Dolar : Alış : 7.3985 / Satış : 7.4118
Euro : Alış : 9.0044 / Satış : 9.0206
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya18°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11123 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sivas’ın gerçek sorumluları cezasız kaldı!

02 Temmuz 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Sivas’ın gerçek sorumluları cezasız kaldı!
Sivas’ın gerçek sorumluları cezasız kaldı!

2 Temmuz 1993 Sivas katliamının 23’üncü yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yayımlayan Yargıçlar Sendikası, aradan geçen 23 yıla rağmen zaman aşımına uğratılan davada gerçek sorumluların cezası kaldığını, hukukun ve adaletin askıya alındığını kaydetti.

2 Temmuz 1993 Sivas katliamının 23’üncü yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yayımlayan Yargıçlar Sendikası, aradan geçen 23 yıla rağmen zaman aşımına uğratılan davada gerçek sorumluların cezası kaldığını, hukukun ve adaletin askıya alındığını kaydetti.

Otuzyedi can
Otuzyedi gül çatlamış susuzluktan sıvas’ın içinde
Döne döne semaha dönenler tutuştu önce
Sonra türküler
Sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına

KATLiAMDA HAYATINI KAYBEDENLER…

ASAF KOCAK ( 35) -Karikatürist

ASIM BEZiRCi  (66)- 1928’de demiryolu işçisi Hamdi Bey’le ev kadını Refika Hanım’ın tek çocuğu olarak dünyaya gelen Asım Bezirci,üniversite yıllarinda sosyalizmle tanışır. Türkiye Sosyalist Partisine girer. Bezirci, 67 yıllık yaşamına, bir insan ömrüne esit uzunlukta 70 kitap sığdırdı.

AHMET ÖZYURT (21)

BELKIZ CAKIR (18) – 1975 yılında Ankara doğumlu Belkız Cakır ,umutlu olarak girdiği ’93 yılı Üniversite sınavlarında İIdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nü kazandığgını öğrenemedi..!

EDiBE SULARi (40)- Davut Sulari Baba’nıin en büyük çocuğuydu. Tarihi Seyyitlerden, Seyyit Mahmut Hayrani’nin torunlarindandı.Bassel’de yaşadığı halde Türkiye’de yapılan bütün Bektaşi Kültür etkinlikleri ve Ehli-beyt Cemleri`ne, konferanslarina katılmayı ihmal etmezdi..

ERDAL AYRANCI (35) – Sair erdal Ayranci,1978 ODTÜ girişli. 12 Eylül askeri fasist darbesi pek çok insan gibi Erdal Ayranci yi da etkiler. Erdal Ayrancı, 1980-1983 yılları arasında Mamak, Ankara Kapalı, Niğde, Bor-Niğde cezaevleri’nde yatar. “Hatçe”. Mahpusluk günlerindeki ilk şiiri 2.7.1981 tarihinde Mamak’ta son şiirini 20.03.1983’te Topçam’da yazar. Erdal Ayrancının 29.05.1982 tarihinde Nigde cezaevi’nde yazdığı şiirde Hatice’yi, Zeynep’i ve Sivas’taki akrepleri anlatir.

CARINA CUANNA(23)-Hollanadali gazetecI

GÜLSÜN KARABABA ( 25)- Pir Sultan Abdal Kültür etkinliklerinde, Divriği Kültür Derneği adına katılan dört genç kızdan biri de Gülsün Karababa….

HURiYE ÖZKAN (22) – Başarılı bir öğrencilikten sonra, Deneme Lisesi’ni birincilikle bitirir. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne arkadaşı İnci Türk ile birlikte girer, birlikte bitirirler.

KORAY KAYA (12)-Yeşim Özkan, Yasemin, Asuman Sivri gibi Madımak’ta yakılan kardeşlerden.

1980’li yılların başlarında Alevî Dedeleri’ni, çaldığı kısa kollu bağlamayı gündeme getiren halk müziğinin niteliğini yükselten Muhabbet Gurubu’nun (Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top, Musa Eroğlu) oluşum fikri Akkarsu’dan çıkmıstır. Muhlis Akarsu, her yıl yapılan Hacı Bektaşi, Abdal Musa, Veli Baba, Pir Sultan vb. Alevî toplumunun kültürel etkinliklerine katılırdı. Akarsu `nun TRT repetuarlarında ellinin üstünde eseri vardır. Yüzden fazla 45’lik plak, 4 uzunçalar, 20 kadar ses kaseti bulunmaktadır.

 MUHiBE AKARSU (35) – Muhlis Akarsu’nun Esi

 ÖZLEM SAHiN (17) – NURCAN SAHiN (18)  Amca çocukları…

MURAT GÜNDÜZ (22)  Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi, Fizik Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi olan Murat, Pir Sultan Abdal Demeği’nin gençlik komisyonlarinda görev alıyordu..

SAiT METiN (23)Çankırı Meslek Yüksek Okulu mezunu.

 SEHERGÜL ATES (30)1963 Ankara doğumlu olan Sehargül, Açık Öğretim Fakültesi öğrencisiydi…

UGUR KAYNAR (37)

 SERPiL CANiK (19)1974 Ankara doğumlu olan Serpil Canik, Pir Sultan Abdal Semah Ekibi`nin en gençleri arasında yer alıyordu.

 iNCi TÜRK (22)-1992  Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan Inci,. Altındağ Kültür Merkezi ile  Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi`nde tiyatro çalışmalari içerisinde yer alıyordu..

 BEHCET AYSAN ( 44) Toplumsal gerçekleri kırık ve duygulu bir tonla okuyucusuna ulaştıran Behçet Aysan, 1946 yılında Ankara’da dogdu. 1979’dan bu yana cesitli dergilerde siirleri yayinlanan Aysan’in siir kitaplarindan “Sesler ve Kuller” “Nadir Nadi” ödülü, “Karsi Gece” ve “Eylul” Ceyhun Atif Kansu Siir ödülü, “Deniz Feneri” Abdi Ipekci Dostluk ve Baris ödülü’nü aldı. Behçet Aysan, yaşamı boyunca katıldığı demokrasi mücadelesinin güçlüklerini bilinçle göğüsleyen bir şairdi. Yaşamının son döneminde Nükleer Savaşın önlenmesi için Hekimler Demeği’nde (NÜSHED) Yönetim Kurulu üyeliği yapan Aysan, Ankara Tabip Odası ilc Genel Sağlık – Iş Sendikası üyesiydi. Ayrica Edebiyatçılar Demegi’nin kuruluşuna da katılarak Genel Yönetim Kurulu’nda yer aldı.

HANDAN METiN (20) 1973 Divriği doğumlu, 1992 yılında, ODTÜ Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümü’ne girer..!

HASRET GÜLTEKiN (26) 1 Mayis 1971 yılında Sivas’ta dogdu. Alti yasinda saz calmaya basladı. 11-12 sahnede saz calan kucuk bir oznadı artik. Kadıkoy Anadolu Lisesi mezunu sanatci, 1980’li yillardan itibaren muzikle kendi uslubuyla agirlikli olarak yer aldı. Arif Sag, Muhlis Akarsu, Yavuz Top ve Musa Eroglu’na olan hayranlığıni gizlemiyor ve baglamasini onlar kadar ustaca kullaniyordu. “Nevroz” isimli Kürtce bir kasette yapti. Kürtce ezgileri enstrümantal olarak yorumlayan ender sanatcilardan biridir. Bu kasette 3 telli sazla gelistirilmis “celpe” ismini verdiği yeni bir yöntem gelistirmisti.

MUAMMER CiCEK (26)1967 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu.1992 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Çehir ve Bölge Planlama Bölümünü bitirerek Şehir Planlamacısı olarak görev aldı.

NESiMi CiMEN (62) 1931 yılında Adana’nın Saimbeyli Kazası`nın Fatmakuylu Köyü’nde doğdu. 1941 yılında on yaşındayken ailesiyle birlikte Kayseri’nin Sarız kasabasına bağlı İncemağara Köyü’ne göçtü. Oniki yaşında heveslenerek cura çalmaya başladı. Bulunduğu ortamda Alevi deyişlerini öğrendi ve çevresinde, kendine özgü yorumlarıyla ilgi gördü. O günden ölümüne kadar curasını elinden bırakmadı, Cimen,Curasıyla birlikte iki Temmuz 1993’te Sivas’ta yandı. Yoksul bir Kürt aileden gelen Cimen. daha çocuk yaşta hayatını çalışarak kazanmaya başlar.Daha sonralari yeni kurulan Türkiye İşçi Partisi ile tanıştı ve bu partiye üye oldu. TİP’in düzenlediği bir çok  gecede kendi demelerini ve Alevi deyişlerini çalıp söyledi. 1984’ten 1987 yılına kadar İsveç’te yaşadıktan sonra, orada oturma hakkı olmasına rağmen ülkesine döndü.Türkiye’de eserlerini yayınlamak isteyen Cimen, „acılarımı dile getireyim“ dediği eserleri zaman geçmeden yayınlanır. Nesimi Cimen eserleriyle sevenlerine ulaşır.

 GÜLENDAR AKCA (25) Divriği`nin Şahin Köyü`nden Ankara’ya uzanan,2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Madımak Otelinde sona eren 25 yıllık bir hayat Gülender Akça’nıin hayatı. Gülender Akça’nın toplumsal kimliğini en iyi anlatan sözler de Ağabeyinin sözleri olmalı: ” Herşeyden önce insana insanca muamele edilmeyen, hak ettiği değeri verilmeyen baskının, zulmün, işkencenin, irticanın yoğun olduğu bir dönemde yaşadı. Bu nedenle haksızlığa, zulme, irticaya karşı insan haklarından, demokrasiden, laik düşünceden yana tavıir koydu. Bu anlamda duyarlı bir toplum yaratma çabasında kardeşçe, insanca yaşamak için, insan olmanın onuru ile yaşamak isteyen milyonlarca insandan biri olmak için çaba sarfetti..

 METiN ALTIOK (52) Kendini şiire adamıştı. Şair olmanın günün tehlikesini bir sis çanı gibi duyurmak olduğunu vurgulayan bir şair Altiok  13 Ocak 1991 tarihinde “Cemal Süreya Şiir Ödülünü” aldığı gün, “Ben hayatla tam anlamiyla karsi karsiyayim. Aydın olmak muhalif olmayi gerektirir. Aydın karsi koyan insandır, kafa sallayan insan degildir,” diyordu..

YASEMiN(17) – ASUMAN SiVRi(16) KARDESLER 1991 yılı ortalarinda, Pir Sultan Abdal Derneği’nin kültürel çalıişmalarina katılıyor ve kısa sürede semah topluluğuna girerler. Asuman Sivri, özverili çalıişmasının karşılığını alarak, Semah hocalığına yükseliyor.AsumanSivri , 1992 yıilıinda Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne girer.

 MURAT GÜNES (22)

AHMET ÖZTÜRK ( 21)

KENAN YILMAZ (21)

AHMET ALAN (22)

SERKAN DOGAN (19)

Sivas Katliamı – Madımak Olayları’nın perde arkası…

Sivas Katliamı, Madımak Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yapılan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmesi ile sonuçlanan olaylardır. Otelin içinde mahsur kalan insanların yanı sıra dışarda toplanan göstericilerden de iki kişi hayatını kaybetmiştir.

ÖNCE TAŞLADILAR, SONRA YAKTILAR

Aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu pek çok sanatçı ve fikir insanı dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak kente gelmiş, binlerce kişiden oluşan karşıt grubun saldırısına uğramışlardır. Madımak Oteli önündeki araçları ateşe veren grup, önce oteli taşlamış daha sonra ise perdeler ve eşyalardan başlayarak oteli yakmıştır. 
Yapılan saldırı sonrasında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin gibi önemli isimlerin de aralarında bulunduğu 35 kişi yanarak ya da dumandan boğularak hayatını kaybetmiştir. 

Saldırılara hedef olan, Aziz Nesin ve beraberindeki 50 kişi ise; yaşanan faciadan ağır yaralarla kurtulabilmeyi başarmıştır.

AZİZ NESİN’E LİNÇ GİRİŞİMİ

Ünlü Yazar Aziz Nesin, itfaiye merdiveniyle saldırıdan kurtulmaya çalıştığı esnada, merdivendeki görevli tarafından darp edilip, karşıt görüşlü kalabalığa doğru itilmiştir. Aziz Nesin’i linç girişiminden araya giren polisler kurtarmıştır.
Katliam sonunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 gösterici yaşamını yitirmiş, yaşananların ardından valilik ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” koyarak şehirde kontrolü devralabilmiştir.

Sivas – Madımak Katliamı’ndan sonra 190 kişi gözaltına alınmış, 124’ü hakkında “laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma” suçlamasıyla dava açılmıştır. 

26 Aralık 1994’te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15’er yıl, 3 sanık hakkında 10’ar yıl, 54 sanık hakkında 3’er yıl, 6 sanık hakkında 2’şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verilmiştir. Fakat daha sonra müdahil avukatların ayrıntılı bir savunmayla temyize gitmelerinin ardından Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın “Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu” belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını esastan bozmuştır. Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlatmıştır.
33 SANIK İÇİN İDAM KARARI

28 Kasım 1997’de açıklanan kararda, 33 sanık idama,14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998’de hapis cezalarını onamış, 33 idam cezasını ise usul noksanlıkları nedeniyle bozmuştur. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrilmiştir. 

Sanıkların avukatlığını üstlenenler arasında olan Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan, bakanlığı sırasında mahkumları hapishanede ziyaret etmiştir. Geniş avukat listesinde çok sayıda Refah Parti üyesi ve yöneticisi olması eleştiri konusu olmuştur. 

Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33’e düşmüş, olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay’ın 1997’deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır. Davanın firari olan 5 sanık ile ilgili kısmı, 13 Mart 2012 tarihinde zaman aşımından düşürülmüştür.

Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında tek bir davada bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.

sivas12

Yargıçlar Sendikası’ndan yapılan açıklama şöyle:

2 Temmuz 1993 tarihinde Türkiye’nin kamu vicdanında hala kanayan bir yara olarak devam eden Sivas katliamının üzerinden 23 yıl geçti. Pir Sultan Abdal şenlikleri için Madımak’ta bulunan aydın ve sanatçıların gericiler tarafından katledilmesi Devlet-İktidar ve destekçisi mihraklar tarafından toplum bilincinde ve hukuki zeminde akıllardan ve yüreklerden silinmeye çalışıldı.

Yargıçlar SendikasıÜzerinden 23 yıl geçen ve zaman aşımına uğratılan davada gerçek sorumlular cezasız kalırken hukuk ve adalet askıya alındı.

12 Eylül’den beri devam eden din-siyaset eksenli karşı devrim sürecinde Sivas’tan başka katliamlara da tanık olduk, kurban olduk. Bizlere ölümleri kanıksatmak, barışı yabancılaştırmak istiyorlar.

Yeni katliamların yaşanmaması barışın topluma egemen kılınması için mücadeleye devam ediyoruz.

Yargıçlar Sendikası olarak Sivas katliamını unutmadık.

Unutturmayacağız.

23yıl

23 yıldır sönmeyen ateş

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta gerçekleşen ve 35 kişinin can verdiği katliamın 23’üncü yılında binlerce kişi “Katliamlardan kurtulmanın yolu örgütlenmeden geçer” diyerek Madımak Oteli’ne yürüdü, faillerin yargılanmasını istedi.

Kürt kentlerine yönelik saldırılara ve batıda yaşanan bombalı terör eylemlerine dikkat çekilerek, 23 yıl önce insanların ölümüne neden olan politikaların bugün AKP eliyle sürdürüldüğü vurgulandı. Anmada katliam politikalarına karşı birlikte mücadele çağrısı yapıldı.

Anma etkinliği yapılacağı gerekçesiyle sabahın erken saatlerinden itibaren kentin girişi polis ablukası altına alındı. Kentte giren tüm araçları durduran polisler, kimlik kontrolü yaptı.

Yürüyüşün ve anma etkinliğinin yapıldığı güzergahta da polis yoğunluğu dikkat çekti. Toplanma ve anma bölgelerine çıkan tüm sokaklar polis bariyerleri ile kapatılırken, bariyerlerin başında grup grup polisler konuşlandırıldı. Çevre kentlerden de hem zırhlı araç hem de polis takviyesi yapıldı. Anma etkinliği için 4 bine yakın polisin görevlendirildiği öğrenilirken, polisin tedbirlerinin yanı sıra etkinliği düzenleyen kurumlar da kendi güvenliklerini belirledikleri görevliler tarafından sağladı Arama noktalarında polislerle birlikte görevliler de üst araması yaptı.

Alevi örgütlerinin yanı sıra HDP ve CHP milletvekilleri, EMEP ve ÖDP yöneticileri ile kitle örgütlerinin de katıldığı anma için gelenler aramadan geçerek Ali Baba Cemevi önünde toplandı. Anmaya katılanlar yakalarına katliamda yaşamını yitiren 33 aydının fotoğrafının yer aldığı “Madımak’ı unutmayacağız” yazılı kokartlar taktı.

“Katliamlardan kurtulmanın yolu örgütlenmeden geçer”, “Sivas’ın ateşi Maraş Terolara sıçradı”, “Barış ve kardeşlik için yürüyoruz” pankartları arkasında toplanan kitle buradan Madımak Oteline yürüyüşe geçti. Bugün yaşanan katliamlara ve hükümete tepki dövizlerin taşındığı yürüyüşte sık sık “Katil IŞİD, iş birlikçi AKP”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” sloganları atıldı. Evlerdekiler balkonlara çıkarak, çevredekiler de alkışlarla yürüyüşe destek verdi.

KATLİAMCI ZİHNİYET AKP ELİYLE SÜRDÜRÜLÜYOR

Anma etkinliğinde Kürt illerinde süren savaş ve batıda IŞİD eliyle yapılan canlı bomba saldırılarına tepki gösterildi, katliamların AKP’nin uyguladığı politikaların sonucu olduğu belirtildi.

Madımak Oteli önünde Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Ercan Geçmez, PSAKD Başkanı Gani Kaplan, Avrupa Aleviler Birliği Başkanı Hüseyin Mat, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen ve aileler adına Madımak’ta yaşamını yitiren Huriye ve Yeşim Özkan’ın ağabeyi Hüseyin Özkan konuşma yaptı.

Konuşmalarda Sivas Katliamı davasının zaman aşımını uğramasına ve faillerin yargılanmamış olmasına tepki gösterildi. Konuşmalarda cezasızlığın yeni katliamların önünü açmakla birlikte devletin katilleri koruduğuna da dikkat çekildi.
Hükümetin “Alevi açılımı”nın da eleştirildiği konuşmalarda “Bir taraftan açılım diyorlar bir taraftan katliamlar sürüyor” denildi.

Binler kişi Madımak Katliamı’nı lanetledi

Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 35 kişi, Sivas’ta anıldı, katliam lanetlendi.

 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta gerçekleşen ve 35 kişinin can verdiği katliamın 23’üncü yılında binlerce kişi Madımak Oteli’ne yürüdü, faillerin yargılanmasını istedi.

23 yıl önce insanların ölümüne neden olan politikaların bugün AKP eliyle sürdürüldüğü vurgulandı. Anmada katliam politikalarına karşı birlikte mücadele çağrısı yapıldı.

Anma etkinliği yapılacağı gerekçesiyle sabahın erken saatlerinden itibaren kentin girişi polis ablukası altına alındı. Kentte giren tüm araçları durduran polisler, kimlik kontrolü yaptı.

Yürüyüşün ve anma etkinliğinin yapıldığı güzergahta da polis yoğunluğu dikkat çekti. Toplanma ve anma bölgelerine çıkan tüm sokaklar polis bariyerleri ile kapatılırken, bariyerlerin başında grup grup polisler konuşlandırıldı. Çevre kentlerden de hem zırhlı araç hem de polis takviyesi yapıldı. Anma etkinliği için 4 bine yakın polisin görevlendirildiği öğrenilirken, polisin tedbirlerinin yanı sıra etkinliği düzenleyen kurumlar da kendi güvenliklerini belirledikleri görevliler tarafından sağladı Arama noktalarında polislerle birlikte görevliler de üst araması yaptı.

chp1 chp2

Alevi örgütlerinin yanı sıra HDP ve CHP milletvekilleri, EMEP ve ÖDP yöneticileri ile kitle örgütlerinin de katıldığı anma için gelenler aramadan geçerek Ali Baba Cemevi önünde toplandı. Anmaya katılanlar yakalarına katliamda yaşamını yitiren 33 aydının fotoğrafının yer aldığı “Madımak’ı unutmayacağız” yazılı kokartlar taktı.

“Katliamlardan kurtulmanın yolu örgütlenmeden geçer”, “Sivas’ın ateşi Maraş Terolara sıçradı”, “Barış ve kardeşlik için yürüyoruz” pankartları arkasında toplanan kitle buradan Madımak Oteline yürüyüşe geçti. Bugün yaşanan katliamlara ve hükümete tepki dövizlerin taşındığı yürüyüşte sık sık “Katil IŞİD, iş birlikçi AKP”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” sloganları atıldı. Evlerdekiler balkonlara çıkarak, çevredekiler de alkışlarla yürüyüşe destek verdi.

KATLİAMCI ZİHNİYET AKP ELİYLE SÜRDÜRÜLÜYOR

Anma etkinliğinde Kürt illerinde süren savaş ve batıda IŞİD eliyle yapılan canlı bomba saldırılarına tepki gösterildi, katliamların AKP’nin uyguladığı politikaların sonucu olduğu belirtildi.

Madımak Oteli önünde Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Ercan Geçmez, PSAKD Başkanı Gani Kaplan, Avrupa Aleviler Birliği Başkanı Hüseyin Mat, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen ve aileler adına Madımak’ta yaşamını yitiren Huriye ve Yeşim Özkan’ın ağabeyi Hüseyin Özkan konuşma yaptı.

Konuşmalarda Sivas Katliamı davasının zaman aşımını uğramasına ve faillerin yargılanmamış olmasına tepki gösterildi. Konuşmalarda cezasızlığın yeni katliamların önünü açmakla birlikte devletin katilleri koruduğuna da dikkat çekildi.
Hükümetin “Alevi açılımı”nın da eleştirildiği konuşmalarda “Bir taraftan açılım diyorlar bir taraftan katliamlar sürüyor” denildi.

CHP’Lİ VEKİLLER SİVAS’TA

Sivas’taki anmaya aralarında milltevekilleri olduğu CHP’liler de katıldı.

 

s1

 

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar