Kategori: Ekonomi

  • 30 Ağustos Zafer Bayramı alternatif kutlama töreni gerçekleştirildi. 

    Sakarya’da 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle devlet töreninden sonra alternatif kutlama programı düzenlendi.

    Birçok sivil toplum örgütünün katıldığı törende Demokrasi Meydanı’nda Atatürk Anıtına çelenk sunuldu.

    Sakarya’da 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle sabah saatlerinde gerçekleştirilen resmi protokol kutlama törenin ardından CHP Sakarya İl Başkanlığı öncülüğünde sivil toplum örgütlerinin katılımlarıyla alternatif kutlama töreni gerçekleştirildi.

    Bir 3 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Bir 4 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

    ZAFER PARTİSİ SAKARYA İL BAŞKANI Aydın BAHAR 30 AĞUSTOS MESAJI

    Türk’ün şan ve şeref dolu tarihinde Ağustos ayının özel bir yeri vardır.

    Emperyalist ülkelerin desteğini alıp Türk’ün Anadolu’daki varlığına son vermek gafletine düşen Yunan Megali İdeası’nın Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk Ordusu tarafından tarihe gömüldüğü, Milli Mücadelenin son aşaması, tarihin altın sayfalarına işlenen 30 Ağustos Zaferidir.

    Afyon Kocatepe’de aldıkları büyük yara ile ordumuzun önünden kaçan düşman 9 Eylülde İzmir’de denize dökülmüştür. Böylece Serv paçavrası yırtılmış ve yepyeni pırıl pırıl Türkiye Cumhuriyetinin kurulması gerçekleşmiştir.

    Türk Milleti olarak, bu kutlu zaferin yüzüncü yıldönümünde daha nice büyük başarılara imza atmak dileğiyle aziz milletimizin 30 Ağustoz Zaferini kutluyoruz.

  • 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkuyla kutlandı

    30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’üncü yıl dönümü Sakarya’da gerçekleştirilen törenlerle kutlandı.

    30 Ağustos’ta zaferle neticelenen Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 100’üncü yıl dönümü ve Zafer Bayramı, Sakarya’da kutlanmaya başladı.

    Gün boyu sürecek olan kutlama ve törenler, Sakarya Valilik Kampüsünde düzenlenen çelenk töreniyle başladı. Valilik makamında tebriklerin kabulü sonrasında kutlamalar Adapazarı Kültür Merkezi önünde devam etti.

    Resim

    Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Resim

    Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar, açık hava ve anıt görseli olabilir

    Bir 1 kişi, ayakta, kalabalık ve açık hava görseli olabilir

    Kutlama törenine; Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım başta olmak üzere Garnizon Komutanı Albay Fahri Can, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Levent Tunç, gaziler, kurum ve kuruluşların müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Vatandaşlar ellerinde bayraklarla kutlamalara eşlik ederken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama mesajı okundu. Yapılan konuşmaların devamında kurum ve kuruşlara ait araçlar kortej eşliğinde alandan geçerek protokolü selamladı. Selamlama sonrasında program sona erdi.

    Adapazarı Kültür Merkezi’nde  yapılan kutlamaların ardından saat 19.30’da ise Fener Alayı yürüyüşü gerçekleşecek. Yürüyüş, Çark Caddesi başından başlayıp Demokrasi Meydanı’nda son bulacak.






  • Yeniden Refah Partisi Sakarya İl Başkan Yrd. MustafaKorkmaz: Fırsatı kaçırmayalım!

    Yeniden Refah Partisi Sakarya İl Başkan Yrd.(Siyasi İşler Başkanı) Mustafa Korkmaz yaptığı yazılı açıklamayla ilimizi ilgilendiren çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.

    Korkmaz; “Sakarya’mızda yapılan çalışmaları titizlikle takip ediyoruz eleştiri takdir ve önerilerimizi Yeniden  Refah Partisi Sakarya il Teşkilatı olarak kamuoyu ile paylaşıyoruz.” dedi.

    FIRSATI KAÇIRMAYALIM

    Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, küresel ısınma ve pandemi gibi gelişmeler dünyada yakın bir gelecekte tarımsal ürünlerin arzında bir sıkıntı olacağını gösteriyor. Yaşanan buğday ve yağ sorunu da bunun en bariz göstergesi oldu.

    İktidar arabuluculukla sorunu çözdü ve ilk buğday taşıyan gemi Karasu Limanına geldi. Bu noktada il olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmeli ve bu süreci ilimiz lehine çevirmeliyiz.

    Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerimizi de düşünerek bölgemizde tahıl ve diğer gıda ürünlerinin stoku için Lojistik üsler kurulmalıdır. Ürünlerin taşınmasında önemli bir etken olacak Karasu-Adapazarı-Arifiye tren hattı projesi yeniden ele alınmalı ve bölgedeki limanlar tekrar gözden geçirilmeli yada kapasiteleri arttırılmalıdır.

    Gelişmeler ışığında ilimizin İstanbul, Bursa, Ankara gibi büyük şehirlere yakın olması, tren deniz ve karayolu gibi ulaşım ağlarına sahip olması bir fırsata dönüştürülmeli ve acilen bu illerimizin nüfusu da dikkate alınarak ilimizde “Tarıma Dayalı İhtisas Sanayi Bölgesi” kurulması için gerekli çalışmalar başlatılmalıdır.

    Ferizli ilçemizde kurulması düşünülen OSB’de bu statüde düşünülerek “Tarıma Dayalı İhtisas Sanayi Bölgesi” ne dönüştürülmeli bölge halkımıza üretim yapması için teşvikler verilmeli ve sanayi bölgelerinde önceliğin bölge halkı olması konusunda yeni bir anlayış geliştirilmelidir.

    BİTMEK BİLMEYEN ULAŞIM VE ALTYAPI SORUNLARI

    Yeniden Refah Partisi Sakarya il Teşkilatı olarak sahada yaptığımız çalışmalarda aldığımız şikâyetlerden biriside yüksek ulaşım fiyatları ve belirli bölgelere Halk otobüsü tahsis edilmeme konusuydu.

    Özellikle ARİFİYE ilçemizde bulunan yurtta kalan öğrenciler kampüse ulaşım için birkaç vesait (Arifiye-Terminal-Donatım) değiştirmek zorunda kaldıklarını bunun kendilerine yüksek bir maliyete neden olduğunu Büyükşehir Belediyesinin Arifiyeden Kampüse seferler düzenlemesini talep ettiler. Ayrıca öğrenci ve vatandaşlarımızdan özel halk otobüsü şoförlerinin kendilerine kaba davrandığını yaşlı olup ücret ödemeyen vatandaşlarımıza karşıda yakışıksız bir üslup içinde olduklarını ifade ettiler.

    Buradan Büyükşehir Belediyemizi göreve çağırıyor belirli ilçelerimize belediye olarak otobüs tahsis etmesini, ADARAY projesini tekrar gündemine almasını ve kamu otoritesi olarak devreye girmesini talep ediyoruz.

    ARİFİYE ilçemizde başlatılan altyapı çalışmalarını takdirle karşılıyor özellikle Büyükşehir Terminali ve Arifiye kalaycı mahallesine çıkışta marketler bölgesinde her yağmur yağışında oluşan gölleşme sorununu acilen çözmesini rica ediyoruz.

    BAŞIBOŞ DOLAŞAN HAYVANLAR VE AYDINLATMA SURUNLARI

    Sahada aldığımız şikâyetlerden bir diğeri de başıboş dolaşan hayvanların özellikle geç saatlerde işten çıkan evine gitmek zorunda olan vatandaşlarımıza yaşattığı sıkıntılardı. Aydınlatma noktasında Korucuk mahallesinde sıkıntılar olduğu ve TEM otoyolunun bazı bölgelerinde de aydınlatma sorunları olduğu halkımız tarafında dile getirile konular oldu bizde bu noktada gerekli tedbirlerin alınması için yetkilileri göreve davet ediyoruz.

    SAKARYA UYGULAMALI BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ NEZAMAN KAPÜSÜNE KAVUŞACAK

    İlimizde kurulu bulunan ve Sakarya Ünv. İle ortak kampüsü kullanan Uygulamalı Bilimler Üniversitesine acilen bir kampüs inşa edilmesi öğrenciler açısından ve idari noktada ortaya çıkan sorunlar açısından elzem gözükmektedir.

