- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11134 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Rize’de Çay üreticisi “Üretici haram yedi” sözüne ayaklandı

02 Temmuz 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Rize’de Çay üreticisi “Üretici haram yedi” sözüne ayaklandı
Rize’de  Çay üreticisi “Üretici haram yedi” sözüne  ayaklandı

‘Peçeteli alım’ uygulamasını ‘Üretici haram yedi’ diyerek savunan Çaykur genel müdürüne karşı yaş çay üreticileri 8 Temmuz’da Rize Cumhuriyet Meydanı’ndan Çaykur Genel Müdürlüğü’ne yürüyecek

Çaykur’un bu sezon bazı yaş çay fabrikalarını sezona yetiştirememesi nedeniyle tepki gösteren CHP Rize İl Başkanı Mesut Rakıcı, Çaykur’un yeni icat uygulamalarının akıllara zarar olduğunu kaydetti.

Çaykur tarafından uygulamaya sokulan yaş çayda “Peçeteli alım” uygulamasına sert eleştiriler yönelten Rakıcı’ya karşı, Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, bugüne kadar yaş çay üreticilerinin “haram lokma” yediğini ileri sürerek uygulamayı savundu. Uygulamaya tepki gösteren bazı üreticiler ise sosyal medya üzerinden örgütlenerek yürüyüş çağrısı yaptı.

Türk çaycılığı vurgusu

Çaykur Genel Müdürü Sütlüoğlu’nun televizyonlarda şov yaptığını kaydeden Rakıcı, “Yerel televizyonda ‘peçete şovla’ 206 bin çay üreticisini ‘haram’ yemekle suçluyor. Sayın Genel Müdür bu kadar küçülme açıkça cık söyle, Türk çaycılığını işbirlikçilerle uluslararası çay kartellerine teslim edeceğini Türkiye de çayı tarihe teslim edeceğini, Türkiye’de çayın, Gürcistan’daki gibi tarihe karışacağını. Doğu Karadeniz insanının yine 70 yıl öncesine dönüp Gurbete gideceğini adam gibi söylesin. İnsanların gözünün içine bakarak insanları yanıltmasın” dedi.

Komedi filmi gibi

Çaykur’un son uygulamasının tam bir komedi ve hatta komedinin daniskası olduğunu ileri süren Rakıcı, “Fabrika müdürünün elinde su hortumu çay ıslatıyor… Biraz az yağış biraz şiddetli yağmur… Siz milletle alay mı ediyorsunuz” şeklinde ifadeler kullanırken; Çaykur Genel Müdürü Sütlüoğlu’na da şunları söyledi:

Sayın Genel Müdür, ıslak çay maliyet mi? Fabrikada suyu uçuruyormuşsunuz? Siz nasıl genel müdür olmuşsunuz? Bunları yeni mi öğrendiniz yoksa ehliyetsiz müdürlerinizden sivri zekâlı biri mi sizi okudu? O zaman ben size daha kolay bir öneride bulunayım, nasılsa siz haram yada günah gibi sözlerle halkı yine kandırırsınız. Üretici oldu olacak çayı size soldurup getirsin sizde bu yüksek maliyetten kurtulup kar edersiniz. Üreticide haram yememiş olur. Olmaz mı?

Çağrı yaptı

Açıklamasında Sütlüoğlu’na da çağrıda bulunan Rakıcı, “Sayın Genel Müdür bu zihniyetten vazgeçin. Çaykur özelleşmeyecek, çay Türkiye’de üretilecek. Çaykur, üreticinin çayının tamamını alacak. Üreticinin bu uygulamasıyla çayını özgürce istediği firmaya satacak. Kaliteli çay alıp, kaliteli çay üreteceksin. Kaliteli çayın değerini üreticiye yansıtacaksın. Tüketicinin kaliteli çay içmesini sağlayacaksın. Çöpe verdiğin parayı üretici ve tüketiciye yansıtmış olacaksın. Dünya âlem bunu biliyor sizde biliyorsunuz ama o koltuklar tatlı diye ülkeyi yağmalayan zihniyete ortak olmayın, halkın yanında olun, üreticiden yana olun” ifadelerini kullandı.

rize-cay-

Peçete nedir?

Çaykur’un ‘randıman yükseltme aracı’ olarak kullanmaya başladığı peçeteyle ilgili ilginç benzetmelerde bulunan Rakıcı, açıklamalarını şöyle tamamladı:

“Üreticinin gömleği gitti kalan neyini alacaksınız. Yarıcılık bitti 3/1’e, 4/1’e yarıcı çay toplayacak. Yani üretici çaydan vazgeçecekti. Çıkartmak istediğiniz Çay Kanunu alt yapısını çıkıp açıklayın, üretici de bilsin. Peçete kantar, diğer aparatlar uygulaması 3-5 dakikalık film gibi! Siz üreticiyle dalga mı geçiyorsunuz? Kantarlar: Nerde, nasıl, özellikleri ebatları, alım şekli bunlarla ilgili çok araştırdınız mı yoksa bu kantarlar sizlere önerildi mi? Kaç yıldır Genel Müdür koltuğunda oturup Çaykur’u bu duruma getirmek ve ‘çok verimli, karlı çalıştık’ palavralarının sonucu ‘peçete’ye bel bağladınız! Yazık bu millete. Bu rüyadan hemen vazgeçin. Yoksa sizi, o peçeteyle çöpe atarlar.”

Üreticiyi haram yemekle itham etti

Gelen tepkiler üzerine açıklama yapma gereği duyan Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu ise, başlatılan 2.sürgün alımlarıyla birlikte uygulamaya konan yaş çay alımlarındaki ‘peçeteli’ su firesi sistemini savunurken, yaş çay üreticisinin bugüne kadar haram yediğini ima etti.

Günümüze kadar yaş çayda su firesi oranı yüzde 10 ve bez başı 1 kilo şeklinde uygulanırken, bezler dolusu yada tonlarca ağırlıktaki yaş çaydaki su oranını sadece 100 gram çay ortalamasıyla hesap edecek olan Çaykur yetkilileri, uygulamaya koymak istediği yeni su firesi sistemini savunurken komik açıklamalarda bulundu.

Düzenlediği basın toplantısında, uygulayacakları yeni sistemin doğru sistem olduğunu kaydederek, “Kimse helal kazancına haram karıştırmak istemez” sözleriyle yaş çay üreticisinin daha önce uygulanan sistemle haram yediğini ima eden Sütlüoğlu’nun, yeni sistemine göre, üreticinin yüzde 30’lara varan kayıplar yaşamasına neden olabileceği ifade ediliyor.

Adil Uygulama mı?

Cumhuriyet Çay Fabrikası’nda düzenlediği basın toplantısında konuşan Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, yeni sistemin önceki sisteme göre daha adil olduğunu belirterek; “Önceki sistemle alınan ıslak çaylarda ıslaklık oranına bakılmaksızın yüzde 10 fire uygulanıyordu. Ancak alınan çaydaki ıslaklık oranı bazen yüzde 10’un altında veya üstünde olabiliyordu. Bu da bazı zaman üretici, bazı zaman ise kurum açısından haksızlığa neden oluyordu. Bu uygulama adil değildi. Ancak yeni uygulama ile alınan çaydaki ıslaklık oranı tespit edilerek tespit edilen oranda kesinti yapılacak. Biz bu sistem ile çaydan fire kesmiyoruz. Biz bu sistem ile çaydaki su oranını kesiyoruz. Yeni sistem daha adil olacak. Biz bir kamu kurumuyuz. 80 milyon insanın hakkı üzerimizde. Adil olmak zorundayız. Kimse helal kazancına haram karıştırmak istemez. Bu doğru uygulamayı herkesin desteklemesini istiyoruz. Biz çayın geleceğini kurtarmaya çalışıyoruz. Çaya kalite getirmezsek çayımızı geleceğe taşıyamayız” dedi.

rize1 rize2 rize3 rize4 rize5

Yaş çay üreticisi yürüyüşe hazırlanıyor!

Öte yandan yaş çay üreticilerinin, Çaykur’un yeni başlattığı ‘akıl almaz’ uygulamaları dolayısıyla yürüyüşe hazırlandığı kaydedildi.

Sütlüoğlu’nun 2. Sürgünle beraber yaş çayda su firesine yönelik olarak uygulamaya soktuğu kâğıt peçeteyle kurutmalı çay alımları çay üreticisini çileden çıkardı.

Yaş çay üreticisi İbrahim Esmeroğlu’nun sosyal medya üzerinden başlattığı etkinlikle organize olmaya başlayan yaş çay üreticileri 8 Temmuz Cuma günü Rize’de yürüyüş düzenlemek için harekete geçti.

İlk sürgünde randevu günü çay vermeyenlerin kontenjan haklarını kotadan düşürmek isteyen ancak üreticilerin büyük tepkisi sonrası bunda geri adım atan Sütlüoğlu, 2. sürgünde ise yaş çay üreticisinin çayından yüzde 30’lara varacak su firesi kesintisini uygulamaya çalışıyor. Sütlüoğlu’nun kağıt peçeteyle yaş çayı kurutup yeniden tartma uygulamasına büyük tepki gösteren çay üreticileri Rize’de büyük bir yürüyüş düzenlemek amacıyla sosyal medyadan paylaşımlarda bulunuyor.

“Rizeli çayına sahip çıkıyor” sloganıyla 8 Temmuz Cuma günü saat 13.00 ile 16.00 arasında gerçekleştirilmesi planlanan ve Rize Cumhuriyet Meydanı’ndan Çaykur Genel Müdürlüğü binasına kadar sürecek yürüyüşe Rizelilerin ve çay üreticilerinin destek vermesi bekleniyor.

Öte yandan, 2012’de olduğu gibi Çaykur’un bir kez daha bazı çay fabrikalarının bakım ve onarımlarını sezona yetiştiremediği, bazı fabrikalarda ise hala revizyon çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Bu fabrikaların yıl sonuna kadar sezona yetişmeyeceği, üreticilerin ilk sürgünde olduğu gibi Çaykur’un çay başlar başlamaz kota ve kontenjan uygulamasına gittiği şekilde aynı sıkıntıların 2. sürgünde de yaşanacağı tahmin ediliyor.

İmdat SÜTLÜOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
Çaykur Genel Müdürü

Hakkımızda

Çaykur, 45 Yaş Çay İşleme Fabrikası, 1 Çay Paketleme Fabrikası, 2 Pazarlama ve Üretim Bölge Müdürlüğü, 7 Pazarlama Bölge Müdürlüğü, Anatamir Fabrikası, Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 16.500 çalışanı ve 6.600 ton/gün yaş çay işleme kapasitesi ile Türkiye çay sektörünün en büyük ve lider kuruluşudur.
Bölgede üretilen yaş çay ürününün yıllara göre değişmekle birlikte yaklaşık %55-60´ı Çaykur tarafından satın alınmaktadır. Çaykur´un yurt içi kuru çay piyasasındaki pazar payı ise yaklaşık %60-65 `dir.
İktisadi Devlet Teşekkülü olan Çaykur, Türkiye´nin Tarım Politikasına uygun olarak çay ziraatını geliştirmek, çay kalitesini ıslah etmek, işlenmesini teknik esaslara göre yürütmek, iç ve dış pazar isteklerini karşılamak üzere kuru çay üretmek, ithal etmek ve ihraç etmek, verimlilik esasına dayalı işletme politikasıyla sermaye birikimine yardım ederek yatırım kaynağı yaratmak amacıyla merkezi Rize´de olmak üzere teşkil edilmiştir.
Üreticilerden, işletmeye uygun nitelikteki çay yapraklarını satın almak, işlemek ve değerlendirmek için teknolojik faaliyette bulunmak, ürettiği veya ithal ettiği kuru çayların iç ve dış pazar isteklerine uygun olarak harmanlanmasını, paketlenmesini ve pazarlanmasını sağlamak, Çaykur´ un faaliyet konularını oluşturmaktadır.
Çaykur, bu amaçla gerekli tesisleri kurmak ve çay yapraklarını işlemek, üretim faaliyetlerinden doğan yan ürünleri değerlendirmek ve yardımcı maddeler üretmek, çay ürününün kalite ve veriminin ve işletme tekniğinin geliştirilmesi için gerekli araştırmaları yapmak, müessese ve laboratuarlar kurmak işletmek, ticaretle iştigal etmek, ihracat ve ithalat yapmak, çay üreticilerinin kooperatifleşmesi için gerekli olan faaliyetlerde bulunmak, çay borsasına çay sanayicilerinin katılımında önderlik yapmak, çay eksperlerinin yetiştirilmesi için gerekli önlemleri almak, kamulaştırma yapmak, istihdam geliştirme çalışmaları kapsamında düzenlenen beceri kazandırma programlarının uygulanmasını sağlamak, küçük ve orta büyüklükteki özel kuruluşlara idari ve teknik alanlarda rehberlik yapmak, mevzuat uyarınca verilen diğer görevleri yerine getirmek için çalışmalarını yürütmektedir.
ALİ RIZA ERTEN (PROFESÖR)
Ali Rıza Erten, 1887 yılında Mersin´da doğmuştur.
Halkalı Ziraat Yüksek Okulu´nu bitirdi.
Fransa´da İhtisas yaptı.
Ziraat Umum Müdürlüğü, II.(Ara Seçim), III., IV., V., VI., VII., VIII. ve IX. Dönem Mardin Milletvekiliği ile Devlet Bakanlığı yaptı.
Evli ve 1 Çocuk babasıydı.
Çay Yetişeceğinin Bilimsel Tespiti Ve Prof. Ali Rıza Erten
I.Dünya Savaşı esnasında ortaya çıkan çay kıtlığı karşısında, ülkenin muhtelif yörelerinde, halk bazı bitkilerin yapraklarını kaynatarak çay gibi içmekteydi. Bursa civarında “ayı üzümü” denilen ve yaprakları çay gibi kullanılan bir bitki, bir ara bazı ziraatçılar tarafından “çay” diye takdim edilmiş, diğer bazı ziraatçılar ise bu görüşe karşı çıkmışlardı. Halkalı Ziraat Mektebi Mecmuası´na da yansıyan bu tartışmalar esnasında o devirde gerçek çayın ülkede yetişebileceğinden ve Rize´den hiçbir şekilde bahsedilmediği anlaşılmaktadır.
1917´de meydana gelen Komünist ihtilal sonrasında, Rusya, I.Dünya Savaşı´ndan çekilmiştir. Bunun sonucunda işgalden kurtulan Kars, Ardahan, Artvin, Rize ve Batum´da zirai incelemeler yapmak üzere bir heyet görevlendirilmiştir. 1918 yılında bu illere giden heyette bulunan Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi Müderrislerinden (Prof.) Ali Rıza (Erten), Rize ve havalisinde çay yetiştirilebileceğini tespit etmiş ve durumu “Şimali Şarki Anadolu ve Kafkasya´da Tetkikatı Ziraiye” adlı bir raporla İktisat Vekâleti’ne (Bakanlığı´na) bildirmiştir.
Prof. Erten’in bu raporu ilk defa, 1924 (1340) yılında, “Çay, Limon, Mandalin, Portakal, Bambu Ziraatı” adıyla, İstanbul Sanayi Nefise Matbaası’nda basılarak yayınlanmıştır. Bundan bir yıl sonra, rapor bu defa “Şimali Şarki Anadolu ve Kafkasya´da Tetkikatı Ziraiye” adıyla İktisat Vekâleti’nce yeniden basılmıştır.
Ali Rıza Erten´in (bazı kaynaklarda Ertem) bu ziyaret esnasında Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi Müdür Vekili olduğu ve bu okulda “nebatat ve emraz-i nebatiye müderrisi” yani “bitki ve bitki hastalıkları profesörü” olarak görev yaptığı belirtilmektedir. Bugünkü Türkçe ile “Kuzeydoğu Anadolu ve Kafkasya´da Tarımsal İnceleme” şeklinde ifade edilebilecek olan geniş raporda, birçok sıcak memleket bitkisi ile birlikte çayın da Rize ve havalisinde yetiştirilebileceği öne sürülmüş ve bunun Türkiye´nin ekonomik bağımsızlığı bakımından önemli olduğu belirtilmiştir.
Kars, Ardahan, Artvin, Rize ve Batum´la birlikte, Kafkasya´da zirai incelemeler yapmak üzere gönderilen Prof. Ali Rıza Erten, mandalina, limon, portakal, bambu ve çay yetiştirilmesini ele almış ve özellikle çay üzerinde durarak; bu bitkinin ekonomik anlamı, botanik özelliği, yetiştirilmesi ve işlenmesi ile ilgili ilk defa detaylı bilgiler vermişti. Rusya tarafından başarılı denemelerin yapıldığı coğrafi bölgelerle aynı ekolojik özelliklere sahip Doğu Karadeniz kıyılarında da çay yetiştirilme imkânı bulunduğunu raporunda tespit etmişti.
Yaptığı zirai inceleme gezisini değerlendiren yazılar kaleme alan Prof. Ali Rıza Erten, bu yazılarını, bir dizi halinde, 1921 yılında Yeni Ziraat Gazetesi´nde yayınlamıştır. Ülkemizde çay üzerine ilk detaylı incelemeler olan bu çalışmalar, inceleme raporunun sunulduğu İktisat Bakanlığı tarafından 1924 yılında kitap halinde bastırılmıştır.
Batum´un iklim ve toprak yapısı üzerinde de bilgiler veren Prof. Erten, Batum şehrinin, Karadeniz´in en yağışlı ve rutubetli yerinde kurulu olduğunu ve küçük bir kasaba olmasına rağmen, tarım açısından gerek Avrupa gerekse yakın Asya´da emsali bulunmayan özel bir öneme sahip bulunduğunu ifade etmektedir. Doğuda 2000 ve hatta 2800 metreye kadar yükselen dağ ve tepelerle çevrili olan Batum´un etrafında pek az ova bulunduğunu ve ikliminin çok fazla değişim gösterdiğini kaydetmektedir. Rize´ye doğru 10 km´den fazla bir derinlik göstermeyen sahil kesimi takip edildiğinde, iklimin rutubetli olduğunu ve yıllık yağmur miktarının ise çoğunlukla esen batı rüzgârı sayesinde 2000-2400 mm ve hatta bazen 4000 mm´ye kadar bile ulaşabildiğini bildirmektedir. Batum´da yağmur başladığı zaman haftalarca ve bardaktan boşanırcasına devam etmesinin nadir bir olay olmadığını, halbuki sahilden 40-45 km kadar içeride bulunan Çoruh ve Acalis gibi ovaların kuru olduğunu belirtmektedir.
Prof. Erten´in raporuna göre; sahilden pek uzaklaşmamak şartı ile Sohum´dan itibaren eski hududumuz boyunca uzayıp giden sahillerin Çin, Japonya ve Seylan´daki çay bölgelerine denk oldukları ve toprağının laterit (kırmızı toprak) olduğu anlaşıldıktan sonra, sözkonusu saha 10 bölgeye ayrılmış ve çay üretimine tahsis edilmesi gereken yerler yayın ve ilan edilmiştir. Yoğun killi, kireçli, fazla humuslu veya taşlı ve kurak yerler çay ekimine müsait olmadıklarından, bu gibi yerlerin diğer bitkilere terk edilmesi ve yalnız az killi ve az kireçli olan rutubetli yerlerin çay üretimine tahsis edilmesine işaret edilmiştir. Bu özellikleri zikreden Prof. Erten, Artvin vilayetinden itibaren Trabzon vilayetinin Of kazasına kadar olan Karadeniz sahilinin toprak yapısının tıpkı Batum ve civarında olduğu gibi laterit (kırmızı) topraklardan ibaret olduğunu ve ayrıca hava sıcaklığının da 3?C ile 39?C arasında olduğunu belirterek, çay üretimi için bu bölgeyi işaret etmektedir.
Ülkemizde çay yetişecek yöre, 1922 yılında yapılan tespitlerle, 15 km derinliğinde olmak üzere, Sarp sınırından Trabzon´un Araklı ilçesine (Araklı deresine) kadar olan bölge olarak belirlenmiştir. Prof. Erten´in, az bir düzeltme ile bölgeyi doğru olarak verdiğini kabul edebiliriz.
Ülkenin art arda savaşlardan çıktığı o yokluk dönemlerinde, dışarıya kaynak aktarmak yerine, ihtiyaç duyulan çayın ülke içinde üretilmesini teklif eden Prof. Ali Rıza Erten´in bu çalışmaları olumlu sonuç vermiştir. 1924 tarih ve 407 sayılı “Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında Fındık-Portakal-Limon-Mandalina ve Çay Yetiştirilmesine Dair Kanun” çıkarılmıştır. Bu kanun ile çaylık tesisi için uzman yardımı, ucuz fidan temini ve tarıma açılan araziden 10 yıl süreyle vergi alınmaması gibi teşvikler getirilmiştir.
Prof. Erten, 1924 yılında İktisat Bakanlığı´nca bastırılan eserinin sonunda, 1924 tarih ve 407 sayılı yasa ile uygulanma yoluna giren tekliflerinin geliştirilmesi ve uygulanması için Türk ziraatçılarını göreve çağırmıştır.(20) Buradan anlaşıldığına göre, çalışmalarının kitap olarak yayınlanması, bu yasa çıktıktan sonra gerçekleşmiştir.
Prof. Ali Rıza Erten, çay konusunu ilk defa bilimsel anlamda ele alıp inceleyen ve Doğu Karadeniz kıyılarında çay yetiştirilebileceğini ilk defa ortaya koyan kişi olarak tarihe geçmiştir. Bu bilimsel çalışmalar olmasaydı, daha sonraki dönemlerde çayı Rize ve çevresinde yetiştirmek için girişilen çaba ve uygulamalar ortaya çıkamazdı. Prof. Erten´in çalışmaları, Türk çaycılığının kuramsal düzeyde ele alındığı ve fikir temellerinin atıldığı ilk aşamasını oluşturmaktadır.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar