Dolar : Alış : 7.1357 / Satış : 7.1485
Euro : Alış : 8.6774 / Satış : 8.6930
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya11°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11262 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Prof.Dr. Zeki Gündüz”Depreme karşı bina güvenliği şarttır”

16 Ağustos 2017 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Prof.Dr. Zeki Gündüz”Depreme karşı bina güvenliği şarttır”
Prof.Dr. Zeki Gündüz”Depreme  karşı  bina  güvenliği şarttır”

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof.Dr. Zeki Gündüz ile 17 Ağustos 1999 depreminin 18.yıl dönümünde deprem gerçeğini İnşaat Mühendisliği açısından Masaya yatırdı.

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi DUMAN “Betonarme Yapılarımızın Depreme Karşı Durumu Nedir?” bu konu üzerinde konuşacağım. Bu yapılar Türkiye’nin hemen hemen her tarafında var deprem bölgesi olmayan yerlerde bu duruma bakarak neden bu binalarımız yıkılıyor ya da çok hasar görüyor. Tabii iki konuda bakabiliriz proje açısından ve yapım aşamasından yani projeler nasıl yapılıyor?

Betonarme yapıların dayanımı bir anlamda beton dayanımı ve beton dayanımının da gerçeğe yakın bir şekilde belirlenmesi gerekiyor.

Deprem oldu benim binamda hasar olmadı ama bundan sonra devam
ederse daha kötüsü olur mu veya çok sayıda artçı deprem oluyor bu binanın hasarını arttırır mı bunlar çok soruluyor
ve bu yüzden binalara girilip oturulmayan bir durumla
çok karşılaşılır. Şöyle eğer depremde deprem yaşamış veya depremi olmadan önce hafif depremler şiddetli bir deprem ondan önce hafif deprem yapıpolmuş yapılarda gelen deprem yükü yapının elastik yük dayanılırlığının kapasitesinin altındaysa bu bir yapıda bir hasara yol açmaz.
Yani yapı bu şekilde düşük şiddetli depremlerde düşük kuvvetler altında ne kadar çok sallanırsa sallansın taşıma gücünden bir şey kaybetmez.

Ülkemiz bir deprem ülkesi bunu biliyoruz. Deprem gerçeğiyle yaşamak durumundayız. Biliyoruz ki üç ana plaka ana levha dediğimiz Avrasya Afrika ve Arap Yarımadalarının ya da levhalarının tam birleştiği yerde küçük
levhaların arasında kalması sebebiyle ülkemiz tektonik açıdan son derece hareketlerdir

Temel olarak üç ana fay hattımız var kuzeyde doğuda ve batıda ve aşağıda
istatistikleri görüyorsunuz. Yani topraklarımızın %92’si nüfusumuzun %95’i büyük sanayi merkezlerimizin gene %95’i deprem tehdidi altında depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Gene afet yönetimi dediğimiz deprem tasarımı için çeşitli maksimum yer ivmeleri tayin etmiş onları burada bilgilendirmek istedik. Hocamda bahsetti depremleri izlemek ve sismik tehlikeye karşı gerekli önlemlerin alınması konusunda çalışmaların ilk adımı sismik ağlardan geçiyor. Yan instrumente etmek zorundayız ülkemizi. Burada aktif fay hatlarımızı ve ölçüm istasyonlarını görüyorsunuz.
Bunlar afet işlerinin yerleştirdiği istasyonlar tam olarak 201 adet ölçüm
istasyonu bulunuyor. Buna ilaveten Kandilli Rasathanesinin işlettiği az sayıda ölçüm istasyonumuz var. Genel olarak bu istasyonlar gördüğünüz gibi fay hatları etrafında odaklanmış durumda.


İnşaat mühendisliği açısından deprem ele alınacak olursa, halk nezdinde deprem dışarıdan yapılara gelen kuvvet olarak algılanır. Yani sismik bir yer hareketi(deprem) söz konusu olduğunda, sanki bir el yapıyı hareket ettirmeye, itmeye (push over=statik itme), sallamaya çalışıyormuş gibi algılanır. Aslında bu yanlış bir algıdır. Deprem esnasında yer kendisine has periyotları ile hareket(salınım) etmeye çalışır. Yapı ise buna karşılık koymaya çalışır. Bunu şu örnekle daha anlaşılır kılalım; Seyahat etmekte olduğunuz araç ivmelendiği zaman siz ilk halinizi korumaya çalışırsınız, buna eylemsizlik prensibi denilir (newton’s first law of motion). Yapılar da bu prensip ile depreme karşı koymaya, deprem öncesi halini korumaya çalışır.

Peki deprem bir yapıya dışardan kuvvet getirmiyorsa bu yapılar deprem anında neden hareket(aslında salınım) ediyorlar? Bir yerde hareket varsa mutlak suretle bir kuvvet olmalıdır. İşte bu noktada devreye eylemsizlik prensibi giriyor. Yer hareket etmeye çalışırken yapılarımız bu prensipten ötürü önceki halini korumaya çalışıyor. Bunun neticesinde yapı atalet(eylemsizlik) kuvvetlerini yer hareketine belli ölçüde karşı koymaya çalışması hasebiyle kendisi oluşturuyor. Aslında tam olarak karşı koyamadığı için yapı harekete(salınıma) başlıyor. Yapının yaptığı bu salınım ise yapının karakteristik özellikleri sonucunda ortaya çıkıyor. Bu salınıma ve süresine binanın kütlesi ve rijitliği karar vermektedir.

Peki deprem anında ortaya çıkan bu kuvvet ne kadardır? İşte yine bu noktada Newton kuralları yani tabiatın kanunu fizik kuralları sahne alıyor. Newton’s second law of motion, yani Newton yasalarının 2.si olan F=mxa. İşte depremde ortaya çıkan o kuvvet F (force)’dir. Bu kuvveti ise yapının kütlesi(mass) ve yapının ivmesi(acceleration) oluşturur.

Peki yapının kütlesi* belli, ivmesi nedir? Deprem bir hareketse mutlaka onun bir hızı ve ivmesi olacaktır. Kabul edilen yer çekimi ivmesi g= 9.81 /s2 dir. Fakat yer çekimi ivmesi ile yapının üzerine aldığı ivme farklıdır. Yapıya gelen bu ivmeye spektral ivme denilir. Spektral ivme gerçek yer çekimi ivmesinin spektral ivme katsayısının çarpımı ile ortaya çıkar. Bu katsayıya ise yapı önem katsayısı, etkin yer ivme katsayısı, binanın periyodu ve zeminin periyodları karar verir

Yani biz depremden olabildiğince az etkilenmek istiyorsak ortaya çıkan atalet kuvvetlerini azaltmamız gerekmektedir. Bu da kütlenin ve ivmenin azaltılması demektir. Hem yapımızı olabildiğince hafif hem de ivmeyi etkileyen karakteristik hakim periyodun belli aralıkta(elastik sınırlar) büyük ama zemin karakteristik periyotlarından olabildiğince uzak tutmalıyız(rezonansa girme ihtimali). Mimari ve bazı geometrik ölçüler, periyod üzerinde çok büyük değişiklikler yapmamızı engellemektedir.

Deprem konusunda toplum olarak daha fazla bilinçlenmeliyiz!.. Deprem anı, öncesi ve sonrasında nasıl önlemler almalıyız?..

Aslında artık belki de birçoğumuzun öğrendiği gibi depremler değil, alınmayan önlemler öldürüyor!.. Bunun içindir ki; deprem anında nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilmeliyiz. Bir o kadar da deprem öncesi ve sonrasında yapılması gerekenleri de bilmeliyiz!..

Evlerimiz depreme dayanıklı olmalıdır. Deprem, dayanıklı yapılmış konutlara zarar vermez. Oturduğumuz binaların depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol ettirmeliyiz. Gerekirse, dayanıklı duruma getirmeliyiz.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar