- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11134 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Vergi borçlarını yeniden yapılandıran kanun kabul edildi

04 Ağustos 2016 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Vergi borçlarını yeniden yapılandıran kanun kabul edildi
Vergi borçlarını yeniden yapılandıran kanun kabul edildi

Vergi ve vergi cezaları, gecikme faizleri,gümrük vergileri, SGK ve belediye alacaklarını yeniden yapılandıran TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Vergi ve vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, gümrük vergileri, trafik, askerlik, nüfus, seçim, karayolu geçiş ücreti, RTÜK idari para cezaları, YURT-KUR öğrenim ve katkı kredisi alacakları, SGK ve belediyelerin alacakları yeniden yapılandırılıyor.

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, askerlik, seçim, nüfus, trafik karayolu geçiş ücreti ve RTÜK idari para cezaları, gümrük vergileri, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, genel sağlık sigortası prim alacakları ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz ve gecikme cezaları yeniden yapılandırılacak.

Ayrıca belediyelerin idari para cezaları, su, atık su ve katı atık ücreti alacakları, belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç, beyana dayanan vergilerde ve 2016’ya ilişkin 30 Haziran’dan önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları da yeniden yapılandırma kapsamında yer alacak.

Yapılandırmalar 30 Haziran öncesini kapsayacak

Yapılandırmalar, 30 Haziran da dahil, bu tarihten önceki dönemi kapsayacak.

Kesinleşmiş kamu alacakların asıl tutarlarının tahsilinden vazgeçilmeyecek. Bu asıllara uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve gecikme cezası yerine yurt içi ÜFE esas alınarak belirlenecek tutar ödenecek.

Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasına ilişkin hükümler ile İş Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacaklara ilişkin hükümler de kapsama alınacak. Bu yıla ilişkin tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisinin ikinci taksidi kapsam dışı kalacak.

Maliye Bakanlığı, il özel idareleri ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacaklardan, vergilerin ödenmemiş kısmı ile bunların gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınacak. Sadece gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacağın ödenmemesi halinde Yİ-ÜFE oranında hesaplanan tutarın belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi alacaklar, ödenmiş olanlar dahil olmak üzere asla bağlı kesilen vergi cezaları ve bunların gecikme zamlarından vazgeçilecek.

Bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarının yüzde 50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmeyen alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplama yapılacak. Bu tutarın belirtilen şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 50’si ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı tahsil edilmeyecek.

Askerlik, seçim, nüfus, trafik, karayolu taşıma, RTÜK idari para cezalarının tamamı ile bunların dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı, bunlara bağlı fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE esas alınarak hesaplama yapılacak. Alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde hesaplanan bu tutarın ödenmesiyle, faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammından vazgeçilecek.

Vergi veya gümrük vergilerinin ödenmemiş kısımlarının tamamı ile bu asıllara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi kamu alacaklarında da aynı hüküm uygulanacak.
Faiz alacağından vazgeçilecek

Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun gereğince ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen tutarlar bu hüküm çerçevesinde ödenirse, binde 2 faiz alacağından vazgeçilecek.

Gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilen idari para cezaları ile Kabahatler Kanunu’nun iştirak hükümleri nedeniyle kesilen idari para cezalarının yüzde 50’sinin, belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 50’si tahsil edilmeyecek.

İdari para cezalarının tamamı ile bunların dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı, Belediye Gelirleri Kanunu’na göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 30 Haziran’dan önce ödenmemiş olanlar, ilgili kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacak asılları, bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE hesaplanacak. Bu tutarın belirtilen şartlarda ve sürede ödenmesi şartıyla faiz, cezai faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’ilerden vazgeçilecek.

Gümrük vergisi mevzuatında gümrüklenmiş değere ilişkin idari para cezalarının yüzde 30’u, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan idari para cezalarının yüzde 50’sinin ödenmesi halinde de bu cezaların bakiyeleri terkin edilecek.

tbmmaa

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden ve kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş vergiler/gümrük vergileri için kesinleşmiş alacaklara ilişkin hükümler uygulanacak.

Bu alacaklar için düzenlemeden yararlanmak istenmesi durumunda ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilere/gümrük vergilerine ilişkin açılan davaların yargıdaki aşamaları ödenecek tutarı etkilemeyecek ve beyan üzerine tahakkuk eden verginin/gümrük vergisinin tam olarak ödenmesi istenecek.

Ödenecek motorlu taşıtlar vergisi için taksit ödeme süresince fenni muayene izni verilecek.

Açılan davalardan vazgeçilmesi gerekecek

Yargı kararıyla kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce belirtilen şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu hükümden yararlanacak. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacak ve alacakların vade tarihi kanunun yayımlandığı tarih olacak.
Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların ayrıca dava açmamaları, açılan davalardan vazgeçmeleri gerekecek.

Dava açma süresi geçmemiş olan veya dava açılmış olup henüz karar verilmemiş olan alacaklar için eğer kişi, davalı alacak aslının yüzde 50’sini öderse geri kalan yüzde 50’nin terkini yapılacak.

İhtilaf, ilk derece mahkemesinde sonuçlanmış ancak üst yargı mercileri Danıştay veya bölge idare mahkemesinde devam ediyorsa, en son karara bakılacak. En son karar terkinse, alacak asıllarının yüzde 20’sinin ödenmesi halinde geri kalan yüzde 80’i terkin edilecek. Vergi aslına bağlı kesilen vergi cezalarının tamamından vazgeçilecek.
Borçları yapılandırılan borçluların maddelerde öngörülen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisini, kurumlar (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini zamanında ödemeleri gerekecek. Bu vergilerin, çok zor durum olmaksızın bir yılda ikiden fazla vadesinde ödenmemesi halinde bu hükümlerden yararlanılamayacak.

Tahakkuk işlemleri devam edilecek

Kanuna göre, kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak inceleme ve tarhiyat aşamasında bulunan alacaklara yönelik başlayan vergi incelemeleriyle, takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilecek.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin yüzde 50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine Yİ­-ÜFE oranı esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın yüzde 25’inin; vergi aslının yüzde 50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın yüzde 75’inin, vergilere düzenlemenin yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

Ancak bunun için ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ikişer aylık dönemler halinde 6 eşit taksitte ödenmesi gerekecek.
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezanın yüzde 25’ini belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan yüzde 75’i tahsil edilmeyecek.

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlandığı halde bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemlerinin yapılması ve belirlenen tutarın, belirtilen süre içerisinde ödenmesi şartıyla bu düzenlemelerden yararlanılacak.

Mükelleflerin düzenlemeden yararlanabilmeleri için dava açmamaları gerekecek.

Düzenlemenin yayımlandığı tarih itibarıyla Vergi Usul Kanunu’nun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da düzenleme kapsamında olacak.

Emlak vergisi bildiriminde bulunmayanlar

Vergi Usul Kanunu’na göre kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar pişmanlıkla beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile pişmanlık zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının belli bir ödeme planı kapsamında ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

Vergi Usul Kanunu kapsamında kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile gecikme faizi yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının, belli bir ödeme planı kapsamında ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamı alınmayacak.

2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu halde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsili yapılmayacak.

Matrah artırımı

Mükellefler, belirlenen şartlar dahilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacak.

Mükelleflerin, düzenlemede belirtilen şartlar dahilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırmaları halinde, vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı da olmayacak.

KDV mükelleflerinin vergi artırımında bulunmaları halinde artırımda bulundukları dönemler için haklarında KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak.

Matrah veya vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin, defter ve belgeleri incelenmeyecek ve artırıma konu vergilerle ilgili tarhiyat yapılmayacak. Mükelleflerin, defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olması, ilgili yıllar için mükellefler tarafından matrah veya vergi artırımında bulunulmasına engel olmadığı gibi idarenin artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklı kalacak.

Matrah veya vergi artırımında bulunulması düzenlemenin yayımlandığı tarihten önce başlanılmış vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine engel oluşturmayacak. İnceleme yapma hakkına yönelik hükümler saklı kalmak kaydıyla vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin kanun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilmeyecek. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmayacak.

Demirbaşların kayıtlara intikal ettirilebilmesi sağlanacak

Kanunla, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar da kayda alınıyor.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, öngörülen sürede vergi dairelerine bir envanter listesiyle bildirerek defterlerine kaydedebilecekler.

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanname intikal ettirebilmelerine imkan sağlanacak. Faturalı alınıp kayıtlara geçen, ancak belge düzenlemeksizin satılan malların halen stokta gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dışılık, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanarak düzeltilecek.

Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacak.

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini, vergi dairelerine beyan ederek kayıtlarını düzeltebilecek. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden yüzde 3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenecek.

Eczane stoklarındaki ilaçlar

Eczaneler, stoklarında kaydi olarak yer aldığı halde fiilen bulunmayan ilaçları, maliyet bedeli üzerinden fatura düzenleyerek kayıtlarından çıkarabilecek.

Kayıtlardan çıkarılan ilaçların maliyet bedeli üzerinden yüzde 4 oranında hesaplanan KDV, ayrı bir beyanname ile beyan edilerek beyanname verme süresi içinde 3 taksitle ödenecek.

Varlıklarını 31 Aralık 2016’ya kadar getirenler tasarruf edebilecekler

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2016’ya kadar Türkiye’ye getirenler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecek. Mükellefler, Türkiye’ye getirilen varlıklarını işletmelerine dahil edebilecek veya işletmelerinden çekebilecek.

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanuna göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2016’ya kadar Türkiye’ye getirenler, bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecek.

Mükellefler, Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dahil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilecek.

Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin en geç 31 Aralık 2016 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecek. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu hükümden yararlanılacak.

Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanması halinde söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılacak.

Mükellefler, Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını da 31 Aralık 2016’ya kadar kanuni defterlere kaydedebilecek. Bu takdirde söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.

Türkiye’ye getirilen veya defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.

Yurt dışından Türkiye’ye varlık getirenlerle, adına varlık getirilenler hakkında, başkaca bir neden ile gerekli olması hali saklı kalmak üzere hiçbir şekilde vergi incelemesi, tarhiyatı, herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamayacak, vergi cezası ve idari para cezaları kesilemeyecek.

Bakanlar Kurulu, belirtilen süreleri, bitim tarihlerinden itibaren 6 aya kadar uzatabilecek. Maliye Bakanlığı, varlıkların Türkiye getirilmesi, bildirim ve beyanıyla işletmeye dahil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyanların şekli, içeriğiyle yapılacağı yere ilişkin usul ve esasları belirleyecek.

2016 yılı haziran ayından önceki borçlara uygulanan ceza

Tahakkuk eden, ancak ödenmemiş olan, 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin borçlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecek.
Sigorta primi, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, genel sağlık sigortası priminin asılları ile bu alacaklara Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın belirtilen sürede ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecek.

Kanunda sıralananların dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan gelir testine hiç başvurmayan sigortalılar, gelir testine başvurarak borçlarının belirlenen seviyeden yeniden hesaplanması ve bu statüye ilişkin prim borçlarının asıllarının peşin veya vade farkı uygulanmaksızın 12 eşit taksitle ödenmesi halinde vade farkı uygulanmaksızın gecikme cezası ve gecikme zammı silinecek.

Yaşlılık aylığı, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra, sigortalı bir işte çalışması nedeniyle sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden, 2016 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin ödenmeyen destek primlerinin asıllarıyla, bu alacaklara Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde de gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacak.

30 Haziran 2016 tarihine kadar bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlarla, ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primiyle bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının, 30 Haziran 2016 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin, ilgili kanunlar uyarınca uygulanan idari para cezalarıyla bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının tahsilinden vazgeçilecek.

Yüzde 40’ı ödenirse, yüzde 60’ından vazgeçilecek

Alacakların asıllarının, bu düzenlemeden önce ödenmiş olmasına rağmen, ferilerinin bu düzenlemenin kanunlaşıp yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş feri alacağın yüzde 40’ının ödenmesi durumunda kalan yüzde 60’ının tahsilinden vazgeçilecek.

30 Haziran 2016’ya kadar bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar için, eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asıllarıyla bu alacaklara gecikme cezası ve zammının, belirtilen sürede ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve zammı alınmayacak.

Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar işverene tebliğ edilen eksik işçilik tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve şekilde ödenecek. Bu düzenlemelerden yararlanmak isteyen borçluların, dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şartı aranacak.

İki kere vadesinde ödemezse hakkını kaybedecek

Başvuruda bulunan borçlular, sigorta primlerini bir takvim yılında ikiden fazla kez vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecek.

Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen borçlular, Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile il özel idarelerine bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksidini, kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan; SGK’ya bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksidini ise dördüncü aydan başlamak üzere 2’şer aylık dönemler halinde 18 taksitte ödeyebilecek.

Tutarın, ilk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara herhangi bir faiz uygulanmayacak.

İlk taksidin ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi halinde, feri alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar üzerinden ayrıca yüzde 50 indirim yapılacak.

Taksitle ödenmek istenmesi halinde, borçluların başvuru sırasında 6, 9, 12 veya 18 taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri gerekecek. Taksitle yapılacak ödemelerde, ilgili maddelere göre belirlenen tutar, 6 taksit için (1,045), 9 taksit için (1,083), 12 taksit için (1,105), 18 taksit için (1,15), katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanacak.

Düzenlemeden yararlanmak için başvuruda bulunan borçlulara, tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilecek. Ancak tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde, ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecek.

36 taksitte ödenebilecek

Bu düzenleme kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, il özel idareleri ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilen ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince 2’şer aylık dönemler halinde azami 36 eşit taksitte ödenebilecek.

İlk iki taksidin süresinde tam ödenmemesi, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde ödenmemesi, bir takvim yılında ikiden fazla taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu düzenlemeden yararlanma hakkı kaybedilecek.

Düzenlemeden yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, cezası hesaplanmayacak.

Belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu ve tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, ilgili kanundaki yüzde 40 oranı dikkate alınmaksızın aylık dönemler halinde azami 144 eşit taksitle tahsil edilecek. Bu kapsamda yapılacak kesinti tutarı, bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının yüzde 50’sini aşamayacak.

2 yılı aşkın süredir mücbir sebep halleri devam eden yerlerdeki mükellefler başvurmaları halinde mücbir sebep halleri sona erdirilerek mücbir sebep süresince ödemedikleri vergileri, herhangi bir faiz, zam, katsayı uygulamadan 24 eşit taksitle 48 ayda ödeyebilecek.

Ödeme yapıldıkça hacizler kaldırılacak

Bu düzenlemeye göre, ödenecek alacaklarla ilgili tatbik edilen hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak ve buna isabet eden teminatlar iade edilecek. Bu alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi halinde tahsil dairesince satılabilecek.

Başvuruda bulunan ve dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu düzenlemeden yararlanabilmeleri için belirlenen başvuru süresinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şartı aranacak.

Bakanlar Kurulu, öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar, mücbir sebep hali ilan edilen durumlarda da bir yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.
50 liranın altı alacakların tahsilinden vazgeçilecek.

Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ve SGK’ya bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve vadesi 31 Aralık 2011 tarihinden önce 50 liranın altında olan düşük tutarlı alacakların tahsilinden de vazgeçilecek.

TOBB üyelerinin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ile borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların TOBB’a olan aidat borçları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre ödenmesi gereken aidat borçları da yapılandırılacak.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonuna olan aidat ve katılma payı borçları, avukatların baro kesenekleriyle staj kredisi borçları, orman köylüleri ve köylülerce oluşturulan kooperatiflere Orman Genel Müdürlüğü tarafından verilen kredilerin geri ödemeleri, tarımsal amaçlı kooperatiflere kullandırılan krediler, organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine kullandırılan krediler yapılandırılacak, tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerin il özel idarelerine devredilen 100 lirayı aşmayan alacaklarının tahsilinden vazgeçilecek.

“Sözleşme” tanımlanmasının dar yorumlanması nedeniye Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapılarak, “hizmet sözleşmeleri” de mali sorumluluk maddesine eklendi. Buna göre partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları hizmet sözleşmeleri de dahil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzel kişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamayacak.

“Gerekçe:

Siyasi Partiler Kanunu’nun 71’inci maddesinde yer alan sözleşme tanımlamasının dar yorumlanması sonucu ortaya çıkan duraksamaların önlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca hizmet sözleşmeleri açısından hakkın kötüye kullanımının engellenmesi amacıyla söz konusu değişiklik öngörülmüştür.”

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Bu şekilde 12’nci madde olarak yeni bir madde ihdas edilmiştir. Bir karışıklığa mahal vermemek için Komisyon metninin mevcut maddeleri üzerinden görüşmelere devam ediyoruz. Kanun yazımı aşamasında madde numaraları teselsül ettirilecektir.

12’nci madde üzerinde bir önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 409 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 12’nci maddesinde yer alan “yayımı tarihinde” ibaresinin “yayımlandığı tarihte” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ahmet Yıldırım İdris Baluken Çağlar Demirel

Muş Diyarbakır Diyarbakır

Meral Danış Beştaş Filiz Kerestecioğlu Demir Osman Baydemir

Adana İstanbul Şanlıurfa

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Önerge hakkında konuşmak isteyen İdris Baluken, Diyarbakır Milletvekili.

Buyurunuz Sayın Baluken. (HDP sıralarından alkışlar)

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir kez daha hepinizi saygıyla selamlıyorum. Deminki konuşmada yarım kalan birkaç hususu da ifade etmek üzere söz aldım.

Şimdi, biraz önce belli bir çerçeve ortaya koyduk. Özellikle AKP’nin 1 Kasım seçimleri öncesi ve 1 Kasım seçimlerinden sonraki mevcut sürecine hepinizin dikkatini çekmek istiyorum. Çünkü Türkiye halkları, Türkiye toplumu da bir süre sonra bu mevcut gelinen aşamayı sorgulamaya başlayacaktır. Bakın, 1 Kasım seçiminden önce “Siz bize tek başımıza iktidar olma yetkisi verin ki bu memlekete, bu ülkeye huzur ve istikrar getirelim.” dediniz ve bunun için alanlarda çok ciddi propaganda yaptınız. Hatta 7 Haziran seçimlerindeki seçim propaganda çalışmalarındaki başkanlık sistemi dayatmasından ya da yanlış birtakım uygulamalardan vazgeçerek 1 Kasım seçimlerinden önce meydanlarda demokratikleşme, ekonomik kalkınma ve toplumsal barışı getirme adına bütün Türkiye toplumuna, 79 milyona söz verdiniz ve o dönem içerisinde yaratılan çatışma ortamının şok etkisinden de yararlanarak bu vermiş olduğunuz sözlerle yüzde 49,5 oy aldınız yani tek başına iktidar oldunuz. Bu toplum sizin vermiş olduğunuz sözler üzerine size bu ülkeye huzur ve istikrar getirmeniz temennisiyle, en azından bu beklentiyle size büyük bir teveccüh gösterdi. Ama, siz ne yaptınız? Bugün gelmiş olduğumuz aşamada, bütün bu bir yıllık süreci göz önüne getirdiğimizde bu ülkede bir huzur ve istikrardan bahsedebiliyor musunuz? Bu ülkenin bugün içerisinde bulunduğu durumdan, 79 milyondan herhangi bir ferdin yarına dair ya da önümüzdeki haftaya dair ya da birkaç ay sonrasına dair gönül rahatlığıyla “Ben huzur ve istikrar içerisindeki bir ülkede kendi geleceğimi tasavvur ediyorum.” diyebileceğini söyleyebilir misiniz? Hadi bırakın yurttaşları, bu sıralarda oturan milletvekilleri olarak sizler şu anda böyle bir cümleyi kullanabilir misiniz? Bugün, maalesef gelmiş olduğumuz ortamda büyük bir kaos ve büyük bir istikrarsızlıkla karşı karşıyayız.

AKP’nin fabrika ayarlarına geri dönerek… 1 Kasım seçimlerinden sonra büyük reformlar yapacağız dediniz ama maalesef tam tersi uygulamaları devreye koyduğunuz için bugün ülkemizde büyük bir tedirginlik, geleceğe dair büyük bir belirsizlik ve öngörüsüzlük durumu var. Bakın, bunu somut birtakım olaylar üzerinden özetleyeyim. Daha iki gün öncesinde AKP’ye yakın olan çevreler, “Tatvan’da, İncirlik’te ve İskenderun’da kışlalarda hareketlilik var, halkı sokağa çağırıyoruz.” diye sosyal medya üzerinden birtakım çağrılar yaptılar. Yani ülkeyi öyle bir aşamaya getirdiniz ki ülkeyi hâlâ darbe tehlikesini yapılmış olan resmî açıklamalara rağmen bugün itibarıyla savuşturmuş değilsiniz. Hâlâ toplum, darbe tehlikesi tamamen savuşturuldu, bundan sonraki sürece daha rahat bakayımın huzurunu içerisinde hissetmiyor.

Yine, özellikle size muhalif olan diğer yüzde 50’lik kesimde de “Acaba AKP ya da Erdoğan, mevcut durumdan bir fırsat yaratarak ülkeyi bir diktatöryal sisteme girecek olan uygulamalara imza atacak mı?” diye büyük korkular duyuyor. Bütün bunlarla ilgili bir öz

eleştiri yapmanız gerekiyor.Bakın, daha önce de bu kürsüde ifade ettim, milletvekili dokunulmazlığını kaldırıp askerî darbeyi yapanlara dokunulmazlık getirdiğiniz o düzenlemeyle ilgili Komisyon ve Genel Kurul tutanaklarını her birinizin incelemesi gerekiyor. Şöyle bir trajediyle karşı karşıyayız: Yani o gün darbeyi yapanlar, ben darbe yapıyorum iradesini ortaya koymayıncaya kadar aslında sizin getirdiğiniz yasal düzenlemeyle orada yasal olmayan bir şey yapmamışlardı. Siz tankların şehir alanlarına çıkması, topların şehir alanlarına çıkması ve orada her türlü yıkımı yapabilecek yetkiyi bunlara getirmiştiniz zaten ve biz o dönem burada “Bu şekilde yaparsanız yarın öbür gün bu ülkeyi bir darbeye mahkûm edersiniz.” diye ısrarla uyarmıştık. Önümüzdeki günlerde tabii ki bu darbeci yapıyla geçmişte girmiş olduğunuz ilişkiler ve yapmış olduğunuz hataların tamamını burada konuşacağız, burada tartışacağız.

Size tavsiyem bir an önce bu öz eleştiri sürecini yapmanız ve “Bu çıkmazdan nasıl bir an önce kurtuluruz?” üzerinde ciddi ve cesur demokratikleşme hamlelerini bir an önce hayata geçirmenizdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İDRİS BALUKEN (Devamla) – Biz bu tasarıya içerisinde bu kara para aklama düzenlemesi olduğu için “ret” oyu vereceğiz. Sizi de bir kez daha, son kez olarak böyle bir yanlışın altına imza atmamaya davet ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Baluken.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

12’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 12’nci madde kabul edilmiştir.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Önergeyi geri çekiyoruz.

BAŞKAN – 13’üncü madde üzerinde bir önerge vardı, geri çekilmiştir.

13’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 13’üncü madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, böylece ikinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır.

Teklifin tümü üzerinde açık oylama işlemi yapmadan önce İç Tüzük’ün 86’ncı maddesine göre oyunun rengini belli etmek üzere söz talep eden sayın milletvekillerine söz vereceğim.

Oyunun rengini belli etmek üzere aleyhte söz isteyen Kazım Arslan, Denizli Milletvekili.

Buyurunuz Sayın Aslan. (CHP sıralarından alkışlar)

KAZIM ARSLAN (Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 409 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un tamamı üzerine şahsım üzerine söz aldım. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Tasarı, genel itibarıyla, vergi borcunun, prim borcunun yapılandırılmasını, vergi cezası, idari para cezası, gecikme zammı, faiz affıyla ilgili birçok konuların affına ilişkin bir düzenlemeyi getirmektedir. Bu yasayla, düzenlemeyle kamu alacaklarında yeniden yapılandırma yapılarak iş dünyasına bazı kolaylıkların getirildiği de açıklıkla ortadadır. Ancak ne var ki genel anlamda sık sık vergi affının getirilmiş olması birçok dürüst mükellefi rahatsız etmektedir. Bu nedenle, bunların daha düzenli, daha itinalı bir şekilde getirilmesinde fayda vardır diye belirtmek istiyorum. Yasanın en büyük eksik yönü ise bu kanunun net rakamlarla devlete ve sektörlere mali yükünün ne olduğu konusunda mali etki analizi yapılmamıştır. Bu konuda, devlet bu affı yapmakla ne kadar vergiden vazgeçeceğini ortaya koymamıştır. Vergi affı olarak Meclise gelen bu yasanın özellikle kara para aklama yöntemini ortaya getirmiş olması bu yasanın en kritik maddesi konumuna gelmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, alın teriyle para kazanan, vergisini ödeyen, borcunu ödeyen birçok mükellefi de bu düzenlemenin rahatsız ettiği açıklıkla ortadadır. Varlık barışı adı altında kaynağı belirsiz paraların yargıdan ve emniyet kontrolünden sorunsuzca geçmesine de zemin hazırlanmış bulunmaktadır. Şimdiye kadar cumhuriyet tarihimizde böyle bir vergisiz varlık barışı kesinlikle olmamıştır. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir barışın olmadığı da kesindir.

Sayın Bakana bu paraların getirilmesiyle ilgili şu öneriyi sunmuştum, demiştim ki: Bu parayı vergisiz olarak ülkeye getiriyorsunuz da bu paranın ne kadarı Türkiye’de kalacak, ekonomiye ne kazandıracak, bu konuda değerlendirme yaptınız mı? Bu para gelir gelmez tekrar dışarıya çıkması hâlinde bunun ülkeye kazancı hiç olmayacak. O nedenle, en azından, girişinde almamışsanız çıkışında vergi almak suretiyle ve belirli bir süre koymak suretiyle bu paranın ekonomiye daha iyi bir şekilde kazandırılmasına olanak sağlamalısınız demiştim ama bizim önerimiz dikkate alınmadı.

Şimdi, iki yılda bir vergi affıyla hem sanayimize ve hem esnafımıza devletimizin uzun vadede katkı yapamadığı, sağlayamadığı ve böylelikle verginin de tahsilatının çok iyi bir


şekilde sağlanamadığı da bir gerçektir. O nedenle, esas olan, devletin sık sık vergi affı çıkarması yerine kapsamlı bir vergi reformunun bir an önce yapılmasında fayda vardır diye belirtmek istiyorum.Bu yasanın genelinde mutabık kaldık ancak ne olursa olsun, 7’nci maddede birçok konunun çıkarılmasını istediğimiz hâlde, bazı düzenlemeler, bazı isteklerimiz yerine getirilmiş olmakla birlikte, birçok kuşkumuzu da giderebilmiş değildir. O nedenle, iş dünyasının beklediği birçok vergi affını, prim, faiz ve ceza borcunu affetmesi sebebiyle bu yasanın çıkarılmasının olumlu olduğunu da söylemek istiyoruz. Ancak, içimizdeki kuşkular ve özellikle, kara para aklanması yönündeki bu maddenin bu yasadan çıkarılmamış olması sebebiyle oyumuzu ret vereceğimizi de belirtmek istiyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Arslan.

İç Tüzük’ün 86’ncı maddesi uyarına yapılan konuşmalar sona vermiştir.

Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

Danışma Kurulu Önerisi

3/8/2016

Danışma Kurulunun 3/8/2016 Çarşamba günü yaptığı toplantıda Genel Kurulun 4/8/2016 Perşembe günü toplanmamasının Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

İsmail Kahraman

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

Bülent Turan Özgür Özel

Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi

Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili

İdris Baluken Erkan Akçay

Halkların Demokratik Partisi Milliyetçi Hareket Partisi

Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın Akçay, buyurunuz.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Geniş toplum kesimlerini ilgilendiren, önemli ve olumlu bulduğumuz düzenlemeler yer alan bu teklifin görüşmelerini tamamlamış bulunuyoruz. Vergi ve bazı borçların yapılandırılmasını biz de Milliyetçi Hareket Partisi olarak elbette destekliyoruz. Ancak, vergi borçlarını üç yıl üst üste düzenli ve zamanında ödeyen mükelleflere vergi indirimi yapılmasını isteyen önergemiz de maalesef reddedilmiştir.

Ayrıca, daha önceki bir torba tasarıda yer aldığı hâlde yoğun eleştiri ve tartışmalar nedeniyle tasarıdan çıkartılan ve adına “varlık barışı” denilen ve aslında kara paranın aklanmasına imkân veren bir düzenleme olduğunu düşündüğümüz 7’nci madde yapılan bazı rötuşlara rağmen endişelerimizi gidermemiştir. Elbette, bu madde uyarınca gelecek bütün paraların hepsini kara para saymamız mümkün değil ancak buna imkân veren bir maddedir. Yine bu maddeyle ilgili olarak Hükûmetin varlık barışıyla ilgili konuyu ayrı bir düzenleme olarak getirme sözü vardı, bu söz de yerine getirilmemiştir. AKP’nin sıkça başvurduğu olumlu konuları içeren maddeler arasına sakıncalı özel düzenlemeler yerleştirmesi uygulaması bu teklifte de kendisini göstermektedir. Sonuç olarak bu vergi sigorta primi ve diğer bazı alacakların yapılandırılmasını düzenleyen bu maddeleri olumlu bulmakla birlikte açıkladığımız bu nedenler bu kanun teklifine ret oyu vereceğimizi saygılarımızla ifade ediyoruz.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay.

Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Özellikle bu yasanın 14 Mayıs günü kara parayla ilgili maddesinin çekilmesi ve

grubumuzun da çok ciddi katkılarıyla birtakım kaygıların bertaraf edilmesi ama hâlâ daha birtakım kaygıların olduğu bir ortamda ama o gece o maddenin çekilmesiyle bugün ortaya çıkan bu birlikte çalışma ortamının madde üzerinde yaptığı değişiklikler ve Türkiye’nin yurt dışındaki itibarı açısından bakıldığında son derece önemli. Ama grubumuzun genel yaklaşımını biraz önceki hatibimiz ifade etti.

Söz alma sebebim, bir öneriye yöneliktir. Bütün milletvekilleri olarak bu tip yasalar çıktıktan sonra BAĞ-KUR’la ilgili, vergiyle ilgili, yapılan diğer düzenlemelerle ilgili başvuru süresi dolduktan bir süre sonra “Ben başvuruyu kaçırmışım, haberdar olmadım, yenisi ne zaman çıkacak.” tartışması başlıyor. Eğer Sayın Bakan da uygun görürse bu konuda Bakanlık tarafından bir kamu spotu hazırlatılarak “Son şu tarihe kadar başvurursanız şu avantajlardan yararlanabilirsiniz.” şeklindeki bir yaklaşımın hepimiz açısından da hem de vatandaşlar için de olumlu olacağını değerlendiriyoruz.

Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz, sağ olun.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özel.

1.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş ve Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1310) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 409) (Devam)

BAŞKAN – Teklifin tümü açık oylamaya tabidir.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Oylama için iki dakika süre vereceğim. Bu süre içinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemlerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını oylama için öngörülen süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum. Ayrıca, vekaleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise hangi bakana vekaleten oy kullandığını, oyun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını yine oylama için öngörülen süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş ve Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi açık oylama sonucu:

“Oy sayısı: 250

Kabul: 230

Ret: 20(X)

Kâtip Üye Kâtip Üye

Zihni Açba İshak Gazel

Sakarya Kütahya”

Teklif, kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır. Hayırlı olsun.

Sayın milletvekilleri, Komisyonun bir söz talebi vardır teşekkür etmek amacıyla.

Yerinizden mi, kürsüden mi Sayın Bilgiç?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Yerimden konuşabilirim.

BAŞKAN – Buyurunuz, mikronunuzu açıyorum.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; toplumumuzun hemen hemen bütün kesiminin beklemekte olduğu bu kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin kanun teklifimize vermiş olduğunuz destek için teşekkür ediyoruz. Özellikle büyük katkı veren Komisyon üyesi bütün arkadaşlarımıza, milletvekillerimize, siyasi partilerimize, Hükûmete, özellikle Maliye Bakanımıza ve çok değerli Maliye bürokratlarına, Bütçe Komisyon çalışanlarımıza ve Kanunlar Kararlara teşekkür ediyoruz.

 

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar