- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11134 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Latmos (Beşparmak Dağları) Milli Park Olmalı

01 Nisan 2016 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Latmos (Beşparmak Dağları) Milli Park Olmalı
Latmos (Beşparmak Dağları) Milli Park Olmalı

Antik dönemde Latmos adını taşıyan Beşparmak-Dağları (Aydın ve Muğla illeri arasında Bafa Gölü’nün doğusunda olup) coğrafi açıdan BatıAnadolu’nun en etkileyici ve arkeolojik açıdan en zengin bölgelerinden biridir.

En erken dönemlerden itibaren Latmos kutsal dağlar arasında yerini almıştır. Zirvesinde eski Anadolulu Fırtına Tanrısı ile yerel bir dağ tanrısı kutsanmaktaydı. Burası aynı zamanda bir yağmur ve bereket kültünün merkezi olarak görev görüyordu. Sosyo-kültürel değişimlere rağmen bu kült geleneği Osmanlı Dönemine kadar devam etmiştir.

Ancak madencilik faaliyetleri nedeniyle bu bölgenin coğrafi güzelliği ve tarihsel anıtları gün geçtikçe zarar görmektedirler.Uzun bir süreden beri burada Feldspat minerali çıkartılmaktadır. Bu hammadde ise seramik, cam ve sıhhi malzeme üretiminde kullanılmaktadır. Böylece “kutsal dağ” Latmos’un – 500 milyon yıllık benzersiz güzellikteki kayaçları – şiddetli bir değişime uğrayarak banyo seramiği olarak son bulması söz konusudur.

Son yıllarda madencilik konusundaki teşvikler ve vergilerin azaltılması ile buradaki çalışmalar da büyük oranda artmış ve artık dağlarda yer alan tarih öncesi kaya resimlerini tehdit etmektedir.1994 yılında arkeolog Dr. Anneliese Peschlow tarafından keşfedilen kaya resimleri MÖ 6.-5. binyıla tarihlenmekte olup, son yıllarda Anadolu Arkeolojisinin en önemli keşifleri arasındadır. Sayıları 170‘i aşan resim repertuarında ağırlıklı olarak yerleşik hayata geçişe bağlı olarak toplumsal değişimi yansıtan aile betimlemeleri yer almaktadır. Akdeniz havzasında ve tüm Önasya’da bu resim sanatı örnekleri eşsizdir.

Feldspat mineral madenciliğine derhal son verilmezse Anadolu ve Ege yegâne bir arkeolojik/doğa değerini kaybedecektir. Latmos, 8000 yıllık bir dönemi kapsayan bir Açıkhava müzesi konumundadır. Ayrıca kayaların doğal aşınmaları nedeniyle dünyada az görünen bir coğrafya parkı niteliği taşımaktadır. Burada yetişmiş fıstık çamı ormanları (Pinus pinea) Türkiye’nin en büyükleri arasında yer alır.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na (WWF) göre doğal bitki örtüsünün zenginliği, nadir, endemik ve tehlike altındaki bitki türleriyle Beşparmak Dağları botanik bilimi açısından Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı’ndan biridir. Büyük bir bölümü “acil” koruma ihtiyacında olan bu alanlar ve barındırdıkları biyoçeşitliliğin gelecek kuşaklara güvenli bir şekilde aktarılmasını sağlamak borcumuzdur.

Bölgenin botanik bilimi açısından çok önemli olan florasında 7’si endemik toplam 22 adet tehlike altında bitki tak-sonu yer almaktadır. Bunlardan 2 tanesi “küresel”, 6’sı “Avrupa ölçeğinde”, 14’ü ise ulu-sal ölçekte tehlike altındadır. Bir siklamen türü olan Cyclamen mirabile ile bir orkide türü olan Comperia comperiana, ülkemizin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi gereğince korunması gereken türlerdir.

Bu dağlar aynı zamanda ülkemizdeki beş yabani kedi türünden biri olan Karakulak (Caracal caracal) ile tehlike altında bulunan Akkuyruklu Kartal’ın (Haliaeetus albicilla) son doğal yaşam alanlarıdır.

BEŞPARMAK DAĞLARI(LATMOS)’NDA KORUMA SINIRLARI ÇİZİLDİ

Antik çağda Latmos olarak bilinen Beşparmak Dağları, yukarıda kısaca anılan özellikleriyle tam bir milli park olma potansiyeli taşımakta ve son yıllarda alternatif turizm faaliyetleri yapmak isteyen seyahat acentelerinin ziyaretçilerin giderek artan boyutlarda ilgisini çekmektedir.

Bu bölgeyi turizme açmak için büyük bir bütçe gerekmemektedir. Yerel halk da bu turizmden faydalanabilirken, şu anda yürütülen madencilik faaliyetlerinden dolayı (ağaç kesimi, toz ve doğa tahribatları gibi) hayat kalitesi olumsuz etkilenmektedir. Halkın büyük bir bölümünün geçim kaynağı çamfıstığı, zeytin, bal üretimi ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bugün için bu kaynaklar birçok yerde tüketilmiş durumdadır. Rüzgâr tarafından havaya karışan ve yağmur sularıyla tarım arazilerine giren maden tozu ise yerel halkın sağlığını da tehdit etmektedir. Aynı zamanda 6 yerleşim biriminden gecen maden kamyonları nedeniyle ulaşım yolu kullanılamaz hale gelmektedir. Latmos’taki köylerin arasında en çok etkilenmiş olanı Karakaya Köyüdür.

Feldspat minerali Türkiye’de başka bölgelerde de bulunmaktadır, oysa Latmos dünya kültür ve doğa mirası yönünden eşsizdir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, NABU-Derneği Almanya, WWF-Türkiye, ve Kuşadası’nda yerleşik doğa koruma derneği EKODOSD, Associazione Internazionale di Archeologia Classica (AIAC) İtalya ve Association pour le Rayonnement de l’Art Pariétal Européen (ARAPE) Fransa ile birlikte Latmos’un korunmaya alınıp Milli Park ilan edilmesini talep ediyoruz.

Batı Anadolu’nun en bakir alanlarından biri olan Beşparmak Dağları (LATMOS), Neolitik Dönemden, Osmanlı Dönemine dek uzanan zengin tarihiyle adeta bir açık hava müzesi gibidir. Bir heykeltraşın elinden çıkmış gibi duran benzersiz kaya şekilleriyle, dünyada çok az yerde görünen bir coğrafya parkı niteliğindedir. Tarihin geçmiş dönemlerinden günümüze kadar gelen zengin kültür varlıklarıyla dolu olan Beşparmak Dağları’ndaki en önemli miraslarından biri, Tarih Öncesi Kaya Resimleridir. Yaklaşık 30 yıldır Latmos’un bakir coğrafyasında çalışmalar yürüten Alman arkeolog Dr. Anneliese PESCHLOW tarafından keşfedilen ve Batı Anadolu’da yeni bir kültür olarak tanımlanan bu resimler, Latmos’un çekirdek bölgesinde yoğunlaşmıştır. Aynı alan içinde kaya resimlerinin yanı sıra savunma kaleleri, manastırlar, antik taş döşeme yollar, freskler, kutsal alanlar, kaya mezarları ve yaşam alanlarından oluşan pek çok kültür varlıkları Latmos’un eşsiz coğrafyasına dağılmıştır. Burada ki zenginlikleri tehdit eden en büyük unsur ise maden ocaklarıdır. Dağın çekirdek bölgesine uzunca bir süredir maden şirketleri tarafından işletme talepleri bulunmaktaydı. Ekli haritada da görüldüğü gibi, kırmızı bir hatla sınırlandırılmış olan bölge, aylardır süren çalışmalar sonucunda Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 4491 Sayılı Kurul kararıyla koruma altına alınarak, maden faaliyetlerine kapatılmıştır. Engebeli arazilerde ve zor koşullarda süren çalışmalar, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun koordinasyonluğunda gerçekleşmiş, Aydın ve Milet Arkeoloji Müzeleri arkeologları ve sanat tarihçileri, Aydın Büyükşehir ve Söke Belediyesi arkeologları ve EKODOSD katkıda bulunmuştur. Beşparmak Dağları’nın güney bölümü Muğla İli sınırları içinde bulunduğundan, aynı çalışmanın Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından yapılarak, Aydın İli sınırları içinde belirlenen koruma alanıyla birleştirilip bir bütün haline getirilmesi, Latmos’un bütünsel geleceğine olumlu katkı yapacaktır. Aydın Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu ve müzeler, kurulun belirlediği sınırların dışında kalan yerlerde de kültürel varlıkların tespit ve tescil çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir. Beşparmak Dağları, ekoturizm potansiyeli taşıyan Türkiye’de ki en önemli doğa ve tarih alanlarının başında gelmektedir. Son yıllarda dünyada en çok rağbet gören turizm çeşitlerinden biri ekoturizmdir. EKODOSD’un, Hollanda Utrech turizm fuarında yapmış olduğu tanıtım çalışmalarında gelen ziyaretçiler arasında en çok ilgiyi çeken yer Beşparmak Dağları olmuştur. Kuşadası, Didim ve Bodrum gibi turizm kentlerinin ortasında bulunması da bir avantajdır. Hem Aydın’ın hem de ülkemizin tanıtımında önemli katkılar yapacak bir doğa ve tarih alanıdır. Bölgede yaşayan yöre insanlarının geleceğini yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle son yapılan çalışmalar çok önemlidir. Yapılan çalışmalarda başta Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olmak üzere, katkıda bulunan diğer kurumlara teşekkür ederiz.

milli

miili3

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar