Dolar : Alış : 8.2694 / Satış : 8.2843
Euro : Alış : 9.9576 / Satış : 9.9755
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya25°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11854 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Mehmet Gürbüz “Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır”

19 Şubat 2018 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Mehmet Gürbüz “Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır”
Mehmet Gürbüz “Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır”

Mehmet Gürbüz “Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır”

Anadolu Ahi Evran İş Adamları Genel Başkanı Mehmet Gürbüz Den Basın Açıklaması: Başkan Gürbüz Diyor ki

Akan Mazlum Kanlarının Tek Sorumlusu Haçlılardır Bu Savaşın Tek Amacı Vardır Haç’ın Hilalin Karşısında Galip Gelmesidir Buiz Bu Savaşta Yerimizi Aldık Haç’ın Karşısında Hilal’in Bayragının Altında Savaşacağız

Anadolu Ahi Evran İş Adamaları  Genel Başkan Mehmet Gürbüz”Değerli dava arkadaşlarım ve değerli Anadolu Ahi Evran İş Adamlarına gönül vermiş kardeşlerim dünya yüzyılardır başlangıcızda sonunda belli olamayan bir savaş ın içerisinde yüzyıllardır kan ve göz yaşı ile boğulmuştur topraklarına bulaşmamış ve kan akmamış bir parçası yoktur dünya savaşlarının günümüze kadar süre gelen adeta bir kan davsına dönüştürülmüş bi tarafı vardır her gün akan kanın tek hesabı ve sorumlusu vardır oda kendilerine haçlı ismini takmış olan.Haçın gölgesini takip eden bir zihniyetin intikam meaşlesini günümüze kadar hiç söndürmeden devam ettirmesidir,tarihin tozlu sahifelerine bir yolculuk yaparsak bu zihniyetin fikrini daha iyi anlaşılacagı ortaya çıkacaktır sanıyorum.

Haçlı Seferleri 1095 ve 1272 yılları arasında yapılan, Avrupalı Katolik Hristiyanların ve Papanın talebi, çeşitli vaatleri üzerine Müslümanların elindeki kutsal topraklar üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenlemiş oldukları seferlerdir.

Kilisenin Çıkarları, Diğer Adıyla “HAÇLI RUHU”1071 Malazgirt zaferinden sonra.

Türklerin Anadolu’ya girişi başta bütün Avrupa devletlerini rahatsız etmiştir. Haçlı seferleriyle birlikte Avrupalı devletlerin akıllarında bir yandan.Kudüs’ü ele geçirmek diğer yandan da Müslüman’ları Anadoludan ve Ortadoğu’dan kovmak fikri hakim olmuştur.11.yüzyıl’ın Avrupa’sına baktığımızda şiddetli kuraklığın getirdiği açlık,sefalet, salgın hastalıklar ve artan nüfus oranı gibi problemler baş göstermiştir. Öte yandan şehirlerinin yağmalanmasından bıkan insanlarda, can ve mal güvenliği endişesi oluşmuştur. Bu da insanların doğunun zenginliklerine kavuşma hayalleriyle Haçlı seferlerine büyük ilgi göstermelerinde büyük etken olmuştur. Aynı zamanda Avrupa’da feodal ailelerin birbirleriyle savaştığı, şövalyelerin adeta terör estirdiği büyük bir kaos dönemi yaşanmıştır. Bu da o dönemde Haçlı seferlerine katılacak kontlar ve dükler için öncelikli hedefin maddi çıkar ve yeni topraklara sahip olabilme düşüncesini doğurmuştur. Bu şartlar Doğu’yu, Batı’nın gözünde bir cennet haline getirmesi ve Doğu’yu hazine olarak görmesi için yeterli sebep olmuştur.Haçlı seferleri, aslında İspanya’dan ve Portekiz den Müslümanların atılması için başlatılan <>..Hristiyanların ve Krallıkların ortak düşmanları haline gelen Müslümanların, elindeki şehirleri almak için başlatılmış ve 9. yüzyıldan 15. yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür.Papa Doğu Hristiyanlarını kontrol altında tutmak ve Avrupa’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmasını istemiştir.(1095 )de toplanan Clermont Konsilin’de Papa, Hristiyanların Kudüs’ü ve Doğu topraklarını ele geçirilmesi , özellikle de Kudüs’ün kurtarılması yani Kutsal toprakların Müslümanların hakimiyetinden alınması amacıyla başlatılan Haçlı Seferi’nin ilkidir.Kutsal savaşa (Haçlı Ruhu) davet etmiştir. Papa, savaşa katılacaklara dünyevi ve uhrevi pek çok vaatte bulunmuştur. Burada papanın bu savaş a katılasına teşvik etme çabasının altında zengin ve geniş toptaklar’da hakimiyetinin tarafından başlatıldığı kabul edilmektedir. Hristiyanlar tarafından tarafından bu sefer devamı nı saglamsı için bir fırsat görmüştür. . İki safhadan oluşan bu haçlı seferinde sefere katılan birinci grup birlikler genellikle sırf din aşkı için savaşmayı göze almış farklı sınıflardan oluşan halktan kişiler olmuştur.İkinci grup ise birinci grubun tam aksine çok düzenli soylu kişiler tarafından seçilmiş profesyonel birliklerden kurulmuştur. Birinci Haçlı seferinin genel olarak başlangıcının iki safhadan oluştuğu kabul edilmiştir. Birinci haçlı seferlerine “Köylü haçlı” veya “Halkın haçlı seferleri” denmiştir. Bu haçlı seferine katılanların çoğu din için savaşmayı göze almış kiliseye bağlı olan insanların toplanmasıyla olmuştur.Genellikle savaş tecrübesi olmayan erkekler, çocuk ve genç yaştaki kadınlardan oluşturulmuş birlik, Yalova civarında Selçuklu ordusu tarafından imha edilmişlerdir.İkinci gruba “Baronların haçlı seferi” denmektedir. İkinci olan grup soylular tarafından komuta edilen ağır zırhlı şövalyelerden ve profesyonel askerelerden oluşmuş birliktir.

Şövalye ve soylulardan oluşan bu grup Haçlı ordusu ile ilgili rivayete göre 30.000 ile 70.000 arasında asker ve 30.000 civarında asker olmayan bir güçten oluşmuştur. Haçlı ordusuna katılacak olan birliklerden güney İtalya normlarından, Lorraineliler ve Fransız şövalyelerinden oluşan bu ihtişamlı büyük bir ordu yaratılmıştır.(1097 )de İstanbul önlerine gelen bu ikinci haçlı grubu, kendi ihtiyaçları ve hayvanların yemini karşılamak için güzergahları üzerinde bulunan yerleşkelere büyük zararlar vermeye başlamışlardır. Sırf bu sebepten Macaristan’da vermiş oldukları zararlardan dolayı oradaki idari güçler bu Haçlı ordularına direnmeye başlamışlardır. Daha sonra Haçlı ordusunun ihtiyaçlarını karşılamak için çoğu paralı asker Peçenek Türklerinden oluşan Bizans ordusu, bu birliklere refakat etmeye başlamıştır. Konstantinopolis’e erişen büyük Haçlı grubu komutanları Bizans imparatoru 1. Aleksios Komnenos’a bağlılık yemini etmişlerdir. Bu ordu aynı zamanda eskiden Bizans toprağı olan yerlerin tekrar Bizans’a verileceğine dair ant içmişler ve Anadolu topraklarına giriş yapmışlardır Haziran ayının son haftalarında harekete geçen Haçlı ordusu, beş haftada Kudüs’e varmayı planlamış fakat bu sefer tam 2 yıl boyunca sürmüştür.Yollarına devam eden haçlı ordusu, Toros’u geçip .Çukurova bölgesine girmiş ordan da Antakya önlerine kadar . gelmişler fakat karşılarında güçlü bir savunma hattını yaramamışladır, şehrin etrafına hendekler kazdırarak şehri 9 ay boyunca savunmuşlardır. Fakat haçlı güçleri, bölgedeki Hristiyan ahalinin yapmış oldukları ihanet sayesinde kaleyi ve şehri ele geçiren.Haçlı Ordusu buradaki Müslüman halkı canice katletmişlerdir.

Haçlı Ordusu Antak ya kalesini ele geçirmiş bu kuşatmayı duyan mısır’ın Musul Emir’i Kürboğa, topladığı birliklerle birlikte Antakya kalesini kuşatmıştır. Antakya Kalesi’nde 12 gün kuşatma altında kalan .Haçlı Ordusu açlık çekmiş, soylular ve şövalyeler kendi atlarını kesip yemişlerdir. Diğer askerler ise yaşayan hangi canlıyı bulurlarsa yiyerek karınlarını doyurmuşlar hatta ot ve ağaç kabuklarını dahi yemeye başlamışlardır. Haçlılar Antakya’yı aldıktan bir süre sonra at, yiyecek, iaşe teminatı için şehirde kalmışlardır. Hatta bu teminatlar sağlama sırasında bir Arap yerleşkesi olan Maarrattun Numan Kalesi kuşatılmıştır. Bu kuşatmada haçlılar tarafından 20.000 kişinin kılıçtan geçirilip korkunç bir katliam yapılmıştır. Hristiyan kaynaklarında belirtildiğine göre gözü dönmüş Haçlı ordusunun bu kaledeki ölen insanların bedenlerini dahi yedikleri söylenmektedir.Haçlı ordusu, Antakya civarındaki ihtiyaçlarını tamamladıktan sonra Lübnan, Batı Suriye ve Filistin topraklarından geçerek 5 Temmuz 1099’da Kudüs şehri surlarının önüne ulaşmıştır. Kudüs şehri saldırılarda başarısız olmuşlar ve hep geri püskürtülmüşlerdir. Fakat Haçlı Ordusu’na denizden gelen yardım durumu haçlıların lehine çevirmiştir,haçlı ordusu kaledeki Müslüman ve Yahudilere büyük kıyım ve katliamlarda bulunmuşlardır. Mabetlere sığınan kadın ve çocukları dahi kılıçtan geçirmişler, şehrin sokaklarını kan ve cesette bulamışlardır.Kudüs alındıktan sonra işgal edilen diğer toprakların da yönetilebilmesi için haçlı ordusunun soylu komutanları Kutsal Kabir Kilisesi’nde birleşerek bir “Kudüs Krallığı” kurmuşlardır. Bu krallığın ilk Kralı ise Godfrei De Bouillon olmuştur. Soyluların, baronların ve yüksek zümrenin yürüttüğü bu haçlı seferleri modern tarihçiler tarafından gayet başarılı bulunmuştur. Çoğu Frank asıllı olan Haçlı Ordusu’nun Kudüs’ü alması Birinci Haçlı Seferi’nin amacına ulaşması demektir.

Selahattin Eyyubi’in Kudüs’ü tekrar ele geçirmesi üzerine Alman İmparatoru Barbarossa 100.000 kişilik ordusuyla Anadolu’ya girmiştir. Fransa kralı II. Filip ve İngiltere kralı Aslan yürekli Richard ise bir donanmayla Akdeniz üzerinden ‘Akka’ ya gelmiş ve şehri kuşatmışlardır. Aslan yürekli İngiliz birçok kez Kudüs’ü ele geçirmek için uğraşmışsa da Selahattin Eyyubi’nin başarılı taktikleri ile bu taarruzları sonuçsuz kalmıştır, başta Kudüs’ün Müslümanlarda kalması Selahattin Eyyubi’nin ne kadar zeki bir komutan ve büyük bir lider olduğunu bütün dünyaya kanıtlamıştır. Yüzyıllarca sadece bir hat üzerine kurulmuş bu kin,nefretin,acımasızlıgın acaba yegane sebebi nedir?.Papazlarının din adamlarının hep hedef gösterildigi acımasızca ölmek ve öldürmenin yegane sebebi sadece para,mal,hırsımı topraklarına daha fazla toprakmı katmak maksat krallıklarının devamını mı sürdürmektir bu batı medeniyetinin çürümüş kokmuş zihniyetlerin yegane sebebi,Hak,din islamiyet bütün haşmet ve heybetiyle ortada iken <> olan (1500)yıldır hiç bir tarife ugramayan.Allah tarafından hıfz olunan ve ila yevmil kıyam hıfzonulacak olan.Kur’anı Azimüşşan elimizde iken <>e tahrif edilmiş kitaplaramı inanacagız?.Hayır inanmıyacağımızı inandırmıyacagımızı onlarda bilirler…geyeleri,Hıristiyan dininin telkini degildir gaye din yelkini perdesi arkasında siyasidir,iktisa’di dir ve dava bütün.Haçlı aleminin menfaatleriyle,bu menfaatlere karşı koyan islamın imhası davasıdır! Hıristiyanlıktan gayri bütün dinleri yok etmek gayreti içinde görünürlersede çalışmlarında birinci hedef: Müslümanlardır.Bakınınız <> ne diyor<<İslam avrupa emperyalizmine  karşı yegane duvardır>>. Hırısitiyan aleminin islam’a ve islam’ın büyük mücdele ve mücahede şerefini asırlarca elinde bulunduran.Türk e düşmanlıgı işte bu noktada dügümlüdür! Türk dünya tarihininin akışını degiştiren,muhteşem Malazgirt zaferi ile Haçlıları Anadoludan sürüp çıkaran şaşkın ve perişan Hıristiyan aleminin kralı,keşişi,kontu,şovalyesive birsürü serseriyle tertipledigi Haçlı seferlerinde ehli salibin beş yüz binini anadolu topraklarına gömen ,İsatnbulun fethi ile Haçlı dünyasının son kal’asını yıkıp<<İla-yı kelimetullah>>uğruna devamlı şehadet ve gaza peşinde koşan Müslüman -Türk e beslenen düşmanlıgın derecesini bir misalle tespit edelim ….İstiklal marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy anlatıyor<>dedim sokaga fırladım ,bir dükkancıya ”Bİr zafer haberimi var ?”dedim.Adam”Zafer de söz mü,ingilizler ,müslümanlardan Kudüs’ü aldılar.İngiliz ordusu Allenby kumandasında kudüse girdi Mukaddes şehir HİLAL’den kurtuldu HAÇ’a kavuştu! dedi buradan da anlıyoruz ki cephede osmalı ordusu ile de savaşan viyanalılar kendi düşmalarının müslümanlara karşı galibiyetine seviniyorlar biz diyoruz ki bugünde dünyada akan mazlum kanların tek sorumlusu haçlılardır ve bu savaş ın tek amacı vardır .Haç’ın Hilal’in karşısında galip gelmesidir biz bu savaş ta yerimizi ve safımız belirledik ve Haç a karşı her cephede Hilal’in bayrağının altında savacağız hak kın batıla galip geleceği güne kadar da savaşımız devam edecektir

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar