Dolar : Alış : 7.4485 / Satış : 7.4619
Euro : Alış : 9.0235 / Satış : 9.0397
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya4°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11100 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Tekirdağ’da 20 dönümlük ormanlık arazi yandı

16 Mayıs 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Tekirdağ’da 20 dönümlük ormanlık arazi yandı
Tekirdağ’da 20 dönümlük ormanlık arazi yandı

Tekirdağ’ın Malkara İlçesi’nde çıkan yangında yaklaşık 20 dönüm ormanlık alan zarar gördü.

İlçeye bağlı Yenidibek Mahallesi’ndeki ormanlık alanda akşam saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Rüzgarında etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına Malkara Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı arazözlerlerle müdahale etti. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, yaklaşık 3 saat süren çalışmayla yangını kontrol altına aldı.

Bölge Müdürlüğü

İşletme Müdürlüğü

İşletme Şefliği

İl Adı

Köyü

Yangın Başlama Zamanı

İlk Müdahale Zamanı

Söndürülme Zamanı

Kontrol Zamanı

malkara-da

Soğutma çalışmalarının sürdürüldüğü yangında 20 dönüm ormanlık alan zarar gördü. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.

YENİDEBEK’TE  ORMAN YANGINI

Tekirdağ Malkara’ya bağlı Yenidibek Mahallesi ormanlık alanında 4 ayrı noktada çıkan orman yangınında 20 dönüm Orman ve Orman altı zarar gördü.

15 Mayıs 2016 Pazar günü Dallık yapılan alanda başladığı ve Çam kozalaklarının patlayarak etrafa yayılması sonucu 4 ayrı noktada çıktığı belirtilen yangına Orman Müdürlüğüne ait 2 Arazöz ve bir köpük aracı ile 8 Orman İşletme Personeli müdahale etti.

Yanidibek Mahalle Muhtarı  Sebahattin Binici  yaptığı açıklamasında yangının çıktığını mahalle dışındayken haber aldığını, yangının  mahallelerinde bulunan Piknik alanında bir gün öncesinden kalan piknik ateşlerinin yol açtığını düşündüklerini belirtti.

Malkara’ya bağlı Yenidibek Piknik ve Orman alanında çıkan yangına müdahale etmek için Malkara’dan yola çıkan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Malkara İtfaiye Müdürlüğüne bağlı bir İtfaiye aracı Deveci Mahallesinde arıza yaptı.

Suyu biten Orman İşletmesi Arazözleri Malkara İtfaiyesinin deposundaki suyu çekerek yangına müdahale etti.

Orman İşletme Müdürlüğü  Yenidibek Ormanında çıkan yangının kontrol altına alındığını,  soğutma çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Yangın yerinde incelemelerde bulunan Jandarma, yangın ile ilgili soruşturma başlattı.

Yangınlara ait detay bilgi için Bölge Müdürlüğü ismine tıklayınız. 
Bölge MüdürlüğüMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere).
İşletme MüdürlüğüMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere).
İşletme ŞefliğiMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere).
İl AdıMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere). Menüyü Aç
KöyüMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere). Menüyü Aç
Yangın Başlama ZamanıMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere).
DurumuMenüyü açmak için SHIFT+ENTER tuşlarını kullanın (yeni pencere).
ANTAKYA İSKENDERUN Hatay 16.05.2016 19:40:00 Söndürüldü
TEKİRDAĞ MALKARA Tekirdağ 16.05.2016 16:25:00 Kontrol Altında
ANTAKYA HASSA Hatay ardıçlı köroğlu 16.05.2016 16:20:00 Devam Ediyor
İZMİR KARŞIYAKA İzmir CENGİZHAN 16.05.2016 16:15:00 Söndürüldü
ÇATACIK SARICAKAYA Eskişehir KAPIKAYA 16.05.2016 15:00:00 Kontrol Altında

Resim

Resim

Resim

Orman Yangınları ve Meteoroloji

Orman yangınları küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları itibarıyla bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin başında gelmektedir. Yangınlar, dünya çapında her yıl milyonlarca hektar orman alanının yanmasına, katrilyonlarla ifade edilen yangınla mücadele masraflarına, reaksiyon el değer ve hatta can ve mal kayıplarına neden olan önemli bir tehdittir. Artan nüfus ve aşırı tüketim, doğal kaynakların özellikle ormanların hızla yok olmasına neden olmaktadır. Bunların sonucunda ise Erozyon, Kütle kaybı, Su kaynaklarının bozulması, Hava kirliliği, Çölleşme, Sel, Heyelan ve Çığ gibi afetler, sık sık görülmeye başlanmıştır.

Orman yangınları, Türkiye’de ormanların sürekliliğini tehlikeye sokan etkenlerin en önemlilerinden birisidir. Özellikle orman yangınlarının çıkmasında ve yayılmasında en uygun koşullara sahip Akdeniz iklim kuşağının etkili olduğu Ülkemizin önemli bir kısmında, bu doğal afetin tehdidi süreklilik arz etmektedir. Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının çıkış saatlerine bakıldığında, yangınların çoğunlukla saat 11 ila 20 arasında çıkmaktadır. Çünkü bu zaman aralığında güneşlenme süresine bağlı olarak sıcaklık artışı maksimum, nispi nem oranı ise minimum seviyededir. Doğal olmayan sebepler olarak da, bu zaman aralığında insan faaliyetlerinin de maksimum olması, sosyokültürel alışkanlıklara (piknik yapma vs.) bağlı davranışların da çokluğu gösterile bilinir. Doğal olmayan nedenlerle bile çıkan orman yangının yayılması, uygun meteorolojik şartlara bağlıdır. Uygun hava sıcaklığı, nispi nem, rüzgar hız ve yönü yok ise, yangının yayılması da güçleşecektir. Yangın, oksijen, ısı ve yakıt üçgeninde oluşmaktadır. Doğal orman yangınlarının çıkmasına sebep olan yakıt, genellikle ölü yanıcı madde olarak tanımlanan yüzeydeki otsu veya ince yanıcı materyallerdir. Ancak yangın büyür ise ağaçlar tutuşur. Orman yangınlarını üç faktör kontrol eder.

Orman Yangınları ve Meteoroloji

1. Meteorolojik koşullar: Hava sıcaklığı, nispi nem oranı, rüzgar hız ve yönü, yağış-kuraklık, atmosferik basınç, atmosferik kararlılık-kararsızlık, yıldırım, yağışsız soğuk cephe geçişi, etkili olan hava kütlesinin türü, enverziyon ve bulutlar.

2. Topografya: Rakım, yamaç pozisyonu, yamaç meyili, yamaç eğim açısı, bakı ve üst toprak örtüsü.

3. Yanıcı madde: Yakıt yükü, boyut ve şekil, yatay süreklilik, dikey süreklilik, kimyasal bileşim, nem içeriği, yanıcı madde sıcaklığı ve sıkılık.

Topografya yakın ve orta vadede değişiklik göstermez. Yanıcı maddeler ise ağaçların gelişimine bağlı olarak zamanla boyut ve miktarında değişiklik gösteriri. Oysa meteorolojik faktörler her an değişiklik göstermektedir. Meteorolojik faktörler hem genel hava sirkülasyonundan hem de topografyadan etkilenirler. Bu nedenle orman yangının çıkmasında, yayılmasında ve yangınla mücadele anında, doğru meteorolojik bilgi çok önemlidir. Meteorolojik faktörlerin orman yangınları ile olan ilişkisi iyi bilinirse, yangınla mücadele edenlere ve onlara yardımcı olmaya çalışan meteorolojistlere büyük kolaylıklar getirebilir.

Meteorolojik Koşullar

Hava sıcaklığı: Yanıcı maddeyi ısıtarak nem içeriğini, tutuşma sıcaklığını ve kimyasal yapısını değiştirir. Yangın anında yanan cisimlerin çevresinde oluşturduğu sıcaklık gradyanı ile yakın çevresindeki yanıcı materyallerde ön ısıtmaya neden olacağından, yangının yayılmasını da hızlandırır.

Nispi nem oranı: Havanın nispi nemi sıcaklık, rüzgar yönü ve hızı ile hava kütlesinin türüne bağlı olarak değişiklik gösterirken, yanıcı madeninde nem içeriğini değiştirerek yangının çıkmasını ve yayılmasını kontrol eden en önemli faktördür. Havanın sıcaklığının maksimum olduğu zamanlarda, havanın nispi nemi de en düşük oranlardadır. Buna bağlı olarak yanıcı maddenin nem içeriği de biraz gecikmeli olarak değişmektedir.

Orman Yangınları ve Meteoroloji

Rüzgar yön ve hızı: Yangını direk etkiler. Rüzgar yön ve hızına bağlı olarak önce havanın nispi nemini, sonra yanıcı maddenin nem içeriğini değiştirir. Estiği yöne bağlı olarak yangının çıkmasına da sebep olabilir, yangının çıkmasını güçleştirebilirde. Yangın anında ise yangının seyrini belirleyen en önemli faktördür. Rüzgarın yönü yangının başlangıcında, hızı ile yönü de yangınla mücadele anında önemlidir. Rüzgar topografyanın etkisiyle de yangınlar üzerinde etkili olmaktadır. Özellikle yamaçlardan aşağıya gelen fön rüzgarları çok önemlidir.

Yağış-Kuraklık: Yağış rejimi, yanıcı maddenin nem tutma kapasitesini belirlemektedir. Yağış azlığı yangın riskini artırırken, yağışlı günlerin fazlalığı ise yanıcı maddenin nem tutma kapasitesini artırarak yangın riskini azaltır. Ancak yağış fazlalığı ilkbahar ve yaz başına denk geldiğinde, otsu bitkilerin miktarını artıracağı için yanıcı madde miktarında artmaya neden olarak başka tehlikeye sebep olabilir. Bu nedenle yağışların mevsimsel dağılımı önemlidir.

Atmosferik basınç: Düşük atmosferik buhar basıncı ve rüzgar, yanıcı maddenin nem içeriğini azaltır. Bu nedenle alçak basınç alanlarındaki derinliğe bağlı olarak yangın riski artmaktadır.

Atmosferik kararlılık-Kararsızlık: Kararsız havalar orman yangınları için risk artırıcı faktördür. Kararsız havalarda meydana gelen hamleli rüzgarlar, yanıcı maddenin nem içeriğini azaltırlar. Yangınla mücadele anında da değişik yönlerden gelen hamleli rüzgarlar, mücadeleyi zorlaştırır.

Yıldırımlar: Doğrudan doğruya yangın çıkmasına sebep olan tek meteorolojik faktördür. Cephe geçişlerinde ve kararsız havalarda meydana gelir. Tüm orman yangınlarındaki payı ise %6-9 oranındadır.

Yağışsız soğuk cephe geçişleri: Bazı soğuk cephe geçişlerinde yağış olmayabilir. Ama cephe üzerinde ve gerisinde oraj ve yıldırımlar oluşabilir. Yağışsız bir ortamda oluşacak yıldırımın neden olacağı orman yangını daha da tehlikelidir.

Etkili olan hava kütlesinin türü: (cT) Karasal tropik hava kütleleri hem çok sıcak, hem de nem açısından fakirdirler. Geniş karalar üzerini kat ederken nem kaybettiklerinden, Türkiye’de etkili olduğu süre artıkça yangın sayısı ve yalan alan miktarı da artmaktadır.

Enverziyon: Yangın anında yukarıdan bastıran kalkan görevi gördüğünden, yangınla mücadeleyi kolaylaştırır. Doğal yangın söndürücü bir meteorolojik faktördür.

Bulutlar: Bulutlar havadaki değişikliğin göstergesidir. Bulutlardaki hareketin hızlı yada yavaş olması muhtemel hava şartlarının habercisidir. Dikine gelişen bulutlara bakarak havanın kararsızlığını kolayca anlayabiliriz. Kararsız havalarda oluşacak muhtemel yıldırımları da sürpriz görmeyiz.

Meteorolojik faktörlerin orman yangınları ile ilişkisinden dolayı, orman yangınları için meteorolojik açıdan risk tahmininin yapıla bilinirliği düşüncesi ile bir model geliştirilmiştir. ECMWF den Türkiye için alınan mars datası, enterpolasyona tabi tutularak çözünürlüğü yükseltildikten sonra işleme tabi tutulmaktadır. İşlemin ilk aşamasında nispi nem, sıcaklık, rüzgar yön ve hızı açısından belirli kriterlere göre sorgulanarak yangın için muhtemel başlangıç riski bulunmaktadır. İşlemin ikinci aşamasında ise bulunan bu başlangıç değerlerinin topografyaya ve bakıya göre artan yada azalan risk sınıflandırılması yapılmaktadır.

Türkiye’de dağların genellikle batı-doğu istikametinde sıra dağlar şeklinde uzandı için, kuzeyli ve güneyli rüzgarların bakıya göre fön etkisi yangın riski açısından önemli olmaktadır. Güneyli rüzgarlar sıra dağların kuzeyli bakılarında, kuzeyli rüzgarlar ise sıra dağların güneyli bakılarında, sıcaklığı artırırken havanın nispi nemini çok çok azalttığı için yangın riskini de oldukça artırmaktadır.

Sadece hava tahmin datasından değil de, topografyaya bağlı bakıya göre fön etkisinin de sorgulamaya tabi tutularak üç gün önceden yangın risk analizi yapılarak OGM yangın hareket merkezine gönderilmektedir. Bu risk sınıflandırılması hem harita üzerinde, hem de google earth üzerinde yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı renklerde gösterilmektedir. Her gün 3 günlük yapılan Meteorolojik Erken Uyarı Sistemi (MEUS), OGM nin ve Bazı üniversitelerin ilgili birimlerince ftp ortamında paylaşılmaktadır.

Orman Yangınları ve Meteoroloji

Orman Yangınları ve Meteoroloji

OGM deki karar vericiler, risk durumuna göre bölgeler arası lojistik önlemler alarak olası yangınlarla daha etkin mücadele yapmaktadırlar. Ürünlerin verifikasyon sonuçlarında ise aylara göre farklılıklar görülmektedir. En yüksek tutarlılık %94 ile temmuz ve ağustos aylarında gerçekleşmektedir. Geliştirme ve verifikasyon çalışmaları devam etmektedir.

Birçok sektöre hizmet veren D.M.İ. Genel Müdürlüğü, orman yangınları ile mücadelede de iki başlıkta hizmet vermektedir.

  • Yangın anı için: Hali hazırdaki her türlü meteorolojik ölçümlerden istenilen değerleri Orman Genel Müdürlüğü’ne (OGM) iletilmektedir. Yangınla mücadele için planlama yapılacak ise meteogramlar ve MM5GRAM’lardan beklenilen tahmini değerler her saat için verilmektedir.
  • Yangın öncesi için: MEUS ve ANGSTROM model çıktıları ile üç gün öncesinden riskli yerle google earth üzerinde gösterilmektedir.

MALKARA

Osmanlı imparatorluğunun çöküşü ve 1789 Fransız İhtilali’nin yarattığı milliyetçilik akımı nedeniyle 1800’lerden itibaren Balkan ulusları devletleşmeye başlamıştır.

Bu süreç sonucunda, Balkanların fethine katılan ve yüzyıllarca bu ülkelerde yaşayan Türkler için acılı, sancılı ve hüzünlü bir dönem başlamıştır. Anadolu’nun hemen her yöresinden gelen, ama büyük çoğunluğu Karamanoğulları ve Aydınoğulları beyliklerinden gelenlerin oluşturduğu Balkan Türkleri, yüzyıllarca insanca davrandıkları, adalet ve merhamet gösterdikleri Balkan ulusları tarafından kadın-erkek, yaşlı-çocuk demeden toplu katliamlara, işkencelere, sürgünlere, insanlık dışı her türlü muameleye tabi tutulmuşlardır.

Günümüze kadar süren bu insanlık dışı davranışlar karşısında soydaşlarımız mallarını ve arazilerini bırakarak Trakya ve Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmışlardır. Özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Harbinden sonra ve Lozan antlaşması gereği yapılan mübadele neticesinde kalabalık kitleler halinde Anavatana gelip yerleşmişlerdir. Bu nedenle hem yerleşim yerlerinin, hem de yaşayanların isimlendirilmesi bakımından çeşitlilik göze çarpmaktadır. Bölgede yaşayanlar birbirlerini muhacir, gacal, pomak, boşnak, karabacak, arnavut, yörük, türkmen vb. olarak adlandırmakta ancak çoğu kez bu kavramların gerçek anlamları, söyleyenler tarafından dahi doğru bilinmemektedir. Balkanlar’dan Trakya ve Anadolu’ya ikiyüz yıllık çileli bir göç süreci yaşayan insanlarımız geldikleri ülkelerdeki asıl köklerini genellikle bilmemektedirler.

Oysa Balkanlar MS V. yüzyıldan itibaren çeşitli Türk kavimlerinin fetih ve yerleşim alanları olmuştur. Kavram kargaşasını ortadan kaldırmak ve tarihi gerçekleri doğru açıklayabilmek için Balkanların yakın tarihine ışık tutmak gerekmektedir. Bu bakımdan Malkara tarihi, bir anlamda Balkan Türkleri tarihinin kısa bir özetidir.

YORUMLAR

İlgili Terimler :