    Eğitim noktasında özellikle öğrencilerin yurt sorunun olduğu ve artan kira fiyatlarının öğrencileri olumsuz etkilediği göz önüne alındığında ilimizdeki yurt ve konut stoklarının arttırılması için gerekli çalışmaların yapılmasını talep ediyoruz. Selam ve hürmetlerimle …

  • Gürsel YILDIZ’dan, 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı

    Gürsel YILDIZ’dan, 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ , 30 Ağustos’un, bir dehanın askeri zaferi olmasının ötesinde milletin hürriyete, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de millet egemenliğine bağlılığının en büyük nişanesi olduğunu bildirdi.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. YILDIZ yayımladığı mesajında, Başkomutan Mustafa Kemal’in, hassasiyet ve tam bir gizlilikle yürüttüğü Büyük Taarruz planını, 26 Ağustos 1922 Cumartesi günü devreye soktuğunu, hürriyete yürekten bağlı milletin çelik iradesinin, düşman ordularını tarihi bir mağlubiyete uğrattığını belirtti.

    Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ

    Gürsel YILDIZ, Mustafa Kemal’in bu eşsiz başarıyı, 1 Eylül 1922 tarihli telgrafında, “Garp cephesinde 26 Ağustos’ta başlayan taarruzumuz Afyonkarahisar, Altuntaş, Dumlupınar arasında büyük bir meydan muharebesi halinde beş gün beş gece devam etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi ordularının yiğitliği, şiddeti ve süratiyle, zalim ve mağrur düşman ordusunun ana unsurları akıllara dehşet verecek katiyetle imha edildi” diyerek duyurduğunu ifade etti.

    Ülkesini ve milletini esaretten kurtarmış bir kahraman olarak Ankara’ya dönen Büyük Önder’in gençlik yıllarından itibaren kurduğu Cumhuriyet düşünü hayata geçirmek için, bu büyük zaferin hemen ardından işe koyulduğunu ve bu düşü “Barışın tatlı güneşi…” olarak tarif ettiğini hatırlatan YILDIZ, mesajında şunları kaydetti:

    “Bilinmelidir ki 30 Ağustos, bir dehanın askeri zaferi olmasının da ötesinde, milletimizin hürriyete, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de millet egemenliğine bağlılığının en büyük nişanesidir.

    Hak ve Huzur Partisi olarak biz, Söz veriyoruz: Güzel ülkemiz ‘Barışın tatlı güneşi’ ile aydınlanacak.

    Bu duygu ve düşüncelerle, büyük dehasıyla ülkemizin geleceğine ışık tutan, Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımız ile terörle mücadelede şehit düşen vatan evlatlarını rahmetle anıyor; gazilerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.”

  • ÖĞRETMEN BİTERSE, GELECEK BİTER!

    ÖĞRETMEN BİTERSE, GELECEK BİTER!

    Bizler, Cumhuriyet aydınlanmasının ve onun önderi Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ve devrimlerinin yılmaz savunucusu eğitimcileriz. Bizler geleceğin mimarlarıyız. Bizler öğretmenleriz.

    Ve ne acıdır ki bugün burada mesleğimizin itibarını, emeğimizin onurunu korumak için bulunuyoruz.

    Çünkü 20 yıldır öğretmenliğe sistematik olarak itibar suikasti düzenleyenler, haklarını gasp edenler; bu kez hakaret niteliğindeki sözde meslek kanunuyla en büyük saldırıyı yapmaya girişmişlerdir.

    Öğretmene danışılmaya bile lütfedilmeden, kuytu köşelerde yandaş sendikadan olur alınarak, Saray’dan inme biçimde hayatımıza sokulan Öğretmenlik Meslek Kanunu, bizlerin sorunlarını iyileştirmek bir yana dursun; omzumuzdaki yükleri ağırlaştıracak ve mesleğimizi itibarsızlaştıracaktır.

    İktidar, torba yasalardan da aşina olduğumuz bir taktikle, bu meslek kanununda da en büyük felaketleri en parlak paketlerle sarmalama yöntemine gitmiştir. Öğretmene müjde olarak sunulan meslek kanununun aslında ne olduğunu sendikamız ilk günden beri en gür şekilde anlatmıştır:

     

    • Bu kanun hukuksuzdur. Çünkü öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği olduğunun altını çizen ilgili yasalarla çelişmektedir. Hukuksuzdur çünkü her öğretmen uzmandır ve uzmanlık belgesi de diplomasıdır. Hukuksuzdur çünkü hayata geçerse eşit işe eşit ücret ilkesi okullarda tamamen tarihe karışacaktır. Hukuksuzdur çünkü, hukukun temel ilkeleri gereğince kazanılmış haklar geri alınamaz. Nasıl bir gecede mühendislere artık teknikersiniz denemiyorsa, öğretmenlere de artık uzman değilsiniz denemez!

    • Bu kanun adaletsizdir. Kanun zaten sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye kategorize edilerek sömürülen öğretmenleri bu kez de uzman öğretmen, başöğretmen diye bölmeyi hedeflemektedir.

    • Bu kanun tehlikelidir çünkü tahribatı sadece öğretmenlere değil tüm eğitim sistemine yönelik olacaktır. Öğrenciler ve veliler dahi, hangi unvana sahip öğretmenlerin sınıfında eğitim gördüğüne göre ayrışacaktır. Buradan suni bir rekabet ve muhtemeldir ki tıpkı bağış adı altında toplanan kayıt paraları gibi, illegal bir ekonomi doğacaktır.

    • Bu kanun hadsizdir çünkü her şeyden önce bu ülkenin bir tane Başöğretmeni olduğu ve bizim muradımızın da O Başöğretmen’in unvanını paylaşmak değil O’nun mirasına sahip çıkmak olduğu gerçeğini hiçe saymaktadır. Hadsizdir çünkü daha eğitimci bile değilken Milli Eğitim Bakanı olmayı kabul etmiş, en yakın kadrolarına tahsili alakasız insanları atamış bir zatın, öğretmenin “yeterliliğine” dair ahkam kesmesi kabul edilemez. Kanunun dayattığı bu sınavların adında “yeterlilik” kelimesinin kullanılması bile öğretmene üsten bakışın bir göstergesidir. Bu kanun hadsizdir çünkü Başöğretmen Atatürk’ün gelecek nesilleri emanet edecek kadar güvendiği öğretmenlerin yeterlilik adı altında ezberlerini ölçmeye çalışmaktadır.

    Oysa öğretmenlerin yeni unvanlara değil, insanlık onuruna yaraşır bir ücretle çalışmaya, liyakatsizce atanan yöneticilerin mobbinglerinden ve keyfi soruşturmalarından kurtulmaya, Anayasal bir hak olan güvenceli istihdama erişmeye, uydurulmuş kriterlere değil kıdeme göre ücret artışı almaya, öğrencilerini iktidarın sırtını sıvazladığı tarikatların elinden almaya ihtiyacı vardır. Öğretmenin eve boynu bükük, sınıfa düşünceli bir şekilde girmemeye ihtiyacı vardır.

    Milli Eğitim Bakanı’nın itiraf ettiği üzere, yandaş sendikanın “sınavsız olmasın” diye akıl verdiği bu meslek kanununa karşı sendikamız ilk günden beri itirazı en güçlü örgütleyen adres olmuştur.

    Tüm eğitim sendikalara çağrı yaptık, Meclis’te kanun görüşülürken “öğretmene parmak sallanmayacağını” en net biçimde anlattık, MEB’in telefonlarını, maillerini raporlarımızla kilitledik, defalarca basın açıklaması yaptık; şimdi bu kanun hala durmuyorsa bilinsin ki biz de durmuyoruz:

    • Bugün itibariyle Türkiye genelinde tüm şube ve temsilciliklerimize “Öğretmene saygı” yazılı pankartlarımızı astık. Pankartlarımız bu utanç tablosu ortadan kalkıncaya dek asılı kalacak.

    • 1 Eylül’de, sendikal olarak tarihi önderimiz olan Fakir Baykurt’un Burdur Yeşilova’daki köyünde, sendikamızın onun adına yaptırdığı rölyefin önünde, Genel Başkanımız, MYK üyelerimiz ve çevre illerdeki şube ve temsilciliklerinin katılımıyla düzenleyeceğimiz kitlesel basın açıklamamızla mücadelemize hız vereceğiz. Daha kanun ilk gündeme geldiği gün yaktığımız mücadele ateşini büyüteceğiz! Mücadele önderimiz Fakir Baykurt’un dediği gibi yalvarmayıp ders verecek, genel başkanımızın dediği gibi öğretmene parmak sallanmayacağını göstereceğiz!

    • 2 Eylül’de İzmir’de, 3 Eylül’de İstanbul’da, 5 Eylül’de Samsun’da, 7 Eylül’de Diyarbakır’da yine Genel Başkanımız ve MYK ile çevre illerdeki şube ve temsilciliklerimizin katılımıyla kitlesel eylemler düzenleyeceğiz.

    • 9 Eylül’de kitlesel olarak Anıtkabir’e yürüyecek, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’e saygı ziyaretinde bulunacağız. Cumhuriyet kavramlarının içini boşaltma gayretindekilere, bu ülkenin sadece bir tane Başöğretmeni olduğunu göstereceğiz!

    • Yine 9 Eylül’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması yapacak, hakaret niteliğindeki bu meslek kanununu kabul etmeyeceğimizi yüzlerine haykıracağız!

    • Çalışma alanımız olan okulları da mücadelemizin bir parçası haline getireceğiz. 5-9 Eylül arasında tüm üyelerimiz okullara “mesleğimiz onurumuzdur” yazan kokartlarla gidecek ve yine aynı tarihler arasında düzenlenecek olan öğretmenler kurul toplantılarında meslek kanununa karşı bir metin okunup tutanaklara geçirilecek. 12-16 Eylül arasında ise öğretmenlerimiz okullarına “Her öğretmen uzmandır” yazan kokartlarla gidecek.

    Bilinsin ki mesleğimize hakaret, emeğimize saldırı niteliğindeki bu meslek kanunu geri çekilmedikçe ya da biz eğitim emekçilerinin talepleri doğrultusunda yeniden düzenlenmedikçe, mücadelemizin yoğunluğunu artırmaktan da üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan da geri durmayacağız!

    Öğretmene saygı, öğretmenliğe itibar istiyoruz ve alacağız!

    Unutulmasın ki bu, sadece öğretmenlik için verilen bir mücadele değildir. Öğretmenin itibarlı olmadığı bir eğitim sisteminin itibarı olamaz. O yüzden çocuğu için itibarlı bir eğitim, ülkesi için itibarlı bir eğitim sistemi isteyen tüm yurttaşları truva atını aratmayan bu meslek kanununa karşı verdiğimiz mücadelemize desteğe davet ediyoruz.

    Hayatımıza sokulan bu garabet, öğretmenlik meslek kanunu değil öğretmenlik mesleğini bitirme kanunudur. Öğretmen biterse gelecek biter!

  • Fatma Kılınçer, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yıl Dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Sakarya Engelliler ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Kılınçer, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yıl Dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Sakarya Engelliler ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Kılınçer mesajında,19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan Kurtuluş Savaşı ve millî mücadele sürecinin, 30 Ağustos 1922’de büyük zaferle sonuçlandığını belirterek, “30 Ağustos 1922’de tarihe altın harflerle yazılmış eşsiz bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muhaberesi ile vatan topraklarımız kurtarılmış, Türk Milleti hürriyet ve bağımsızlık içinde yaşama onuruna kavuşmuştur.

    Aziz milletimiz, o dönem genç-yaşlı, kadın-erkek demeden, toplumun tüm kesimleriyle birlik ve beraberlik içinde kazandığı 30 Ağustos zaferi ile kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere en güzel şekilde cevabını vermiştir.

    Tarihimizin önemli dönüm noktalarından birisi olan ve her safhası eşsiz kahramanlık destanlarıyla dolu Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi de ulusumuzun tarihine yön veren önemli savaşlardan birisi olmuş ve bu zaferle milletimizin bağımsız ve özgür yaşama iradesi, sadece bizim değil tüm dünyadaki mazlum ülkeler için bağımsızlık reçetesi olmuştur.

    Bu duygu ve düşüncelerle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyor, başta milli mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimizi minnet ve şükranla selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Efsane Başkan Mehmet KIR, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yıl Dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Efsane Başkan Mehmet KIR, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yıl Dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    KIR mesajında,19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan Kurtuluş Savaşı ve millî mücadele sürecinin, 30 Ağustos 1922’de büyük zaferle sonuçlandığını belirterek, “30 Ağustos 1922’de tarihe altın harflerle yazılmış eşsiz bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muhaberesi ile vatan topraklarımız kurtarılmış, Türk Milleti hürriyet ve bağımsızlık içinde yaşama onuruna kavuşmuştur.

    Aziz milletimiz, o dönem genç-yaşlı, kadın-erkek demeden, toplumun tüm kesimleriyle birlik ve beraberlik içinde kazandığı 30 Ağustos zaferi ile kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere en güzel şekilde cevabını vermiştir.

    Tarihimizin önemli dönüm noktalarından birisi olan ve her safhası eşsiz kahramanlık destanlarıyla dolu Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi de ulusumuzun tarihine yön veren önemli savaşlardan birisi olmuş ve bu zaferle milletimizin bağımsız ve özgür yaşama iradesi, sadece bizim değil tüm dünyadaki mazlum ülkeler için bağımsızlık reçetesi olmuştur.
    Bu duygu ve düşüncelerle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyor, başta milli mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimizi minnet ve şükranla selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Mehmet Kır Kimdir ?

    16.3.1958 tarihinde Geyve’de esnaf çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk, orta, lise öğrenimini Geyve’de tamamladı. 1979 yılında Bursa İktisadi Ticari İlimler Akademisi İktisat Uzmanlığı bölümünü bitirdi. 1981’de evlendi.1980-1989 yılları arası esnaflık yaptı. 2 oğlu var.

    Siyasete 19 yaşındayken MHP ilçe sekreterliği yaparak başladı. Değişik siyasi partilerde hizmet gayesi ile bulundu.1989 yılında yapılan genel yerel seçimlerde Anavatan Partisi’nden Geyve Belediye Başkanı seçildi.10 yıl, 2 dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra, 2004 yılında tekrar MHP’den belediye başkanlığı görevine seçildi.

    İyi Parti 27. dönem Sakarya 3. sıra milletvekili adayı oldu

  • 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den videolu açıklama : Hakkımdaki insafsız bir yalana cevabımdır

    Abdullah Gül’den videolu açıklama: Hakkımdaki insafsız bir yalana cevabımdır

    Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den dikkat çeken videolu açıklama… Gül, yarın kutlanacak 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesi 2 dakika 20 saniyelik bir video çekerek, cumhurbaşkanlığı döneminde milli bayram törenlerine katılmadığı iddialarına açıklama getirdi.

    Görev süresince milli bayram törenlerine katılmadığı için sıklıkla eleştirilen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yarın kutlanacak 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesi sosyal medya hesabından videolu bir mesaj paylaştı. Gül, “Hakkımda süregelen insafsız bir yalana cevabımdır” başlığıyla paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

    – Yarın 30 Ağustos. Çok şükür hasta filan değilim. Ama yalan söylemek ve önyargılı davranmak büyük bir hastalık. Ayrıca kasıtlı olarak yalan söylemek ise ahlaki bir sorun. Benim cumhurbaşkanı olduğum süre içerisinde milli bayramlara katılmadığımı, Anıtkabir ziyaretlerini yapmadığımı uzun süre bazıları anlattı aleyhimde. Bunları yalanlamayı zül kabul ettim ama ne zaman ki hiç ummadığım kişiler de buna inanmaya başladılar, o zaman böyle bir açıklamaya mecbur kaldım.

    – Önce şunu hatırlatmak isterim: 7 yıl cumhurbaşkanı olduğum sürece katılmam gereken bütün milli bayramlara katıldım ve gurur duydum. Onların en iyi şekilde kutlanmalarını sağladım.

    – Benden önce 30 Ağustos Bayramlarının resepsiyonları orduevlerinde yapılırdı. İlk defa cumhurbaşkanı olarak onları ukdeme aldım ve Çankaya’da çok daha görkemli bir şekilde kutlanmalarını sağladım. Anıtkabir ziyaretlerini yapmamam ise söz konusu değildi.

    – 7 yıllık cumhurbaşkanlığı sürem içerisinde bir kez Kırgızistan ziyaretindeki rahatsızlığım nedeniyle ziyaretlere katılamadım. Onun da sebebi şudur: Kırgızistan’daki Türk Konseyi zirvesine gidiyordum. O günlerde Gaziantep’te teröristlerin şehit ettiği 10 askerimiz vardı.

    – Onları arkamda bırakıp gitmek istemedim. Onların cenaze merasimlerine katıldım. Yaralıları hastanede tek tek ziyaret ettim. Sonra da seyahatimi yaptım.

    – Ne yazık ki doktorlar zaten seyahat yapmamam için uyarıda bulunmuşlardı ama bu ziyarette bir iç kulak kanaması geçirdim. Dönünce hastanede bir hafta kadar kalmak zorunda kaldım.

    – Böyle bir insanı meseleyi bile uzun süre bilerek aleyhimde propaganda yapanları artık sizlere havale ediyorum. Bu vesileyle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.”

  • Başkan Yüce: “Mücadelemizi aynı ruhla sürdüreceğiz”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Zaferin 100. Yılı’nı kutlayan Başkan Yüce, “Tarih boyunca nice zaferleri milletimize armağan eden kahraman ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yılı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. yılı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Zaferin 100. Yılı’nı kutlayan Başkan Yüce, “100 yıl önce dünya tarihinin görebileceği en büyük destanlardan birini yazarak eşsiz bir feraset ve cesaretle işgal güçlerini bu topraklardan söküp atan kahraman ecdadımızı saygı ve minnetle anıyorum. Şanlı tarihimizin bizlere göstermiş olduğu yolda, ülkemizi daha emin ve aydınlık bir geleceğe taşımak için milletimizin her bir ferdinin  büyük bir sorumlulukla tüm fedakarlığı göstereceğine hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Aziz Milletimizin dün olduğu gibi bugün de aynı ruhla istikbaline sahip çıkacağı ve bu mücadeleyi ilelebet göstereceği gün gibi ortadadır. Bu kadim toprakların yılmaz bekçileri olarak, verdiğimiz mücadele her daim devam edecektir. Bu vesile ile, tarih boyunca nice zaferleri milletimize armağan eden şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnetle yad ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yılı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı.

     

  • Başkan Altuğ’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı 100. Yıl Dönümü Kutlama Mesajı

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’ncü yıl dönümü vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınladı.

    Başkan Altuğ kutlama mesajında şunları dile getirdi; “Bundan tam 100 yıl önce ülkemizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığında çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek, sivil-asker demeden, koca bir milletin canları pahasına mücadelesi ile zafere ulaşılan Büyük Taarruz sonrası Türk Milleti, egemenliğini tüm dünyaya cesurca ilan etmiş ve işgal güçlerini ülkemiz topraklarından bertaraf etmiştir.

    Anadolu’nun bir Türk yurdu olduğunu tüm dünyaya ispat eden Türk milletinin kazandığı bu zafer sadece kendi tarihine değil, dünya tarihine de yön vermiştir. Tarihinde hiçbir zaman bir milletin ve ülkenin boyunduruğu altına girmeyen Türk Milleti bu zafer ile bağımsız yaşamak isteyen birçok ulusa da yol göstermiştir. Bugün bu inanç ve azimle yeni tarihler yazarak yoluna devam etmektedir.

    Tüm imkansızlıklara ve eşitsizliğe rağmen zorlukları aşarak kazanılan bu büyük zafer, bugün gururlu ve cesur duruşumuzun arkasındaki temel güçtür. Türk milleti, vatanı ve milletinin varlığı ve birliği söz konusu olduğunda, şartlar ne olursa olsun her türlü fedakârlığa hazırdır.

    30 Ağustos tarihi Türk Milleti için yeni bir başlangıçtır. Bugün bizlere düşen büyük sorumluluk ise mazeret göstermeden, vazgeçmeden dünden daha çok çalışarak Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak ve elde edilecek başarılar ile ülkemizin geleceğini daima aydınlık tutmaktır. Atalarımızın bıraktığı bu miras çok az millete nasip olacak kadar büyük ve onurlu bir sorumluluktur.

    Bayraklarla Donatalım

    1 asrı deviren 30 Ağustos Zaferimizi coşkuyla kutlayacağız. Bu vesileyle üyelerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızı işyerlerinde ve evlerinde şanlı bayrağımızı dalgalandırarak, her yeri bayraklarla donatarak kutlamaya davet ediyorum. Türk bayrağı her yere çok yakışıyor.

    Bu duygu ve düşüncelerle, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu zaferi bize armağan eden İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve veren tüm aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.