Blog

  • ALBARAKA TÜRK, KURDUĞU VARLIK KİRALAMA ŞİRKETİ ARACILIĞI İLE İLK KURUMSAL KİRA SERTİFİKASI İHRACI İŞLEMİNİ TAMAMLADI

    ALBARAKA TÜRK, KURDUĞU VARLIK KİRALAMA ŞİRKETİ ARACILIĞI İLE İLK KURUMSAL KİRA SERTİFİKASI İHRACI İŞLEMİNİ TAMAMLADI

    Albaraka Türk tarafından şirketlerin kira sertifikası ihraçlarına aracılık etmek amacıyla kurulan Değer Varlık Kiralama Şirketi, MNG Kargo’nun kira sertifikası ihracına aracılık işlemini başarıyla tamamladı.

    Türkiye’de her geçen gün bilinirliği artan ve yatırımcı tabanı genişlemekte olan kira sertifikaları, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) verilerine göre, 2021 yılında toplam 96,9 milyar TL hacme ulaştı. “Dünyanın En İyi Katılım Bankası Olma” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Albaraka Türk, 2021 yılında gerçekleştirdiği 109 adet ihraç ve 22.2 Milyar TL ihraç hacmiyle sektörde gerçekleştirilen kira sertifikalarının yüzde 23’ünü karşılayarak Katılım Bankaları arasında en çok kira sertifikası ihraç eden banka oldu.

    Sermaye Piyasalarında edindiği bu deneyimle; üçüncü tarafların ihraçlarına aracılık ederek şirketlerin sermaye piyasalarına erişimine katkı sağlamayı hedefleyen Albaraka Türk, ilk adımı Değer Varlık Kiralama Şirketi’ni kurarak atmıştı. Değer VKŞ, sektörünün öncü şirketlerinden MNG Kargo’nun kira sertifikası ihracını ağustos ayı içerisinde başarıyla tamamlayarak ilk ihracını gerçekleştirmiş oldu.

    “MNG Kargo’nun kira sertifikası ihracına aracılık işlemimizi başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz.”

    Konuyla ilgili olarak değerlendirmede bulunan Albaraka Türk Genel Müdürü Malek K. TEMSAH, “Şirketlerin alternatif kaynak arayışına yöneldiği, diğer yandan da görece cazip getiri elde etmek isteyen yatırımcıların daha güvenilir ve likit yatırım araçları arayışında olduğu bu dönemde, özel sektör kira sertifikalarının ön plana çıktığını görüyoruz.” dedi.

    2020 yılında faaliyetine başlayan Değer Varlık Kiralama Şirketi aracılığıyla kurumsal firmaların sermaye piyasalarına erişimine olanak sağlayarak finansman ihtiyaçlarına alternatif çözüm üretmeyi amaçladıklarını belirten TEMSAH, “2022 yılı içerisinde MNG Kargo’nun kira sertifikası ihracına aracılık işlemimizi başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Gerçekleştirilen işlem ile, firma için altı ay ve bir yıl olmak üzere iki farklı vade alternatifi ile toplam 75 milyon TL fon toplamış olduk. Bizim şirketimiz için de bir ilk olan bu tarz işlemlerin önümüzdeki yıllarda şirketlerin talepleri doğrultusunda artarak devam edeceğini düşünüyorum. Kurumsal firmalarımızın kira sertifikası ihraç talepleri doğrultusunda Albaraka Türk olarak biz de onların yanında yer almaya devam edeceğiz.” dedi.

    MNG Kargo CEO’su Kağan Gündüz ise “Her zaman sektörümüzde ilkleri gerçekleştiren bir kurum olduk. Kira sertifikası ihracı da sektöre kazandırdığımız ilklerden biri idi. İki yıl önceki 2 yıl vadeli ihracın ardından, bu kez Türkiye’nin önde gelen katılım bankalarından Albaraka Türk’ün aracılığıyla bir kez daha kira sertifikası ihracı gerçekleştirdik. Piyasanın yoğun ilgisiyle gerçekleşen bu ihraç sonucunda elde ettiğimiz 75 milyon TL’lik fonu, yine insana dokunan, hayatı kolaylaştıran projeleri hayata geçirmek için kullanacağız.” diye konuştu.

  • PANDEMİNİN KAHRAMANLARI ŞİDDET, AŞIRI İŞ YÜKÜ VE YOKSULLUKLA BAŞBAŞA

    PANDEMİNİN KAHRAMANLARI ŞİDDET, AŞIRI İŞ YÜKÜ VE YOKSULLUKLA BAŞBAŞA:

    ‘’DOKTORLAR BAŞTA OLMAK ÜZERE KAMU PERSONELİ KİRALARINI DAHİ ÖDEYEMİYOR’’

    Şiddetin, iş yükünün ve yoksullaşmanın altında ezilen doktorlar başta olmak üzere kamu personelleri evlerinin kiralarını dahi ödeyemez hale geldiler. Sağlıkta beyin göçü ve istifalar hızla artarken Türkiye’nin daha fazla hekimini sağlık çalışanını kaybetmemesi için SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, başta hekimler olmak üzere sağlık ve diğer kamu personeline, hızla kira yardımı ve iyileştirme yapılmasının gerekli olduğunun altını çizdi.

    Şiddet, baskı, iş yükü artışı ve ekonomik yetersizlik hekimlik mesleğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Yılın ilk 6 ayı itibariyle yurtdışına gitmek için başvuran hekim sayısının rekor düzeyde arttı. Yaklaşık bin 200’ü aşkın hekimin yurtdışına gitmek için Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) belge almak için başvurduğu, yıl sonunda bu rakamın 3 binleri bulacağı belirtildi. Önceki yıllarda daha çok asistan ile pratisyen hekimlerin gitmek için belge almak istediği kaydedilirken, bu yıl uzman ve akademisyenlerin başvurularının artması dikkat çekti. Önümüzdeki yıllarda cerrahi, iç hastalıkları, çocuk sağlığı, anestezi, radyoloji, göz hastalıkları gibi branşlarda hekim eksikliği yaşanacağı belirtiliyor.

    YA GÖÇ YA İSTİFA ET

    Beyin göçü hızla artarken, ülkede kalan hekimler de ya mesleği bırakıyor ya da bırakmayı düşünüyor. Pandeminin kahramanları doktorlar ve sağlık çalışanları kötü bir kadere mahkûm edilmiş durumda.

    Olağanüstü enflasyon hekimlerin belini bükmüş vaziyette. Doktorlar evlerinin kiralarını ödemekte dahi zorluk yaşamakta. Azalan doktor sayısı kamu sağlığını da ciddi anlamda tehdit ediyor. Randevu bulmak oldukça güçleşirken, bazı hastanelerde çeşitli alanlarda hekim dahi bulunamaz hale gelindi.

    ‘’KİRA YARDIMI GELMELİ’’

    Konuya ilişkin Sağlık Hizmetleri Sendikası Genel Başkanı Özlem Akarken de açıklamada bulundu.

    Akarken, ‘’Bir hekim kolay yetişmiyor. Bir hekim artık 10.000 liralar istenen kira bedellerinde aldıkları maaşlarla geçim derdindeler. Hekimler başta olmak üzere sağlık çalışanları diğer kamu personeli kira bedellerini geçmişten gelen birikimleriyle ödüyorlar. Kısacası hekim başta olmak üzere kira bedellerini zorlanarak ödeyen kamu çalışanlar için kira yardımı gelmeli. Yüksek artışlar gösteren kiraları ödeyemez duruma gelen kamu personeline elzem bir şekilde iyileştirme zaruri ihtiyaçtır’’ dedi.

  • Büyükşehir’den sinek ve böcek istilasına müdahale

    Büyükşehir’den sinek ve böcek istilasına müdahale

    Büyükşehir Belediyesi vektörlerle mücadele ediyor. Yapılan son açıklamada, “Hastalık taşıyıcı,  zararlı vektörlere karşı ekolojik çevreyi ve hedef dışı canlıları koruyan ürünler ve yöntemler kullanarak tüm ekiplerimizle birlikte hummalı bir çalışma içerisindeyiz” denildi. Bu çalışmada son dönemde evlerde ve topluma açık alanlarda yoğun olarak görülen sinek ve böceklere karşı ilaçlama yapılıyor.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından şehir genelinde sürdürülen Covid-19 ve Vektörlerle mücadele programı kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Son zamanlarda Koronavirüs salgınının artmasına yönelik önlemler kapsamında vatandaşların yoğun olduğu parklar, mesire alanları, terminal ve garajlarda ilaçlama çalışmaları yapılırken, sivrisineklerin üreme alanları olan bataklık ve sazlık gibi durgun sularda da mücadeleler devam ediyor.

    Halkımız için çalışıyoruz

    İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Vatandaşlarımızın sağlığını korumak adına Büyükşehir olarak attığımız her adımda kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Hastalık taşıyıcısı olan zararlı vektörlere karşı ekolojik çevreyi ve hedef dışı canlıları koruyan ürünler ve yöntemler kullanarak tüm ekiplerimizle birlikte hummalı bir çalışma içerisindeyiz. Halk sağlığı için yaptığımız çalışmaların en başında vektörler gelmektedir. Vektörlerin içinde; sivrisinek, karasinek, pire ve kene gibi hastalık taşıyıcı ve bulaştırıcı özellikte haşereler bulunmaktadır. Bu haşereler haricinde olan tüm böcekler vektör olarak değerlendirilmemektedir. Ayrıcı şehrimizde oluşan böcek yoğunluğuna karşı Büyükşehir ve ilçe belediyeleri birlikte hareket ediyor” denildi.

  • Ahibaba kesintisiz içme suyuna kavuşacak

    Ahibaba kesintisiz içme suyuna kavuşacak
    Büyükşehir Belediyesi, Geyve Ahibaba’da yüzde 80’ini tamamladığı içmesuyu altyapı çalışmaları kapsamında bölgeye bin 500 metrelik yeni hat kazandırıyor. Tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu bölgede özellikle yaz aylarında yaşanan su sorunu uzun yıllar boyunca çözüme kavuşacak.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), Geyve Ahibaba Mahallesi’nde hayata geçirdiği proje sayesinde bölgede özellikle yaz aylarında yaşanan su sorunlarını çözüme kavuşturuyor. Tarım ve hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı Ahibaba Mahallesi’ne kazandırılacak bin 500 metrelik hat sayesinde kaliteli içmesuyu bölgeye kesintisiz bir şekilde ulaşacak. Çalışmaların yüzde 80’i tamamlanan projenin kalan kısmı için ekipler çalışmalarını özverili bir şekilde sürdürüyor.

    Çalışmalar kısa sürede tamamlanacak


    Kurum tarafından yapılan açıklamada, “ Hayata geçirdiğimiz çalışmalar ile vatandaşlarımıza kaliteli içmesuyunu kesintisiz bir şekilde ulaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda projelerimizi suya değer veren belediyecilik anlayışımıza yakışır bir şekilde yürüterek yenilenen veya yeni hatlar ile kayıp – kaçak oranını şehrimizin dört bir yanında minimum seviyelerde tutmaya devam ediyoruz. Çalışmalarında önemli bir aşama kaydettiğimiz projemizi en kısa zamanda tamamlayarak Ahibaba’da ikamet eden abonelerimizin hizmetine sunacağız” ifadeleri kullanıldı.

  • Kasık Ağrısına Yol Açan 14 Soruna Dikkat!

    Toplumda kasık ağrısı olarak tanımlanan pelvik ağrı, karın alt bölgesi yani pelvik bölgesinin ağrısı olarak biliniyor. Kadınlar arasında yaygın olarak ortaya çıkan sağlık sorunlarından biri olan kasık ağrısı, pek çok farklı nedene bağlı görülebiliyor. Genellikle gebelik kaynaklı olduğu düşünülen bu ağrı, farklı hastalıkların da habercisi olabiliyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Burhan Özel, kasık ağrısı ve merak edilenleri hakkında yanıt verdi.

    Kronikleşen kasık ağrısı depresyona neden olabilir

    Kadınlarda üreme organlarının bu bölgede geniş yer kaplaması ve hastalıkların yanı sıra adet döngüsü boyunca vücutta gerilme olayları nedeniyle olağan ağrılar oluşması söz konusudur. Genellikle genç kadınlarda 18-25 yaş aralığında daha sık rastlanılan kasık ağrısı yaş fark etmeksizin yaşamın her döneminde de semptom olarak karşımıza çıkabilmektedir. Regl döneminde kasık ağrılarının daha şiddetli ve sık hissedildiği bilinmektedir. Kronik hale gelen kasık ağrıları sosyal yaşamı olumsuz etkileyerek depresyon, anksiyete bozukluğuna kadar yol açabilmektedir. Kasık ağrısına neden olabilecek bazı sağlık sorunları şu şekilde sıralanabilir;

    1. Endometrial polip,

    2. Aşırı aktif mesane,

    3. İdrar yolu taşı ve kum,

    4. Kabızlık

    5. Dış gebelik, düşük

    6. Bel fıtığı,

    7. Düşük yapmak

    8. Stres ve depresyon

    9. Spiral kullanımı çok nadirde olsa spiral takıldıktan sonra ilk aylarda kasık ağrısına neden olabilir.

    10. Endometriozis; bir diğer ismiyle çikolata kisti rahim dışında büyüyen bir dokunun var oluşu nedeniyle kısırlık, ağrılı cinsel ilişki ve şiddetli kasık ağrısı şeklinde belirti gösterebilir.

    11. Adenomyozis; Rahmin iç yüzeyini örten ve regl kanaması ile atılan rahim iç tabakası ya da zarının rahmin kas tabakası içinde yer alması  adenomyozis diye adlandırılır. Bu durum ani ve sert saplanan kramp tarzı kasık ağrısına neden olabilir.

    12. İdrar yolu enfeksiyonları; (sistit ve üretrit), bakteriler vücuda üretra yani idrarın vücuttan çıktığı tüp yoluyla girdiğinde idrar yolunu enfekte edince ortaya çıkar.

    13. Fıtık; hızlı yön değişikliği içeren aktiviteler oynarken ortaya çıkar. Kasık ağrısı genellikle spor yaparken veya egzersiz yaparken şiddetlidir, ancak dinlenirken kişi daha iyidir.

    14. Apandisit; Bazı durumlarda enfeksiyon veya iltihaplanabilen apandisitağrısı tipik olarak midenin alt kısmının sağ tarafında kasık yakınında bulunur. Ağrı ilk olarak gelip gidebilir.

    Cerrahi müdahale gerekebilir

    Kasık ağrısı, hafife alınmayacak ve nedeni sorgulanması gereken bir tablodur. Bu nedenle vakit kaybedilmeden doktora danışılmalıdır. Öncelikle detaylı hasta öyküsü alınmakta ve bazı tetkikler yapılmaktadır. Kasık ağrısında ana nedeni belirlemek için kullanılan testler kısaca şu şekilde sıralanabilir;

    • Kan idrar tetkikleri

    • Vajinal kültür

    • Gebelik testi

    • Gaita (dışkı) testi

    • Alt karın usg, röntgen tetkikleri

    • Tanı amaçlı laparoskopi

    • Kolonoskopi – Histeroskopi

    • Alt karın BT- MR çekimi

    Kasık ağrılarında tedavi nedene yönelik uygulanmaktadır. Kasık ağrısına neden olan hastalığın tanısı konmakta ve tedavi nedene yönelik olan belirlenmektedir. En sık görülen nedenlerden biri olan idrar yolu enfeksiyonuna karşı ağrı kesici, antibiyotik ilaçlar önerilmektedir. İlaçlı tedavilerin yanı sıra istirahat, uyku ve ağrı hissiyatını azaltmaya yönelik egzersizler tavsiye edilmektedir. Ancak apandisit, yumurtalık kistleri, fıtık, gebelik, düşük, dış gebelik veya idrar yolu taşı ve kum gibi sağlık sorunları cerrahi müdahale gerektirebilmektedir. Stres ve depresyona bağlı görülen ve bir hastalığa veya nedene bağlanamayan kasık ağrıları için psikolojik destek alınması önerilmektedir. Kesin teşhis için mutlaka uzman hekime danışılmalıdır.

  • Dikkat! Besin zehirlenmesiyle karşılaştığınızda…

    Bu hastalık yazın artıyor, çünkü…

    Sıcaklardaki gizli tehlike!

    Dikkat! Besin zehirlenmesiyle karşılaştığınızda…

    BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 10 KRİTİK KURAL!

    Besin zehirlenmesi yaz mevsiminde oldukça sık görülen hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bunun nedeni ise sıcak havalarda mikropların besinlerde daha kolay üreyip çoğalabilmeleri. Sağlık Bakanlığı verilerine göre; ülkemizde her yıl yaklaşık 6 milyon kişi besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor. Mikropları içeren yiyeceklerin tüketilmesi sonucu oluşan besin zehirlenmelerinin çoğu birkaç gün içinde kendiliğinden geçse de, çocuklar, ileri yaştaki kişiler, hamileler ve kronik hastalık taşıyanlar gibi risk grubundaki kişilerde hayatı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ozan Kocakaya, besin zehirlenmesi oluştuğunda dikkat etmeniz gereken en önemli kuralın vücudunuzu susuz bırakmamak olduğuna işaret ederek, “Organlarımıza kan akışının kesintiye uğramaması sıvı dengesinin korunmasıyla mümkün. Sağlıklı düşünmekten normal idrar çıkışına her şey sıvı dengemize ve susuz kalmamamıza bağlı. Bu nedenle gün içinde susamayı beklemeden bolca sıvı tüketmeyi alışkanlık edinin. Ayrıca hasta ve ödemli mide kapasitesini zorlamamak için küçük ve az porsiyonlar tüketin, mide boşalmasını geciktirecek yağlı şeyler yemeyin. Dikkat etmeniz gereken üçüncü kural ise dinlenmek olmalı.” diyor.

    Mikroplar besinlere nasıl bulaşıyor? 

    Besin zehirlenmesine yol açan mikroplar; virüs (norovirüs veya rotavirüs), bakteri (salmonella, E.coli) veya parazit (küçük kurtlar gibi) olabiliyor. Dr. Ozan Kocakaya, mikropların besinlere nasıl bulaştığını şöyle anlatıyor:

    • Hasta olan kişiler besinleri hazırlarken ve servis ederken elleri aracılığıyla mikropları yiyeceklere bulaştırabiliyorlar.

    • Hazırlanmış yiyecekler uygun olmayan koşullarda saklanırsa mikroplar yine bulaşabiliyor.

    • Mikroplar besinler üzerinde yaşayabiliyor. Besinler iyi yıkanmadıysa veya üzerlerindeki bakteriler ölene kadar pişirilmediyse hastalık oluşturabiliyor.

    • Mikroplar bir besinden diğerine geçebiliyor. Dolayısıyla yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan kesme tahtası veya bıçaklar düzgün temizlenmediyse yiyeceklerdeki mikrop diğerlerine de bulaşabiliyor.

    Hastalarda farklı belirtiler verebiliyor 

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ozan Kocakaya, besin zehirlenmesinin belirtilerinin kişiyi hasta eden mikroba göre değiştiğine dikkat çekerek, “Belirtiler besinlerin tüketiminden sonra birkaç saatte görülebileceği gibi, hastalığın gelişmesi günlerce de sürebiliyor.” diyor. Dr. Ozan Kocakaya, en sık görülen belirtileri şöyle sıralıyor:

    • Bulantı

    • Kusma

    • Karın ağrısı

    • İshal (su gibi veya kanlı)

    • Ateş

    Nadiren görme bozukluğu, sersemlik, eller ve kollarda uyuşma ile karıncalanma gibi nörolojik bulgular da olabiliyor. 

    Bu yakınmalarda zaman kaybetmeyin!

    Besin zehirlenmesi için risk altındaki gruptaysanız hemen, değilseniz:

    • Ateşiniz 38.5 dereceyi geçiyorsa

    • 24 saatte 6 kezden fazla tuvalete gitmeniz gerektiyse

    • Tuvalette kan gördüyseniz

    • Karın ağrınız şiddetliyse

    • Çok fazla sıvı kaybettiğiniz halde yiyip içemiyorsanız, yorgunluk, ağız kuruluğu, kas krampları, koyu renkli idrar gibi susuzluk belirtileri geliştiyse, hemen bir sağlık kuruluğuna başvurmanız yaşamsal öneme sahip.

    Tedavi belirtilere yönelik yapılıyor

    Besin zehirlenmesinin tanısı, hastanın belirtileri ve bir hafta kadar öncesinde tükettiği besinlerin sorgulanmasıyla konuyor. Hastalık çoğunlukla kısa sürüyor ve hasta günler içinde düzeliyor. Bu nedenle tam olarak hangi bakterinin hastalığa sebep olduğunu bulmak mümkün olmuyor ve şart görülmüyor. Tansiyonunuz, nabzınız, ateşiniz, kilonuz ölçülüyor, bazı durumlarda kan ve dışkı testleri yapılıyor. Vücutta sıvı eksikliği varsa takviye ediliyor ve belirtilere yönelik tedavi planlanıyor. Besin zehirlenmesinde nadiren antibiyotik gerekebiliyor.

    Besin zehirlenmesine karşı 10 kural!

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ozan Kocakaya, besin zehirlenmesine karşı almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:

    • Kirli ellerle temas mikropların besinlere kolayca bulaşmasına yol açabiliyor. Bu nedenle ellerinizi tuvaleti kullandıktan, bebek bezini değiştirdikten veya hayvanlarla temas ettikten sonra, en az 20 saniye boyunca, sabunla sık sık yıkamayı alışkanlık edinin.

    • Çiğ süt tüketmeyin, çiğ süt içeren dondurma ve yumuşak peynir yemeyin.

    • Hamileyseniz süt ürünlerine özellikle dikkat edin, yeterince bekletilmiş süt ürünlerini veya ‘pastörize sütten üretilmiştir’ ibareli taze süt ürünlerini tüketin.

    • Meyve ve sebzeleri suya batırarak değil, akan temiz su altında yıkayın.

    • Buzdolabının sıcaklık ayarının 4 derece santigrad veya altında, dondurucunun en az -18 dereceye ayarlı olduğundan emin olun.

    • Mikropların ortadan kalkması için etlerin iyice pişmiş olmasına dikkat edin.

    • Pişmiş yiyecekleri mümkün olan en kısa sürede tüketin. Oda sıcaklığında 2 saatten uzun bekletmeyin, hemen buzdolabına yerleştirin.

    • Pişmemiş etleri hazırlarken veya saklarken diğer yiyeceklerden uzak tutun.

    • Pişmemiş etlerle temas eden kesme tahtası, bıçak ve maşaları temastan hemen sonra temizleyin. Bunlardan akan suların ortamı kirletmesine izin vermeyin.

    • Beklemiş salataları tüketmeyin.

  • Orman Yangınlarını Önlemek Söndürmekten Daha Kolay

    Umut Yeşertiyoruz!     TEMA Vakfı                                                               Ülkemizi derinden etkileyen 2021 yılı orman yangınlarının %87’si kasıt, ihmal, kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanan insan kaynaklı nedenlerle gerçekleşti. İnsan kaynaklı yangınlar sebebiyle tahrip olan orman alanlarının oranı ise %99. TEMA Vakfı bu gerçekten hareketle insan kaynaklı orman yangınlarına dikkat çekmek amacıyla ‘Orman Yangınları Farkındalık Projesi’ni başlattı. Proje kapsamında, #DahaYanmadan çağrısıyla vatandaşlara, yetkililere ve kurumlara düşen görev ve sorumluklar ‘DahaYanmadan.com’ web sayfasından paylaşılarak, orman yangınlarına karşı alınacak bireysel ve kurumsal önlemlerin artırılması amaçlanıyor. 

    Ormanlar; iklimi düzenleme, su üretimi, sel, çığ ve taşkınları önleme, kuraklık etkilerini azaltma işlevleri ve sahip olduğu biyolojik çeşitlilik nedeniyle, iklim kriziyle mücadele ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında anahtar role sahip. Bu bilinçle çalışmalarını yürüten TEMA Vakfı, başlattığı yeni proje ile geçmişte yaşanan yangınlardan dersler çıkarılmasını ve kamuoyunda orman yangınlarını önlemeye yönelik bilinç oluşturulmasını hedefliyor.

    Yangınlarda insan kaynaklı tahribin etkisi büyük

    2021 yılı yaz aylarında yaşanan ve afet boyutuna dönüşen orman yangınları Türkiye gündeminin temel konularından birini oluşturmuştu. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını felaketlerini oluşturan yangınlarda resmi verilere göre 133 bin hektar orman, 26 bin hektar tarım alanı yandı. 9 kişi ve milyonlarca canlı hayatını kaybetti. Türkiye doğası ve yangın bölgelerindeki yaşam ağır yara aldı.

    Biyolojik çeşitliliğin azalmasıyla etkisi artan iklim krizi, içinde yer aldığımız ılıman kuşaktaki orman yangınlarında görülen %25 oranındaki artışın da nedeni olarak gösteriliyor. 2021 yılındaki yüksek sıcaklık ve uzun süre normalin üzerinde devam eden kuvvetli poyrazın etkisiyle yaşanan büyük orman yangınlarıyla birlikte 140 bin hektara yakın orman alanının yanmış olması bu durumu doğruluyor. Bununla birlikte, 2021 yılı yangınlarının çıkış nedeninin %87’sinin kasıt, ihmal, kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanması ve yanan ormanların %99’unu tahrip etmesi, yangınlarda insan kaynaklı tahribin etkisinin de büyük olduğunu kanıtlıyor.

     

    #DahaYanmadan söndürelim 

    TEMA Vakfı’nın “Daha Yanmadan” çağrısıyla başlattığı projede, televizyon, radyo ve dijital platformlarda yaygın iletişim çalışmaları gerçekleştirilecek. Proje kapsamında hazırlanan farkındalık filmleri ormanların bulunduğu coğrafyaya dair yazılan bir şarkı ile başlarken, yangınların meydana gelmesi ile güzel ormanlarımızın ve müziğin yerini alevlerin görüntüsü alıyor.

    Filmlerin sonunda ise “Şarkılarda kalmasın, sonsuza dek yaşasın” mesajı veriliyor ve izleyenler projeyle hayata geçirilecek olan ‘DahaYanmadan.com’ web sayfasına yönlendiriliyor. ‘DahaYanmadan.com’ web sayfası üzerinden paylaşılacak bilgilendirme metinleri, görseller ve farkındalık filmleri ile orman yangınlarının önlenmesine dikkat çekiliyor.

    TEMA Vakfı, ülkemizin benzer bir felaketi tekrar yaşamaması ve yaşam için hayati önem taşıyan orman varlıklarımızın korunması amacıyla, #DahaYanmadan söndürelim diyerek, başta vatandaşlar ve yetkililer olmak üzere tüm kamuoyunu yangın öncesinde alınması gereken önlemleri hatırlattığı ‘DahaYanmadan.com’ web sayfasına davet ediyor ve herkesi sorumluluk almaya çağırıyor.

    Çünkü; Orman Yangınlarını Önlemek Söndürmekten Daha Kolay.

  • Gate Türkiye, Resmi Olarak Türk Kripto Pazarında

    Küresel kripto para borsası Gate.io, şirket kullanıcıları için yerelleştirilmiş, daha kişisel bir deneyime odaklanmayı arttırarak resmi olarak ülkeye özgü ilk sitesini başlattı: Gate Türkiye. 

    Dünyanın en eski ve en büyük kripto para borsalarından biri olan Gate.io, ülkeye özel ilk hizmeti olan Gate Türkiye’yi resmen başlattı. Bu, şirketin kısa süre önce, kullanıcılara daha yerelleştirilmiş, daha kişisel bir ticaret deneyimi sunacak olan küresel genişleme girişimlerini duyurmasının ardından geldi.

    Türkiye, Gate.io için önemli bir pazar

    Gate Türkiye Ülke Başkanı Kafkas Sönmez, “Şirketin ilk yerelleştirilmiş hizmetini Türkiye’de başlatmanın heyecanını yaşıyoruz. Odak noktamız, kullanıcılarımız için özel olarak oluşturulmuş benzersiz ve kişisel bir deneyim sunmak. Gate Türkiye, kullanıcıların Bitcoin, Ethereum ve diğer bazı popüler kripto para birimleri de dahil olmak üzere, özel ticaret çiftleri ile Türk lirası kullanarak kolayca para yatırmalarına ve çekmelerine olanak sağlayacak.” dedi.

    Sönmez, sözlerine şu şekilde devam etti: “Şirketin kilit odak noktası, dünya çapında genişledikçe, kullanıcılara daha kişisel ve daha yerelleştirilmiş hizmetler sunan gelişmiş bir ticaret deneyimi sağlamaktır. Türkiye, şirket için önemli bir pazar ve bu nedenle özel bir ticaret platformu alan ilk ülke. Türkiye halkına hizmet etmekten heyecan duyuyoruz.”

    Yerelleştirme Yoluyla Küreselleşme

    Gate.io Global Pazarlama Başkan Yardımcısı Tom Yang, “Bu, küresel genişleme stratejimizin yalnızca ilk adımıdır. Kullanıcıların son 9 yılda Gate.io’da alıştıkları güvenli ve güvenilir ticaret deneyimini Türkiye’den başlayarak daha kişisel ve yerel hale getiriyoruz. Önümüzdeki aylarda şirket, Brezilya ve Japonya dahil olmak üzere daha fazla bölgeye yayılacak.” dedi.

    Kullanıcılar, 10 tahsisli USDT işlem çiftine ek olarak Bitcoin, Ethereum, Solana gibi popüler kripto para birimlerini içeren, 47 tahsisli Türk lirası işlem çifti ile TL kullanarak para yatırabilecek, çekebilecek ve işlem yapabilecek. Platform büyüdükçe daha fazla ürün ve hizmet tanıtılacak.

    Gate.io hakkında

    Gate.io, dünyanın önde gelen kripto para borsalarından biridir ve kullanıcılara önde gelen dijital varlıkların çoğuna erişim sunar. Platform, dünyanın farklı yerlerinden 10 milyondan fazla kullanıcıya ve kapsamlı bir ürün ve hizmet ekosistemine sahiptir. Gate.io, spot pazarlarda alım satım ve belirli pazarlarda bazı yenilikçi ürünler sunmaktadır.

    Gate.io, standart kripto ticaretinin yanı sıra, kullanıcılara şirketin tescilli Gate NFT platformu aracılığıyla NFT ticareti yapma fırsatı da sunuyor. Büyüyen Gate.io ekosistemi, özel GateChain ekosistemini ve Hipo DeFi aracılığıyla DeFi ürünlerine erişimi; Wallet.io aracılığıyla saklama hizmetlerini ve Gate Labs ve Gate Ventures aracılığıyla yatırımları içerir.

  • Cuma Nacar, Kılıçdaroğlu’nu Millet Partisi’ne davet etti!

    6’lı masanın ortaklarının ‘Millet’ ismini izinsiz kullanmaları nedeniyle Millet Partisi, 6’lı masayı Anayasa Mahkemesi’ne şikayet etmişti. Şimdi de Kılıçdaroğlu’nun partilerince yıllardır kullanılan ‘Milletin Sesi’ sloganını kullanması üzerine Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, Kılıçdaroğlu’nu Millet Partisi’ne çağırdı.

    Cuma Nacar, Kılıçdaroğlu’nu Millet Partisi’ne davet etti!

    Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu Millet Partisi’ne davet etti.

    6’lı masanın ortaklarının ‘Millet’ ismini izinsiz kullanmaları nedeniyle Millet Partisi, 6’lı masayı Anayasa Mahkemesi’ne şikayet etmişti. Şimdi de Kılıçdaroğlu’nun partilerince yıllardır kullanılan ‘Milletin Sesi’ sloganını kullanması üzerine Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, Kılıçdaroğlu’nu Millet Partisi’ne çağırdı.

    Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, “Kılıçdaroğlu’na soruyoruz: Halk’ın Sesi demek varken neden Millet’in Sesi? Sayın Kılıçdaroğlu hem haktan hukuktan bahsedecek hem de Millet Partisi’nin Millet’in Sesi sloganına el koymaya çalışacak! Bu kadarına da pes doğrusu. Sayın Kılıçdaroğlu, Millet Partisi’nin adını da sloganlarını da çok sevmişe benziyorsunuz! O zaman size de bir davetimiz var. Buyurun Millet Partisi’ne!” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Ayrıca 6’lı masayı oluşturan parti liderlerine gönderdiği mektupta Cuma Nacar; ittifak yetkililerine uyarılarda bulunurken, Anayasa Mahkemesi’nin kararını hatırlattı.
    Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar imzalı mektuplarda şu ifadelere yer verildi;

     

    “Sayın Genel Başkan,
    Anayasamızda ve Siyasi Partiler Kanunu’nda siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmiştir. Siyasi Partiler Siciline kayıtlı bir siyasi partinin adının aynen veya iltimasa yol açacak şekilde kullanılmasının yasaklanmasına rağmen, ‘altılı masa’ olarak bilinen partilerin tüm uyarılarımıza rağmen tescilli ‘Millet’ ismini ittifak unvanı olarak kullanmaya devam etmeleri üzerine parti olarak Anayasa Mahkemesi’ne dava açmak zorunda kalmıştık.
    Anayasa Mahkemesi’ne başvurumuz sonuçlanmış, gerekçeli karar Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Kararın gerekçesinde, “ittifakı oluşturan partilerin genel başkanlarının ittifak protokolünü seçim başlangıç tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde Yüksek Seçim Kurulu’na vermeleri ve protokolde isim belirtmeleri halinde ittifak hukuki varlık kazanır” ve “seçim süreci başlamadığından ve böyle bir protokol YSK’ya ulaşmadığından ‘Millet ittifakı’ unvanından bahsedilemez denilmektedir”. Bu gerekçeler göz önüne alındığında bu karar, red kararı değil, millet ittifakı unvanının hukuki olmadığını ve gayri resmi bir kullanım olduğunu açıkça beyan eden ve Millet Partisi’nin haklılığını perçinleyen bir karardır. Bu nedenle “resmen veya hukuken var olmayan bir konuda karara yer olmadığı” hususundadır. Sonuç olarak mahkemenin gerekçeli kararına göre “Millet ittifakı yok hükmündedir.” Altılı masa olarak bilinen siyasi partilerin. ‘Millet’ sözcüğünü ittifak unvanı olarak kullanmalarının gayri resmi olduğu ve ‘hukuken yok hükmünde’ olduğunun tespitidir.
    Millet Partisi’nin hukuk mücadelesi, Anayasa Mahkemesi’nin kararının gerekçesinde meyvesini vermiştir. Mahkeme’nin gerekçesine göre gayri resmi ve hukuksuz olarak Millet Partisi’nin adını kullanan ve ‘altılı masa’ olarak bilinen ittifakın üyeleri bu konuyu tekrar ele alıp iyice düşünmelidir.
    Türkiye’nin şu kritik ortamında iktidar partisinin haksız, hukuka aykırı ve keyfi tutumuna karşı muhalefet partilerinin birlikte politikalar geliştirilmesi ve mücadele etmesi gerekirken, tüm uyarılarımıza rağmen haksız ve hukuksuz olarak altılı masanın partimizin tescilli ismi ‘Millet’ adını kullanmaları bizi hukuki olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya mecbur etmiş, sonuç olarak Yüce Mahkeme “Millet ittifakı adı altında resmi ve hukuki bir ittifakın olmadığı, geçerliliği olmayan, yok hükmünde olan bir konuda karara yer olmadığı” hususunda karar vermiştir.
    Millet Partisi olarak bu partileri şimdiden uyarıyor ve partimizin tescilli ‘Millet’ ismini, seçim döneminde bildirirlerse ve de ittifak unvanı olarak kullanma riskine girerlerse bunun sonuçlarına katlanacakları konusunda uyarıyoruz. Bunun durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yolumuzun açık olduğunu ve bu yola her halükarda başvuracağımızı zatınıza ve kamuoyuna saygı ile duyururuz.”

  • Memleket Partisi Adapazarı İlçe Başkanlığı Tanıtım Standı

    Memleket Partisi Adapazarı İlçe Başkanlığı Gar Meydanında tanıtım standı açtı.

    Adapazarı İlçe başkanı Volkan Keskin ongün açık kalacak stand ile hem partimizi Adapazarlılara tanıtmak hem yeni yol arkadaşları kazanmak amacındayız dedi. Standın ilk gününde Memleket Partisi Sakarya İl Başkanı Fatma Kurtuluş çalışmaya destek verdi.

    Memleket Partisi Sakarya il Başkanı Fatma Kurtuluş

    Memleket Partisi Adapazarı İlçe Baskanlığı gar meydanında kurmuş olduğu standımı katılım sağladık. Partimize gösterilen ilgi memnuniyet verici. Üyelerimiz ile dahada büyüyor ve güçlenıyoruz. Hep birlikte başaracağız”

    Bir 4 kişi, ayakta duran insanlar ve su kütlesi görseli olabilir

    Bir 6 kişi, ayakta duran insanlar ve sokak görseli olabilir