Dolar : Alış : 7.3877 / Satış : 7.4010
Euro : Alış : 8.9635 / Satış : 8.9797
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya7°CKar Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11081 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Uluslararası öğrencilere Türkiye’de çalışma ortamı sağlamalıyız

27 Nisan 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Uluslararası öğrencilere Türkiye’de çalışma ortamı sağlamalıyız
Uluslararası öğrencilere Türkiye’de çalışma ortamı sağlamalıyız

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkan Yardımcısı ve İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, “Dünyayı tanıyan bir insan gücü ordunuz yoksa ülke ekonomisinin, rekabet etmek istediğiniz ülkeleri geçmesi hiçbir zaman mümkün olmaz. Dolayısıyla dünyayı tanıyan bir yetişmiş insan kaynağını meydana getirmemiz lazım.” dedi.

Dr. Aydın, üniversitelerin uluslararasılaşmasının sadece üniversitelerin sorunu olmadığını belirterek, “Bu konu artık sadece üniversitelerin bir işi olmaktan çıkmıştır. Devletlerin de kendi bünyelerinde barındırdıkları üniversitelerin uluslarasılaşmaları için ciddi katkı ve destek verdiklerini görüyoruz. Uluslararası bir öğrenci veya uluslararası bir öğretim elemanı bir üniversiteyi tercih edeceği zaman o üniversitenin eğitim kalitesine, teknolojik altyapısına, uluslararası iş birliklerine bakıyor. Bu konuları öne çıkarmadığımız sürece bizim uluslararası öğrenci ve öğretim elemanları tarafından tercih edilmeyi beklememiz hayal olur.” diye konuştu.

Dr. Mustafa Aydın yaptığı açıklamada, uluslararasılaşma kavramının çok kültürlü, çok dilli, çok dinli, çok renkli bir ortamda dünyanın her yerinde geçerli bir eğitim vermek ve oradan mezun olanın da dünyanın her yerinde iş bulabilmesi olduğunu söyledi.

Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası öğrenciler ve öğretim elemanları tarafından tercih edilmesi için birtakım gereklilikleri yerine getirmelerinin altını çizen Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkan Yardımcısı ve İAÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, şöyle konuştu:

Dr._Mustafa_Ayd__n

“2014 yılında Uluslararası Üniversiteler Birliği tarafından 131 farklı ülkede, 1336 üniversitede anket yapılmış. Tüm üniversiteler uluslarasılaşma konusunda kararlılar. Fakat bunların içerisinde sadece %22’si uluslararasılaşma konusunda bir strateji raporu hazırlıyor. %15’nin raporu var. Geriye kalan üniversitelerin hiçbirisinin yok. Türkiye’deki üniversitelere baktığımız zaman bu rakamların içinde kaldığımızı görüyoruz. Dolayısıyla hepimizde uluslararası üniversite olma yönünde bir irade var. Ama o iradeyi hayata geçirebilmek için hangi üniversitelerimizin aksiyon planı var? Onun için burada hepimizin kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum. Uluslararası bir öğrenci veya uluslararası bir öğretim elemanı bir üniversiteyi tercih edeceği zaman o üniversitenin eğitim kalitesine, teknolojik altyapısına, uluslararası iş birliklerine bakıyorlar. Bu konuları öne çıkarmadığımız sürece bizim uluslararası öğrenci ve öğretim elemanları tarafından tercih edilmeyi beklememiz hayal olur.”

Bir üniversitenin gerçek anlamda uluslararası üniversite olabilmesi için yapılacakları sıralayan Dr. Aydın şöyle devam etti:

“Öncelikle hepimizin de üzerinde ittifak ettiği gibi üniversitelerimizin içerisinde uluslararası ofislerin güçlendirilmesi lazım. Beraberinde uluslararası topluluklar oluşturmamız lazım. Uluslararası öğrencilerimizi iş dünyası ile buluşturmamız lazım. Öğrenciyi kendi ülkesinde iş yapan Türk insanıyla buluşturursak hem Türkiye’nin cazibesinin arttırır hem de o öğrencinin mezuniyetinin akabinde çok rahatlıkla istihdam edilmesini sağlar. Yenilikçi, girişimci ve aktivitesi yüksek düzeyde bir üniversite modelini ortaya koymak zorundayız. Dünyanın her yerinde iş bulabilecek başarılı öğrencileri yetiştirmek zorundayız. Üniversitedeki akademisyenlerimizin dünyanın her yerindeki üniversitelerle akademik ve sosyal anlamda iletişim kurabilecek niteliklere sahip olmaları gerekiyor. Kampüslerimizi çok dilli, çok dinli, çok ırklı sosyal yapıda ve bütün oradaki öğrencilere eşit şekilde ve onları memnun edecek şekilde hizmet verebilecek imkanları bu öğrencilere sunacak şekilde tasarlamak zorundayız. Üniversiteler dünya çapında fon oluşturmalıdır. Oluşturdukları bursların ve fonların kabul görmesi lazım. Eğer verdiği burs, uluslararası öğrenci ve akademisyenler tarafından ilgi görmüyorsa o bursun ve fonun pek bir anlamı olmuyor. İş dünyası ve hizmet sektörünün fonladığı AR-GE çalışmalarını ön plana çıkarmamız lazım. Türkiye’da hangi üniversite iş dünyasından fon alıyor? Hangi şirket A üniversitesine 3 milyon dolar verip de “bizim için şu araştırmayı yapın” dedi? Burada hem üniversitelerin hem de iş dünyasının kendini sorgulaması lazım. Çift dilli, çift diplomalarımızı iş birliklerimizi ön plana çıkarmamız lazım. Bir üniversitenin uluslararası herhangi bir üniversiteyle ortak bir programı yoksa bu ciddi bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor. Uluslararası öğretim elemanlarına istihdam sağlayacak şartları kolaylaştırmamız lazım. Son dönemde gerçekten ben bu anlamda YÖK’ün çalışmalarını takdir ediyorum, oldukça kolaylaştırdılar. Ama bu sadece öğretim elemanıyla sınırlı kalmamalı. Örneğin Kanada mezun öğrencisine iki yıllık çalışma hakkı sağlıyor. Bizler de Türkiye olarak başarılı uluslararası öğrencilerimize ülkede çalışma ortamını sağlamamız lazım. Türkçe’ye önem vermemiz lazım. Türkçe eğitimine önem vermemiz lazım. Yani uluslararası öğrencinin gelip de İngilizce eğitim alması gibi bir kural yok. Bugün Türk üniversitelerimizde Türkçe eğitimi ile ilgili onlarca merkez var. Bu öğrencilerin iyi bir Türkçe öğrenmeleri ve Türkçe olarak eğitim almalarını sağlayacak, onları bu yönde cezbedecek parametreleri devreye sokmamız gerekiyor.”

Uluslararası öğrenciler arasında da kültürel çeşitliliğin sağlanmasının önemini belirten Dr. Aydın sözlerini “Hem kalite süreçlerinde hem uluslararası ratinglerde yer almak için uluslararası öğrencilerin normal öğrenci sıralamasında asgari %10 olması gerektiğini biliyoruz. Bu yüzde 10’u bir bölgeden almak değil, farklı kültürlerden dünyanın farklı bölgelerinden, farklı demografik yapılarından o öğrencileri temin edersek uluslararasılaşma konusunda epey mesafe almış oluruz. Üniversitelerimizin yöneticilerinin vizyoner olması, dünyaya bakış açılarının bu anlamda dünyayı algılayacak arkasındaki ekibini koşturacak bir yaklaşımı üniversitelerinin yönetiminde ortaya koyması gerekiyor. Yeniliğe açık, talepleri iyi bilen, dünyadaki yeni trendlere göre üniversitelerimizi kurgulamamız lazım.” diyerek noktaladı.

TARİHÇE

“Aydınlık Bir Geleceğe” sloganıyla yola çıkan İstanbul Aydın Üniversitesi’nin , mezun öğrencilerine iş hayatının en parlak noktalarında rastlamak hiç şaşırtıcı değil. İstanbul Aydın Üniversitesi ülkemizde ve dünyada yaptıkları bilimsel çalışmalarla ün kazanmış deneyimli akademik kadrosu, İstanbul’un merkezinde yer alan yerleşkeleriyle, tam bir şehir ve kampüs üniversitesidir.

Kampüse adımınızı attığınızda dikkatinizi çeken ilk şey canlılık olacaktır. Günün her saati bir etkinlikle karşılaşabileceğiniz İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sürekli bir enerji ve hareketlilik hakimdir. Genç ve dinamik bir üniversite için bir çok başarıya imza atan İAÜ, öğrencilerine ve mezunlarına sunduğu ücretsiz kariyer planlaması ile öğrencilerini hayallerindeki mesleğe hazırlamaktadır. Teorik eğitimin yanında pratik eğitimin de önemini bilen bir anlayışla hareket eden İAÜ’de gezerken kendinizi çekilen bir kısa filmin başrolünde, yapılan bir araştırmanın içinde ya da söylenen bir şarkıya eşlik ederken bulabilirsiniz.

Yurt dışındaki üniversitelere gittiğinizde rastladığınız bir arkadaşınızın İAÜ öğrencisi olması sizi şaşırtmamalı. İstanbul Aydın Üniversitesi ERASMUS programı dahilinde yurt dışına bir çok öğrenci gönderirken, yurt dışından da bir çok öğrenciye ev sahipliği yapmaktadır. Bilimsel araştırma ve gelişmenin üstün teknoloji ile mümkün olduğunun bilinci ve “Teknolojik Üniversite” ilkesiyle adım atarak ileri teknolojiyle donatılmış yabancı dil, gıda ve bilgisayar laboratuvarları ile İAÜ öğrencilerine kesintisiz olarak hizmet vermektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin en büyük Technocenter’ının da İstanbul Aydın Üniversitesi’nde bulunması hiç tesadüf değil.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin, Avrupa Komisyonu’nun AKTS (Avrupa Kredi ve Transfer Sistemi) ve Diploma Eki uygulamalarını mükemmellik düzeyinde hayata geçiren Avrupa üniversitelerine vermiş olduğu “AKTS Etiketi (ECTS Label)” ve “Diploma Eki Etiketi (DS Label)” ödülleri için yaptığı başvurunun onaylanmasından bu yana İAÜ diplomasına sahip olan öğrencilerimize Avrupa’nın kapıları ardına kadar açık durumda. Örneğin İşletme bölümünü bitirdiğiniz takdirde aldığınız diplomanın artık Avrupa’da da geçerliliği var. Bu “bir dünya üniversitesi” olma yolunda attığımız adımlardan yalnızca biri.

İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerini iş hayatına öğrenim zamanında hazırlayarak yerinde uygulama sistemiyle iş arayışlarında bir dezavantaj olan “tecrübesizlik” etkenini ortadan kaldırıyor. Ömür boyu eğitim anlayışıyla öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında da destekliyor; kesintisiz hizmet veren kariyer merkezimiz ile öğrencilerimizin kariyer planlamasını yaparak mezuniyet sonrası sayısız çözüm ortağımızla birlikte öğrencilerimizin birçoğunu işe yerleştirerek hayal ettikleri kariyere sahip olmaları için çalışıyoruz. Bütün bunların yanında eğlenceyi de unutmamak gerek. İAÜ öğrencileri gerek bahar şenlikleri gerekse mevcut akademik yıl içerisinde yapılan seminer, konferans ve diğer etkinliklerde birçok ünlü isimle tanışıyor, onların başarı öykülerini kendi ağızlarından dinleyerek tecrübelerini ediniyor.

“Kurulduğu Yıldan Beri, Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Vakıf Üniversitesi” olan İstabul Aydın Üniversitesi, Bahçelievler ve Florya Yerleşkeleriyle, öğrencilerinin beklentilerini eksiksiz karşılamakta, sahip olduğu akademik birimler ve araştırma merkezleri ile “Dünya Üniversitesi” olma idealiyle, her geçen gün öğrencilerine yepyeni imkanlar sunarak aydınlık bir gelecek yolunda hızla büyümeye devam etmektedir.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar