Dolar : Alış : 8.2730 / Satış : 8.2879
Euro : Alış : 9.9879 / Satış : 10.0059
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya30°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 35 Kategoride 12047 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Yüzmede Sihirli Değnek: Serhat Çetinkaya Vefat etti

21 Nisan 2021 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Yüzmede Sihirli Değnek: Serhat Çetinkaya Vefat etti
Yüzmede Sihirli Değnek: Serhat Çetinkaya Vefat etti

Yüzmede Sihirli Değnek: Serhat Çetinkaya Vefat etti

MEHMET SERHAT ÇETİNKAYA 02.02.1961
22.04.2021 ADAPAZARI EMİRSULTAN-2 MEZARLIĞINA DEFİN EDİLECEK
Çetinkaya’nın vefat haberi spor camiasında üzüntüye neden oldu.
Merhuma Allah’tan rahmet, sevenlerine sabır dileriz.
Edirne yüzmesinde doksanlı yılların başlarından itibaren süregelen arayış Mihai Mitrafon hocanın gelmesi ve Edirne DSİ kulübüyle ulusal çapta başarılar yakalamasıyla kuşkusuz ki büyük bir ivme kazanmıştı. O dönem Edirne’nin bir diğer önemli kulübü olan Edirne Yüzme İhtisas bu ivmeyi yakalamak ve “bende varım” demek için geç kalmayacak ve İstanbul ve Ankara kulüplerinde önemli başarılar elde etmiş deneyimli teknik adam Serhat Çetinkaya’yı transfer ederek adeta onun sihirli deyneğiyle sporcularını bir bir milli takım düzeyine taşıyacaktı.
Serhat Çetinkaya 1969 yılında milli cimnastikçi olarak antrenmanda sakatlanınca, bir gün cankurtaranlık yapan ağabeyi Sertaç Çetinkaya’nın yanına havuza gitti. Beline yastık dedikleri şambriyel bağladılar akşama kadar suda oynadı, havuz boşaldı sporcu saati başlayacaktı, suda bozuk para gördü daldı çıkardı. İşte dönüm noktası bu oldu bir hafta sonra yarışmaya katıldı ve il karmasına seçildi. Böylece yüzücü olmaya adaydı. O dönem 1972 Münih Olimpiyatlarında 6 altın madalya ve dünya rekorları kıran Mark Spitsz daha da fazla yüzmeye gönül vermesine sebep oldu.Daha sonra Türkiye Şampiyonarında kazandığı madalyalar derken yolu milli takım sporculuğuna kadar uzandı. Murat Özüak, Zafer Atamer, Han Batur, Sanrı kardeşler aynı dönemin sporcularıydı. Tabi o dönem Adana, Antakya, Antalya 6-8 ay çalışabiliyordu, sonrasında 1972 Akdeniz Oyunları için İzmir’de Alsancak Yüzme havuzunun açılmasıyla İzmir devreye girdi. O hala Ankara’da 3 aylık çalışmayla yarışmaya katılıyordu.
SPORCULUKTAN ANTRENÖRLÜĞE GEÇİŞ
Bir süre daha sporculuğa devam eden Çetinkaya antrenörlükle tanışmasını kendi cümleleriyle anlatıyor,”1979 yılında o dönemin Galatasaray teknik direktörü Selahattin Alpay’ın açtığı antrenörlük kursunda antrenörlük belgemi aldım. Aynı yıl abim Sertaç Çetinkaya’nın yanında Kınalıada Su Sporları Kulübünde antrenörlük maceram başladı. Hem yüzüyordum, hem sutopu oynuyordum, hem de antrenörlük yapıyordum.
1980 yılında Ankara Spor Akademisini kazandım, kışları Ankara yazları İstanbul Kınalıada’da yaşamımı sürdürüyordum. 1980 yaz sezonunda Mösyö Golyo (Nikolay Golyo Çalmof) Kınalıada Yüzme Teknik Direktörü oldu. Dünyada yüzme adına ilk bilimsel kitap olan Dr.Consilman “Swimming Since”ın Bulgarca çevirisini Mösyo Golyo bize aktarmaya başladı, o notları daktilo ile yazmaya başladım.”
Federasyon Başkanının Oğlunu Çalıştırdığım İçin Milli Takıma Alınmadım
Meslekte ilk yıllarını azimle ve büyük bir özveriyle geçiren Çetinkaya “1984 yılında Ankara’da ilk kısa kulvar Avrupa şampiyonasında Dr.Caner Açıkada başkanlığında Antrpometrik çalışmalarına katıldım.Sonrasında Ankara DSİ, Kurt Yüzme İhtisas ve Hacette Spor Kulüplerinde çalışmaya başladım.
Her yıl en az beş sporcumu milli takıma veriyordum ancak bir türlü milli takım antrenörü olamıyordum. Çünkü federasyon başkanı Seçkin Kırağı’nın oğlu Volkan Kırağı’yı(Akdeniz oyunlarında Derya Büyükuncu ile madalya alan sporcu) çalıştırıyordum. 1984 Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulundan mezun oldum aynı yıl ODTÜ Besyo’da yüksek lisans eğitimine başladım.” diyerek o yıllarda yaşadığı zorlukları tebessümle paylaştı.
ADIM ADIM ZİRVEYE
İlerleyen yıllarda sporcuları milli takıma seçilmeye devam eden ve yüzme camiasında ses getiren Çetinkaya “1986 yılından itibaren Yılmaz Özüak, Hikmet Özün, Orhan Mengü ve Golyo Çalmof ile oluşturulan Yüzme Federasyonu teknik kurulunda göreve başladım.
1986-1989 yıları arası Ankara milli takıma sürekli sporcu vermeye ve Türkiye rekorları kırmaya devam etti. 11 aylık çalışma ve proglamlamayı Türkiye bu dönemde öğrendi.
1989-1991 yıları arasında Galatasaray spor kulübüne transfer oldum. 1992-1996 yılları arasında 50metrelik havuza sahip Ankara’daki Yükseliş Kolejinde 3 yıl üstüste Türkiye şampiyonluğu yaşadım. 1994-1996 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimlerinde doktora eğitimim devam etti.” diyerek kariyerinde yaşadığı yükselişi bizimle paylaştı.
YÜZMEDE EDİRNE DÖNEMİ
İstanbul ve Ankara kulüplerinde yaşadığı başarı ve kazandığı deneyimlerle Türkiye yüzme camiasında önemli bir yer edinen Çetinkaya yolunun Edirne ile kesişmesini ise şu cümleleriyle aktarıyor “1997 yılında Edirne Yüzme İhtisas Spor Kulübünde Teknik Direktör ve Trakya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladım.
1997-2008 yılları arasında Edirne Yüzmesi, Türkiye yüzmesine damgasını vurdu. Gerek milli takıma verilen sporcu sayısı gerekse kırılan Türkiye rekorları ile ön plana çıkıyorduk.
2008-2012 yılları arasında yaş grupları ve gençler kategorilerinde başarılı olsa da milli takımlar düzeyinde Kıvanç Altuğ, Güven Duvan, Doruk Tekin en son kuşak sporcularımızdı.
1997-2008 yılarında Edirne’de iki kulüp olması çok büyük avantajdı, Edirne DSİ teknik direktörü Profesör Mitrafon ve benimle birlikte çalışan antrenör ekibi Taylan Kızılyaprak, Pınar Duygu Akay’la başlayıp Trakya Üniversitesi Besyo öğrencilerinden pek çok antrenör yetişti. Edirne yüzme altyapısının yetişmesinde önem taşıdı, ayrıca bu süreç veli ve sporcu kaliteside bu konuda önemli etkendi.” diyerek sözlerine devam etti.
Edirne Yüzmesinin Düşüşü
Edirne yüzmesinin yakaladığı başarıyı sonraki yıllara taşıyamadığını da dile getiren Çetinkaya “2008-2012 yılları arası kulüp yöneticilerinin basiretsizliği benim ve diğer antrenörlerin isteklerini kırdı. Altyapıda gelişme olmaması,performans düzeyinde sporcuların azalması Edirne yüzmesinde duraksamaya ve gerilemeye neden oldu.
Edirne yüzmesinden sayısız sporcu yetişti kuşkusuz, Cem Paşaoğlu, Gülşah Gönenç, Uğur Uzman, Ayça Aydın, Dilek Yılmaz, Kıvanç Altuğ, Serap Akbaş, Güven Duvan ve Doruk Tekin farklı platformda olan sporculardı.” diye de sözlerine ekledi.
YENİ ANLAYIŞA İHTİYAÇ VAR
2010-2012 yılları arasında “neden bu çaba boşununa mı?” diye kendine sorduğunu belirten Çetinkaya “Hem kendi üniversitemden destek alamamak hem de yöneticilerin basiretsizliği ve velilerin isteksizlikleri yıldırmıştı açıkçası.” diyerek Edirne yüzmesinin düşüşünde ve kendisini kaybetmesinde neden olan sebeplere sitem etti.
Yaşanan sürecin tekrar eski başarıyı yakalamak için bir fırsat olabileceğini vurgulayan deneyimli teknik adam “Bu dönemden iki biçimde farklı bir yol bulunabilir. Yeni havuz yeni bir anlayış ve Pandemi Sonrasında yeni bir çalışma sistemi gerekli. Tabi bu sürecin nasıl ve nereye kadar devam edeceğini bilemiyoruz.. Artık yeni anlayışla çalışmaların ne zaman başlacağı belirsiz ama şunu umuyorum ki “HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK.”” diyerek sözlerine son verdi. Edirne yüzmesine bir çok başarılı sporcu kazandıran ve renkli kişiliğiyle uzun bir dönem damga vuran Serhat Çetinkaya ‘ya Edirne’ye kattıkları ve yazı dizimiz için yaptığı samimi paylaşımları için teşekkür ederiz.
Bir 1 kişi, oturuyor ve iç mekan görseli olabilir

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar