Av. İlknur Ebiz Yıldız, 22 Temmuz 1967 depremini yıl dönümünde açıklamalarda bulundu.

Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız, 22 Temmuz 1967 depremini yıl dönümünde açıklamalarda bulundu.
“22 Temmuz 1967 depreminde hayatını kaybeden tüm hemşehrilerimizi rahmetle anıyoruz.
Şehrimizin deprem bölgesi olduğunu hiç unutmamalı ve her an depreme hazırlıklı olmalıyız.
Yeni canlar kaybetmemek için afet öncesi, sırası ve sonrası her şey planlı ve kriz yönetimini tek bir aksaklık yaşanmayacak şekilde programlanmalıdır. Depreme hazırlıklı olmak için diri fay hatları üzerinde yapılaşmaya asla izin verilmemelidir.
Yerel jeolojik koşullara uygun olmayan inşaat teknikleri ve yapı inşaasına müsaade edilmemelidir. Mevcut deprem yönetmeliğine uygun olmayan ve bina mühendislik ömrü tamamlanmış binalar ile ilgili dönüşüm süreci ivedilikle harekete geçirilmelidir. Yine iskan sonrası kullanım hataları nedeniyle binaların statiğine olumsuz etkilerin buna dair müdahalenin önüne geçilmelidir.
Şehrimizin en temel önceliği kentsel dönüşümdür. Sakarya Barosu olarak kentsel dönüşüm gerçekleşmeden şehre dair yapılacak herhangi bir adımın gerçek anlamda yaşamsal olmadığını düşünüyoruz.”
EDİTÖR
TARİHTEBUGÜN 📌 22.07.1967’de Adapazarı-Sakarya’da Ms=6.8 büyüklüğünde yıkıcı bir #deprem meydana gelmiştir. Deprem nedeniyle binlerce evde hasar meydana gelirken 83 kişi hayatını kaybetmiştir
22 Temmuz 1967 depremi Günü 10 yaşındaydım. Safibey köyü sınırları içinde Sakarya Nehri civarındaydım
22 Temmuz 1967 depreminin yıldönümü! İşte depremin hikayesi
22 Temmuz 1967 Cumartesi günü saat 19’a doğru, sıcak geçeceği anlatılan bir geceyi karşılamaya hazırlanan Adapazarlılar, korkunç sesle sarsıldı. Bugün ise o acı günün 57. yıldönümü.
22 Temmuz Cumartesi günü saat 19’a doğru, sıcak geçeceği anlatılan bir geceyi karşılamaya hazırlanan Adapazarlılar, birden korkunç bir depremin etkisi ile sarsıldılar…
Mudurnu Vadisi’nde 6.8 büyüklüğünde yıkıcı bir deprem olmuştu. Depremde, çok sayıda ahşap ev tamamen yıkıldı.
Deprem, Adapazarı hariç Akyazı, Geyve ve Sapanca’da da mal ve can kaybına sebep olmuş, ölü sayısı 83’ü bulmuştu.
Zelzele olmuştu ve herkes kendi anlayışına göre, bu afeti mümkün olduğu kadar kayba uğramadan geçiştirme kaygısına düşmüştü.
İlk sarsıntıyı diğerleri takip etti. Binalar yıkılıyor, kısa bir süre içinde enkaz haline geliyordu. İlk şiddetli sarsıntıyı, daha hafif olan diğerleri takip etti ve bu, bütün gece sürüp gitti.
Şehri kaplayan bir toz bulutu, yavaş yavaş kararmaya başlayan semayı daha da koyulaştırıyor, bu hal, vaktinden evvel çökmüş karanlık bir gecenin ürpertisini yaratıyordu.
Enkaz altından yükselen iniltiler, uğranılan felâketin ilk anlarda tahmin edilemeyecek ölçüde olduğuna işaret sayılıyor, çaresizlik içinde kıvranan halkın teessürünü bir kat daha artırıyordu.
Askerî birlikler, sivil ve mülkî makamlara bağlı ekipler, kurtarma faaliyetine giriştiler.
Deprem, Adapazarı’ndan başka Akyazı, Geyve ve Sapanca’da da mal ve can kaybına sebep olmuş, ölü sayısı 83’ü bulmuştu.
Adapazarı ve çevresinden başka, 22 Temmuzda İstanbul ve diğer bazı civar illerde de deprem hissedildi. Uğranılan paniğe rağmen, can ve mal kaybı bakımından hadise ucuz atlatıldı.
Yine de geceyi parklarda geçirenler çoktu. Zelzelenin şiddetinden yollar yarılıp kısmen çökmüş.
BABA VE KIZI ÖLÜM BİLE AYIRAMADI…
Adapazarı zelzelesinin en göz yaşartıcı olayı, kucağında felçli kızı 2,5 yaşındaki Elvin’le beraber, çöken evlerinin altında kalıp ölen Dr.Emin Karacaoğlu’nun dramıydı.
Zelzeleden az önce, Sakarya Sosyal Sigortalar Hastanesi’nin doktorlarından olan Karacaoğlu, evinin balkonuna oturmuş, sigarasını tellendiriyor, kızı Elvin ise, içerde oynuyordu.
Sonra birden yer sallanmaya, duvarlar gidip gelmeye başladı. Elvin, korkuyla babasına gitti. Birbirlerine sarıldılar ve baba, kızını alıp canlarını kurtarmak için koştu. Ama geç kalmışlardı. Kara yazıları, baba ile kızı, cansız gömüverdi. Fakat, ölüm bile onları ayıramadı.
AÇIK HAVA YATAKHANELERİ
Çocuk, yaşlı ve genç evlerine girmeye korkuyorlardı. Birkaç saat önce gözlerinin önünde meydana gelen olayları unutamıyorlar, dışarıda oturuyorlardı.
Evlerine girmekten korkan insanlar açık havada kurulan yatakhanelerde geceyi geçirmeyi daha güvenli bularak, kapalı alanlara girmemeyi tercih ettiler.
EKMEK KUYRUĞU
Depremden sonra Adapazarı elektriksiz, susuz ve ekmeksiz kalmıştı. Ancak civar illerden yetişen yardımlarla halk ekmek bulabildi.

BENZER HABERLER

-
85 torba atık göle karışmadan toplandı
-
Özdeyiş Yazarı Selahaddin Şimşek anılacak
-
Büyükşehir sporcuları zorlu maratondan madalyayla döndü
-
Yusuf Alemdar ‘tarihi bir günü yaşıyoruz’ diyerek herkesin beklediği müjdeyi paylaştı
-
Yusuf Alemdar; “Şehrimizin her noktasını somut adımlarla geleceğe hazırlıyoruz”
-
PALANDÖKEN, “STOPAJDA ÇİFTE VERGİLENDİRME KALDIRILMALI”



