Dolar : Alış : 7.5939 / Satış : 7.6075
Euro : Alış : 9.0208 / Satış : 9.0371
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya16°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11380 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sakarya Ziraat Odaları”Sakarya’nın Birinci Sınıf Topraklarındaki Talan Durdurulmalı”

07 Kasım 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Sakarya Ziraat Odaları”Sakarya’nın Birinci Sınıf Topraklarındaki Talan Durdurulmalı”
Sakarya Ziraat Odaları”Sakarya’nın Birinci Sınıf Topraklarındaki Talan Durdurulmalı”

ziraat22Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısı  yapıldı.

Sakarya  Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı  Ziraat  Yüksek Mühendisi Hamdi Şenoğlu İl Koordinasyon Kurul  Toplantısı  açılış  konuşmasını  yaptı.

Sakarya  Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı  Ziraat  Yüksek Mühendisi Hamdi Şenoğlu”Sayın il koordinasyon üyeleri,il danışma kurulu üyeleri,meclis üyelerimiz,muhtarlarımız,delegelerimiz, sakaryanın sorunlarını daha güzel olsun diye savunan cefakar basın mensubu arkadaşlar;koordinasyon kurulu toplantısına  Çiftçim,meclisimiz adına hoş geldiniz der saygılar sunarım.

Vatan için ölen şehitlerimize Allahtan rahmet diler,Yaralılarımızada şifa dilerim.                                            İslam dünyasında akan bu kanın durmasını yerini barış ,huzur kaplamasını Allahtan dilerim.

Bu toplantıda odabaşkanlığına geldiğim 2007 yılından beri geniş anlamıyla meclis üyesi arkadaşlarla tarım için yaptıklarımızı anlatacağım.Gerçi bu toplantıda anlatacaklarımın , birkısmını basın yoluyla,bir kısmını toplantılarda sizlerle paylaşmıştım.Şimdi bunları bir arada toplamış olacağım.

ZİRAAT ODALARIN  GÖREV VE AMAÇLARINI SİZLERLE PAYLAŞAYIM;

Madde l- (Değişik: 3/6/2004-5184/1 md.) Ziraat odaları, bu Kanunda yazılı esaslar uyarınca meslek hizmetleri görmek, çiftçilerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, çiftçilik mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplin ve ahlâkını kollayıp gözetmek, çiftçilikle iştigal edenlerin meslekî hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

Bütün çalışmalarımızda bu amaca uygun hareket ettik.Kendimize bu maddeyi kılavuz edindik.

2007 yılında geldiğimizde depremden dolayı yıkılan odamızın yerinde bir prafabrikte çalışıyor,hemde çiftçimize ilaç,gübre,tohum satışı yapmaktaydık.

Odamız depremden çıkmış ,binası yıkılmış yaşam savaşı veren bir odaydı depremden sonra Genel Merkezden Eski Genel Başkan zamanında yardım adı altında 5000 TL verilmiş,daha sonra onun yardım olmadığını borç olduğunu öğrendik.

Daha sonra Adapazarı Büyük şehir belediyesi  tarafından yeşil saha yapılan odamız yeri eski yönetimince yapılan itirazlar sonunda bizim yönetime gelişimiz aynı döneme rastladı takibimiz sonucu yeşil sahadan kaldırıldı fakat eski imar durumuna göre % 50 düşüğü ile yapıldı. 2009 yılında şu anki  binamızı yaptık kullanmaktayız,Bina yapım sırasında genel merkezimizden japon hükümetinin deprem yardımı olarak gönderdiği paradan 206.000 TL yardım aldık.genel başkanımız Şemsi beye çok  teşekkür ederiz.

Geldiğimizde 95.ooo tl olan aidat borcumuzla beraber bu güne kadar 250.498 TL yi ödeyerek merkez birliğimize şu an itibari ile hiç borcumuz yoktur.

Geldiğimizde pejo marka bir ticari arabamız mevcuttu,fakat tamir işi başladığından sattık yerine arabamızı değiştirdik.en son olarak bir doblo iş arabamız,bir adette reno lettute 2015 model arabamız mevcuttur.

Kamışlıda açtığımız satış yerini sonra kapattık,şimdi Çökeklerde,Merkezde olmak üzere iki adet satış yerimiz mevcuttur.

Çalışma sistemizdede yeni bir sisteme geçtik.ayda bir toplandığımız meclisimizi zaman zaman ihtiyaca binaen bölgede merkezi köylerde meclis toplantılarımızı çiftçi ile beraber yaptık.problemleri yerinde inceledik ,toplantılarda basın la beraber,bitki besleme uzmanları ile,sigortacıyla tarsimi anlattık,problemleri ilgililere bildirdik.

Oda yönetimine geldiğimiz günden beri ilk iş olarak komisyonlar kurduk,komisyonlarımızı çalıştırdık iyi sonuçlar aldık.

Eğitim komisyonumuz

Proje komisyonumuz,

Fındık komisyonumuz,

Tarla bitkileri,

Sebze ve meyve komisyonumuz,

Enfermasyon komisyonumuz

Bu komisyonlar kimisi güzel ve randımanlı çalıştırdık kimisini maalesef yeterli düzeyde çalıştıramadık.

Eğitim komisyonumuz;

Eğitim komisyonundaki arkadaşları yapmış oldukları çalışmalarından dolayı kutluyorum.

Arıcılık kursları,kadın eğitim kurslarımız, tarsim sigortacılık çalışmalarımız, tarlada ve bahçede meyvecilik,seracılık sebze çalışmalarımız ,sulama teknolojisi ile bir günlük eğitimler,bitki besleme ile ilgili bir günlük problem ve yenilikci eğitimleri bazı firma sahibleri ve uzmanlarca  beraber yaptık.Süs bitkileri ile Sapanca Ziraat  Odası ile birlikte ortak sasada ünüversite hocalarımızdan da faydalanarak sektör problemlerini ortaya koyduk anket çalışması ile birlikte sonuca gittik.Çıkan sonuçta  sektörde bilgi eksikliği ,ara eleman da yetişmiş kalifiye eleman eksikliği ortaya çıktı.

Arıcılık kurslarımızda ;

Arıcılar birliği ile beraber Genel merkezimizin Tarım Bakanlığı araştırma genel md ile yapmış olduğu  protokol gereği Sakarya Arifiye Tarımsal Araştırma Enstitüsünde ortak yaptığımız ilçelerden ziraat odaların katkılarıyla , gelen arıcılarla birlikte uygulamalı arıcılık eğitim sonunda bakan beyin,genel başnamızın katıldığı bir törende sertifikaları takdim edildi.

Bunun dışında bazı yıllar 2 bazı yıllar yılda 3 sefer sertifkalı halk eğitim ile beraber arıcılık kurslarını düzenledik.

fındık

Fındık komisyonumuz;

Fındık komisyonundaki arkadaşlarıda kutluyorum.çok güzel çalışmalar yaptılar.

Bölgemizde ortalama 200 Kg / da olan verimimizi yaptığımız bitki koruma  ve besleme programları ile dekara verimimizde hedefimizi 400 Kg /da koyduk şu an 300 kg kadar çıktığımız bahçelerimiz mevcuttur.

KARADENİZ BÖLGESİNİ ÇİKOLATA VADİSİ İLAN EDELİM

Mısır la yaptığımız çalışmalarda hem bitki beslemecilerle ortak yaptığımız çalışmalarda,yetiştirme üzerine gelen zir müh kardeşimiz Ziraat Müh Emrullah bey güzel bir eğitim verdi.O günden beri çiftçilerimizin bir kısmı uygulamalarında değişikliğe gittiler üretim masraflarında azalma ve verim artışlarını gözlediler.Yapılan eğitim sonunda;

Ekim sonu çiğnemelerimizi traktör lastikleri ile değil,4 lü yaptığımız aparatla gerçekleştirdik. Dolayısıyla çiğneme olayında ki mazot giderimizi yarıya düşürdük.Mısırda ara patlatma çalışmalarımızdan çok güzel sonuç aldık ,hem mısırımız fazla yağmur ve rüzgardan yıkılmadı,hem sulama sayımızı düşürdük.Bununla ilgili detaylı bilgiyi Sabri karabaş abimizden alabilirsiniz.

Mısırla  yine anız yakmaları ile uğradığımız kayıpları göz önünde bulundururak Horozlardan bir çiftçimizin yapmış olduğu bir aparatla hem toprağın organik maddesini çoğalttık,hem besin maddesini artırarak ekilecek ürünlerde verim artışı sağladık.Bununla ilgili bilgiyide Ali Bat Kardeşimizden alabilirsiniz.aparatı yapan arkadaşımız Rıdvan kuş a teşekkür ederim .kendisinden aparatla ilgili bilgiyi alabilirsiniz.

Mısırda son yıllarda ortaya çıkan çizgili yaprak kurdu,koçan kurtları,maymuncuk ilaçlamalarında mısır bitkisi büyüdüğünden ilaçlamada başarı sağlıyamadık.Bununlada yapmış olduğumuz çalışmalarda yüksek difransiyelli traktörle ilaçlama için bir çiftçimiz gerçekleştirdi.Birkaç çiftçimiz daha yaptırmak için uğraşmaktadır.Hatta drone lar ile ilaçlama yapabilme çalışmamız devam etmektedir.

TMO ile yapılan görüşmeler

Eğitim çalışmalarımızda BİTKİ BESLEME,SULAMA,BİTKİ KORUMA,YETİŞTİRME  konusunda çiftçilerimize bir günlük eğitimlerimizi verdik

Çiftçilerimize aynı zamanda iyi tarım uygulamalarını,çatak projesini  uzmanlarca tanıtımını beraberce yaptık .

PROJE KOMİSYONUMUZ

En çok yorulan komisyonlardan biri oldu.kendilerine çok teşekkür ederim.

MARKA dan şimdiye kadar 4 adet proje uyguladık

a-odamızın işleyişiyle ilgiliydi otomasyon işlemlerin yapılmasında faydalandık.Odamıza işlem yapmaya gelen çiftçimiz sıra numarası alarak işlemi görüldü.faturaları otomatik keserek hiçbir kargaşaya mehal vermeden işlerini hallettik.Bilgileri dijital ortamda toplamaya çalıştık.Çiftçi kartları düzenledik çiftçi odada bu kartla işlemlerini yapmaya başladı ve ileride anlatacağım hastane,otel,bankalarla yaptığımız anlaşma gereği kullandılar.

b-uygulamalı eğitim projemiz;

Bu projemizin amacı; üreticilerimizin mevcut yaptıkları tarımın yetiştiriciliğini,bitki koruma mücadelesini,bitki beslemesini,öğrenmeleri.Bölgede  kalifiye ara eleman eksikliğini gidermek,yeni yetiştirilecek çeşitleri göstermek en önemlisi pazarlamada olacaktı.Yaş sebze meyve hal kanunu na istinaden bölge halimizi kooperatifçilik altında kurup hem pazarlamayı yapıp ,hem kooperatifçiliği uygulamalı öğretmekti.Dolayısıyla hem çiftçimiz kazanacaktı,hem ülkemiz. Bu projenin avam projesini MARKA ya sunduk kabul edildi ve yaptık.uygulamasını herkesime anlattık herkes uygun bulamasına rağmen bir adım atamadık.en son belediye seçimlerinden evvel b.ş. b ne anlattık maalesef kabul ettiremedik.Sonraları bir baktık bizim projeye yakın ir projeyi akıllı köy adı altında Aydın Koçarlıda uygulama için kolları sıvadılar kendilerini kutlarım.

c-Sakaryadaki dış mekan süs bitkiciliğinde kullanılabilecek organik tarım atıklarının karekteristik özelliklerini belirleme projesini Çevre Mühendisliği ile beraber yürüttük.Buradan Prof. Dr. Saim Hocama ,meclis üyemiz olan Yard.Doc.Dr.  Ömer Hulusi Dedeye ve asistanları Hasan beye çok teşekkür ederim.Türkiyede ilk defa böyle bir projeyi yapmaktanda gurur duyuyorum .Sonuçları harika  sonuçlar verdi.Şehrimizin arıtma çamurunuda çözüm bulucak bir projeydi.SASKİye sunduk üstünkörü ilgilendiler.Sonra Balıkesir belediyesi kendi şehir çamurlarını seralarda kurutarak çözüm bulmaya çalıştılar .halbuki bizim projemiz harika bir şeydi herşeyde olduğu gibi bu projeyide kabullenemediler.Bu Proje ile ilgili bilgiyide Ömer Beyden detaylı bir şekilde alabilirsiniz.

calistay12

d-Markadaki 4 ncü projemizde;

Sakaryada kullanılan zirai ilaç ambalajların geri dönüşümü ve imhası projesidir.

Projemizde danışmanlık yapan çevre mühendisliği bölüm başkanı prof. Dr. Saim Özdemir hocamıza,meclis üyemiz olan Yard.Doc. Dr.Ömer Hulusi dede hocamıza,Asistan Hasan beye ,Doğal  var. Kor. Dern başk vekili Fehmi Duman kardeşimize yapmış oldukları çalışmalardan,harcadıkları cefakarca mesailerinden dolayı huzurlarınızda teşekkür ederim.

2si serdivan aşağı ve yukarı dereköy,1 i Erenler B.esence,1.i merkez Çökekler ,diğeri Geyve Çengel mahallerinde uygulandı

Proje hazırlıklarımız 1 yıl sürdü anketinden tutunda ilgili kurumları ziyaretlerimiz,toplantılarımız ,literatür taramalarımız uzun sürdü.

Proje devam etmektedir.zaman zaman kamuya bu konuda bilgi verilecektir.Projemiz sonunda olacak eksiklikler tespit edilip yeni bir proje için yola çıkacağız. Mutlaka başarmak istiyoruz.

SULAMA PROBLEMLERİMİZİN ÇÖZÜM YOLLARI;

2007 yılı il özel idaresi çalışmalarımız

Gökçeören çalışmalarımız

Arifiye-erenler kanal çalışmalarımız

Afat çalışmalarımızda;fındık destekleri,mısır destekleri ile ankara çalışmalarımızı biraz sonra şener bey detaylı bir şekilde açıklamasını arz ediyoruz.

ZİRAAT ODASI TEKNİK KİTABI;

Türkiyede bir çok oda yaptırdı ,ama bizim kitabımız kadar detaylı ,bilgi çeşitliliği yönünde başka bir kitap yok.Bu  kitaba büyük mesai verdim ve başardık.web sayfamızda hemen hemen herkesin okuduğu başvurduğu bir kaynak  kitap oldu.

2.nci KİTABIMIZ DA YOLDA;

Dış mekan süs bitkiciliği ile yapmış olduğumuz anket çalışmasının sonunda sektörle yaptığımız dayanışma konuşmalarından çıkardığımız sonuca göre bitkicinin elinde bulundurması gereken bir kitap hazırlığı içine girdik.Çalışmamızda yine sakarya ünüversitesi Pamukova yüksek okul müdürümüz sayın Doç.Dr.Taki Demir hocamız başkanlığında bir komisyon kurduk çalışmalarımız hızla yapılmaktadır.şu ana kadar 1500 sayfa bilgiyi depoladık.bitince meslektaşlarımız ve süs bitkicilerimizin istifadesine sunacağız.

TIBBİ AROMATİK BİTKİ ÇALIŞMALARIMIZI UYGULAMALI YAPTIK;

Defne bahçesi

Kapari

Böğürtlen bahçelerini kurduk

İL DANIŞMA KURULUMUZ

RAPORLARIMIZ

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ;

SASTOP

KENT ŞURASI nın üyesiyiz birçok problemimizi ortaya koyduk,kurul komisyonlarında bulunduk

FUAR GEZİLERİMİZ

Her yıl bursa,İstanbul,Antalya fuarlarına kalabalık bir çiftçi gurubu ile ziyaret ettik.

14mayıs33

DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ

Danışma kurulu üyeleri ile birlikte kent meydanında 10.000 adet süt-ayran dağıttık,standlarımızı açtık halkı bilgilendirdik

BAŞAK TRAKTÖR ile türkiye şartlarında çiftçi nasıl bir traktör istiyor başlıklı Türkiyedeki çiftçilerle yetişen ürünlere göre yapılacak çalışmayı beraber yaptık

ENFERMASYON KOMİSYONUMUZ

-Gerçekten güzel işler yaptık.Odamıza bir web sayfası yaptık belki çok mükemmel değil ama en azından çiftçimize ve kamuya ulaşabiliyoruz.

-Odamıza face açtık haberlerin aynısını burdada girip kamuyla paylaşıyoruz.

-masaj hattımız;

Hattımızda her köyden en az 10 kişi olmak üzere kayıtlı 1000 üzerindeki çiftçimize anında ulaşıyoruz.

-teknik kitabımızın hazırlanmasında büyük katkıları oldu

-basındaki arkadaşlara gerçekten çok teşekkür ederim.ekonomik olarak onlara fazla katkımız olmamasına rağmen Sakarya tarımı,toprakları için daima yanımızda oldular bizleri desteklediler.Son bir yıla yakında yeni sakarya gazetesinde her Cuma teknik bilgi ve sakarya tarımının ekonomisinin problemlerini köşemizde yazdım.diğer gazetelerdede haberlerimiz çıktığında 50-60 adet alıp çiftçimize ücretsiz dağıttık.dolayısıyla çiftçimizi değişik yöntemlerle bilgilendirmeye caba gösterdik.

Hastanelerle anlaşma yaptık

Beyhekim,adatıp,konak,inci göz hastanesi

Ada yüzme kulübü,riada otel herbiriyle % 25 lik iskontadan çiftçimizi faydalandırdık.

 

BASIN İLE UYGULAMALARIMIZ

BANKALARLA ANLAŞMALAR YAPTIK; 4-5 ay faizsiz vadeli çiftçi kartları anlaşması yaptık

Destek dağıtımlarında TC Ziraat bankası görevlendirilmiştir.Bakıyoruz son destelk kararnamesindede verilecek desteklerden % 0,2 masraf kesileceği beyan edildi.Bu kesintinin haksızlık olduğunu söylüyoruz.Milletvekili maaşlarında dağıtımı söz konusu banka yapacağı için milletvekillerine promosyon adı altında para olarak maaşlarına destek verildi,memur maaşlarını dağıtan bankalar yarışa girdi.Biz dağıtalım biz daha fazla kurumlara promosyon adı altında katkı sağlarız diyorlar .ve yaptılar.Çiftçiye gelince bu uygulama niye yok! Biz çiftçilerede bunun uygulanmasını istiyoruz.

Kredi kullanımında sadece TC Ziraat Bankalarına yapılan sübvansiyon uygulanmasının diğer özel bankalarıda kapsamasını istiyoruz. Bu işe diğer bankalarıda katın aynı maaşlarda olduğu gibi hangi banka daha fazla hizmet verecekse,hangi banka faiz oranlarını düşük yapacaksa oradan alalım.Hem ülke kazansın ,hem çiftçi kazansın.

TARIMSAL KALKINMANIN YAPI TAŞLARI ;    TARIMSAL KOOPERATİFLERİN VE BİRLİKLERİN İŞLEVİNİ ARTIRMAK GEREKİR.(Eğer

.HEM ÜNÜVERSİTENİN ,HEM TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜNÜN MASTIR PLANLARINDA SAKARYADA TARIM VE HAYVANCILIK İLK SIRADA ALMASINA RAĞMEN MERALARIMIZ İÇLER ACISI,HİÇ BİR OLUMLU ÇALIŞMA YOK HERKES NASIL BAŞKA BİR AMAÇLA KULLANIRIZ PEŞİNDE HİÇ KİMSE UNUTMASIN MERALAR ÇİFTÇİNİN MALIDIR.Meralarımızın hem ülke düzeyinde hem Sakaryamızda alanı hızla düşmekterdir.

Mera yoksa ucuz sütte, etde yiyemeyiz.Mera alanlarımızı büyüteceğimize küçültüyoruz.böyle giderse kıymayı 50 Tl ye yemeye başlarsak kimse şaşırmasın.Çiftçi kardeşim Merana sahip çık.mera demek bedava yem demek,bedava para demek . Sakaryada mevcut tarım arazisinin % 3 ü merayken bu oran % 2,4 lere düştü ve devam ediyor.En son serdivan ilçemizde mevcut meralarıda tarım dışına aktarıldı.Hayvancılığımızı geliştirmeye değil yok etmeye çalışıyoruz.

AHIR,KÜMES RUHSATLANDIRMALARINDA BÜYÜK PROBLEM YAŞIYORUZ VERMEMEK İÇİN ZORLUKLAR YAŞIYORUZ.Kriterler tam belli değil.

Kümeslerimizde ve ahırlarımızda su temininde ki zorluklar :

Kendimizin çıkardığı yer altı sularına saat balayıp Kanalizasyon Katkı Payı adı altındapara alınmaktadır.Halbuki  hem kanalizasyon şebekesi yok buna rağmen ücretlendiriyorlar.Bizim zaten kanalizasyona verecek bir suyumuz olmuyor.

.DIŞARDAN  SIĞIR GETİRİLMESİNE SADECE ÜNÜVERSİTELERE SERBEST BIRAKILSIN.

Tarım Bakanlığın süte yaptığı son desteklerden dolayı teşekkür ederiz.

Okul sütü projesi iyi bir proje,aynı projeyi iaşesini verdiğimiz askerimizin,memurumuzun,işçimizin yemek menülerindede görmek istiyoruz.bütçeye ek yük  getirmeden çözülecektir.Sadece yemek menülerinde süt veya sütlü bir  ürün bulundurmak şartı getirilecek.

aralık60

GÖKÇEÖREN DERDİMİZ;

36000 Da alan

En az 15000 Da alanda KONTROLLÜ TARIM  yapamıyoruz.Hem ülke kaybediyor,hem biz kaybediyoruz.Yıllardır uğraş veriyoruz ,en son 2011 yılında bölge muhtarları ile ortak imzalı DSİ ne bir dilelçemiz oldu hala sonuçlanmadı.Bize söylenenlerde fizibil olmadığı .Biz buna inanmıyoruz.Gelin bizi çağırın fizibiliteyi yapanlarla birlikte görüşelim diyoruz,bir türlü bir araya gelemedik.Bizim yaptığımız fizibilitede çok olumlu olduğunu anlattık.Hollandaya bakıyoruz deniz seviyesinin altında devamlı suyu boşaktmak kaydıyla tarım yapıyor fizibil oluyorda,bizde yılda ortalama 5 gün bile çalışmayacak su dezarj projesi sorun oluyor.Çünkü projeyi yapanlar konudan uzaklar.Sayın

valimize durumu anlattık sağolsun burdan kendilerine teşekkür ederiz yakından ilgilendiler.DSİ bölge Md ile yaptıkları görüşmeler kanalların temizlenmesi ile olumlu sonuç verdi.Aynı çalışmayı dejarz projesi içinde bekliyoruz.Bunları yapmassak araziyi geç ekiyoruz hastalık problemleri ile karşılaşıyoruz.Ani yağmurlarda ekinlerimiz su altında kalıyor çürüyor zarar ediyoruz.

12 nisan gölde çekilen resimlerde büyük bir alanını su altında kaldığını resimledik.

Bu çalışmalarda Serdivan Belediye Başkanının Yapmış olduğu çalışmalar güzel ama yeterli gelmiyor.Kendileri Eskişehir DSİ bölge müdürlüğüne yaptığı ziyaret sonucu proje ile ilgili söz aldığını sonuçlandıracaklarını söylüyorlar .Kendilerine teşekkür ediyoruz.ve sonucu bekliyoruz.

GÖLET PROJELERİ HIZLA YAPILMAKTA BUNDAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ.YANLIZ BU PROJELER BİTİNCE VEYE BİTMEDEN SULAMA KOOPERATİFLERİN KURDULRULARAK ONLARA TESLİM EDİLMESİ GEREKİR.YOKSA ESKİSİ GİBİ HEDER OLURLAR.PROJELER BİTMEDEN TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ BU BÖLGELERDE EĞİTİM VE DEMASTRASYON ÇALIŞMLARININ ÇİFTÇİYE MUTLAKA GÖSTERİLMESİ GEREKİR. BENİM ÇİFTÇİMİN SUYU EKONOMİK KULLANMA BİLGİSİ YOK

Gölet ve sulama bölgelerinde rantı fazla olan ürün desenine geçilmesi gerekir.Bu konuda Tarım il müdürlüklerinden çalışma bekliyoruz.

.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN 02.03.2011 TARİH VE 135 SAYILI ARICILIĞIN DESTEKLENMESİ YAZISIYLA BİRLİKTE ARICILIK VE BAL ÜRETİMİNİN DESTEKLENMESİ AMACIYLA ORMAN SAYILAN ALANLARDA ARICILIK İÇİN FAYDALI  TÜRLERİN DİKİLİP AĞAÇLANDIRILMASIYLA “BAL ÜRETİM ORMANLARI” KURULMASI ÇALIŞMALARININ HIZLANDIRILMASINI İSTİYORUZ.

İSTİŞARE;

Buradan sesleniyorum siyasi arkadaşlara,belediye başkanlarına,kamu kurumlarına,çiftçi kuruluşlarına,STK lara,çiftçilerime birbirimize danışmadığımız sürece,birbirimizi dinlemediğimiz sürece,bilgi akışında bulunmadığımız sürece başarılı olamayız.Yanlış yaparız.

Peygamberimiz Hz Muhamet SAV boşuna  birbirinizle istişare edin dememiş

izmir_ciftci2

SAKARYADA TARIM SEKTÖRÜ  GAYRİ SAFİ HASILANIN % 24 ,NÜ TEŞKİL ETMEKTEDİR .1NCİ SIRADA YER ALMAKTA DİĞER SEKTÖRLERE KAYNAK AKTARICISIDIR.LOKOMOTİFTİR.AMA HAKKETTİĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ.

Topraklarımız;

Sakarya akova toprakları 800-1000m arası derinliğe sahip alüvyon toprak yapısına sahiptir. dünyada  eşi benzeri  olmayan sadece Mısırda Nil kıyılarında dar bir bölgesine görülebilen Aluvyon ve derin bir yapıya sahiptir.Bu topraklarımıza ,her kesimi bizle birlikte sahip çıkmaya  davet ediyoruz. Dünyada 800.000 insan AÇ ,dünya nüfusu artmakta tarım alanları daralmakta ,insanlar açlıkla karşı karşıya kalacaktır.

Topraklarımızı her toplantıda sit alanı ilan edilsin diye söyledik.Sonunda şimdiki Bakanımız Faruk Çelik Beye teşekkür ederiz ülke çapında ovaları sit alanı ilan etmek üzere,kendidsine minnettarız.

Topraklarımızı hala neresi tarım neresi imarlı tam olarak belirleyemedik.Hergeçengün 1 nci sınıf tarım topraklarımız imara ve sanayiye hızlı bir şekilde açılıyor.

1 organize bölgesine ilave :

Enson Arifiye Hanlı bölgesindeki1 nci organaze sanayi bölgesinin karşı bölgesindeki 1 nci sınıf tarım arazimiz önce 700 Da  alan sonra ilavelerle 1200 Da   a çıkarılıp sanayiye açıldı.

ahale12

Hal binası:

Yine aynı bölgede Tarımsal araştırma enstütiye ait 300 Da alan meyve fidanlığımız 1 nci sınıf Tarım arazisi Hal binası için ayrılan arazi.bölge halkı durdurma kararı için mahkemeye başvurmasına rağmen Büyük şehir tarafından ihaleye açıldı .Hal binası büyüklüğüde ayrı bir sorun.Mevcut hal în mevcudu ve patates hali dediğimiz yerdeki tüccarlarada 25 adet ayrılmış.Anlaşılanbölgeye hitap etme şansı yok mevcut dükkanlar kadar yeni dükkan yaptırıyorlar .Niye  Haldeki Kabzımallara şirket kurdurup yap işlet modeli ile şirkete veriyorlar.Yapılan iş hem 1nci sınıf tarım arazisi,hem hallerdeki mevcut dükkan sayısı kadar dükkan yapmaları yani mevcut tüccarlara hizmet edliyor bölgeye veya gelişmeye dönük bir çalışma değil.

 

SAKARYA NEHRİ İFLAS ETTİ

sakaryanehri_11

Pamukovaya kağıt fabrikası:

 Hurda kağıttan kağıt imal edecek fabrika Pamukovava Sakarya nehri kıyısında Şeyhvarmaz köyüne ait bölgede kurulacak.  Geçenlerde Ergene havzasını gezdik,plansız yapılan sanayileşmenin sonuçları çok vahim ,doğayı katletmişler,ondan sonrada orman ve su bakanlığının yüksek paralar harcıyarak geri kazanım için çalışmalar başlatmışlar.Zamanın  doğaya vermiş olduğu zarar da çabası

Aynı olaylar sakarya nehri içinde yapılmaktadır.En büyük su kaynağımız kirlenmektedir.Gittikçede uygunsuz ve düzensiz yapılan sanayileşme bizi olumsuz etkilemektedir.En son örneği kurulmak istenen kağıt fabrikasıdır.Bu fabrikanın bir örneğini ergenede görmekteyiz.Dejarz kanalı simsiyah akmaktadır..Bu  hurda kağıttan ürün   elde edilirken % 10 plastik madde çıkmaktadır. Bunun imhası çok zordur .Hamur elde edilirken çıkacak metan gazının  su ile  birleşmesi ile oluşacak reaksiyon sonucu oluşan H2S (hidrojensülfür) ten oluşacak kokunun önlenmesinin mümkün olmadağını gördük.Burdan anlaşılmaktadırki Sakarya Pamukovadan itibaren ahır gibi kokacaktır.Kağıt elyafından suyun üzerinde oluşacak katman sayesinde suyu oksijensiz bırakıp altında hiçbir canlı yaşamayacaktır,dolayısıyla nehjirde bitkisel ve hayvansal plankton kalmayacaktır.Bu olumsuzluklardan sonra buradan tarım sulaması  imkansızlaşır,Sakarya Nehrinin  dünyada mersin balığı üretim yeri olmalısı ,aynı zamanda denize dökülmeden önce istanbula içme suyu alınmasının sakınca doğrurayacağıdır.Bu kadar olumsuzluklar yaşamak istemiyoruz.

ergene

 

Ergene Havzası nın durumu ortadayken Kurtarma eylem planları yapan Bakanlık aynı durumdaki bir nehre nasıl ÇED raporu veriyor anlamak mümkün değil.

TOPLULAŞTIRMA Çalışmalarında Bakanlık proje ihalesini iptal etti. Bunun çok hızlı bir şekilde yeniden ihaleye açılmasını istiyoruz.

Yüzbinlik çevre nazım planı ömrünü doldurmak üzere biz planlarını tamamlayamadık.

Bütün bunları isterken kişisel hiçbir menfeatımızı düşünmedik,niyemi bu kadar mücadele ettik çünkü tarım ekonominin kaskosudur.tarım ekonomik krizleri abzorbe eder.onun için bunu 2009 krizinde yaşadık,gördük.Tarımı korumassak ne mi olur torunlarımız bizi iyi yad etmez.

TOPRAK KANUNU

Bakanlığımızın büyük uğraş ile cesaretle çıkardığı kanun topraklarımızın parçalanmasının önüne geçecektir.Yalnız kanunda uygulamada bazı sorunlarla karşılaşmaktayız.Küçük çiftçinin elindeki araziyi çıkarmaktaki kriterler,becayişteki kriterler ve belirlenen diğer kriterler tekrar ilgili kurumlardan görüş alınarak gözden geçirilmelidir.

Toprak kanunu ile oluşturulan il toprak kurulunun görevleri;yapmış olduğumuz çalışmalar ve sonuçları

Toprak kurulu heyetinde ziraat odaların daimi üyesi olması ile genelgenin yeniden düzenlemesini istedik

SONUÇ

Türkiye’de tarımın 5 temel sorunu var:

* Maliyet arttırıcı unsurların çözümlenememesi.

* Çiftçi eğitimi ve uygulamalarının yetersiz olması.

* Tarım arazilerinin parçalı ve dağınık olması.

* Tarımsal üretimde verim ve kalitenin düşük olması.

Sulanabilen arazi miktarının azlığı ve su kaynaklar

Pazarlama ve ihracat a dönük çalışmalarımız  noksan olması

Dolayısıyla çiftçimizin örgütlenmesinde başarısız olmamız

Konuşmamız biraz uzun oldu hakkınızı helal edin .

Bütün bu çalışmalarımızda yanımızda olan danışma kurulumuza çok teşekkür ederim.Bu kadar işi nasıl yapıldığını sorarsanız.Her şeyin bir bedeli vardır.bizde bedelimizi ödüyoruz ödemeğede devam ediyoruz. sağlığımızı verdik.yinede yılmadık,yarım işlerimizi bitirmeye çalışıyoruz.^iyyake nabudu ve iyyake nestain ^ayetinde olduğu gibi yalnız Allaha ibadet ediyoruz.yanlız ondan yardım istiyoruz. Meclis üyelerimize,personelimize yapmış oldukları özverili çalışmalarından dolayı canı yürekten teşekkür ederim.

Bize bu çalışmalarda teşvik eden ,destek veren Genel Başkanımız Şemsi beye çok teşekkür eder ,kendisini daha başarılı işler yapması için inşallah tarım bakanı olarak görürüz.

Beni büyük bir sabır gösterek dinlediğiniz için hepinize çok teşekkür ederim hepinizden Allah razı olsun.

Kafanıza takılan sorular,aydınlatılmasını istediğiniz konular varsa cevaplıyabilirim.

Mera alanlarının hızla azaldığını hatırlatan Ziraat Odası Başkanı Şenoğlu, “Mera yoksa ucuz süt de, et de yiyemeyiz” dedi. Şenoğlu ayrıca Pamukova’da kağıt fabrikası kurulması halinde Sakarya Nehri’nde canlı yaşayamayacağını söyledi.

niteliklitoprak

ÜYELER BİLGİLENDİRİLDİ
Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, bu ay Adapazarı’nda gerçekleştirildi. Adapazarı Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu başkanlığında Reisoğlu Tesisleri’nde yapılan toplantıda başkanlığı Akyazı Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar yaparken, programa ilçe ziraat odaları başkanları ve oda üyeleri de katıldı. Bayraktar’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Başkan Şenoğlu, göreve geldiği 2007 yılından bu yana yaptığı çalışmalar hakkında üyeleri bilgilendirdi.

sakaryameralari9

‘MERA ALANI DÜŞÜYOR’
“Meralar çiftçinin malıdır” diyen Başkan Şenoğlu, “Meralarımızın hem ülke düzeyinde hem Sakarya’da alanı hızla düşmektedir. Mera yoksa ucuz süt de, et de yiyemeyiz. Mera alanlarımızı büyüteceğimize küçültüyoruz. Böyle giderse kıymayı 50 TL’ye yemeye başlarsak kimse şaşırmasın. Çiftçi kardeşim merana sahip çık, mera demek bedava yem demek, bedava para demek. Sakarya’da mevcut tarım arazisinin yüzde 3’ü merayken bu oran yüzde 2.4’lere düştü ve devam ediyor” ifadelerini kullandı.

aralık60

‘YOK ETMEYE ÇALIŞIYORUZ’
“En son Serdivan’da mevcut meralar da tarım dışına aktarıldı. Hayvancılığımızı geliştirmeye değil, yok etmeye çalışıyoruz” diyen Başkan Şenoğlu, “Gökçeören bölgesindeki 36 bin dekar alanın, en az 15 bin dekar alanında kontrollü tarım yapamıyoruz. Hem ülke kaybediyor, hem biz kaybediyoruz. Yıllardır uğraş veriyoruz, en son 2011 yılında bölge muhtarları ile ortak imzalı DSİ’ye dilekçemiz verildi ama sonuçlanmadı. Hollanda deniz seviyesinin altında, devamlı su boşaltarak tarım yapıyor” dedi.

VALİ COŞ’A TEŞEKKÜR
Vali Hüseyin Avni Coş’a Gökçeören arazilerindeki sorunu aktardıklarını söyleyen Başkan Şenoğlu, “Sayın valimize durumu anlattık, sağ olsunlar yakından ilgilendiler. Buradan kendilerine teşekkür ederiz. DSİ Bölge Müdürü ile yaptıkları görüşmeler sonucunda kanallar temizlendi. Aynı çalışmayı deşarj projesi için de bekliyoruz. Bunları yapmazsak araziyi geç ekiyoruz, hastalık problemleri ile karşılaşıyoruz. Ani yağmurlarda ekinlerimiz su altında kalıyor, çürüyor, zarar ediyoruz” diye konuştu.

‘OVALAR SİT OLACAK’
“Sakarya Akova toprakları 800-1000 metre arası derinliğe sahip, alüvyon toprak yapısına sahiptir” diyen Başkan Şenoğlu, “Topraklarımızın dünyada eşi benzeri yok, sadece Mısır’da, Nil kıyılarında dar bir bölgede görülebilen alüvyon ve derin bir yapıya sahip topraklarımız. Bu topraklarımıza bizle birlikte sahip çıkmaya davet ediyoruz. Şimdiki bakanımız Faruk Çelik Beye teşekkür ederiz, ülke çapında ovaları sit alanı ilan etmek üzere, kendisine minnettarız” ifadelerini kullandı.

KAĞIT FABRİKASI
“Topraklarımızı hala neresi tarım, neresi imarlı; tam olarak belirleyemedik. Her geçen gün birinci sınıf tarım topraklarımız, imara ve sanayiye açılıyor” diyen Başkan Şenoğlu, “En son Arifiye Hanlı bölgesindeki 1’nci organize sanayi bölgesinin karşısındaki 1’nci sınıf tarım arazimiz önce 700 dekar alan, sonra ilavelerle bin 200 dekara çıkarılıp sanayiye açıldı. Hurda kağıt imal edecek fabrika da Pamukova Sakarya nehri kıyısında Şeyhvarmaz köyüne ait bölgede kurulacak” dedi.

KAĞIT FABRİKASINA TEPKİ
Başkan Şenoğlu, “Geçenlerde Ergene Havzasını gezdik, plansız yapılan sanayileşmenin sonuçları çok vahim. Doğayı katletmişler, ondan sonra da Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yüksek paralar harcayarak geri kazanımı için çalışmalar başlatmışlar. Zamanın doğaya vermiş olduğu zarar da cabası. Aynı olaylar Sakarya Nehri için de yapılmaktadır. En büyük su kaynağımız kirlenmektedir. Gittikçe de uygunsuz ve düzensiz yapılan sanayileşme bizi olumsuz etkilemektedir. En son örneği kurulmak istenen kağıt fabrikasıdır” dedi.

‘NEHİR AHIR GİBİ KOKACAK’
“Söz konusu kağıt fabrikasının bir örneğini Ergene’de görmekteyiz” diyen Başkan Şenoğlu, “Dejarz kanalı simsiyah akmaktadır. Bu hurda kağıttan ürün elde edilirken yüzde 10 plastik madde çıkmaktadır, bunun imhası çok zordur. Hamur elde edilirken çıkacak metan gazının su ile birleşmesi ile oluşacak reaksiyon sonucu oluşan hidrojen sülfürden kaynaklı oluşacak kokunun önlenmesinin mümkün olmadığını da gördük. Burdan anlaşılmaktadır ki Sakarya Nehri Pamukova’dan itibaren ahır gibi kokacaktır” ifadelerini kullandı.

Balık-ölümleri-44

‘CANLI YAŞAMAYACAK’
Başkan Şenoğlu “Kağıt elyafından suyun üzerinde oluşacak katman nedeniyle suyu oksijensiz bırakıp altında hiçbir canlı yaşamayacaktır. Dolayısıyla nehirde bitkisel ve hayvansal plankton kalmayacaktır. Bu olumsuzluklardan sonra buradan tarım sulaması imkansızlaşır” dedi. Başkan Şenoğlu’nun ardından ziraat odalarının bazı üyeleri, görüş ve sıkıntılarını dile getirdikleri kısa birer konuşma yaptı.

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Salih Saydan Piker, tarım arazilerini korumak için hukuki mücadele başlatacaklarını söylerken “Sakarya’nın tarım arazileri tehdit altında. Bununla mücadelemiz devam edecek” dedi

TAMAMINI KORUMAK İÇİN
Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Salih Saydam Piker, imara açılan tarım arazileriyle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını söyledi. Yeni hal binası yapılacak alanla ilgili konuşan Piker “ Orası tarım arazisi ve bölgede imara açılan yerler var. Tarım arazilerinin tamamını korumak için bir çalışma yapıyoruz. Üst kurulun kararının ardından mahkeme süreci başlayacak” şeklinde konuştu.
SAKARYA’NIN OVALARI
Sakarya’nın pek çok tarım arazisinin imar tehdidiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Piker, “Sadece hal bölgesi değil, Yazlık ve Aralık Ovası da tehdit altında. O bölgenin tamamı imara açıldı. Alancuma, Dernekkırı bölgesinde de imarlar gündeme geliyor. Sakarya’nın tarım arazileri tehdit altında. Bununla mücadelemiz devam edecek” dedi.
İKİNCİ KAĞIT FABRİKASI
Pamukova’da kurulacak kağıt fabrikasını mahkemeye taşıdıklarını söyleyen Piker, “O bölgede ikinci bir kağıt fabrikasını da gündeme getiriyorlar. Ona da itirazımızı yaptık. Fabrikayı Sakarya Nehri’nin üzerine kurduracaklar. Fabrikanın en küçük bir asit kaçırması sadece insanlara için değil doğadaki tüm canlılara zarar verecek” dedi.

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Salih Saydam Piker, imara açılan tarım arazileriyle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını söyledi.  Konuyla ilgili olarak ZMO Genel Merkezi’ni bilgilendirdiklerini ifade eden Piker, “Genel merkezimizde seçimler yeni oldu. Odamızın avukatıyla temasa geçeceğiz. Bu hareketi lütfen sadece halin yapılacağı alan olarak  değerlendirmeyin. Orası tarım arazisi ve bölgede imara açılan yerler var. Tarım arazilerinin tamamını korumak için bir çalışma yapıyoruz. Üst kurulun kararının ardından mahkeme süreci başlayacak” dedi.
SAKARYA’NIN OVALARI
Sakarya’nın pek çok tarım arazisinin imar tehdidiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Piker, “Sadece hal bölgesi değil, Yazlık ve Aralık Ovası da tehdit altında. O bölgenin tamamı imara açıldı. Alancuma, Dernekkırı bölgesinde de imarlar gündeme geliyor. Bırakın 3 katı, 4 ve 5 kata izin veriliyor. İdarecilerimizin tek taraflı düşünmemesi gerekiyor. Sakarya’nın tarım arazileri tehdit altında. Bununla mücadelemiz devam edecek. İnsanoğlu susuz 7 gün, aç olarak da 40 gün dayanır. En verimli topraklara yapı yaparsak insanoğlu verimsiz topraklarda tarım yapmak zorunda kalır. Bu ürünlerde insanları doyurmaya yetmeyecek” dedi.
KAĞIT FABRİKASI
Pamukova’da kurulacak kağıt fabrikasını mahkemeye taşıdıklarını söyleyen Piker, “O bölgede ikinci bir kağıt fabrikasını da gündeme getiriyorlar. Ona da itirazımızı yaptık. Mahkemeyi taşımayı düşünüyor. Fabrikayı Sakarya Nehri’nin üzerine kurduracaklar. Tüm güvenlik önlemlerini alacaklarını söylüyorlar ama fabrikanın en küçük bir asit kaçırması sadece insanlara için değil doğadaki tüm canlılara zarar verecek. Zarar meydana geldiğinde ne diyecekler o zaman. Kaza mı oldu diyecekler. Çevreyi düşünen maalesef kimse yok” dedi.

Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Özkan da süpürgecilerin sorunlarına değindi. ÖZKAN”,”Hem geleneksel Türk El Sanatlarından olan hem de önemli zanaat türlerinden bir tanesi olan Süpürgecilik içinde yaşamakta olduğumuz günlerde büyük zorluklarla yüz yüze bulunmaktadır. 
 Sadece iç pazar gibi kısıtlı bir hedefe yönelik yapılan üretimler her geçen gün üretimi azaltarak birçok sorunu beraberinde getirmektedir.
Pazarın dar ve talebin düşük olması fiyatları ve dolayısıyla kar marjının düşürmekte, bazı durumlarda neredeyse hiç kar elde edilememesi sonucunu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda etkili olan bir diğer etmen de teknolojik ilerlemelerle birlikte elektrikli süpürgenin artık her eve girmiş olmasıdır. Gelir elde edebilmek adına tek sermayeleri zanaatları olan ustalar ve üreticiler için bu durum önemli bir sorun oluşturmaktadır
Yeni ustaların bulunmaması: Adı geçen diğer problemlerle bağlantılı olarak ortaya çıkan bu sorunda mesleğe yeni elemanlar bulunamaması olarak kendini göstermektedir. Özellikle günümüzde kazanç anlamında beklenen ve istenen düzeylerin altında kalan süpürge ustalığı gençlerin ve iş arayanların tercihleri arasında yer almamaktadır. Hatta mevcut ustalar kazancın yetersizliği dolayısıyla geleneksel hale gelen babadan oğula aktarım şeklindeki bu mesleği kendi oğullarına öğretmemekte ve başka mesleklere yönlendirmektedirler.
Bahsedilen bu sorunlar günümüz şartlarında süpürge üreticiliğini bitirme noktasına
yaklaşmaktadır. Hatta birçok usta ile yapılan görüşmelerde kendilerinin son nesil olduğu ve kendileri ile birlikte bu zanaat ve meslek dalının biteceği beyanında bulunmuşlardır. Hem Geleneksel Türk El Sanatlarından bir tanesi olması hem de bir zanaat dalı olması bakımından süpürge imalatının ve imalatçılarının içinde bulundukları bu zor şartlar düşündürücüdür.
Süpürge ithaline izin veriliyor. Böyle olunca da yerli ot ekimi istenen seviyede yapılamıyor maalesef

Devlet yapılmış otunun ülkeye girmesini engellemeli. Süpürge otunun ekimi için mutlaka devlet çiftçiyi desteklemelidir.

Süpürge otu ülkemizde yeteri kadar ekilmiyor. Tohum ıslah edilmeli. Ürün ekiminde üründen çıkan tohum yerine Tarım Bakanlığı tarafından laboratuvarlardan çıkarılan tohumlar kullanılmalı

Köylü şu an yeterli kazancı olmadığı için ekim yapmıyor. Devlet bu konuda köylüye destek çıkmalı, ekim yapmasını teşvik etmeli”

Sakarya  Koyun Keçi  Birliği Başkan Yardımcısı  Hayrettin ŞIPKA” Sakarya  ilinde  Meralar  Hayvancılıkla  iştigal edenlerin elinden alındı.İşte   Pamukova  ilçesinde  6  adet  Mera   Buharlaştı.Belediye  Hayvan üreticisine  sen  burada  hayvan otlatamazsın  diyor.Küçük Baş  Hayvancılığın olmazsa olmazı olan Mera   sorunu  çözülmeli.Büyükşehir Belediyeleri meraları  satma  yetkisi olmamalı.Koruma  ve  genişletme  yetkisi olmalı.

Koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin aynı zamanda üretici olduğunun altını çizen ŞIPKA, “Ancak yasalarımızda koyun ve keçi etini kırmızı et sınıfına sokabilmiş değiliz. Dolayısıyla çobanın henüz adı var. Bu konuda Bakanlığımızın Sürü Yöneticisi elemanı kurslarını özellikle destekliyoruz. Bunların yaygınlaşması ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Bugün çobanlık mesleğinin sürdürülebilirliği ne yazık ki sıkıntıya düşmüştür. Otlak alanların azlığı, mera alanların tahribatı orman içi otlatma bölgelerinin ne yazık ki tellerle çevrilerek bu sahalara koyun ve keçi yetiştiricisinin girmesinin engellenmesi, et ve süt üretimimizi ciddi anlamda engellemiştir. Özellikle koyun ve keçi yetiştiren insanlar doğal et ve süt üreticilerinin ta kendileridirler. Dolayısıyla tüketiciyi korumak adına da bizim bu yetiştiricilere sahip çıkmamız lazım.Takdir edilir ki bir maden ocağı ancak maden olan yerde kurulabilir. Bu bölgede de çalı ve maki bitki örtüsünü yiyerek süte dönüştüren yegane fabrika keçi ve koyundur. Sonuçta bereketli topraklar çalı ve maki bitkisinin var olduğu topraklardır. Bu nedenle koyun keçi yetiştiricilerini kırmadan, bu hayvancılığı yapmaya teşvik etmek açıkçası devletin görevidir diye düşünüyoruz. Bu anlamda biz üyelerimiz ile devlet arasında köprü kurarak sorunların giderilmesine uğraşıyoruz”

CHP eski Milletvekili Faik Tunay”Bu kadar para hırsı,rant hırsı ayıptır,günahtır. Tarım arazilerini bu kadar kontrolsüz,şuursuz İMARA açmak tam anlamıyla vatana ihanet.Son 14 yılda Tarım sahası olarak artık kullanılmayan alan ne kadar biliyor musunuz? Bir Konya Ovası kadar. Tarıma yazık oluyor.Bunun ana nedeni nedir biliyor musunuz? Tarım arazilerinin imara açılması İmara açanların çocuklarıda,torunlarıda aç kalacak?Bir ülkenin Eğitim,Tarım ve Turizm politikaları MİLLİ olmalı yani bırakın bakan değişikliklerini,iktidarlar bile değişse politikalar aynı kalmalı.

 

 

 

 

 

 

Haber-Fehmi DUMAN- Habervole Genel Yayın Yönetmeni

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar