Dolar : Alış : 7.3836 / Satış : 7.3969
Euro : Alış : 8.9597 / Satış : 8.9759
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya8°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11102 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Şehitlerimizin Kanını Yerde Bırakmadık, Bırakmayacağız

26 Mart 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Şehitlerimizin Kanını Yerde Bırakmadık, Bırakmayacağız
Şehitlerimizin Kanını Yerde Bırakmadık, Bırakmayacağız

Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz, bayrağımız, vatanımız, devletimiz saldırı altındayken; ‘hadi yavrum git, ya gazi ol, ya şehit’ diyerek evlatlarını vazifeye gönderen tüm annelerin ellerinden öpüyorum. Şehitlerimiz, tarihe altın harflerle kazınan bir mücadelenin sembolü olarak anılacaktır” dedi.

 Sorgun Kent Meydanı’ndaki açılış töreninde halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Savaşı’nın sembol ismi Kınalı Hasan’ın hemşehrilerine gönül dolusu selamlarını ilettiğini söyledi. Yozgat’ta önemli ve kökleri eskilere dayanan bir kına kültürü olduğunu bildiğini ve bunların içinde üç durumda yakılan kınanın ayrı yeri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birincisi; kurbanlık koça kına yakılır ki hak yoluna adandığı belli olsun. İkincisi; gelin olup evden çıkan kıza kına yakılır ki erine, evine, çocuklarına bağlılığının nişanesi olsun. Üçüncüsü de; askere giden delikanlıya kına yakılır ki gerektiğinde vatanı uğruna kurban olsun” dedi.

“BUGÜN DE YOZGAT’TA KINALI HASANLAR EKSİK DEĞİLDİR”

Vatandaşların “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sesleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Evet, şehitler ölmez, ‘Allah yolunda ölenlere, öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler lakin siz bilemezsiniz.’ Evet, Kınalı Hasan 100 yıl öncesinin o puslu günlerinde anaların vatanları uğruna hayatını feda etsin diye gönderdikleri yüzbinlerce evladımızdan biridir.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünde Yozgat’ta kınalı Hasanların eksik olmadığını söyledi.

Geçen yıl Temmuz ayından bu yana gerçekleşen terör eylemlerinde Yozgat’ın şehadet mertebesine ulaşan 7’si polis, 3’ü asker olmak üzere 10 evladını toprağa verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yozgatlı polislerimiz Nuri Yazanel’i, Savaş Akyol’u, Haydar Çetin’i, Adem Cankurtaran’ı, Muzaffer Tufaner’i, Gökhan Osman Karaduman’ı, Yozgatlı astsubay ve uzman askerlerimiz Mehmet Koçak’ı, Nusret Atmaca’yı, Bekir Şimşek’i rahmetle anıyorum” diye konuştu.

“TEREDDÜT GÖSTERMEDEN VATAN HİZMETİNE KOŞAN TÜM EVLATLARIMIZIN ALINLARINDAN ÖPÜYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazını Sorgun’da kılma arzusunda olduğunu, ancak dün Şefaatli ilçesinden polis memuru Osman Belkaya’yı Şırnak’ta şehit verdiklerini belirterek, “Şehidimizin cenaze namazına katılabilmek, ailesine başsağlığı dileyebilmek için Cuma namazını Şefaatli’de kıldık. Buradan bir kez daha Osman Belkaya evladımıza, Osman’ımıza, tüm şehitlerimizin ailelerine, sevdiklerine ve milletimize başsağlığı diliyorum” şeklinde konuştu.

Temmuz ayından bu yana terörle mücadele sırasında ülke genelinde verilen şehit sayısının 300’ü geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Tabii teröristlerin yurt içinde ve yurt dışında verdikleri kayıplar bunun en az 10 katı. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız. Her birinin acısını her an yüreğimizde hissetmekten de kendimizi alamıyoruz. Milletimiz, bayrağımız, vatanımız, devletimiz saldırı altındayken; ‘hadi yavrum git, ya gazi ol, ya şehit’ diyerek evlatlarını vazifeye gönderen tüm annelerin ellerinden öpüyorum. Annelerin ayaklarının altı niye öpülür, neden? Rabbim cenneti niye annelerin ayaklarının altına serdi? İşte bunun için. Bak babaların ayakları altında değil. ‘El-cennetü tahte-akdâmi’l-ümmehât.’ ‘Cennet annelerin ayakları altındadır.’ Öyleyse annelerin kıymeti farklı. Onun için de ölürsem şehit, kalırsam gaziyim diyerek tereddüt göstermeden vatan hizmetine koşan tüm evlatlarımızın alınlarından öpüyorum.”

Kur’an-ı Kerim’de şehitler için; “Onlara ölü demeyin, hiç şüphesiz onlar diridirler” buyruğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kınalı Hasan’ı ve onun yolundan gidenler 100 yıl sonra bile gıptayla yâd ediliyorsa, bugünkü şehitlerin de aynı şekilde tarihe altın harflerle kazınan bir mücadelenin sembolü olarak anılacağının altını çizdi.

“BİZİ BÖLEMEYECEKLER”

“Türkiye; bizim bir Rabia’mız var, Rabia’mız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun birincisi; tek millet, biz tek milletiz, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Roman’ıyla, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla tek millet, 79 milyon tek millet. Bizi bölmek isteyenler, o ayrımcılar buna muvaffak olamayacaklar, çünkü biz yaratılanı Yaratandan ötürü sevdik, onun için bizi bölemeyecekler. Biz kimseyi makamından, mevkiinden, parasından, pulundan dolayı sevmiyoruz ki, bizi Yaratan onları da yarattığı için seviyoruz; farkımız o” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikincisinin ise tek bayrak olduğunu vurguladı. Türk Bayrağı’nı göstererek, “Bundan başka bayrağımız var mı?” diye halka soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili Sorgunlular, sevgili Yozgat; bu bayrak niye kırmızı? Çünkü rengini şehidimizin kanından alıyor da onun için. Dünyada eşi, benzeri yok; oradaki anlamı farklı. Hilal, neden? O da bağımsızlık mücadelesinin ifadesi. Ama bakın bir de orada ne var? Yıldız, o yıldız bilin ki her şehit bir yıldızdır. ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ İşte onun için ne diyoruz? Tek vatan diyoruz” diye konuştu.

“SADECE RABBİMİZE KULLUK EDERİZ”

780 bin kilometrekareyle tek vatan olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı zavallılar çıkmış operasyon yapmak istiyorlar. Ya siz ne zannediyorsunuz bu toprakları, ne zannediyorsunuz? Bu topraklar kuru bir toprak değildir, burada şehitlerimizin kanı vardır, onunla yoğrularak tek vatan olmuştur; farkımız budur. Ve dördüncüsü; işte Rabia, tek devlet. Devlet içinde devlet yok, ne paralel devlet, ne de bu ayrımcılar. Pensilvanya’dan beddualar sallıyor, ne oldu, hangisi tutuyor? Tutmaz ya, tutmaz. Samimi değilsin, dürüst değilsin, bu toplumu, bu milleti, bu ümmeti parçaladın ve iflah olmayacaksın. Bu devletin içerisinde, bu milletin içerisinde temenni ederim ki yanlış istikamette gidenler de bu yanlışlarından vazgeçerler, bilmiyorlar, hala işin hakikatini bilmiyorlar. Bizim Allah’tan başka ubudiyet görevini yerine getireceğimiz bir güç yoktur. Biz sadece Rabbimize kulluk ederiz, kula kulluk etmeyiz, bunun böyle bilinmesi lazım. Ama bakıyorsunuz o dediyse doğrudur, o söylediyse doğrudur mantığıyla hareket edenler var” şeklinde konuştu.

TERÖRLE MÜCADELEDE KARARLILIK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yollarının bir asır önce ezanı susturmamak, bayrağı indirmemek, milletin onurunu çiğnetmemek için 7 düvele karşı silahından ziyade yüreğiyle mücadele veren ecdadın yolu olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yolumuz, Sultan Alp Arslan’ın, Kılıç Arslan’ın, Osman Gazi’nin, Fatih’in, Yavuz’un, Çanakkale şehitlerinin yoludur. Kurtuluş Savaşı’mızı vererek bizler son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni armağan eden Gazi Mustafa Kemal’i, kurucu Meclisimizin tüm mensuplarını, o kutlu mücadelede yer alan tüm kahramanları tazimle yâd ediyorum. Bölgemizde yaşanan istikrarsızlığı, ortaya çıkan krizleri fırsat bilmek suretiyle Türkiye’nin birliğine, beraberliğine, bütünüyle İstiklal Marşı şairimizin Mehmet Akif Ersoy’un şu veciz şiiriyle cevap vermek istiyorum: ‘Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki Hakk yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.’ Evet, kararlı bir şekilde yolumuza inşallah devam edeceğiz. ‘Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun, Meğerki harbe giden son nefer şehit olsun.’ Olay bu, kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ve şunu iyice bilmenizi istiyorum: Terörle mücadelede son ana kadar Silahlı Kuvvetlerimizle, polisimizle, köy korucularımızla sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

“YOZGAT’IN GÖNLÜMDE AYRI BİR YERİ VAR”

Yozgat’ın gönlünde ayrı ve farklı bir yeri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için Yozgat’a her fırsatta gelmek için gayret gösterdiğini sözlerine ekledi. Yozgat ziyaretinin bu defa biraz uzadığını ve aradan bir buçuk yıl geçtiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rahmetli Neşet Ertaş gibi gayrı dayanamam ben bu hasrete deyip ilk fırsatta Yozgat’a geldik. Sorgun’a yıllar önce verilmiş sözüm var, şimdi de bu sözü inşallah yerine getiriyoruz. Gelip geçerken uğramak şeklinde değil doğrudan Sorgun’un misafiri olmaya geleceğim demiştim. İşte buradayız, Sorgunlularla beraberiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak Belediye Başkanlığını ziyaret ettiğini ardından vatandaşlarla hasbihal etmek ve toplu açılış törenini gerçekleştirmek üzere Sorgun’da olduğunu kaydetti. Sorgun’un ardından Yozgat’a geçeceğini ve Bozok Üniversitesi’nin şahsına fahri doktora unvanı tevdi edeceği törene katılacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha sonra Yozgat Anadolu Kız İmam Hatip Lisesini, ardından Valiliğimizi ve Belediyemizi ziyaret edeceğim. Programımızı tamamladıktan sonra önce Ankara, ardından da İstanbul’a geçeceğim” diye konuştu.

YOZGAT’A YAPILAN YATIRIMLAR

Yozgat’a giderken eli boş gitmek istemediklerini, tamamlanan hizmetlerin toplu açılışını yapmak ve yeni müjdeleri Yozgat Sorgun’dan duyurmak istediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün burada toplam yatırım tutarı 321 milyon lira olan 30 kalemde 74 ayrı projenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Eğitimde son 3 yılda şehrimize kazandırılan toplam 354 adet dersliğin, 500 öğrenci kapasiteli pansiyonun, 1 spor salonunun, 574 yataklı öğrenci yurdunun açılışlarını resmen buradan yapıyoruz. Bozok Üniversitemizin Rektörlük Hizmet Binası, Mühendislik Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Tarım ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, arıtma tesisi, teknopark binalarının resmi açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, TESKOM Sarıkaya Fizik ve Rehabilitasyon Yüksekokulu YÖK’te Genel Kurul’da onaylandı, bunu da bu vesileyle duyurmak istiyorum. TOKİ 585 konut, ticaret merkezi, cami, altyapı ve çevre düzenlemesi projelerini tamamladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın çeşitli içme suyu projelerini, parkları, İl Hizmet Binasını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız İl Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Merkezi Hizmet Binasını, Kültür ve Turizm Bakanlığımız iki ayrı restorasyon çalışmasını, ÇEDAŞ 7 ayrı elektrik altyapı projesini, Orman ve Su İşleri Bakanlığımız yol yapımı, ağaçlandırma ve toprak muhafazası projelerini hayata geçirdi; bunların da açılışlarını bugün buradan yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ESER VE HİZMETLERİN YOZGAT’A HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sorgun’un doğu yönündeki ulaşımı bakımından çok önemli bir kavşak olan ve 24 milyon liralık yatırım bedelli Çekerek yol ayrımı köprüsünün açılışını da bugün yaptıklarının müjdesini verdi. Akdağmadeni, Şefaatli belediyesinin sebze halini, hizmet binasını, mezbaha, aile yaşam merkezi gibi eserlerin açılışını da yine bugün buradan gerçekleştirdiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Tüm bu eser ve hizmetlerin Yozgat’ımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Bu eserlerin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum. Yozgat’ın ülkemizin en çok göç veren şehirlerinden biri olduğunu biliyorum. Göçü önlemenin yolu nedir? İnsanların hayatlarını burada devam ettirecek işleri bulabilmelerini sağlamak. Onunla birlikte hayat kalitelerini yükseltecek hizmetleri gerçekleştirmektir. Eskiden ülkemizde her iş gibi yatırım da sadece kimden beklenirdi? Devletten. Devlet elbette temel altyapı yatırımlarını yapmakla, temel hizmetleri getirmekle mükelleftir. Nitekim geçtiğimiz 13 yılda Türkiye’nin 81 vilayeti gibi Yozgat da bu bakımdan çok büyük hizmetlere ulaştı. Eğitimde 2 bine yakın derslik yaptık. Bozok Üniversitesi’ni biz kurduk biz. Aralık ayında bin yatak kapasiteli, önümüzdeki yıl bin 50 öğrenci kapasiteli iki yeni yurdu daha hizmete alarak Bozok Üniversitesini tercih eden evlatlarımızın barınma sorunlarını büyük ölçüde çözüyoruz.” 2017 yılında hizmete girecek olan 475 yatak kapasiteli şehir hastanesinin ve 250 yatak kapasiteli Sorgun Devlet Hastanesi’nin dahi başlı başına bir devrim olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha ilçelerdeki diğer hastaneleri, sağlık evlerini, ağız ve diş sağlığı merkezlerini, toplum sağlığı merkezlerini, diğer hizmetleri saymıyorum” diye konuştu.

YOZGAT’A HAVALİMANI PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu konutta Yozgat’a 6 bin 60 konut projesiyle başladıklarını, bunların 5 bin 224’ünün teslim edildiğini ve kalanların inşasının da süratle devam ettiğine dikkat çekti. 2002 yılında Yozgat’ın tamamında 44 kilometre bölünmüş yol olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Yozgat’ta 374 kilometre bölünmüş yol olduğunu söyledi. Bölünmüş yolların kalitesiyle ilgili sorunların olduğunu bildiğini ve bu konuda ciddi bir çalışma yürütüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların da peyderpey çözüleceğini belirterek, “Ayrıca pek çok güzergâhta değerli kardeşlerim; 340 milyon liralık yatırımla yeni yol çalışmaları devam ediyor. Yozgat’ın ulaşım altyapısı için bugüne kadar yaklaşık 2,5 katrilyon lira harcandı” dedi.

Yozgat’a Havaalanı müjdesini de veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şimdi beklediğinize geliyorum, bu da havalimanı meselesi. Yozgatlı kardeşlerimin havalimanı konusundaki taleplerinde kayıtsız kalmadık. Sayın Adalet Bakanımızın takibiyle meseleyi hızlandırdık ve nihai aşamaya getirdik. Gerek Sayın Başbakan, gerek Sayın Ulaştırma Bakanımız, Adalet Bakanımızın da, milletvekillerimizin de bu talepleri karşısında ve geçtiğimiz haftalarda ilgili bakanlarımızla birlikte geldiler, son incelemeleri yapıp sizlere müjdesi verdiler. Bugün ben de Yozgat havalimanımızın hayırlı olmasını diliyorum. Yılda 2 milyon yolcu kapasiteli havalimanımız Yozgat ile Sorgun arasında Fakıbeyli Köyü yakınlarında inşa edilecek. Etüt çalışmalarının bir bölümüyle ÇED raporu tamamlandı. Kesin proje ve metraj çalışmalarının ardından bu yıl içinde yapım ihalesine çıkılması planlanıyor. Sizler adına havalimanımızın inşasının takipçisi olacağımı bilmenizi istiyorum.”

ANKARA-SİVAS HIZLI TREN HATTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer önemli ulaşım projesinin de hızlı tren olduğunu, Ankara-Sivas hızlı tren hattı projesinin inşasının da devam ettiğini anımsattı. Ankara-Sivas hızlı tren hattı projesinin toplam 7,5 milyar lira yatırım bedeli ile önemli bir proje olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Projede gecikmeler yaşandığının farkındayım. Biliyorsunuz doğumlarda bile erken doğum, geç doğum olabiliyor, burada da böyle bir durum var. Ama proje güzergâhı çok zorlu geçişleri içeriyor. Kırıkkale-Sivas kesiminde yüzde 81’lik ilerleme sağlandı. Kırıkkale-Kayaş arasının ihalesi de yapıldı. Yerköy-Sivas hattı üzerinde uzunluğu, burası çok önemli; 18 kilometreye yaklaşan tam 9 tünel bulunuyor. Sadece Akdağmadeni Tüneli 5 bin 120 metre uzunluğunda. Bu ne demek biliyor musunuz? Kardeşlerim dağları deldik dağları. Biz Ferhat’ız Ferhat. İşte Şirin, karşımızda Şirin, bizim bu millete aşkımız var dedik ya. Ve bu aşkımızın gereği için dağları deldik. Bu kolay iş değil tabii, buna rağmen çalışmalar hızla sürüyor. İnşallah 2018 yılında Sorgunlu kardeşlerim buradaki istasyondan hızlı trene binecek isterse Sivas tarafına, isterse Ankara üzerinden İstanbul’a, Konya’ya, Eskişehir’e, yapıldığında Kayseri ve Aksaray hızlı tren güzergâhları üzerinden Mersin, Antalya, velhasıl Türkiye’nin dilediği her yerine gidebilecek. Tabi böyle önemli, hayati projeler bir yerde de takdir edersiniz ki sabır istiyor. Sizlerin de gördüğü gibi inşallah, hani Ferhat diyor ya, çoğu gitti azı kaldı. Çoğu gitti azı kaldı” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hizmetlerin önemli olduğunu ancak göçün önüne geçmek için yeterli olmadığını belirterek, vatandaşların doğdukları yerde hayatlarını sürdürebilecekleri iş ve aş imkânlarını oluşturmak durumunda olduklarını kaydetti.

“YOZGAT’I İSTİHDAM BAKIMINDAN DAHA CAZİP BİR ŞEHİR HALİNE GETİRMENİN ÇABASI İÇİNDEYİZ”

Yozgat’ın uzun yıllar kamu yatırımlarından mahrum kalmış bir şehir olarak altyapıyla ilgili mağduriyetlerini büyük ölçüde giderdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Şimdi Yozgat’ı istihdam bakımından daha cazip bir şehir haline getirmenin çabası içindeyiz. Bunun için üniversitemizi yeni fakültelerle, yeni bölümlerle güçlendirmeliyiz. Hukuk fakültesinin kuruluşuyla ilgili karar Bakanlar Kurulumuzdan çok yakında çıkıyor. Üniversitemiz genişlerken Sorguna da bir Veterinerlik Fakültesi yakışır değil mi? Şu anda Sorgun’un 32 bin büyükbaş, 24 bin küçükbaş hayvan varlığı bulunuyor. Türkiye’nin en önemli hayvancılık merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Sorgun’u veterinerlik fakültesiyle de buluşturarak bu konuda marka bir ilçe haline getirmek istiyoruz. Biraz sonra üniversitede katılacağımız programda Sorgunluların bu talebini Rektörümüzle de paylaşacağım, kendisine bu yönde tavsiyelerimi ileteceğim. Yozgat’ın hayvancılık desteklerinden daha fazla yararlanabilmesi için, et hayvancılığı ve süt hayvancılığı noktasında kurumumuzun tesislerinde süt alımına en kısa sürede başlanabilmesi için de gereken bir çalışmada, her tür çalışmada yanınızdayım, sizlerle birlikteyim.”

Şehrin ikinci organize sanayi bölgesinin Yozgat-Sorgun arasında kurulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu organize sanayi bölgesi hem havalimanıyla entegre olacak, hem de Sorgun’un hayvancılık potansiyelini daha ileriye taşıması için gereken tesislere inşallah ev sahipliği yapacak. Modernize edilen yük treni hatlarını da bu fotoğrafa ilave ettiğimizde, karşımıza Yozgat’ın, Sorgun’un göç sorununu çözmek için ihtiyacımız olan istihdam konusunda önemli bir fırsatın çıktığını görüyoruz. İnşallah termal sıcak su imkânlarıyla, maden potansiyeliyle, tarımıyla, ticaretiyle Sorgun aynı şekilde 2023 Türkiye’sinin parlayan yıldızlarından biri haline gelecektir. Türkiye’nin 2023 hedeflerini gerçekleştirmesine nasıl 7 düvelin gücü yetmeyecekse, Yozgat’ın yıldızının parlamasına da kimse engel olamayacaktır. Şimdi bunun için var mıyız daha çok mücadele etmeye? Var mıyız yüreğimizle ve bileğimizle memleketimize, ülkemize sahip çıkmaya? Var mıyız şehitlerimize, gazilerimize, ecdadımıza layık olmak için gece-gündüz çalışmaya? Allah heyecanınızı, birliğinizi, beraberliğinizi daim etsin” ifadelerini kullandı.

“HENDEKLERİ AÇANLAR BEDELİNİ ÖDÜYOR”

Ezan’ın okunması üzerine konuşmasını kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ezanın okunmasının ardından, “’Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Bu bizim İstiklal Marşımızın adeta omurgası mı? Omurgası. Ve karşıya arkadaşlar bayağı üzerinde çalışarak enteresan bir şey yazmışlar, bütün Güneydoğu’da o güzelim sokakları, caddeleri, altyapısı olmayan yerleri devletin araç-gereçleriyle ne yaptılar? Çukurlar, hendekler kazdılar. Fakat burada enteresan bir buluşma var ‘kutile ashâbul uhdûd’ diyor, hendek sahipleri helak edildi. Şimdi de hendek sahipleri helak ediliyor mu? Bitti, bu kadar. Ne yaparlarsa yapsınlar o hendekleri açanlar, oradaki benim Kürt kardeşlerime oraları zindan edenler bunun bedelini ödüyor, ödeyecek ve sonuna kadar bu devam edecek. Çünkü biz bir şeye inanmışız, nedir o? Bak onu da güzel seçmişler, innâ fetahnâ leke fethan mubînâ, muhakkak ki biz sana açık bir fetih verdik; olay bu. İnşallah gönülleri fethede fethede geldik mi? Devam ediyor muyuz? Ve devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz dünyaya sesleniyoruz; dikkat edin diyorduk, bak yanlış yapıyorsunuz. Biz damdan düştük, biz bedel ödedik, yanlış yapıyorsunuz. Ama bunlar bölücü terör örgütünün mensuplarına Avrupa Konseyi’nin yanında çadır kurduruyorlar, oraya teröristlerin resimlerini astırıyorlar, çadıra da paçavralarını dalgalandırıyorlar. Ne oldu? Bak iki gün sonra ne oldu? Alma mazlumun ahını… Böyle. Yazık oldu o insanlara. Bu tür aciz yönetimler, işte Gaziantep’te biz yakaladık, deport ettik gönderdik, beyefendiler teröristte kalktılar gereken uygulamayı yapmayıp serbest bıraktılar. Hadi bakalım, şimdi verin hesabını” diye konuştu.

“TERÖR SADECE BELLİ BİR ÜLKENİN DEĞİL TÜM DÜNYANIN SORUNU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör sadece belli bir ülkenin değil tüm dünyanın sorunu olduğuna dikkat çekti. “Yozgat’ı anlamayan bizi anlamaz, bizi anlamayan da Yozgat’ı anlamaz. Yozgat’ı anlamak için, mesela Yozgat türkülerini az çok bilmek lazım” dile konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yozgat türkülerini söylemek tabii o da her babayiğidin kârı değil. Bunun için ses olacak, gırtlak olacak, bilgi olacak, maharet olacak, en önemlisi de aşk olacak aşk. Ancak tüm bu vasıflara sahip bir sanatçı Yozgat türkülerini hakkıyla icra edebilir. Yozgatlı Hüzni Baba, ‘Derdimi ummana döktüm, sonra sayıştık’ dermiş. Bu söz ülkemizin şu anda karşı karşıya bulunduğu durumu gerçekten çok iyi anlatıyor. Evet, bizim derdimiz çok ve büyük, ama aynı zamanda biz de büyük ve güçlü bir milletin nesiyiz? Mensubuyuz ya. Bozok Yaylası’nın yiğit evlatları var, oldukça yiğit evlatları var. Evvel Allah kimse Türkiye’nin bileğini bükemez, sırtını da yere getiremez. Milletimiz bu şekilde yanımızda oldukça ne terör örgütü, ne şu devleti, ne bu gücü bize galebe çalabilir. Ne Türkiye yolundaki yürüyüşümüzü önümüze çıkarılan engellerin tepesine basa basa devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz. Çünkü görüyorum ki Yozgat bizimle, Yozgat evvel Allah tüm halkıyla beraber. Sabahınan esen seher yeliyle güne başlayan Yozgatlı, benim dert çekmeye dermanım mı var der, ama memleketi için, ülkesi için, milleti için her yükün altına girmekten de çekinmez” dedi.

Türkiye’nin başı ne zaman dara düşse Yozgatlının çağrı beklemeden, hemen vazifeye koştuğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kınalı Hasan’ın annesi evladının şehadet haberini aldıktan sonra ardından şöyle bir ağıt yakmıştır, onu biliyorsunuz değil mi, biliyor musunuz? Analar siz söyleyin biz dinleyelim. Neydi o? “Bir aslan büyütüp asker eyledim. Saçları kınalı harbe yolladım. Kuzum deyip kanak gibi çağladım. Çık da gel yara mı sar komutan paşa.” Rabbimden tüm milletimizle birlikte Yozgat’ımızı, Yozgatlılarımızı korumasını temenni ediyorum. Bir kez daha açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin Yozgat’ımıza, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Bugün bize misafir ettiğiniz, bağrınıza bastığınız için siz Sorgunlu kardeşlerime de şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun” diye konuştu.

“Teröristlerle Birlikte Yol Yürümeye Kalkarsanız, O Terörist Eninde Sonunda Silahını Size de Çevirir”

Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından Fahri Doktora unvanı verilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada geçtiğimiz günlerde Belçika’ya yaptığı terör uyarısını hatırlatarak, “Aynı ikazı PYD terör örgütü değildir inadı içinde olan diğer ülkelere de yapıyorum. Belçika’da eylem yapan canlı bombaların DAEŞ mensubu olması kimseyi aldatmasın. Çıkar çatışması içine girildiği an, bölücü örgütün farklı harflerle kendini ifade eden yapılarından herhangi birinin mensubu da benzer eylemi bir Avrupa, Amerika veya Rusya şehrinde yapabilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yozgat Akdağ Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İktisat Politikası Fahri Doktora” unvanı takdim törenine katıldı.

Konuşmasına, kendisine verilen fahri doktora unvanı dolayısıyla üniversite yönetimine teşekkürlerini ileterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin kuruluşunun Başbakanlığı dönemine isabet etmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Yeni kurulan üniversiteleri lüzumsuz addedenlere şu anda 13 bini aşkın öğrencisinin olduğu böyle bir üniversitenin aslında en güzel bir cevap olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani üniversiteye gelen değil üniversitenin gençlerin ayağına gittiği bir süreci başlatması sebebiyle bunu çok çok önemsiyorum” dedi.

SORGUN’A VETERİNERLİK FAKÜLTESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bozok Üniversitesi geldiği yerin önemli olduğunu ancak Yozgat için yeterli olmadığını belirterek, “Az önce Rektörümüzün yakındığı dert, yani 20 bin dönüm gibi bir arazi konusu, bu da yine üniversitemiz için sorun değildir. Çünkü gelişmeye ve genişlemeye müsait bir çevre var. Bunları Adalet Bakanımızın da az önce bana ifade ettiği gibi bu gelişme burada mümkün dediler. Belediye Başkanımız da burada, onlar da işin imar çalışmalarını süratle yapmak ve böylece de bu gelişme, bu genişleme rahatlıkla yapılabilir. Yeter ki mesele üniversite olsun, üniversite olduktan sonra gerisi teferruattır. Biraz önce Sorgunlu kardeşlerimle Veterinerlik Fakültesi’nin ilçemize yakışacağı konusunda mutabık kaldık. Bu talebi üniversite yönetimimizin de dikkatine sunacağımı orada söyledim. Az önce sizlerin de ifadesinde öyle zannediyorum ki burada verdiğimiz söz inşallah Üniversite Senatosunda da tecelli edecektir, hayırlı olsun diyelim” dedi.

“BOZOK ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE’DE SAYGIN ÜNİVERSİTELER ARASINDAKİ YERİNİ ALACAKTIR”

Gerek büyükbaş hayvancılıkta, gerek küçükbaş hayvancılıkta Yozgat ve ilçesi Sorgun’un önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyleyse bunu bilimsel noktada da iyi bir konuma taşımak için önemli adımları atmamız gerekir diye düşünüyorum. Diğer yandan Hukuk Fakültesi’nin kuruluşuyla ilgili işlemlerin sonuçlanmak üzere olduğunu biliyorum, bunu zaten Adalet Bakanımız da yakından takip ediyor. Kuruluşu tamamlanan, ancak henüz öğrenci almayan okullarımız var. Sadece fakülte kurmak, yüksekokul açmak elbette yetmez. Bunların akademik ve teknolojik olarak güçlü bir altyapıyla teçhiz edilmesi de şart. Aynı şekilde bilimsel araştırmalara, projelere, yayınlara ve benzeri çalışmalara ağırlık verilmesi de gerekiyor. Tüm bunları gerçekleştirdiğimizde Bozok Üniversitesi sadece bölgesinin değil ülkemizin önde gelen üniversiteleri arasına girecektir, bundan hiç şüphem yok. Bozok Üniversitesi Türkiye’de saygın üniversiteler arasındaki yerini alacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite yönetiminin bir vizyon işi olduğunu belirterek, Bozok Üniversitesi’ni Türkiye’nin ilk 20, ilk 10 üniversitesi arasına sokmak gibi bir hedef olmaması durumunda, bulunduğu yeri muhafaza etmesinin mümkün olmayacağını dile getirdi.

Bugün Türkiye’de 193 üniversite bulunduğu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu yola çıkarken 76 üniversiteyle çıktık ve 76 üniversiteden sonra artış devam ederken bizim asıl hedefimiz şuydu; 76 üniversiteyle biz kaç vilayette varız? Ülkemizin neredeyse üçte biri gibi. Fakat benim Muş’taki, Hakkâri’deki bir gencim acaba üniversiteye girmek isterse nasıl girecek? Ailesinin mali imkânları bunun için yeterli mi? Gidip gelebilecek mi? Bu şartlar var mı? İstanbul’a, Ankara’ya nasıl gelip gidecek? Orada kalma imkânları falan var mı? Düşünün, bundan 20 yıl öncesini düşünün. Bizim üniversite öğrencilik yıllarımızı düşünüyorum, heyhat nerede, mümkün değil. Ama şimdi artık Hakkâri’deki öğrenci benim şehrimde üniversitem var diyor.

“HAKKÂRİ HAVALİMANI’NI HAVAN TOPLARIYLA TAHRİP ETTİLER”

Üniversite inşa ederken bölücü terör örgütü mensuplarının, üniversitelerin cam ve çerçevelerini molotoflarla, taşlarla-sopalarla indirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selahaddin Eyyubi Havalimanı’nı yaptık Hakkâri’ye. Düşünebiliyor musunuz bu havalimanını havan toplarıyla tahrip ettiler ve dört tane müteahhit değişti orada. Yani havalimanını getiriyorsun Hakkâri’ye, orada kuruyorsun, İstanbul’la Hakkâri arasını 1 saat 40 dakikaya indiriyorsun, ama bunlar medeniyet, insani olmak, böyle bir anlayış yok ki. Orayı havan topuyla vesairesiyle dövdüğü gibi müteahhit firmaları da oradan 4 kez kaçırdılar. Biz buna rağmen Hakkâri’de Selahaddin Eyyubi Havaalanını bitirdik. Çünkü bizim bir derdimiz vardı. Yani eğer ben Tayyip Erdoğan olarak ülkemin dört bir yanına bir insan olarak gitmeyi arzu ediyorsam, Hakkâri’de yaşayan benim bir kardeşim de ülkemin dört bir yanına rahatlıkla gidebilme imkânına sahip olmalıdır, bunu başarmamız lazım” şeklinde konuştu.

81 İLE 193 ÜNİVERSİTE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 25 havalimanından şu anda 57 havalimanına ulaşıldığını belirterek, “Buralara bir azimle, bir gayretle geldik. Bütün bu adımlar atılırken de, dedik ki; 76 tane üniversitesi bu ülkeye yetmez. Biz 81 ilimizin her birine en az birer tane üniversite yapacağız dedik ve 193 üniversiteyi 81 vilayetimize yaptık. Bu tabii aynı zamanda bir inancın işi. Hep söylerim; gençler, başarının altyapısında inanmak var, başarının alt yapısında çalışmak var, başarının altyapısında araştırmak var, uygulamak var. Ondan sonra takip var, takip, takip. Ancak neticeye böyle ulaşırsınız” dedi.

Yozgat’ı hak ettiği yere getirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yozgat’a en büyük tehlikenin göç olduğunu bunu durdurmanın yolunun da yapılacak yatırımlardan geçtiğini kaydederek, bu şehre yapılan en önemli yatırımlardan bir tanesinin ise üniversite olduğunu söyledi.

“YOZGAT’I HAYAT KALİTESİYLE CAZİP BİR ŞEHİR HALİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

Yapılan yatırımlarla göçü engellemenin gayreti içerisinde olacaklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyleyse biz başta Yozgatlı iş adamları olmak üzere Yozgat’ı yatırımlarla bir çekim alanı haline getirmemizin de adımlarını atacağız. Benim Yozgatlı kardeşlerime sözüm var. Yozgat’ı sürekli göç veren bir şehir durumundan kurtarıp istihdamıyla, üretimiyle, hayat kalitesiyle cazip bir şehir haline dönüştüreceğiz. Bu mücadelede üniversitemize tabii çok önemli görev düşüyor. Rektörümüzden, hocalarımızdan ve idari personelimizden bu doğrultuda çok daha fazla gayret ortaya koymalarını bekliyorum” diye konuştu.

“BU TOPRAKLARI KIYAMETE KADAR VATANIMIZ OLARAK MUHAFAZA VE MÜDAFAA EDECEĞİZ”

Terör olaylarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çok yoğun bir terör saldırısı altında olduğunu vurguladı. Türkiye’ye yönelik terör eylemlerinin sadece bölgenin dinamikleriyle ilgili olmadığını, aynı zamanda küresel güç mücadelelerinin yansımalarını da içinde barındırdığını gayet iyi bildiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Terörle ve terör örgütleriyle olan mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. İşte bugün Şefaatli ilçemizde bir şehidimizi daha toprağa verdik. Sadece Yozgat bu mücadelede asker ve polis olarak 10 şehit verdi. Burada Anadolu’ya geldiğimiz ve bu toprakları kendimize vatan olarak kabul ettiğimiz bin yıldır kesintisiz süren bir mücadeleden söz ediyoruz. Şairin dediği gibi, ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Yani kuru toprağa vatan diyemezsiniz. Hani belediyecilikte veya tapu kadastroda bir arazi vardır, bir de arsa vardır. Arsa olması için imardan geçmesi lazım, bir plan uygulaması görmesi lazım. Aksi takdirde orası arazi olarak, tarla olarak böyle götürür. Vatan olması için de, evet onun şehit kanıyla yoğrulması lazım. Bizim ay-yıldızlı bayrağımızın renginin kırmızı olması da tesadüf değildir. Bayrağımız rengini şehitlerimizin kanından alıyor. Bugüne kadar fedakârlıkla ve başarıyla yürüttüğümüz bu mücadeleyi Allah’ın izniyle ilelebet devam ettirecek, bu toprakları kıyamete kadar vatanımız olarak muhafaza ve müdafaa edeceğiz, bundan taviz yok. Son dönemde ülkemizi ve milletimizi hedef alan saldırıların bu derece artması, bu derece pervasız hale gelmesi, Türkiye’yi hedeflerinden kopartıp yeniden kendi içine kapatma amacına yöneliktir.”

“Düşünün şöyle 13 sene öncesini, 13 sene önce Türkiye’nin işte millî geliri 230 milyar dolar civarındaydı. Şu anda 700 milyar doların üstünde o civarlardayız; nerelerden nereye geldik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda kişi başına millî gelire bakarsak yaklaşık 10 bin dolar gibi bir rakamı yakalamış durumdayız. Ama bu Türkiye’ye yakışmıyor. Bunu bizim çok daha iyi bir konuma taşımamız gerekir. Taşır mıyız? Bu millet taşır. Yeter ki biz inanalım, azmedelim.”

“2023’TE DÜNYANIN İLK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HALİNE GELECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlarını, programlarını adım adım uygulamaya devam edeceklerinin altını da çizdi. 2023 hedefleri arasında ilk sırada dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri haline gelmek olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz G-20’ye girdik mi? Girdik. Dünyanın en büyük 17 ekonomisinden biri olduk mu? Olduk, nerelerden nereye geldik. Millî gelirimizi 2 trilyon dolara, kişi başına millî gelirimizi de 25 bin dolara çıkartacağız dedik; bunlar hedeflerimiz. Savunma sanayinde dışa bağımlılıktan kurtulacağız dedik, bu da bir hedef. Kendi uçağımızı, kendi uydumuzu, kendi yüksek teknolojiye dayalı ürünlerimizi üretebilen bir ülke olacağız. Orta ve ileri teknoloji ürünlerini Avrasya’daki üssü konumuna geleceğiz dedik. İhracatımızı 500 milyar dolara çıkartacağız dedik. Ve turizmden yılda en az 50 milyar dolar gelir elde etme hedefimiz. Cari açığı kapatma hedefimiz var. İşsizliği tek haneli rakama indirme hedefimiz var. Gelir dağılımını düzelterek yoksulluğu azaltma hedefimiz var. İstanbul’u her alanda en önemli bölgesel ve küresel merkezlerden biri haline getireceğiz dedik ve bu adımları attık. Yani inanmadıkları, olmaz böyle bir şey dedikleri bütün projeler gerçekleşiyor. İşte Marmaray projesi, buyurun şu anda Boğaz’ın altından Marmaray 2,5 yılda yaklaşık 125 milyon yolcu taşıdı. Hiçbir zaman herhangi bir aksama, şu-bu hamdolsun olmadı” şeklinde konuştu.

“26 AĞUSTOS’TA YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ’NÜN AÇILIŞINI YAPMAK İSTİYORUZ”

İnşasına devam edilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü 26 Ağustos’ta veya daha öncesinde açılışını yapmak istediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bunlar sıradan olaylar değil. Yani buna gelişmiş ülkelerin liderleri geldiği zaman, bunları gördükleri zaman, ya diyorlar ‘Türkiye kefeni yırtmış, Türkiye hızla gidiyor, ilk 10 içerisine bu ülke girer’ diyor. Başbakanlığımın en hareketli olduğu dönemlerde Kanal İstanbul dedim. Birileri dalga geçti, Kanal İstanbul nasıl olacak vesaire vesaire. Şimdi bir şeye inanmak dedim ya az önce, inandık, çalıştık, sağ olsun şu andaki Ulaştırma Bakanımla beraber buna kafa yorduk ve defalarca helikoptere bindik beraberce gittik-geldik, güzergâh takibi yaptık. Ve biz bunu yapar mıyız? Yaparız dedik. Kısa bir zaman sonra da ihalesi vesairesi yapılıp Karadeniz’i Marmaray’a bağlamak suretiyle; burada işin siyasi boyutuna girmeyeceğim, çünkü bu proje aynı zamanda siyasi bir projedir, sadece gelir kaynaklı, gelir amaçlı bir proje değil. Ama bununla aynı zamanda bu millet, Türk milleti bir tarih yazacak, yani biz bak karaları aştık buraya geldik. Zaman zaman söylüyordum, diyordum ki, ecdadım, dedemiz Fatih kadırgaları karadan yürüttü, biz de denizin altından şu anda modern Marmaray’ı yürüttük. İşte bu bir hedefti, inanmaktı, bu oldu” dedi.

AVRASYA TÜNELİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl Avrasya Tüneli’ni açacaklarının müjdesini de verdi. Marmaray’dan trenlerle geçildiğini, Avrasya Tüneli’nden de herkesin aracıyla denizin altından geçeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunu sıkıntısı aşılmakta zorlanan İstanbul trafiğini aşmak için yapıyoruz, o da yine Marmaray’ın biraz daha güneyinden, yine denizin altından bir dev proje. Bunları tabi yaparken bir şey daha söylemek zorundayım. Hani yine atalarımız der ya, hazıra dağ dayanmaz. Eğer siz millî bütçeden ben bunları yapacağım dersen, çoğu zaman yapamazsın. Aslolan nedir? Aslolan, siz bütçe oluşturabiliyor musunuz, çeşitlendirebiliyor musunuz, bunları çeşitlendirmek suretiyle acaba bu dev projeleri gerçekleştirebiliyor musunuz? İşte biz bunu yaptık. Bunu yaparken bazı arkadaşlarımız, dostlarımız olmaz dediler, biz olur dedik ve yaptık. O 25 havalimanın, hani 56-57 oldu dedik ya, bunların hemen hemen diğerlerinin tamamı devletin kasasından, kesesinden 1 kuruş çıkmadan yapılmış olan projelerdir. Şu anda aynı şekilde Yavuz Sultan Selim Köprüsü de öyledir, bizim cebimizden para çıkmıyor. Bakın şimdi dev bir proje 3. havalimanı İstanbul’da değil mi? 3. havalimanı İstanbul’da bizim cebimizden bir kuruş çıkmıyor, 12 milyar euroya mal olacak orası. Ama biz dedik ki, burayı 22 yıl, 23 yıl işleteceksin, ondan sonra da tekrar devlete teslim edeceksin. İş bilenin, kılıç kuşananındır; olay budur.”

“SURİYE ÜZERİNDEN ÜLKEMİZE YÖNELEN TEHDİTLERİN ASIL GAYESİ, BİZİ 2023 HEDEFLERİMİZDEN UZAKLAŞTIRMAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni enerji, ulaşım, haberleşme projelerini süratle hayata geçirerek Türkiye’yi çok güçlü bir altyapıya kavuşturacaklarını dile getirdi. Cumhuriyetin 100. yılı için tam 100 ayrı hedefi belirlediklerini ve ilan ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle hepsini de hayata geçireceğiz. Terör örgütlerinin sokaklara, evlere döşedikleri bombalar,  güvenlik güçlerimizle birlikte işte bu vizyonumuzu da hedef alıyorlar. Ankara’da, İstanbul’da patlayan canlı bombalar, oralardaki masum insanlarımızla birlikte bu hedeflerimize de zarar vermeyi hedefliyordu. Suriye üzerinden ülkemize yönelen tehditlerin asıl gayesi, bizi 2023 hedeflerimizden uzaklaştırmaktır. İnanın bana, Türkiye’nin bu kadar dayanıklı, bu kadar basiretli, bu kadar soğukkanlı olacağını bunlar hesaba katamadılar, onun için de bugün işler farklı istikametlerde gelişmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye gelen 3 milyona yakın mülteci için kimseden para istemediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Başbakanım o dönemde ve kapılarımızı açtık, bir taraftan çadır kampları kurduk, bir taraftan konteyner kentleri oluşturduk, bunları yaptık. Niye? Hamdolsun, gücümüz vardı, kuvvetimiz vardı, bugün de var gücümüz, kuvvetimiz. Çünkü biz göreve gelmeden önce, yani 2002’nin sonunda veren el değildik, o zaman alan eldik, ama şimdi veren el konumuna geldik, çünkü veren el alan elden hayırlıdır, bunu biliyoruz. Bakın 2014’ün rakamını söyleyeceğim size, dünyada donör ülkeler arasında biz ilk 3’ün içinde yer alıyoruz; bir, Amerika, iki, İngiltere, üç, Türkiye. 4,5 milyar dolar biz fakir ülkelere ne yapmışız? Destek vermişiz, biz böyle bir ülkeyiz. Eğer millî gelire göre hesaplarsak birinci ülkeyiz, hepsini geride bırakıyoruz. Onların cebinde bir şeyler var çıkmıyor. İşte şu anda, ‘yok 3 milyar euro yılda vereceğiz’, ‘Ondan sonra bir 3 milyar euro daha vereceğiz’ inşallah verirler. Fakat verseler de, vermeseler de biz ensarız, onlar şu anda muhacir, gereğini yapacağız.”

“Terör örgütü şehit ettiği askerlerimizle, polisimizle, korucularımızla, sivil vatandaşlarımızla, evet, bizim canımızı yakıyor” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama şundan emin olun, kendisi de bitmek üzere, güvendiği dağlar birer birer devrilmeye, arkasından çekilmeye başladı, evet. Yaşanan her hadise terör örgütünün gerçek yüzünü uluslararası kamuoyuna biraz daha açık bir şekilde gösteriyor, göstermeye de devam edecek” diye konuştu.

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ FARKLI KISALTMALAR ALTINDA DÜNYAYI ALDATMAYA ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  konuşmasında uluslararası kamuoyuna da seslenerek, “Bölücü terör örgütü adeta alfabedeki tüm harfleri tüketircesine sürekli farklı isimlerle, farklı kısaltmalar altında dünyayı aldatmaya çalışıyor. Hangi ismi, hangi kısaltmayı kullanırsa kullansın hepsi de aynı örgüttür. İster PKK olsun, ister KCK olsun, ister PYD olsun, ister YPG olsun, YPS, YBŞ, TAK, onlarla birlikte hareket eden DHKP-C olsun,  MLKP olsun. TKP-ML olsun, ne olursa olsun ülkemizde eylem yapan DAE

Ş, benzer yapılardaki örgütler olan El Kaide, Boko Haram,  Eş-Şaab, ne olursa olsun bunların hepsi de aynı insanlık düşmanı, demokrasi düşmanı, özgürlük düşmanı yapılardır; bunu böyle bilelim. Bunların dini, vatanı, ırkı, milleti yoktur. Günahsız bir insana eğer siz silah doğrultuyorsanız, sizin insanlıktan nasibiniz yoktur, yaptıkları ortada. Şayet siz, ‘PKK tamam, ama PYD terör örgütü değildir’ derseniz sadece kendinizi kandırmış olursunuz. Elimizde belgeler var, yani bunların başları bu belgelerde bu isimleri birlikte kullanıyor zaten. Geçen Sayın Barzani de biliyorsunuz yaptığı açıklamada bunların her ikisinin de aynı olduğunu kendisi açıkça söyledi. Bu örgütün mensupları da, biz de, bölgeyi bilen herkes de sizin bu tavrınıza güler ey dünya, ey Batı, sadece sizinle istihza ederler. Devekuşu gibi kafayı kuma gömmek ortadaki gerçeği değiştirmiyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmada Belçika Hükûmetini eleştirdiğini, “koynunuzda yılan besliyorsunuz, her an sizi de sokabilir” diye ikazda bulunduğunu anımsattı.Belçika’nın bugün bulunduğu durumun ortada olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Gaziantep’te yakalıyoruz, Belçika’ya iade ediyoruz ve Belçika bunu serbest bırakıyor. Buyurun, serbest bıraktığı kişiler işte bu felaketi, bu terör eylemini gerçekleştiriyorlar. Aynı ikazı PYD terör örgütü değildir inadı içinde olan diğer ülkelere de yapıyorum. Belçika’da eylem yapan canlı bombaların DAEŞ mensubu olması kimseyi aldatmasın. Çıkar çatışması içine girildiği an bölücü örgütün farklı harflerle kendini ifade eden yapılarından herhangi birinin mensubu da benzer bir eylemi herhangi bir Avrupa, Amerika veya Rusya şehrinde yapabilir. Şimdi Rusya zannediyor ki, ‘Moskova’da ben bunlara ofis açtırttım, bol bol da silah veriyorum’ bumerang gibi döner bir gün seni de vurur. Bunu da bilin” dedi.

“DİRAYETSİZ YÖNETİCİLERİN CEZASINI MASUMLAR ÇEKMESİN DİYE BU İKAZLARI YAPIYORUZ”

Ankara’da masum halkı hedef alan, eylem yapan örgütün, hiçbir insani ve ahlaki ölçüsü kalmamış bir yapı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Onlar için Ankara’yla Londra’nın, İstanbul’la Berlin’in, New York’la Moskova’nın farkı yok ki. Bu gerçeği görmek için ne çok derin istihbarat bilgilerine, ne de fiyakalı unvanlara sahip olmaya ihtiyaç yok, her şey tüm çıplaklığıyla ortada. Siz teröristlere şu veya bu gerekçe ile kucak açar, birlikte yol yürümeye kalkarsanız, o terörist eninde, sonunda silahını, bombasını size de çevirir. Biz sadece bölücü örgütle mücadelesi 30 yıla aşkındır süren, dünyadaki neredeyse tüm terör örgütlerinin hedefi durumunda bulunan bir ülkeyiz. Yani terör konusunda bizden daha iyi, daha gerçekçi, daha işe yarar tavsiye alınabilecek başka bir ülke bulamazsınız. Burada gelin sözümüze kulak verin diyoruz, terör örgütleri karşısında ilkeli bir duruş sergileyin diyoruz, kendinizi de kurtarın, bize de faydanız dokunsun diyoruz. Şimdi Avrupa’da birçok terörist var, 4 bin dosya teslim ettim ben Avrupa’da sadece bir ülkeye. Daha sonra hükümet başkanına dedim ki, bakın 4 bin dosya ben size verdim değil mi? Bakın o günden bugüne en ufak bir gelişme yok. Ne dedi bana biliyor musunuz? Dedi ki, o dosyaların sayısı şu anda 4500 oldu, hepsi yargıda. Sizin yargı bu kadar ağır mı çalışıyor dedim. Hani geciken adalet, adalet değildir diyordunuz, bize hep öyle söylüyordunuz, nedir bu yaptığınız? Ve şu anda onlar da yandım diyenlerden. Neyle? Mülteci konusuyla. Ama terör orada, vuracak, onları da vuracak. Yine bizim atalarımızın güzel bir sözü var, akılsız başın cezasını ayaklar çeker diye. Biz de dirayetsiz yöneticilerin cezasını masumlar çekmesin diye bu ikazları yapıyoruz.”

“DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ELDE EDİLMESİNİN YOLU TERÖR OLAMAZ”

Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu sıkıntılardan çıkış yolları ararken en büyük desteği üniversitelerden beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak bazı akademisyenlerin ve onları kollayan üniversitelerin, akıl almaz bir şekilde istismar ettikleri kavramlar üzerinden terör örgütlerinin yanında yer almayı tercih ettiklerini belirtti.

Bu tavrın bilimsellikle, özgürlükle, demokrasiyle, hakla, hukukla kesinlikle bir ilgisinin bulunmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünce özgürlüğünün, inanç özgürlüğünün elde edilmesinin yolu terör olamaz. Terör örgütünün yanında yer almak, ancak ideolojik bağnazlıkla, ideolojik körlükle izah edilebilir, çünkü terörün gözü kördür, bir defa bunu böyle bilmek durumundayız. Biz öyle dar görüşlü bir anlayışla olaylara yaklaşamayız ve böyle bir bağnazlık içerisindeki yaklaşım tarzını da akademisyenlerimize yakıştıramıyoruz. Ama biliyoruz ki, üniversitelerimizin sayıları 150 bine yaklaşan akademisyen içinde bu tür düşünce içerisinde olanların sayısı 3-5 bini geçmez ve geçmiyor. Aynı şekilde paralel devlet yapılanması ihanetinin içinde yer alan, bu örgüte sempatiyle bakan akademisyenlerimizin sayılarının da oldukça az olduğunu düşünüyorum. Fakat sütün içindeki kıl misali sayıları az da olsa bu kişilerin üniversitelerde sergiledikleri görüntü maalesef en çok bu kurumlara zarar veriyor. Ben buradan ülkesini ve milletin seven gelişmeleri sağduyulu bir şekilde değerlendirebilen, bilimsel ve kişisel ahlak sahibi akademisyenlerimize çağrıda bulunuyorum, sizler de düşüncelerinizi, tavrınızı, endişelerinizi gür bir sesle kamuoyuna duyurmalısınız. Bunu elbette öncelikle bilimsel çalışmalarınızla ve eserlerinizle yapacaksınız. Bununla birlikte, iç ve dış kamuoyuna bu ülkenin, bu milletin akademisyenleri tarafından da sahiplenildiğini gösterecek güçlü kampanyalar yürütmelisiniz. Burada kesinlikle siyasi bir tavırdan, siyasi bir pozisyon almadan söz ediyorum, bir Cumhurbaşkanı sıfatıyla söz ediyorum, bir siyasi partinin genel başkanı olarak konuşmuyorum. Ülkemizin ve milletimizin bekası söz konusu olduğunda, tıpkı Çanakkale’deki gibi akademisyenlerimizi en önde görmek arzusuyla bunları söylüyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Bozok Üniversitesi’nin Türkiye’nin 2023 hedefleri gibi ülkenin ve milletin geleceğine sahip çıkma konusunda da öncü ve örnek bir üniversite olacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yozgat Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi’ni Ziyaret Etti

Yozgat’taki temasları sırasında Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada “Benim başörtülü kızlarımın başörtülerinden niye korkuyorlardı? Katsayı engelini niye getirip de imam hatibin, meslek liselilerin önüne koydular? Bu bir yarış değil mi? Açın önünü koşsunlar ama maalesef bir neslin en az on yılını çaldılar. Ne oldu? Şimdi açıldı, yollar açıldı” dedi.

Yozgat Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, okulun bahçesinde kendisini bekleyen öğrencilere ve vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı.

“İNANCINA GÜVENMEYENLER İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKAR”

Konuşmasında, “Sizler yarınların güneş yüzlü çocuklarısınız ve o karanlık gecelerde sizler neler çektiniz biliyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Çocuklarımın neler çektiğini biliyorum, yeğenlerimin neler çektiğini biliyorum. Okulların kapısında nasıl sindirildiklerini yaşadım biliyorum ama sizi şimdi böyle görünce Elhamdülillah iftihar ediyorum. Şunu bilesiniz ki, inancına güvenmeyenler inanç özgürlüğünden korkar, düşüncesine güvenmeyenler düşünce özgürlüğünden korkar. Benim başörtülü kızlarımın başörtülerinden niye korkuyorlardı? Katsayı engelini niye getirip de imam hatibin, meslek liselilerin önüne koydular? Bu bir yarış değil mi? Açın önünü koşsunlar ama maalesef bir neslin en az on yılını çaldılar. Ne oldu? Şimdi açıldı, yollar açıldı.”

Öğrencilere, “Artık katsayı engeli var mı? Artık istediğiniz üniversitelere girebilecek misiniz?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi sizden Cumhurbaşkanınız olarak da başarı bekliyorum ve sizleri yarınların kutlu nesillerini yetiştirecek anneler olarak görüyorum. Hem bulunacağınız kurumlarda hem de evinizde her yönüyle. Çünkü unutmayın, Cennet, annelerin ayakları altındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Yozgat Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi’nde incelemelerde bulunarak, okul yönetiminden bilgi aldı.

Yozgat’taki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopterle Ankara’ya gitti.

YORUMLAR

İlgili Terimler :