Dolar : Alış : 8.2730 / Satış : 8.2879
Euro : Alış : 9.9879 / Satış : 10.0059
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya30°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 35 Kategoride 12047 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Nafaka yürüyüşüne devam eden Erkan Can “her şeyimi kaybettim”

20 Nisan 2021 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Nafaka yürüyüşüne devam eden Erkan Can “her şeyimi kaybettim”
Nafaka yürüyüşüne devam eden  Erkan Can “her şeyimi kaybettim”

İstanbul’da 5 yıl önce boşandığı eşine süresiz nafaka ödemesine karar verilen Erkan Can, artık nafaka ödeyecek gücü kalmadığını göstermek amacıyla Ankara’ya yürümek için yola çıktı. Kocaeli’ye ulaştığı sırada 1 buçuk yıldır nafakasını ödemediği gerekçesiyle çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Erkan Can, 2 saat cezaevinde kaldıktan sonra yoluna kaldığı yerden devam etti.

İstanbul’da yaşayan Erkan Can (48), 2014 yılında evlendiği eşinden 2016 yılında boşandı. Eski eşine her ay 2 bin TL nafaka ödemek zorunda kalan Can, artık bu parayı ödemek istemediği için Ankara’ya kadar yürümek için yola çıktı. 15 Nisan Perşembe günü İstanbul’dan ‘nafaka yürüyüşüne’ başlayan Can, 16 Nisan Cuma günü Kocaeli’ye ulaştı. Kocaeli’de polis denetimine takılan Can, 1 buçuk yıldır nafakasını ödemediği için gözaltına alındı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Erkan Can, 2 saat cezaevinde kaldıktan sonra yoluna devam etti.

Bu sabah Sakarya  Orhan Camii  önünde  basın açıklaması yaptı

“TÜM MAĞDURLAR BANA EŞLİK ETMELİ”

Ekonomik sıkıntılarının olduğunu ve artık nafakayı ödemeyecek duruma geldiğini belirten Erkan Can, Ankara’ya ulaştığında Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı ile iletişime geçeceğini kaydetti. Çocuk haczine ve ömür boyu nafaka ödemeye itiraz ettiğini ifade eden Can, tüm mağdurların kendisine eşlik etmesi için çağrıda bulundu.

“ÇOCUĞUMU DA GÖREMİYORUM”

Adalet için yürüdüğüne dikkat çeken Can, şu ifadeleri kullandı:

* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanlığına kadar gideceğim. Derdimi ve mağduriyetimi anlatacağım. Çocuk haczine ve ömür boyu nafaka ödemeye itirazımız var.

* 6284 sayılı kanun ve Heccav konusunda itirazlarımız var. Bunlar Türk aile toplumunun kökünü dinamitle havaya uçuruyor. Bu şekilde evlilik kavramından uzaklaşıyor.

* Nafaka almayı hak etmiş kadınlar asla evlenmeyi düşünmüyorlar. Birileri ile birlikte yaşıyorlar. Benim gibi 10 binlerce mağdur var. Şaka yapmıyorum, ayaklarım patlamış durumda ve kaç gündür yürüyorum.

* Köpeklerin saldırısına uğradım, yetmedi tırlarla omuz omuza yürüyorum. Buraya yetiştiğimde Cuma namazı kılacaktık. Emniyet mensubu arkadaşların kimlik sorgulamasında yakalamam olduğu anlaşıldı. Birikmiş nafakam olduğu için yakalamam çıkmış, ödeyemiyorum. Bunların hiçbiri kurgu değil yaşanan ve gerçek şeyler. Mağduriyetim sadece nafaka ile ilgili değil, çocuğumu da göremiyorum” dedi.

 

* Tüm mağduriyetlerini Ankara’da anlatacağını ifade eden Erkan Can, “Türkiye’nin en prestijli yapım firmasında çalışıyordum. Eski eşim yüzünden her şeyimi kaybettim.

* Her ay 2 bin TL nafaka ödüyorum. En başta isteyerek ödüyordum ama artık nafaka ödeyemeyecek durumdayım. 2014 yılında evlendim, 2016 yılında boşandık. 2016 yılından beri ödüyorum ama son bir buçuk senedir ödeyemedim.

* Ayrıca çocuk haczine son verilmesini istiyorum. 1 buçuk senedir evladım beni göremiyor. Defalarca çocuğumu görmek için eski eşimin kapısına gittim ancak bana göstermiyor.

“ÖMÜR BOYU KÖLELİK OLUR MU?”

Çok zor durumda olduğunu söyleyen Can, sözlerini şöyle noktaladı:
* Ömür boyu kölelik olur mu? Ömür boyu nafaka ödemeye mahkum edildim. Ben devletine, bayrağına sadık bir vatandaş olarak tabi ki devlet büyüklerimden yardım isteyeceğim.

* Defalarca kendisine güzel tekliflerde bulundum. İstanbul’dan ev almayı, primlerini ödeyip emekli olması için tekliflerde bulundum hepsini reddetti. Çocuğumun kanından besleniyorlar adeta. Çocuk dediğimiz kavram, Allah’ın bize emanetidir.

* Çocuk bir insanın sermayesi değildir veya babasına karşı çocuğu kalkan olarak kullanıp yaylım ateşi edemezsiniz. Yaylım ateşi ediyorlar bana, tankla, topla saldırıyorlar.

* Benim bir tane evladım daha var, üniversiteye hazırlıyorum ama çalışamadığım için çocuğumu okutamıyorum. Benim gibi 10 binlerce mağdur var. Bana eşlik etsinler, bana katılsınlar.

“MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

Erkan Can’a Kocaeli sınırları içerisinde eşlik eden Boşanmanın Feri Sonuçları ve Çocuk Hakları Derneği (BOFİSDER ) Genel Başkanı Nihat Yörük, “Erkan Can bir münferit olay değildir, milyonlarca mağdurdan sadece biridir. Erkekler olarak toplu halde bulunup kadınlar gibi gövde gösterisi yapabilecek durumumuz yok ama bu mağduriyetin yaşanmadığı anlamına gelmiyor. Herkes çocuğuna bakmakla yükümlüdür ama eli ayağı tutan bir kadın veya erkeğe ömür boyu para ödemesinin hiçbir hukuki gerekçesi yoktur. Bunların bir an önce düzenlenmesi gerekiyor. Yıllardır bunu söylüyoruz. 5 yıldır bu gündeme getiriliyor. Erkekler cani değildir. Şiddet gören bir sürü de erkek vardır. Cinayetin kadını erkeği yoktur. Cinayete kurban giden bir sürü erkek vardır” dedi.

Bir Imdat Geyve, sakal, ayakta, açık hava ve anıt görseli olabilir
Adalet Platformu ve Türkiye Aile Meclisi Sakarya İl Başkanı İmdat Geyve”Süresiz nafaka ve nafaka hapsi mağdurlarının feryatları duyulacak mı?
Feminist ideolojisinin sloganlarına aldananlar için vakit geç olacaktır. Sadece süresiz nafaka uygulaması bile aileyi tahrip etmeye yetmektedir. Anayasa’da ailenin korunması başlığı altında; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır” (m. 41) ilkesi getirilmiştir. Ancak, 2002 yılında yürürlüğe giren Yeni Medeni Kanun, 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu, 2010 yılında referandumla Anayasanın 10. Maddesinde yapılan değişiklikle kabul edilen pozitif ayrımcılık ilkesi, yargıda “kadının beyanı esastır” anlayış ve uygulaması, 2011 yılında imzalanan İstanbul Sözleşmesi ve 2012 yılında yürürlüğü giren 6284 sayılı özel ceza yasasının ilgili bölümleri, aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplin sağlanamaz hale getirmiştir.
Yoksulluk nafakası (Medeni Kanun, 175. m) evli eşler arasında geçerli olan ve boşanmadan sonra karar verilen nafakadır. Yoksulluk nafakası, Cedaw sözleşmesi nin dayatmasi öncesi 1988 yılından önce bir yıl olarak uygulanmasına rağmen, Türk Medeni Kanunu’nda 4/12 Mayıs 1988 yılında yapılan değişiklikle SÜRESİZ hale getirilmiştir. 2001 yılında kabul edilen yeni Türk Medeni Kanunu’nda da aynı görüş kabul edilerek süresiz nafaka uygulaması devam ettirilmektedir. Yoksulluk nafakası ile birlikte boşanma aşamasında TEDBİR NAFAKASI ve müşterek çocuklar için İŞTİRAK nafakası düzenlenmiştir. Nafaka yükümlülüklerini yerine getirmeyen nafaka borçlusu hakkında nafaka alacaklısının şikâyeti üzerine İcra ve İflas Kanunu 344. m. gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmektedir.
Süresiz yoksulluk nafakası (MK. 175. M.) ve ödenmemesi halinde 3 aya kadar tazyik hapsi cezası (İ.İ.K. 344. m.); sebepsiz zenginleşmeye, emeksiz ücrete neden olduğu gibi yoksulluk nafakası bağlanan bir kısım kadınlar süresiz nafaka haklarının ortadan kalkmaması için kayıt dışı çalışmakta, mal varlıklarını ve gelirlerini gizlemektedirler. Süresiz olarak nafaka almaya devam etmek amacıyla yeni bir evlilikten kaçınmakta, evlilik dışı ilişkiler yaşamaktadırlar. Nafaka ödeyen eş ise yeni bir evlilik imkanını kaybetmektedir. Bu uygulamalar sonuç itibariyle ahlaki çöküntüye, husumet ve şiddetin artmasına sebebiyet vermektedir.
Çocuklar adına hükmedilen iştirak nafakası da, nafakaya karar veren Mahkeme veyahut Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın İl Müdürlüklerinde oluşturulacak birimler aracılığı ile her yıl alınan nafaka bedellerinin harcama dökümlerinin sunulması sağlanarak denetim altına alınmalıdır. Nafaka bedelini amacına aykırı kullanan hakkında cezai yaptırım uygulanarak çocukların istismarı engellenmelidir. Süresiz nafaka ve iştirak nafakasının denetimsiz bırakılması, telâfisi imkansız mağduriyetler doğurmaktadır.
Haksızlıkların ortadan kaldırılması, boşanan eşler arasındaki hukuki ihtilafların bitirilerek sağlıklı evliliklerin önünü açmak suretiyle olmalıdır. Siyaset, bu denli derin toplumsal yaraya çözümler üretmelidir. Teklifler, çare ve çözümler radikal feminist örgütlerin muhalefeti karşısında dikkate alınmamaktadır. Evlilik oranında azalış ve boşanma sayılarında artışla birlikte aile kurumumuz zayıflamakta ve milli güvenliğimiz geleceğimiz tehdit altındadır. Yasalar ve uygulanması karşısında, artık ağır riskler taşıdığından EVLENMEKTEN kaçınılmaktadır. Evlilik dışı ilişkilere yönelme arttığından sağlıklı nesiller de yetiştirilememektedir. Asıl olan; ailenin dağılmaması, çocukların korunması ve şiddetin önlenmesidir.
Yerli araç çalışmaları gibi
Yasalarinda yerli milli inancimiza uygun fıtrata ve hukuka aykırı olmamalıdır.
Yaşayan kuran Peygamberimiz in kutlu doğumu sebebiyle 33 senedir CEDAW sözleşmesi dayatması ile uygulanan yasağın da tıpkı İstanbul sözleşmesi gibi el konulmasini bekliyoruz. Bugu n aynı zamanda ilk anayasanın teşkilatı esasinin yapıldığı ve 2.maddesi devletin dini İslam maddesi tekrar fabrika ayarlarına geri dönmeli nafaka sistemi mal rejimi velayet yani medeni hukuk İslam’a aykırı olmamalıdır.
İstanbul sözleşmesi nin dayattığı uygulamalar iptal edilmeli ailesiz cinsiyetsiz ahlaksız toplum projesi toplumsal cinsiyet eşitliği veya toplumsal cinsiyet adaleti maskesiyle eşcinsellik teşviklerine dur denilmeli şiddetin her türlüsüne karşı cikilmalidir cinayetleri önlemenin yolu kısas uygulamasidir şiddeti önlemenin yolu içki kumar faiz fuhuş teşhircilik yasaklanmalıdir
Süresiz nafaka, Nafaka hapsi ve çocuk haczi insanlık suçudur
Ebeveyn yabancılaşmadi uygulayanlara cezai müeyyide uygulanmalı Velayeti istismar edenden velayet alınarak karşı tarafa verilmelidir. Kadın erkek çocuk mağdur edilmemelidir. Kadınin mağduriyet yaşanmaması icin mihri sözleşme ile belirlenmelidir.
Genç evlilik annelik babalık teşvik edilmeli devletimiz her evlenene en az 100 ay evli kalmak şartıyla 100 gram altını hibe vermelidir
Yarın 21 Nisan Çarşamba günü Saat10 da Kocaeli adliyesinde ve Düzce Belediye Önü nde basın açıklamalari yapacağız
Aile davamızı ÖnceAdalet önceAile diyerek yürüyüş yapan kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz
Cuma namazı Ayasofya camii nde buluşacağız

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar