Blog

  • Su Müfettişlerinin sayısı her geçen gün artıyor

    Su Müfettişlerinin sayısı her geçen gün artıyor

    Su Müfettişlerinin sayısı her geçen gün
    artıyor

    SASKİ, Su Müfettişi projesi kapsamında Karasu’da öğrencilerle bir araya gelerek
    suyun değeri ve bilinçli tüketim alışkanlıkları üzerine farkındalık çalışması yürüttü.
    Gerçekleştirilen etkinlikte minikler hem öğrendi hem de eğlenerek suyun
    korunmasına dair önemli kazanımlar elde etti.
    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) tarafından yürütülen
    proje çerçevesinde, Karasu Şehit Oktay Demirci İlköğretim Okulu öğrencilerine yönelik
    Su Müfettişi eğitimi düzenledi.
    Günlük yaşamda suyun doğru kullanımı, tasarruf yöntemleri ve çevre bilinci üzerine
    gerçekleştirilen eğitim, çocukların aktif katılımıyla interaktif bir şekilde gerçekleştirildi.
    Farkındalık kazandılar
    Eğitim boyunca öğrenciler, suyun yaşam için taşıdığı değeri animasyonlarla keşfetti.
    Meraklı gözlerle eğitimi takip eden ve sorular soran minikler, suyu korumanın aslında
    geleceği korumak anlamına geldiğini öğrendi.
    Küçük adımlar büyük kazanımlar
    Proje kapsamında anlatılanlar çocukların günlük hayatlarında uygulayabilecekleri basit
    ama etkili yöntemlerle pekiştirildi. Eğitimlerin ardından miniklere sorumluluk bilinci
    yüklenerek Su Müfettişi rozetleri takdim edildi.

     

  • Arifiye Trafik Eğitim Parkı’nda Sona Gelindi

    Arifiye Trafik Eğitim Parkı’nda Sona Gelindi

    Arifiye Trafik Eğitim Parkı’nda Sona Gelindi

    Arifiye Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Modern Trafik Eğitim Parkı
    projesinde çalışmalar büyük ölçüde tamamlandı. Fatih Mahallesi Gödemen Mevkii’nde 5 bin
    420 metrekarelik alanda yapımı sürdürülen parkta son rötuşlar yapılıyor.
    Çocukların trafik kurallarını uygulamalı olarak öğrenebileceği proje kapsamında;
    yürüyüş ve bisiklet yolları, üst geçit, tünel, açık tribün, otobüs durağı, Trafik işaret ve
    levhaları, sinyalizasyon sistemi, akıllı kavşak ve çocuk oyun alanı gibi bölümler projede yer
    alıyor.
    Son Düzenlemeler Yapılıyor
    Parkta şu anda ağaç dikimi, otomatik sulama sistemi kurulumu, çim ekimi ve yol
    çizgileri gibi son düzenleme çalışmaları devam ediyor. Çalışmaların kısa süre içerisinde
    tamamlanarak parkın hizmete açılması planlanıyor.

    Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, Trafik Eğitim Parkı’nda sona
    gelindiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
    “Trafik Eğitim Parkı Projemizde artık son aşamadayız. Çocuklarımızın hem eğlenip
    hem öğrenebileceği bu önemli yatırımın ilçemize kazandırılmasından büyük mutluluk
    duyuyoruz. Şu anda ekiplerimiz ağaç dikimi, otomatik sulama sistemi kurulumu, çim ekimi ve
    yol çizgileri gibi son çalışmaları titizlikle sürdürüyor. Kısa süre içerisinde parkımızı
    tamamlayarak çocuklarımızın ve ailelerimizin hizmetine sunacağız. Bu proje, çocuklarımızın
    trafik bilincini küçük yaşta kazanmasına katkı sağlayacak önemli bir eğitim alanı olacak.
    Arifiye’mize hayırlı olmasını diliyorum.”
    Arifiye’ye değer katacak Trafik Eğitim Parkı’nın tamamlanmasıyla birlikte
    öğrencilerin uygulamalı trafik eğitimi alabilecekleri modern bir alan ilçeye kazandırılmış
    olacak.

     

  • Sakarya Eşraf Platformu Başkanı Faruk Kır Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Sakarya Eşraf Platformu Başkanı Faruk Kır Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Sakarya Eşraf Platformu Başkanı Faruk Kır Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Sakarya Eşraf Platformu Başkanı Faruk Kır Sakarya54.net‘in 20. yılını tebrik etti ve başarılar diledi.

    Sakarya Eşraf Platformu Başkanı Faruk Kır Sakarya54.net‘in kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

    “Yerel basının güçlü seslerinden Sakarya54.net’in 20. kuruluş yıl dönümünü gönülden kutluyorum. Kurulduğu günden bu yana kamuoyunu doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiyle buluşturma sorumluluğunu titizlikle yerine getiren Sakarya54.net, Ülkemiz ve Sakarya’mızın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına önemli katkılar sunmuştur.

     

  • Yapay Zeka Teknolojide Kuralları Baştan Yazıyor

    Yapay Zeka Teknolojide Kuralları Baştan Yazıyor

    Yapay Zeka Teknolojide Kuralları Baştan Yazıyor
    Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) dördüncü panelinde konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, teknolojideki dönüşüme atıfta bulunarak, “Yapay zekanın hız kazanmasıyla birlikte, özellikle halka açık teknoloji şirketlerinde yüzde 90’lara varan değer kayıpları yaşandı.” dedi.
    2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.
    Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.
    Zirvenin dördüncü paneli, “Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?” başlığıyla düzenlendi. Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz’un moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru sahibinden.com oldu. Marangoz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, yapay zekanın etki olanının çok geniş olduğunu ve özellikle kurumların yapay zekayı iş süreçlerine adapte etme süreçlerinin daha da önem kazandığını dile getirdi.
    “İlancılığın GPT’sini geliştirdik”
    sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, yapay zekanın evrimini değerlendirirken 2018’de makine öğrenimi ve derin öğrenme ile başlayan sürecin bugün radikal bir kırılma noktasına ulaştığını ifade etti.
    Ertaş, şirketin yapay zeka yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
    “2018 yılında özellikle makine öğrenimi ve derin öğrenme konuları gündeme gelmeye başlamıştı. Bizim köklü bir kültürümüz var: Teknoloji alanında faaliyet gösterdiğimiz için işimizin başkası tarafından elimizden alınma ihtimali her zaman daha yüksek. Bankacılık gibi sektörlerde bir oyuncunun yerini almak kolay değil; ancak bizim gibi teknoloji şirketlerinde bariyerler çok daha düşük. Nitekim yapay zekanın hız kazanmasıyla birlikte, özellikle halka açık teknoloji şirketlerinde yüzde 90’lara varan değer kayıpları yaşandı. ‘Eğer bugün bizim yerimize bir rakip gelse, hangi ürünü ya da hizmeti geliştirerek bizi geride bırakır?’ sorusunu sürekli soruyoruz. Bin kişilik bir organizasyonuz; bunun yaklaşık 350’si teknoloji ve yazılım ekiplerinde çalışıyor. Ancak bu bakış açısı sadece teknoloji ekiplerine değil, tüm organizasyona yayılmış durumda.”
    Şirket olarak erken dönemde görüntü işleme teknolojilerine yatırım yaptıklarını belirten Ertaş, araç fotoğrafından model tanıma gibi uygulamaların operasyonel verimlilik sağladığını söyledi. Bu teknolojinin zamanla evrilerek ilan giriş süreçlerini otomatikleştirdiğini belirten Ertaş, “Bugün kullanıcı sadece fotoğraf yükleyerek ilan detaylarını büyük ölçüde otomatik oluşturabiliyor. Bu, bizim için önemli bir dönüşüm adımı oldu.” dedi.
    Son dönemde ise odağın tamamen değiştiğini vurgulayan Ertaş, “Son 1,1-5 yıldır yapay zeka bambaşka bir yere geldi. Artık mesele verimlilik değil, iş modelinin kendisinin dönüşmesi. ‘İlancılığın GPT’si’ni geliştirdik. Şubat ayında bunu lanse ettik. Kullanıcılar platformda doğal dil ile arama yapabiliyor.” ifadelerini kullandı.
    Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisine de değinen Ertaş, bu dönüşümün doğrudan bir iş kaybı yaratmaktan ziyade iş yapış biçimlerini değiştireceğini belirterek, müşteriyle temas eden katma değerli alanlarda insan kaynağının yeniden konumlanacağını söyledi.
    “Asıl mesele teknolojiyi değere dönüştürmek”
    IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, yapay zekanın sadece teknolojik değil, yapısal bir dönüşüm yarattığını vurguladı.
    Gürtuna, “Yapay zekanın gelişimi yalnızca bir teknoloji değişimi değil; yeni bir altyapı ve yeni bir normalle birlikte dönüşebilme yeteneğinin öne çıktığı bir çağın başlangıcı. Bugün tüm CEO’lar bu gerçeği kabul ediyor, dünya bunu tartışıyor. Ancak kritik mesele, teknolojiye ne kadar hızlı yatırım yaptığımız değil; bu yatırımlardan ne ölçüde fayda sağladığımız ve nasıl değere dönüştürdüğümüz.” dedi.
    Kurumsal dünyada dönüşümün iki aşamada ilerlediğini belirten Gürtuna, ilk aşamada şirketlerin kendi yapay zeka asistanlarını geliştirerek iç süreçleri optimize ettiğini, ikinci aşamada ise operasyonel derinlik, otomasyon ve karar destek sistemlerinin devreye girdiğini ifade etti.
    Türkiye’nin bu dönüşümde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Gürtuna, hızlı adaptasyon kabiliyetine rağmen plansız ilerlemenin risk oluşturduğuna dikkat çekti.
    “Bu dönüşümün geri dönüşü yok”
    QNB Türkiye CEO’su Ömür Tan ise yapay zekayı yalnızca teknolojik bir kırılma olarak değil, çok katmanlı bir dönüşüm dalgası olarak değerlendirdiklerini ve bu dönüşümden artık geriye dönüşümün mümkün olmadığını söyledi. Bu sürecin ekonomik, kültürel ve hatta jeopolitik etkiler yarattığını vurgulayan Tan, son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin de bu dönüşümün kapsamını net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
    Ömür Tan, yapay zekayı yeniden keşfetmek yerine buna en iyi şekilde uyum sağlamanın ve adapte olmanın iş süreçleri ve şirketler açısından daha efektif bir yol olacağının altını çizdi.
    Teknolojinin bankacılık sektörü özelinde etkisine de konuşan Tan, birkaç yıl öncesine kadar yenilikçi kabul edilen birçok teknolojinin bugün temel gereklilik haline geldiğini belirtti.. Özellikle chatbot tarafında yaşanan dönüşüme dikkati çeken Tan, reaktif sistemlerin yerini proaktif, müşteri davranışını öngören ve yönlendiren yapılara bıraktığını söyledi.
    UEZ 2026 ile ilgili en güncel bilgileri www.uluslararasiekonomizirvesi.org adresinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.
    Twitter: @UEkonomiZirvesi
    Instagram: @uluslararasiekonomizirvesi
    Youtube: Uluslararası Ekonomi Zirvesi
    Facebook: Uluslararası Ekonomi Zirvesi
    Uluslararası Ekonomi Zirvesi Hakkında: Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli konuşmacıları ve iş insanlarını buluşturan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ), Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenleniyor. 2012 yılından bu yana organize edilen etkinlik, sektör liderleri ve medya tarafından ilgiyle takip edilirken birçok yeni fikre ve girişimciye de ışık tutuyor. Geçmiş dönemlerdeki Başbakan Yardımcıları, Ekonomi ve
    Maliye Bakanları, Gıda ve Tarım Bakanları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanlarının katılımıyla onurlandırdığı; dünyaca ünlü ekonomistleri, şirketlerin CEO ve yöneticilerini ve ayrıca siyaset dünyasından önemli isimleri ağırlayan, Uludağ Ekonomi Zirvesi (eski adıyla), birçok değerli isme ev sahipliği yaptı.
    Ana Sponsor Tera Group Hakkında: Tera Group, 2005 yılında kurulan ve 20 yıllık büyüme sürecinde Türkiye’nin en kapsamlı yatırım gruplarından biri hâline gelen çok sektörlü bir yatırım ekosistemidir.
    Finans ve bankacılık, varlık yönetimi, girişim sermayesi, siber güvenlik ve savunma, tarım ve hayvancılık, gayrimenkul ve sürdürülebilir ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 26 şirketi bünyesinde barındırır.
    2025 sonu itibarıyla 5 halka açık şirketi, 6,16 milyar dolar konsolide piyasa değeri ve 2026 ilk çeyrek itibarıyla 211 milyar TL yönetim altındaki varlığa sahip olan şirket, yaklaşık 200 bin yatırımcısıyla ölçeğini, derinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış bir grup kimliğine sahiptir.
    2025 yılında 16 stratejik satın alma ve yaklaşık 650 milyon dolara yaklaşan toplam anlaşma değerine ulaşan Tera Group, dijital bankacılık, yapay zeka, fintech altyapısı, tarım, temiz enerji ve küresel ödeme teknolojileri alanlarında büyüme iddiasını somutlaştırmıştır.
    Türkiye’den doğan, küresel sermayenin sınırlarında faaliyet gösteren Tera Group, döngünün ötesini düşünen bir liderlik anlayışı ve kararlı sermaye felsefesiyle yarının ekonomisini tanımlayan sektörlerde kalıcı değer inşa etmeye odaklanmaktadır.
  • Serdivan’da Edebiyat Şöleni: 2. Kitap Fuarı Görkemli Bir Törenle Açıldı

    Serdivan’da Edebiyat Şöleni: 2. Kitap Fuarı Görkemli Bir Törenle Açıldı

    Serdivan’da Edebiyat Şöleni: 2. Kitap Fuarı Görkemli Bir Törenle Açıldı

    Serdivan Belediyesi tarafından düzenlenen ve bölgenin en büyük kültürel etkinliklerinden biri olan Serdivan 2. Kitap Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açtı. Metehan Başar Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen açılış, edebiyat dünyasının seçkin isimlerini ve devlet erkanını bir araya getirdi. 19 Nisan’a kadar sürecek olan fuar, açılış gününde binlerce kitapseverin akınına uğrayarak Sakarya’nın kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getirdi.

    Protokol ve Edebiyat Dünyası Tek Yürek

    Açılış törenine; Sakarya Valisi Rahmi Doğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili ve MKYK Üyesi Doç. Dr. Hulki Cevizoğlu, Sakarya Milletvekilleri Ertuğrul Kocacık, Ali İnci, Murat Kaya, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik, Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü, SUBÜ Rektörü Mehmet Sarıbıyık, 23. Dönem Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş, Serdivan Kaymakamı Ali Candan, AK Parti Serdivan İlçe Başkanı Yusuf Haldızoğlu, MHP İlçe Başkanı Yaşar Kara, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri, meclis üyeleri, Serdivan Muhtarlar Derneği Başkanı ve Köprübaşı Mahalle Muhtarı Fikret Can, mahalle muhtarları, STK temsilcileri ve şair İbrahim Tenekeci katıldı. Çok sayıda vatandaşın da eşlik ettiği törende, protokol üyeleri kurdele kesiminin ardından yayınevi stantlarını gezerek yazarlarla bir araya geldi.

    Geleceğin Okurları İçin Anlamlı Yatırım

    Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik, törende yaptığı konuşmada gençlerin kitapla buluşmasının önceliğine vurgu yaptı. Fuar öncesinde okullara dağıtılan 30 bin kumbara ile tasarruf bilinci kazanan öğrencilerin fuar heyecanı gözlerinden okunurken; etkinlik süresince toplamda 50 bin öğrencinin servislerle fuar alanına taşınması hedefleniyor. Çocuk atölyeleri ve yazar söyleşileriyle zenginleştirilen organizasyon, öğrencilere yazarlarla birebir iletişim kurma ve kitap dünyasını keşfetme fırsatı sunuyor.

    Kürsüden Önemli Mesajlar: “Kitap, İnsanın Kendi Yolculuğudur”

    Törende konuşan AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “Kitaplarla kurulan dostluk, bir insanın kendisine yapabileceği en büyük yatırımdır; Serdivan’da bu heyecanı görmek umut verici” dedi. Sakarya Valisi Rahmi Doğan, şehrin kültürel kimliğine vurgu yaparak, “Bilgiyle donanmış bir nesil, geleceğimizin en güçlü teminatıdır” ifadelerini kullandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ise; “Yerel yönetimlerin gönül ve zihin inşa etmek amacıyla yapmış olduğu bu tür organizasyonları görmek mutluluk verici, emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. Fuarın onur konuğu şair İbrahim Tenekeci de; “Kelimelerin dünyasına atılan her adım, bizi birbirimize daha çok yaklaştırır; bu güzel organizasyonda emeği geçenleri kutluyorum” diyerek düşüncelerini paylaştı.

    Yüzlerce Yazar ve Dev Yayınevi Kadrosu

    200’ün üzerinde yazarın ve çok sayıda yayınevinin katılımıyla dev bir organizasyona dönüşen fuarda, kültürel paylaşımlar ve dijital etkileşimler hız kesmeden devam ediyor. Etkinlik süresince toplam 50 bin öğrencinin fuar alanına taşınması planlanırken, fuarı ziyaret edenleri sürprizler de bekliyor. Ziyaretçiler, Serdivan Cepte uygulamasını indirdiklerinde anında 1000 puan kazanma fırsatı yakalıyor. 19 Nisan’a kadar sürecek olan fuar boyunca uygulama üzerinden çeşitli hediyeler ve özel çekilişler düzenlenerek kitapseverlerin heyecanı ikiye katlanacak.

  • Roman kültürünün ritmi Millet Bahçesi’nde yankılanacak

    Roman kültürünün ritmi Millet Bahçesi’nde yankılanacak

    Roman kültürünün ritmi Millet
    Bahçesi’nde yankılanacak

    Büyükşehir Nisan kültür sanat etkinlikleri, Millet Bahçesi’nde düzenlenecek Sakarya
    Roman Şenliği ile devam edecek. 11 Nisan Cumartesi günü saat 18.00’da Çark
    Caddesi’nden Millet Bahçesi’ne kadar olacak kortej yürüyüşüyle başlayacak şenlik,
    Roman kültürünün müzik, dans ve renkli atmosferini yansıtacak.
    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından
    yürütülen Nisan Kültür Sanat Etkinliği, renkli görüntülere sahne olacak programla devam
    edecek.
    11 Nisan Cumartesi günü Millet Bahçesi’nde düzenlenecek ‘Sakarya Roman Şenliği’
    etkinliğinde, Roman kültürünün müzik, dans ve renkli atmosferini yansıtılacak.
    Konser, gösteri ve renkli etkinlikler bir arada
    Saat 18.00’da Çark Caddesi’nden Millet Bahçesi’ne kadar gerçekleştirilecek kortej
    yürüyüşüyle başlayacak şenlik, konserler ve gösterilerle vatandaşlara müzik ve eğlence
    dolu bir akşam sunacak. Program kapsamında Hüzün, Feride köse ve Fatih Çadır sahne
    alacak, Sakarya Sahne Sanatları ve Grup Cancağızım tarafından çeşitli gösteriler
    gerçekleştirilecek. Ayrıca Gürkan Demirbozan konseriyle müzik şöleni devam edecek.

  • Yaprak Sayar, Ziya Taşkent’te sahne alacak

    Yaprak Sayar, Ziya Taşkent’te sahne alacak

    Yaprak Sayar, Ziya Taşkent’te sahne
    alacak

    Büyükşehir’in Nisan Kültür Sanat Etkinlikleri, 11 Nisan Cumartesi günü saat
    20.00’da Ziya Taşkent Konser Salonu’nda gerçekleşecek Yaprak Sayar konseriyle
    devam edecek. Sevilen sanatçı, güçlü yorumu ve seçkin eserlerden oluşan
    repertuvarıyla Sakaryalı müzikseverlere keyifli bir akşam yaşatacak.
    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan Kültür Sanat Etkinlikleri, usta ses sanatçısı Yaprak
    Sayar’ın konseriyle devam edecek.
    11 Nisan Cumartesi günü Ziya Taşkent Konser Salonu’nda düzenlenecek konserde Yaprak
    Sayar, en sevilen seçkin ve değerli eserlerini seslendirecek. Konser saat 20.00’da
    başlayacak.
    Tüm müzikseverler davetli
    Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Nisan kültür
    sanat takvimimiz eşsiz bir konser ile devam ediyor. 11 Nisan Cumartesi günü Ziya Taşkent
    Konser Salonu’nda gerçekleşecek konserde sevilen ses sanatçısı Yaprak Sayar, güçlü
    yorumu ve sahne performansıyla Sakaryalı müzikseverlerin karşısına çıkacak. Saat
    20.00’da başlayacak konsere tüm müzikseverler davetlidir” denildi.

  • Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor

    Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor

    Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) ilk panelinde konuşan Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz. Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi.

    2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.

    Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.

    Zirvenin ilk panelinde küresel ekonomideki gelişmeler ele alındı. TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin sponsorluğunu, Garanti BBVA üstlendi.

    Dr. Burcu Aydın, “Global Ekonomide Yeni Dengeler ve Türkiye” başlıklı panelin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de merkez bankasının son üç yıldır parasal sıkılaşma süreci içinde olduğunu belirtti. Savaş öncesi dönemde yüzde 30’un üzerinde seyreden enflasyonun, bu yılki hedeflerle birlikte hem hane halkı hem de reel sektör üzerinde belirleyici bir baskı unsuru haline geldiğini ifade etti.

    Farklı eleştirilerin gündemde olduğu bu süreçte küresel ölçekte yeni bir şokla karşı karşıya kalındığını vurgulayan Aydın, bu gelişmeler doğrultusunda merkez bankasının faiz artışları ve rezerv satışlarıyla şekillenen bir politika setine yöneldiğini belirtti.

    Prof. Dr. Ahmet Kasım Han: “Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor”

    TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han da 2000’li ve 2010’lu yıllarda ülkeler arasındaki farkların azalacağı yönündeki beklentilerin aksine, günümüzde küresel ölçekte belirgin bir ayrışma ve dönüşüm yaşandığını ifade etti.

    İran savaşında kalıcı bir barışın zor göründüğünü dile getiren Han, “Ama kalıcı barış nasıl olur derseniz, size çok net olarak söyleyeyim. Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor. ABD’de, İsrail’de ve İran’da. Bu üç ülkenin üçünde de rejim değişmeden bu bölgede kalıcı bir barış tesis edilmesi pek bir imkan dahilinde değil.” değerlendirmesinde bulundu.

    Küresel savaş riski ve artan jeopolitik belirsizliklerin kısa vadede ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Han, buna karşın uzun vadede Türk varlıkları ve Türkiye ekonomisinin mevcut jeopolitik kırılma sürecinden önemli fırsatlar ve kazanımlar üretebileceğini dile getirdi.

    Prof. Dr. Ali Hakan Kara: “Merkez bankası tek başına dünyayı kurtaramaz”

    Bilkent Üniversitesi, İktisat Bölümü Merkez Bankacılığı & Finansal Piyasalar Profesörü Prof. Dr. Ali Hakan Kara ise küresel kriz ve savaş ortamında merkez bankalarının mevcut yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Merkez bankalarının enflasyon hedeflerinde eskisi kadar katı olmadığını vurgulayan Kara, “Merkez bankası tek başına dünyayı kurtaramaz. Maliye politikası ve diğer politika alanları da en az para politikası kadar belirleyici.” ifadelerini kullandı.

    Ekonominde her yıl mart ayında farklı bir şokla karşılaşıldığını ancak Türkiye’nin bu şoklara karşı dayanıklı kalmayı başarabildiğini belirten Kara, şunları kaydetti:

    “Enflasyon konusunda çok iyimser değilim ancak dayanıklılık ve şokları absorbe etme kapasitesi açısından daha olumlu bir noktadayım. Maliye politikası genel olarak iyi gidiyor ancak dış kaynaklı şoklar nedeniyle bazı zorluklar söz konusu. Küresel kriz döneminde Türkiye’nin kredi notu düşüktü. Türkiye’nin göründüğünden daha dayanıklı olduğunu anlatıyorduk ancak yeterince karşılık bulmuyordu. Ardından gelen küresel kriz, bu dayanıklılığı somut şekilde ortaya koydu ve not artışlarını beraberinde getirdi. Mevcut savaş ortamında da benzer bir sürecin yaşanması mümkün. Belirsizliklerin azalmasıyla birlikte Türkiye’nin yeniden not artışı sürecine girebileceğini öngörüyorum.”

    Belirsizlikler azalırsa, sermaye akışı da artar

    Gelinen noktada güvenlik kaygılarının ve jeopolitik risklerin öne çıktığını ifade eden Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, “Küreselleşmenin sonu değil ancak kimlerle entegre olduğunuz öne çıkıyor. ABD-Çin rekabeti, teknolojideki ayrışmalar, ticaret savaşları öne çıkıyor. Ülkeler ticari partnerlerini belirlerken jeopolitik partnerleriyle hareket ediyor. Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz. Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi.

    Türkiye’nin tek başına kırılganlıklar değil, avantajlar da sunan bir ekonomi olduğunu anlatan Seda Güler Mert, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sanayide üretim kapasitesinin olması, nitelikli insan kaynağının olması, özel sektörün dayanıklılığı, hizmet gelirlerinin önemli bir pay edinmesi, kamu borçluluğunun düşük olduğu bir dönemdeyiz. Bunlar bize fırsatlar sunuyor. Ama sermaye neden kısa vadeli ve fırsatçı dediğimizde de yüksek enflasyon gibi kırılganlıklar öne çıkıyor. Hem maliyet hem de güven şoku ile karşı karşıyayız. Enflasyon kalıcı olarak yüzde 20’nin altına inecek mi, bu tür soru işaretleri var. Sağlam bir zeminimiz, temelimiz var desek de daha proaktif olmamız gerekiyor. İklim değişikliği ile beraber gıda arz güvenliğini de konuşmamız gerekiyor. Türkiye bu şoktan daha sağlam çıkacak. Ancak belirsizlikleri daha da azaltırsak sermaye akışının artacağını düşünüyorum.”

    Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine 

    Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Kamil Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Son 60 yılda küreselleşmenin başlamasıyla birlikte sürekli artan bir ticaret var; ancak sorunların da arttığını görüyoruz. Bu süreçte ciddi kırılmalar yaşandığına tanık oluyoruz. Dünyanın en büyük ithalatçısı, ithalat yaptığı ülkelere tarifeler koyuyor. Çin’in de üretici olarak karşı hamlelerini görüyoruz. İki gücün çarpışmasına tanıklık ediyoruz. Üçüncü ülkeler ise daha itidalli davrandı, köprüler kurmaya çalıştı; üçüncü bir yolun mümkün olup olmadığına baktılar. Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine. ABD ile Çin’in ayrışması dünya ekonomisini yaklaşık yüzde 4 daraltıyor. Tamamen enseyi karartmamıza gerek yok. AB’nin Hindistan ile yaptığı anlaşma, Pasifik ülkelerinin yaptığı anlaşmalar önemli. İran savaşının etkilerinden ziyade uzun vadeye bakıyorum. Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa’ya Gümrük Birliği ile entegrasyonu önemli. Bu yeni oluşan dünya düzeninin bize ne kadar fayda sağlayacağına, bizi ne kadar ileri taşıyacağına bakmak lazım. Biz yine Gümrük Birliği konusunda adımlar atmak zorundayız.”

    UEZ 2026 ile ilgili en güncel bilgileri www.uluslararasiekonomizirvesi.org adresinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

    Uluslararası Ekonomi Zirvesi Hakkında: Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli konuşmacıları ve iş insanlarını buluşturan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ), Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenleniyor. 2012 yılından bu yana organize edilen etkinlik, sektör liderleri ve medya tarafından ilgiyle takip edilirken birçok yeni fikre ve girişimciye de ışık tutuyor. Geçmiş dönemlerdeki Başbakan Yardımcıları, Ekonomi ve 

    Maliye Bakanları, Gıda ve Tarım Bakanları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanlarının katılımıyla onurlandırdığı; dünyaca ünlü ekonomistleri, şirketlerin CEO ve yöneticilerini ve ayrıca siyaset dünyasından önemli isimleri ağırlayan, Uludağ Ekonomi Zirvesi (eski adıyla), birçok değerli isme ev sahipliği yaptı.

    Ana Sponsor Tera Group Hakkında: Tera Group, 2005 yılında kurulan ve 20 yıllık büyüme sürecinde Türkiye’nin en kapsamlı yatırım gruplarından biri hâline gelen çok sektörlü bir yatırım ekosistemidir.

    Finans ve bankacılık, varlık yönetimi, girişim sermayesi, siber güvenlik ve savunma, tarım ve hayvancılık, gayrimenkul ve sürdürülebilir ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 26 şirketi bünyesinde barındırır.  

    2025 sonu itibarıyla 5 halka açık şirketi, 6,16 milyar dolar konsolide piyasa değeri ve 2026 ilk çeyrek itibarıyla 211 milyar TL yönetim altındaki varlığa sahip olan şirket, yaklaşık 200 bin yatırımcısıyla ölçeğini, derinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış bir grup kimliğine sahiptir.

    2025 yılında 16 stratejik satın alma ve yaklaşık 650 milyon dolara yaklaşan toplam anlaşma değerine ulaşan Tera Group, dijital bankacılık, yapay zeka, fintech altyapısı, tarım, temiz enerji ve küresel ödeme teknolojileri alanlarında büyüme iddiasını somutlaştırmıştır.

    Türkiye’den doğan, küresel sermayenin sınırlarında faaliyet gösteren Tera Group, döngünün ötesini düşünen bir liderlik anlayışı ve kararlı sermaye felsefesiyle yarının ekonomisini tanımlayan sektörlerde kalıcı değer inşa etmeye odaklanmaktadır.

  • Mehmet Şimşek’ten UEZ’de güçlü ekonomi vurgusu: Şoklara karşı hazırlıklıyız, program çalışıyor

    Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ) açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İran savaşının ülke ekonomisine etkilerine dair yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Şokları programla atlattık. Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.” dedi.

    İş ve ekonomi dünyasının kalbinin attığı Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) başladı. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen UEZ, bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.

    Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.

    Zirvenin ana konuşmacısı olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti. İran savaşının etkilerinden bahseden Şimşek, “Bu büyük bir şok. Geçmişe oranla baktığınızda, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol değil, gübre ve doğalgaz açısından da öyle. Geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımız zaman, petrol ve doğalgazda artışın çok fazla olduğunu görürsünüz. Ateşkes sürse dahi maalesef bir miktar küresel ve Türkiye ekonomisi açısından tahribat söz konusu. Enflasyon yukarı yönlü, büyüme aşağı yönlü, tedarikte sorunlar devam edecek. Bunun farkındayız. Çok daha kalıcı etkiler doğurduğunun farkındayız. Savaşın getirdiği yıkım ve rehabilitasyon biraz zaman alacak. Jeopolitik olarak ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” dedi.

    “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık”

    “Ümit ederim ABD ve Çin anlaşır ve daha büyük savaşlar olmaz” diyen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

    “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Geçen yıl ticaret savaşlarının yarattığı hareketlilik, volatilite, 12 günlük savaş, kuraklık; bütün bunlar önemli gündem maddeleriydi. Bu şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı, kendi rüştünü ispat etti. Peki bu sene içinden geçtiğimiz sıkıntıları atlatabilecek miyiz? Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Petrolde hemen hemen bağımlılığımız yok. Türkiye’nin dayanıklılığının en önemli ayağı, maliye politikasının sağlam yapıda olması. 2023’te büyük bir deprem yaşadık. EYT gibi konular da vardı; bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3’ün altına düşürdük. Açığın millî gelire oranının düşük olması önemli. Bu da bize politikada manevra alanı sağlıyor. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kurda önemli bir artış yaşansa bile, faizlerde önemli bir artış yaşansa bile, büyümede düşüş görsek bile, Türkiye’nin kamu borcunun millî gelire oranı düşük olduğu için rahat atlatabiliyoruz. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.”

    Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor

    Savaş döneminde Türkiye’nin olumlu yönde ayrıştığını ifade eden Mehmet Şimşek, şöyle konuştu:

    “Vatandaşların bize ve programa olan güveni önemli. Vatandaşların dövize olan talebi geçmişte çok yüksek olurdu. Bugün o kadar değil. Altına yönelik talebin olduğunu ise görüyoruz. Programın raydan çıkmasını engelleyeceğiz. Fiyat istikrarı ve mali disiplin konusunda gerekeni yapacağız. Bu savaşın etkilerini rakama dökecek olursak; yılbaşından itibaren petrol fiyatı yılın tamamı için 81 dolar öngörülüyor. Bunu baz alırsak bizim enflasyon 3 puan yüksek seyredebilir. Bizim öngörümüz 65 dolardı. Cari açık bir puan yükselir, onu yönetebiliriz. Büyüme yarım puan veya bir puan düşebilir. Benim buradaki mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Programı etkiler ama rayından çıkarmaz. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz. Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. 65’lerden 30’lara düştü. Hedefimiz 20’lerin altıydı. Piyasa enflasyonu 25 civarı görüyor. Ateşkes devam ettiği takdirde enflasyonu düşük tutmak için çalışmaya devam edeceğiz. Uzun vadede cari açıkta azalma bekliyoruz. Petrol ve doğalgazda üretimimiz artıyor. Daha fazla enerjiyi yenilenebilir enerjiden üretiyoruz. Bizim hizmet ihracatında çok güçlü bir pozisyonumuz var. En önemlisi, biz şu anda sanayi politikalarıyla sanayide dönüşümü başarıyoruz.”

    Philip Hammond: “ABD, Çin’in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu”

    Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond ise “Jeopolitik Parçalanma Çağında Global Ekonominin Geleceği” başlıklı konuşmasında; yapay zekâ destekli teknolojiler, demografik dönüşüm ve iklim değişikliğiyle bağlantılı enerji güvenliği gibi başlıkların küresel gündemi belirlemeyi sürdürdüğünü vurguladı.

    Teknolojik dönüşümün küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Hammond, 2015 yılına atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

    “2015 yılında ben mesela bireysel olarak şuna şahit oldum. ABD, Çin’in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu. Çünkü gerçekten bu çok çok büyük, önemli sonuçları olacak bir stratejik hataydı. Özellikle de daha sofistike teknolojilere erişim açısından…Bu konuda bir pişmanlık yaşadılar. Ama maalesef çok geç olmuştu. Çünkü Çin dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden ve kuvvet merkezlerinden biri oldu.”

    Philip Hammond, Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa’nın yalnızca karbonsuzlaşma hedefleriyle değil aynı zamanda yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle de karşı karşıya kaldığını kaydetti.

    Avrupa’nın 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmasına şüphe ile yaklaştığını belirten Hammond, “Çünkü burada gerçekten çok görünür olmayan bir takım beklenmedik etkiler olacak. Ve bu etkiler nedeniyle de bazı fırsatlar gözden kaçmış olacak. Kısa vadede beklenen pozitif etkiler gerçekleşmedi. Rekabetçilik perspektifinden bakıldığında, birçok ülkenin karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşmakta dahi zorlanacağını düşünüyorum.” dedi.

    Küresel ekonominin yeniden şekillendiğini ifade eden Hammond,son dönemdeki küresek gelişmelerin özellikle enerji güvenliği üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ve mevcut ekonomik trendleri doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi.

    Jeopolitik gelişmeler belirleyici oluyor

    RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, açılışta yaptığı konuşmada jeopolitik gelişmelere dikkat çekti. Çamlıbel, “Ekonomi ve iş hayatında atabileceğimiz adımlar, alabileceğimiz kararlar ve bu kararların etkileri giderek daha fazla bu sınırın içinde şekilleniyor. Küresel enflasyon, altın fiyatları, döviz pariteleri, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri; artık büyük ölçüde jeopolitik, uluslararası ve askeri gelişmeler tarafından belirleniyor” dedi.

    Orta ve uzun vadede Türkiye adına olumlu bir tablo olduğunu dile getiren Çamlıbel, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ancak kısa vadede karşı karşıya olduğumuz dalgalanmalarla nasıl mücadele edeceğimiz en kritik sorulardan biri olarak öne çıkıyor. Bu belirsizlik ortamında şirketler de stratejilerini ve süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Gündemlerine üç temel kavramı almış durumdalar: Dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme. Amaç, belirsizlikleri yönetebilmek ve sürprizlere karşı hazırlıklı olmak. Ben de bu zirvede yer alan değerli konuşmacıların ve oturumların, tam da bu çerçevede yol gösterici öngörüler sunmasını bekliyorum. Elbette yalnızca jeopolitik cam tavanı değil, onun altındaki oyun alanımızı da konuşmalıyız. Yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, değişen küresel dengeler ve start-up ekosistemi gibi başlıklarda yapılacak tartışmaları da büyük bir heyecanla takip ediyorum.”

    Geleceğe dair yön belirleyecek liderler bir arada

    UEZ 2026’nın açılış konuşmasını yapan Capital&Ekonomist&StartUp Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, bu yılki zirveyi dünya çapında yaşanan büyük kırılmayı birlikte analiz edebilecek bir kurguyla tasarladıklarını belirtti. “Geleceğe dair yönümüzü belirlememize katkı sağlayacak değerli fikir liderlerini bir araya getirdik” diyen Büyük, dünya ekonomisinin artık öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı olmaktan hızla uzaklaştığını vurguladı. Sedef Seçkin Büyük, şunları söyledi:

    “Jeopolitik fay hatları derinleşiyor, ticaret blokları sertleşiyor. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasındaki teknoloji rekabeti stratejik bir mücadeleye dönüşüyor. Bu yeni düzende büyüme ve kârlılık artık temel parametreler olarak yeterli değil. Dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve stratejik konumlanma belirleyici hale geliyor. Bu nedenle UEZ 2026’nın ana temasını ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ olarak belirledik. Çünkü artık mesele değişimin olup olmayacağı değil; bu değişimin kim tarafından, nasıl ve hangi kurallarla yönetileceği. Bugün küresel ekonomi yalnızca piyasa dinamikleriyle şekillenmiyor. Siyasi kararlar; sosyal hayatın, iş dünyasının ve ticaretin kurallarını doğrudan yeniden yazıyor. Artık mesele sadece değişime uyum sağlamak değil. Mesele, belirsizliği yönetmek ve yön tayin edebilmek. UEZ 2026 bu nedenle bir konferans olmanın ötesinde; derinlikli bir fikir ve yön belirleme platformudur. Burada ortaya konacak fikirler ve öneriler, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki on yılın ekonomik mimarisini de şekillendirecek.”

    UEZ 2026 ile ilgili en güncel bilgileri www.uluslararasiekonomizirvesi.org adresinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

    Uluslararası Ekonomi Zirvesi Hakkında: Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli konuşmacıları ve iş insanlarını buluşturan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ), Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenleniyor. 2012 yılından bu yana organize edilen etkinlik, sektör liderleri ve medya tarafından ilgiyle takip edilirken birçok yeni fikre ve girişimciye de ışık tutuyor. Geçmiş dönemlerdeki Başbakan Yardımcıları, Ekonomi ve  

    Maliye Bakanları, Gıda ve Tarım Bakanları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanlarının katılımıyla onurlandırdığı; dünyaca ünlü ekonomistleri, şirketlerin CEO ve yöneticilerini ve ayrıca siyaset dünyasından önemli isimleri ağırlayan, Uludağ Ekonomi Zirvesi (eski adıyla), birçok değerli isme ev sahipliği yaptı.

     

     

    Ana Sponsor Tera Group Hakkında: Tera Group, 2005 yılında kurulan ve 20 yıllık büyüme sürecinde Türkiye’nin en kapsamlı yatırım gruplarından biri hâline gelen çok sektörlü bir yatırım ekosistemidir.

    Finans ve bankacılık, varlık yönetimi, girişim sermayesi, siber güvenlik ve savunma, tarım ve hayvancılık, gayrimenkul ve sürdürülebilir ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 26 şirketi bünyesinde barındırır. 

     

    2025 sonu itibarıyla 5 halka açık şirketi, 6,16 milyar dolar konsolide piyasa değeri ve 2026 ilk çeyrek itibarıyla 211 milyar TL yönetim altındaki varlığa sahip olan şirket, yaklaşık 200 bin yatırımcısıyla ölçeğini, derinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış bir grup kimliğine sahiptir.

     

    2025 yılında 16 stratejik satın alma ve yaklaşık 650 milyon dolara yaklaşan toplam anlaşma değerine ulaşan Tera Group, dijital bankacılık, yapay zeka, fintech altyapısı, tarım, temiz enerji ve küresel ödeme teknolojileri alanlarında büyüme iddiasını somutlaştırmıştır.

     

    Türkiye’den doğan, küresel sermayenin sınırlarında faaliyet gösteren Tera Group, döngünün ötesini düşünen bir liderlik anlayışı ve kararlı sermaye felsefesiyle yarının ekonomisini tanımlayan sektörlerde kalıcı değer inşa etmeye odaklanmaktadır.

     

  • Serdivan’ın İmar ve Altyapı Geleceği İçin Stratejik İş Birliği

    Serdivan’ın İmar ve Altyapı Geleceği İçin Stratejik İş Birliği

    Serdivan’ın İmar ve Altyapı Geleceği İçin Stratejik İş Birliği

    Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik, ilçenin gelişim vizyonu doğrultusunda teknik heyetiyle birlikte DSİ 3. Bölge Müdürü Kağan Şan’ı ziyaret ederek kentsel planlama projelerini değerlendirdi. Görüşmede özellikle Aralık, Kazımpaşa, Kuruçeşme ve Selahiye mahallelerini kapsayan yeni imar planlarına esas teşkil eden hidrolojik ve hidrolik etüt raporları üzerinde duruldu. Onay süreci devam eden bu teknik çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, ilçenin yerleşime uygunluk standartlarının güncellenmesi ve modern şehircilik hedeflerine bir adım daha yaklaşılması planlanıyor.

    Kurt Deresi Projesi ve Yeni Dönem Vizyonu

    İlçedeki yaşam kalitesini artırmaya yönelik yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında, Kurt Deresi Kapalı Kanal ıslah projesinde gelinen son aşama detaylıca ele alındı. DSİ yetkilileri ile koordineli şekilde ilerleyen süreçlerin, bölgenin fiziksel çehresini değiştirecek bir dönüşümün öncüsü olması hedefleniyor. Teknik süreçlerin kısa zaman içerisinde neticelendirilmesiyle birlikte, Serdivan’ın sürdürülebilir büyüme hedeflerini destekleyen yeni bir dönemin kapıları açılmış olacak.

    Ortak Akıl ve Vatandaş Odaklı Hizmet Vurgusu

    Ziyaret sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Osman Çelik: “Serdivanımızı daha dirençli ve modern bir geleceğe hazırlarken vatandaşlarımızın taleplerini merkeze alıyoruz. DSİ ile yürüttüğümüz bu ortaklık, ilçemizin altyapı güvenliğini güçlendirecektir. Destekleri ve misafirperverlikleri için Bölge Müdürümüz Kağan Şan’a ve ekibine teşekkür ediyorum.” dedi.