- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11134 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Yalçın KOÇAK ,Yalçın BAYER ve Fehmi DUMAN

19 Mayıs 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Yalçın KOÇAK ,Yalçın BAYER ve Fehmi DUMAN
Yalçın KOÇAK ,Yalçın BAYER ve Fehmi DUMAN

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN  Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarlarından Yalçın BAYER,TBMM 18dönem milletvekili  14 Aralık 1987 – 20 Ekim 1991 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan Yalçın KOÇAK  Sakarya’da olup biteni tek  tek konuştu. Sakarya  Toprakları  İmar’a  Kurban  ediliyor

Yalçın KOÇAK “Sakarya  Nehir  Taşımacılığını  Tozlu   raflarda  bırakanlar  hiçbir  işin üstesinden gelemez

Yalçın KOÇAK “Sakarya Nehir Taşımacılığı Projesi, Sakarya Nehrini Sapanca Gölüne, gölü de İzmit körfezine bağlama projesi. Proje ile ucuz ulaşım türü olan nehir ulaşımını geliştirmek, iç bölgeleri denizlere bağlamak, günümüz için yoğunlaşan İstanbul boğazı trafiğini rahatlatmak temel hedeflerdendir. DSİ tarafından 1965 yılında aşağı Sakarya’nın nehir ulaşımı potansiyeli araştırılmıştır. Rapora göre ulaşım için gerekli yükün bulunmadığı anlaşılınca proje ilerlememiştir. Bu araştırmadaki amaç daha kısıtlıdır. Hedef Çam Dağı’ndan demir cevherini Ereğli demir-çelik fabrikalarına taşımak, Zonguldak’tan kömürü bölgeye taşımaktır. Bölgede nüfusun az, sanayinin olmadığı yıllarda başka bir yük bulunmamaktadır 1976 yılında ulaştırma bakanlığın konuyla ilgilenmiş. Yine yük yetersizliği ile akım yetersizliği ve düzensizliği gerekçeleriyle konu kapatılmıştır. 1998 yılında Sakarya valiliğinin yaptırdığı çalışma ile projenin uygulanabileceği anlaşılmıştır Türk bilim adamları tarafından projenin güncellenmesi teklifleri yapılmaktadır. Yakın çevresi için temiz bir içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölünün kirletilmesi projenin zayıf tarafıdır. Yeni teklifte Sapanca gölüne karışmadan daha kuzeyden açılacak kanalla Sakarya’nın körfeze bağlanması teklif edilmektedir Kanal İstanbul’un yapımı ile Sakarya Nehir Taşımacılığı Projesinin öneminde azalma olabilecektir Nehir taşımacılığı kara içinde yapılacak diğer taşımacılık faaliyetlerine göre oldukça avantajlıdır. Yakıt tüketimi demiryollarının %50’si, karayollarının ise %17’si oranındadır. Karalara nazaran yoğunluk, kaza, hava ve ses kirliliği açısından nehir ulaşımı avantajlıdır. Avrupa birliğinde 27 devletten 20’sinde nehir taşımacılığı yapılmaktadır. Bu ülkelerde 37.000 km’lik nehir yolu ağı bulunur. Önemli nehirler kanallarla birbirine bağlanarak denizler arası taşımacılık yapılır. ABD’de toplam yüklerin %22’si iç sularda taşınmaktadır. Avrupa’da bu oran %24’tür. Karadeniz’den Tuna deltasından giren bir gemi, Ren-Main-Tuna Kanalı aracılığı ile Kuzey denizine ulaşabilmektedir. Osmanlıların projelendirdiği, Rusya’nın yaptığı Volga-Don Kanalı ile Karadeniz ile Hazar denizi birleştirilmiştir. Dinyeper ve Dinyester nehirleriyle iç kısımlara kadar nehir taşımacılığı yapılır. Volga-Moskova kanalı ile gemiler Moskova’ya kadar gidebilmektedir. Bu  projede  bile  bir  arpa  boyu yol  alınamamasından  sorumlu olanlar var. Hayal edilemeyen projeleri hayata geçirdiklerini  söyleyenlere  güzel bir  örnek  Sakarya  Nehir  Taşımacılığını  Tozlu   raflarda  bırakanlar  hiçbir  işin üstesinden gelemez.

Orta hasarlı binalar patlayacak bomba gibi

17 Ağustos 1999 depreminden sonra Adapazarı merkezinde çok sayıda bina yıkılırken, ayakta kalan ve orta hasar raporu verilen binalar ise depremin üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen yıkılamıyor. Sakarya İnşaat Mühendisleri Odasının  uyarılarını  dikkate   almayan bir  yapı  var.. Orta hasarlı binaların kolonlarını, demir bağlantılarını ve inşaat özelliklerini yerinde gören Sakarya İnşaat Mühendisleri Odası, esnaf ve vatandaşlarla da görüşüyor Sakarya İnşaat Mühendisleri Odası  yıkılmayan orta hasarlı binaları muhtemel bir depremde patlayacak bombaya benzettiyor. Mantolama  güzelleştirmeler  devam ediyor.Tedbir  alan yok. Konuşmamız  devam ederken Sakarya  Ziraat Odası  Başkanı  Ziraat Yüksek Mühendisi  Hamdi ŞENOĞLU  katıldı.Bir  kahve  yudumlarken  Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarlarından Yalçın BAYER’in  Tarım  ve çiftçi  ne  durumda  diye  bir  soru  sordu. Sakarya’da tarım vazgeçilmez Sakarya  Ziraat Odası  Başkanı  Ziraat Yüksek Mühendisi  Hamdi ŞENOĞLU”Ya biz rüyadayız ya da rüya görmeye devam ediyoruz. Ne yapalım bize ufakken ağlamayalım diye haşhaşı fazla yedirmişler.Kafamız bu kadar basıyor. Tarım ekonomik krizleri absorve ediyor dedik olmadı. Halbuki 2008 krizinde 1 milyon aileyi köylere döndüğünü biz gördük anlamayanlar göremediler düştüler büyük projeler peşine! Toprağın 1 cm i 1000 sene dedik anlatamadık. Anlatamadıklarımız düştüler büyük proje peşine Tarımına sahip çıkmayanlar dışa bağımlı olur dedik anlatamadık. Anlatamadıklarımız düştüler büyük proje peşine. Evet Sakarya’da Çevre nazım Planı yapıldı,25 yıllık yaparken 10 yılı geçti. Onu bile başaramadık hala çalışmaları devam ediyor. Neyse en azından bir proje uygulama çabasındayız. Sonuca bakıyorsun Sakarya nehrinin doğusu Tarım bölgesi olacaktı, olsun projeler delmek için vardır dediler herhalde. Et fiyatları yükseliyor tüketici isyanda,üretici isyanda Merana sahip çıkmazsan olacağı bu Hollanda’da tarım arazilerin % 50’si mera bizdede nasıl elden çıkarırız hesapları yapılıyor. Meralarınıza, hele hele tarım bölgesindeki meralarınıza okul bile yapsanız  hata yapmış olursunuz. Çiftçim meralar senin malındır.meranı başka bir amaç için kullandırman cebindeki paranı başkasına vermen dir.geleceğini ,çocuğunu,torunu düşün meranı başka bir amaç için kullandırma. Islah ettir hayvanını otlat yoksa Bulgaristan’dan hiçbir besin değeri olmayan samanı parayla alır verimsiz bir hayvancılık yaparsın. Dernekkırı köylerim meralarına sahip çık. Okul tarım toprağı olmayan bölgelerimize kaysın. Altın yumurtlayan tavuğu kesmeyin. Bizim Hollanda gibi evlerimizi suya yapmaya ihtiyacımız yok. Bizim 4 ve 5 sınıf arazimiz o kadar çok ki o kadar para harcamaya gerek de yok. Tek eksiğimiz bizim bunu anlatabilmemizde veya sizin anlamanızda. Biz anlatamıyorsak hiç olmazsa bizden iyi bilenleri dinleyebilseniz. Evet bayanlar ve beyler devlet görevlilerin, üniversitelerin. Büyük Şehir Belediyelerin ve STK’ların görevi bu eksiklikleri görüp, ilerisini düşünerek kamuya yön vermektir. Büyük Şehir Belediyelerin kanunun elverdiği ölçüde belediyelerin üzerine düşen görevi yapmalarıdır. Bunun reçetesi belli Sakarya’da eksik olan İSTİŞARE! İSTİŞARE! İSTİŞARE! BİZ ÜRETEMEZSEK TÜRKİYE AÇ KALIR Ben 9 yılını doldurmuş Adapazarı Ziraat Odası başkanıyım. 650 yıllık geçmişi olan ailemin hep çiftçilikle uğraşmasından, büyüklerimden dinlediğim çiftçilik problemlerini tecrübelerimle birleştirip anlatmaktayım. Anlatmazsam rahat uyuyamam, boynum hep bükük kalır, Adapazarı’nda gezerken kalkıp çiftçim bana ‘bizim çektiğimiz acıyı anlatmadın’ diye hesap sorar diye, tedirgin gezmek istemem. Benim çiftçim geçinmek için canıyla, malıyla, ailesiyle şartlar ne olursa olsun üretim yapmaya devam eder. Ömründe tatil yapmayan o kadar çiftçi var ki, televizyon ve gazetelerde gösterilen tatil kentlerinin yüzünü görmeyen, nasıl bir şey olduğunu bile bilmeyen çiftçim azımsanmayacak kadar çoktur. Bu kadar çileyi çekenleri dinlemeden, anlamadan tarımın problemlerini çözemezsiniz. 9 yıldır anlattım, yazdım olmadı, umudumuz bugüneymiş büyük bir umutla bekliyoruz. TOPRAKLARIMIZ; Dünyada hiçbir yerde yok. Korumamız lazım nasıl? MASTIR PLANI; Valilik, Üniversite, B.Şehir Belediyesi, Tarım kuruluşları, turizm, STKların içinde olduğu ortak bir çalışma ile yapılması olmazsa olmazlardandır. TOPLULAŞTIRMA; mutlaka gecikmeden yapılması lazım… SAKARYA İMAR ALANLARI; şimdiye kadar korunmasını görmedik.mutlaka korunmalı sözde değil, icraata görmek istiyoruz -SAKARYA NEHRİ, DERELERİMİZ, GÖLETLERİMİZ; -DIŞ MEKAN SÜS BİTKİCİLİĞİ -MERALARIMIZ -SÜT VE BESİ SIĞIRCILIĞI -KANATLI SEKTÖRÜMÜZÜN PROBLEMLERİ; Elektrik, su, ruhsat, gübre problemleri çözülmüş değil -HAYVANCILIK ARTIKLARIMIZ (GÜBRELERİN) DEĞERLENDİRİLMESİ -BİTKİ ARTIKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ -YEŞİL ENERJİ -GÖKÇEÖREN PROJEMİZ -EĞİTİM PROJEMİZ -ŞEHRİN ARITMA ÇAMURU VE BİTKİSEL ARTIKLARI İLE YAPTIĞIMIZ GÜBRE PROJEMİZ -ZİRAİ MÜCADELE İLAÇLARIN AMBALAJLARIN  GERİ DÖNÜŞÜM PROJEMİZ -ARICILIK PROJELERİ; Bal ormanları -KOOPERATİFÇİLİK; Mutlaka geliştirilmeli, 1163 sayılı kanunu da sürdürülebilirliği sağlayabilmenin önlemleri alınmalı – ORGANİK VE İYİ TARIM UYGULAMALARI; Mutlaka geliştirilmeli – ÇİFTÇİMİZİN ÜRÜNLERİNİ PAZARLAYABİLECEĞİ ÖZELLİKLİ PAZAR YERİ TAHSİSİN YAPILMASI -TARIMDA MARKALAŞMA -MEYVECİLİK VE FINDIK PROJELERİMİZ -TOPRAK KURULLARI -BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNİN TARIMA AYIRDIĞI BÜTÇENİN ÖNEMİ -İSTİŞARE EDİLMESİ yalcınbayar1yalcınbayar2yalcınbayar3yalcınbayar4yalcınbayar5yalcınbayar6yalcınbayar7yalcınbayar8yalcınbayar9yalcınbayar10yalcınbayar11yalcınbayar12yalcınbayar13yalcınbayar14yalcınbayar15yalcınbayar16yalcınbayar17yalcınbayar18yalcınbayar19yalcınbayar20yalcınbayar21 Bu problemlerimizi zaman zaman basın yoluyla siyasilere verdiğimiz raporlarla ve katıldığımız toplantılarda dile getirdik. Yukarıdaki her başlığın detaylı anlatımlarımız mevcuttur. Bugüne kadar biz acı çekenlerin katıldığı bir ekonomik toplantıya çok şükür davet edilmedik. Bizlerin içinde olmadığı hiçbir toplantınızın tam çözüm olamayacağını biliniz yeter. Çünkü eksik yönleri çok olacaktır. Bizlerden dinlerseniz, olumlu sonuçları yakalarsınız. Yoksa göstermelik çalışmadan öteye gidemezsiniz. Üretici ile tüketici arasındaki uçurumu kapatamazsak sonuç hiç de güzel olmayacaktır. Hep biz zarar edeceğiz, aradakilerin zarar ettiğine biz rastlamadık. Risk bizde ise lütfen bizi dinlemenizi öneririz. Madem gerçekler GSMH % 23 civarının tarım sektöründen geldiğidir. O zaman biz de bunun karşılığını almak isteriz. TARIMI KORUYAMANLAR ENİNDE SONUNDA DIŞARI BAĞIMLI KALIRLAR. Tarım ekonomik krizleri absorve eden bir sektördür. 2008 krizinde gördük. Önümüzdeki krizler için hazırlıklı olmak istiyorsanız tarımı korumak zorundasınız.

 

AYRINTILAR  GELİYOR

YORUMLAR

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar