konuşmada, Sakarya Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi’nin tarım sektörü ve ekonomiye katma değer anlamında çok önemli bir çalışma olduğunun özellikle altını çizdi.


