Ahşap oyma ustası Hanifi Bereke “Duvarlardan, dış cephelerden oymaları kaldırın, geriye hiçbir şey kalmaz”

ana manset - 20 Haziran 2024 08:16 A A

Ahşap oyma ustası Hanifi Bereke, minber mihraplara Selçuklu ve Osmanlı motifleri işliyor

 Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı ahşap oyma ustası Hanifi Bereke, Selçuklu ve Osmanlı motiflerini minber mihraplara işliyor.

Ahşap oymacılığını eşinin yardımıyla yaşatmaya çalışıyor

Sakarya’da yaşayan ahşap oyma ustası Hanifi Bereke, 45 yılını verdiği unutulmaya yüz tutan mesleğini eşinin desteğiyle ayakta tutmak için mücadele veriyor.

Sakarya’da yaşayan 58 yaşındaki ahşap oyma ustası Hanifi Bereke, çocuk yaşta öğrendiği sanatını eşinin yardımıyla sürdürmeye çalışıyor.

Yaklaşık 45 yıl önce İstanbul Dolapdere’ye giden Bereke, burada Rum ve Ermeni ahşap ustalarının yanında çırak olarak işe başladı.

Uzun süre İstanbul’da mesleğini icra ettikten sonra Sakarya’ya taşınan Hanifi usta, kurduğu atölyede çalışmalarına devam ediyor.

Bereke, Türkiye’de az sayıda ahşap oymacı kaldığını söyledi.

Zamanında oymacılığın Dolapdere’den dünyaya açıldığını ancak bunun korunamadığını belirten Bereke, bölgenin şimdilerde dizi ve filmlere konu olduğunu anlattı.

“Yanımızda çalışacak çırak yok”

Bereket, yaklaşık 13 yıl önce Sakarya’ya taşındıklarını, zorlu şartlara rağmen sanatını burada sürdürmeye çalıştığını dile getirdi.

Sanatın yaşayan son ustalarından olduğunu vurgulayan Bereke, yanlarında çalışacak çırak bulamamaktan yakındı.

Sakarya’ya yerleştikten sonra eşi 51 yaşındaki Gülendam Bereke’in kendisine atölyede yardım etmeye başladığını aktaran Bereke, şöyle konuştu:

“Çırak bulamadığımız için eşimle birlikte çalışıyoruz. Buraya yerleştikten sonra küçük dükkanımızda, kendi çapımızda butik işler yapıyoruz. Berjerler, kanepeler, dresuar, ayna ve çerçeveler üretiyoruz. Birlikte çalışmak hoş ancak bizim yanımızda çırakların olması lazım. Çırak olacak ki bizden sonra bu işi devam ettirsin. Oymacılığı gelecek nesillere aktarmamız lazım. İstiklal Caddesi, binalarında oymacılığın örnekleri olduğu için ünlüdür, orası gezilir, görülür. Duvarlardan, dış cephelerden oymaları kaldırın, geriye hiçbir şey kalmaz. O yüzden oymacılık çok önemli, bu işe önem verilmesi lazım. İnsanların da evlerinde oymalı işleri mutlaka kullanmaları lazım.”

Bereke, çırak yetiştiren meslek okullarıyla bağlantı kurulması gerektiğine dikkat çekti.

“Atölyede çalışmak evde çalışmaktan daha zor”

Gülendam Bereke de 28 yıldır evli olduklarını, bugünlerde çırak olmadığı için eşine yardım ettiğini anlattı.

Mecburiyetten çalışmak zorunda kaldığını, oymacılığın güzel ancak zor bir iş olduğunu belirten Bereke, “Bayan olarak zorlanıyorum. Atölyede çalışmak evde çalışmaktan daha zor. Eşime yardım etmek güzel bir duygu ancak işleri ağır. Yardım etmesem olmaz, mecbur beraber çalışıyoruz, yardımcı oluyorum. Mesleği ayakta tutabilmek için beraber gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ailelerin, gelecek görmediği için çocuklarını bu işe göndermediğini söyleyen Bereke, “Güzel sanat yapıyoruz, tarihe iz bırakıyoruz, ağaca şekil veriyoruz. Aslında yaptığımız değerli bir iş fakat anlaşılamıyoruz.” dedi.

ana manset - 08:16 A A
BENZER HABERLER