Dolar : Alış : 7.3985 / Satış : 7.4118
Euro : Alış : 9.0044 / Satış : 9.0206
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya16°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11114 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Turgut Özal mezarı başında anılıyor

17 Nisan 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Turgut Özal mezarı başında anılıyor
Turgut Özal mezarı başında anılıyor

Turgut Özal ölümünün 23’üncü yılında anılıyor

Vefatının 23.Sene-i devriyesinde 8.Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı minnet,saygı ve dua ile anıyoruz Ruhu şad olsun…

8.Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Kurucu Genel Başkanımız Turgut ÖZAL ın Ebediyete intikal edişinin 23. Yıldönümünde 17 Nisanda Anıt Mezarda MİRASIMIZA SAHİP ÇIKALIM !
İbrahim ÇELEBİ – Anavatan Partisi Genel Başkanı

Turgut Özal. “Beni öldükten sonra anlarsınız”

Merhum Turgut Özal Ve Dönemi Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Bilgi

Türkiye Cumhuriyeti’nin sekizinci cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal renkli kişiliğiyle, yaptıklarıyla ve ölümü hakkındaki iddialarla hala gündemde kalmayı başarmış bir siyasi yüz. Peki Turgut Özal neler yaptı?

TURRGUT

İktidarı süresince (1983-1991) Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5.2 büyümüştür.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Özal zamanında açılmıştır.

1988 yılında köprüden ilk geçen aracı kullanmıştır. Hatta yanındaki Semra Özal’a Haydi bir kaset koy da şöyle bir neşelenelim Semra Hanım” demesi de olay olmuştur.

turgut-ozaljp2

Suikastçisini cumhurbaşkanlığı döneminde affetmiştir.

Bir konuşma sırasında 18 Haziran 1988’de kendisini öldürmeye çalışan ve yaralayan saldırgan Kartal Demirağ önce idam sonra ise 20 yıl ile cezalandırılmıştır. Özal kendi cumhurbaşkanlığı döneminde Demirağ’ı affetti.

turgut-ozaljp3

Sivil kıyafetleriyle makam ziyaretleri yapmıştır.

Sivil cumhurbaşkanı olarak sivil yönetimi desteklemek için bu kıyafetleri tercih ettiği söylenir.

turgut-ozaljp4

Bulgaristan’daki göçmenlerin anavatana dönmesi sağlanmıştır.

O zamanki (1989) Bulgaristan hükümetinin baskıları sonucu zorunlu göçe tabi tutulan Türkiye vatandaşlarının vatana dönmeleri ve yerleşmeleri için çeşitli çalışmalar yapmıştır.

turgut-ozaljp5

Körfez Savaşı’na Amerikalılar ile birlikte girmek istemiştir.

“Irak Savaşı’na Amerikalıların yanında girersek bir koyar üç alırız.” cümlesini kurmuştur. Savaşa girmememiz gerektiğini düşünen Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay istifa etmiştir.

turgut-ozaljp6

Özal döneminde yurt dışı ilişkileri

Kendi önderliğinde Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü kurulmuştur.

Pakistan, İran ve Türkiye’nin ekonomik iş birliği için kurduğu Ekonomik İşbirliği Teşkilâtı’na soğuk savaş sonrası Orta Asya devletlerini de dahil etmiştir.

1987 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’na üyelik başvurusu yapmıştır.

1991 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru hakkı kabul edilmiştir.

Irak’ta Saddam’ın gitmesi için ABD ile birlikte hareket edilmesini savunmuştur.

İstanbul’a defnedilmek istemiştir.
“Öldükten sonra beni İstanbul’a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan Mehmed’in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum” vasiyeti ile bilinir. 17 nisan 1993’te ölümün ardından bu vasiyeti gerçekleştirilmiştir. Vatan Caddesi’nde Adnan Menderes’in anıt mezarının yanında kendi adına olan bir anıtmezarda yatmaktadır.
turgut-ozaljp8

 Zehirlendiği iddiaları

Eşi Semra Özal da dahil birçok kişi tarafından ölümünün şüpheli olduğu ve zehirlendiği iddiaları konuşulmuştur. En son 2012 yılında mezarı açılıp otopsi yapıldığı ve zehre rastlandığı ama Özal’ın bu zehirden ölüp ölmediğinin bilinmediği raporlara yansımıştır.

turgut-ozaljp7

 Tarihe geçen sözleri

Özel kanalların yayına başlamasının anayasaya aykırı olduğu söylendiğinde: Anayasayı bir kez delmekle bir şey olmaz.

