Dolar : Alış : 7.3985 / Satış : 7.4118
Euro : Alış : 9.0044 / Satış : 9.0206
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya16°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11114 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Şaban Kızılırmak”Ülkemiz siyaseti eskimiş yıpranmış ve yozlaşmıştır”

18 Nisan 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Şaban Kızılırmak”Ülkemiz siyaseti eskimiş yıpranmış ve yozlaşmıştır”
Şaban Kızılırmak”Ülkemiz siyaseti eskimiş yıpranmış ve yozlaşmıştır”

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Yeni Dünya Partisi Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şaban KIZILIRMAK ile Yeni Dünya Partisini tanıtırmısınız Diye sordu

yeniYeni Dünya Partisi Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şaban KIZILIRMAK “2030 vizyonu ile yola çıkan Büyük yürekleri ve büyük hedefleri olan gençleriz. Siyasette varlık sebebimiz particilik değildir siyaset yapıyorum yangılısı içinde olup particilik yapılmasına karşıyız. Partiler,siyaset için araçtır amaç değildir. Bizim amacımız parti ve siyaset ile halka hizmettir vatana, millete, bayrağa daha yüce değerler katmaktır. Yönetilemeyen Türkiye sloganı ile 2009 yılında yola çıktık daha adil daha demokratik daha özgürlükçü bir yönetim için kendimizi ve Anadolu’nun genç liderlerini yönetime hazırlamaktayız.

Biz gücünü kendisinden hatta küçüklüğünden alan bir büyüklüğe sahibiz. İnancından özgüveninden ve bu yolda serdengeçtiliğinden başka gücü olmayan gençleriz. Bu aşkımız ile tüm zorlukları yendik, geçtik ve inşallah yine tüm zorlukların ve oyunların üstesinden geleceğiz. Bizi destekleyen ne iç ne dış hiçbir güç yoktur. Biz proje değiliz. Biz bu aziz milletin yeniden dirilişi olan asıl gücüz, öncü gücüz. Biz kimleri gibi gücümüzü paradan maddeden alan kişiler değiliz. Biz gücümüzü içimizdeki volkan misali yanan adalet ve hizmet aşkından alıyoruz bu sebeplerdir ki bu gücümüz son nefesimize kadar kaim olacaktır. Yeni Dünya Partimiz, kimseye piyon olmayan gençlerin artık hikaye dinlemekten bıkmış gençlerin kendi destanını yazan gençlerin partisidir.

Bizim için en önemli şeyler vatan millet bayrak eşitlik ve adalettir. Bu amacımıza hizmet eden her şeye herkese kapımız açıktır. Bizim tarafımız kişiler kurumlar partiler değildir. Bizim tarafımız cefakar ve fedakar halkımızdır. Tarafımız milletimizin şanlı bayrağıdır. Tarafımız büyük milletimizin büyük devletidir. Bu uzun yolda bu zor yolda bize zorlukları kolaylaştıracak idealist hizmet gönüllüsü herkese kapımız açıktır.”dedi

Yeni Nesil Muhalefet Nedir?

Yeni Dünya Partisi olarak “Yeni nesil siyaset” ve “Yeni Nesil Muhalefet”  kavramı ile siyasette olmak istiyoruz. Partiler siyaset için araçtır, siyasette devlet yönetimi için araçtır ve bunların tümü sadece halka hizmet, adalet, güven ve refah tesis etmek için vardırlar.

Ülkemiz siyaseti eskimiş yıpranmış ve yozlaşmıştır. Siyasete gençlerin eli değmeli siyaset  yenilenmeli daha enerjik daha üretken ve çağı görüp anlayan kişiler tarafından yapılmalıdır.

Partilerin yönetimleri tarihi geçmiş üretkenliklerini sergilemiş eski Türkiye’nin tortularını üzerlerinde taşıyan kişilerden oluşuyor. Yeni Dünya Partisi siyaseti reset  yapacak ve yeniden asıl misyonu olan “Millete Hizmet” anlayışı ile kuracaktır.

“Yeni Nesil Muhalefet” anlayışı ile hareket edip bu ülkeye gerçek muhalefet nasıl yapılır göstereceğiz. Amacımız 2019 seçimlerinde Meclis’e girmek ve 2023 seçimlerine kadar yapıcı, olumlu, üretken, edepli, barış ve birleştiricilik ile muhalefet yolu ile hizmet etmektir.  Muhalefet demek her şeye karşı çıkmak, reddetmek, hayır demek ve karalamak değildir. Muhalefet daha iyisini ortaya koymaktır! Eksiğini tamamlamaktır muhalefet… Daha fazla üretmek, hizmet ve adalet için iktidarın yolunu açmaktır. Ülkemizde muhalefet baştan sona yanlış bilinip yanlış yapılıyor.

Yeni Dünya Partisi ve Yeni Nesil Muhalefet ile hizmet, adalet, demokrasi, barış ve özgürlük için çalışacağız! Halkımızın sorunları için iktidara doğrularında destek olup, yanlışlarını düzelteceğiz İnşallah.

Amacımız vatana, millete, bayrağa daha fazla değer katmaktır ve hizmet etmektir. Amacımız iktidar düşmanlığı karşıtlığı değildir. Kişiler ve partiler gelir geçer! Bizim aşkımız bu aziz millete ve bu cennet vatanadır.

Biz 2030 vizyonu ile siyaset yapan, bu milletin geleceği olan gençleriz. Ülkemize zarar verecek her şeyin karşısında olacağız! Önce insan ve, önce hizmet anlayışı içinde doğru kimse yanında olup yanlış kimse onun karşısında olacağız.

SABANKIZILIRMAKSİVAS

YENİDUNYA1

Yeni Dünya Partisi Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şaban KIZILIRMAK  Parti  Proğramlarını anlattı

AMAÇ

  • Milli hakimiyeti ve milletin üstünlüğünü, millî birlik ve bütünlüğü her şeyin üzerinde telakki eden
  • Millet iradesinin tecellisinin ve millet hakimiyetinin tesisinin ancak halkın serbest oyunun esas olduğu hür demokratik düzen içerisinde mümkün olabileceğine inanan,
  • İnsan temel hak ve hürriyetlerini vazgeçilmez kabul eden,
  • Adalet mülkün temelidir anlayışına sahip,
  • Milliyetçiliği, millî ve manevi değerlere bağlılığı düstur ittihaz eden,
  • Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk’ün ilke ve inkılâpları istikametinde muasır medeniyet seviyesine erişmeyi hedef alan,
  • Asıl olan fertlerin ve toplumun mutluluğudur görüşü içerisinde sosyal adalete ve fırsat eşitliğine inanmış,
  • İktisadi kalkınmanın hızlandırılmasını, işsizliğin ve fakirliğin kaldırılmasını, gelir dağılımı farklılıklarının azaltılarak refahını yaygınlaştırılmasını öngören,
  • İktisadi gelişmede fertlerin teşebbüs gücünü esas kabul eden,
  • Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin modern ve ileri Türkiye idealine bağlı, millî ve ahlâki değerlerimizi benimsemiş, ilmi düşünceye sahip, herkese karşı sevgi, saygı ve müsamaha besleyen medeni bir insan olarak yetiştirilmelerini millî eğitiminin esası sayan,
  • Demokratik siyasî mücadelede tek yolu ikna, uzlaşma ve fikirlere hürmet olarak gören hür, bağımsız, gelişmiş, itibarlı, büyük ve güçlü Türkiye idealine ulaşmayı gaye edinmiş bir siyasî partidir.

Bu programda ve bu programda belirtilen esasların ışığı altında öngörülen hususların gerçekleşmesi maksadıyla her çeşit sosyal, iktisadî, idari, hukuki, politik ve diğer tedbirlerin alınması ve uygulanması için çalışmayı ve mücadele etmeyi aziz milletimize karşı vazgeçilmez görevimiz sayar, siyasî parti oluşumuzun sebebi görürüz.

 DEVLET Devlet, başta vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün korunması olmak üzere, yurdun savunması, emniyet ve asayişin sağlanması, adaletin temini, sosyal ve iktisadî faaliyet ve hizmetlerin en verimli şekilde yapılabilmesi maksadıyla gene millet tarafından kurulu müesseselerden meydana gelir. Devlet millet için vardır. Devletin millet ile bütünleşmesi esastır. Sosyal adalet, sosyal güvenlik ve sosyal yardımın düzenlenmesi ve sağlanması sosyal hizmet ve faaliyetlerin tanzim, teşvik ve yönlendirilmesi ve gereğinde doğrudan yapılması devletin başlıca görevleri arasındadır. İktisadi faaliyetlerde devlet genel olarak bütün millete hitap edecek altyapı mahiyetindeki hizmetlere yönelmelidir. Asıl olan devletin zenginliği sonucu milletin zenginliği değil, milletin zenginliği sonucu devletin zengin olmasıdır. Devlet müesseselerinin kuruluşunda ve işleyişinde temel prensip işlemlerin müessir, süratli ve verimli bir şekilde yürütülmesidir. Bunun için sistem açık, basit ve kolayca anlaşılır olmalıdır. Devlet kuruluşlarının hakiki veya hükmi şahıslarla ilişkilerinde itimat esastır, şüphe istisnadır. Sistemin işleyişinde iyiliğin ve faziletin hakim kılınması, verimin geliştirilmesi hedefimizdir.

ADALET Adalet mülkün temelidir. Adaletin temini ve dağıtımı devletin temel görevleri arasındadır. Adalet, hak ve hürriyetlerin teminatı olduğu kadar, hürriyetlerin kamu menfaatleri dışında kullanılmamasının da teminatıdır. Kanun önünde eşitlik esastır. Adaletin vatandaşlar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın gerçekleştirilmesi, millî birlik ve beraberliğin tesisinde ve devlete güvenin temininde asli unsurdur. Adalet süratle yerine getirilmeli, cezalar müessir ve caydırıcı olmalıdır. Yargı organlarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı esastır.

HÜRRİYET Toplumun maddi ve manevi olarak yükselmesinde ve yücelmesinde temel unsur insandır. Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ifadesini bulan bu hak ve hürriyetlerin sağlanması ve teminat altına alınması için hukuka bağlı ve hukukun üstünlüğünü esas alan devlet nizamını temel şart görürüz.

 DEMOKRASİ VE DEMOKRATİK DÜZEN Millete en iyi hizmet verebilmesi, devlet idaresinde milletin en iyi şekilde temsil edilebilmesi ancak demokratik düzen ile mümkün olabilir. Demokratik düzen insan hak ve hürriyetlerine saygının en yüksek olduğu, insan hak ve hürriyetlerinin en iyi şekilde korunduğu rejimdir. Temel vasıfları adalet ve hukukun üstünlüğü olan demokratik düzen, insan şeref ve haysiyetinin, söz, düşünce, kanaat, din ve vicdan hürriyetinin en güvenilir teminatıdır. Millet hakimiyeti demokratik düzenin esasıdır. Cumhuriyet, devlet ve demokrasi anlayışımızı mükemmel olarak ahenkleştiren bir idare şeklidir. Halkın serbest oyu ile seçilmiş üyelerden kurulu Türkiye Büyük Millet Meclisi millî iradenin ve millet hakimiyetinin en üst seviyede tecelli ettiği müessesedir. Cumhurbaşkanlığı, her türlü tartışmanın dışında tutulması gereken, demokratik siyasî nizam içerisinde tarafsız, devletin ve millî birliğin en yüksek seviyede temsil edildiği bir makam olarak görürüz. Siyasi partiler demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. İstikrarlı ve kuvvetli hükümet, devlet idaresinin müessir bir şekilde yürütülmesinin ilk şartıdır. Demokratik düzeni, insan hak ve hürriyetlerini zedelemeye, tahrip etmeye, ortadan kaldırmaya yönelik her türlü hareketin karşısındayız. Demokratik düşünce ve haklara karşı olan her çeşit rejimi ve tasarrufu reddederiz. DİN VE LAİKLİK Herkes Anayasamızın teminatı altında vicdan, dini inanç ve ibadet hürriyetine sahiptir. Maddi ve manevi gelişmeyi birlikte sağlamanın zaruretine inanırız. Yüksek ahlâk sahibi dengeli bir nesil yetiştirilmesini teminen, devletin ilk ve orta öğretim kurumlarında dini eğitim ve öğretim yapılması için gerekli tedbirleri almasını zorunlu görürüz.

 BASIN VE YAYIN Söz, düşünce ve kanaat hak ve hürriyetlerin kullanılmasında, kamuoyunun sağlıklı bir şekilde teşekkülünde, basın ve yayını hür demokratik düzenin temel vasıtaları arasında telakki ederiz. Radyo, televizyon, gazete, dergi, kitap gibi kitle iletişim araçları, haberleşme vasıtaları, ilim, kültür ve sanatın gelişmesi ve yayılmasında da önemli görev ifa ederler. Devletin murakebinde bulunan radyo, televizyon ve diğer basın ve yayın vasıtalarının tarafsızlığı esastır.

 PLANLAMA Sosyal ve iktisadî gelişmenin ahenkli, süratli, verimli olması, kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi için planlamayı önemli görürüz. Kaynak ve tasarrufların arttırılması ve en iyi şekilde kullanılması, sosyal ve iktisadî gelişmenin hızlandırılması, fakirliğin kaldırılması, işsizliğin yok edilmesi, farklılıkların adil ve pratik ölçüler içinde giderilmesi, refahın ahenkli ve dengeli olarak kitlelere yayılması planlamada ana hedefimizdir. Partimiz, katı ve dogmatik merkezi planlamanın tamamıyla dışında, demokratik, kuruluşların ve fertlerin kabiliyetlerini ve teşebbüs güçlerini kullanmalarına ve geliştirilmelerine imkân veren, düzenleyici, yönlendirici ve denge kurucu bir planlama anlayışına sahiptir.

İKTİSADİ POLİTİKANIN ESASLARI İktisadi gelişmenin hızlandırılması, sosyal dengenin iyileştirilmesi, fertlerin kabiliyet ve çalışmalarına göre gelişme arzularının teşvik edilmesi, gruplar arasındaki gelir dağılımı farklılıklarının pratik ölçüler içinde azaltılması, bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarının asgariye indirilmesi, fakirliğin kaldırılarak refahın yaygınlaştırılması iktisadî gelişme politikamızın esasını teşkil eder. Toplumdaki çeşitli grup menfaatlerinin bir bütünün tamamlayıcı unsurları olduğuna, bunların ahenkli bir şekilde millî menfaatler çerçevesinde birbiriyle telif edilebileceğine inanırız. Ekonominin tabiî kanunları içinde gelişmesini sağlamak üzere, ülke menfaatleri doğrultusunda müdahale ve tehditlerin asgariye indirilerek, rekabet şartlarının hakim kılındığı serbest Pazar ekonomisinin uygulanması ekonomik tercihimizdir. Büyük halk kitlelerine yeterli, kaliteli ve ucuz mal ve hizmet sunulmasının en iyi şekilde bu sistem içerisinde mümkün olabileceğine inanıyoruz. Dış borçlanmayı ve dış yatırımları karşılıklı menfaatlerin dengelenmesini öngören bir anlayış içerisinde faydalı buluruz. Bu genel hedeflere erişilebilmesi için ilkeler şunlardır:

  • Tasarrufların teşviki tasarrufların ve kaynakların verimli ve süratli bir şekilde kullanımıyla, yatırım ve üretim artışının, istihdam imkânlarının geliştirilmesi,
  • Dış ödemeler dengesinin istikrarlı ve sürekli çözüme kavuşturulması, ihracatın artırılarak, millî gelir içindeki payının yükseltilmesi dış müteahhitlik, taşımacılık,
  • Enflasyonun çok düşük seviyelerde tutulması, fiyat istikrarının sağlanması,
  • İktisadi, mali, para ve kredi politikalarında karar bütünlüğünün sağlanması ve uygulamanın ahenk içinde yürütülmesi.

İKTİSADİ KALKINMADA DEVLETİN ROLÜ İktisadi gelişmenin güvenli ve sürekli bir şekilde yapılabilmesi için devletin başlıca rolü istikrarın teminidir. Bu maksatla yurt içinde emniyet ve güvenin sağlanması, yurdun savunması, yurt dışında memleketin ve vatandaşların haklarının korunması, adaletin en iyi şekilde tevzii devletin asli görevidir. İktisadi kalkınmada devletin esas fonksiyonu tanzim edici olması, fertlerin ve kuruluşların iktisadî münasebetlerini düzenleyici, ihtilafların halli, iktisadî istikrarın sağlanmasına matuf sık sık değişmeyen kaideler koyması, engellerin kaldırılarak, verimin yükseltilmesidir. Devletin tanzim edici ve yönlendirici fonksiyonu genel seviyede olmalı, detaylara müdahale edilmemelidir. İktisadi kalkınmada devletin doğrudan yürüteceği faaliyetler genel olarak bütün millete hizmet veren, esas itibariyle altyapı mahiyetindeki işlerin yapılmasıdır. Bütün milletin istifadesine açık olabilecek orman, su, maden, enerji gibi sahalar devletin varlığı olarak düşünülmelidir. Bahis konusu tabiî kaynakların mülkiyeti devlet tasarrufunda olmakla beraber, geliştirme ve işletme hakları devletin koyacağı esaslar içinde fertlere veya fertlerin bir arada kuracağı teşebbüslere bırakılabilir. Devlet, sanayi ve ticarete ana prensip olarak girmemelidir. İstisnai olarak geri kalmış bölgelerde sınai tesisler kurabilirse de kısa zamanda millete devredilmelidir. Sanayi ve ticarette devletin esas rolü tanzim ve teşvik edici olmasıdır. İktisadi faaliyetlerde devlet vatandaşın rakibi değil, aksine ona hizmet eden, gelişmesini kolaylaştıran bir yardımcıdır.

İKTİSADİ KALKINMADA FERTLERİN ROLÜ Sanayi, tarım ve ticarette mal ve hizmet üretiminin en süratli ve verimli şekilde yapılabilmesi, fertlerin kabiliyetlerini ve teşebbüs güçlerini iktisadî gelişmenin temel unsuru sayan bir sistem içinde mümkün olabilir. Hür teşebbüsü meydana getiren ferdi işletmeler, kooperatif ve şirketler sistemin temel uygulama araçlarıdır.

 TASARRUFLAR Özel tasarrufun teşviki ve tasarrufların en verimli yatırım alanlarına yönlendirilmesi iktisadî politikamızın temel esaslarındandır. Kredilerin aşırı teminata dayanan bir sistem içinde dağıtımından ziyade verimi yüksek projelere tahsis edilmesi, kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi bakımından büyük önem taşır. Mali piyasa ve sermaye piyasasının geliştirilmesi için modern ve bünyemize uygun sistem ve vasıtaların tatbikini faydalı görmekteyiz.

VERGİLER Devletin genel iktisadî politikası ile vergileme arasında doğrudan bir ilişki vardır. Devletin gayri iktisadî ve zarar eden yatırımlara girmemesi, iktisadî gelişmede fertlerin teşebbüs gücünün esas alınması, devletin tanzim ve teşvik edici bir rol oynamasından dolayı devletin masrafları nispî olarak azalacaktır. Böylece aşırı vergileme ihtiyacı ortadan kalkacağı gibi vatandaşa daha müessir ve faydalı hizmetler vermek mümkün olacaktır. Vergilemenin ana prensipleri şunlardır:

  • Vergiler sayıca az, basit, kolay anlaşılır olmalıdır.
  • Vergiler adil, genellikle herkesin kolaylıkla verebileceği nispette tutulmalıdır.
  • Vergileme kurumlaşmayı ve yatırımları teşvik etmelidir.
  • Vergileme israfı önlemelidir.

ALTYAPI YATIRIMLARI Enerji, kara ve demir yolu, liman, yurtiçi ve yurtdışı haberleşme kara, hava, deniz ulaştırması gibi temel altyapı yatırımlarını devletin asli görevleri arasında telakki ederiz. İktisadi ve sosyal kalkınmanın başlıca unsuru gördüğümüz bu yatırımların süratle gerçekleşmesini sağlamak hedefimizdir. Kendini iktisadî olarak geri ödeme gücüne sahip projelerin devletin koyacağı esaslar çerçevesinde halkın iştirakiyle yapılmasının teşvik edilmesini faydalı buluruz.

 KÖY VE TARIM Köylü memleketimizin efendisidir. Tarım hizmetleri zahmetli ve fedakârlık isteyen işler olduğu kadar tarım ürünleri de iktisadî gelişme seviyesi ne kadar olursa olsun toplumun zaruri ihtiyaç maddeleridir. Köylümüz sosyal yapımızın ana istikrar unsurudur. Tarım üretimi ise iktisadî gelişmenin, özellikle sanayi sektörünün başlıca kaynağıdır. Türkiye su, toprak ve iklim şartları itibariyle mevcut üretime göre çok daha fazla üretimin yapılabileceği bir potansiyele sahiptir. Halen nüfusumuzun yarısı tarımla iştigal etmektedir. Milli gelirin dağılışı bakımından şehirlerde ve köylerde yaşayanlar arasında büyük fark görülmektedir. Başta tarımın mekanizasyonu olmak üzere, muhtelif sebeplerle köyden şehire göçün önümüzdeki yıllar boyunca devam edeceği muhakkaktır. Bu bakımdan tarım sektöründe hızlı bir gelişmenin sağlanabilmesi için ilkeler aşağıda belirtilmiştir:

  • Başta yol, su elektrik olmak üzere, köy ve şehir arasındaki altyapı ve medeni imkân farklılıkları giderilmelidir.
  • Tarım ve tarıma dayalı sanayi ilişkileri üretim pazarlama zinciri içinde bir bütün olarak ele alınmalıdır.
  • Ormanlarımızda modern işletmecilik esasları uygulanması, orman ile orman köylüsü arasındaki iktisadî ilişkileri güçlendirecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.
  • Hayvancılığın ve buna dayalı et, süt ve diğer ürünler sanayi ile su ürünlerinin her yönüyle geliştirilmesi zorunludur.
  • Tohumculuğun geliştirilmesi için gerekli bütün tedbirler ve teşvikler alınmalıdır.
  • Gübre, tarım alet ve makinaları sanayi ve tarımsal ilaçlar konusunda yatırımlar teşvik edilmelidir.
  • Yer altı ve yerüstü sulama faaliyetleri hızlandırılmalıdır.
  • Tarım ürünlerinde kalite ıslahı, standardizasyon ve ambalajlama konularına büyük önem verilmelidir.
  • Üretimin verimli bir şekilde yapılabilmesi için krediler yeterli seviyeye getirilmeli, teminat sistemi makul esaslara bağlanmalı ve kolaylaştırılmalı tarım ürünlerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi için kredi pazarlama desteği sağlanmalıdır.
  • Tarımda teknolojik gelişmenin ve iktisadî verimliliğin dikkate alınarak, çiftçi ailesi gelirin aile başına ortalama millî gelir seviyesine yükseltilmesini öngören bir tarım reformunun yapılmasını faydalı buluyoruz.
  • Tarımsal araştırma ve yayım hizmetlerine ağırlık verilmelidir.
  • Tabii şartlar ve afetler dolayısıyla çiftçinin uğradığı zararların telafi edilmesini zorunlu görüyoruz.

 SANAYİİ Sanayi en hızlı gelişme potansiyeline sahip olan sektördür. Sanayileşme politikamızın esasına, genel kaide olarak devletin doğrudan sanayi teşebbüslerine girmemesi bunu millete bırakması teşkil eder. Devlet sanayileşmede teşvik ve tanzim edici bir rol oynamalıdır. Sanayileşme politikamızın hedefi modern ve gelişmiş ülkelerin sanayileşme seviyesine erişmektir.

  • Sanayinin bütün yurda pratik ve gerçek ölçülerde yayılması için devletin altyapı ve hizmet yatırımlarını yapması,
  • Sanayi tesislerinin düşük maliyette ve düzenli olması için organize sanayi bölgelerine önem verilmesi, Yatırımların ve ihracatın teşvik edilmesi,
  • Sanayideki aşırı gümrük korumalarının makul seviyelere getirilmesi,
  • Teknoloji ve mühendislik bilgisinin memlekete kolay akışının temini,
  • Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nin zaman içerisinde millete devredilmesi,
  • Sanayide devlet tekelleri dahil, tekellerin kaldırılması,
  • Enerji ve maden konularında gelişmenin hızlanması için fertlere ve fertlerin meydana getireceği kuruluşlara devletin tespit edeceği esaslar dahilinde yatırım ve işletme hakkı verilmesi,
  • Dış yatırımların teşviki için karşılıklı menfaatleri dengeleyen istikrarlı bir ortamın tesis edilmesi.

 HİZMETLER Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde millî gelirin yarısı veya yarısından fazlası hizmet sektöründe teşekkül eder. Sosyal gelişmenin, tarımın ve sanayinin gelişmesi hizmet sektörüyle doğrudan ilgilidir. İstihdamın en yoğun olduğu sektördür. Ülke ekonomisinin dışa açılmasında, dış ödemeler dengesinin tesisinde, ihracat ve dış pazarlama ile birlikte dış müteahhitlik hizmetleri öncelik taşımaktadır. İç ve dış ticaret, turizm, müteahhitlik, taşımacılık ve transit taşıma hizmetlerinin kolaylaştırılmasını ve geliştirilmesini sağlayacak tedbir ve teşviklerin alınmasını zorunlu görüyoruz.

ESNAF VE SANATKAR İktisadi ve sosyal bünyemizde, hizmet, üretim ve istikrar unsuru olarak esnaf ve sanatkarın önemli bir yeri vardır. Esnaf ve sanatkarlar emek ve sermayenin birleştiği, teşebbüs gücünün gelişmesi için tabiî şartların mevcut olduğu meslekler topluluğudur. İktisadi ve sosyal yapımızın temel unsurlarından saydığımız esnaf ve sanatkarların kredi ve pazarlama imkânlarının, sanayi ilişkilerinin iyileştirilmesi eğitim, bilgi ve teknik yardım yönünden güçlendirilmeleri, küçük sanayi sitelerinin geliştirilmesi, mesleki dayanışmayı teşvik edici tedbirlerin alınması gerekmektedir.

SOSYAL POLİTİKANIN ESASLARI Kalkınmada asıl hedef sosyal gelişmenin sağlanmasıdır. Sosyal gelişmenin sürekliliği ve gerekli kaynakların artan bir şekilde temini, iktisadî gelişme ile yakından ilgilidir. Bu itibarla sosyal ve iktisadî gelişme arasındaki ahengin ve dengenin korunması önemlidir. Hedef olarak sosyal adaletin, fırsat eşitliğinin sağlanması, refahın yaygınlaştırılması sosyal politikamızın temel unsurlarını meydana getirir.

SOSYAL KALKINMADA DEVLETİN ROLÜ İstihdam, eğitim ve öğretim, sağlık, konut, şehirleşme ile ilgili hizmet ve faaliyetlerin tanzim, teşvik ve yönlendirilmesini sosyal kalkınmada devletin tabiî görevleri arasında sayarız. Çiftçi, küçük esnaf ve sanatkar, işçi, memur, emekli, dul ve yetimler ile kimsesizlerin sosyal güvenliğe kavuşturulmaları, eğitim ve öğretimde fırsat ve imkân eşitliğinin sağlanması, bütün vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sosyal güvenlik anlayışımızın esaslarını teşkil eder. Devletimizin sosyal güvenlik ve sosyal yardım politikası ve uygulama esasları ölçülü, çalışmamayı teşvik edici değil, muhtaçların korunmalarına gelişmelerine yararlı hale gelmelerine yönelik olmalıdır. Devlet gönüllü sosyal dayanışmayı bilhassa geleneksel sosyal dayanışma esaslarını ve kuruluşlarını, toplumumuzun temelini teşkil eden aile sistemi içindeki sevgi, şefkat ve saygıdan kaynaklanan tabiî sosyal dayanışmayı idame ve teşvik edecek tedbirleri almalıdır.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin modern ve ileri Türkiye idealine, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, millî ve ahlâki değerlerimizi benimsemiş, bilgili, ilmi düşünceye sahip, herkese karşı sevgi ve müsamaha besleyen, medeni birer insan olarak yetişmelerini millî eğitimin esası sayarız. Eğitim ve öğretim ferdin ve toplumun maddi ve manevi kalkınmasında millî ve ahlâki değerlerin korunmasında ve gelişmesinde, kültür, sanat ve medeniyetin gelişmesinde ve geleceğe aktarılmasında, ilmin ve ilmi düşüncenin kazanılmasında temel rolü oynar. Genel olarak fertlerin ve milletlerin sosyal ve iktisadî seviyeleri eğitim ile doğrudan doğruya ilgilidir. Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması esastır. Eğitim ve öğretim devletin başlıca görevleri arasındadır. Ancak devletin koyacağı kaideler içerisinde fertlerin ve özel kuruluşların da eğitim öğretim hizmetleri yapabilmeleri sağlanmalıdır. Herkesin yapmakla zorunlu olduğu ilköğretim dışında, sayı, çeşit ve vasıf itibariyle eğitim ve öğretim hizmetleriyle memleketin iktisadî ve sosyal hedefleri arasında irtibat kurulması elzemdir. Yüksek öğretim kuruluşlarımızda müspet ilimler, sosyal ve manevi ilimler ile birlikte teorik ve uygulamalı araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem verilmesini bu kuruluşlarımızın sınai, iktisadî, sosyal ve diğer konularda pratik araştırma ve geliştirmeye yönelmelerini teşvik için gerekli tedbirlerin alınmasını faydalı görürüz. Orta öğretim seviyesinde teknik eğitim ve mesleki okulların geliştirilmesi zorunludur. Sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde kısa sürede verimi artıracak teorik ve uygulamalı kurslar ile yaygın eğitim faaliyetlerine önem verilmelidir. Halk eğitimine süreklilik kazandırmak için okul dışı eğitim ve kültür faaliyetlerinin geliştirilmesine, radyo ve televizyondan müessir bir şekilde faydalanılması gerektiğine inanıyoruz.

AİLE Aile milletimizin temelidir. Toplum hayatının ahenkli ve sağlam bir şekilde devam ettirilmesinde, gençlerimizin yetiştirilmesinde, ahlâkın ve millî ve manevi değerlerin korunmasında aile yapımızın tabiî sorumluluk hiyerarşisinin yeniden tarifi ve tespiti gerekmektedir. Vatandaş işlerinin doğrudan yerinde çözülmesini teminen mahalli teşkilatların yetki ve sorumlulukları artırılmalıdır.

 ÇALIŞMA HAYATI Çalışma hayatının adil, istikrarlı bir sistem içinde yürütülmesi toplumun sosyal ve iktisadî gelişmesinin ölçüsü ve teminatıdır. Milli ekonomimiz yönünden verimliliği ve çalışmayı teşvik edici esasların uygulanması gerekmektedir. İşçi ve işverenin aynı gaye için çalışması, karşılıklı hak ve görevlerin adil esaslara bağlanması, mücadele ve kavga yerine meseleleri görüşerek anlaşma yolunun tercih edilmesi hedef olmalıdır. Bu hedef istikametinde gayret gösterildiği takdirde, vatanperver ve sağduyulu işçi ve işverenimizin iş barışının tesisi ve idamesinde ve dolayısıyla sosyal ve iktisadî gelişmemizde en doğru yolu seçmiş olacaklarına inanıyoruz. Sendika kurma, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları hür demokrat nizamda çalışma hayatını düzenleyen temel unsurlardır. İşçilerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve iş güvenliğinin sağlanması ile ilgili tedbirler süratle alınmalıdır. İşçilerimizin mesleki ve teknik yönden gelişmeleri ve vasıflı işçi yetiştirilmesi bakımından işbaşında eğitim, kurs ve seminerler düzenlenmesi önem taşımaktadır. Yurt dışındaki işçilerimizin her çeşit hak ve menfaatlerinin korunmasını önemli bir görev telakki ederiz.

İSTİHDAM Mevcut işsizliğin azaltılması yanında, artan nüfusumuza istihdam imkânlarının sağlanması için sürekli ve yüksek kalkınma hızının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Teknolojik gelişme ve iktisadî verimlilik açısından tarım sektörünün istihdam gücü nispi olarak zayıflamaktadır. İlave istihdam imkânları ancak hizmetler ve sanayi sektörlerinde mümkün olabilecektir. Bu bakımdan tasarrufların arttırılması, imkânlarımızın en iyi şekilde kullanılarak kaynak yaratıcı verimli yatırımlara yönlendirilmesi zorunludur. Orta ve yüksek öğretimin sosyal ve iktisadî hedeflerin gerektirdiği insan gücü planlanmasına göre düzenlenmesi şarttır.

SAĞLIK Vatandaşlarımızın bedeni ve ruhi sağlığının korunması için gerekli tedbirleri almak veya alınmasını temin etmek devletin asli görevleri arasındadır. Sağlık hizmetleri, sosyal güvenliğin başlıca unsurlarından biridir. Sağlık hizmetleri, vasıflı, güvenilir, kolay erişebilir, formaliteden uzak ve yurda dengeli bir şekilde yayılı olmalıdır. Sağlık hizmetlerinin bir bütün olarak ele alınması zorunludur. Toplum sağlığını tehdit eden hastalıklarla mücadele edilmesi, gıda maddelerinde kalite kontrolüne ve çevre şartlarının iyileştirilmesine önem verilmesi gerekmektedir. Hastane ve sağlık ocaklarının sayısı artırılmalı, modern alet, makine ve araçlar ile teçhiz edilmeleri sağlanmalı, ilaç sanayinin geliştirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Devletin yapacağı hizmet ve faaliyetlere ilaveten, özel sağlık müesseselerinin kurulmasını teşvik için tedbirler alınmasını faydalı görürüz.

 GENÇLİK Gençliğimizi bilgili, vatan ve milletin birlik ve bütünlüğünü, müdrik, örf ve ananelerimize saygılı, herkese karşı sevgi, saygı ve müsamaha besleyen Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı medeni bir insan olarak yetiştirmeliyiz. Gençlerimizin ruh, fikir ve beden yönünden mükemmel şekilde gelişmeleri sağlamak hedefimizdir. Bu maksatla normal eğitim ve öğretime ilaveten, okul içinde ve okul dışında, fikir, kültür ve sanat, spor ve folklor faaliyetlerinin yapılmasını sağlayacak tedbirler büyük önemi haizdir. Bütün okullarda başlıca spor faaliyetlerinin yapılmasına imkân verecek modern tesislerin kurulması öncelik taşımaktadır. Orta ve yüksek öğrenim gençliğinin meslek hayatına intibaklarının kolaylaştırılması ve başarılarının artırılması için önceden çalışma ve tatbikat imkânlarına kavuşturulmaları önemlidir. Burs ve yurt şartlarının iyileştirilmesi, gençliğin tatil zamanlarını en faydalı şekilde değerlendirmelerini sağlayıcı imkân ve faaliyetlerin desteklenmesi gerektiğine inanırız.

KÜLTÜR VE SANAT Kültür ve sanat, milletlerin gelişmesinde başta gelen bir değerler manzumesidir. Kültür ve sanat, millî değerlerin korunmasında ve gelişmesinde olduğu kadar, milletlerarası ilişkilerde yakınlaşma ve dayanışmanın temel unsurudur. Milletimizin sosyal ve kültürel hayatında önemli rolü edebiyat, musiki, resim, folklor, sinema ve tiyatronun geliştirilmesi kültür ve sanat anlayışımızın ana hedefidir. Eski yapı ve eserlerin korunmasını, yaşatılmasını tarihi ve kültürel mirasımıza saygının tabiî bir ifadesi olarak görüyoruz. Kütüphanelerin zenginleştirilmesi, modern imkân ve araçlarla teçhiz edilmesi, yurt sathına yayılması okuma şevk ve alışkanlığının teşvik edilmesi zorunludur. Türkçemizin yapısını ve güzelliğini zedeleyecek gayretlere izin verilmemeli, ana dilimizin tabiî seyir içerisinde gelişmesi sağlanmalıdır.

ŞEHİRLEŞME Şehirler toplumun aynasıdır. Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi şehirlerin düzenli ve planlı oluşu ile ölçülür. Türk insanını gelişmişliğin zirvesinde görmek isteyen partimiz, şehirlerimizin ve şehirlilerimizin meselesine büyük bir önem vermenin zaruretine inanmaktadır. İktisadi ve sosyal yapımızdaki gelişmeler ve nüfus artışı sebebiyle, köyden şehir’e akımın devam edeceği muhakkaktır. Ancak, şehirleşme politikamız, büyük şehirlerimizi daha da büyütmek değil, yurt sathına dengeli bir şekilde yayılmış, kendi kendine yeterli, orta büyüklükteki şehirlerimizi geliştirmek hedefini esas alacaktır. İmar planlarının kısa sürede tamamlanması ve bunların müessir ve disiplinli bir şekilde uygulanmasını sağlayan bir sistemin kurulması zorunludur. Altyapı, belediye, asayiş ve güvenlik hizmetleri ile birlikte sosyal hizmetler, şehirleşme hızına paralel olarak süratle büyüyen ve bu yüzden süratle ve verimli şekilde hizmet verebilmeleri için sorumluluklarına uygun imkân ve kaynakların sağlanması gereklidir.

KONUT Ailede huzur ve mutluluğun ilk şartı sıcak bir yuvadır. Toplumun hangi kesiminden olursa olsun, evinde huzuru olmayan bir insanın işinde verimli ve başarılı olması mümkün değildir. Refahın yaygınlaşması, sosyal adalet ve sosyal güvenliğin temininde de konutun önemi büyüktür. Düzenli ve ekonomik şehirleşmenin rasyonel araçlarından biri toplu konuttur. İktisadi sistemin her çeşit imkân ve kaynakları konut yapımı için seferber edilmelidir.

KAMU İDARESİNİN ESASLARI Kamu idaresinin müessiriyetini artırmak maksadıyla bugüne kadar yapılan çalışmalarda meselenin gerçek sebeplerine inilmediği için başarılı olunamamıştır. Vatandaşa sunulacak hizmetlerin etkili ve verimli olması kamu idaresinin süratle karar alabilmesine, basit ve formaliteden uzak bir şekilde çalışmasına bağlıdır. Bunun esasını devletin memuruna, memurun vatandaşa itimadı teşkil eder. İtimat esas, şüphe istisnai olmalıdır. Yetki ve sorumluluğun kamu hizmetinin gereklerine uygun olması şarttır. Değişik birimler tarafından aynı maksada dönük olarak yürütülen hizmetlerin bir araya toplanması, yetki ve sorumlulukların dağınıklıktan kurtarılarak teşkilatlanmada sadeleşmeye gidilmesi, bakanlık ve her seviyede teşkilat sayısının asgariye indirilmesi zorunludur. Buna mukabil kararların ve hizmetlerin aksamasına ve tıkanmasına sebep olan aşırı merkeziyetçi birimlerde ise yetki ve sorumluluk hiyerarşisinin yeniden tarifi ve tespiti gerekmektedir. Vatandaş işlerinin doğrudan yerinde çözülebilmesini teminen mahalli teşkilatların yetki ve sorumlulukları arttırılmalıdır. Ana hatlarıyla belirtilen bu tespitler ve hedefler, kanunların, mevzuatın ve teşkilatlanmanın bir bütün olarak dikkate alındığı, rasyonel bir idari reformun yapılmasını gerektirmektedir. Takip edeceğimiz iktisadî politikaya paralel olarak kamu sektöründe çalışanların sayısının arttırılması yerine, memurların daha seçkin olmaları ve tatminkar ücret almaları sağlanacaktır. Böylece millî ekonomide kayıplara sebep olduğu kadar, vatandaşlarımız için eziyet teşkil eden bürokratik formalitelerin de kendiliğinden asgariye indirilmesi veya ortadan kaldırılması temin edilmiş olacaktır.

MİLLİ SAVUNMA Jeopolitik şartlar dolayısıyla, Türkiye’mizin her hal ve şart altında savunmasının yapılabilmesi ve barışın sürekliliğini temin edebilmesi için, millî ve tarihi geleneğimiz olan disiplinli ve kuvvetli bir ordunun varlığı esastır. Ordumuzun en mükemmel şekilde eğitilmesi, modern silah, araç ve gereçlerle teçhiz edilmesi ve güçlendirilmesi maksadıyla gerekli imkânların sağlanmasını zorunlu görürüz. Silahlı Kuvvetler mensuplarının hazarda ve seferde görevlerini güvenli ve başarılı bir şekilde yerine getirebilmeleri için ücret ve sosyal imkânlarının tatminkar seviyede olması tabiîdir.

EMNİYET VE ASAYİŞ Can ve mal güvenliğinin, emniyet ve asayişinin sağlanması vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamalarının esasını teşkil eder. Vatandaşlarımız arasında dostluk, kardeşlik ve dayanışma duygularının geliştirilmesinin, huzur ve güven ortamının tesis edilmesinde başlıca unsur olduğuna inanıyoruz. Yakın geçmişte cereyan eden olayla, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün her şeyin üstünde olduğunu, hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya koymuştur. Anarşi, terör, bölücülük ve aşırı cereyanlarla sürekli ve müessir bir şekilde mücadele edilmesi şarttır. Emniyet ve asayiş hizmetlerinin başarıyla yürütülmesi için emniyet ve asayiş teşkilatının modern imkân ve vasıtalarla donatılması zorunludur. Emniyet mensuplarının eğitim, ücret ve sosyal imkânlarının hizmetin önemine uygun bir seviyeye çıkarılması gerektiğine inanırız.

DEVLET MEMURLARI Devlet memurlarını, memleketimiz ve milletimiz için genel mahiyetteki işlerin yürütülmesinde olduğu kadar, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkilerin tanziminde temel unsur görürüz. Memur devletin devamlılığını, itibarını temsil eder. Bu bakımdan terfi, taltif ve ücret sisteminin çalışmayı ve başarıyı teşvik edecek şekilde yönlendirilmesi şarttır. Devlet memurlarını, yetki ve sorumluluklarına paralel olarak, görevlerini güven içinde ifa edebilmeleri için ücret ve sosyal imkânlarının yeterli seviyeye getirilmesi mesleki ve idari yönden gelişmelerini sağlamak üzere bilgi, görgü, lisan gibi imkânların artırılması büyük önem taşımaktadır. Bilhassa geri kalmış bölgelerimizdeki devlet hizmetlerinin arzu edilen seviyeye yükseltilebilmesi, burada çalışan memurlarımızın ücret ve sosyal imkânlarının iyileştirilmesiyle yakından ilgilidir. Memleketimize uzun yıllar hizmet etmiş emekli memurlar ile ilgili sosyal ve iktisadî tedbirlerin sürekli değişen hayat şartlarını dikkate alacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine kaniyiz.

 MAHALLİ İDARELER Mahalli idareler, il, belediye ve köylerimizin müşterek mahalli ihtiyaçlarının sağlanmasında ana kuruluşlardır. Kamu idaresinde merkeziyetçiliğin azaltılmasını bilhassa hizmetlerin müessir, süratli ve verimli bir şekilde yapılabilmesi için mahalli idarelerin yetkiler ve imkânlar yönünden güçlendirilmesini zorunlu görüyoruz.

 DIŞ POLİTİKANIN ESASLARI Dış politikamızın esası bölgemizde ve dünyada barışın sürekliliğini temin etmektir. Devletin devamlılığı dış politika felsefemizin temelini teşkil eder. Siyasi mücadelede hassasiyet gösterilmesi zorunlu bulunan hususların dış politikada bulunduğuna inanırız. Yurt savunmasının ve iktisadî gelişmemizin kuvvetlendirilmesi dış politikamızın ana hedefleridir. Türkiye siyasî, askeri ve iktisadî işbirliği yönünden mensubu bulunduğu Batı dünyası ile ilişkilerinde, savunma ihtiyaçları yanında iktisadî gelişme ve kalkınmasını hızlandıracak ve menfaatleri dengeleyecek daha aktif bir rol oynamalıdır.

Başta yurdumuzun güvenliği olmak üzere, kuvvetli bir savunma gücüne sahip olmamız zorunludur. Bunun ilk şartı iktisaden güçlü olmaktır.”

YORUMLAR

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar