Kategori: ana manset

  • Tarım, hayvancılık ve ormancılık sektörlerinde kentten kırsala uzanan bir dizi yeni uygulamaya imza atılacağını açıkladı.

    Tarım ve Orman Bakanlığı, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına gelinirken tarım, hayvancılık ve ormancılık sektörlerinde kentten kırsala uzanan bir dizi yeni uygulamaya imza atılacağını açıkladı.

    Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan, vatandaşın cebini rahatlatacak yeni bir uygulama geliyor. Buna göre; “kent tarımı” modeliyle şehirlerde taze ve ucuz sebzeye erişimin sağlanmasını hedeflerken yeni destekleme modeliyle de ekim öncesi izin, ayni destek ve hasat sonrası fark ödemesi uygulamalarını hayata geçirecek.

    “YENİ NORMAL” DÖNEM BAŞLADI

    Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, “Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına” yönelik hazırlanan yeni tarım, orman ve hayvancılık modelini, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulunun (MKYK) son toplantısında üyelere anlattı. Sunumda, yeni destekleme modelinden yapılacak yasal düzenlemelere, arz güvenliğine yönelik planlamadan dijital tarıma ve yeni projelere kadar detaylar yer aldı. Salgın, iklim değişikliği, tarım arazilerinin azalması, göç, jeopolitik riskler, gıda milliyetçiliği, tarım ve gıdada tekelleşme, tüketim artışı, artan maliyetler gibi sorunlar “yeni normal” dönemini başlattı. Tarım ve gıdadan su ve enerjiye kadar alanlarda bu döneme uygun adımlar atılarak üretim ve arz güvenliğinin sağlanması planlanıyor.

    YENİ DESTEKLEME MODELİ

    “Sen üret yeter” sloganıyla hayata geçirilecek yeni vizyonla birlikte destekleme modeli de değişecek. Bu kapsamda, desteklerin sadeleştirilmesi öngörülüyor. Üretim öncesi izin uygulamasıyla birlikte ekim öncesi ayni destek ve hasat sonrası fark ödemesi yapılması planlandı. Sözleşmeli üretim, üretim öncesi izin ve tarımsal kayıtlılığın artırılması konularının Tarım Kanunu çerçevesinde ele alınması öngörüldü. Ayrıca, Çay Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, Su Kanunu ve Mera Kanunu gibi yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.

    ARZ GÜVENLİĞİ TAKİP SİSTEMİ OLUŞTURULACAK

    Bakanlığın odak noktası, stratejik ürünlerde arz güvenliği olarak belirlendi. Bunun için Arz Güvenliği Takip Sistemi kurulacak. Böylece hem tarımsal piyasalara yönelik analiz çalışmaları yapılacak hem süreçler izlenerek alınan kararlar desteklenecek. Tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi de yeni dönemin öne çıkan adımlarından biri olacak. Bu kapsamda Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar kıtalardan çeşitli ülkelerle anlaşmaların yapılması öngörülüyor.

    KENT TARIMI MODELİ HAYATA GEÇİRİLECEK

    Yeni vizyonla birlikte “Kent Tarımı Modeli” de uygulanmaya başlanacak. Bu sayede üretim ve tüketim merkezleri yakınlaştırılarak şehirde yaşayanların taze ve ucuz sebzeye erişiminin sağlanması hedefleniyor. Lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, zayiatın azaltılması ve istihdamın artırılması da hedefler arasında bulunuyor. Kırsala yönelik projelerle de buralardaki imkanların artırılması öngörülüyor. Pilot Köyler Projesi uygulanarak kırsaldan göçün azaltılması, tersine göç, üretimin artırılması, genç-kadın çiftçi ve kırsalda refah hedefleniyor. Gelir koruma sigortasının yaygınlaştırılmasıyla gelirin istikrara kavuşturulması ve üretimde sürdürülebilirlik amaçlanıyor. Küçük aile işletmelerine hayvancılık desteği de kırsala yönelik adımlardan birini oluşturuyor. Mevcut ahır ve ağılların fiziki koşullarının iyileştirilmesiyle buzağı ve kuzu ölümlerinin önlenmesi, et ve süt veriminin, hayvan refahının ve gelir seviyesinin artırılması, göçün azaltılması öngörülüyor. Meraların ıslahında sürdürülebilirliğin sağlanması da planlar arasında bulunuyor.

    DİJİTAL TARIM DAHA DA GELİŞTİRİLECEK

    Yeni vizyonun önemli ayaklarından birini de dijital tarım uygulamaları oluşturuyor. Yeni uygulamaların yanı sıra mevcut olanların da geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, e-Devlet Çiftçi Kayıt Sistemi entegrasyonu, Tarım Cebimde ve ÇKS Kayıt Doğrulaması gibi uygulamalar öne çıkacak. TÜRKİYE TARIMSAL HASILADA AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADA Bakan Kirişci’nin sunumunda, tarımda bugüne kadar atılan adımlar ve gelinen noktaya ilişkin de bilgi verildi. Buna göre, tarımsal üretim alanı bakımından dünyada 31’inci sırada bulunan Türkiye, tarımsal hasıla bakımından ise Avrupa’da birinci sırada, dünyada ilk 10 içinde yer alıyor. Türkiye’nin 2002’de 37 milyar lira olan tarımsal hasılası 10 kat artışla 2021’de 407 milyar liraya ulaştı. Söz konusu rakam yılın ilk çeyreğinde 63 milyar lirayı buldu. İstihdamda tarımın payı 2002’de yüzde 35 iken 2021’de yüzde 17 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde 87 milyar dolar tarımsal dış ticaret fazlası verilirken dış ticarette tarımın payı ihracatta yüzde 10’dan yüzde 11’e, ithalatta ise yüzde 4’ten yüzde 6,5’e yükseldi.

    YAPILAN YATIRIMLAR VE SAĞLANAN DESTEKLER

    Tarımsal desteklemeler 2002’de 1,8 milyar lira iken bu yıl itibarıyla 21 kat artışla 39,2 milyar liraya yükseldi. Temmuz itibarıyla 24,5 milyar lira destek ödemesi yapıldı. Böylece son 19 yılda cari fiyatlarla 464 milyar lira destek ödemesi yapılmış oldu. Aynı dönemde cari fiyatlarla 305 milyar lira bitkisel üretim desteği verildi. Toplamda 21,3 milyar liralık 2022 yılı bitkisel üretim destekleme bütçesinin ise 17 milyar lirası, yani yüzde 80’i ödendi. Hayvansal üretime yönelik olarak ise son 19 yılda cari fiyatlarla 108 milyar lira hayvancılık desteği verildi. Su ürünleri yetiştiricilik üretimi 2002’de 62 bin ton iken 2021’de 471 bin tona yükseldi. Toplamda 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirildi. 1,2 milyar dolar dış ticaret fazlası sağlayan sektörün 2021 ihracatı 1,4 milyar dolar oldu. Bu sektörde 2023 ihracat hedefi ise 2 milyar dolar olarak belirlendi. TARSİM’de sigortalılık oranı 2006’dan bu yana yüzde 21 artış gösterdi. Son 19 yılda çeşitli yatırımları içeren 18 bin projeye 7 milyar lira hibe verilirken 118 bin istihdam sağlandı. Türkiye’de 2003-2021 döneminde 447 milyar liralık Devlet Su İşleri (DSİ) yatırımı gerçekleştirildi, 9 bin 189 tesis kuruldu. 27 Temmuz 2022’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında DSİ ile TOKİ arasında Sulama Protokolü imzalandı. Protokol çerçevesinde ihale çalışmalarına başlanırken TOKİ tarafından 2022 ve 2023’te toplam 50 milyar liralık kredi temin edilmesi planlandı. Ayrıca 230 tesis için 20 milyar lira ödenek ayrılırken 374 tesis için de 29 milyar liralık ek ödenek talep edildi. Talebin 12,35 milyar lirası karşılandı.

    TÜRKİYE AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARINDA DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ

    Türkiye’nin orman varlığı 2002’de 20,8 milyon hektardan 2021’de 23,1 milyon hektara yükseldi. FAO’nun Dünya Orman Varlığı Raporu’na göre, 2015’te 46’ncı sırada bulunan Türkiye, 2020’de 27’nci sıraya geldi. Türkiye, ağaçlandırma çalışmalarında ise Avrupa’da birinci, dünyada 4’üncü sırada yer aldı. Orman yangınlarıyla mücadelede kara, hava ve insan gücü artırıldı. 2022 itibarıyla 1350 arazöz, 20 uçak, 55 helikopter, 8 İHA, 692 iş makinesi ve ilave 21 binden fazla personel bu mücadelede görev alıyor. Ayrıca 2 bin 270 diğer araç, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığından 2 uçak, 25 helikopter ve 1 İHA rezerv güç, 30 bölgede 10’ar kişilik orman arama kurtarma timi oluşturuldu.

  • Emniyet Müdürü Fatih Kaya’dan SATSO’ya Veda Ziyareti

    Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararnamesi ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne atanan, Sakarya İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, veda ziyaretleri kapsamında Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ’u makamında ziyaret etti.

    2017 yılından bu yana Sakarya’da görev yapan ve son kararname ile Diyarbakır’a atanan Sakarya İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’yı ağırlayan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Şehrin huzur ve güveni için canla başla çaba gösteren Emniyet teşkilatıyla her zaman uyumlu bir işbirliği içerisinde olduklarını ve bunda İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’nın çok büyük payı olduğunu belirten Başkan Altuğ, bundan sonraki görev yerinde kendisine başarılar diledi.

    Başkan Altuğ şahsında SATSO Camiasına kurumsal iş birlikleri ve destekleri için teşekkür eden Emniyet Müdürü Fatih Kaya, görev süresi boyunca Sakarya’ya en iyi şekilde hizmet etmeye gayret ettiklerini ve güzel hatıralarla ayrılacağını ifade etti.

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ, hizmetlerinden dolayı Emniyet Müdürü Kaya’ya plaket takdiminde bulundu.

  • CHP SAKARYA’DA SEÇİME HAZIR!

    CHP SAKARYA’DA SEÇİME HAZIR!

    CHP Sakarya İl Başkanlığı 2023 seçimlerine kadar çalışmalarına sıkı bir şekilde devam ediyor. İl Başkanı Ecevit Keleş, Adapazarı ve Sedirvan ilçelerinde 150 binden fazla vatandaşın kapısına gittiklerini söyledi.

    CHP Sakarya’da çalmadık kapı, dokunmadık yürek kalmayana kadar 2023 seçimlerine hazırlanıyor. Sakarya il ve ilçe örgütlerinde hummalı bir çalışma var. Parti üyeleri önümüzdeki seçimlerden beklentileri yüksek. CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, seçimlerde hiçbir hataya yer vermeden özverili şekilde çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

    Partililerin seçimlere kadar vurmadık kapı bırakmayana kadar çalışmalara devam edecekleri belirten Başkan Keleş, “Sakarya İl Başkanlığı olarak başlattığımız ve Sakarya’da vurulmadık kapı kalmayacak şekilde çalışmalarımızı sürdürdüğümüz saha çözüm Sakarya ile beraber 157 bin 813 ev ve işyerinin kapısını vurduk. Adapazarı ve Serdivan ilçelerini tamamladıktan sonra Erenler ilçesinde devam ediyoruz. Halkın içinde sorunlarıyla yoğrulmaya devam edeceğiz. Çünkü bu zorlu günleri hep birlikte aşacağız. Halkımızın bize ihtiyacı olduğu kadar, bizim de halkımıza ihtiyacımız vardır. Milletimiz bize görevi verdiği andan itibaren ele ele vererek zorlu günlerin üstesinden geleceğiz.” şeklinde konuştu.

  • Göztepe, deplasmanda Sakaryaspor’u 1-0 mağlup etti.

    Sakaryaspor 0  Göztepe 1

    Spor Toto 1 Lig’de yeşil siyahlı takımımız bugün ilk maçına çıkıyor. Göztepespor ile yeşil siyahlı takımımız Sakarya Atatürk stadında karşı karşıya GELDİ

    TAKIMLARIN İLK 11’LERİ

    HAKEMLER: Onur Özütoprak, Mehmet Kapluhan, Murat Temel

    SAKARYASPOR: 
    Cihan Topaloğlu, Kabongo Kasongo, Serkan Odabaşoğlu, Kaıyne Rıver Woolery, Serkan Odabaşoğlu, Oğuz Kocabal, Burak Süleyman, Isaac Donkor, Hakan Yavuz, Oğuz Yıldırım, Hurşit Taşçı, Ümit Kurt

    T.DİREKTÖR:  İlker Püren

    Resim

    GÖZTEPE: 
    Ekrem Kılıçarslan, Emir Ortakaya, Yasin Öztekin, Romal Jordan Palmer, Hüsamettin Yener, Dıno Hugo Arslanagıc, Yunus Emre Gedik, Kerim Alıcı, Kenneth Obınna Mamah, Yalçın Kayan, Davıd Tıjanıc

    T.DİREKTÖR: Turgay Altay

    MAÇTAN DAKİKALAR

    Dk. 1: İlk düdük çaldı

    Dk 8: Sakaryasporlu kaleci CihanTopaloğlu, geri pası ayağından kaçırdı. Göztepesporlu Hüsameti’nin topla buluşmasına savunma engel oldu

    Dk 12: Kenneth Obınna Mamah’ın vuruşu, kalenin filelerini havalandırdı

    Dk 19: (SARI KART)  Göztepeli  Romal Jordan Palmer, Oğuz Kocabala yaptığı müdahale sonrası Sarı kart gördü.

    Dk 31: Burak Süleyman’ın kornerden içeri kestiği ortada kafa vuruşu yapan Ümit Kurt gole yaklaştı

    Dk 39: Kaleci CihanTopaloğlu’ndan dönen topa sert vuran Kerim Alıcı, meşin yvuralığı kale üstünden auta gönderdi.

    Resim

    İKİNCİ YARI

    Dk 46; İkinci yarı başladı

    Dk 48: Ev sahibi takımdan Burak Süleyman’ın ortasına kafa ile çıkan Kabongo Kasongo, topa istediği gibi vuramadı

    Dk 60: Yeşil siyahlı takımımızda Teknik adam püren oyuncu değişikliğine gitti. Burak Süleyman çıkı,Ozan Sol girdi. Hakan Yavuz çıktı, Michal Nalepa girdi

    Dk 65 (Kırmızı kart): Takımımız 10 kişi kaldı. Maça yeni giren Ozan Sol toplam ilk buluşmasında, kırmızı kart gördü

    Dk 78: Naleba’nın direk ceza sahasının içinde doğru kullandığı serbest vuruş sonuçsuz kaldı

    Resim

    İlker Püren: Oyundan memnun değilim

    Spor Toto 1. Lig’in ilk haftasında Sakaryaspor, sahasında konuk ettiği Göztepe’ye 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından iki takım teknik direktörü düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

    Spor Toto 1. Lig’in ilk haftasında Göztepe deplasmanda Sakaryaspor ile karşılaştı. Karşılaşmada Göztepe, rakibini 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında her iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu.

    “Bu dostluğun Türk futboluna örnek olmasını temenni ediyorum”

    Trafik kazasında hayatını kaybeden Fırat Albayrak’ın ailesine başsağlığı dileyen ve galibiyeti de Albayrak’a armağan ederek konuşmasına başlayan Göztepe Teknik Direktörü Turgay Altay, “Maçın başından, sonuna kadar istediklerimizi yaptık diyebilirim. Gerçekten maça iyi başladık. Kendi oyun planımızı rakibin üstünde, maçın başından sonuna kadar birçok pozisyon da yakalayarak, daha önceden bitirmemiz gereken maçı bitiremedik. Birazcık ciddiyetten uzaklaştığınız zaman hayat hemen cezayı size kesiyor. Bugünde tam böyle bir maç oluyordu. Son dakikada ayağımızdaki topu rakibimize verdik. Faul olmasa inanılmaz üzülürdüm, o yüzden oyun olarak bunu söyleyebilirim. Her iki takımın camiası içinde kardeşlik gösterisi, resitaliydi. Bu dostluğun Türk futboluna da örnek olmasını temenni ediyorum” dedi.

    “Oyundan memnun değilim”

    Sakaryaspor Teknik Direktörü İlker Püren ise, “Tabii ki ilk maç itibari ile kendi sahamızda ve kendi seyircimizin önünde mutlak kazanmak istediğimiz ama mağlup olduğumuz bir günü geride bırakacağız, geride bırakmak istiyoruz. Genel olarak ligde bütün maçları izlediğinizde, takımların genellikle ilk maç konsantrasyonlarının düşük olduğunu görmüşüzdür. Bugün bence aynı olayı biz de yaşadık. Hazırlık döneminde uygulamaya çalıştığımız, yapmak istediğimiz, hazırlık müsabakalarında üzerine basa basa durduğumuz ve uyguladığımız birçok şeyi bugün bence psikolojik faktörlerden kaynaklı olduğunu düşündüğüm yapamadığımız bir süreç yaşadık. Genel anlamda bu bence şuna bağlı; ilk maç psikolojisindeki şartlar ile hazırlık dönemindeki şartlar birbirinden farklıdır. Orada daha rahatsınız, puan kaybetme kaygısı yok. Müsabakaya çıkıldığında bu geçişi çabuk yapamadığınız zaman ilk maçlarda böyle kazalar olabiliyor. Erken yediğimiz bir gol, kazanmak için çıktığımız ikinci yarıda 10 kişi kalmış olmamız oyun düzenimizi biraz değiştirdi diye düşünüyorum. Ama goldü veya değildi bunlar çok önemli değil. Önemli olan bizim burada oyun sürecimizin nasıl başladığı ve bittiği. Bugünkü oyundan ben şahsım adına memnun değilim” diye konuştu.

    Resim

    Resim

  • Heyecan Uluslararası Dağ Bisikleti Maraton Serisi ile zirve yaptı

    Heyecan Uluslararası Dağ Bisikleti Maraton Serisi ile zirve yaptı

    Uluslararası Sakarya Bisiklet Festivali’nde heyecan devam ediyor. UCI Dağ Bisikleti Maraton Serisi elit erkekler ve elit kadınlar kategorilerinde yarışlar tamamlandı. 110 kilometrelik zorlu parkurda 28 bisikletçi kıyasıya rekabet yaşadı. Erkeklerde Lubomír Petruš, kadınlarda ise Katazına Sosna 1’nci oldu.

    Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Bisiklet Festivali’nde heyecan devam ediyor. Sakarya MTB Kupası’nın ardından bugün de UCI Dağ Bisikleti Maraton Serisi’nde pedallar şampiyonluk için çevrildi. Elit erkekler ve elit kadınlar kategorilerinde gerçekleştirilen yarışlara 9 ülkeden 28 sporcu katıldı. Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde başlayan ve Alandüzü, Uzunköy, Yukarıdereköy ve Esentepe’nin içinde bulunduğu toplam 110 kilometrelik zorlu parkur yine vadide son buldu.

    Bir 2 kişi ve yol görseli olabilir

    Kıyasıya rekabette madalyalar sahiplerinin oldu

    Bisiklet otoriteleri tarafından maraton yarışmaları arasında en üst kategori olarak gösterilen UCI Dağ Bisikleti Maraton Serisi’nde 19 erkek, 9 kadın sporcu yarıştı. Elit erkekler kategorisinde yarışan Çekyalı bisikletçi Lubomír Petruš zorlu parkuru 1. olarak tamamladı. Ukraynalı Oleksandr Konıaıev 2’nci, İspanyol Vera Ramos Nelson ise 3’ncü oldu. Milli takım adına yarışan Abdülkadir Kelleci ise yarışı 4’ncü sırada noktaladı. Elit kadınlar kategorisinde de kıyasıya rekabet yaşandı. Litvanyalı Katazına Sosna 1’nciliği göğüsleyen isim oldu. Bosna Hersekli bisikletçi Leyla Tanovic 2’nci, Alman Stefanıe Dohrn ise 3’ncü olarak yarışmayı tamamladı. Dereceye giren sporculara madalyalarını Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Bedrullah Erçin, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürü Nevzat İnanç ve Büyükşehir Belediyespor Kulüp Başkanı Cevat Ekşi takdim etti.

    Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar, bisiklet ve açık hava görseli olabilir

    Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar, bisiklet ve yol görseli olabilir

    Bir 1 kişi, bisiklet ve açık hava görseli olabilir

    Bir 2 kişi, bisiklet, ağaç, çim ve yol görseli olabilir

    Bir 1 kişi ve çim görseli olabilir

    Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar, açık hava ve ağaç görseli olabilir

    Bir 11 kişi, ayakta duran insanlar, bisiklet ve açık hava görseli olabilir

    Bir 5 kişi, ayakta duran insanlar, bisiklet, açık hava ve şunu diyen bir yazı 'ANE PROCONF AG' görseli olabilir

    Bir 3 kişi, ayakta duran insanlar, bisiklet ve yol görseli olabilir

    Bir 3 kişi, ayakta duran insanlar, bisiklet ve açık hava görseli olabilir

    Bir 2 kişi ve oturan insanlar görseli olabilir

    Heyecan devam edecek

    12 Ağustos Cuma günü başlayan ve 28 Ağustos Pazar gününe kadar devam edecek Uluslararası Bisiklet Festivali’nde yarışlar ve diğer etkinlikler yine büyük bir ilgi ve heyecanla takip edilecek. Sakarya MTB Cup Night Race, Tour of Sakarya Yol Bisiklet Yarışı ve daha önce Türkiye’de hiç yapılmayan UCI Dağ Bisiklet Eliminatör Dünya Kupası olacak. 25-28 Ağustos tarihleri arasında da Demokrasi Meydanı’nda Sakarya EXPO gerçekleştirilecek. Burada şehrin sportif, yöresel ve sosyal özellikleri tanıtılacak.

    Yarışlar, konser ve diğer etkinliklerin tarihleri şöyle:

    17 Ağustos Sakarya MTB Cup Night Race

    21 Ağustos UCI Eliminator World Cup

    25 Ağustos – 28 Ağustos – EXPO Sakarya

    25 Ağustos – 28 Ağustos – Tour Of Sakarya

    Konserler:

    21 Ağustos – Ekin Uzunlar (19.00) / Bisiklet Vadisi

    25 Ağustos – Sefo (19.00) / Demokrasi Meydanı

    28 Ağustos – Bilal Sonses (19.00) / Demokrasi Meydanı

  • Büyükşehir’den Sakaryaspor taraftarlarına büyük jest

    Büyükşehir Belediyesi Sakaryaspor’un Göztepe ile oynayacağı karşılaşma öncesi taraftarları mutlu edecek haberi paylaştı. Demokrasi Meydanı’nda 18.00 itibariyle Sakarya Atatürk Stadyumu’na ring seferleri düzenlenecek. Maç sonunda da taraftarların şehir merkezine ulaşımı sağlanacak.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi, 11 yıl aradan sonra Spor Toto 1. Lig’de mücadele edecek olan Sakaryaspor’un evinde konuk edeceği Göztepe karşılaşması öncesi taraftarları mutlu edecek haberi paylaştı. Yapılan açıklamada, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem Yüce’nin talimatlarıyla Sakaryaspor-Göztepe karşılaşması öncesi ve sonrasında taraftarlarımız için ring seferlerini başlatıyoruz.

    Demokrasi Meydanı’nda 18.00 itibariyle Sakarya Atatürk Stadyumu’na ring seferlerimiz olacak. Karşılaşmanın ardından ise stadyumdan şehir merkezi ulaşımları için Büyükşehir Belediyesi otobüslerimiz ücretsiz bir şekilde taraftarlarımıza hizmet sunacak” denildi.

  • Başkan Karayaka “her türlü işbirliğine açığız.”

    Başkan Karayaka “her türlü işbirliğine açığız.”

    Sakarya Sanayicileri ve İşadamları Derneği (SASİAD) yönetimi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ), Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) ve Türk Kızılay Sakarya Şubesini ziyaret etti.

    SAÜ ziyareti 

    İlk ziyaretini Sakarya Üniversitesine gerçekleştiren SASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Karayaka, Başkan Vekili Ali Tamer Birlik, Yönetim Kurulu üyesi Ceyhun Eser ve Genel Sekreter Ferhat Ateş, SAÜ’ye Rektör olarak atanan Prof. Dr. Hamza Al’a hayırlı olsun temennisinde bulunarak, görevinde başarılar diledi.

    Başkan Karayaka, ziyarette yaptığı konuşmada, Sakarya Üniversitesi ile bundan sonra da işbirliği ve ortak projelerde yer alacaklarını şehrin gelişimine yönelik projelerde yer almaya devam edeceklerini söyledi.

    Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üniversite – sanayi işbirliği faaliyetlerinin geliştirilmesi yönelik çalışmanın önemine değinen Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya iş dünyasına yönelik birçok projede bu iş birliğinin artarak devam etmesine vurgu yaptı.

    SUBÜ’ye iade-i ziyaret 

    Ardından, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık’a iade-i ziyarette bulunan SASİAD heyeti, SUBÜ Rektörü Prof Dr Mehmet Sarıbıyık ile görüştü. İş dünyası olarak üniversitelerimiz ile iş birlikteliğimizin artarak devam edeceğini belirten Başkan Karayaka, şehrimize akademik anlamda sağladığı katkıdan ötürü Rektör Sarıbıyık’a teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

    SUBÜ Rektörü Prof Dr Mehmet Sarıbıyık, ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, iş dünyası ile iş birliğimizi daha ileri seviyeye taşıyacaklarını belirterek, ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

    Türk Kızılay’ı ziyareti

    Son ziyaretini Türk Kızılayı Sakarya Şube Başkanlığına gerçekleştiren SASİAD yönetimi, yeni seçilen Şube Başkanı Cevdet Koç’a hayırlı olsun dileğinde bulunarak, görevinde başarılar diledi.

    Ziyarette, Kızılay’ın Sakarya’daki faaliyetleri hakkında görüş alışverişinde ve bilgilendirmede bulunuldu.

    Kızılay Sakarya Şube Başkanı Cevdet Koç, Sivil Toplum Kuruluşlarımız ile her zaman ortak projelerde bir arada olabileceklerini ifade ederek, SASİAD yönetimine nazik ziyaretleri için teşekkür etti.

  • Fatih Erbakan: ‘Sata sata elde avuçta kalmadı, şimdi sıra geldi TCDD’ye…’

    Fatih Erbakan: ‘Sata sata elde avuçta kalmadı, şimdi sıra geldi TCDD’ye…’

    Yeniden Refah Genel Başkanı Fatih Erbakan, Van’da yaptığı açıklamada, “İmtiyazlı holdinglere yeni kaynak aktarmak için şimdi de TCDD özelleştirilmek isteniyor. Devlet arazilerini, limanları, kamu lojmanlarını sattılar şimdi de sıra geldi Devlet Demiryollarına… Bu düzende kaynaklar faize, imtiyazlı holdinglere, israfa gidiyor. Bu düzende küçük bir azınlık hep kazanıyor, milyonlarca vatan evladı ise hep kaybediyor.” dedi.

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Van il kongresinde önemli açıklamalarda bulundu.

    ‘1984’de belediye yönetimini Refah Partisi’ne layık gören Milli Görüşle ve Erbakan Hocamızla özdeşleşmiş kıymetli Vanlılarla olmaktan mutluluk duyuyoruz.’ diyerek sözlerine başlayan Erbakan, Van’ın ikinci 40 yılda da Milli Görüş’ün kalesi olacağını söyledi.

    Türkiye’de 2 parti var: Yeniden Refah Partisi ve diğerleri…

    İpekyolu ilçesinde bir salonda gerçekleştirilen kongrede konuşan Erbakan, şunları kaydetti:

    “Milli Görüş’ün ikinci 40 yılında biz de Erbakan Hocamız gibi Türkiye’de aslında 2 tane parti var diyoruz: Birincisi Yeniden Refah Partisi ve ikincisi de diğerleri partisi… Çünkü diğer partilerin birbirinden hiçbir farkı yok. Bir defa Küresel Sömürü düzenini rahatsız eden duruşları, sistemi değiştirmeye yönelik bir taahhütleri, bir çabaları yok. Hepinizin de bildiği gibi Küresel sistemin dayatması olan aşı zorbalığına karşı tavır koyan, tek başına mücadele eden sadece Yeniden Refah Partisi olmuştur. Diğer taraftan iklim değişikliği bahanesiyle tarım ve hayvancılığımızı, yeni nesillerimiz, gıda güvenliğini tehdit etmeye kalkan küresel mihraklara, sözde sözleşmelere karşı duruş ortaya koyan yine Yeniden Refah Partisi’dir. Aynı şekilde dış güçler tarafından; aile yapımızı, yuvalarımızı ve gençlerimizi zehirlemek üzere bünyemize zerk edilmeye çalışılan İstanbul Sözleşmesi’ne karşı direnen, duruş sergileyen tek parti Yeniden Refah Partisi oldu. Tek başına bu mücadeleyi verdi ve bu mücadelenin sonunda en azından İstanbul Sözleşmesi’ndeki imzanın geri çekilmesine vesile oldu.”

    ‘Ekonomik krizden çıkış için gereken kaynağımız hazır’

    Ekonomik krizden çıkış için gereken kaynağı, somut ve bilimsel olarak ortaya koyan tek partinin de yine Yeniden Refah Partisi olduğunu belirten Erbakan, “Partimizi kurduğumuz gibi yaptığımız ilk iş ‘Milli Kaynak Paketleri’ kitabımızı ortaya koymak oldu. Nasıl 54. Hükümette 6 ayda 35 milyar doları Erbakan hocamız bulduysa, biz de Yeniden Refah Partisi olarak bir senede 150 milyar dolar kaynağı nasıl bulacağımızı Milli Kaynak Paketleri kitabımızda ortaya koyduk. Milletimiz bunları gördüğü için akın akın Yeniden Refah Partisi’ne koşuyor.” ifadelerini kullandı.

    Millet kayıkçı kavgasından bıktı, alternatif arıyor

    Halkın iktidar ve muhalefet arasındaki kayıkçı kavgasından bıktığını belirten Erbakan, kendilerinin her iki ittifakta yer almadığını hatırlattı ve şöyle devam etti:

    “Vatandaşımız her iki ittifaktan da yaka silkmiş durumda. Bir tarafta kasa başındakiler, diğer tarafta da masa başındakiler… Sanki birbirlerinden bir farkları varmış gibi kör dövüşü yapıyorlar ve kayıkçı kavgasını devam ettiriyorlar. Milli Görüş hiç yokmuş gibi davranıyorlar. ‘İktidarı destekliyorsan kasa başındakilere gideceksin, muhalefeti destekliyorsan masa başındakilere gideceksin.’ Vatandaşa, seçmene başka bir alternatif veya seçenek göstermiyorlar. Biz Milli Görüş olarak ne masa başındakilerle ne de kasa başındakilerle birlikteyiz. Bu milletin önüne konulan masa başındakiler ve kasa başındakiler oyununu biz bozacağız Allah’ın izniyle. Her iki taraftan da millete hayır gelmeyeceğini milletimize anlatacağız.”

    ‘Millet fakirleşiyor, faiz lobileri, imtiyazlı holdingler zenginleşiyor’

    Kasa başındakiler olarak nitelendirdiği iktidarın, iyice köşeye sıkıştığını belirten Erbakan, ekonomi yönetimi ile ilgili şu çarpıcı açıklamalarda bulundu:

    “Bugün Türkiye’de ekonomik krizden dolayı vatandaşın yoksulluğu, açlığı, alım gücünün düşmesi artık dayanılmaz halde. İktidar iyice köşeye sıkıştı. Algı operasyonları ile top çeviriyor. Bakınız enflasyonda dünya şampiyonluğuna oynuyoruz. Türkiye TÜİK’in özel olarak tıraşlanmış rakamlarına göre dahi dünya altıncısı konumundadır. Bizim önümüzde ya açlıkla boğuşan Afrika ülkeleri ya da Suriye gibi 10 senedir savaşta olan ülkeler var. Bir de Venezuela var dünya enflasyon şampiyonu olarak… İktidar kendi yanlışlarını gizlemek için gerçekte yüzde 176 olan enflasyonun bahanesi olarak dünyadaki gelişmeleri gösteriyor. Ancak savaşta olan Ukrayna’da bile yıllık enflasyon sadece yüzde 21, savaşın diğer tarafı olan Rusya’da ise yüzde 15. Avrupa Birliği’nin ortalaması yüzde 10. Perişan oldukları dedikleri ABD’de enflasyon sadece yüzde 7. Bizde TÜİK’in tıraşlanmış enflasyonu bile yüzde 79’un üzerinde. Gıda enflasyonunda yüzde 95 ile dünya 4.süyüz. Artık milleti kandırmayı bırakın! Bir taraftan da vatandaş geçinemediği için habire kredi kartlarına yükleniyor. Son bir senede vatandaşın bankalara olan borcu 327 milyar TL artmış. Borç faiz ekonomisi tam gaz devam ediyor. Milletin devletin ödediği faiz yükü her geçen gün artıyor. Bakın bankalar bu senenin ilk altı ayında yüzde 400 kar etmiş. Geçen sene 33 milyar kar eden bankalar bu sene 169 milyar TL kar etmiş. Bir taraftan bankaların, faiz lobisinin, imtiyazlı holdinglerin karı artıyor, bir taraftan çiftçi, emekli, memur, asgari ücretli perişan. Millet fakirleşiyor, faiz lobileri, imtiyazlı holdingler servetine servet katıyor.”

    ‘İmtiyazlı holdinglere yeni kaynak: TCDD özelleştirilmesi’’

    ‘İmtiyazlı holdinglere yeni kaynak aktarmak için şimdi de TCDD özelleştirilmek isteniyor.’ diyen Erbakan, “Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı diyor ki, “Bir holding modeli yapacağız. Devlet Demiryolları çatısı altında Taşımacılık AŞ. diye bir şirket kuracağız ve bu şirket üzerinden devlet demiryollarının işletme hakkını devredeğiz.” Elde avuçta bir şey kalmadı, Erbakan Hoca’nın fabrika yapan fabrikalarını sattılar. Türk Telekom’u, Tüpraş’ı sattılar. Devlet arazilerini, limanları, kamu lojmanlarını sattılar şimdi de sıra geldi Devlet Demiryollarını satmaya… İmtiyazlılar kaynak aktarma formülü olarak şimdi de bunu yapacaklar. Bu düzende kaynaklar faize, imtiyazlı holdinglere, israfa gidiyor. Bu düzende küçük bir azınlık hep kazanıyor, milyonlarca vatan evladı ise hep kaybediyor. Biz Milli Görüş olarak 50 seneden beri bir tek şey için mücadele ediyoruz: Paylaşımda adaleti sağlamak için…” diye konuştu.

    Masa başındakilerden de bu millete hayır gelmez

    Masa başındakiler olarak nitelendirdiği 6’lı masa ittifakının da iktidardan farkı olmadığını kaydeden Erbakan, masanın bir tarafında AK Parti içerisinde 10 seneden fazla önemli makamlarda bulunan ve yapılan yanlışlara ortak olan isimlerin bulunduğunu, masanın diğer tarafında ise 28 Şubat’ın en ateşli savunucusu ve kendi partisi içerisinde LGBT komisyonu kuran CHP’nin olduğunu söyledi.

    ‘Yeniden Refah iktidarında 3 önemli adım atacağız…’

    Yeniden Refah iktidarında 3 önemli adım atacaklarını söyleyen Erbakan, “Atacağımız 3 adımın birincisi kamuda israfı ortadan kaldırmak, ikincisi denk bütçeyi gerçekleştirmek ve üçüncü olarak da imtiyazlı holdinglere kaynak aktarımını durdurmak olacaktır. Böylece milyarlarca lira kaynak milletimize gidecek. Bir de üstüne işbaşı yapınca da yüzde 150 maaş zammı ile işe başlayacağız.” şeklinde konuştu.

  • AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti’nin 21. kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

    AK Parti’nin 21. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan İl Başkanı Yunus Tever, “14 Ağustos 2001’de çıkılan bu kutlu yürüyüş, kökünü güçlü tarihimizden alarak aziz milletimizin emrinde ‘Bir olduk 21 olduk’ şiarıyla, aynı aşk, heyecan ve inanç ile huzur ve güvenin adresi olmaya devam ediyor” dedi.

    AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti’nin 21. kuruluş yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

    Başkan Tever mesajında, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin müjdecisi, milletin partisi AK Parti, bundan 21 yıl önce bir 14 Ağustos günü ülkemizin üzerine bir güneş gibi doğdu. Ülkemizin her anlamda büyük sıkıntılar yaşadığı bir dönemde iş başına gelen AK Parti, milletimizin büyük teveccühü ile girdiği her seçimden birinci parti çıkmış, siyasi tarihimizde kırılması zor bir rekora imza atmıştır. 21 yıllık AK Parti iktidarları döneminde ülkemiz kapatma davalarından e muhtıralara, 17-25 Aralık operasyonundan, gezi kalkışmasına ve 15 Temmuz hain darbe girişimi gibi pek çok anti demokratik müdahaleye maruz kalmış ancak milletimizin engin feraseti ve tankların önünde duran cesaretiyle demokrasimizi vesayet rejimine karşı korumuştur. Geride kalan 21 yılda pek çok başarıya imza atan AK Parti hükümetleri, ülkemize adeta çağ atlatmış, ekonomiden, sağlığa, iç ve dış politikadan enerjiye, tarımdan ulaşıma, turizmden insan haklarına kadar pek çok alanda devrim niteliğinde çalışmalara imza atmıştır.

    Türk siyasi tarihine adını altın harflerle yazdıran Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki AK Parti, sadece ülkemizin değil, tüm İslam âleminin ve gönül coğrafyamızın umudu olmuştur. AK kadrolar olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir aşkla ve şevkle ülkemize ve aziz milletimize hizmet etmeye ilk günkü inanç ve heyecanla çalışmaya, “Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefine aynı ruh, inanç ve azimle yürümeye devam edeceğiz. Partimizin 21. kuruluş yılı vesilesi ile bugüne kadar partimizin değişik kademelerinde hizmette bulunmuş tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyor, ahirete irtihal eden dava arkadaşlarıma Rabbim’den rahmet diliyorum. AK Parti’mizin 21. kuruluş yılını kutluyor, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini niyaz ediyorum” dedi.

  • AKUT, “17 Ağustos Marmara Depremi” anısına “Nöbette”

    AKUT Arama Kurtarma Derneği, 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi’nin 23. Yılı’nda, depremde hayatını kaybedenleri anmak ve deprem konusunda bilinç yaratmaya devam etmek için bir dizi etkinlik düzenliyor. Anma kapsamında, İstanbul-Değirmendere arası 115 kilometrelik bir parkurda kitlesel bir koşu ve deprem saati olan 03.02’de, AKUT İzmit Operasyon Merkezi’nde bir anma töreni düzenlenecek. Ayrıca Değirmendere’de, 1999’da suya gömülen binaların bulunduğu bölgede bir dalış etkinliği gerçekleştirilecek.

    Kurulduktan sadece 3 yıl sonra, 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nde toplumun yaygın sevgisini kazanan, geçen çeyrek asır içinde BM ve AB’nin arama kurtarma yapılanması içinde en önemli ekiplerinden birisi haline gelen, ülkemizin ilk arama kurtarma sivil toplum örgütü AKUT Arama Kurtarma Derneği, Büyük Marmara Depremi’nin 23. yılını bir dizi etkinlikle anıyor.

    Anma Etkinlikleri, AKUT gönüllüsü ve AKUT’a destek veren sporculardan oluşan 34 kişilik grubun hiç durmadan gerçekleştireceği ve 16 Ağustos 2022 Saat 10.00’da, İstanbul Ataşehir’deki AKUT İskender Iğdır Lojistik Merkezi’nde start verilecek kitlesel koşu ile başlayacak. Etkinlikler, 17 Ağustos 2022 tarihinde, tam 1999 depreminin saati olan 03.02’de Anma Töreni ile sona erecek. Anma kapsamında ayrıca, AKUT gönüllüsü Dalış Eğitmeni Volkan Tunç ve dalış eğitmeni üç arkadaşının katılımı ile 16 Ağustos 2022 14.00-16:00 saatleri arasında Değirmendere’de, 1999’da suya gömülen binaların bulunduğu yerde bir dalış etkinliği gerçekleştirilecek.

    Kriz Yönetimi Değil; Güvenli Yaşam Kültürünün Yerleşmesi ve Risk Yönetimi

    Toplum olarak artık tüm afetler konusunda toplum olarak, “kriz yönetiminden”“zarar azaltma”“hazırlık” ve “tahmin ve erken uyarı” süreçlerinden oluşan “risk yönetimine” geçmemiz gerektiğini belirten AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Recep Şalcı, olası İstanbul ya da Marmara odaklı bir depreme hazırlık durumuyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.

    Recep Şalcı: “Özellikle İstanbul için, kentsel dönüşüm sürecini tam olarak bitirdiğimizde ancak, olası bir depreme hazırız diyebiliriz.” 

    Recep Şalcı şu değerlendirmelerde bulundu: “Büyük Marmara Depremi’nin üzerinden neredeyse çeyrek asra yaklaşan bir süre geçti. Bu süre içinde özellikle İstanbul için depreme hazırlık anlamında yapılanları 10 üzerinden 6 puan gibi değerlendirebiliriz. Başka bir ifadeyle hızla yapılması gereken çok iş var. Zaman hala aleyhimize işliyor. Olası bir İstanbul ya da yeni bir Büyük Marmara Depremi için arama kurtarma ve müdahale eylem planlarımız hem AKUT özelinde hem de ulusal olarak hazır. AKUT olarak, İstanbul Deprem Acil Durum ve Müdahale Planımız kapsamında öncelikle, Trakya ve Anadolu olmak üzere; 2 adet Acil Durum Yönetim ekibi konuşlandıracağız. İstanbul ekibimiz dışındaki 29 ekibimizi, BM INSARAG standartlarında teşkilatlandırarak, deprem bölgesine konumlarına göre 2-10 saat içinde, kendi malzeme ve teçhizatı ve 3 günlük ikmal ve iaşesiyle deprem bölgesine intikal ettirmek için tüm hazırlıklarımız tamam. Ama asıl hayati konu bu değil. İstanbul gibi bir dünya megapolü söz konusuysa ya da ülkemizin nüfusunun yüzde 30’nun yaşadığı ve ülke üretim ve ekonomisinin kalbi olan Marmara Bölgemizi konuşuyorsak; eğer binalarınız, yapı stoklarınız depreme dayanıklı değilse, tam olarak depreme hazır olmak kavramından pek söz edemezsiniz. Her zaman vurguluyorum: Dünyadaki tüm arama-kurtarma ekiplerini, en son teknolojik donanımlarıyla ve tecrübeleriyle bir araya getirseniz bile, fayda etmeyecektir. Ve yine hep vurguladığım gibi, asıl hayat kurtaran, “afete hazırlık”, “afet kültürü” ve ulusal bir “risk yönetimi” stratejisidir. Özellikle İstanbul için, yapı stoklarımızın depreme karşı dayanıklılığı ve deprem öncesi hazırlıklar konusunda maalesef hala yapılması gereken çok şey var. Bunun en önemli pratik çözümü, kentsel dönüşüm sürecinin tamamlanmasıdır. 2018 yılında binalarla ilgili deprem yönetmeliği değişti ve sonra yapılmış binalar depreme karşı dayanıklı ve İstanbul’da özellikle kamu binalarının %94’ü güçlendirildi ya da yeniden yapıldı. Ama bunlar yeterli değil. İstanbul’da kentsel dönüşümler tam olarak tamamlamadıktan sonra ancak büyük bir İstanbul depremine hazırız diyebiliriz.”

    AKUT Hakkında: AKUT Arama Kurtarma Derneği, kurulduğu 1996 yılından bu yana gerçekleştirdiği 4.316 operasyonda, 3.228 insanın hayatını kurtardı. Yaşamın kutsal ve en değerli olduğunun bilinciyle 1.694 hayvanın da kurtarılmasını sağladı. 5 yılda 52.000 km yol kat ederek, 52 il, 174 ilçede 5,5 milyon kişiye mobil eğitim projesi ile ulaştı. Her yıl toplumu bilinçlendirmek ve afetlere karşı daha dayanıklı bir Türkiye yaratmak için 100 binlerce kişiye ‘’Temel Afet Bilinçlendirme ve Deprem Seminerleri’’ vermeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler tarafından akredite edilmiş Türkiye’deki ilk kuruluş olarak yardım çağrısı aldığı yurtdışı afetlerinde de ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Tamamen gönüllülük esasıyla yürüttüğü tüm eğitim, operasyon, malzeme vb. ihtiyaçlarını ise destekçilerinin bağışlarıyla karşılıyor.