Demiryolları Moskof işidir.

Cumhurbaşkanı oldum diye namazı mı terkedeceğim?

Seçimden önce zam yapacak kadar enayi miyim?

Memur bu kadar az maaşla nasıl geçinecek sorusuna: Benim memurum işini bilir.

Ben zenginleri severim.

Devlet millet içindir, millet devlet için değildir!

Turgut_ÖZALTurgut_Özal_turgut-ozaljp1

turgut-ozaljp9

Turgut Özal tam adı ile Halil Turgut Özal (13 Ekim 1927, Malatya — 17 Nisan 1993, Ankara) Türk bürokrat, siyasetçi ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. cumhurbaşkanı. Bundan önce, 1983-1989 yılları arasında 5 yıl 10 ay boyunca başbakanlık ve aynı zamanda Anavatan Partisi genel başkanlığı görevlerinde bulunan Turgut Özal cumhurbaşkanlığı görevi sürerken vefat eden Mustafa Kemal Atatürk’ün ardından, görevi başında vefat eden ikinci cumhurbaşkanıdır. Babası Malatya/Çırmıktılı Ünlüoğulları’ndan  banka memuru Mehmet Sıddık Özal, annesi ise Tunceli Çemişgezekli, ilkokul öğretmeni Hafize Hanım (d. 1906 – ö. 1988) olan Turgut Özal’ın annesi Kürt kökenlidir. Çocukluğunun bir döneminde pilot olmak isteyen Özal, Silifke’ye taşındıktan sonra, eşeğin üzerinden düşerek kolundan sakatlandı ve kollarından biri diğerine göre daha kısa kaldı. Bu durum pilot olma isteğinden zorunlu olarak vazgeçmesine neden oldu. 4 yaşındayken ailesi Bilecik’in Söğüt ilçesine taşındı ve ilköğrenim hayatına burada başladı. Babasının görevi nedeniyle sık sık il değiştirdi. Ortaokulu Mardin’de bitirdi. Mardin’de lise olmaması nedeniyle, Konya Lisesi’nde eğitimine devam etti. Bu dönem içerisinde kardeşi Korkut Özal da eşlik etti. Son olarak Kayseri Lisesi’nde lise eğitimini bitirdi. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’ni burslu olarak okudu ve 1950 yılında mezun oldu. Mühendislik yapmaya başladı ve kısa bir süre sonra ailesinin isteğiyle evlendiği Ayhan İnal ile 1952 yılında kısa süreli bir birliktelik yaşadı. Bu evlilikten sonra çalıştığı kurum Elektrik İşleri Etüd İdaresi’nde sekreter olarak görev yapan Semra Yeyinmen ile evlendi. Evlendikten sonra Amerika’da Texas Tech Üniversitesi’ne ihtisas yapmaya giderek burada ekonomi branşında eğitim aldı. Yine bu evlilikten sonra Ahmet (d. 1955), Zeynep (d. 1956) ve Efe (d. 1967) adında üç çocuk sahibi oldu. Bürokratlık dönemi Geri döndüğünde EİEİ Genel Müdür Yardımcısı (ya da Genel Direktör Teknik Müşaviri; kayıtlar arasında ikilem mevcut) oldu ve Türkiye’de elektrifikasyon üzerine projelerde çalıştı. 1958 yılında Planlama Komisyonu’nda sekreterya görevini yaptıktan sonra 1959 yılında Ankara Ordonat Okulu’nda yedek subay oldu. Dönemin Devlet Su İşleri Genel Müdürü (ve 33 sene sonra 9. Cumhurbaşkanı seçilecek olan) Süleyman Demirel de, 27 Mayıs Darbesinden hemen sonra askere alındı. Askerliği sonrasında Devlet Planlama Teşkilatı’nın kuruluşunda çalıştı. 1965 seçimlerinden sonra Süleyman Demirel’in danışmanı olarak görev yaptı. 1967 yılında DPT Müsteşarı oldu. 1971 yılından 1973 yılında kadar Dünya Bankası Sanayi Dairesi’nde danışman olarak çalıştı. Yurda döndükten sonra başta Sabancı Holding olmak üzere birçok sektördeki, birçok şirket için yönetici olarak çalıştı. Sabancı Holding’deki görevinin Genel Koordinatörlük olduğu belirtilmektedir.

Siyasi yaşamı

1977 genel seçimleri’nde Millî Selamet Partisi’nden İzmir milletvekili adayı oldu; ancak seçilemedi. 43. Hükümet döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı ile DPT Müsteşar vekilliği görevlerine getirildi. 24 Ocak Kararları’nı hazırladı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, bu politikaları devam ettirmek amacıyla Bülend Ulusu Hükümeti’nde ekonomiden sorumlu Başbakan yardımcılığı görevine getirildi. Bu göreve getirildikten 22 ay sonra, 14 Temmuz 1982 yılında istifa etti.

turgurt3

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hem DPT Müsteşarlığı hem de Başbakanlık Müsteşarlığı yapmış tek başbakanı ve cumhurbaşkanıdır.

turgut1turgut2

turgut4turgut5turgut6turgut7turgut8turgut10turgut11turgut13turgut14

20 Mayıs 1983 tarihinde Anavatan Partisi’ni kurdu. 6 Kasım 1983 tarihindeki seçimlerde 400 kişiden oluşan parlamentoda 211 milletvekili çıkararak tek başına iktidar ve 45. Hükümet’in Başbakanı oldu. 1984 yerel seçimlerinden de başarıyla çıktı. 13 Nisan 1985 tarihinde yapılan ilk kongrede tekrar genel başkanlığa seçildi.

1987 yılında yapılan genel seçimlerde de 292 milletvekili çıkartarak tekrar çoğunluğu sağladı ve 46. Hükümet’in başbakanı oldu. İktidarda bulunduğu 1983-1991 döneminde Türkiye ekonomisi ortalama yıllık yüzde 5,2 oranında büyüdü. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nu değiştirerek Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nı kurdu.

18 Haziran 1988 Cumartesi günü Ankara Atatürk Spor Salonu’nda Anavatan Partisi’nin 2. Olağan Kongresi’nin düzenlendiği sırada Kartal Demirağ isimli saldırgan tarafından düzenlenen suikasttan yaralı olarak kurtuldu. Foto muhabirleri ve televizyon kameraları için hazırlanmış olan platformun önünden ve Özal’a 12 metre öteden saat 12.15’te iki el ateş eden Demirağ, Turgut Özal’ı sağ elinden yaraladı. Saldırı sonrası etrafa rastgele ateş açan korumalar ise 18 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Yaralananlar arasında Bakan İmren Aykut da vardır. Önce ölüm cezasına çarptırılan, ardından cezası 20 yıla indirilen Kartal Demirağ’ı cumhurbaşkanlığı döneminde affetti

Ekonomi Ekonomide serbest piyasa düzenini esas alan yapısal değişim programı Turgut Özal hükumeti döneminde uygulamaya kondu. 1983-1987 yılları arasında ki başbakanlığı dönemini de içine alan, Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 1980 yılında 1.539 dolar iken 1987 yılında 1.636 dolara yükseldi. Türkiye’yi ithal ikamesi modelinden ihracat önderliğinde büyüme modeline dönüştürmeyi başarmış ve Türk Ekonomisi rekabete açılmıştır. Döneminde pek çok Anadolu il ve ilçesinde organize sanayi bölgesi kurulmuş, Anadolu üretim yapıp doğrudan ihracata yönelmiştir İnsan hakları Türkiye’de yaşayan Kürt toplumunun hakları için çözüm sürecinin ilk aşaması katedildi. Kuzey Irak lideri Mesud Barzani’ye uluslararası alanda rahat seyahat edebilmesi amacıyla kırmızı Türk Pasaportu verdi. Ancak Barzani bu pasaportu 2003 yılında Türkiye’ye iade etti. Cumhurbaşkanlığı Seçimi 1989’daki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday oldu. Sosyaldemokrat Halkçı Parti ve Doğru Yol Partisi meclise girmeyerek seçimi boykot etti. İlk turda Turgut Özal 247, ANAP Burdur Milletvekili Fethi Çelikbaş 18 oy aldı. 17 oy boş çıkarken 3 oy geçersiz sayıldı. İkinci turunda 284 milletvekilinin katıldığı oylamada adaylardan Başbakan Turgut Özal 256 oy alırken, Çelikbaş 17 oy aldı. 2 oy geçersiz sayılırken 9 oy boş çıktı. 31 Ekim 1989 tarihinde gene muhalefetin katılmadığı 3. tur oylamasında Turgut Özal 263 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 8’inci Cumhurbaşkanı oldu. 9 Kasım 1989 tarihinde resmi olarak görevine başladı. Bu seçimden akılda kalan ise alışamadık diyenlere, alışırsınız, alışırsınız demesidir. Körfez savaşı ve Özal Cumhurbaşkanlığı döneminin en önemli olayı I. Körfez Savaşı’dır. Bu olayda çok aktif rol aldı. Petrol kaynaklarının kontrolünü elinde tutan Saddam Hüseyin’in Türkiye için büyük bir tehlike teşkil ettiğini ve Saddam’ın bölgeyi hakimiyeti altında tutmasına izin verilemeyeceğini savundu. Saddam’ın uzaklaştırılması için mümkün olan her şeyin yapılması konusunda fikren ve siyasi açıdan son derece istekliydi. Bu nedenle ABD’ye bu konuda açık destek verdi. Harekata Türk Ordusu’nun da katılıp, Misak-ı Milli sınırları içinde olan Musul ve Kerkük’e girilmesini isteyince, zamanın Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay görev süresi sona ermeden 3 Aralık 1990 tarihinde kendi isteği ile Genelkurmay Başkanlığı görevinden emekliye ayrıldı; görevden ayrılmasına sebep olarak da I. Körfez Savaşı’nda hükümetin tutumuna tepki olduğu öne sürüldü. Dönemin Irak Başbakanı Taha Yasin Ramazan Türkiye ziyareti sırasında dönemin cumhurbaşkanı Özal’ı makamında ziyareti sırasında Saddam Hüseyin hükumetine karşı Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık uçaklarına İncirlik Hava Üssü’nü açarsınız “sizi düşman biliriz” sözlerine karşı Turgut Özal “O Saddam’a selam söyle. Eğer Türkiye topraklarına bir top mermisi düşerse, seni de Saddam’ı da Bağdat’ın ortasında asarım.” Demiştir Sivil cumhurbaşkanı Her zaman sivil yönetimi savunmuş ve halk tipi sivil kıyafetlerden hoşlanmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarını resmi kıyafetiyle ziyaret eden diğer cumhurbaşkanlarından farklı olarak çoğu defa kravatsız, keten pantolon, keten ayakkabı ve tişörtle resmi programlara katıldı. Yandaki resimde görüldüğü gibi üst rütbeli askerlerin devir teslim törenine katılmazken, küçük bir ilçede kaymakamın göreve başlama törenine katıldı. Askeri birlikleri şortla denetlemesi medya tarafından şiddetle eleştirildi. Özal diğer cumhurbaşkanları gibi konuklarını köşkte ağırlamak yerine,MarmarisOkluk koyundaki resmi yazlıkta ağırladı. Ölümünde sivil cumhurbaşkanı, demokrat cumhurbaşkanı, dindar cumhurbaşkanı pankartlarıyla da bu tutumu desteklendi. Vefatı Turgut Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde 5 ülkeyi kapsayan 12 günlük Türkistan gezisinden sonra vefat etti. Cenazesine Türkiye’nin dört bir yanından yüzbinlerce kişi akın etti.

Tören televizyonlardan canlı yayımlandı, ülkede 3 günlük yas ilan edildi. Dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Turgut Özal ile de yakın dost olan George H. W. Bush beklentilerin aksine cenaze törenine katılmadı. “Öldükten sonra beni İstanbul’a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan Mehmed’in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum” şeklindeki vasiyetine uyularak kendisi tarafından yaptırılan eski başbakan Adnan Menderes’in anıt mezarının bulunduğu Topkapı’da, Vatan Caddesi üzerinde kendisi adına hazırlanan anıt mezara defnedildi. Bir suikasta kurban gitmiş olabileceği de yıllardır tartışılmaktadır.

Turgut Özal’ın limonatasına katılan arsenikle zehirlendiği iddiasını ortaya atan eşi Semra Özal, delil olarak da saç örneğini ABD’de tahlil ettirdiğini belirtmektedir.

2 Ekim 2012 tarihinde Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 19 yıl aradan sonra kabri açılmış olup ölümünün bir suikast olup olmadığının belirlenmesi için yapılan otopsi sonucunda Adli Tıp Kurumu araştırmalar ve bulgular sonucu zehir bulunduğunu ancak Özal’ın zehirden mi yoksa başka sebepten mi öldüğünü tespit edemediklerini açıklamıştır. Özel hayatı Korkut Özal ve Yusuf Bozkurt Özal’ın ağabeyi olan Turgut Özal elektrik mühendisi olarak çalıştığı 1950 yılında Ayhan İnal ile evlenmiş ve ancak aynı yıl ikili boşanmıştır. Elektrik işleri Etüd İdaresi’nde çalışırken daire çalışanlarından Semra Özal ile tanışmış, 31 Mayıs 1954 tarihinde evlenmiştir. Bu evliliğinden Zeynep, Efe ve Ahmet Özal olmuştur.

Anavatan Partisi (ANAP), 1983 yılında Turgut Özal öncülüğünde kurulmuştur.

6 Kasım 1983′te yapılan genel seçimlerde %45,14 oy oranıyla 400 üyeli TBMM’de 211 milletvekilliği kazanarak çoğunluğu sağladı ve tek başına iktidara geldi.

ANAP Aralık 1983′te, Turgut Özal başkanlığında tek başına hükümeti kurdu. 25 Mart 1984′te yapılan yerel seçimlerde % 41,5 oy alan ANAP, birinci parti konumunu korudu. Bu seçimlere, 6 Kasım 1983 seçimlerine katılmasına izin verilmeyen partiler de katıldı. 28 Eylül 1986′da yapılan ara seçimlerde, ANAP önemli bir gerilemeyle oyların ancak yüzde 32,1′ini alabildi. Buna karşılık Süleyman Demirel’in desteklediği Doğru Yol Partisi (DYP) seçimlerden kazançlı çıktı. Milliyetçi Demokrasi Partisi 4 Mayıs 1986′da dağılınca milletvekillerinden bir bölümü Mehmet Yazar başkanlığında Hür Demokrat Parti’yi (HDP) kurdu; ama bu parti 28 Eylül 1986′daki ara seçimde bir varlık gösteremeyince ANAP’a katıldı.

29 Kasım 1987′de yapılan genel seçimler’de ANAP oylarını düşürmesine rağmen (% 36,31) 450 üyeli TBMM’de kazandığı 292 milletvekiliyle çoğunluğunu korudu. 26 Mart 1989 Yerel Seçimler’deyse, Başbakan Özal’ın merkezi yönetimle uyumlu çalışabilecek yerel yönetimler seçilmesi gerektiği yolundaki uyarılarına karşın, ANAP özellikle büyük kentlerde belediye başkanlıklarının çoğunu yitirdi; Sosyal demokrat Halkçı Parti’nin (SHP) zafer elde ettiği seçimlerde ANAP, il genel meclisi seçimlerinde de yüzde 21,2 oy toplayabildi. Yerel seçimlerin hemen ardından muhalefet partileri ANAP’ın üçüncü parti olduğunu öne sürerek erken seçim istedi. Bu ortamda Turgut Özal’ın 31 Ekim 1989′da TBMM’deki ANAP çoğunluğunun oylarıyla cumhurbaşkanı seçilmesi de muhalafet için yeni bir eleştiri konusu oldu.

Cumhurbaşkanı Özal başbakanlığa TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut’u atadı. 17 Kasım 1989′daki ANAP I. Olağanüstü Kongresi Turgut Özal’dan boşalan genel başkanlığa Akbulut’u getirdi. Özal başkanlıktan ayrılmasına rağmen, siyasi olayların gelişmesinde belirleyici rolünü sürüdürdü. Dış politikayı yönlendirmesi iki dışişleri bakanının, Mesut Yılmaz ve Ali Bozer’in istifasına neden oldu.

3 Mart 1991′de ANAP İstanbul il başkanlığı için yapılan seçimde Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’ın aday olması parti içindeki liberal-muhafazakar çatışmasını yüzeye çıkardı. Aralarında bakanların da bulunduğu muhafazakar grup bu adaylığa karşı çıktı, ama Cumhurbaşkanı Özal’ın da desteklediği Semra Özal il başkanlığına seçildi. Semra Özal’ın adaylığına karşı çıkan ve Turgut Özal’ın “istenmeyen bakanlar” olarak ilan ettiği Hüsnü Doğan, Mehmet Keçeciler, Cemil Çiçek ve Abdülkadir Aksu’dan, Milli Savunma Bakanı Hüsnü Doğan, Özal’ın baskısıyla, Başbakan Akbulut tarafından görevinden alındı (22 Şubat 1991).

15 Haziran 1991′de yapılan olağan kongrede milliyetçi ve muhafazakarların desteğini alan Yıldırım Akbulut liberal, muhafazakar ve sosyal demokratların desteğini alan Mesut Yılmaz’a karşı yenilgiye uğradı. Seçimi yitiren Yıldırım Akbulut başbakanlıktan da istifa etti.

20 Ekim 1991′de yapılan genel seçimlerde oyların yüzde 24′ünü toplayan ANAP 115 milletvekili çıkararak ikinci parti durumuna düştü. Seçim sonrasında Yılmaz halkın ANAP’a anamuhalefet görevi verdiğini söyleyerek koalisyon görüşmelerinin dışında kaldı. 1991-1995 yılları arasındaki dönemi muhalefette geçirdi.

30 Kasım 1992′de yapılan II. Olağanüstü Kongre’de birkaç milliyetçi-muhafazakar dışında ağırlıklı olarak liberal kanat tarafından desteklenen Mesut Yılmaz’ın, muhafazakarların desteklediği Mehmet Keçeciler’i yenmesiyle partinin yönetimi büyük ölçüde Yılmazcıların eline geçti.

BBP adaylarını da listesine aldığı 24 Aralık 1995 seçimlerinden sonra Anavatan Partisi halk oyu bakımından % 19,65 ile 2. parti konumuna korusa da, koltuk bakımından üçüncü parti (132 milletvekili) oldu. Seçimlerden sonra, Refah Partisi (RP) ile ANAP arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinin başarısızlıkla noktalanması üzerine, DYP ile ANAYOL hükümeti kuruldu. Refah Partisi’nin RP Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucunda ANAYOL hükümetinin güven oylamasının iptal edilmesiyle ancak 4 ay sürebildi. Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi arasında kurulan REFAHYOL Hükümeti’nin sona ermesinin (30 Haziran 1997) ardından, 2 Temmuz 1997′de Mesut Yılmaz’ın başkanlığında kurulan koalisyon hükümetinde Demokratik Sol Parti (DSP) ve Demokrat Türkiye Partisi (DTP) de yer aldı (ANASOL-D). Ancak bu hükümet de toplam 18,5 ay kadar sürdü, 25 Kasım 1998′de Mesut Yılmaz için verilen gensoru önergesinin TBMM’de kabul edilmesinden sonra Yılmaz istifa etti; Yılmaz’ın başkanlığındaki 55. Hükümet, Cumhuriyet tarihinin gensoruyla düşürülen ilk hükümeti olarak tarihe geçti.

18 Nisan 1999 genel seçimleri sonucu yüzde 13,22 ile 86 milletvekilliği kazanan ANAP TBMM’deki 4. büyük parti oldu. Anavatan Partisi, 28 Mayıs 1999′da Bülent Ecevit’in başkanlığında kurulan DSP-MHP-ANAP hükümetinin en küçük ortağı olarak 5. Ecevit Hükümeti’nde yer aldı.

3 Kasım 2002′de yapılan genel seçimler ise ANAP için bir facia oldu; % 5,11′lik oy oranıyla tarihinde ilk kez TBMM dışında kaldı. Seçimlerden hemen sonra 11 Ocak 2003′te yapılan 3. Olağanüstü Kongre’de, aday olmayan Mesut Yılmaz’ın yerine Ali Talip Özdemir seçildi.

Özdemir’in aynı yıl içinde istifa etmesiyle genel başkanlığa Nesrin Nas seçildi.

Şubat 2005′te Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa eden Isparta milletvekili Erkan Mumcu, 2 Nisan 2005 tarihinde yapılan kongrede tek aday olarak genel başkanlığa seçildi. Aynı yıl içinde logosunu ve ANAP olan kısaltmasını ANAVATAN olarak değiştirdi.

ANAVATAN, 22. dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmiş milletvekillerinin katılımıyla TBMM’de grup kurabilcek milletvekili sayısına ulaştı ve 3. parti konumuna geldi.

2007 Genel Seçimleri öncesinde Doğru Yol Partisi ile birleşme kararı aldı, fakat daha sonra bazı nedenlerden dolayı birleşme gerçekleşemedi, aday listelerini geç verdiği gerekçesiyle de genel seçimlere de katılamadı.

25 Ekim 2008′de yapılan 6. Olağanüstü Büyük Kongre’de, genel başkanlıktan çekilen Erkan Mumcu’nun yerine Salih Uzun seçildi.

31 Ocak 2009′da yapılan tüzük kongresinde alınan kararla daha önce 1983′ten 2005 yılına kadar kullandığı logoyu yeniden kullanmaya başladı. 2009 Yerel Seçimlerinde, eski genel başkanlardan Mesut Yılmaz’ın memleketi olan Rize dışında bir varlık gösteremedi. Aldığı binde 7′lik oy oranı, siyasi tabanının tamamen eriyerek eski gunlerine nazaran artık bir tabela partisi konumuna geldiğinin en açık göstergesi oldu.

23 Temmuz 2009′da Demokrat Parti (DP) ile birleşme kararı aldı. 31 Ekim 2009 tarihinde Ankara’da yapılan 10. Olağan Büyük Kongresi’nde, kendini fesih ve Demokrat Parti ile birleşme kararı alındı.

Feshedilip Demokrat Parti ile birleştikten sonra, 7 Eylül 2011 tarihinde aynı adla tekrar kurulan partinin Genel Başkanlığına İbrahim Çelebi getirilmiştir.

ANAP Genel başkanları

1) Turgut Özal (20 Mayıs 1983-31 Ekim 1989)

2) Yıldırım Akbulut 31 Ekim 1989-15 Haziran 1991)

3) Mesut Yılmaz (15 Haziran 1991-27 Kasım 2002)

– Ekrem Pakdemirli (Vekâleten) (27 Kasım 2002-11 Ocak 2003)

4) Ali Talip Özdemir (11 Ocak 2003-13 Aralık 2003)

5) Nesrin Nas (13 Aralık 2003-25 Kasım 2004)

– Halil İbrahim Özsoy (Vekâleten) (25 Kasım 2004-2 Nisan 2005)

6) Erkan Mumcu (2 Nisan 2005-25 Ekim 2008)

7) Salih Uzun (25 Ekim 2008-31 Ekim 2009)

8)İbrahim ÇELEBİ (7 Eylül 2011-Günümüz)

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar