İMO İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR”Küçükçekmecedeki Çökme Olayından Ders Alınmalı”

TMMOB-İMO İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Yönetim
Kurulu Başkanı Semih UÇAR ve Yönetim Kurulunun, 2 Haziran 2024
Tarihinde Küçükçekmece’de Çöken Bina İle İlgili Yaptığı Basın
Açıklaması
– Küçükçekmecedeki Çökme Olayından Ders Alınmalı
– Yapısal Tadilatlar Denetlenmeli
– Yapı Stokunun İyileştirmesi İçin Harekete Geçilmeli
2 Haziran 2024 tarihinde İstanbul’da, Küçükçekmece Kartaltepe Mahallesi’nde
Belediye Caddesi ile Geçit Sokağı’nın kesişimindeki zemin artı üç katlı bina maalesef
aniden çöktü. Basına yansıyan açıklamalara göre enkaz altında kalan bir kişi hayatını
kaybetmiş, 8 kişi de yaralı olarak kurtarılmıştır. Öncelikle hayatını kaybeden
vatandaşımızın yakınlarına baş sağlığı ve sabır, yaralılara acil şifa dileriz. Olay
sabahın erken saatlerinde, cadde ve sokaktaki trafik ve yaya yoğunluğunun az
olduğu sırada gerçekleşmeseydi daha fazla can kaybı ve yaralı sayısı ile karşı karşıya
olabileceğimize de özellikle dikkat çekmek istiyoruz.
Basın ve kamuoyu ile paylaşılan bilgilere göre söz konusu bina yalnızca taşıdığı
düşey yükler altında yani deprem gibi herhangi bir etkiye veya zorlanmaya maruz
kalmadan henüz belirlenemeyen nedenlerle çökmüş gibi görünüyor. Küçükçekmece
Belediye Başkanı tarafından yapılan açıklamada binanın 1988 yılında iki katlı olarak
inşa edildiği, sonradan iki katın daha kaçak olarak ilave edildiği ve dört katlı hale
getirildiği ifade edilmiştir. Bu açıklamalar da olayın vahametini ortaya koymakta,
İstanbul’da mevcut binaların azımsanamayacak kısmının yapı güvenliği açısından ne
durumda olduğunu bir kez daha göstermiş, yapı stoku sağlığının tespit edilmesinin ve
iyileştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatmıştır.
TMMOB-İMO İnşaat Mühendisleri Odası olarak yıllardır bu konuda da yetkilileri
uyarmaya, halkımızı bilgilendirmeye ve bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Bu olay
nedeniyle görüşlerimizi paylaşmak, uyarılarımızı tekrar hatırlatmak isteriz.
Mevzuat ve uygulamadaki eksiklikler hem mevcut yapıların güvenli hale
getirilmesine hem de yeni yapıların güvenli olarak inşa edilmesine engel olmaktadır.
Yanlış kentleşme politikaları, imar afları, kaçak ve sağlıksız yapılaşmaya göz
yumulması, yapı denetim sistemi sorunları vatandaşları yeterli düzeyde mühendislik
ve mimarlık hizmetleri almamış güvenli olmayan yapılarda yaşamaya mahkûm
bırakmaktadır.
Binaların tasarım, yapım ve denetim süreçlerinde olduğu gibi, kullanım ve
tadilat süreçlerinde de yeterli mühendislik hizmetlerini alması, bu süreçlerin her
aşamasının ilgili kurumlar tarafından kamusal bir sorumluluk anlayışıyla izlenmesi ve
denetlenmesi birincil önceliğimiz olmalıdır.
Yapılar, çevresel etkiler ve kullanım amacına yönelik yük kabulleri altında
inşaat mühendisliği normlarına göre hazırlanan tasarım projelerine uygun şekilde
mühendislerin yönetiminde ve denetiminde inşa edilmelidir. Yapım aşamasında
şantiyede tam zamanlı görev yapan şantiye şefinin yapının tekniğe ve projesine
uygun olarak inşa edilmesinde önemi büyüktür. Meslek odamız uzun süredir şantiye
şefliği konusuyla ilgili mevzuat eksikliklerini ilgili bakanlık ve kamuoyu ile
paylaşmakta ve sorunlara dikkat çekmektedir. Bu konuda gerekli yasal düzenlemeler
bir an önce yapılmalıdır. Aynı şekilde artık amaca ve ihtiyaca tam olarak hizmet
edemeyen yapı denetim sistemi de yeniden düzenlenmelidir. Aksi takdirde bu şekilde
yapılan binalarla güvenli olmayan yapı stokuna yenileri eklenmeye devam
etmektedir.

Binalarda kullanım aşamasında tasarım projesi kabullerinin dışına çıkacak
yükleme, kullanım veya taşıyıcı sistem değişiklikleri yapılmamalıdır. Kamusal otorite
olan belediyeler bu konuyu çok sıkı denetlemelidir. Binanın servis ömrü boyunca
güvenli kaldığı takip edilmeli, yapı sağlığının izlenmesi için kimlik belgesi
oluşturulmalıdır.
Küçükçekmece’de yaşanan olay İstanbul’un ve Marmara Bölgesinin beklediği
depremin etkileri düşünüldüğünde mikro boyutta kalmaktadır. Depremi bekleyen
İstanbul’da ve Marmara Bölgesinde mevcut yapı stoku güvenlik durumunun
belirlenmesi için gerekli çalışmalar başlatılmalı, başlatılmış olanlar hızlandırılmalıdır.
Kentsel Dönüşüm adı altında herhangi bir veriye, plana, programa dayanmayan
uygulamalar tekil olarak bazı binaları güvenli hale getirse de İstanbul’u ve tüm
Marmara Bölgesini deprem ve diğer afetlere daha hazır hale getirmemekte, hatta
bazı yerlerde altyapı yetersizliğine, imar ve dolayısıyla nüfus artışına neden olarak
kentsel riskleri artırmaktadır. Marmara Bölgesi gibi nüfusun ve yapılaşmanın yoğun
olduğu bir bölgenin yapı stoku sağlığının iyileştirilmesi rasgele seçilmiş binaların
yıkılıp, yenilenmesiyle gerçekleştirilemez. Yerel ve merkezi yönetimler arasındaki
yetki kargaşası ortadan kaldırılmalı, gündelik siyasi hesaplarla birbirlerinden bağımsız
çalışma anlayışına son verilmeli, üniversitelerle, meslek kuruluşlarıyla, uzman
kurumlarla iş birliği yapılmalı ve kentlerimizde daha güvenli, daha sağlıklı bir yaşamın
inşa edilebilmesi için toplumsal seferberlik başlatılmalı, bu amaçla kamu kaynakları
öncelikleri dikkate alan plan ve programlara dayanarak değerlendirilmeli ve
yönlendirilmelidir.
İnşaat Mühendisleri Odası olarak konunun takipçisi olacağız. İlerleyen süreçte
ortaya çıkan yeni bilgiler ışığında kamuoyunu bilgilendirmeyi, uyarı ve önerilerimizi
ilgili kurumlarla paylaşmayı sürdüreceğiz.

BENZER HABERLER

-
Sakarya Orion Turizm’den 23 Nisan’a Yakışır Bahar Pikniği
-
BAHARIN EN IŞILTILI GECESİ: SİBEL CAN CAHİDE PALAZZO SAHNESİNDE BÜYÜLEDİ
-
TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ŞANLIURFA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE İLK GÜN HEYECANI
-
Deha Bilimlier Sahne Enerjisiyle Girne’yi Salladı: “Yeni Şarkıya Neredeyse Ev Parası Ödedim”
-
Genç Parti Lideri Burçin Şahindur: “Biz Pazarlıkların Değil Milletin Oyuyla Ayakta Kalan Bir Partiyiz”
-
Sakaryalı Toprak Razgatlıoğlu İspanya’da korkuttu!

