Dolar : Alış : 7.4952 / Satış : 7.5087
Euro : Alış : 9.0457 / Satış : 9.0620
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya1°CKar Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11088 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sakarya’da da beş yıldızlı iftarlar devam ediyor

10 Haziran 2016 - 3 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Sakarya’da da beş yıldızlı iftarlar devam ediyor
Sakarya’da da beş yıldızlı iftarlar devam ediyor
Ramazan eğlence ayı değildir 
AHMET BERHAN YILMAZ”Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş ayı olarak müjdelenen ramazan ayında,

Kuran’ın ve orucun manevi iklimine inatla tertiplenen eğlence ve beş yıldızlı iftar davetleriyle, 

ramazanın başının, ortasının ve sonunun yeme, içme, eğlenme ayı olarak algılanmasına, anılmasına ve bu şekilde yaşanmasına sebep olanlar ve bunu kabullenenler…

İslam’a, ramazana nasıl bir ihanet ile anılacaklar ve ahirette bunun hesabını nasıl verecekler acaba?.”

 

ahmet_ozhan_5074

helal

Bazı belediyeler tarafından Ramazan ayına özel olarak düzenlenen eğlence programlarına teki gösteren STK’lar, Ramazan ayının, eğlence ayı değil ibadet ayı olduğunu vurgulayarak bu tür programlara son verilmesi çağrısında bulundular.

Ramazan ayına girilmesiyle birlikte, ülke genelinde bir çok belediye tarafından,  Ramazan eğlenceleri adı altında başlatılan programlara sert tepki gösteren STK temsilcileri, bu  tür programların Ramazan ayının maneviyatına zara verdiğini belirterek, bunlara son verilmesi çağrısında bulundular.

Belediyelerin yaptıkları sözde Ramazan eğlenceleri ile adeta İslam’ın kutsalları ile dalga geçildiğini belirten Peygamber Sevdalıları Platformu Akdeniz Bölge Koordinatörü Veysi Yumlu, bu tür etkiliklerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu söyledi.

Ramazan, eğlence ayı değil, ibadet ayıdır

Ramazan ayının eğlence değil, ibadet ayı olduğuna dikkat çeken Yumlu; “Bir çok yerde olduğu gibi Mersin Büyükşehir Belediyesinin Ramazan ayı boyunca “Ramazan Eğlenceleri” adı altında düzenlediği programları, İslam dini ile alay etme ve dalga geçme olarak görüyoruz. Çünkü Ramazan ayı, ibadet ve Kur’an ayı olarak görülmesi gerekirken tam tersine, bu programlar teravih ve iftar saatlerine denk getirilerek, halkın bu tür boş şeylerle zamanın geçirmesine neden oluyor.  İnsanların Ramazan ayında maneviyatlarını güçlendirmesi gerekirken, maalesef nefse hoş gelen hatta ve hatta nefsi azgınlaştıran etkinliklerin bu ayda yapılması, gerçekten kabul edilemez bir durumdur. Şu bilinmelidir ki Ramazan ayı eğlence ayı değil, bilakis  ibadet ayıdır. Bundan dolayı bir an önce bu belediyelerin, İslam’ın maneviyatına has bir şekilde, olgun ve ibadet ağırlıklı programlar yapmalarını tavsiye ediyoruz. Özellikle bu eğlence adı altında yapılan rezilliklere Sivil Toplum Kuruluşları olarak son verilmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Ramazan ayı, karnaval ayı değildir”

Ramazan ayının bir karnaval  ayıymış gibi gayri İslami program ve etkinliklerle geçirilmesinin tahammül edilemez olduğuunu belirten Diyanet Sen Mersin Şube Başkanı Ahmet Görgülü, bu ayın eğlence ve oyun ayı olmadığını belirtti.

Ramazan ayının özellikle nefis  terbiyesi için önemli bir ay olduğunun altını çizen Görgülü şunları söyledi:

“Hepinizin de bildiği gibi Ramazan ayı aşırı arzu ve ihtirasları engelleyen, sabrı öğreten, nimetin kadrini bildiren, nefsi terbiye eden  bir zaman dilimidir. Allahın rızasına ve sevabına nail olmak, kötü ahlaktan, çirkin davranıştan ve aşrı arzulardan arınmak gerekmektedir. Son yıllarda özellikle büyükşehirlerde Ramazan ayı farklı bir konsepte büründü. Yurdun pek çok yerinde “Ramazan Etkinlikleri”  “Ramazan Eğlenceleri” adı altında  gerçekleşen dine aykırı çeşitli faaliyetler yapılmaktadır. Ramazan ayı arınma ayı olması hasebiyle insanların günah işlenen ortamlardan daha fazla sakınması ve kaçınması gerekmektedir. Üzülerek ifade etmek gerekir ki bazı sorumsuz insanlar Sivil Toplum Kuruluşları ve belediyeler, Ramazan ayı ile karnaval kutlamalarını karıştırmaktadır. Türkülerle, şarkılarla, danslarla, kimi zaman meddah, oyun ve eğlence ile Ramazan gecelerini heba etmektedirler. Ramazan ayında düzenlenen ve  kültürümüzle, inancımızla bağdaşmayan programlara derhal son verilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Belediyelerin bu tür Ramazan eğlenceleri programına tepki gösteren  Mustazaflar Cemiyeti Mersin Şube Başkanı Ercan Fidan ise, belediyelerin bu tür etkinliklerdeki asıl amacının, halkı yozlaştırmak  olduğunu ifade etti.

“Ramazan ayında bu ahlaksız programlar kabul edilemez”

Bu tür programların Ramazan ayının maneviyatına zarar verdiğini belirten Fidan, “Ramazan ayı, sahuruyla, orucuyla, teravihiyle, mukabelesiyle, hatimleriyle maneviyat yüklü bir aydır. Bu ayda Müslümanlar, diğer on bir aya yetmesi için iman azığını doldurmalıdır. Çünkü Ramazan ayı ibadet ayıdır. Bu ayda Müslümanların uhrevi bir atmosferle  en güzel şekilde değerlendirmelidir. Fakat bazı belediyelerin özellikle sol zihniyetli belediyeler, bu ayda ‘Ramazan Eğlenceleri’ gibi programlarla insanların bu ayı anlamasına ve değerlendirmesine neden oluyor. Özellikle teravih namazlarında başlayan bu etkinliklerle, insanların teravih namazlarına gitmesine engel olunuyor. Mersin’de Büyükşehir Belediyesinin böyle bir program tertip etmesi kabul edilemez. İslami STK’lar olarak bu programları ve bunları organize edenleri şiddetle kınıyoruz.” diyerek tepkisini dile getirdi.

Ramazan eğlence ayı değildir 

“Dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak; sen Kur’an ile, kişinin, kendi kazancı yüzünden, Allah’tan başka bir dost ve şefaatçinin bulunmadığı ahirette tehlikeye düşmemesi için öğüt ver. Zira o kişi, bütün varlığını fidye olarak verse bile, kendisinden alınıp kabul edilmez. işte bunlar, kendi kazandıkları yüzünden tehlikeye girmiş kimselerdir. Nankör olmaları dolayısıyla onlar için kaynar bir içecek ve acı bir azap vardır.” (En’am, 70) 
Ramazan ayı şenlik ve şölenlere dönüşmeye başladı. Bu şölen ve şenliklerde de maalesef tüketim kültürü egemen. Sultanahmet, Eyüp gibi kitap fuarları, kitap fuarı olmaktan çıktı, sucuk ve döner fuarına dönüştü. Ramazan, kişilerin kendilerini sorgulayacakları, nefis muhasebesi yapacakları bir ay olmaktan çıktı. Ramazan ayı İstanbul’da Sultanahmet, Eyüp, Üsküdar şölenlerine, şenliklerine, başka illerde ve büyük ilçelerde de yine benzer şölen ve şenlik ayına dönüştü. Muhasebe yapılacak ay değil, stres atılıp eğlenilecek bir ay oldu. 
Maalesef bugün Ramazan ayı israfın en fazla yapıldığı ay. Bu ayda mutfak masrafları üçe beşe katlanıyor. İftar yemekleri muhteşem ziyafetlere dönüşüyor. Rahmetli Selahattin Özer abi Mehmet Soyalan’a verdiği bir röportajda şu sözleri dikkatimi çekti:
“Kendi evladım gibi sevdiğim bir kardeşim bizi ailecek iftara davet etti. Gittik. Yalnız başıma geleceğimi biliyorum. İftar için masaya oturduk. Masadaki yemekleri saydım. On dört çeşit yemek var. Hanım kızımız bunu için en az üç gün uğraşmıştır. Sonradan öğrendim öyle de olmuş. Kendi kendime düşünüp, konuşuyorum: “Bu sofra senin için, sana değer verildiği için üç gün çalışılarak hazırlanmış. Sakın bir şey söyleyip kalp kırma” diye kendimi frenlemeye çalışıyorum. Bir yandan da bir şey söylemesem kendi kendim ile çelişiyorum, Selahaddin Özer olmaktan çıkıyorum. Dayanamadım, evin beyine “Kusura bakma bir şey söyleyeceğim.” dedim. Özür dileyerek başladım, “bir daha böyle bir şey yapmayalım, bir daha beni çağıracak olursanız, “Üç çeşit dışında bir şey hazırlamanızı istemiyorum” dedim. Evin beyi “Ben de rahatsızım, hanıma söz dinletemedim, buyur sen anlat, senin gelinin sayılır.” dedi ve hanımını çağırdı. Aynı şeyi ona da söyledim. Aradan dört sene geçti, bir daha ne iftara çağırıldık, ne de iftara gelindi. Böyle bir durum söz konusu maalesef.” 
Ramazan eğlence ayı değil, ibadet ayıdır.
Ramazan şenlikleri düzenleyen laik devletin dindar belediyeleri, Allah’tan hiç mi korkmuyorsunuz diye sormak gerekir. 
Dini bir ayı, din dışı etkinliklerle süslemeye, insanları zevk ve sefaya sürüklemeye ve türlü hokkabazlıkların malzemesi haline getirmeye ne hakkınız var?
Bırakın Ramazanı, Ramazan’dan ve Müslüman insanları ifsat etmekten ellerinizi çekin, diye isyan edesi geliyor insanın. Canınız ne zaman isterse başka bir ay seçin ve istediğiniz eğlenceyi, istediğiniz şenlikleri o ayda düzenleyin. Ama dinin arınma ve kendini tutma, kendine gelme ayını oyuncak etmeyin. Hem kendinizi hem de ümmeti Muhammed’i rezil etmeyin.
Ramazan ayı, her müslümanın kendisini hesaba çekmesi gereken bir aydır. Kurumsal hatalar kadar, ferdi hatalar da maalesef bu ayda çok yaygın olarak yapılmaktadır. İbadet ve sevap kazanma yerine israf, ifsat ve günah kazanma daha öne çıkıyor. 
Sigara içenler burnundan soluyor, akşamı zor ediyor. Bazıları orucunu bile sigarayla açıyor. İftar vakti trafik felç oluyor, kazalar artıyor. Bir az geç yetişseniz evinize orucunuz ifsat olmaz korkmayın. Orucu asıl ifsat eden başkalarının hakkını gasbetmek, oruçlu ağızla kavgaya tutuşmak, kötü söz söylemek veya başkalarına zulmetmektir. 
Bilin ki Allah’ın sizin ne namazınıza ne orucunuza ihtiyacı yoktur. 
Onlara ihtiyacı olan biziz.
Orucu, bir gösteriye ve başkalarına dindarlık havalarına dönüştürmek de geleneksel olarak uydum kalabalığa orucu da insana bir fayda kazandırmaz.
Oruç bizi, öz değerlerimizle buluşturduğu, gözümüzü ve gönlümüzü Kur’an’ın rehberliği ile aydınlattığı ölçüde, ahlakımızı ve amellerimizi ıslah ettiği ölçüde makbuldür. 
Eğer Ramazan vesilesi ile Kur’an’ı anlayarak okuyor ve hayatımıza kılavuzluk etmesini sağlayabiliyorsak o oruç bize bir şeyler veriyor demektir.
Peygamberimizin buyurduğu gibi sırf bağlı olduğu için aç kalan develer gibi olmayalım.
İrademizi ilahi iradenin tercihine sunmanın vecdi içerisinde huzur dolu bir ramazan geçirmenizi ve ramazanla yanmanızı ve ramazana kanmanızı dilerim.
Ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun! 

Ramazan eğlence ayı değil ibadet ayıdır

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar