Dolar : Alış : 7.3797 / Satış : 7.3930
Euro : Alış : 8.9778 / Satış : 8.9939
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya20°CRüzgarlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11126 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sabah ezanı 21 Haziran 1921’de okundu

20 Haziran 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Sabah ezanı 21 Haziran 1921’de okundu
Sabah ezanı  21 Haziran 1921’de okundu

Gürsel YILDIZ  21 Haziran’ı Kutladı Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  Adapazarı’nın kurtuluşu olan 21 Haziran 1921 tarihinin 95. Yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ  ‘ın 21 Haziran ile ilgili mesajı şu şekilde; Aziz milletimiz, her dönem vatan müdafaasında canı pahasına mücadele etmiştir. Adapazarı’nın kurtuluşu olarak bilinen 21 Haziran 1921 de bunun en net örneğidir. Bizlere düşen, yeniden Büyük Türkiye hedefleri için ecdadımız gibi mücadele etmektir. hakvehuzur1

Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel YILDIZ 

Bu vesileler ile bu cennet vatanı bizlere miras bırakabilmek için 95 yıl önce mücadele eden ve sonunda kazandıkları bu zafer sayesinde Adapazarı düşman işgalinden kurtaran aziz şehit ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

“21 Haziran’ı kutluyoruz”

Engelliler ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma KILINÇER , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

FATMAKILINCERSAKARYADA3335

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Engelliler ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma KILINÇER mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyoruz. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Öte yandan içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan Ayının İslam Alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini dileriz” dedi.

 Hamdi Şenoğlu , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

Sakarya Ziraat  Odası  Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi ŞENOĞLU  , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

hamdibey1

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Sakarya Ziraat  Odası  Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi ŞENOĞLU  mesajında şu ifadelere yer verdi, Ali Fuat Cebesoy, Sırrı Bey Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüzeyin Efendi, Abdurahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, İbsiz Recep, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sahifelerinde yer almışlardır.

Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu müfettişliğine atanmış ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştı. Havza ve Amasya genelgelerini yayınlayıp kongreler yaparak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı. Üç yıl boyunca devam eden Milli Mücadele hareketinde ve Kuvayi Milliye’nin kurulması aşamasında Adapazarı ön saflarda yerini almıştır.

Adapazarı’nda ilk müfrezeyi kurmakla Yüzbaşı Rauf, Yüzbaşı Ramiz ve Trabzonlu Doktor Raik görevlendirilmişlerdi. Onlar da Meto Hüseyin ve Mehmet Beylerin katkılarıyla bu görevi tamamlamışlardı.

Aynı anda Adapazarı, Hendek ve Geyve’de de Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kurulmuştu. Düşman ise paralı ajanlar vasıtasıyla ayaklanma çıkarma çabasını sürdürmekteydi. Adapazarı’nda Kuvay-ı Milliye teşkilatını kurup, Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılık mesajını çekenler şunlardı: Belediye Başkanı Fahri Bey, Müderris Harun, Ali Faik, Adil Hasan, işadamı Metazade Hüseyin, Mehmet Sıtkı, Ömer Faik, Fabrika Müdürü Necmettin, Dava Vekili İbrahim ve emekli Binbaşı İsmail Hakkı Bey.

Ayrıca Adapazarı çevresindeki Türk gençleri çeşitli çeteler oluşturarak, Ermeni ve Rum çeteleriyle mücadele ediyorlardı. Bunların belli başlıcaları Hendek, Akyazı ve Sapanca Bölgelerini kontrolünde tutan Kazım Kaptan Grubu, Kaynarca yöresinde Rum ve Ermeni çeteleriyle savaşan Halit Molla Grubu ve Karasu ile Kandıra Bölgesinde Ermeni çetelerine göz açtırmayan İbsiz Recep grubuydu.

10 Mayıs 1920’de Ahmet Anzavur Adapazarı ve Geyve bölgesinde ayaklanmış, ancak bütün savaşları başarısızlıkla sonuçlanarak 22 Mayıs 1920’de İstanbul’a gitmiştir. Kuvay-ı İnzibatiye de Eskişehir-İstanbul tren yolunu açmak ve Geyve Boğazı’na hakim olmak amacıyla ayaklanarak Sapanca ve Adapazarı’nı ele geçirmişse de Çerkez Ethem tarafından bozguna uğratılmıştır. İsyancılar Düzce ve Hendek’i ele geçirmişler ancak yine Çerkez Ethem tarafından etkisiz hale getirilmişlerdir.

Öte yandan 11. Yunan Tümeni İzmit’i işgal altında bulundururken, 24 Mart’ta Kırkpınar’ı, Sapanca’yı, bir gün sonra da Adapazarı’nı işgal etmişti. 3 ay süren Yunan işgalini milli çete grupları dağıtmışlardır.

İşgalin sinyallerini alan Adapazarı halkı önceden şehri boşaltmıştı. Kimsesiz kadın ve çocuklarda İran Konsolosluğu’na sığınmışlardı. 28 Mart sabahı Yunan birlikleri Sakarya’yı geçerek nehrin 500 metre doğusuna ilerlemişlerse de, Türk kuvvetleri yoğun çarpışma ile tekrar Yunan Kuvvetlerini nehrin batısına püskürtmüştü.

Ahşap Tavuklar Köprüsü birliklerimiz tarafından yakılmış ve düşmanın köprüyü kullanarak nehrin doğusuna geçmesi engellenmişti. Aynı amaçla Taşlık Köprüsü de yakılmıştı. Diğer taraftan görevi Kocaeli bölgesini düşman işgalinden kurtarmak olan, yeni bir kolordu kuruluyor, komutanlığına da Albay Kasım Bey atanıyordu. Kasım Bey Mayıs 1921 başlarında kolordusunu Düzce’den Geyve’ye naklediyordu. Bir alay Sakarya Nehri boyunca yayılırken, bir alay da Arifiye-İzmit güzergâhına yerleşmişti. Diğer bir alay da İzmit dolaylarında yedekteydi.

Düşmanın 19. Tümeni ise yeni bir düzenleme çerçevesinde 16 Haziran 1921’den itibaren İzmit’te toplanmaya başlamıştı ki, esas itibarıyla düşman Bursa’ya çekiliyordu. Ancak düşmanın Adapazarı’ndan çekilirken şehri yakmaması için tedbirler alınmış ve Sakarya Bölge Komutanlığı’nın üç baskın kolu, 21 Haziran 1921 sabahı erken saatlerde küçük bir çatışma sonucu şehre girmişti. Osman Kaptan, Kazım Kaptan kuvvetleri ile Molla Halit kuvvetleri şehirde asayişi sağlamış, Hükümet Konağı’na Türk bayrağını çekmiş ve kurtuluştan sonraki ilk sabah ezanını da Halit Molla bizzat okumuştu.

“Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyorum. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz”

 

Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 95. Yıl Dönümü

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, 21 Haziran Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümü dolayısıyla masaj yayımladı.

Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, 21 Haziran Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümü dolayısıyla masaj yayımladı. fehmidumanvali24 Vali Coş, mesajında Milletimizin şanlı geçmişini abideleştiren muhteşem bir tarihi olduğunu, kurtuluş günlerinin de işte böyle bir tarihin kahramanlıklarla dolu sayfalarından biri olduğunu kaydetti. Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümünü milletçe idrak ettiklerini belirten Vali Coş, şunları kaydetti: “Bu önemli günü, kendilerini kuşatan zulüm ve esaret zincirlerini paramparça eden atalarımızın, vatan ve hürriyet aşkıyla her türlü tehlike, eziyet ve cefaya katlanan, gerektiğinde duraksamadan düğüne gider gibi sevinçle ölüme koşan emsalsiz fedakarlıklarının iyi bilinmesi, gelecek kuşaklara da aktarılması gerekir. Böyle kutlu bir anlayışla kadim medeniyetimizin mirası üzerine kurulan Cumhuriyetimizi, kazanımlarıyla korumak, yaşatmak, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak, yeni başarılarla daha da güçlendirmek suretiyle geleceğe taşımak için hepimiz büyük bir azimle çalışmalıyız.” Vali Coş, milletin ülkesi için canı pahasına mücadele veren şehit ve gazilerin mirasına sahip çıkarak, birlik ve beraberliğini her daim koruyacağını vurgulayarak, “Bu duygu ve düşüncelerle, vatanımızın kurtuluşu için hayatları pahasına kahramanca mücadele veren başta cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal eden tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Günü’nü en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.”

 Vehbi ŞAHİN , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

Türkiye  Ekonomi ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı  Vehbi ŞAHİN , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

vehbi7

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Türkiye  Ekonomi ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı  Vehbi ŞAHİN  mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyorum. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz”

Hayri İDİN , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

Engelsiz Yaşam  Partisi Genel Başkanı  Hayri İDİN  , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

engelsiz_yasam_partisi40

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Engelsiz Yaşam  Partisi Genel Başkanı  Hayri İDİN  mesajında şu ifadelere yer verdi,

Ali Fuat Cebesoy, Sırrı Bey Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüzeyin Efendi, Abdurahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, İbsiz Recep, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sahifelerinde yer almışlardır.“Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyorum. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz”

Mehmet  SAĞLAM , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

Sakarya  Medya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı  Mehmet  SAĞLAM , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

mehmetsaglam2

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Sakarya  Medya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı  Mehmet  SAĞLAM  mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyoruz. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Öte yandan içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan Ayının İslam Alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini dileriz” dedi.

Davut TAŞDEMİR, 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.


Cihan Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Davut TAŞDEMİR, 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

muteciler2

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Cihan Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Davut TAŞDEMİR,  mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren  Ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyoruz. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Öte yandan içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan Ayının İslam Alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini dileriz” dedi.

“21 Haziran’ı kutluyoruz”

Sakarya Yerel Kültür Derneği Başkanı Necmettin Kırık, 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

kırıkerenlerde

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Yerel Kültür Derneği Başkanı Kırık mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyoruz. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Öte yandan içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan Ayının İslam Alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini dileriz” dedi.

“21 Haziran’ı kutluyoruz”

Kainat Kültür ve Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hatice BULUT, 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

Kainat Kültür ve Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hatice BULUT

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Kainat Kültür ve Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hatice BULUT mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyoruz. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Öte yandan içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan Ayının İslam Alemine ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini dileriz” dedi.

 Osman ZOR , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

Sakarya  Kültürel ve Doğal Kaynakları Koruma Derneği Başkanı Osman ZOR  , 21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşunun 95’nci Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesaj yayınladı.

osman1

Kurtuluş Savaşı’nın Vatan, Bayrak, İstiklal ve Hürriyet sevdasının, milli birlik ve beraberlik şuurunun bir ifadesi olduğunu belirten Sakarya  Kültürel ve Doğal Kaynakları Koruma Derneği Başkanı Osman ZOR   mesajında şu ifadelere yer verdi, “Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95.yıldönümünü kutladığımız bugün, vatanı uğruna kahramanca mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden şehit ve gazilerimizi şükranla yad ediyor, tüm Sakaryalıların 21 Haziran Kurtuluş Gününü kutluyorum. 95 yıl önce Adapazarı’mızı ve tüm vatan topraklarını düşman işgalinden kurtaran Aziz Kahramanların torunları olarak, bize miras bu güzel vatanımızı koruyacağımıza, muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğimize, gelecek nesillerimize daha güzel bir vatan bırakmak için mücadele edeceğimize söz veriyoruz”

21 Haziran 1921 Sakarya’mızın Kurtuluşun 95 yılı ve TARİHİ…

Sakarya, milat öncesi uygarlıklar döneminden Osmanlı Devleti’ne, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarih çizgisinde, Anadolu’ya renk veren kültürlerin birleştiği, 19. yüzyılda başlayan göçlerle, Kafkaslardan ve Balkanlardan gelen toplulukların oluşturduğu ve bu kültürlerin barış içinde yaşadığı bir ildir. Sakarya hem tarihi hem de bugünü ile Türkiye’nin bir minyatür niteliği taşımaktadır. Farklı coğrafyalardan gelmiş olmak ve farklı kültürlere sahip olmak Sakarya’da ayrıştırıcı değil birleştirici ve kaynaştırıcı bir rol oynamaktadır. Sakarya adını Sakarya Irmağından almaktadır. Frigyalılar M.Ö. 7. y.y. bu bölgede hüküm sürmekte iken, bu nehre kendilerinde kutsal sayılan “Sangari” adını vermişlerdir. Bu isim daha sonraları “Sangarios” ve saldırgan anlamına gelen “Zakhorion” şekline dönüşmüştür.

KRALLIKLAR DEVRİNDE SAKARYA

Sakarya ilinin bilinen tarihi Hititlerle başlamaktadır. Çünkü Anadolu’da ilk siyasi birliği Hititler kurmuşlardır. Bu dönem de M. Ö. XIII. Yüzyıllara rastlamaktadır. M.Ö. 1200 yıllarında Hint-Avrupa asıllı ve Deniz Kavimleri denen topluluklar, Friglerle birleşerek Hitit egemenliğine son vermişlerdir. Bu kez Frigler Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes’e kadar olan bölgeye sahip oldular. Sonra da hakimiyet alanlarını doğuda Kapadokya, batıda da Kilikya’ya (Adana) kadar genişlettiler. Başkent ise Gordion şehriydi. Sakarya Irmağı ile Ankara arasında yoğunlaşan Friglere M. Ö. VII. Yüzyılın ilk yarısında Kafkasya üzerinden Anadolu’ya gelen Kimmerler son vermiştir. Aynı dönemde Ege bölgesine Lidyalılar hakim olmuşlar ve hakimiyet alanlarını Sakarya’yı da içine alacak şekilde genişletmişlerdi. Ancak milli bir ordu meydana getirememeleri, Lidyalıların ömrünün kısa sürmesine yol açmıştır.

SELÇUKLULAR DEVRİNDE SAKARYA

XI. yüzyılın başlarında 1015 ile 1021 yılları arasındaki Kafkasya’dan Anadolu’ya keşif harekatı olarak yapılan ilk akınları Çağrı Bey gerçekleştirmiştir. Anadolu’nun fethi amacıyla girişilen esas akınlar ise, 23 Mayıs 1040 tarihindeki Dandanakan zaferinden sonra kurulan Selçuklu Devleti’nin hükümdarı Tuğrul Bey’in öncülüğünde 1048’den 1055 yılına kadar aralıklarla devam edildi. Bundan sonra da her yıl akınlar sürdü.

26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi, Bizans savunma hattını yıkarken, Anadolu’nun kapılarını da Müslüman Türklere açıyordu. Alpaslan da Çağrı ve Tuğrul Beyler gibi Batıdaki genişleme siyasetine devam etti. 1064’de Ani ve Kars kalelerini ele geçirdi. Komutanlarından bazılarını Anadolu’ya akınlar yapmaları için görevlendirdi. Bu akınlar zamanla Urfa ve Antakya yoluyla Malatya’ya kadar genişledi. Hatta zaman zaman Sakarya Irmağı’na kadar uzadı.

Selçuklular devrinde, Anadolu’nun tamamı hakimiyet altına alınınca bu nehre ve çevresine Sakarya adı verilmiştir. Sakarya ismi Türkler tarafından özellikle verilmiştir. İl merkezi olan Adapazarı ise daha yakın bir tarihte kuruldu. Orhan Gazi’nin Komutanlarından Konuralp tarafından Kentin 14. y.y. başlarında Tığcılar adıyla kurulduğu bilinmektedir. Tığcıları içine alan toprak parçası Sakarya’nın iki kolu arasında sıkışmış bir ada görünümünde olduğundan, daha sonraki yıllarda bu yerler “ADA” adıyla anılır oldu. Giderek bir alışveriş merkezi özelliği kazanmaya başlayan yerleşim merkezi ADAKARYESi ve ADAPAZARI adını aldı.

OSMANLILAR DÖNEMİNDE SAKARYA

1071 Malazgirt Zaferi’ni müteakip Selçuklular, Horasan bölgesindeki Türk aşiretlerini Anadolu’ya yerleştirmişlerdi.

Osmanlı Devleti’nin özellikle İstanbul’un Fethin’den sonra, tüm Anadolu ve Balkanlarda istikrarı sağlaması ve müreffeh bir toplum yaratmasıyla başlayan süreçten Adapazarı ve çevresi de nasibini aldı. Osmanlının çöküş dönemlerine kadar Sakarya bölgesine sulh ve sükunet egemen oldu.

II. Mahmut zamanında (1837) Adapazarı, İzmit Sancağı’na bağlı bir, kaza haline gelmiştir. 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 Sayılı Kanunla il olmuş ve Sakarya adını almıştır. Adapazarı ve civarının ilk Türk sakinleri göçebeliği terk ederek yerleşik düzene geçen Türkmen Aşiretlerinden Yörüklerdir. Bugün Adapazarı mahallelerinin adları Türk Oymaklarının adları ile anılır. (Tığcılar, Hazırcılar, Semerciler, Papuçcular, Çıracılar, Yağcılar gibi.)

Osmanlının çöküş dönemlerindeki olumsuzluklar Sakarya’yı da olumsuz etkilemiş, özellikle II. Mahmut dönemindeki Ayanlık sistemi bölgeye de zarar vermiştir.

Öte yandan bu dönemlerde Adapazarı bölgesine, çok önemli miktarda mülteci akını olmuştur. Bu akınları doğuran olaylar, 1853 Kırım Savaşı, 1850?60 arası Şeyh Şamil olayı ve 1877?78 Osmanlı-Rus (93 Harbi) Savaşı’dır. Ayrıca gerek Balkan Savaşları, gerekse II. Meşrutiyetin ilanından sonra Bosna-Hersek’in Avusturya’ya geçmesiyle çok sayıda göçmen Adapazarı’na yerleştirilmiştir. Bu göçler, bugünün Sakarya’nın zengin kültürel varlığının oluşmasına da zemin hazırlamıştır.

KURTULUŞ SAVAŞINDA SAKARYA

Adapazarı’nın Kurtuluş Savaşında da önemli bir yeri vardır. Ali Fuat Cebesoy, Sırrı Bey Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüzeyin Efendi, Abdurahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, İbsiz Recep, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sahifelerinde yer almışlardır.

Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu müfettişliğine atanmış ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştı. Havza ve Amasya genelgelerini yayınlayıp kongreler yaparak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı. Üç yıl boyunca devam eden Milli Mücadele hareketinde ve Kuvayi Milliye’nin kurulması aşamasında Adapazarı ön saflarda yerini almıştır.

Adapazarı’nda ilk müfrezeyi kurmakla Yüzbaşı Rauf, Yüzbaşı Ramiz ve Trabzonlu Doktor Raik görevlendirilmişlerdi. Onlar da Meto Hüseyin ve Mehmet Beylerin katkılarıyla bu görevi tamamlamışlardı.

Aynı anda Adapazarı, Hendek ve Geyve’de de Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kurulmuştu. Düşman ise paralı ajanlar vasıtasıyla ayaklanma çıkarma çabasını sürdürmekteydi. Adapazarı’nda Kuvay-ı Milliye teşkilatını kurup, Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılık mesajını çekenler şunlardı: Belediye Başkanı Fahri Bey, Müderris Harun, Ali Faik, Adil Hasan, işadamı Metazade Hüseyin, Mehmet Sıtkı, Ömer Faik, Fabrika Müdürü Necmettin, Dava Vekili İbrahim ve emekli Binbaşı İsmail Hakkı Bey.

Ayrıca Adapazarı çevresindeki Türk gençleri çeşitli çeteler oluşturarak, Ermeni ve Rum çeteleriyle mücadele ediyorlardı. Bunların belli başlıcaları Hendek, Akyazı ve Sapanca Bölgelerini kontrolünde tutan Kazım Kaptan Grubu, Kaynarca yöresinde Rum ve Ermeni çeteleriyle savaşan Halit Molla Grubu ve Karasu ile Kandıra Bölgesinde Ermeni çetelerine göz açtırmayan İbsiz Recep grubuydu.

10 Mayıs 1920’de Ahmet Anzavur Adapazarı ve Geyve bölgesinde ayaklanmış, ancak bütün savaşları başarısızlıkla sonuçlanarak 22 Mayıs 1920’de İstanbul’a gitmiştir. Kuvay-ı İnzibatiye de Eskişehir-İstanbul tren yolunu açmak ve Geyve Boğazı’na hakim olmak amacıyla ayaklanarak Sapanca ve Adapazarı’nı ele geçirmişse de Çerkez Ethem tarafından bozguna uğratılmıştır. İsyancılar Düzce ve Hendek’i ele geçirmişler ancak yine Çerkez Ethem tarafından etkisiz hale getirilmişlerdir.

Öte yandan 11. Yunan Tümeni İzmit’i işgal altında bulundururken, 24 Mart’ta Kırkpınar’ı, Sapanca’yı, bir gün sonra da Adapazarı’nı işgal etmişti. 3 ay süren Yunan işgalini milli çete grupları dağıtmışlardır.

İşgalin sinyallerini alan Adapazarı halkı önceden şehri boşaltmıştı. Kimsesiz kadın ve çocuklarda İran Konsolosluğu’na sığınmışlardı. 28 Mart sabahı Yunan birlikleri Sakarya’yı geçerek nehrin 500 metre doğusuna ilerlemişlerse de, Türk kuvvetleri yoğun çarpışma ile tekrar Yunan Kuvvetlerini nehrin batısına püskürtmüştü.

Ahşap Tavuklar Köprüsü birliklerimiz tarafından yakılmış ve düşmanın köprüyü kullanarak nehrin doğusuna geçmesi engellenmişti. Aynı amaçla Taşlık Köprüsü de yakılmıştı. Diğer taraftan görevi Kocaeli bölgesini düşman işgalinden kurtarmak olan, yeni bir kolordu kuruluyor, komutanlığına da Albay Kasım Bey atanıyordu. Kasım Bey Mayıs 1921 başlarında kolordusunu Düzce’den Geyve’ye naklediyordu. Bir alay Sakarya Nehri boyunca yayılırken, bir alay da Arifiye-İzmit güzergâhına yerleşmişti. Diğer bir alay da İzmit dolaylarında yedekteydi.

Düşmanın 19. Tümeni ise yeni bir düzenleme çerçevesinde 16 Haziran 1921’den itibaren İzmit’te toplanmaya başlamıştı ki, esas itibarıyla düşman Bursa’ya çekiliyordu. Ancak düşmanın Adapazarı’ndan çekilirken şehri yakmaması için tedbirler alınmış ve Sakarya Bölge Komutanlığı’nın üç baskın kolu, 21 Haziran 1921 sabahı erken saatlerde küçük bir çatışma sonucu şehre girmişti. Osman Kaptan, Kazım Kaptan kuvvetleri ile Molla Halit kuvvetleri şehirde asayişi sağlamış, Hükümet Konağı’na Türk bayrağını çekmiş ve kurtuluştan sonraki ilk sabah ezanını da Halit Molla bizzat okumuştu.

İşte bu yüzden her yıl 21 Haziran tarihi Adapazarı’nın kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya’lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya Nehri’nin birkaç asır öncesine kadar, diğer kolunun Beşköprü’nün altından geçip Çark Deresi’yle birleşerek şehrin batı yakasında iki farklı koldan aktığı tespit edilmiştir. 1324’de Orhan Gazi zamanında Bizanslılardan fethedilen yerleşim birimlerine “Ada Karyesi” (Adaköy) adının verilmesi, söz konusu bilgileri doğrulamaktadır. Halen mevcudiyetini koruyan Orhan Camii, deprem ve yangınlarla mimarisi değişse de, Osmanlı Fethinin en önemli ayak izlerini taşımaktadır. Başta Gubarizadeler, Arapzadeler, Abasıyanıkzadeler ve Rençberzadeler olmak üzere 12 aile tarafından kurulan köy; bölgede ziraatın canlanması üzerine pazarıyla ilgi çekmiş, ardından bölgede nüfus artmaya başlamış, 16’ncı yüzyılda “Ada Nahiyesi”ne dönüşmüş, 18’nci yüzyılda Kocaeli vilayetine bağlı “Ada Kazası” adını almıştır. Bölgenin zirai ve ticari yapısına göre şekillenen yerleşim; Semerciler, Tığcılar, Hasırcılar, Papuçcular ve Çıracılar adını taşıyan mahalleler kurulması ve Sakarya Nehri’nin iki kolu arasında  kurulan pazarıyla, gerçek bir “Adapazarı” hüviyeti kazanmıştır. 1868 yılında “Adapazarı Belediyesi” adıyla belediye teşkilatı kurulan ilçe, “93 Harbi” diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında, bilhassa Kafkas ve Balkanlar’dan yoğun göçe maruz kalmış ve bir nevi “Der Seadet” (huzur yurdu) hüviyetini kazanmıştır. I.Cihan Harbi sırasında üç kez Yunan ve onların işbirlikçisi çetelerin işgaline maruz kalan Adapazarı, bölgedeki Milis Kuvvetleri sayesinde 21 Haziran 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır “Akova” adıyla bilinen ve ülkenin en verimli ovasında ziraat ağırlıklı bir gelişme gösteren Adapazarı’na, 1940 ve 1950 yıllarında bilhassa Karadeniz sahillerinden, Bulgaristan ve Yunanistan’dan yoğun göçler olmuştur. Şeker Fabrikası, Ziraat Aletleri Fabrikası ve Vagon Fabrikası Adapazarı’nda sanayinin gelişmesine öncülük ederken köyden kente göçü de hızlandırmıştır. 17 Haziran 1954 tarihinde TBMM’de kabul edilen kanunla, Kocaeli Vilayeti’nden ayrılarak merkez ilçesi Adapazarı olan Sakarya Vilayeti kurulmuştur. 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Marmara Depremi Adapazarı’nda büyük can ve mal kaybına yol açmıştır. Resmi kayıtlara göre 3.891 insanımız hayatını kaybetmiş, 5.185 kişi de yaralanmıştır. Sakarya ili içinde 81.702 konut ve işyeri çeşitli düzeylerde hasar görmüştür. 6 Mart 2000 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 593 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Büyükşehir Belediyesi” kurulmuş, Adapazarı Belediyesinde Büyükşehir Belediyesi’nin “Merkez” isimli alt kademe belediyesine dönüştürülmüştür. Bu tarihten ilk mahalli idari seçimlere kadar (28.03.2004) Adapazarı Merkez Belediyesi’ne ait görev ve yetkiler Büyükşehir Belediyesi’nce yerine getirilmiştir. 22.10.2000 tarihinde yapılan son nüfus sayımı sonuçlarına göre, Adapazarı Merkez nüfusu 158.474, Büyükşehir nüfusu ise 303.989’dir. Adapazarı, farklı kültürlerdeki insanların huzur içinde yaşadığı, ticaret ve sanayi yönünden hızla gelişen, zengin güzellikleri ve sevecen insanlarıyla modern bir Anadolu şehridir.   SAKARYA İli, Samandağ ve Keremali dağlarının kuzey eteklerinde, Eskişehir içlerinden çıkıp Ankara ve Bilecik illeri topraklarından geçtikten sonra Geyve Boğazı’nı aşarak gelen Sakarya Nehri’nin asırlar boyunca oluşturduğu bereketli ve geniş bir ovanın ortasında ilk dönemlerde kurulmuş, geç dönemde giderek gelişmiş bir Osmanlı şehridir. Tarihi İpek yolunun (Uluyol, Bağdadi yolu, Baharat yolu, Bağdat Caddesi) ve Osmanlı’nın resmi Bağdat Devlet Yolu’nun üzerinde, İstanbul’dan Anadolu’ya geçişin kavşak noktasında bulunmaktadır. Yapılan kazılar ve bulguların tarihi bilgilerle birleştirilmesinden de anlaşıldığı üzere; bölge M.Ö. 300 ile M.S. 395 yılları arasında başkenti Nikomedya (İzmit) olan Bitinyalıların hakimiyeti altında kalmıştır. Nitekim bölgenin ortasından geçen nehir adını Bitinya Kraliçesi Sangarius’dan, (Sonraları Halk arasında Sakarı ve Sakarya olarak değişime uğramıştır)  Anadolu’ya geçişin kilit kapısı olan yerleşim adını Bitinya Kralı’nın annesi Gekve’den (Halk dilinde Geyve olarak şekillenmiştir) almış bulunmaktadır. Kandıra, Kaynarca, Kaymas, Hendek, Karapürçek ve Taraklı’da rastlanan bazı tarihi bulgular da bölgenin miladın hemen öncesi ve sonrasında Bitinyalıların egemenliğinde yaşadığı kesinleşmektedir. Bölgede inşa edilen Seyifler, Harmantepe, Tersiye, Paşalar, Çobankale, Mekece kaleleriyle, II. Justinyanus’un 562 yılında Sakarya Nehri’nin üzerine yaptırdığı Beşköprü’de göstermektedir ki, Adalar Pazarı olan bölge, tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktasıdır. Bitinyalılardan sonra, M.S. 395 yılında Doğu Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine giren bölgede, önemli bir bayındırlık hareketine girişilmiş, adeta bir ağaç denizi görünümündeki ovada, bugün şehir merkezindeki Tığcılar semtinde büyükçe bir köyün kurulduğu tespit edilmiştir. Söğüt’te obasını kuran Ertuğrul Gazi’nin torunları, yavaş yavaş bölgeyi egemenliği altına alırken, Konuralp’in komutasında 1323 – 1326 yılları arasında Adapazarı ve çevresi peyderpey fethedilmiş, bölgeyi Müslüman/Türk halkın yerleşimine açmıştır. Adapazarı Ovası ve çevresindeki, örneğin Erenler, Özbek, Şeyhler, Dedeler, Dodurga gibi yerleşim isimleri incelendiğinde, bölgenin fethi öncesinde, Horosan Erenleri tarafından manen de fethedildiği gözlemlenmektedir. Bugün de varlıklarını koruyan, Geyve Elvanbey İmarethanesi (1450), Kaynarca Şeyh Muslihiddin Camii (1481), Geyve II. Beyazıd Köprüsü (1495) ve Taraklı Yunus Paşa Camii (1517), bölgemizde Osmanlı egemenliğinin silinmez izleri olmayı sürdürmektedirler. Başta Abasıyanık zadeler, Arap zadeler, Başoğulları (PEKŞENLER), Gubari zadeler, Rençber zadeler, Tepe ler, olmak üzere 12 aile tarafından kurulan köy; Bölgede Ziraatın ve Zanaatın canlanması ile pazarıyla ilgi çekmiş, Ardından bölgede nüfus artmaya başlamış, Osmanlılarca 1325 yılında fethedilen Tığcılar Köyü, zamanla bölgenin cazip bir yerleşimi haline gelmiş, Sakarya Nehri ve Çark Deresi arasındaki köy, zamanla Ada Karyesi (Adaköyü) adını almış, Tığcılara, Semerciler, Yağcılar, Tepekum, Çıracılar, Hasırcılar, Papuççular semtlerinin de eklenmesiyle özellikle çevrenin “Pazar” ihtiyacını gideren Adapazarı haline dönüşmüştür. Yerleşim, Osmanlı belgelerinde 1563 yılında karye (köy) statüsüyle geçerken, 1581 yılında kadılık olduğunu, 1746’da nahiye (bucak), 1837’de kaza (ilçe), 1868’de belediye olduğunu görüyoruz. Verimli ve bereketli Akova üzerindeki yerleşim, Osmanlılar döneminde önceleri içerisinde ahşap Orhan Camii’ni de barındıran mütevazı bir köy, ardından orta halli bir kasaba görünümü çiziyordu. Adapazarı’nın imar ve bayındırlık tarihine göz atacak olursak, hayırsever Devoğlu Mustafa’nın 1734 yılında kurduğu Çark Adapazarı’nı İlk kez şebeke suyuna kavuşurtururken, 1800-1816 yıllarında Adapazarı Ayanlığı yapan Kara Osman, şehre cami, okul, han ve hamam kazandırdıktan sonra, devletle uyuşmazlığa düşerek idam edilmiştir. 1837’de Kaza (ilçe) olan Adapazarı, 1868’de belediye olmuş; İlk belediye başkanlığına ise Mültezim (vergi toplayıcısı) Zaguncu İbrahim Bey getirilmiştir. 1892-99 yılları arasında Adapazarı Kaymakamlığı yapan Nüzhet Paşa, bugün Atatürk Bulvarı denilen bölgede Gümrük Binası, Belediye Kıraathanesi ve Oteli, Hükümet Konağı, Jandarma Kumandanlığı binası ve Hapishane, Belediye Binası ve İtfaiye Binası’yla Emniyet Amirliği binalarını kazandırmıştır. Bu kamu binaları, dönemin belediye başkanı Ali Necdet GÜVEN tarafından 1958-1960 yıllarında “Bulvar açma” amacıyla yıktırılmıştır. Bugünkü Çark Mesire bölgesinde, Nüzhet Paşa tarafından 1892 yılında Almanlara modern bir çark yaptırılarak şehrin içme ve kullanma suyu ihtiyacı giderilmiş, 1899 yılında Adapazarı-Arifiye Demiryolu da hizmete sokulmuştur. Aynı çark, Emin Muharrem GÜNER’in belediye başkanlığı döneminde (1916-1917) elden geçirilerek ciddi bir gelişime uğramıştır. Diğer yandan, Bosna Hersek’ten Adapazarı’na göçen ve 1902-1904 yıllarında Adapazarı Belediye Başkanlığı yapan İbrahim Begoviç, bugünkü Vilayet Binasıyla Meserret İşhanı arasındaki alanda 1950 yılına kadar İbrahim Bey Parkı adıyla anılan ve Adapazarı’nın tek yeşil alanı olan parkı halkın hizmetine açarak, şehir tarihinde silinmez izler bırakmıştır. Adapazarı’na bulvar, park, yeşil alan ve cadde kazandırma bağlamında, İzzet Şükrü ENEZ,  Gümrükönü’nde Atatürk Parkı’nı ve Kömürpazarı’nın orta bölümündeki Enez Parkı’nı, 1950’de, Ali Necdet GÜVEN, Gümrükönü’ndeki kamu binalarını yıkarak Atatürk Bulvarı’nı, 1960’da, General Sedat Kirtetepe, Şemsiyeli Parkı 1962’de kazandırmıştır. Selahattin Gürdrama, Kömürpazarı Parkı’nı 1968’de açmış, ardından Behçet Deryaoğlu şehrin bütün cadde ve sokaklarını asfaltlamıştır. Ünal Ozan Kaaağaçdibi Parkı’nı 1979’da, Sait Faik Parkı’nı 1993’te halkın hizmetine açmıştır. Başta Bosna Caddesi, Ahmet Yesevi Caddesi, Yenicami Bulvarı, Serdivan Caddesi, Prof. Dr. Sabahattin ZAİMOĞLU Bulvarı olmak üzere bir çok cadde açılmış ve yeni park düzenlemeleri gerçekleştirilmiştir. Adapazarı’nda dini tesisler bağlamında ilk cami Konuralp’in 1325’da bölgeyi fethinden sonra şehrin merkezi de ahşap bir Orhan Camii inşa edilmiştır. Orta Camii 1760’da, Ağa Camii 1790’da, Gubarizadelerin vakfı olarak Tozlu Camii 1837’de inşa edilmiştir. Depremde ağır hasar gören Orhan Camii 1892’de betonarme olarak büyük onarımla yeniden inşa edilmiştir. Adapazarı eğitim tarihindeki ilk kurum ise 1820 yılında Kömürpazarı’nda kurulan Sabihahanım İlk Mektebi olup, onu Ali Bey Mektebi (daha sonra Rehber-i Terakki Mektebi), Adapazarı İdadisi (lise ve ortaokulu) (1915), Mustafa Kemalpaşa Mektebi (1019) ve Büyükgazi İlk Mektebi (1925) ve Cumhuriyet İlk Mektebi (1928) takip eder. 1850’lerden itibaren ilçeye Rum ve Ermenilerin yerleşimi ve 1865’den itibaren Balkan ve Kafkaslardan gelen göçlerin etkisiyle XIX. Yüzyılın ikinci döneminde hızlı gelişen bir ticaret merkezine dönüşen Adapazarı’nda, Uzunçarşı’yla beraber onun etrafında kurulan Tenekeciler, Kasaplar, Abacılar, Aynalı Kavak, Bakırcılar, Ayakkabıcılar Çarşısı ticaretin kalbi durumuna geliyordu. Adapazarı lı, 19 tüccarın bir araya gelerek 9 Mart 1913’te kurdukları Adapazarı İslam Ticaret Bankası (daha sonra Türk Ticaret Bankası), Arapzade Sait Bey ve ortaklarının 20 Nisan 1919’da kurdukları Adapazarı Emniyet Bankası, “Adapazarı’nda kunduracılığa ve yemeniciliğe ait malzeme celp ve ehven fiyatla esnafa satmak suretiyle dahile ticaretin inkişafına hizmet” etmek amacıyla 1924’te kurulan Adapazarı Ayakkabıcılık Türk Teavün (Yardımlaşma) Şirketi, aynı dönemde ilçede bulunan Acem Konsolosluğu ve Gümrük Teşkilatı da gösteriyor ki Adapazarı Dönemin en önemli ticaret merkezlerinin başında gelmektedir. Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası’nın kuruluş yılı da 1924’tür. Adapazarı’nda Sanayi tarihine gelince; Şehirdeki ilk sanayi kuruluşu 1910 yılında kurulan Adapazarı Büyük Un Fabrikası olup, aynı yıllarda kurulan Cevat ADAPAZARLI’nın ve Nasrullah’ın İpek Fabrikalarıdır. İttihat Terakki hükümeti ise, I. Dünya Savaşı’nda ordunun bir kısım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Adapazarı tüccarlarının da ortaklığıyla 1915 yılında Adapazarı DETA (Demir ve Tahta) Fabrikasını kurmuş, fabrika 1930’lu yıllarda Adapazarı Ticaret Bankası’nın kontrolüne geçmiş, fabrikanın 1943 depreminde büyük hasar görmesi üzerine, deprem sonrasında T.Z.D.K.ya satılmıştır. Adapazarı’nda 1930’lardaki önemli sanayi kuruluşlarından biri de Sipahizade Hamit Bey ve Oğulları’nın ortaklığıyla kurulan Adapazarı Bez Fabrikası’dır. Adapazarı basın tarihine bakıldığında; 1909’da yayınlanan YERGİR (Memleket) adlı Ermenice gazeteden ve 7 Mart 1919’da yayına başlayan günlük ADAPAZARI gazetesinden bu yana; günlük ve haftalık 50 gazetenin yayınına sahne olurken, 2004 Mart ayı itibarıyla halen 7 adet günlük gazete yayınlanmaktadır. Bunlar ADAPAZARI (1919-1946-1975), Akşam Haberleri (1951), Yeni Sakarya (1954), Anadolu (1956), Sakarya (1982), Yenigün (2000), Yeni Gazete (2003) ve Sakarya Büyükşehir (2004) gazeteleridir. Kültür sanat dergiciliği; aylık yayınlanan Zafer ilim araştırma dergisi (1976), Irmak kültür sanat dergisinin yanı sıra Gren adlı görsel sanatlar ağırlıklı iki aylık, Adıyok adlı mevsimlik edebiyat dergisi yayınlanmaktadır. Şehirde kamu aracılığıyla kurulan sanayi kuruluşları ise, TZDK Fabrikası (1943), TÜVASAŞ (1951), Şeker Fabrikası(1953), Tank Palet Fabrikası (1976)’dır. Diğer yandan önemli özel teşebbüs kurumları olarak UNIROYAL Lastik Fabrikası (1958-Daha Sonra GOOD-YEAR oldu.), OTOYOL (1966), FREUHAUF (1974), Segman-GOETZE Fabrikası (1976), PEKŞEN&SAFEMATIC A.Ş. (1989), Toyota-SA Fabrikası (1992) kurulmuştur. Kültür-sanat açısından bakıldığında; XIX yüzyıl divan şairi Seyyid Osman Adapazarı, Hikayeci Sait Faik Abasıyanık (1906-1954), Romancı Kerim Korcan (1918-1990), Şair-hikayeci Faik Baysal (1922-2002), Teymur Ateşli, Aşık Deryami, Fotoğraf Sanatçısı Hüsnü Gürsel (1924-2009), Yaşayan Türk hikayecilerinden Cüneyd Suavi, Necati Mert, Hatice Bilen Buğra, Ayfer Tunç, özdeyiş sanatçısı Mehmet Selahaddin Şimşek (1953-1994), Şarkı sözü yazarı Halit Çelikoğlu, Ressam Mustafa Tömekçe, Sabiha İslam, Orhan Dayal, Şaban Bezeyiş ve Balkan Naci İslimyeli, Fotoğraf Sanatçısı Prof. Barbaros Gürsel ve Fatih Gürsel Kardeşler, İbrahim Zaman, Hattat Saim Özel, Çizer Sezgin Burak (1935-1978), Sami Caner ve Osman Suroğlu, seramik sanatçısı Melike Kurtiç, bestekar Ziya Taşkent, ses sanatçıları Zeki Gündüz, Esin Engin ve Ethem Acar, Türk sinemasının saygın yapımcısı Hürrem Erman, ilimizin ulusal düzeyde tanınmış sanatçılarıdır. TRT eski genel müdürlerinden Macit Akman’la halen TRT Genel Müdürü Şenol Demiröz, televizyon dünyasının ünlülerinden Uğur Dündar, Bülent Özveren, Mehmet Aklaş ve Sabri Ugan da Adapazarılıdır. Adapazarı’nın futbol tarihine gelince; 1920-1950 arasında ilçede futbolu temsil eden 3 kulüp bulunmaktadır; Uzunçarşı’nın (eşrafın) takımı İdmanyurdu, Yenicami semtinin temsilcisi Hilalspor ve Kömürpazarı-Karaağaçdibi’nin temsilcisi Gençlerbirliği; 1941’de yönetmelik gereği üç takım lağvedilip Ada Gençlik kurulursa da, 1946’dan sonra tekrar serbest bırakılınca Güneşspor, Hilalspor’un devamı olarak Yıldırımspor kurulurken; kamu kurumlarını temsilen Demirspor, Donatımspor ve Şekerspor da futbol arenasına adımını atar. Yıldırımspor 1961’de Türkiye Amatör Takımlar Futbol Şampiyonu olurken, İdmanyurdu, Gençlerbirliği, Ada Gençlik ve Güneşspor’un birleşmesiyle 1965’de Sakaryaspor kurulur. Yeşil-siyah formalı Sakaryaspor ise, 1981, 1987 ve 1996’da üç kez 2. Türkiye Futbol Ligi şampiyonu olurken, 1988 yılında ise Türkiye Kupası Şampiyonu olmayı başarır. Öte yandan ilimiz Türk futbol piyasasına Oğuz Çetin, Hakan Şükür, Aykut Yiğit, Aykut Kocaman, Recep Çetin, Tuncay Şanlı gibi başarılı futbolcuların yanı sıra, Yılmaz Vural, Abdülkadir Aypek, Erdoğan Çamlıyurt, Selçuk Şahin, Orhan Aldinç, Şansal Büyüka gibi spor adamları kazandırmıştır. Kırkpınar başpehlivanları Adil ve İrfan Atan kardeşlerle Sezai Kanmaz, olimpiyat ve dünya şampiyonları Mithat Bayrak ve Hakkı Başar, dünya ikincisi Erol Kemah Adapazarı’ndan yetişen ünlü güreşçilerimizdir. Öte yandan Dünya bilardo şampiyonu Semih Saygıner’de hemşehrimizdir. 1326’dan itibaren ovada kurulu büyükçe bir köy olan Adapazarı; 1865’ten itibaren Kafkas ve Balkanlardan aldığı yoğun göçlerle hızla büyürken; diğer yandan hızla ticaret ve sanayi merkezi olmaya doğru giden; İstanbul-Ankara güzergahında huzurlu ve sakin bir Anadolu şehridir. 17 Haziran 1954 tarihinde TBMM’de kabul edilen kanunla, Kocaeli Vilayeti’nden ayrılarak merkez ilçesi Adapazarı olan Sakarya Vilayeti kurulmuştur. 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan deprem Adapazarı’nda da büyük hasara yol açmıştır. Resmi kayıtlara göre : 3.988 insanımız hayatını kaybetmiş 5.180 kişi de yaralanmıştır. Sakarya ili içinde 81.702 konut ve işyeri çeşitli düzeylerde hasar görmüştür. Bunlardan 29.701’i yıkık ve ağır hasarlı, 22.157’si orta hasarlı geriye kalan 29.844’ü ise hafif hasarlı olarak kayda geçmiştir. 17 Ağustos 1999 depremiyle; konutların çoğu oturulamaz hale gelmiş, halkın önemli bir kısmının geçici de olsa yakın ilçelerde ve köylerde ikamet etmesine neden olmuş ve böylece şehir nüfusunda azalma görülmüştür. Merkez ilçe nüfusu 184.000, çevresiyle birlikte 393 bin nüfusa sahip Adapazarı, Bakanlar Kurulu’nun, 06.03.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 593 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Söğütlü ve Ferizli ilçelerini de kapsamına alarak Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşmuştur. Ardından yayınlanan 23 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazetedeki 5216 sayılı kanun ile bugün; 7 ilçe belediyesi ve 14 ilk kademe belediyesini sınırlarına dahil etmiştir. Bugün Adapazarı; farklı kültürlerdeki insanların depreme rağmen yeniden huzur ve sükun içinde yaşadığı geleneksel hayat tarzını korurken, diğer yandan ticari ve sanayi yönünden hızla gelişerek, yeşili bol, havası temiz, doğa güzelliklerinden fazlasıyla payını almış yaşanabilir bir Anadolu şehri olma yolundadır.       “93 Harbi” diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında, bilhassa Kafkas ve Balkanlar’dan yoğun göçe maruz kalmış ve bir nevi “Der Seadet” (huzur yurdu) hüviyetini kazanmıştır.   I.Cihan Harbi sırasında üç kez Yunan ve onların işbirlikçisi çetelerin işgaline maruz kalan Adapazarı, bölgedeki Milis Kuvvetleri sayesinde 21 Haziran 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır.   “Akova” adıyla bilinen ve ülkenin en verimli ovasında ziraat ağırlıklı bir gelişme gösteren Adapazarı’na, 1940 ve 1950 yıllarında bilhassa Karadeniz sahillerinden, Bulgaristan ve Yunanistan’dan yoğun göçler olmuştur.   Şeker Fabrikası, Ziraat Aletleri Fabrikası ve Vagon Fabrikası Adapazarı’nda sanayinin gelişmesine öncülük ederken köyden kente göçü de hızlandırmıştır.     17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Marmara Depremi Adapazarı’nda büyük can ve mal kaybına yol açmıştır. Resmi kayıtlara göre 3.891 insanımız hayatını kaybetmiş, 5.185 kişi de yaralanmıştır. Sakarya ili içinde 81.702 konut ve işyeri çeşitli düzeylerde hasar görmüştür.   6 Mart 2000 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 593 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Büyükşehir Belediyesi” kurulmuş, Adapazarı Belediyesinde Büyükşehir Belediyesi’nin “Merkez” isimli alt kademe belediyesine dönüştürülmüştür.

YORUMLAR

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar