Dolar : Alış : 7.3877 / Satış : 7.4010
Euro : Alış : 8.9635 / Satış : 8.9797
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya2°CYoğun Kar Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11086 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Türk üzümünün içine Kaçak üzümler karıştırılıyor

03 Ağustos 2016 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Türk üzümünün içine Kaçak üzümler karıştırılıyor
Türk üzümünün içine Kaçak üzümler karıştırılıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 122′nci Birleşiminde Gündem dışı söz alıp üzüm üreticilerinin sorunları hakkında söz isteyen Milliyetçi Hareket Partisi grup başkanvekili Erkan Akçay  “Don afeti nedeniyle bağlarda gelecek yılın ürününü de etkileyecek hasarlar meydana gelmiştir. Bu nedenle, don afetinden etkilenen Manisalı çiftçilerin kamu bankaları ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçları uzun vadeli ve faizsiz olarak ertelenmelidir. Çiftçilerimize yaralarını sarmak ve gelecek yıla hazırlanmak amacıyla faizsiz ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmelidir.”

Ülkemizden her yıl ortalama 500 milyon dolarlık kuru üzüm ve 200 milyon dolarlık yaş üzüm ihracatı yapılmaktadır

Türkiye’de 480 bin hektar bağda ortalama 4 milyon ton üzüm üretilmektedir. Türkiye, üzüm üretiminde dünyada 6’ncı, çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve ihracatında 1’inci sıradadır. Ülkemizden her yıl ortalama 500 milyon dolarlık kuru üzüm ve 200 milyon dolarlık yaş üzüm ihracatı yapılmaktadır.

Don afeti, Manisa’da 7 ilçede, 150 mahallede etkili olurken 5.979 çiftçimizin 130 bin dekar bağında yüzde 10 ila yüzde 90 oranında zarar meydana getirmiştir.

Türkiye’deki kurutmalık üzümün yüzde 88’i, sofralık üzümün yüzde 16’sı Manisa’da üretilmektedir. Manisa’da 100 bin aile geçimini üzümden sağlamaktadır. Üzüm, ailenin geçimi, gençlerin çeyizi, çocukların harçlığı demektir. Manisalı çiftçimiz, don ve dolu afetleri nedeniyle birkaç yıldır ürün hasat edemiyor. 2014 yılında dolu afetinden etkilenen Manisalı üzüm üreticisi, 2015 yılı Nisan ayında ve 2016 yılı Mart ayında don afetiyle karşı karşıya kalmıştır. Mart ayındaki don afeti, Manisa’da 7 ilçede, 150 mahallede etkili olurken 5.979 çiftçimizin 130 bin dekar bağında yüzde 10 ila yüzde 90 oranında zarar meydana getirmiştir. Bu yıl temmuz ayında Manisa’nın bazı ilçelerinde güneş yanığı nedeniyle üzüm bağlarında yüzde 20’lik rekolte kaybına ve kalite noksanlığına sebep olmuştur. Güneş yanığı, doğal afet ve TARSİM sigortasına dâhil değildir. Güneş yanıkları TARSİM sigortası kapsamına dâhil edilmelidir.

erkan-akcay-t

Çiftçilerimize yaralarını sarmak ve gelecek yıla hazırlanmak amacıyla faizsiz ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmelidir

Don afeti nedeniyle bağlarda gelecek yılın ürününü de etkileyecek hasarlar meydana gelmiştir. Bu nedenle, don afetinden etkilenen Manisalı çiftçilerin kamu bankaları ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçları uzun vadeli ve faizsiz olarak ertelenmelidir. Çiftçilerimize yaralarını sarmak ve gelecek yıla hazırlanmak amacıyla faizsiz ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmelidir.

2015 yılında bağlarda TARSİM primi dekar başına ortalama 90 liradır. Bu bağın hasar görmesi hâlinde 2016 yılında sigorta primi 170 liraya yükselmiştir. Bağı zarar gören çiftçimiz bir de primlerin artması nedeniyle sigorta yaptıramamaktadır. Bu nedenle, sigortası olsun olmasın, afetten etkilenen çiftçilerin zararları karşılanmalı ve bu çiftçilerimize dekar başına destek verilmelidir. TARSİM’den gelen zarar tespit eksperlerinin raporlarının gerçek zarar oranlarını yansıtmadığı iddiaları yaygın bir kanaat hâline gelmiştir. Bu uyuşmazlıkları gidermek için ilçe ziraat odası başkanları TARSİM’in hasar tespit eksper heyetinin doğal üyesi olmalı ve zarar tespit çalışmalarına katılmalıdır.

Her hasat dönemi öncesinde üzüm rekoltesinin yüksek olduğu yönündeki açıklamalar nedeniyle üzüm fiyatları düşmektedir, borç içindeki çiftçiler de üzümlerini ucuza satmak zorunda kalmaktadır. Rekolte hesaplanmasında spekülasyonu önlemek için devlet mutlaka müdahil olmalıdır. Rekolte hesap ve tahmini, tarım il müdürlükleri, çiftçiler, ziraat odaları, bağcılık enstitüsü, TARİŞ, ticaret borsaları ve ihracatçılardan oluşacak bir komisyon tarafından belirlenmelidir. Bu komisyonun üyeleri arasından üzüm müdahale kurumu oluşturularak üzümdeki fiyat dalgalanmaları önlenmelidir.

Kaynak yetersizliği nedeniyle üzüm fiyatları düşmektedir

TARİŞ, kaynak yetersizliği nedeniyle piyasayı regüle edecek alım yapamamakta, bu nedenle de üzüm fiyatları düşmektedir.

Çekirdeksiz üzümde rekolteye bağlı olarak arz talep dengesinin bozulması üreticilerimizi mağdur etmektedir. Bu nedenle, öncelikle, üretim planlaması yapılmalıdır, üzüm üreticimiz yıllardır emeğinin karşılığını alamamakta. 2000 yılında kilogramı 80 kuruş olan yaş üzüm, bugün maliyetine, 1 liraya satılmaktadır. İç piyasada geçen yıldan yaklaşık 25 bin ton kuru üzüm kalmıştır. Bu üzüm bir an önce eritilmediği takdirde, yeni sezon kuru üzüm fiyatlarının düşmesine sebep olacaktır. Üzüm üretiminde oluşan arz fazlalıkları için alternatif tüketim imkânları geliştirilmelidir; depolama sistemi kurulmalı, depolama maliyeti desteklenmelidir ve üzüm mutlaka destekleme kapsamına alınmalıdır.

Kaçak üzümler hem iç piyasada fiyatın düşmesine neden olmakta hem de Türk üzümünün içine karıştırılarak

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AKÇAY (Devamla) – …yurt dışına satılıp kalitemizi tehdit etmektedir.

Bu düşüncelerle muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Akçay.

İç Tüzük’ün 59’uncu maddesi çerçevesinde yapılan gündem dışı konuşmalar sona ermiştir.

Şimdi, elektronik sisteme girerek söz talep eden milletvekillerine sırayla söz vereceğim.

Söz verme işlemini başlatıyorum.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısının değiştirilmesini üzüntüyle karşılıyorum. “TSK siyasetten arındırılsın.” derken şimdi tek yanlı siyasetin merkezine oturtuluyor. Düzenlemeyle Cumhurbaşkanı ve Başbakan kuvvet komutanlarına doğrudan emir verebilecek. Peki, Genelkurmay Başkanı nerede? O, atlanıyor. Bu düzenlemeden sonra, Genelkurmay Başkanı yüksek rütbeli bir karargâh subayı oluyor.

Harp Akademileri kapatılıyor, yerine Millî Savunma Üniversitesi geliyor. Rektörü, Cumhurbaşkanı atıyor. Hepsine topluca bakıldığında, ordu tam manasıyla siyasetin göbeğinde. “Orduyu siyasetin dışına çekelim.” derken ordu siyasetin göbeğine oturtuluyor. Ordu içerisinde özellikle terfilerin FETÖ’cülerin eline geçmesi karşısında, siyasi iktidar, hele de bir darbe girişimi sonrasında, bir refleks olarak bunu engellemek için bunu yapıyor olabilir. Ancak, bu defa da ordu, tam anlamıyla, iktidara kim gelirse onun güdümüne girmiş oluyor ki bu da ileriye bakıldığında çok sıkıntılı bir durum olacak diyorum,

Erkan AKÇAY 2 Nisan 1961’de Burdur Yeşilova’da doğdu. Baba adı İbrahim, anne adı Hatice’dir.

Defterdar; Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi.

Maliye Bakanlığında Muhasebat Kontrolörü olarak görev yaptı. İzmir Defterdar Yardımcılığı, Manisa Defterdarlığı, Balıkesir Defterdarlığı ve Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı görevlerinde bulundu.

23, 24 ve 25. Dönemde Manisa Milletvekili seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonunda görev yaptı. MHP Grup Başkanvekilliği görevini sürdürmektedir.

İngilizce bilen Akçay, evli ve 2 çocuk babasıdır.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar