Kategori: Ekonomi
-
Sektörlerin finansmana erişim konusunda kolaylık ve desteğe ihtiyacı var
Sektörlerin finansmana erişim konusunda kolaylık ve desteğe ihtiyacı var
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Talip Kuriş Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımı ile Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Yoklama ve gündem maddelerinin oylanmasının ardından 1199 No’lu Meclis oturumuna ait tutanak görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Temmuz Ayı Gelir-Gider Tablosu, Kat’i Mizan ve ekleri ile Bütçe İzleme Raporu, Hesapları İnceleme Komisyonu Başkanı Vahap Gün’ün sunumunun ardından oylanarak, meclis üyeleri tarafından tasdik edildi.
Meclis Toplantısı öncesinde toplantının onur konuğu Türk Kızılay Sakarya Şube Başkanı Cevdet Koç oldu. Koç, kürsüye gelerek Türk Kızılay’ın tüm dünyada, ülke içinde yaptığı sosyal ve insanı yardım çalışmaları hakkında Meclis Üyelerine bilgiler verdi, sunum gerçekleştirdi. SATSO’nun her zaman iş birliği ve destekte sorumluluk aldığını, yardımı esirgemediğinin altını çizerek SATSO Meclisine misafirperverliği için teşekkür etti.
Yönetim Kurulu’nun aylık faaliyetleri ve SATSO çalışmaları hakkında bilgi vermek üzere kürsüye gelen SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, şunları dile getirdi:
Enflasyon Muhasebesi
“Enflasyonda bir kısır döngüye girdik. Geçen aylarda kur artışı-enflasyon artışı kısır döngüsü vardı. Şimdi fiyat artışı, ücretler artışı, tekrar fiyat artışı gibi bir başka döngüdeyiz. Ekonomide daha çok günlük veya güncel sorunları konuşmaya devam ediyoruz. Geleceğimizi belirleyecek yapısal reformları bir an önce hayata geçirmeliyiz.
Yaşanan süreçte iş dünyamızın yaşadığı ekonomik sorunların çözümüne yönelik çalışmaların devam ettiğini de biliyoruz. Özellikle son zamanlarda enflasyon nedeniyle işletmelerimiz sermayeleri eridiği halde sürekli kar ediyor gibi görünüyor, oysa satılan ürün aynı fiyata yerine konamadığı için işletme sermayeleri hızla eriyor.
Yükselen enflasyon şirketlerin mali tablolarını doğru analiz edememesine neden olmaktadır. Ve bu işletmelerin finansal tabloları mevcut duruma göre reel olarak hesaplanamamaktadır.
Bu da işletmelerin denge ve düzenini bozmuştur. Bilançolara yansıyan rakamların, kar veya zararın ne kadarı enflasyon kaynaklı ne kadarı reel tam olarak bilenemiyor. İşletme sermayeleri de hızla eriyor. Bu süreçte, işletmeler için enflasyon muhasebesi bir çözüm olacaktır.
Parasal olmayan değerlerin bugünlerde satın alma gücü cinsinden hesaplanmasını ifade eden enflasyon muhasebesi yaşanan süreçte önemli bir konu başlığıdır. Ve bu doğrultuda gerekli çalışmaların yapılacağını düşünüyorum.
KGF Destekleri
İşletmelerimizin finansmana erişim konusunda yaşadıkları sıkıntıları, onları rahatlatacak tedbirler ve desteklerin hızlanması gerektiğini uzun süredir dile getiriyoruz. Üyelerimizden de bu konuda bizlere çok talep gelmektedir.
Son günlerde özellikle inşaat sektörü için Kredi Garanti Fonu, KOSGEB gibi kurumlarımız aracılığı ile çalışmalar başlatıldığı bilgisini aldık.
Kredi Garanti Fonu’nun bu konuda bankalar ile imza aşamasında olduğunu bildiğimiz destek paketinde, inşaat projelerinde konut başına azami 500.000 TL kredi kullandırılabileceğini ve azami 6 ay ödemesiz dönem olmak üzere azami 36 ay vade üzerinde çalışmaktadır. Ancak finansmana erişim tüm sektörlerin sıkıntısıdır. Her sektöre yönelik benzer çalışmalar yapılmasını bekliyoruz.
Mesleki Eğitim Temas Noktası
Bu hafta İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile nitelikli istihdama yönelik bir protokole imza atacağız. Buna göre; SATSO bünyesinde bir ofis hizmet verecek. Burada nitelikli istihdam taleplerini doğrudan alacağız, bu taleplere göre mesleki ihtiyaçları ve istihdam sağlanacak alanları belirleyeceğiz.
Yeşil Mutabakat Elçileri
Üretirken sadece bugünü değil geleceği de planlamalıyız. İlimizin ihracattaki rekabet gücünün sürdürülebilir şekilde devam edebilmesinde kritik öneme sahip yeşil mutabakat’a uyum için alınması gereken öncelikli tedbirler mevcuttur. Bu kapsamda, önümüzdeki hafta iki üniversitemiz ile protokol imzalayacağız. Bu protokol ile üniversitelerimizin konu ile ilgili bölümlerinde okuyan öğrencileri “yeşil mutabakat” kampına alacağız ve burada öğrencilerimizi yetiştirip 3+1 ve 7+1 modeli işletmelerimizde staj yapmasını sağlayacağız. Bu çalışmada emeği geçen “Yeşil Mutabakat Komisyonu” üyelerine teşekkür ediyorum.
İşimiz Gücümüz İstihdam Projesi
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Odamız, 1. OSB, 2. OSB ile SAMİB’in ortağı olduğu “İşimiz Gücümüz İstihdam” projesi kalkınma ajansından destek almaya hak kazandı. Genç işsizlerin istihdamının amaçlandığı projemiz hayırlı olsun.
Okul Alışverişimizi Sakarya’dan Yapalım
2022-2023 eğitim-öğretim yılı 12 Eylül tarihinde başlayacak ve şimdiden tüm öğrenci ve öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Yerel işletmelerimize sahip çıkalım. Alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi tercih edelim. Yükümüzü çeken sektörlerden alışveriş yapalım. Ayrıca her yıl yaptığımız eğitim yardımına bu yıl da devam ediyoruz.
PSB Anatolia Fuarı
2018 yılında ziyaretçilerine festival olarak kapılarını açan, geçtiğimiz yıl fuar statüsünü alan PSB Anatolia, Peyzaj, Süs Bitkileri, Bahçe Sanatları ve Ekipmanları Fuarı 7-10 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek. Başlangıcından bu yana çok emek harcadığımız fuarda her yıl olduğu gibi biz de yerimizi aldık. Fuara ve odamızın a01 numaralı standına tüm üyelerimizi bekliyoruz. Ayrıca 7 Eylül akşamı da odamız ev sahipliğinde gerçekleştirilecek gala yemeğinde de bir araya gelmekten mutluluk duyacağız.
Başkan Altuğ’un konuşmasının ardından toplantının Meslek Komitelerinin Sorunlarının Görüşülmesi maddesinde söz alan meclis üyeleri, sektörel sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdi.
Söz konusu maddede ilk söz alan 31. Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Necmettin Kırık, “Her sektörde yetişmiş insan problemi var. Bizim sektörümüzün en önemlisi sorunlarından biri de beyin göçüdür ancak bu göç bedenen burada yaşayıp beyin olarak dışarıya göçtür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bir karar aldı. AR-GE ve teknokent bünyesinde çalışan firmalara dışarıdan hizmet ve işgücü alımında kolaylık sağlandı. Biz de yurtdışından beyin göçü yapalım o zaman diye düşündük. Diğer bir konu ise; yazılım üreten ve bunu birçok firmaya satan işletmeler, satışın ardından işletmesini kapatabiliyor ve ürettiği yazılım sonrasında hiçbir risk almıyor. Bizler firmaların yaptığı yazılımın belli sürede arkasında durmasını ve garanti vermesini sağlayacak bir sistem üzerinde çalışıyoruz.” dedi.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Kenan Taçyıldız, “Önceki mecliste TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan özel okullar konusunda randevu alamadığımızı belirtmiştim. Akgün Başkanımızın girişimleri ve destekleriyle Rifat Başkan bizzat beni aradı ve TOBB’a davet etti. Ben de ayın 13’ünde gittim ve Bakan ile de görüşme fırsatı buldum. Kendisine bu imkanı sunduğu için teşekkür ederim. Ancak ne yazık ki sorunlarımıza yönelik bir sonuç çıkmadı. Şimdi ise özel okulların sınıf kontenjanının 30 kişiye çıkarıldığı gelişmesi oldu ancak kimse özel okulların 30 kişilik sınıflarına çocuklarını yollamak istemezler. Bizlere geçmiş yılların enflasyonları ile 2022-2023 döneminin fiyatını belirleyerek bu dönemi yönetmemizi istiyorlar. Anlattık ancak çare bulamadık. Eğitim bu kadar önemsiz olamaz. Feryadımız kendi çıkarlarımız için değildir. Yanımızda yüzlerce binlerce insan çalıştırıyoruz, velilerimizi de mutlu etmeye çalışıyoruz. Velilerimiz gerekli katkı vermeye hazır ancak kanunlar bunu engelliyor.” diye konuştu.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Adnan Borazancıoğlu, “Seçim vesilesiyle üyelerimizi ziyaret ediyoruz. Ancak bu süreçte üyelerimizi görevde olduğumuz süre boyunca değil de, seçim yakınında ziyaret ettiğimiz için üyelerimizden haklı serzenişler geliyor. Kendilerinin talepleri oluyor. KOBİ’lerimiz büyüme sürecinde kurumsal firmalar kadar olaylara hakim değiller. Birçok KOBİ üyemiz kendilerinden fabrika ve üretim alanı için devletin ve kurumların destek olması gerektiğini düşünüyorlar ve bunun bir hibe olarak verilmesini talep ediyorlar. Yüksek teknolojik üretim gayreti içerisinde olan küçük işletmelerin de özel olarak finanse edilmesini bekliyorlar. Bu tür vb. firmalar kendilerine ayrıcalık, vergilendirmede kolaylık istiyorlar. Deprem yıllarında bu şehirde gelir ve kurumlar vergisi alınmadı. Bu uygulama istihdamı artırmış ve ödediğimiz diğer vergi gelirlerini artırmıştı, yine böyle bir etki olabilir mi düşünmek gerekir. Küçük ölçekli şirketler uluslararası şirketlerin Türkiye distribütörlerinin kendileriyle rekabette öncü olmaması adına ithalat vergilerinin yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Yerli malı üretim belgesi alan firmaların çok iyi kontrol edilmesi gerekiyor. Belgeyi aldıkları ürünün belgesi ile başka ürünlerin üretiminde de haksız rekabete yol açtıkları söyleniyor.” ifadelerini kullandı.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Nihat Cinoğlu, “Bu ay bir rekor daha geldi ve dış ticaret açığımız %147 arttı ve 10.7 milyar dolara ulaştı. Bu çok ciddi bir açık. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında iç borç stoğumuz 1.2 trilyon dolardı ve faizi 699 milyar dolardı ki bu faiz o zaman makul kabul ediliyordu. Şu an itibariyle iç borç stoğumuz 1.7 trilyon dolara yükseldi ancak faizi yüzde 243 arttı. Kötü gidişatın sorumlusu bizi yönetenler değilse en azından bulmak onlara düşmüyor mu? Atatürk tekrar Samsun’dan gelmeyecek. 1923 yılında Cumhuriyeti ilan etmeden İzmir İktisat Kongresini ilan etti. O Samsun’dan gelmeyecek ancak biz onun izinden gitmeliyiz. Bunu da akıl teriyle alın terini birleştireceğiz. Zihin ürünleri gerekiyor bizlere, katma değer yaratmak gerekiyor. Bu işin şakası maalesef yok. Bizim aynı politikalarla farklı sonuçlar almamız mümkün değil.” diye konuştu.
Meclis Üyesi Cinoğlu konuşmasının devamında SATSO Meclis üyeliğinin ve meclis toplantılarına katılım ve sorunları dile getirmenin önemine dikkat çekerek “SATSO Meclisi olarak bazı konularda empati yapmamız gerekiyor. Söyleyeceklerim bütün komiteleri ilgilendiriyor. İnsanlar tartışır ancak akıllı insanlar sonunda bir araya gelebilir. Benim 25 oyum var, ben zirveye ulaştım beni kimse alamaz gibi söylemler oluyor. Ben bu koltuklara önem veriyorum. 4 yıldır burada hiç görmediklerimiz var. Burada bazı arkadaşlarımız 20 yılı devirdi ancak sesini bile duymadık belki de. 65 kişi başlayıp 15 kişi meclisi tamamlıyoruz.” dedi.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Hasan Çakır, “Seçim ziyaretlerinde daha fazla sitem almaya başladık. Komitemizde geri dönüşüm ve hurdacılar çoğunlukta ve onların yer sorunlarını halledemedik. Çok feryat ediyorlar ve Büyükşehir Belediyemizin bu duruma el atması gerekiyor. Daha iyi ve sağlıklı ortamlarda çalışmak istiyorlar. Bunları kontrol etmek de daha kolay olacaktır. Ayrıca; imalathanelerde elektrik kesintileri de aynı şekil devam ediyor ve bizi zor duruma düşürüyor. Makinelerimizde sorun çıkıyor. Türkiye Elektrik Kurumu geçici yatırımlarla çözmeye uğraşıyor. Biz bu şartlarda sorun yaşıyoruz. Tonlarca ağırlıkta ürünler askıdayken elektrikler kesiliyor havada kalıyor, korkuyoruz. Yine ziyaretlerimizde Dörtyol sanayii tarafına doğalgaz hattı döşenmediğinden dert yanıyorlar. Ücra köylere doğalgaz yatırımı oluyor fakat şehrin merkezindeki sanayii bölgesine doğalgaz gelmiyor.” dedi.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Behlül Bayrak, “Bilişim sektörü olarak bizler her türlü ticaret platformuna ve alışkanlığına adapte olarak hizmet veriyoruz. İnternet satışı yaptığımız sitelerde 14 günlük koşulsuz cayma hakkından dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyorduk. Alıcılar keyfi uygulamalar nedeniyle ürünleri iade edip kargo ücreti de satıcıdan kesiliyordu. Bu konuda Ticaret Bakanlığı’mız tarafından değişiklik yapıldı. Sektörümüzde satılan telefon, bilgisayar gibi elektronik ürünlerin cayma hakkında ürünleri iade alıp almamak satıcıların inisiyatifine geçti. Komite çalışmalarının bu gibi işleyişte süregelen sorunları düzeltmeye yönelik ciddi etkileri oluyor. Yönetim Kurulumuz TOBB’a taleplerimizi eksiksiz iletiyor. Kira artışları konusunda da üyelerimiz dertli. Üyelerimiz hane kiralarına uygulanan yüzde 25 sınırı gibi ticarethanelere de ekonomik anlamda işleyiş açısından uygun bir artış oranı belirlenmesini talep ediyor.” ifadelerini kullandı.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Turgay Çelik, “Tarımın önemine ve farkına dünya olarak artık varıyoruz. Maalesef son 1 yılda enerji fiyatları kat kat arttı ki bu da arazi toplulaştırma konusunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Maalesef Sakarya’da bu konuda bir yere varamadık. Konuştuk, sözler aldık, istişare ettik ancak ilerleyemedik. Yakıt masraflarının artmasıyla da bu çok daha önemli olmaya başlamıştır. Projeyi bitirdik ancak bütçe yok diye kenara atılıyor. Üzerine gitmemiz gerekiyor.” dedi.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Enes Akcan, “2018 yılında bizleri bu mecliste göreve layık gören üyelerimizi sürekli ziyaret ediyoruz, sorunlarını dinleyip istişare ediyoruz. 2018 yılından bu yana Çark Caddesindeki otopark sorununu sürekli dile getirdik. Komite ve Ticaret AR-GE komisyonunda yaptığımız çalışmalarla sürekli sorunları gündemde tuttuk. AVM’lerin çokluğundan, ulusal zincir marketlerin haksız rekabete yol açtıklarını dile getirdik. Perakende yasasının geleceğinden umutluyuz. Evet yine oylara talibiz ancak hatır için değil. Üyelerimizin SATSOTV’yi takip edip bizleri denetlemelerini istiyoruz. Siz bizi denetlerseniz biz başarılı oluruz. Burada bir vebal alıyoruz ve görevimiz var, farkındayız.” dedi.
Toplantının Dilek ve Temenniler bölümünde kürsüye gelen Meclis Üyeleri; ülke, şehir ve gündeme yönelik görüşleriyle önerilerini paylaştılar.
-
Meslek Komitesinden Meclis Üyesi Lütfi Sunman, Ekim ayındaki meclis toplantısının veda toplantısı olacağını ancak kendisinin yeni dönemde üye olmayacağını, bu toplantıda meclis üyeliği görev süresi boyunca SATSO’nun kendisine ve kendisinin de SATSO’ya ne kattığına, seçimin ardından oluşacak Yönetim ve Meclis kadrosundan beklentilerine yönelik konuşma yaptı. Sunman yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “2021 Nisan ayı aylık meclis toplantısında meclisimizin şehir için fonksiyonlarından bahsetmiştim. Daha çok dersine çalışan bir meclisi hepimiz hayal etmekteyiz. Bu sorumluluk bilinci maalesef bizde biraz eksik kalıyor. Her sektörlerin temsil edildiği bu meclisin değeri mutlaktır. Daha çok başarılar ve daha çok faydalar tartışılır. İcraata seçimden önceki süreçte başlamamız gerekiyor. Maalesef seçimden önceki süreçte sadece oy için gidiyoruz. Yapılacak hizmetler fedakarlık ister” diyerek görüşlerini dile getirdi.
Ben bu meclise çok katkı vermeye çalıştım. Aldıklarıma bakarsak da Meclis Başkan adaylarının 4 yıl önceki seçim günü konuşmaları kulağıma küpe oldu. Seçim sonucunda kazanan daima SATSO Meclisi olmuştur. Bu mecliste hep oy çokluğuyla kararlar alınmıştır ve tüm meclisimizi canı gönülden seviyorum. Başarı başta Yönetim Kurulumuz olmak üzere hepimizin başarısıdır ve olumlu kararlar saymakla bitmez. Daha başarılı olmak adına eksiklikleri ve gelecek meclisten beklentileri yapıcı gözle irdelemem daha faydalı olacaktır.” diyerek deneyimlerine, gözlemlerine, görüşlerine dayanarak hazırladığını belirttiği önerileri liste halinde meclis üyeleri ile paylaştı.
-
-
Sapanca Turizm Otelciler İşletmeciler Derneği Başkanı Kılıç; Sapanca bunu haketmiyor…!
Sapanca Turizm Otelciler İşletmeciler Derneği Başkanı Kılıç; Sapanca bunu haketmiyor…!
Sapanca Turizm de önemli aşamalar kaydetmiştir.
Yatırımcıların çabası ve girişimleri yanında,
Yerel ve genel yönetimlerin de görev ve sorumluluklarında olan Altyapı ;
Kanalizasyon, Yol, Su, Elektrik, Temizlik ve Sağlık hizmetleri birincil ve en önemli yatırımlardır.
TURİZM Sapanca’ mız için lokomotif sektördür.
Özel sektör ve müteşebbis işletmecilerin girişimleri ile faaliyete geçen ;
Üç, dört ve beş yıldızlı oteller,
Butik oteller,
Doğaya uyumlu restaurantlar,
Kahvaltı mekanları, lux restaurantlar,
Villalar, Bungalovlar, Tiny House lar,
Kafeler, Pastaneler, Eğlence yerleri,
Her biri ayrı temalı ve konsepte sahip tesisler ile SAPANCA Turizm de önemli bir marka olmuştur.
Bulunduğumuz bölge ;
İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Sakarya, Bolu, Eskişehir ve Ankara’ ya yakınlığı ve
ulaşım kolaylığı nedeniyle,
ilk tercih edilen lokasyon olma özelliğine sahiptir.
Farklı alternatif tesisler ve mekanları ile
yıldızı parlayan bir Turizm beldesiyiz.
Nüfus olarak yaklaşık 30 milyona yakın,
Ülkemiz gelir seviyesi en yüksek bölgesi,
Gayrisafi milli hasılanın % 70 ine sahip illerinin hemen yakınında,
ilk düşünülen tatil yörelerinde birinde yaşamaktayız.
Tüm işletmeci ve yatırımcılar, imkanları ve gücü nispetinde risk alarak turizmde hizmet yarışına girmiştir. Yapılan yatırımların karşılığı maddi ve manevi olarak kârlılık ve tatmin olmak en doğal haklarıdır.
Sapanca’ ya gelen misafirlerin ;
Yolları yetmeyen, suları akmayan, elektriği çekmeyen, çöpleri saatlerce toplanmayan,
sineklerle mücadele edilmeyen..!
bir Turizm beldesi ile karşılaşması hepimize olumsuz yönde dönüşlere sebep olmaktadır.
Oteller, büyük işletmeler ve tesisler,
Özel trafo yaparak, ayrıca Jeneratör ile Elektrik için,
Su depoları yaparak Su ihtiyaçları için tedbirler alabilmektedir.
Sapanca’ da yaşayan hane halkımız ile
küçük işletmeci ve yatırımcıların çok azı
bu tedbirleri alabilir.
Elektirik ve su ihtiyaçları için extra bir yatırım yapma ve tedbir alma gücü, imkanları maalesef bulunmamaktadır.
Ulaşım, yol için… Karayolları ve Belediye
Elektrik ; Kamuda Teiaş, özelde Sedaş
Su ve Kanalizasyon ; Bayındırlık Bakanlığı, Büyükşehir ve ilçe Belediyesi
Çöp ; ilçe Belediyesi
Sinek ve çevre sağlığı için ; Büyükşehir ve ilçe Belediyesi
Görevini yapmakla yükümlü ve sorumludur…!
Bu işlerde tasarruf olmaz..!
Sağlık, Temizlik, Genel intiba ve itibar hususunda
Uzun vadede daha ağır faturalar ödemek zorunda kalabiliriz.
İlçemizde yaşayan vatandaşlarımız mağdur, işletmeci ve yatırımcılar muzdariptir.
Ilcemize ve tesislere gelen misafirler ;
Tesislerin niteliği ile verilen hizmetlerden % 95 oranında memnun olarak ayrılmaktadır.
Genel temizlik ve altyapı hizmetleri için ise
şaşkın bir vaziyette beklentilerinden uzakta,
çevre ve temizlikten şikayet ederek ilçemizden ayrılmaktadır…!
Turizm de marka ve lider olmak için,
tüm hizmetlerin aksamadan yürütülmesi ile mümkün olabilmektedir.
Yirmi yıldır altyapı ve belirtilen hususlarda,
gelecek için hiçbir köklü yatırım yapılmamıştır.
Doğası bozulmayan,
Gölü ve ormanları korunan,
Altyapı hizmetleri aksamayan,
Çevresi temiz,
Trafiği düzgün,
Bir ilçede yaşamak arzusundayız.
Yöre halkı ve bir işletmeci olarak ;
Acilen yatırım ve
Çözümler üretilmesini temenni ederiz.


-
Elektriğe konutta yüzde 20 zam yapıldı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konutlarda eylül itibarıyla geçerli olacak elektrik tarifesine yüzde 20 zam yapıldığını bildirdi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konutlarda eylül itibarıyla geçerli olacak elektrik tarifesine yüzde 20 zam yapıldığını bildirdi.
EPDK’den yapılan açıklamada, salgının etkilerinin küresel ekonomilerde etkisini sürdürdüğü bir dönemde başlayan Rusya-Ukrayna savaşının başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünya enerji piyasaları için ağır sonuçları beraberinde getirdiği belirtildi.
“Küresel enerji krizi” olarak da yorumlanan bu süreçte tüm ham madde fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşandığına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu durum ülkemizdeki enerji üretim maliyetlerini de olumsuz etkilemiştir. Özellikle son aylarda küresel piyasalardaki enerji ham madde fiyatlarındaki artışların belirli seviyeleri geçmesi sebebiyle nihai elektrik tarifelerinde mesken ve tarımsal faaliyetler abone grupları için yüzde 20, kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler grubu için yüzde 30, sanayi abone grubu için yüzde 50 artış yapılmıştır. Bu artışla beraber 100 kilovatsaat elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 173,46 lira olmuştur.”
-
Doğalgaza zam geldi!
Doğalgaz fiyatlarına 1 Eylül (bugün) itibarıyle zam yapıldı. Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) gelen açıklama göre konutlarda kullanılan gazın birim fiyatı zam yapıldığını duyurdu.
BOTAŞ’TAN ZAM AÇIKLAMASI
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ) internet sitesinde, eylül ayına ilişkin tarife tablosu yayımlandı. BOTAŞ’tan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;
*Bilindiği üzere, doğal gaz ithal bir enerji kaynağı olup, %99’dan fazlası yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde yurt dışı arz kaynaklarından temin edilmektedir.
*Dünyada pandeminin etkisinin azalmasıyla birlikte artan doğal gaz talebine bağlı olarak küresel enerji piyasalarındaki doğal gaz fiyatlarında yüksek oranda artışlar meydana gelmiş olup, bu durum kamuoyu tarafından da yakinen bilinmekte ve takip edilmektedir. Buna ilaveten, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaki Rusya ile Ukrayna arasında başlayan savaş sonrasında doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş artarak devam etmiş ve pandemi öncesine göre küresel piyasalardaki doğal gaz fiyatlarında %2000’e varan oranlarda artış meydana gelmiştir. Buna karşın, küresel piyasalardaki yüksek doğal gaz fiyatları bugüne kadar tüketicilerimize aynı oranda yansıtılmamıştır.
*Diğer taraftan, bağımsız yayın organı Evsel Enerji Fiyat Endeksi’ne (HEPI-Household Energy Price Index) ve EUROSTAT verilerine göre konutlarda ve sanayi kuruluşlarında Avrupa ülkeleri arasındaki en düşük fiyatlı doğal gaz ülkemizde kullanılmaktadır.
*1 Eylül 2022 tarihi itibari ile tüketicilerimizi imkânlar çerçevesinde asgari düzeyde etkileyecek şekilde doğal gaz satış fiyatlarında bir düzenleme yapılması maalesef zorunlu hale gelmiştir. Bu kapsamda, 1 Eylül 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;
ZAM ORANLARINI AÇIKLADILAR
Konutlarda kullanılan doğal gazın nihai satış fiyatlarında ortalama % 20,4
• Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde kullanılan doğal gazın nihai satış fiyatlarında ortalama %47,6
• Sanayide kullanılan doğal gazın nihai satış fiyatlarında ortalama %50,8
Elektrik üretimi için kullanılan doğal gazın nihai satış fiyatlarında ortalama % 49,5 oranında artış yapılmıştır.
Bu artışlara rağmen, özellikle Konutlarda kullanılan doğal gazda tüketicilerimize %80’in üzerinde destek verilmeye devam edilmektedir.”
-
Denizlerde av sezonu başladı
Av sezonu resmen başladı. Gırgır ve trol yöntemi ile avcılık yapacak balıkçılar, bugün Karadeniz, Marmara ve Ege’de, 16 Eylül’de ise Akdeniz’de denizlere açılacak. Denizlerde avcılık faaliyetleri 15 Nisan itibarıyla sona erecek
1 Eylül’de denizlerde av yasağının sona ermesiyle yeni av sezonunu ‘vira bismillah’ diyerek açan balıkçılarla ilgili mesaj yayınlayan Başkan Yüce, “Bu yıl balık avı sezonunun bir önceki yıla nazaran daha güzel daha bereketli daha sağlıklı geçmesini ümit ediyoruz. Denizlerimizdeki bereketi vatandaşlarımızın sofrasına ulaştıran eller dert görmesin” dedi.
Denizlerdeki av yasağının kalkmasıyla birlikte şehrin kuzeyinde bulunan kıyı bölgelerde av hareketliliği tekrar başladı. Şehirde balıkçılığın önemli bir yer tuttuğunu belirten Başkan Yüce, “ Yaklaşık 90 kilometrelik Karadeniz sahil şeridimiz ile balıkçılık şehirde önemli bir rol oynamakta. Emek ve alın teri ile gece gündüz demeden evinin rızkını arayan tüm balıkçılarımıza 2022-2023 balık av sezonun bereketli ve bol kazançlı bir sezon olması temennisi ile hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Bol ve bereketli bir sezon diliyorum
Şehrin toprakları kadar denizinin de bereketle dolu olduğunu ifade eden Başkan Ekrem Yüce, “Balıkçılık aileden uzakta, ailenin refahı için mücadele demektir. Balıkçılık erkenden yola düşerek, kışın zor şartlarında evinin ekmeğini aramaktır. Aranın ardından bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayan balıkçılarımızın sabır ile beklediği av sezonu açıldı. 1 Eylül itibari ile vira bismillah diyen, emek ve alın teri ile gece gündüz demeden evinin rızkını arayan tüm balıkçılarımıza 2022-2023 balık av sezonun bereketli ve bol kazançlı bir sezon olması temennisi ile hayırlı olmasını diliyorum. Ümit ediyoruz, dua ediyoruz bu yıl balık sezonu bir öndeki yıldan daha güzel daha bereketli daha sağlıklı olsun. Denizlerimizdeki bereketi vatandaşlarımızın sofrasına ulaştıran eller dert görmesin” dedi.
Bu yılın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Uluslararası Geleneksel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yılı ilan edildiği belirtilen açıklamada, “Bu yılın temasına uygun olarak ülkemizde de küçük ölçekli balıkçıların faydasına olacak kararlar alınmış olup 12 metreden küçük balıkçı gemisi sahiplerine verilen Bakanlığımız desteklemeleri önümüzdeki yıllarda yaklaşık 4 kat artırılarak devam ettirilecek.” ifadesine yer verildi.
Gırgır ve trol yöntemi ile avcılık yapacak balıkçılar, bugün Karadeniz, Marmara ve Ege’de, 16 Eylül’de ise Akdeniz’de denizlere açılacak. Denizlerde avcılık faaliyetleri 15 Nisan itibarıyla sona erecek.
2021-2022 su ürünleri av sezonu avcılık yoluyla üretimin yarısından fazlasını oluşturan hamsi ve lüfer açısından verimli ve bereketli geçti.
Bu av sezonunda da yapılan araştırmalar ve öncü göstergeler başta palamut, hamsi ve lüfer avcılığının verimli geçeceğine işaret ediyor.
2019-2020 sezonu açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından müjdesi verilerek yasalaşan Su Ürünleri Kanunu Değişikliği ile özellikle yasa dışı balıkçılıkla mücadelede denetime yetkili tüm kurum ve kuruluşlar etkili çalışmalar gerçekleştirdi. Son 30 aylık dönemde ruhsatsız yasa dışı olarak avcılık yapan 469 gemiye el konuldu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: VİRA BİSMİLLAH DEYİP YENİ SEZONU BAŞLATALIM
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan, 1 Eylül’de başlayacak yeni av sezonuyla ilgili balıkçılara bereketli bir sezon diledi.
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Programı’nda katıldı. Programın ardından Bakan Kirişci bir balıkçı gemisinin açılışını yaptı. Burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bakan Kirişci, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gemi ve programla ilgili bilgileri paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerimizin hepsine en kalbi duygularla selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Bütün kardeşlerimize, balıkçılığı sürdüren kardeşlerimize başarılar diliyorum. Vira Bismillah deyip inşallah yeni sezonu başlatalım” dedi. -
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,”Her şeyimizi kendimiz yapar hale geldik”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Deniz ve Hava Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Yerli silahlanmada gelinen noktayı işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göreve geldiğimizde bizim yerli silahlanmamız yüzde 20’ydi. Şu an ise yüzde 80. Her şeyimizi kendimiz yapar hale geldik.Birileri hala bir yerlerden bir şeyler bekliyor. Biz artık İHA’larımızla, SİHA’larımızla şimdi GÖKBEY’lerimiz ile varız. Bize düşman olanların korkulu belasıyız” ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca, “Ege’de tacizleri ve terbiyesizlikleriyle huzursuzluk çıkartanların sadece maşa olduğunu, asıl mücadeleyi onların gerisindekilerle verdiğini biliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Deniz ve Hava Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’nde açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
“5 YILA ÇIKARARAK EĞİTİMİN KALİTESİNİ YÜKSELTTİK”
Milli Savunma Üniversitemiz faaliyetine başladığı günden itibaren hem 15 Temmuz’un yol açtığı zaafiyetlerini giderme hem de eğitimin kalitesini yükseltme bakımından çok önemli başarılara imza atmıştır. Denizcilerimiz ülkemizin çıkarlarını korumakta milletin emanetini en yüksekte tutmaktadır. 15 Temmuz ihanetinden en büyük yarayı alan hava kuvvetlerimiz de kısa sürede kendini toparlayarak gökyüzündeki hakimiyetini pekiştirdiler. Birilerinin sırf ordumuzun insan gücü temin ve eğitim kapasitesine darbe vurmak için çıkardığı fitnelerin nasıl boş olduğunun ispatı işte burada karşımızdaki manzaradır.Harp okullarımızın eğitim sürelerini 5 yıla çıkartarak, eğitim kapsamını genişletip, kalitesini arttırarak nitelikli askeri personel yetiştiriyoruz.
“YENİ ZAFERLERİN MÜJDELERİNİ ALACAĞIZ”
Bizim devlet geleneğimizde ordu milletin değerleriyle teçhiz edilmiş bir kurumdur. Ne zaman ordumuz bu vasıflarından uzaklaştırılmışsa bizim için alarm zilleri başlamış demektir.
Kışla camilerinin kapatılması, asker ailelerine sergilenen ayrımcılık başta olmak üzere bu üzüntü verici gidiş hamdolsun tamamen geçmişte kalmıştır. Heybediada’daki tarihi Bahriye Mektebi Camii’ni yeniden ayağa kaldırıyoruz. Bugün mezun olan teğmenlerimizin katılımıyla safları daha da güçlenecek kahraman ordumuzdan yeni zaferlerin müjdelerini alacağız. 1. Dünya Savaşı’nın ardından vatan toprakları paylaşmaya başladığında milletimiz topyekün kıyama kalkmıştı. Mustafa Kemal’in gayretleri milli mücadele ruhunun tüm Anadolu’ya yayılmasını sağlamıştı. Ordumuz 26 Ağustos’ta başladığı hücumunu 30 Ağustos’ta kesin bir zafere dönüştürmüştü.“EGE’DE HUZURSUZLUK YAPANLARIN MAŞA OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
İstiklal Harbimizin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmetle yad ediyorum. Sultan Alparslan’dan bugüne milletimizin bekası yolunda kan döken, canını feda eden kahramanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.Ülkemizin yaklaşık 40 yılına mal olan terör saldırılarında sadece milletimizin değerlerine ve varlığına düşman teröristlerle değil onları üstümüze salanlarla da mücadele ettik. Ege’de tacizleri ve terbiyesizlikleriyle huzursuzluk çıkartanların sadece maşa olduğunu, asıl mücadeleyi onların gerisindekilerle verdiğini biliyoruz. Doğu Akdeniz’de kopartılan gürültülerinin gerisindeki karın ağrılarının gayet iyi farkındayız. AB’nin bizimle ne ekonomik ne demokratik standartlarla mukayese edilemeyecek ülkeleri üye yaparken Türkiye’yi kapıda tutanları çok iyi biliyoruz. NATO’nun çok daha hafif gerekçelerle nerelere güç aktardığını gayet iyi biliyoruz.
“SENARYOLARLA İSTİKAMET ÇİZİLEN BİR ÜLKE DEĞİLİZ”
DEAŞ’la en etkin mücadele eden Türkiye’ye gözlerini ve kulaklarını tıkayanların en yakın şahidi biziz. Teröristlere bilabedel yağdırılan silahlarını bize parasıyla satmayanların farkındayız. Gazi Mustafa Kemal milletimizle birlikte milli mücadeleyi yürütürken kimi çevreler manda kimi çevreler bir yerlere bağlanma teklifiyle ortada dolaşıyordu. Siyasi, ekonomik, askeri, teknolojik her alanda dünyada ilk sıralara çıkma mücadelesi yürüttüğü şu dönemde benzer heveslerle ortada dolananlar olduğunu görüyoruz. Milli mücadeleyi bu manda sevdalarına rağmen kazandıysak, bugün de aynı zihniyetlere rağmen Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracağız. Artık biz siyasi ve sosyal fay hatları üzerinden kurgulanan senaryolarla istikameti çizilen bir ülke değiliz.
“ELBETTE ÇÖZMEMİZ GEREKEN MESELELERİMİZ VAR”
Şimdi yerli silahlanmamız yüzde 80. Bu silahlarımızı, mühimmatımızı, her şeyimizi kendimiz yapar hale geldik. Artık denizlerimizde fırkateynlerimizle dolaşıyoruz. Bunlar bizim kendi ürünlerimiz. İHA’larımızla varız, SİHA’larımızla, AKINCI’larımızla, şimdi GÖKBEY’lerimizle varız. Şimdi artık dünyada bize düşman olanların korkulu belasıyız. Artık Türkiye gerçekleştirdiği atılımlar sayesinde kendi menfaatlerini savunacak seviyeye gelmiş bir ülkedir. Elbette çözmemiz gereken meselelerimiz var. Hamdolsun bunları çözecek azme ve dirayete sahibiz.
“MAZİDEN ATİYE KURDUĞUMUZ KÖPRÜYÜ GÜÇLENDİRECEĞİZ”
Milletler geçmişlerinden aldıkları güçle geleceklerini inşa ederler. Türk milleti dünyanın en zengin medeniyet birikimlerinden birine sahiptir. Son asırlarda çeşitli sebeplerle bu potansiyeli yeteri kadar kullanamamamız gelecekte de devam edeceği anlamına gelmez. Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Milletimiz arasında fitne çıkarmaya, kardeşliğimize halel getirmeye çalışanların asıl hedefi ülkemizin 2023 hedefleri, 2053 vizyonudur. Maziden atiye kurduğumuz köprüyü güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz.
-
Rus turist, Türkiye’ye daha kısa mesafede uçabilecek…
Rus turist, Türkiye’ye
daha kısa mesafede
uçabilecek…
Necdet Buluz
Sezon başından bu yana Rus turist konusu gündemden düşmedi. Ukrayna ile savaş bütün dengeleri değiştirdi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Rus turist Türkiye’den vaz geçmedi. Yeni bazı arayışlar turistler için de olumlu sonuçlar vermeye başladı.
Zengin Rusların lüks yatlarla Bodrum, Marmaris ve Çeşme gibi turizm kentlerinde gövde gösterisi yaptığını yakından takip etmiştik. Ekim sonu Kasım başına kadar Rusların tatillerini Türkiye’de geçirmeye hazırlandıklarını da gözlemliyoruz.
Ukrayna ile başlayan savaş sonrasında Rusya’nın güneyinde geniş bir bölge sivil uçuşlara kapatılmış, bu nedenle Rusya-Türkiye arasındaki uçuş mesafesi uzamış ve yakıt gideri artmıştı.
Ancak Rusya’nın aldığı yeni karar, iki ülke arasında daha kısa bir uçuş rotasına olanak sağlıyor.
Rusya’nın aldığı yeni kararla, Moskova, Soçi ve Türkiye uçuşları yeni kısa bir rotadan yapılmaya başladı. Bu şekilde, güneyden Rusya’ya uçan hava yolu şirketleri haftada toplam 100 milyon dolar yakıt tasarrufu sağlayacak.
Uçuşa izin verilen yeni rotada uçaklar ancak 10 bin metrenin üzerinde uçabilecek. Söz konusu rotada izin verilen uçuş sayısının ise saatte 15 uçuş (günlük 360 uçuş) olduğu ve bu sayının da şu aşamada yeterli olduğu ifade ediliyor.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasıyla Ukrayna hava sahasının tamamı ile Rusya’nın Güney kesini sivil uçuşlara kısaltılmış, bu nedenle uçuş süreleri de 1,5 – 2 kat artmıştı. Alınan yeni kararla Türkiye uçuşunun 30-35 dakika kısalacağı öğrenildi.
Buna karşın uçak bileti fiyatlarında şu aşamada bir düşüş beklenmiyor. Çünkü aşamada bilet fiyatlarının maliyetlerden çok arz-talep dengesi tarafından belirlendiğine dikkat çekiliyor.
Rusya Federasyonu, AB’nin Rus vatandaşlarının seyahatlerini zorlaştırması durumunda buna karşılık vereceği konusunda uyarıda bulundu.
Rus turist onuşu AB ülkelerini bölmüş görünüyor.
T24’ün Moscow Times’dan aktardığı habere göre, Rus turistleri yasaklama fikri, AB ülkelerinde fikir ayrılığına yol açtı. Bazıları fikre destek verirken, bazıları ise muhalif Rusların mağdur edileceği konusunda endişe duyuyor.
AB Dışişleri Bakanları meseleyi Çekya’nın başkenti Prag’da başlayacak olan iki günlük bir toplantıda ele alacak.
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov ise yaptığı açıklamada, Avrupalılar arasında konuyla ilgili farklı görüşlere sahip olanların olduğunu bildiklerini, konuyu yakından takip edeceklerini ve alınacak olan kararın Rusya vatandaşlarına yönelik çok ciddi bir karar olacağını söyledi.
Buna ek olarak Peskov, bu kararların karşılıksız kalmayacağını belirtti.
Görebildiğimiz kadarı ile Rusya elindeki bütün kozları Batı aleyhine kullanmaya hazırlanıyor.
-
Emperyalistlerce İşgal Edilen Anadolu’nun Özgürleşmesi Olan 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun.
Emperyalistlerce İşgal Edilen Anadolu’nun Özgürleşmesi Olan 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun.
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr
Giderek ret edilmeye çalışılan kurtuluş savaşı ve onun komutanı Mustafa Kemal’in kurmay zekâsı ve analitik düşünme becerisi sonucu ülkenin işgalcilerden kurtarılması mazlum milletlerde örnek olmuştur. Dünyanın geçmiş tarihini, emperyalizmin sömürgeci amacını bilmeden anlamadan kurtuluş ve bağımsızlık savaş(lar)ı anlaşılamaz. As olan başkasının toprağını işgal etmek değil, kendi toprağını işgalcilerden kurtararak özgürleştirmektir. ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ sözü tamda bu arifede önem kazanıyor. Barış içinde bir arada yaşamak varken başkasını kendi egemenliğine almak medeni bir insan yakışmaz. Savaşları değil barışı savunmak gerekir. 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildikten sonra Mustafa Kemal ve silah arkadaşları tüm dünyada barıştan yana bir tavır sergilediklerini savaş sonrası uygulamaları ile gösterdiler. Toplum kurtuluş savaşında canı ile çok ciddi bedel ödedi ancak barış fikrini de içtenlikle benimsedi.
Toprağı emperyalist güçler tarafından işgal altında bulunan, organik enerji kaynağından (insan ve hayvan kaynağı) başka teknolojik gelişmesi olmayan, topraklarının çoğu ekilemeyen, üretimi kapasitesi sınırlı, okuma yazma düzeyi düşük olan ülkenin bütün yokluklara rağmen azimle, inançla ve kararlılıkla toprağını müdafaa etmek için kadını ve erkeği büyük bedeller ödeyerek sağaldığı kurtuluş savaşı destanı topluma eğitim yolu ile tam anlatılmadı.
Ne yazık ki kurtuluş savaşı sonrası toplumun benimsediği bağımsızlık özlemi zaman içinde gelecek nesillere çok da anlatılamadı. Çoğumuz törenlerin coşkusuna kapıldık ancak bütünlüklü bir tarih okuması yapılmadı. Toplum o dönemde tarihi yaşayarak anladı. Bugünün kuşakları maalesef okumadıkları için çok sığ bilginin ötesine geçemediler. Cumhuriyetin kuruluşu ve temel fikri topluma daha iyi anlatılabilirdi.
Bulunduğumuz coğrafyanın jeopolitiği barış içinde yaşamamız gerektiğini gerektiriyor. Her tarafımızda savaşlar yaşanıyor. “Zorunlu olmadıkça savaş cinayettir” diyen Gazinin bu ifadesi bugün çevremizdeki ülkelerde kan ve gözyaşı ile devem etmektedir. Çevre ülkelerde yaşanan savaş ve iç huzursuzluklar sonucu ülkemize sığınan milyonlarca insanın zorun talepleri ve yaratıkları sosyal etkiler ülkede otokton (yerel halk) olan insanları rahatsız etmeye başlamıştır. Bazı bölgelerde göçmenlerin yaratığı nüfus baskısı ortamı yaşanamaz hale getirdiği konusunda ülkede politik tartışmalara neden olmaktadır.
Bütün yaşanan tarih olay ve olgular kendi bağımsızlık savaşını kendi toprağında vermenin önemi bir kez daha anlamlı oluğu gerçeği ile zafer bayramının bütünlüklü analizi gerektiriyor. Çevremizdeki savaşlar ve gelişmeler çok ciddi dönüşümlere ve sonuçlara yola açacağı görülüyor. Sorun büyük. Büyük işleri ancak büyük düşünen akıllar ile yapılır. Tarih, coğrafya, fen bilmeden büyük sorunlar çözülmez.
Tabii önce özgür olmak gerekir. Özgürlüğü elinden almak isteyenlerde müsaade etmemek gerekir. Özgürleşmeyen hiçbir birey, toplum ve devletin geleceği olamaz. Mustafa Kemali “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” ifadesi ne denli önemli. Bu irade olmasaydı Sevr zorla kabul ettirilirdi. Lozan anlaşması sağlanamazdı. Ülke için bağımsızlıkta söz konusu olamazdı.
Özgür olma, barıştan yana olma ve başkasının yaşam hakkını savunan erdemli insan anlayışı sahibi inşalar ile dünya daha yaşanır bir dünya olacaktır. Bu düşünceyle 30 Ağustosu salt bir zafer günü olarak kutlamanın ötesinden bağımsızlığın önemini bilmek ve onun değerini sürekli korumak ve gelecek kuşaklarda aktarmak gerekir. Yeniden 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
-
Sakarya 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda tek yürek oldu
Sakarya’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’üncü yıl dönümü çerçevesinde Türk bayraklı fener alayı düzenlendi.
30 Ağustos Zafer Bayramımızın 100. Yılı Kutlu Olsun, Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalsın.
Sakarya‘da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’üncü yıl dönümü çerçevesinde Türk bayraklı fener alayı düzenlendi.
Her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı büyük bir coşkuyla Sakarya protokolü ve vatandaşların katılımıyla başlayan fener alayı, bu yılda yüzlerce vatandaşın katılımıyla düzenlendi. Düzenlenen fener alayına başta Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım olmak üzere Garnizon Komutanı Albay Fahri Can, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Levent Tunç, kurum ve kuruluşların müdürleri, Sakarya Engelliler ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Kılınçer, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çark Caddesi’nde başlayan yürüyüş, mehter takımı eşliğinde Demokrasi Meydanı’nda son buldu.




































