Dolar : Alış : 7.5939 / Satış : 7.6075
Euro : Alış : 9.0208 / Satış : 9.0371
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya16°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11380 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sağlık çalışanları gibi radyoloji çalışanları da canından bezdirilmiş

14 Temmuz 2016 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Sağlık çalışanları gibi radyoloji çalışanları da canından bezdirilmiş
Sağlık çalışanları gibi radyoloji çalışanları da canından bezdirilmiş

CHP Muğla Milletvekili, Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı, CHP Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nurettin Demir  ” Başbakanı acil servisleri “evlendirme dairesi” olarak görmek yerine, gerçek sorunları çözmeye davet ediyoruz.”dedi

Radyoloji çalışanlarının sorunları çok fazla. Performans sisteminin sağlık çalışanlarını hasta ediyor.

CHP Sağlık Komisyonu TBMM’de TÜMRADDER ile radyoloji çalışanlarının sorunları hakkında basın toplantısı yaptı

saglık

evlen

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, “Sağlık hizmetlerinin, acil servislerin hafife alınmasını kınıyorum, bir Başbakan’a bu yakışmaz. Orada gece gündüz hizmet veren arkadaşlarımıza hakaret olarak görüyorum.” dedi.

Demir ve CHP Sağlık Komisyonu üyesi milletvekilleri Mecliste düzenledikleri basın toplantısında, radyoloji tekniker ve teknisyenlerinin sorunlarını aktardı.

CHP’li Demir, Başbakan Binali Yıldırım’ın hastanelerin acil servislerine ilişkin sözlerini eleştirerek, dün Şanlıurfa’da bir hastanenin acil servisini ziyaret ettiğini durumun hiç de Başbakan Yıldırım’ın ifade ettiği gibi “güllük gülistanlık” olmadığını savunarak, “Başbakanın gözüyle acaba nerede güzel kız, hoş, sarışın, esmer kızlar var diye özellikle aradım. Fakat göremedim. İnsanlar yorgunluktan, bıkkınlıktan, hastaların acı çekmesinden başka bir şey göremedim.” ifadesini kullandı.

Şanlıurfa’daki hastane ziyaretlerinde yaşadıkları olayları aktaran Demir, Suriyeli bir mülteciden 6 bin lira ameliyat parası istendiğini, çocuk hastanelerinde 3-4 bebeğin aynı yatakta yattığını, doğumevinde gebelerin ve ailelerinin büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirtti.

Demir, “Sayın Başbakan’a bir önerim var; acil servislerde üç renk, hat var, yeşil, kırmızı, sarı. Bir de pembe hat koysun, o zaman iyi olur. Pembe hattın ucunda güzel kızlar mı olur, güzel hemşireler mi olur bilemiyorum.” dedi.

-Radyoloji çalışanlarının sorunları

Radyoloji çalışanlarının da çok büyük sorunları olduğunu vurgulayan Nurettin Demir, Türkiye’de toplam 30 bin radyoloji çalışanı bulunduğunu bunlardan 5 bininin ehliyetsiz olarak çalıştığını ve çalışanlar arasında kanser vakalarının artarak görüldüğünü öne sürdü.

Demir, sağlıktaki performans sisteminin çalışanların sağlığını tehdit eder boyutlara ulaştığını iddia etti.

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık da Başbakan Yıldırım’ı sözlerinden dolayı eleştirerek, “Türkiye’nin nüfusu 78 milyon, acile başvuru 112 milyon. Sayın Başbakan ‘kız bakmaya gidiyorlar’ diyor ama acil servis çöpçatan yeri, kız bakma, erkek bakma yeri değil. Hasta bakma yeri. Sayın Başbakanı tüm çalışanlardan özür dilemeye çağırıyorum.” diye konuştu.

Radyoloji çalışanlarının iş yükünün performans sistemi nedeniyle arttığını, çalışma saatlerinin 5’ten 7’ye çıkartıldığını ifade eden Arık, 15 Şubat 2016 tarihinde radyoloji çalışanlarının sorunlarına ilişkin sağlık bakanının cevaplaması için verdiği soru önergesine hala cevap verilmediğini bildirdi.

Radyoloji çalışanlarının sağlık kontrollerinin tam olarak yapılmadığını öne süren Arık, Kayseri diş hastanesinde diş röntgenlerinin temizlik elemanlarınca çekildiğini, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde radyoloji eğitimi olmayan kişinin o birime sorumlu yapıldığını, hükümete yakın sendika üyelerinin diplomaları olmadan atandıklarını kaydetti.

vekil

 Sağlık sistemi ile Radyoloji teknisyen ve teknikerlerinin sorunlarını gündeme taşıdık
radar1

TümRadder Başkanı Heybet Aslanoğlu, insanca ve sağlıklı koşullarda çalışma isteklerini dile getirdi.

İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fak. Radyoloji ABD / İstanbul Aydın Üniversitesi Ögretim Görevlisi / TUMRAD-DER Genel Başkanı HeybetAslanoglu”Bugün Türkiye’de çalışan 18 Bin civarında radyoloji teknisyeninin sorunlarını sizlerin aracılığı ile kamuoyu ile paylaşmak ve çözüm üretmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Radyoloji hastalıkların teşhisi ve bazen de tedavisi amacıyla  genellikle x-ışınları gibi sağlık üzerinde kanser dahil bir çok olumsuzluğa sebep olan radyasyonlar kullanılarak görüntüleme yapılmasıdır.  Bu görüntüleme cihazlarını kullanan özellikle teknisyenler/teknikerler ve radyoloji uzmanı hekimler işlem sırasında az da olsa bir radyasyona maruz kalmaktadırlar. Bu küçük değerdeki radyasyonlar önlem alınmadığı takdirde bu mesleği yıllarca yapan kişiler için ciddi sıkıntılara sebep olabilir.

Yakın zamanda Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tiroid nodülü tespit edilen 12 radyoloji teknisyeninin 3’ünde tiroid kanser çıkması, radyasyon ile çalışan sağlık personelinin çalışma koşulları ve güvenlik önlemlerini yeniden tartışmamız gerektiği ortaya çıkmıştır.

Kaldı ki olaydan sonra Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri  Derneği’ne yapılan başvurular olayın sadece Erciyes Üniversitesi Hastanesi ile de sınırlı olmadığı ve hemen hemen her hastane 3-5 kanser vakasının mevcut olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

Dernek tarafından uzman kişilerden oluşan bir heyet Erciyes üniversitesi Hastanesi’nde incelemeler ve ölçümler yapmış,  orada çalışan radyoloji teknisyenleri ile birebir görüşmeler yapmış ve bunu raporlaştırarak geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşmıştır. Rapora göre tespit edilen radyasyon değerleri yıllık doz sınırlarının seviyesine çok yakın değerler tespit edilmiştir. Yıllık doz sınırı  şu demektir.  Bir hastalığın ortaya çıkması belirlenen bu sınır aşıldığında hastalığın ortaya çıkması kaçınılmaz olan değerdir.  Bu sınıra yakın olması da kanser dahil bir çok hastalığın oluşması için yeterli  değerlerdir. Kaldi ki küçük  dozlar bile yıllar sonra kanser oluştura bilmekte iken  yıllık sınıra yakın değerler  kanserlerin oluşmasını daha da kolaylaştırmakta ve hızlandırmaktadır.

AKP ile birlikte 2002 yılından beri Sağlıkta Dönüşüm Programı denilen bir sağlık sistemi uygulanmaya çalışıyor. Sağlıkta Dönüşümün özünde sağlığı bir hak, bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp tamamen kâr endeksli, sunulan hizmetin kalitesi bir kenara atılarak performans kriteri olarak ne kadar çok işlem, ne kadar çok tektik, ne kadar çok ameliyat olarak belirleyen ve sağlık çalışanlarını bu performans kriterlerine göre değerlendiren bir sağlık sistemi anlayışı ne yazık ki sağlık çalışanlarının ve toplumun sağlığını tehdit ediyor.

AKP’nin bu sağlıksız sağlık politikaları, performans sistemi, hekimler ve diğer sağlık çalışanları gibi radyoloji çalışanlarını da canından bezdirmiştir. Erciyes Üniversitesi Raporunda kansere neden olan etkenin sadece radyasyon olmadığını, performans sistemi ile artan iş yükü, yetersiz personel, uygun olmayan koruyucu ekipmanlar kısaca sağlıksız çalışma koşulları meslektaşlarımızın kanser olmalarının en önemli etkenlerinden olduğu belirtilmiştir.

Sağlıkta performans sistemi ile radyoloji tetkiklerinin sayısında ve radyoloji çalışanlarının iş yükünde yaklaşık 5 kat artış yaşanmıştır. Bu artışın  önemli bir kısmını teşhis ve tedaviye hiçbir katkısı olmayan gereksiz radyolojik uygulamalar ve tetkikler oluşturmaktadır.  Her bir tetkik hastanın ve bu incelemeyi yapan teknisyenlerin daha fazla radyasyon alması demektir.

Radyasyon ile çalışan radyoloji teknisyenleri ve teknikerleri  haklı olarak kendi geleceklerinden endişe duymaktadırlar. Ne zaman sıra bize gelecek diye korku ve panik içerisindeler.

YETERSİZ İSTİHDAM EN ÖNCELİKLİ SORUNDUR!

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin tamamına yakınında görüntüleme hizmetleri taşeronlara devredilmiştir. Görüntüleme hizmetleri taşeron firmalar tarafından verilmektedir. Taşeron firmalarında daha ucuz iş gücü diye eğitimsiz, ehliyetsiz alaylı diye tabir edilen kişilerce  hizmet verilmektedir. Her yıl 5000 civarında mezun olan gencimiz radyoloji teknisyenliği okullarından mezun olup iş bulamazken çok daha ucuza, hiçbir hak ve hukuk tanımadan insanların emeği sömürülüyor. Bu merkezlerde dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen sayıda MR, BT ve diğer tetkikler yapılıyor. Radyasyon ile ilgili eğitim almamış bu kişiler en başta kendi sağlıklarını daha sonra hastaların sağlığını ciddi bir şekilde riske atmış oluyorlar. Özel hastanelerde de durum bundan farklı değildir. Özel hastanelerde ve taşeron firmalarında çalışan radyoloji çalışanları kanunların kendilerine sağladığı, radyasyon izinlerini, yıpranma  hakları  kullanamıyorlar, kullandırılmıyor. Ayrıca fiili hizmetler yine AKP hükümeti tarafından 5510 sayılı kanun ile yıllık 90 günden 50 güne indirilerek  %50 oranında azaltılmıştır.

30.01.2010 tarihinde 5947 Sayılı Üniversite Ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile radyasyon ile çalışan sağlık personelinin haftalık çalışma süresi 25 saatten 35 saate çıkarılmıştır. Yeterli sayıda istihdam yapılmadan mevcut personel ile radyolojideki ihtiyaç karşılanmaya çalışılıyor.  AB ülkelerinde kişi başına düşen yıllık hasta sayısı İngiltere’de 1/3048, Hollanda 1/3303Almanya 1/2711, Fransa 1/2850 iken Türkiye’de 1/5650’dir. AB ülkelerinde bir radyoloji teknisyeni günlük mesaisinde ortalama 20-25 hastaya işlem yaparken ülkemizde bu sayı en küçük hastanede bile 70-80 civarındadır. KPSS sınavı ile istihdam edilen radyoloji teknisyen/teknikeri ihtiyacı karşılayamamaktadır.Elimizdeki tabloda da görüldüğü gibi Türkiye’nin her bölgesinde her hastanesinde Personel Dağılım Cetvelinde belirtilen sayıların çok altında sayılardaki radyoloji teknisyenleri ile hizmet veriliyor. Okullarımız her yıl binlerce mezun veriyor ancak Sağlık Bakanlığı yeterli sayıda kadro açmadığı için iş bulamıyorlar. Radyoloji Teknisyenleri personel eksikliği nedeniyle  radyasyona maruz kaldıkları yetmezmiş gibi birde  hastalardan şiddet görüyor, darp ediliyor. Bunun tek bir sorumlusu vardır. Mevcut sistem ve yeterli kadro açmayan Sağlık Bakanlığı’dır.

AKP Hükümeti ve Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı neyle meşgul yabancılara vatandaşlık verilmek suretiyle özellikle sağlık alanında istihdam etmekle meşgul. Değerli arkadaşlar Türkiye’de 300 bin civarında hekim dışı  eğitimli, sağlık personeli  atanamıyor, atanma bekliyor. 250 bin civarında öğretmen atanmayı bekliyor. İstihdam mı etmek istiyorsunuz buyurun. Bu ülkenin yabancı sağlık çalışanına, yabancı öğretmene ihtiyacı yok. Bu ülke insanının sorunlarından bu kadar yabancılaşmış hükümete de Bakanlara da ihtiyacı yok. Ama bunların amacının millet olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Halkımızında bunları gördüğünü düşünüyoruz.

Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Tenikerleri Derneği  geçen hafta kendi üyeleri arasında bir anket yaptı.  Mesleki Memnuniyet Anketi’nde ankete katılanların radyoloji teknisyenlerinin %95’i mutsuz ve geleceklerinden kaygı duyduklarını ifade ederken sadece %5 lik çok küçük bir kesim sağlık uygulamalarından ve radyoloji teknisyeni olarak çalışmaktan memnun olduğunu beyan etmiştir. Yine ankete katılanların %24’ü imkan olsa meslek değiştirmek istediğini ifade etmiştir.

Bir meslek grubunda %95 oranında memnuniyetsizlik varsa başta Sağlık Bakanlığı’nın ve Çalışma Bakanlığı’nın sorumluluğundadır.  Ya da bu memnuniyetsizlik bu bakanlıkların çalışanların sorunlarına ne kadar kayıtsız kaldığının göstergesidir.

Türkiye’de insan hayatı birileri için ne yazık ki çok ucuz. Erciyes Üniversitesinde radyoloji teknisyenleri kanser olur Sağlık Bakanından ses yok. Çalışma Bakanından bir açıklama yok. Sorumlu kim? Sorumlu yok. İş kazalarında, maden ocaklarında, sanayi sitelerinde işçiler ölür. Sorumlu yok.   Böyle bir yönetim anlayışı kabul edilemez. İlgililerin, sorumluların görevlerini adam gibi yapmaya yada o koltukları bırakmaya davet ediyoruz. İnsanların hayatlarını karartmaya hakkınız yok.

KORUYUCU EKİPMANLARIMIZ YETERSİZ ve UYGUN DEĞİL.

Radyoloji teknisyenlerinin  kanser olmaması için kullandığı koruyucu ekipmanlar hem yetersiz hem de bir çoğu uygun değil. Çalışma Bakanlığı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Genel Müdürlüğü bünyesindeki birimlerin 6331 sayılı kanun kapsamında , kurşun önlük ve diğer koruyucu ekipmanları üreten, ithal eden firmaların yeterliliklerini titizlikle sorgulamalı ve yetersiz bulunan işletmelerin faaliyetlerini durdurmalıdır. Yurt dışından ithal ediyoruz deyip merdiven altı üretilen koruyucu ekipmanlar piyasaya sürülüyor. Sahte ürünler ucuz diye hastane idarecileri bunları tercih ediyor. Çoğu zaman test edildiğinde içerisinde kurşuna rastlanmayan bu ürünler yıllar sonra bizlerin kanser olmasına sebep olabiliyor. Sahte ürünler bizi radyasyondan koruyamaz. Sahte ürünlerle kanser önlenemez.

İyonlayıcı radyasyon ile çalışılan birimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ağır ve tehlikeli İşler arasında sayılmış ve alanlarda çalışanların  5510 sayılı kanun kapsamında fiili hizmet süresi denilen yıpranma  nedeniyle erken emeklilik imkanı sağlanmıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı Döner Sermaye ve Ek Ödeme Yöneteliği’nde radyoloji, nükleer tıp ve radyoterapi gibi radyasyonla çalışılan alanları riskli ve özellikli birimler dışında tuttuğu için bu alanlarda çalışan sağlık çalışanlarının Döner Sermaye ve Ek ödemelerinde kayıplar  ve magduriyetler söz konudur. Bu yanlışın ivedilikle düzeltilmesi ve radyoloji, nükleer tıp ve radyoterapi gibi radyasyon ile çalışılan alanları özellikli-riskli birimler  olarak kabul edilip magduriyetin  giderilmesi gerekmektedir.

NE İSTİYORUZ! ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ.

  • Öncelikle Sağlık Bakanının bizlerin feryadına, bizlerin sesine kulak vermesini bu konuda çözüme dair bizleri dinlemesini İSTİYORUZ.
  • Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Çalışma Bakanlığı ve radyoloji ile ilgili diğer kurumlar etkin denetim yapmasını İSTİYORUZ.
  • Her şeyden önce sağlığımızı düşünüyoruz. Sağlığımızın korunması için çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını İSTİYORUZ.
  • Performans sisteminin tamamen veya radyolojik incelemeler için kaldırılmasını İSTİYORUZ.
  • Taşeron firmaların titizlikle denetlenmesini, hukuksuzlukların, çalışanları köle gibi görme anlayışının önüne geçmesin İSTİYORUZ.
  • Radyolojide iş yükümüz çok fazla yeterli sayıda istihdam sağlanmasını ve radyasyonla çalışma sürelerinin düşürülmesini, hasta veya tetkik bazlı bir sınırlama getirilmesini İSTİYORUZ.
  • Radyolojide DİPLOMASIZ-EHLİYETSİZ(Alaylı)  çalışmanın önüne geçilmesini ve ehliyetsiz personel çalıştıran kurumlara caydırıcı cezalar verilsin İSTİYORUZ.
  • Radyoloji eğitimi veren okulların ve tahsis edilen kontenjanların sınırlandırılmasını ve radyoloji eğitiminin LİSANS düzeyine çıkarılmasını İSTİYORUZ.

ad1

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar