Blog

  • Çiftçinin alın teri bu tezgâhta değer kazanıyor

    Çiftçinin alın teri bu tezgâhta değer kazanıyor

    Tarımsal kalkınma ve çiftçiye destek noktasında önemli projelerden bir tanesi olan Geyve Safibey Ürün Toplama Merkezi’nde ürünler değer buluyor. Ayrıca civar illerden de ticaret insanlarının ziyaret ettiği merkez, emekçinin güvencesi ve pazarın da köprüsü oldu. Günün ilk saatinde tezgâhları başındaki esnafla görüşen Başkan Yüce, “Amacımız ürünleri tarladan sofraya ulaştırmak. Buradaki bu yoğunluğu görmek ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor. Soğuk hava depomuzu da inşallah hizmete alacağız” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin tarımsal üretimini arttırmak, üreticiyi korumak ve şehri tarımsal alanda marka haline getirmek için başlattığı projelerden olan Geyve Safibey Ürün Toplama Merkezi çiftçinin memnuniyetini kazandı. Üretilen ürünlerin tarladan şehir ve ülke pazarına kolayca sunulmasını sağlayan bu merkez, aynı zamanda alın terinin de güvencesi oldu. Pamukova, Geyve, Taraklı ve civar illerin emekçileri ürünlerini bu merkezde satıyor. Proje bölge tarımının da ciddi oranda kalkınmasını sağlıyor.

    Tarladan sofralara

    Günün ilk saatlerinde tezgâhına ürünlerini çıkaran çiftçiyle bir araya gelen Başkan Ekrem Yüce, “Üreticinin ve tüketicinin buluşma yeri olan Ürün Toplama Merkezi’nde hedefimiz ürünleri tarladan sofraya ulaştırmak” dedi. Tezgâhları dolaşan Yüce, pazarda sunulan ürünlerde inceleme yaptı. İncelemeler sırasında Başkan Yüce’ye eşlik eden Geyve Belediye Başkanı Murat Kaya ise Geyve’de tamamlanan ve yapımı devam eden projelerden dolayı teşekkür etti.

    Hayırlı olsun

    Başkan Yüce, “Çiftçimizin ürettiği tarım ürünlerini pazara indirerek direkt tüketici ile buluşturduğu devasa bir tesisi şehrimize kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Her gün burada ticaret yapan bir çiftçiyi görmek ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor. Çiftçimiz bu merkezde ürününü pazara indirebileceği gibi ayrıca inşa edeceğimiz soğuk hava depolarında düzeli ve sağlıklı bir şekilde ürününü depolayabilecek ve yılın 12 ayı ürününü zarar etmeden taze bir şekilde muhafaza edip satabilecek. Şehrimize hayırlı olmasını, esnafımıza bereketli kazançlar sağlamasını diliyorum” dedi.

  • ‘SAKARYA İÇİN BİRLİKTELİKLE ÇALIŞIYORUZ’

    ‘SAKARYA İÇİN BİRLİKTELİKLE ÇALIŞIYORUZ’

    Sakarya Erzurumlular Derneği Başkanı Dursun Murat Ak ve yönetim kurulu üyeleri, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof.Dr. Hamza Al ve Et ve Süt Kurumu Sakarya Et Kombinası Müdürlüğüne atanan Önder Dağdelen’i ziyaret etti.

    Sakarya’da kardeşlik ve birliktelik anlayışıyla yaptığı etkinliklerle dikkat çeken Erzurumlular Derneği yönetimi, Erzurumlu olan Sakarya Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’ı ziyaret ederek görevinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Rektör Al’a başarı dileyen Dernek Başkanı Dursun Murat Ak, “Sakarya ve Erzurum kardeşliğinin daha da kuvvetlenmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Rektör hocamızın Sakarya’da önemli çalışmalara imza atacağına canı gönülden inanıyoruz. Sakarya Üniversitesi ve eğitimi hocamızın değerli çalışmalarıyla daha da ivme kazanacaktır. Kendisine başarılar dilerken, görevinin tekrar hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Dernek yönetimi olarak üniversitemizin ve değerli hocamızın yanında ve destekçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi. Konuklarıyla yakından ilgilenen Rektör Al’da dernek yönetimine başarılar diledi.

    Başkan Dursun Murat Ak ve yönetimi, Et ve Süt Kurumu Sakarya Et Kombinasına atanan Erzurumlu Öner Dadeğelen’i ziyaret ederek görevinin hayırlı olması temennisinde bulundular. Dernek Başkanı Ak, “Hemşehrimiz Önder Dağdelen’in, Sakarya’ya atanması ile mutlu olduk. Kurumun başında çok değerli çalışmalara imza atacağına inanıyoruz. Bu vesile ile her zaman destekçisi olacağımızı belirtirken görevinde üstün başarılar diliyoruz. Birliktelik içerisinde güzel Sakarya’mız için çalışmaya, kültürel miraslarımızı yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Dünya Fındık Haftası 8-14 Ağustos 2022 tarihlerinde Sakarya’da düzenlenecek.

    İlki geçen sene Trabzon Ticaret Borsası tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelmesi amaçlanan Dünya Fındık Haftası bu yıl 8-14 Ağustos 2022 tarihlerinde Sakarya’da Sakarya Ticaret Borsası ev sahipliğinde yapılacak.

    Ulusal Fındık Konseyi (UFK) tarafından her yıl Ağustos ayının ikinci haftasının Dünya Fındık Haftası olarak kutlanmasına karar verilen bu haftada; dünya fındık üretim ve ihracatının büyük kısmını gerçekleştiren ülkemizde fındığın tanıtım ve tüketimine de katkı sağlanarak, farkındalık yaratılmaya çalışılacak.

    Dünya Fındık haftası Ekonomik ve sosyal açıdan fındığın Türkiye’de çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Adem Sarı ile ilgili şu açıklamalarda bulundu. Başkan Sarı “Son 600 yıldır bir ihraç ürünü olan fındık, bu toprakların sarı altını. Türkiye, dünyanın en önemli fındık üreticisi ve tarımda, ticarette, sanayide, dahası kültürümüzde ‘fındık’ diye bir gerçek var. Fındık, ülkemizde binlerce üretici ailenin geçim kaynağını oluşturuyor. Sakarya ekonomisine yüksek oranda katma değer sağlayan fındık üretiminin ilimiz için de ayrı bir yeri ve önemi var. Bu değeri bilerek stratejilerimizi bu realite doğrultusunda yapmalıyız” dedi.

    Sakarya Ticaret Borsası olarak yerli ve millî ürünümüz olan fındığın hak ettiği değeri kazanması için çalıştıklarını belirten Adem Sarı “Ulusal Fındık Konseyi(UFK) koordinasyonu ile Dünya Fındık Haftasına bu sene Sakarya olarak ev sahipliği yapacağız. Bu organizasyonun ilimizde yapılmasında destekleri olan Valimiz, Belediye Başkanımız, ilimizdeki diğer oda ve borsa başkanlarımız ve diğer paydaşlarımızla el ele vererek fındıkta farkındalık yaratma arzusu içindeyiz. Bizler Sakarya olarak bu etkinliğe hazırız. İnşallah geleneksel hale getirilen bu etkinlik önümüzdeki senelerde daha çok ses getirerek amacına ulaşır. Buradan tüm halkımızı etkinliklerimize davet etmek isterim. Tüm paydaşlarımızı Dünya Fındık Haftası etkinliklerinde aramızda görmekten mutluluk duyacağız.” ifadelerini kullandı.

    Dünya Fındık Haftası Programı üreticilerin piyasadaki rekabet gücünü daha da arttırmak amacıyla faaliyete geçecek olan Sakarya Ticaret Borsası Tahıl Ürünleri Lisanslı depo açılışı ile başlayacak. Çalıştay ve seminerlerle fındığın önemi kamuoyuna anlatılacak.

  • Yüce şenlikte çağrı yaptı: “Sakarya’da harika bir Ağustos ayı yaşayacağız”

    Yüce şenlikte çağrı yaptı: “Sakarya’da harika bir Ağustos ayı yaşayacağız”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce her kültürden vatandaşın buluştuğu Akyazı Acelle Şenlikleri’ne katıldı. Yöresel oyunlara eşlik eden, vatandaşla sohbet eden Yüce, sosyalliğin, birliğin ve beraberliğin simgesi olan her türlü etkinliği destekleyeceklerini söyledi. Yüce, “Konserlerle, tiyatro oyunlarıyla, film gösterimleriyle, çocuk etkinlikleriyle harika bir Ağustos bizi bekliyor. Ayrıca dünya kupasına ev sahipliği yapacağız ve bisiklet konusunda vadi, AKM ve Demokrasi Meydanı’nda ilgi çekici programlarımız olacak. Tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin sosyal yaşantısını zenginleştirmek ve vatandaşları kardeşçe bir arada oldukları programlarda buluşturmak için çalışıyor. Başkan Ekrem Yüce’nin talimatıyla kentin dört bir yanında gerçekleştirilen etkinliklere destek veriliyor, Büyükşehir tarafından birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Dede-oğul kampı, SAMEK programları, kültür-sanat programları ve birçok farklı programla vatandaşların hep bir arada olmasını sağlayan Büyükşehir, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Sakarya’yı kültür ve spor şehri adıyla marka yapmak istiyor. Bu programlardan bir tanesi olan Büyükşehir’in destekleriyle gerçekleştirilen Akyazı Acelle Yaylası Şenlikleri’ne katılan Başkan Yüce vatandaşlarla bir araya geldi. Yüzlerce kişiyi selamlayan Yüce, Sakarya ve farklı şehirlerden katılım sağlayan ziyaretçilerle görüştü, oynanan yöresel oyunlara eşlik etti.

    Bisiklet dünya kupası ve eğlence programları

    Konserlerin ve eğlence programlarının yapıldığı şenlikte konuşan Yüce, Sakaryalıların Ağustos ayında her akşam birbirinden önemli etkinlikte buluşacağını söyledi. ‘Sakarya Millet Bahçesi Açık Hava Etkinlikleri’ programı kapsamında tiyatro oyunları, gösteriler, film gösterimleri, çocuk etkinlikleri, konserler ve en dikkat çekici olanı ‘90’lar Sokağı’ programıyla yüzbinlerce vatandaşın dolu-dolu bir yaz geçirmesini istediklerini belirten Yüce, Sakaryalıları davet etti. Yüce, ayrıca Ağustos’ta bisiklet dünya kupası organizasyonunda Ayçiçeği Vadisi, AKM önü ve Demokrasi Meydanı’nda çeşitli etkinlikler yapılacağını söyledi. Açık hava etkinlikleri konserlerinde Koliva, Kolpa, İncesaz, Doğukan Manço, Burak Kut gibi sanatçılar sahne alacak.

    “Sakarya’nın en güzel yanı çok kültürlü halidir”

    Sakarya’nın çok kültürlü bir şehir olmasının büyük bir zenginlik olduğuna dikkat çeken Yüce, “Malumunuz Sakarya’mız çok kültürlü bir şehir. Biz bu topraklarda dünyanın farklı coğrafyalarından gelmiş kardeşlerimizle birlikte sevgi ve barış içerisinde yaşıyoruz. Sakarya’mızda yüzlerce farklı kültürü bir arada görebilirsiniz. Kafkaslar, Mezopotamya, Anadolu, Balkanlar, Asya hatta Afrika kültüründen ögelerle bu şehrin sokaklarında karşılaşabilirsiniz. Sakarya’nın en büyük başarısı ve en güzel yanı da bu çok kültürlü halidir. Burada bütün kültürler varlığını korumuş, kimse kimseyi asimile etmemiş ve ortaya muazzam bir kültür birikimi çıkmış. Hep birlikte icra ettiğimiz bu şenlik ve benzerleri de bu kültürün en güzel yansımalarından biridir. Bu şenlikler kardeşliğimizi ve sevgimizi pekiştirmektedir” dedi.

    “Dolu dolu bir yaz geçireceğiz”

    Başkan Yüce, Ağustos ayındaki etkinliklerden söz ederken, “Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak bu tip organizasyonların en güçlü destekçisi olmaktan gurur duyuyoruz. Bu tip etkinliklerin yaygınlaşması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Malumunuz Ağustos ayını kültürle, sanatla ve kardeşçe geçirmek için yaz etkinlikleri düzenliyoruz. Harika bir ay geçireceğiz. Bu ay içerisinde sizleri Millet Bahçemize bekliyoruz. Neredeyse her akşam birbirinden farklı etkinliklerle hemşerilerimizle buluşacağız. Tiyatro oyunları, gösteriler, film gösterimleri, çocuk etkinlikleri, konserler ve 90’lar sokağı etkinliklerimizle Sakarya ailesi olarak dolu-dolu bir yaz geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Dünya Bisiklet Şampiyonası, AKM ve meydanda etkinlikler

    Ağustos’ta bisikletle ilgili dünya şampiyonası düzenleneceğini ve bu kapsamda AKM, Demokrasi Meydanı ile Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde etkinliklerin yapılacağını müjdeleyen Başkan Yüce, “Yine malumunuz Sakarya’mız yaptığımız yatırımlar ve projeler sayesinde dünyanın sayılı şehirleri arasında yerini aldı ve Dünya Bisiklet Şehri oldu. Bu uluslararası unvanımıza layık olmak adına her yıl çeşitli bisiklet etkinlikleri ve dünya şampiyonaları düzenliyoruz.  Bu yılda inşallah dolu-dolu etkinliklerin ve yarışların olduğu mükemmel bir organizasyon hazırlıyoruz. Hem Ayçiçeği Bisiklet Vadisinde hem AKM önünde hem de 15 Temmuz Demokrasi Meydanımızda düzenleyeceğimiz etkinliklerle hemşerilerimizle buluşacağız” diye konuştu.

  • Sakarya Botanik’te rengârenk hasat: “Bu vadiden dünyaya şifa dağıtıyoruz”

    Sakarya Botanik’te rengârenk hasat: “Bu vadiden dünyaya şifa dağıtıyoruz”

    Büyükşehir Belediyesi’nin şehir tarımına yön verdiği vizyon projelerinden bir tanesi olan Sakarya Botanik Vadisi’nde yılın en renkli hasadı başladı. Kuşburnu, lavanta, biberiye, adaçayı, böğürtlen, lavanta ve gül gibi aromatik bitkilerin yetiştiği 60 kilometrelik vadide ürünler toplanıyor. Başkan Yüce, “Şifa dağıttığımız, doğanın mucizelerini aldığımız vadimizdeki renk cümbüşü herkesi hayran bırakıyor. Tüm vatandaşlarımız misafirimiz olup bu güzelliği kendisi görebilir” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarımsal üretim noktasında ürettiği projelerle şehre yön veriyor. Bazı projeler ise Türkiye’de hatta dünyada yerel yönetimler tarafından örnek alınıyor. Bunlardan en önemlisi ise Sakarya Botanik Vadisi oldu. Kentin kuzey bölgesini boydan boya kapsayan aralıksız 3 farklı ilçeyi kapsayan tıbbi aromatik bitki üretim alanında hasat devam ediyor. Türkiye’nin en uzun alanına kurulmuş olan şifa bahçesi olan Sakarya Botanik Vadisi’nden alınan ürünler ülkede ve hatta dünya genelinde vatandaşlara sunuluyor.

    Vadide rengarenk bir hasat var

    Büyükşehir iştirakleri SERA A.Ş ve FİDAN A.Ş’nin güçlü ve profesyonel personel ekiplerince yönetilen üretim sahasında verim her geçen gün artıyor.  Ekilen kuşburnu, lavanta, biberiye, adaçayı, ahududu, böğürtlen, limon otu, gül, kedi otu, defne, akasya ve ıhlamur gibi aromatik bitkiler yine Büyükşehir eliyle şifalı ürünlere dönüştürülüyor. Üretim alanlarında lavanta, kuşburnu, biberiye, defne uçucu yağları, adaçayı, ıhlamur çayları ve kekik baharatı gibi ürünler hazırlanıyor. Aromatik bitki üretim sahasında ürün yelpazesi her geçen gün genişliyor ve ürün çeşitliliği artıyor.

    Türkiye’nin her yerinden ziyaretçi

    Aynı zamanda bu vadi Sakarya’da arıcılık faaliyetlerine de can suyu oluyor. Polen toplamak için kovandan ayrılar yüzbinlerce arı şifa bahçesinde rengârenk çiçeklere konuyor. Vadi içinde son günlerde adeta renk cümbüşü yaşanıyor. Lavantalar, akasyalar, güllerin görüntüsü görenleri adeta büyülüyor. Vadi ayrıca güzelliğiyle fotoğrafçılar için de adeta bir plato olarak kullanılıyor. Doğanın merkezi olan bu noktada birbirinden harika fotoğraflar çekiliyor. Sakarya’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlar özellikle lavanta bahçelerine geliyor, burada kendi elleriyle lavanta toplama deneyimi yaşıyorlar. Vadiye hayran kalan turistler şifa bahçesinde hatıra fotoğrafı çekiliyor.

     

    “Bereketli topraklardan dünyaya şifa dağıtıyoruz”

    Başkan Ekrem Yüce, Allah’ın Sakarya’ya bahşettiği mucizeleri Türkiye’ye ve hatta dünyaya sunduklarını ifade ederek, “Şifa dağıttığımız, doğanın mucizelerini aldığımız vadimizdeki renk cümbüşü herkesi hayran bırakıyor. Tüm vatandaşlarımız misafirimiz olup bu güzelliği kendisi görebilir. Bu vadiden Türkiye’ye şifa dağıtıyoruz. İçinde onlarca çeşit aromatik bitki yer alıyor. Allah’ın bahşettiği bu doğal mucizeleri dünyanın en nadide topraklarından alıp vatandaşlarımızın derdine deva olarak sunuyoruz. Çıkarılan bu bitkilerden kendi el emeğimizle uçucu şifalı yağlar üretiyoruz. Şu görmüş olduğunuz alan Türkiye’nin kurulmuş en uzun şifalı bahçesidir. 60 kilometrelik alanda hasadımız, üretim hacmimiz her geçen gün genişliyor. Oluşturduğumuz ürünler ve imal ettiğimiz doğal malzemelerle şu anda dünyanın dört bir yanından müşteri buluyoruz. Şehrimiz tarımsal hamlemizle kazanmaya, ülke ve Sakarya ekonomisine fayda sağlamaya devam edecek”  dedi.

  • Fatih Erbakan: ABD-İsrail Terör Devleti’ni engellemek için Suriyelilerin gönderilmesi şart!

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ABD ve İsrail’in Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti oluşturmak istediklerini ve alandaki boşluğun bu amaca hizmet ettiğini belirterek, ‘Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacıların gerekli şartlar hazırlanarak ülkelerine dönmelerinin sağlanması, bu terör devletinin kurulmasının engellenmesi bakımından son derece önemlidir.’ dedi.

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, katıldığı bir televizyon programında iç ve dış politikaya dair çarpıcı mesajlar verdi.

    3. İttifak açıklaması

    Erbakan seçime 10 aya yakın bir zaman kala halkın merak ettiği ittifaklar konusuna ilişkin, “Ölüm dışında hiçbir şey kesin değil. Seçime yakın zamanda 6’lı masanın çatırtılarının artması veya dağılması söz konusu olduğunda başka bir alternatif olabilir. Seçmen kitlesi birbirine yakın partilerden bir ittifak doğabilir. Gelecek Partisi, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ile bir araya gelinebilir. Ancak asıl hedefimiz ne masa başındakilerle ne de kasa başındakilerle seçime tek başımıza Yeniden Refah Partisi olarak girmektir. Seçmenden de bu duruşumuzdan dolayı olumlu dönüş alıyoruz.” dedi.

    ‘Erbakan Hoca’nın davası sadece başörtüsü özgürlüğü, Kur’an Kursları açmak değildi…’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Rahmetli Erbakan, Menderes ve  Türkeş’in güttükleri istiklal ve istikbal davasının son temsilcisiyiz’ sözlerini değerlendiren Erbakan, “Erbakan Hocamızın davası sadece başörtüsü, Kur’an Kursları açmak veya sadece Taksim’e cami yapmak olsaydı haklı olabilirdi. Zaten hep bunları öne çıkartıyorlar. Paylaşımda adalet, yargıda adalet, yönetimde adalet ne olacak? Kul hakkı meselesi, Türkiye’nin borca batırılması, 20 yılda 520 milyar dolar borç faizi ödemesi ne olacak? Halkın yüzde 45’inin açlık sınırı, yüzde 85’inin yoksulluk sınırının altında olması, milletin kaynaklarının faize, imtiyazlılara ve israfa gitmesi, dış politikada Büyük Ortadoğu Projesi, Amerikan’ın Irak Operasyonu’na, NATO’nun Libya Operasyonu’na destek… Bütün bunları Erbakan Hocamızın davasıyla özdeşleştirmemiz mümkün değil. Yani AK Parti iktidarının çizgisi ve icraatları Erbakan Hoca’nın davasını temsil olarak nitelendirilemez. İnanç özgürlüğü boyutu işin sadece bir parçası.” dedi.

    Yeniden Refah Partisi’nin baraj sorunu yok!

    Yeniden Refah Partisi’nin baraj problemi olmadığını vurgulayan Erbakan şöyle devam etti:

    “Bizim akademisyenler gözetiminde yaptırdığımız 3 ankette yüzde 9,5 ve 10,5 arası sonuca ulaştık. Bizim baraj problemimiz yok. Seçime kadar da 500 bin üyeye hızla ulaşacağız ve bunu ispat etmiş olacağız. Meclis’te yer alan ve anketlerde yüzde 20 gösterilen partiler kadar üye sayımız olmuş olacak ve dolayısıyla bizim de baraj problemimiz olmadığı görülecektir. Diğer anketler bizi yüzde üç gösteriyorlar en fazla çünkü anket için ararken seçeneklerde Yeniden Refah Partisi’ni saymıyorlar, Yeniden Refah Partisi diyeni kararsızlara ekliyorlar.”

    Mültecilerin dönmesi ABD ve İsrail’in terör devleti planını engeller

    Ekonomiden sonra ülke gündemini en çok işgal eden ikinci konu olan ‘sığınmacılar’ konusunda da açıklamalar yapan Erbakan, sığınmacıların ülkelerine bir an evvel dönmesinin Amerika ve İsrail’in Kuzey Suriye’deki terör devleti planına engel olunması açısından da önem arz ettiğini belirterek,  “Bir an evvel derken sabahtan akşama, bugünden yarına otobüsler gönderelim demiyoruz. Bu konuda iktidarın Suriye yönetimi ile bir an önce masaya oturması lazım ve mültecilerin dönüşü için oradaki şartların uygun hale getirilmesi lazım. İran yönetimi de aracı olmaya hazır. Bunun artık başka çaresi yok. Burada tabii önemli olan nokta şu can güvenliğinin temin edilmesidir. Esad’ın dönmeleri ile ilgili olumlu çağrıları var. İnatlaşmayı bırakıp ekonomik ve sosyal açıdan mültecilerin dönüşü ilgili bir an evvel bir plan program oluşturulmalıdır. Hep şunu söylüyoruz; ‘Bülbülü altın kafese koymuşlar illa vatanım demiş’ ben çoğunluğun da dönmek istediğini düşünüyorum. İş kurmuş, entegre olmuş az bir kısmının da zorla gönderilmesi söz konusu olamaz. Suriyeli mültecilerin dönmesini gerekli görmemizin bir sebebi de, Amerika ve İsrail’in Kuzey Suriye’de oluşturmaya çalıştığı terör devleti planına göre o bölgeleri boşaltma çabasına engel olunmasıdır. Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacıların gerekli şartlar hazırlanarak ülkelerine dönmelerinin sağlanması, bu terör devletinin kurulmasının engellenmesi bakımından son derece önemlidir.” diye konuştu.

    EYT sorunu bir an evvel çözüme kavuşturulmalı

    Çok tartışılan Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusunda da değinen Erbakan, bu konunun seçim malzemesi yapılmamasını ve bir an evvel çözüme kavuşturulması çağrısında bulunarak, “Bu sene 329 milyar lira faize verilecek. 26 milyar lira tutan EYT’lilerin taleplerine kırk tane toplantı yapıyorlar. ‘Mart’ta mı yapsak, Ocak’ta mı yapsak, Aralık’ta mı yapsak’ bunu konuşuyorlar. Yılbaşını niye bekliyorsunuz? On katını faize bir senede zaten veriyorsunuz. Bunun mutlaka çözülmesi lazım.” İfadelerini kullandı.

  • Azize ÇEROĞLU İstanbul Sözleşmesi’nin Yürürlüğe Girişinin 8. Yıldönümüne İlişkin Açıklama yaptı

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları  Sakarya  il Başkanı Azize ÇEROĞLU

    İstanbul Sözleşmesi’nin Yürürlüğe Girişinin 8. Yıldönümüne İlişkin Basın Açıklaması yaptı

    Kadın Kolları  Sakarya  il Başkanı Azize ÇEROĞLU  “Tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açıldı. Bilindiği gibi; Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 yılında yürürlüğe girdi. Bugün sözleşmenin 8. yıl dönümünü kutlamamız gerekirken, yeniden uygulanması için hukuki ve siyasi mücadele veriyoruz.

    Cumhuriyet tarihine geçecek olan bu hak mücadelesini gelin hep beraber hatırlayalım:

    Erdoğan 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece yarısı kararname ile kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ni hukuksuzca feshetti. Milyonlarca kadının eşitlik ve yaşam hakkının güvencesi gasp edildi.

    Bu kararın yayımlandığı gün olan 20 Mart 2021’de, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu’nu ve Parti Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantıda bu kararın yok hükmünde olduğu kararı alındı. Derhal partimizin kadın yöneticileriyle birlikte Genel Merkez’de basın açıklaması yaptık. Açıklamamızda “Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiş olan İstanbul Sözleşmesi, milletin iradesi yok sayılarak feshedilemez. Meclis yok sayılmış, Anayasa’mız ayaklar altına alınmıştır” dedik.

    Ardından Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak kadın örgütleri ile birlikte yurdun dört bir yanında alanlara çıkıp basın açıklamaları yaptık. “Kadınlar 1’den büyüktür” diye haykırdık.

    29 Mart’ta Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde MYK ve PM üyelerimiz, Milletvekillerimiz, Kadın Kolları MYK Üyeleri ve 81 ilden gelen Kadın Kolları İl Başkanımızla birlikte Genel Merkez’de bir basın açıklaması yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Danıştay’a başvuruda bulunduğumuzu kamuoyuna açıkladık. İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararını durdurma talebiyle açtığımız bu dava ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunun ispatlanmasını istedik. Partimizin yanı sıra 200’ü aşkın sivil toplum kuruluşu iptal davası açtı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde, haftalık grup toplantılarımızda ve ilgili komisyonlarda İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimizi defalarca dile getirdik. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi bünyesinde İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan çalışmalar yürüttük.

    Danıştay’dan yanıt beklerken 30 Nisan 2021’de Resmi Gazete’de yine bir gece yarısı kararı yayımlandı. Şahsım hükümetinin imzası bulunan kararda, İstanbul Sözleşmesi’nin fesih tarihinin 1 Temmuz olduğu ilan edildi. Bu kararın yargıya talimat niteliği taşıdığı çok netti.

    Yaşanan tüm hukuksuzluklara isyan ettik ve 19 Haziran 2021 tarihinde binlerce kadınla “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” diyerek İstanbul Maltepe Mitingi’ni gerçekleştirdik.

    28 Haziran 2021’de, Cumhurbaşkanlığı savunma yaptı ve “devletin yüksek menfaatini ilgilendiren işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olduğu” bildirildi. Hangi yüksek menfaat, kadınların yaşam hakkından daha değerli olabilir? Cumhurbaşkanı nasıl olur da Anayasa’yı yok sayabilir? Yürütme makamı, hangi hakla kendisini yasamanın yerine koyabilir?

    Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen savunmayı “emir” kabul eden Danıştay, 29 Haziran 2021 tarihinde “yürütmeyi durdurma” talebimizi reddetti. Bunun üzerine Danıştay’a fesih kararının iptali için başvurduk ve bu hukuksuzluğa bir an önce son vermesi için çağrılar yaptık. Nihayetinde Danıştay 10. Dairesi 28 Nisan 2022’de iptal davalarını esastan görüşmeye başladı.

    Değerli Basın Mensupları,

    Sizlerin de çok iyi bildiği üzere ilk duruşmada 73 barodan 1000’i aşkın avukat, kadın dernekleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınlarla duruşma salonunu hınca hınç doldurduk.  Sözleşmeden çekilmenin, Anayasa’daki eşitlik ilkesinden vazgeçildiği ve kadınların canıyla oynamak anlamına geleceğini dile getirdik. Örgütlü gücümüzle 7, 14 ve 23 Haziran’daki Danıştay davalarına katılarak, “Bu yanlıştan dönün!” çağrımızı yineledik.

    Tüm duruşmalarda, Danıştay Savcıları, fesih işlemin iptaline karar verilmesini istedi.

    Gelgelelim Danıştay 10. Dairesi, 19 Temmuz 2022’de İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptal istemini 2’ye karşı 3 oyla reddetti. Danıştay, bu kararıyla “Padişahım çok yaşa!” demiş oldu ve hukukun üstünlüğünden değil, üstünlerin hukukundan yana tavır aldı. Danıştay savcılarının gerekçeli kararda belirttikleri hukuki argümanlar yok sayıldı. AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1. Hukuk Müşaviri iken Danıştay’a atanan Lütfiye Akbulut ise bu atamanın hakkını verdi ve fesihten yana oy kullandı.

    Saray’ın talimatıyla alınan kararda yer alan ifadelerin aksine, “Türk yasaları kadınları korumak için yeterli” değildir!

    Karşı oy kullanan üyelerin de altını çizdiği gibi, “Anayasa’nın 7’inci maddesinde yasama yetkisinin Meclis’e ait olduğu ve devredilmesinin mümkün olmadığı” hükümleri çok nettir. Sözün kısası bu karar Anayasa’ya aykırıdır!

    Değerli Basın Mensupları,

    Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu yok sayanlara tekrar hatırlatıyoruz: Hiç kimse Anayasa’dan üstün değildir. Hiç kimse Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden üstün değildir!

    Biz kadınlar, yaşam hakkımızın sizin eşitlik karşıtı karanlık zihniyetiniz tarafından elimizden alınmasına asla izin vermeyeceğiz. Tek adamın hukuksuz uygulamalarını savunanlara inat, hukukun üstünlüğünden yana tavır almaya devam edeceğiz.

    Yol haritamız belli: öncelikle Danıştay’ın İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na başvurarak, karara itiraz edeceğiz. İç hukuk yolları ile İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi sağlanmadığı takdirde, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız.

    Tek adama karşı, “Adam Tek! Biz Çoğuz!” şiarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.

    Biz kadınlar, direniş destanı yazmaya devam edeceğiz!

    Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Az kaldı… İktidara geldiğimizde ilk 24 saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe sokacağız. Tüm hükümlerini uygulayarak kadına ve çocuğa yönelik şiddet ile kadın cinayetlerinin nasıl durdurulacağını göstereceğiz. Eşitlikçi bakış açımızı hayata geçirerek, kız kardeşlerimizin canice katledilmesine, kadın katillerinin cezasızlıkla ödüllendirilmesine geçit vermeyeceğiz.

    İstanbul Sözleşmesi’nden de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’ndan da kazanılmış haklarımızdan da asla vazgeçmiyoruz. Bu haklar bizim can simidimizdir. Haklarımızı tek tek budamaya heves edenlere, Cumhuriyetimizin kararlı savunucuları ve eşitlik mücadelesinin neferleri olarak sesleniyoruz: Haddinizi Bilin!

    GELİYOR GELMEKTE OLAN!

  • Yabancı Gazeteciler Sakarya’yı Gezdi

    Yabancı Gazeteciler Sakarya’yı Gezdi

    Sakarya il Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ilimizin yurt dışında tanıtılması için önemli bir adım daha attı.

     Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme  Ajansı) ile yapılan ortak çalışmalar sonucunda yurt dışından davet edilen gazeteciler üç gün boyunca ilimizde ağırlandı.

                İlk gün  Sapanca sahilde başlayan gezi önce İl Ormanı, Poyrazlar Gölü, Ayçiçeği Bisiklet Vadisinde bisiklet sürerek devam etti. Öğleden sonra Karasu Yenimahalle, Acarlar Longozu’nda; çok çeşitli bitki türüne, su menekşesine ve çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan harika bir ortamda akşam güneşini izleyerek devam etti.

                İkinci gün Doğançay Şelalesine giden misafirlerimiz Ali Fuat Cebesoy Müzesi, II.Beyazit Köprüsü hakkında bilgi aldıktan sonra Geyve İlçemizde yöresel ürünler pazarını ziyaret ettiler ve daha sonra Taraklı’ya doğru yola çıktılar.

                Karagöl Yaylasına çıkan misafirler yaylanın güzelliklerini, doğasını, yeşilini, gölünün fotoğraflarını çekip aldıkları oksijen ile Taraklı’ya döndüler.

                Günün geride kalan kısmını Taraklı’nın doğal güzelliklerini, konaklarını, Hisar Tepesini ve kaplıcaları dolaşarak bilgi aldılar. Akşam güneşinin batışını Hacı Rıfatlar Konağının bahçesinde yöresel yemek çeşitlerinin tadına bakarak izlediler.

                Geceyi Taraklı’da geçiren misafirler sabah kahvaltısının ardından ilimizden ayrıldılar.

                Gazeteciler Sakarya’da gördüklerini, duyduklarını, izlediklerini, yaşadıklarını, böylesi muhteşem doğaya ve kültürel zenginliğe  sahip bir bölgenin tanıtım hikayesini  kendi okuyucularına,vatandaşlarına  bir an önce anlatmanın heyecanı içerisinde ülkelerine döndüler.

                 Tanıtım programı ile ilgili görüşlerini açıklayan İl Kültür ve Turizm Müdürü sayın Süleyman Acar, göreve geldiklerinden bu yana Sakarya’nın Turizmini, doğasını kültürel zenginliklerini tanıtmak için büyük gayret gösterdiklerini, önemli adımlar attıklarını söyledi. Acar, Valiliğimizin koordinasyonunda Büyükşehir Belediyesinin himayesinde S.A.Ü. SUBÜ SATSO ve STK’larin katkıları ile gerceklestirilen Turizm Çalıştayı’nın ardından TGA ile sayın Valimizin koordinasyonunda Vali Yardımcımız sayın Selda Dural’ın başkanlığında oluşturduğumuz İl Turizm ve Tanıtım Kurulunda yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Ekrem Yüce ve Otel temsilcilerimizin katıldığı bir toplantı düzenledik. İlgili Acenta temsilcilerini davet ederek ilimize yurt dışından futbol takımlarının kamp yapmalarını  sağladık ve süreç devam ediyor.

             Dünya Turizm Örgütünün düzenlediği ve 175 ülkenin katıldığı ,dünyada 33 ülkenin, Türkiye’de sadece 2 beldenin kazandığı “En iyi Kırsal Turizm Destinasyonu’ ödülünü kısa zamanda çok yoğun bir çalışma ile Taraklı’ya kazandırdık .

             Tarihi ve Kültürel değerlerimizi de gün yüzüne çıkarmak içinde ayrı bir çalışma yapıyoruz. Restorasyon çalışmaları devam etmekte olan Justinianus Köprüsü aksi bir gelişme olmazsa bu yıl sonunda bitirilecek, bunun yanında Harmantepe Kalesinde başlattığımız temizlik ve kazı çalışmaları ikinci yılında da tüm hızıyla devam ediyor.

             Acar, yabancı sosyal medya temsilcileri ve  gazetecileri ilimize getirilip tanıtım yapılması için ilimize öncelik tanıyan ve bu konuda İl Turizm Tanıtım ve Geliştirme kurulumuz ile ortaklaşa çalışma yapan ilimizi tanıtımına büyük bir katkı sunan TGA yetkililerine ve çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz. İlimiz için hayırlı olsun dedi.

  • 2022 Turkcell Süper Kupa Şampiyonu Trabzonspor

    2022 Türkiye Süper Kupası ya da Turkcell Süper Kupa 2022 2021-22 Süper Lig şampiyonu Trabzonspor ile 2021-22 Türkiye Kupası şampiyonu Sivasspor arasında oynanan 49. Süper Kupa maçıdır. Bu maçın sonunda 49. Süper Kupa’yı kazanan takım Trabzonspor olmuştur.

    Geçtiğimiz sezonu Süper Lig şampiyonu olarak tamamlayan Trabzonspor ile Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu olarak tamamlayan Demir Grup Sivasspor, 2022 Turkcell Süper Kupa final maçında karşı karşıya geliyor.

    Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki mücadelede her iki taraf da rakibini devirerek Süper Kupa’yı müzesine götürmek istiyor.

    İKİ TAKIMIN İLK 11’LERİ

    TRABZONSPOR: Uğurcan, Larsen, Denswil, Hugo, Eren, Dorukhan, Hamsik, Visca, Abdülkadir, Trezeguet, Cornelius

    DG SİVASSPOR: Ali Şaşal, Murat, Goutas, Caner, Uğur, Hakan, Robin, Ulvestad, Erdoğan, Gradel, Yatabare

    Turkcell Süper Kupa Trabzonspor’un!

    Trabzonspor ile Sivasspor, Turkcell Süper Kupa maçında karşılaştı. Trabzonspor rakibini 4-0 yenerek şampiyonluğa ulaştı.

    2021-2022 Sezonu Süper Lig şampiyonu Trabzonspor ile Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Demir Grup Sivasspor bugün Turkcell Süper Kupa maçında karşı karşa geldi. Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan ve hakem Mete Kalkavan’ın yönettiği mücadeleyi 4-0 kazanan Trabzonspor şampiyonluğa ulaştı.

    Mücadelede Abdullah Avcı ve öğrencileri üstün bir oyun ortaya koydu ve bulduğu pozisyonları da sonuçlandırmayı başardı. Trabzonspor’a galibiyeti getiren golleri 37 ve 51. dakikalarda Andreas Evald Cornelius, 64. dakikada Larsen ve 76. dakikada penaltıdan Bakasetas kaydetti. Bu sonucun ardından, geçen sezonu şampiyon tamamlayan bordo-mavililer Süper Kupa’yı da müzesine götürme başarısı gösterdi. Ayrıca Trabzonspor’da 90+5. dakikada Emrehan gedikli penaltıdan faydalanamadı.

    TRABZONSPOR’UN SAYILMAYAN GOLÜ

    Bordo-mavililerde Edin Visca, 22. dakikada kafayla topu filelerle buluşturdu. Ancak skor 0-0’ken yaşanan bu pozisyonda Cornelius’un topu dışarıdan çevirdiği gerekçesiyle gol geçersiz sayıldı ve ağlara giden top gol değeri kazanmadı.

    TARAFTARLAR GÖRSEL ŞOV YAPTI

    Trabzonspor taraftarları, 61. dakikada gösteriye devam etti. Bordo-mavili taraftarlar, Olimpiyat Stadı’nda takımları lehine tezahüratlara devam etti. Taraftarlar, ‘Şampiyon Trabzon’, ‘Bize her yer Trabzon’ şeklinde tezahüratlar yaptı.

    Resim

    Resim

    ABDULLAH AVCI’NIN BÜYÜK SEVİNCİ

    Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı yönetiminde geçen sezon 67 haftada şampiyonluk yaşamıştı.

    Geçen sezon ligin 8. haftasında göreve getirilen Abdullah Avcı, bordo-mavili takımın 37 sezonluk hasretini 535 günde sonlandıran isim oldu. Avcı, Trabzonspor ile Süper Kupa’yı da kazandı ve büyük sevinç yaşadı.

    Resim

    Resim

    Resim

    Resim

    Resim

    #Trabzonspor, Süper Kupa’yı 3. kez kazandı. Eski adıyla Cumhurbaşkanlığı Kupası ile kümülatif toplamda 10 kupaya ulaşarak en çok kazanan 2. takım konumuna yükseldi.  1976, 1977, 1978, 1979, 1980, 1983, 1995, 2010, 2020, 2022.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yola giden yorulmaz/ Gölün suyu durulmaz/Andır kalsın sevdalık/ evde barkta durulmaz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken biz, istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla doludizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altınordu Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Ordu Stadyumu, Fatsa OSB ve Eğitim Yatırımları ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

    Toplu açılış töreni öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanından kente gelirken yol güzergâhındaki fındık bahçesine uğradı. Fındık bahçesinde vatandaşlarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada fındık üreticileriyle sohbet etti.

    Üreticilere yeni fındık fiyatına ilişkin beklentilerini soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aldığı cevaplar sonrasında, “Bizler tabii kesinlikle müstahsilimizin canını yakmayız inşallah. İstişareleri yaparak buralara geldik. Bu istişarelerin neticesinde de inşallah bugün şöyle hayra alamet bir açıklamayı da inşallah yaparız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılının önemine işaret ederek şunları söyledi: “İnşallah 2023’te de bu birliğimiz, bu beraberliğimizle bütün dünyaya bir şeyi ispat etmemiz lazım. Demek dünyanın anladığı gibi değil. İşte Rusya, Ukrayna ne hâlde görüyorsunuz ama elhamdülillah bizler ne hâldeyiz o da ortada. Gayet iyiyiz, kendimize güveniyoruz. Öyle birilerinin anlattığı gibi ülke batmış bitmiş filan, böyle bir şey yok. Bereket çok önemli, hamdedeceğiz, şükredeceğiz daha iyi olacak inşallah.”

    “ÜLKE VE MİLLET SEVDASI YÜREĞİMİZDE OLDUĞU MÜDDETÇE DÜNYAYA SIĞMAYIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ordu’ya yaklaşık 3-3,5 yıldır gelmediklerini belirterek, deniziyle yaylasıyla yeşiliyle ve insanıyla Ordu’yu özlediklerini, Ordu’nun da kendilerini özlediğini muhteşem katılıma bakarak gördüklerini ifade etti.

    “Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Rabbim son nefesimize kadar, bize hep böyle bir muhabbet nasip etsin” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu türküsünde yer alan “Yola giden yorulmaz/ Gölün suyu durulmaz/Andır kalsın sevdalık/ evde barkta durulmaz” dizelerini okudu.

    Ordu’yla beraber yol yürüdükleri müddetçe yorulmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke ve millet sevdası yüreğimizde olduğu müddetçe dünyaya sığmayız. Türkiye’nin 81 vilayeti ile birlikte Ordu’ya hizmet etmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştığımızın en yakın şahidi sizlersiniz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal desteklere ülkemizin nereden nereye geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Demokrasi ve kalkınma mücadelemizde hep yanımızda olan Ordu’ya şükranlarımı sunuyorum. Geçtiğimiz 20 yılda gerçekleştirdiğimiz eser ve hizmetlerin üzerinde ülkemizi 2053 vizyonuna da yine sizlerle birlikte hazırlayacağız” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’Yİ AYAKLARINDAKİ PRANGALARDAN KURTARDIKÇA GÖRDÜK Kİ 20 YILDA ASIRLIK İŞLER YAPMAK MÜMKÜNMÜŞ”

    Eskiden dünyada işler yolunda giderken Türkiye’nin, istikrarsızlığın, güvensizliğin, kısır çekişmelerin, kifayetsiz siyasetçilerin bedelini krizlerle ödediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Üstelik bu krizler, öyle krizlerdi ki sadece elimizdeki avucumuzdakini kaybetmekle kalmaz, geleceğimizi de ipotek altına sokardık. Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken, biz istihdamımızla üretimimizle ihracatımızla doludizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz. Elbette bizim de sıkıntılarımız yok değil, var ama biz bunları aşabilecek güçteyiz, biz bunları aşabilecek kapasitedeyiz. Hamdolsun, elimizdeki imkânlar ve önümüzdeki fırsatlar bunlardan katbekat fazladır.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlarsanız yıllarca bu ülkeyi vesayet ve tek parti yönetimiyle millî iradeyi yok sayarak darbelerle sürekli demokrasimizi budayarak, koalisyonlarla siyaseti felç ederek, ideolojik, etnik ve mezhebi gerilimlerle millî bünyemizi zayıflatarak, yokluk ve yoksullukla insanımızın belini bükerek… Aramızda benim yaşça benden daha büyük olan ablalarım, ağabeylerimiz var. O CHP’nin hani o karneyle benzin dağıtılan, karneyle ekmek dağıtılan dönemleri vardı ya, elhamdülillah bizim iktidarımızda böyle bir şey var mı? Yok. Bunlar, terörle canımıza ve huzurumuza kast ettiler” diye ekledi.

    Şimdi terörle mücadelede Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde terörün belini kırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık terör diye bir bela var mı? Bu Ordu, terörün ne menem şey olduğunu gayet iyi bilir. Bu Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir. Onların bedelini bu Ordu çok ödedi çok ama artık böyle bir şey var mı? Yok. Yardım ve benzeri sinsi görüntüler altında üretimimizi, sanayimizi, ticaretimizi kısır bıraktılar. Beşinci kol faaliyetleriyle ordumuzu, diplomasimizi, akademimizi, medyamızı kontrol altında tutarak, velhasıl bizi dört bir yandan kuşatarak âdeta esir almışlardı. Rahmetli Menderes’in, rahmetli Özal’ın, rahmetli Erbakan ve Türkeş’in verdiği mücadele siyasi olmanın ötesinde bir istiklal ve istikbal mücadelesiydi. Biz de işte bu büyük davanın son temsilcisi olarak, bundan 21 yıl önce sizlerin huzuruna geldik. Milletimizden aldığımız destekle 20 yıldır ülkemizi yönetirken attığımız her adımda bu kavganın farklı yüzleriyle karşılaştık. Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak ayaklarındaki prangalardan kurtardıkça gördük ki 20 yılda asırlık işler yapmak mümkünmüş.”

    Seçilme yaşının AK Parti iktidarı döneminde 18’e indiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu CHP ve yandaşları bunlar gençliğimize güvenmezler ve gençlikten korkarlar. Evet, bu ülkenin eğitim altyapısını 20 yılda baştan sona yenilemek mümkünmüş. Evet, bu ülkenin sağlık sistemini 20 yılda baştan sona âdeta sıfırdan kurmak mümkünmüş. Evet, bu ülkenin yoldan havalimanına, konuttan baraja temel ihtiyaçlarını 20 yılda karşılamak mümkünmüş” dedi.

    “ARTIK BU ÜLKEYİ HEDEFLERİNDEN VAZGEÇİRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”

    Ordu Giresun Havalimanı’nı yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Ordu’ya da Giresun’umuza da böyle bir havalimanı yakışırdı onun için bunu bitirdik. Artık benim Ordulu, Giresunlu kardeşlerim havalimanından istifadeyle çok kısa zamanda rahatlıkla Ordu’ya ve Giresun’a gelip gidiyor mu? Gelip gidiyor. Demek ki aşkınan koşan yorulmaz. İşte biz de bunu yaptık. Şimdi benim Ordulu kardeşim rahatlıkla uçağına biniyor. Ordu Giresun Havalimanı’na geliyor. Giresunlu kardeşim hemşehrim uçağına biniyor ve havalimanına iniyor. Buradan da hemen 45 dakikada, yarım saatte evine gidiyor. Demek ki oluyormuş” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkenin her vatandaşının hak ve özgürlük talebini karşılayacak demokratik reformları 20 yılda gerçekleştirmenin de mümkün olduğunu vurgulayarak, “Evet, bu ülkenin uluslararası itibarını, güvenlikten diplomasiye kadar her alanda 20 yılda zirveye çıkarmak mümkünmüş. Biz, tüm bunları nasıl başardıysak inşallah bugünkü sıkıntıları da çözeceğiz, bundan sonraki atılımları da gerçekleştireceğiz. Artık bu ülkeyi de bu milleti de 20 yıl öncesine geri götürmeye, hedeflerinden vazgeçirmeye, kazanımlarını elinden almaya kimsenin gücü yetmez” diye konuştu.

    “ARTIK SİNSİ OYUNLARLA İSTİKAMETİ BELİRLENEN, HER 20 YILDA BİR GERİYE GÖTÜRÜLEN TÜRKİYE YOK”

    Türkiye üzerine hesapları olanların hangi hevesler ve hazırlıkların içinde olduğunu bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok beklerler. Artık sinsi oyunlarla istikameti belirlenen, her 10 yılda bir hizaya getirilen, her 20 yılda bir geriye götürülen Türkiye yok. Yaşanan her küresel kriz, bize rüyaların ülkesi gibi gösterilen yerlerin tehditler karşısında nasıl kırılgan, nasıl nobran, nasıl riyakâr olabildiğini göstermiştir” ifadelerini kullandı.

    Ülke ve millet olarak hem insani sınamalardan alın akıyla çıktıklarını hem de çıkarları koruma hususunda en küçük taviz vermediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi önümüzde ne var? 2023. 2023’i inşallah hedeflerimize ulaşarak ve kazanımlarımızdan taviz vermeyerek atlattığımızda önümüzde yepyeni bir dünya, yepyeni bir gelecek olduğunu beraberce göreceğiz değil mi? Yepyeni bir Türkiye’nin inşa edileceğini de göreceğiz değil mi?” diye konuştu.

    Meydanda asılı olan, “Fındık dalda tekleme, altılı masa Ordu’dan oy bekleme” pankartını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Ordulum böyle işte. Haddini bildirmekse bildirir” dedi.

    “Fındığın uğuru Ordu’nun gururusun” “Dev hizmetler mega projeler Reisin Ordu’su artık çok güzel” pankartlarını da okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’nun her geçen gün daha güzel olacağını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanı dolduran vatandaşlara yönelttiği, “Ordu, 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır mısın? Ordu, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Ordu, ülkemize diz çöktürmenin milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Ordu, bu kutlu mücadelede yanımızda mısın?” sorularına “Evet” cevabını alınca da “Rabbim hepinizden razı olsun” karşılığını verdi.

    Bir Ordu türküsündeki, “Sahipsiz evlerde baca tüter mi? Yapraksız dallarda bülbül öter mi?” dizesini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz ülkenin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıktıkça, siz demokrasi ve kalkınma mücadelemizde yanımızda olmayı sürdürdükçe, siz sandıkta bu kardeşinize ve ekibine en güçlü desteği verdikçe inşallah ne ülke sahipsiz kalacaktır ne Ordu sahipsiz kalacaktır ne büyük ve güçlü Türkiye davası sahipsiz kalacaktır. Biz ülkemize kazandırdıklarımızı anlattıkça birilerinin yüreği öyle daralıyor ki anlatamam. Çıldırıyorlar. Bu daralmanın etkisiyle bizim zaten yaptığımız veya yapma hazırlıklarını yürüttüğümüz hizmetleri sanki kendi akıllarıymış, sanki kendi vaatleriymiş gibi sahiplenmeye kalkıyorlar. Bunların eser namına hiçbir müktesebatları zaten bulunmuyor. Hizmet namına da bir dönem başında bulundukları kurumları batırmaktan, milleti rezil kepaze etmekten başka maharetleri görülmemiştir. Bunlar elif görse mertek sanacak. Bu kifayetsizlerin çırpınışlarını istihzayla seyrediyoruz.”

    “ESER VE HİZMET SİYASETİ DEMEK MİLLETLE BİRLİKTE YOL YÜRÜMEK DEMEK”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir zamanlar SSK’nin başında olduğunu anımsatarak hastanelerin o dönemki durumlarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi hastanelerimizin her biri, birbirinden güzel. İnşallah bir şehir hastanesi de Ordu’ya yapıyoruz. Cehalet öyle bir seviyede ki bizim kendisiyle dalga geçmek için ifade ettiğimiz laflardan medet umacak kadar dibe batmış vaziyette. Biliyorsunuz, bu zata zaman zaman ‘Bay Kemal’ diyerek takılıyorum. En sonunda kendi de bunu kabul etti. ‘Bay Kemal’ lafını öylesine benimsemiş ki ismi yerine bunu kullanmaya başladı. Hâlbuki biz ülke ve millet hayrına hiçbir siyaset üretmeyip ana muhalefet koltuğunu yıllardır yalan ve iftiradan ibaret söylemlerle işgal ettiği için kendisine bu unvanı vermiştik. Ama eksik yapmış. ‘Bay Kemal’ lafının altına bir de CHP Genel Müdürü unvanını eklemesi lazım. Hatta seçimden sonra buna ekleyeceği ‘Emekli CHP Genel Müdürü’ ibaresini de şimdiden hazırlarsa iyi olur.”

    “Yıllardır kendisine gel yalan ve iftira siyasetini bırak, bizimle eser ve hizmet siyasetinde yarış dedik ama maalesef dinletemedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü eser ve hizmet siyaseti demek; millet için dertlenmek, milletle birlikte dertlenmek, milletle birlikte yol yürümek, milletle birlikte gerektiğinde namluların karşısına dikilmek demek. Bunların milletin değerleri ve dertleriyle bir ilgileri olmadığı gibi sıkıya geldiklerinde de kaçıp tenha bir köşede kahve yudumlayıp televizyon seyretmeyi tercih ettiklerini 15 Temmuz’dan hatırlıyorsunuz değil mi?” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Saat 23.15’te Atatürk Havalimanına geliyor ve oradan FETÖ’cülerin, tankların arasından Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidiyor. Ben de saat 01.00’e doğru Atatürk Havalimanına iniyorum. Adam yalancı, diyor ki ‘Haberim olsaydı ben beklerdim.’ On binlerce kişi orada bekliyor. On binlerce kişinin aşkı sende yok. On binlerce kişinin derdi sende yok. Sen korkaksın korkak. Eserde ve hizmette gözlerinin olmadığını zaten biliyorduk da bu kadar yüreksiz çıkmaları bize dokundu. Bunlar, eser ve hizmetlerimizi saydıkça milletimizle kucaklaşıp geleceği konuştukça bunalıma giriyor.”

    “SON 20 YILDA ORDU’YA TOPLAMDA 32 MİLYAR LİRA KAMU YATIRIMI YAPTIK”

    Ordu’ya 20 yılda yapılan yatırımları da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Son 20 yılda Ordu’ya toplamda 32 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 81 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi bu şehre kim kazandırdı? Biz kazandırdık. Gençlik ve sporda 4 bin 290 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Biri stadyum olmak üzere toplam 39 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize toplamda 4,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 12’si hastaneden oluşan toplam 52 adet sağlık tesisi kazandırdık. Ordu şehir hastanemizle birlikte beş sağlık tesisinin inşası, yedi sağlık tesisinin ise ihale proje ve arsa süreci devam ediyor.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da 4 bin 495 konut yaparak hak sahiplerine teslim ettiklerini, 74 konutun yapımının da devam ettiğini bildirdi.

    Ayrıca Ordu’daki beş alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altınordu, Kabataş ve Gürgentepe millet bahçelerinde çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini kaydetti.

    “YAPTIĞIMIZ TÜNELLERLE UZAKLARI YAKIN ETTİK”

    Ulaştırmada 54 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 152 kilometreye ulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaptığımız tünellerle uzakları yakın ettik. Yapımı süren Ordu-Mesudiye-Koyulhisar yoluyla, Ordu-Ulubey ayrımı-Kabadüz yolunu yıl sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Toplam maliyeti 6,2 milyar lira olan proje bünyesinde tünellerin, köprülerin olduğu Ordu çevre yolunun kalan kesimlerini de inşallah seneye tamamlıyoruz. Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanını ilimize kazandırdık. Dünyada beş tane deniz üzerinde havalimanı var. Bir tanesi Ordu-Giresun, bir tanesi de Rize-Artvin Havalimanı. Biz yaparız. Öyle herkesin yapacağı iş değil bu. Biz yaptık ve şu anda da hemşerilerimiz, halkımız bundan istifade diyor. Ordu-Giresun Havalimanımızın yolcu sayısı geçtiğimiz yıl 740 bin 653 olarak gerçekleşti. Tarım ve ormanda Ordu’ya üç baraj ile bir gölet inşa ettik. Korgan, Kumru, Kırtaş ve Çağlayan barajlarının da yapımı devam ediyor. İnşa ettiğimiz 70 adet taşkın koruma tesisiyle Ordu şehir merkezi, 68 yerleşim yeri ve yaklaşık 5 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için 13 adet taşkın koruma tesisiyle ilgili çalışmalara devam ediyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordulu çiftçilere son 20 yılda toplam 4,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.

    Şehre iki organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi kurduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordulu iş adamlarına toplamda 2 milyar lira tutarında prim teşviki verdiklerini kaydetti.

    Çalışma hayatına verdikleri desteklerle ildeki aktif sigortalı oranını yüzde 59 seviyesinde artırdıklarını da aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’ya, Fatsa’ya ve Ünye’ye doğal gaz arzı sağladıklarını, gelecek dört yıllık dönemde Akkuş, Aybastı, Çaybaşı, Gölköy, Gülyalı, İkizce, Kabadüz, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ulubey’i de doğal gaza kavuşturacaklarını açıkladı.

    Bugün açılışı yapılan eserlere ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kamu kurumlarımız ve hayırseverlerimiz tarafından 1,2 milyar liralık yatırımla ilk genelinde toplam 735 dersliğe sahip 60 okul inşa edildi. Ordu Stadını 485 milyon liralık bir yatırımla tamamlayarak şehrimizi 20 bin kişilik bir tesisle buluşturduk. Fatsa Organize Sanayi Bölgesinde toplamda 2 bine yakın istihdam oluşturan 577 milyon liralık bir yatırımla inşa edilen 11 fabrikayı üretime geçirdik. Tüm bu yatırımların Ordu’muza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, hayırseverlerimizi, iş insanlarımızı tebrik ediyorum.”

    FINDIK ALIM FİYATI

    “Fındık lafını duyunca hepinizin heyecanlandığını, yerinde duramadığını biliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük fındık üreticisi olduğunu belirtti.

    İhracatta da fındığın önemli bir yerinin bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sadece geçtiğimiz yıl dünyanın 122 ayrı ülkesine 2 milyar 300 milyon dolara yakın bir bedelle 344 bin tondan fazla fındık sattık. Ordu hem üretim alanı hem rekolte itibarıyla ülkemiz fındığının yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. Rekolte bakımından Samsun, Giresun, Sakarya, Düzce, Trabzon, Zonguldak gibi şehirlerimiz de Ordu’yu takip ediyor. Biz iktidara geldiğimizde fındığın alım fiyatı neydi? 1 doların altındaydı. Bu yüzden çoğu bahçe bakımsız kalmış, insanlar âdeta üretime küstürülmüştür. Şimdi biz bu rakamı 3 doların üzerine çıkardık. Bu yıl da küresel ekonomik krize ve ülkemizin yaşadığı sıkıntılara rağmen fındık üreticilerimize emeklerinin karşılığı olacak bir alım fiyatı vermek için tüm şartları zorladık.”

    Fındıkta rekoltenin geçen yılın da üzerine çıkmasını beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün açıklayacağımız fiyatla hem üreticinin gelirini artıracağımıza hem de ihracatımızı yükselteceğimize inanıyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi 2022 yılı fındık alım fiyatını, alan bazlı ödeme, mazot ve gübre destekleriyle birlikte kilogram başına 54 liraya yükselttiklerini açıkladı.

    Bu yılın fındık alım fiyatının ülkeye ve üreticilere hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle alavere dalaverecilere filan sakın parayı kaptırmayın. Toprak Mahsulleri Ofisimiz tüm hazırlıklarını tamamlamıştır. Hasat ve kurutma işlemlerinin ardından inşallah fındıklar depolara girmeye başlayacaktır” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Ordu Stadyumu, Fatsa Organize Sanayi Bölgesi ve eğitim yatırımlarıyla yapımı tamamlanan diğer projelerin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu’daki temasları kapsamında AK Parti İl Teşkilatı ile bir araya geldi.