Dolar : Alış : 7.3877 / Satış : 7.4010
Euro : Alış : 8.9635 / Satış : 8.9797
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya2°CYoğun Kar Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11085 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Niye Geriyiz…

02 Mayıs 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Niye Geriyiz…
Niye Geriyiz…

NİYE GERİYİZ…

TBMM 18Dönem Sakarya Milletvekili Yalçın Koçak

Cumhurbaşkanımız  tarihin garabetlerini anlatmaya çalışıyor, birileri de lafın istenmeyen yere gideceğini bilip de zevahire dokunacak konular ortaya çıkacağından meseleye hemen ideolojik bir yaklaşım sergiliyor. Ne alaka 23 Nisan ile 29 Nisanı kıyaslamak.

Tayyip bey söze devam edebilse Çanakkale’de ve Kut ül  Amare de galip gelen ordu Filistin cephesinde daha kuvvetli Yıldırım orduları varken neden geri çekildi, Almanların oyalama harp taktikleri bize pahalıya mal oldu, Rusya’da çarlığa karşı Bolşevik devrimi, Yunan Kralını ısıran maymun hep tarihin karartılan sayfaları.

Cumhuriyetin kurucu tüm kadrosu Filistin cephesinde Yıldırım ordularındaydı bu bir tesadüf müydü, yoksa tarihin tozlandırmasına bırakılmış bir sır kuşağımıydı, açılmayan İngiliz arşivleri daha ne kadar açılmayacak, hapsedilen tarih sızıntı veriyor. Düzmece yazılan ise artık sırıtıyor.

Arnold Toynbee’nin Ph. D Tarihçi olan sıfatını tarih felsefesici olarak çevirir ve öyle okur, yazarsanız vay halinize, bunları yazanlar bizim dil bilmez 2547 lal profesörlerimiz, Felsefenin tarihi olur hocam ama tarihin felsefesi olmaz Ph.D “ Filozofi Degree” derecesidir. Bilgelik sıfatı verir, tabi bilgisi olana.

Bu kadrolar ile ve bu karartılmış bilgilerle ve de kıt kelime haznemiz dağarcığımızla doğru bilgileri okumadan yeni bir nesil hem de altın nesilden kıymetli bir nesil yetiştirmeden bu dünyadan alacaklı olmamız mümkün görülmemektedir.

Okulları bir bütün görelim, tevhidi tedrisat yeni eğitimin birliği var; O zaman sormazlar mı? Niye imam hatip. Din dersi bütün okullarda okutulmalıdır.

yalcınkocakcok4

Afet İnan’ın kitabında Mustafa Kemal’in kendi el yazısıyla var olan cümle aynen şöyledir “ Türkiye Cumhuriyeti Laiktir, her T.C. vatandaşı reşit yaşa geldiğinde dilediği dine intihap edebilir “ gayet medeni bir laiklik anlayışı. Reşit yaşa kadar ben din eğitimi vermem demiyor. Aynı Mustafa Kemal Bursa’da ki Amerikan okulunda kızlarımızın dini değiştirildiğini öğrendiğinde ne tepki veriyor “ O okulu Kapattım”.

YALCINUcuz siyaseti bırakalım karşı  bloklaşmalarla, iç cepheleşmelerle, yerinde patinajlarla zaman yitiriyor, düşü kaybediyoruz.

Dünyanın yeni trendlerine eleman hazırlamalıyız. İlime, bilime, fenne ve teknolojiye yatırım yapmalıyız, elbette inançlı kadrolar yetiştirmeliyiz, ahlaklı insan inşa etmeliyiz.

Eğitim sistemimizi ve öğretilerimizi sorgulamalıyız. Hocalarımızı, akademisyenlerimizi sirkelemeliyiz, hırpalamalıyız. Sıfatları ve kadroları liyakatsiz işgallerden kurtarmalıyız.

Akademisyen sıfatlılarımız hem ilim, hem zenginlik istiyor sıfatlarını da, zamanlarını da bu uğurda harcıyor, eh üniversiteleri de ilim ocağı değil, diploma matbaası haline geliveriyor. Hem ilim, hem zenginlik, işte bir garabette de burada.

Euzu billahi minel ilmiye…

yalcın_kocak_2w

Yalçın Koçak’ın Biyografisi

Hoca’nın kendi sitesinde bulunup kendisinin kaleme aldığı biyografisidir:22 Mart 1952 Sakarya ili, Adapazarı Merkez Karakalpak Mahallesi nüfusuna kayıtlı olarak dünyaya geldim.

Annem; Ozanlar Mahallesinden Lâtif Duman kızı Hakime’den doğma Rahime

Babam; Mustafa oğlu Fadime’den doğma Mehmet. Ailem şehrin en eski kereste ve nakliye tüccarlarıydı. Yeni yol veya şose denilen eski E-5 yani Ankara yolu garajlardan, şehrin içerisinden geçiyordu. Evlerimiz ve işyerlerimiz oradaydı. Babamlar dört erkek, üç kız kardeştiler. Rahmetli dedem de çocuk çokluğundan vergi olarak yol parası ödemeyenlerdendi.

İsmail, Şevki, Mevlüt amcalarım; Hanife, Rabia, Hilmiye halalarımdı.

İlk okulu Sakarya İlkokulunda bitirdim. Öğretmenim çok ileri görüşlü Arapça ve Türkçe’ye hakim aydın bir Atatürk Milliyetçisi Mediha Maner Hanımdı. Bizleri de kendi gibi yetiştirmeye azami özen gösterdi.

Orta eğitim Adapazarı Ticaret Lisesi orta kısmında okudum ve aldığım eğitimle hâlâ defter ve kebirimi ve de mizan ile bilançolarımı kendim bağlarım. Nurettin Bayramoğlu’nu ve hocalarımı da rahmetle anarım.

Sakarya Lisesini 66-67’de bitirdim. Üniversite tahsili için İstanbul’a geldim. Yıldız Üniversitesi o zaman İ.D.M.M.A Akademi idi, İnşaat Mühendisliğine başladım. 74 mezuniyet yılımız oldu.

Siyasi düşünce dünyamız dedemden gelen demokratlık Babadan gelen AP’lık ve sonra Amcamdan miras CKMP doğrultularında gelişti.

İstanbul gençliğimizi aldı almasına ama bize çok şey öğretti. O zaman MTTB “Milli Türk Talebe Birliği” fahri hizmet yıllarımızdı. Rasim Cinisli ağabeyimizle göz açtık, Kadir Mısıroğlu ile yürüdük, Rahmetli üstad Necip Fazıl’la şahlandık, kabımıza sığmaz olduk. Milliyet nedir, ne demektir onlardan öğrendik, Altın Nesil olmalıydık ezilmişlikten, adam sendecilikten, bananecilikten ve de bizden adam olmazcılıktan kurtulmalı ve de kurtarmalıydık, Boyunduruk kabul etmedik, Hürriyetimizi gemletmedik.

Hamdık, piştik, M.Zahit Kotku (KS)’yu tanıdık, elinde olduk.

Ekonomik hürriyeti olmayanların, fikir hürriyetine sahip olamayacakları gerçeğini çabuk öğrenmiştim.

Daha okulu bitirmeden başladığım, şantiye hayatıyla kısa zamanda işlerimi büyüttüm. Askerlik mi, Evlilik mi?

Vatan hizmeti beklemez dedik, Yarim bekledi.

İzmir Gaziemir Ulaştırma Okulu (Carlos) Yıllarım.

Takım komutanım takmıştı bu lakabı, zaten MTTB’de lakabım Tek Kişilik Ordu’ydu. Ordu hızıma yetişemeyince mimlendik belli.

Ankara Kirazlıdere MSB İnşaat-emlak Kontrol mühendisi Yıllarım. Yazık yetimin malına, heder olan paralara çok yazık itiraz edersen savunma; saçın uzun, paçan geniş askerlikse askerlik v.s. oysa işimiz mühendislik, emirle durmuyor binalar ayakta, demir’le duruyor. Albay Recai Gülener ve ekibi çok bilen, yemeyen, yedirmeyen birini ister mi sürdüler AFYON’a. Kıta aylarım başladı. Binbir macera 38 gün geç’le gelen tezkere ve 1986 Rütbeleri sökülen Mühendis General Recai Gülener, O gün kara kuvvetleri komutanı olarak beni Afyon’a süren; Kenan Evren Cumhurbaşkanıdır, Ben de genç Sakarya milletvekili . Ziyaretine gittiğimde “Demek o sürdüğümüz Asteğmen sendin Yalçın, bak Allahın adaletine sürenin Rütbeleri söküldü, sürülen taltif oldu” diyecekti.

Evlendim; Sevdiğimi aldım, Muradıma Erdim. Eşim Saraybosnalı Rumeli Türklerinden. Yazlık köyü eşrafından İsmet’in kızı FATMA… Bana üç erkek evlat verdi, üçü de yiğit hem de yolumdan gelen cinsinden şükür yarabbi.

Tolgay inşaat, Turgay ekonomi, Yasin İşletme mühendisidir.

İş ve meslek yaşantımız çok hızlı ve başarılı oldu.

İş’e iş, Aş’a aş kattık, yüksek vergiler ödedik çok eser bıraktık. 1983’de Rahmetli ÖZAL’a destek olduk. 87 Seçimlerinde Sakarya’nın listesinin iyiliği konularında ziyaretimden çıkarken “Yalçın seni de yazdım” dedi, geri dönerken Ağabeyim Dr. Cengiz Aslan beni göğüsledi kapı dışına çıkardı. Yalvar yakar Sakarya’dan kaç milletvekili bekliyorsanız beni alta yazın, işlerim çok ben gelmeyeyim ama gönderen olayım istedim.

Hemşehrilerim lütfetti beni o alt sıradan da çıkarttı kader; Ekonomik hürriyetim vardı. Müstakil ve müstakim siyaset imtihanım başlıyordu. Ayıpsız günahsız ikbâl ile çekildik devletten.

Rahmetli ÖZAL’la aynı başkanlık divanında çalıştım. Kahveci Rahmetli ekürimdi. Çok zor işleri başardık altından kalktık. Genel Başkanımızı, kimliklerimiz pahasına Cumhurbaşkanlığına çıkardık. Mirasımızı kimler yiyor; işte ortada, hem de inkâr edenlerimiz.

ÖZAL’ın yolu; devamı olduğunu söylemeden Menderes’in yoluydu, baş ucunda dururdu Menderes’in kasetlerini dinlerdi akşamları. 93’de Hayrettin Erkmen Rahmetliden açılan Eski Demokrat Parti’yi istemişti Merkez’de yeni bir siyasal yapılanma için, ömrü vefa etmemişti. Onun bu son siyasi arzusunu vasiyet kabul ettik. 1946 DP’sini aldık, süsledik, yeşerttik 1997’de Mesut’la ters düşüp Anap’tan ayrılan üniversiteden hocamız Korkut ÖZAL’ı beklemediği bir anda genel başkanlığa getirdik. “Olmayacağını, yapamayacağını bile bile, çünkü arkadaşlarımda şöhret hastalığı kompleksi vardı.”

2001 yılında Korkut Hoca yapamadığı işi iade yerine, Cüneyt Zapsu üzerinden Tayyip Bey’e kaydırma yoluna tenezzül edince yeter… dedik. Aday olduk, kongreyi aldık, yine borç ödedik, sesledik süsledik, DP’ye bu sefer de Melih GÖKÇEK tebelleş oldu.

Oysa ki plan; dağarcığında olanların hepsi gelsin meydana üç gün, üç gece yapalım bir kongre, hazirunun seçtiğine tabi olalım söz bende aday olmayacağım dememize rağmen nefislerinin esiri olan arkadaşlar, malum. Heder ettiler canım programı…

Biz Genel Başkanlık sevdalısı değildik.

Memleket Sevdalısı olarak yapmamız gerekenleri zaten hep yapmıştık.

Doğru demişti AKİF

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.

Nerede o yürekler… ?

YALCINKOCAKYAL

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar