...
HAVA DURUMU
SAKARYA

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 12823 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

 KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal  “TİS tiyatrosu devam ediyor”

17 Eylül 2021 - kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset» KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal  “TİS tiyatrosu devam ediyor”
 KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal  “TİS tiyatrosu devam ediyor”

 KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal  Sakarya’da

HEBER-CANLI YAYIN-FEHMİ DUMAN-FOTOĞRAF NECLA BAKAN/Sakarya

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu  İl Temsilcisi Yüksel Kaçar  Basın toplantısı açılış konuşmasını yaptı.

Basın Toplanyısında  KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal ” toplu sözleşme, ölümü gösterip sıtmaya razı etme mutabakatıdır.”dedi

Genel Sekreter Şenol Köksal”5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi olarak ailelerimizi de kattığımızda 20 milyonluk geniş bir kitlenin geleceğini doğrudan ilgilendiren “toplu sözleşme” görüşmeleri sonuçlandı.”

Hemen baştan ifade edelim ki, bu toplu sözleşme, ölümü gösterip sıtmaya razı etme mutabakatıdır.

Bilindiği üzere KESK olarak hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı ilk teklifine ilişkin basın toplantımızda bugün varılan mutabakatın içeriğine ilişkin tehlikelere dikkat çekmiş tehlikenin sonuçları üzerinden de 27 Ağustos’ta yurt genelinde üretimden gelen gücümüzü göstermiş, tüm şube ve temsilciliklerde 1 günlük iş bırakma yapılmıştır.

TİS tiyatrosu devam ediyor

İktidar ve onun sendika kolunun oynadığı TİS tiyatrosu ile 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi bir “oldubitti” durumu ile karşı karşıya bırakıldı. AKP İktidarının 5,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye verdiği değer de böylece ortaya çıkmış oldu.

Hatırlayalım;

Masa da  “yetkili” sıfatı ile oturan ve onun dönem ortağı konfederasyon 2022 için %21 maaş artışı artı %3 refah payı artı 600 TL önceki dönem kaybı talep etmiştir. Yani 2022 yılı için %39 maaş artışı talep etmişken, buna karşın 2022 yılı için altışar aylık dilimler halinde %.5+%7 maaş artışına imza atmıştır.

Yine 2023 için %17 maaş artışı + %3 refah payı tekliflerine karşılık altışar aylık dilimler halinde %8 + %6 oranına imza atılmıştır.

Kısacası iki yıl için toplamda %67,2 maaş artışı teklif eden “yetkili” konfederasyon ve dönem ortağı iki yıl için toplamda %26 oranına imza atmıştır.

Bir 2 kişi, oturan insanlar, ayakta duran insanlar ve şunu diyen bir yazı 'ca t ayacak stiyoruz!' görseli olabilir

Teklif ve varılan mutabakat arasında iki yıl için toplamda 41 puan fark vardır. Bunun anlamı 5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin en az bir yılının çalınmasıdır. 

Buna rağmen sanki büyük bir lütufmuş gibi,  altışar aylık dönemlerde enflasyon farkının oluşması durumunda söz konusu farkın maaşlara yansıtılacağı ifade edildi.

Öte yandan refah payı talebi yine görmezden gelinmiştir. Bunun yerine hali hazırda sadece sendika üyesi kamu emekçilerinin yararlandığı 3 ayda 135 TL tutarındaki toplu sözleşme ikramiyesi 265 TL artırılarak 3 ayda 400 TL’ye çıkarılmıştır.

Ancak, söz konusu artıştan sendika üyesi olmayan ve 4688 sayılı yasaya göre sendika üyesi olması yasaklanmış bulunan toplamda en az 1 milyon 800 bin kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi ve iş kolu örgütlülüğü %1 in altında kalan sendikaların üyeleri yararlanamayacaktır.

Dolayısıyla yetkili sendikanın toplu sözleşme ikramiyesinde artışını refah payı talebi ile kıyaslanması veya “refah payı vermiyoruz ama toplu sözleşme ikramiyesini arttırdık” denmesinin bir karşılığı yoktur.

Ayrıca mutabakatın sunumunda Üç yıl önce bizzat AKP iktidarı tarafından verilen 3600 ek gösterge sözü hakkında “toplu sözleşme dönemi içinde yapacağımız çalışmaları meclise yasa haline getirilmek üzere göndereceğiz” denilmiş kimlere nasıl verileceği açıklanmamıştır.

Bir 3 kişi, oturan insanlar ve şunu diyen bir yazı 'KESK 1995 kçileri Gerçek Toplu Sözleşme İstiyoruz! SEN İnsanca ayacak ret Artı stiyoruz! M ekçileri K பபாமி' görseli olabilir

Yıllardır kadro bekleyen, bugün sayıları beş yüz bini aşan sözleşmeli personel  konusu ise “3+1 sistemi üzerinde çalışacağız” gibi net olmayan, köşeli ‘vaatlerle geçiştirilmiştir.

Kısacası 3600 ek gösterge ve sözleşmeli personel konularında yine suya yazı yazılmış, milyonların beklentisi önümüzdeki dönemin seçimlerinin yatırımı olarak çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenmiştir.

Durum ortada olmasına rağmen “çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” nutukları atılmıştır. Türkiye pandemi döneminde dünyada vatandaşlarına en az doğrudan yardım eden ülkelerin başında gelmesine rağmen, sefalet oranındaki artışlara gerekçe olarak pandemi harcamaları gösterilmesi de manidar olmuştur.

Bir 1 kişi ve oturuyor görseli olabilir

Bir 1 kişi, oturuyor ve şunu diyen bir yazı 'ak ruz! TE' görseli olabilir

Bir 1 kişi ve sakal görseli olabilir

Bir 1 kişi, ayakta ve takım elbise görseli olabilir

Bir 2 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

Bir 1 kişi görseli olabilir

Bir 1 kişi, oturuyor, ayakta ve şunu diyen bir yazı 've Sendikası Bilim Emekçileri M MS S nekçileri' görseli olabilir

Bir 6 kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan görseli olabilir

Bir 3 kişi ve şunu diyen bir yazı '"Satış Sözleşmesi" Değil, M SEN Gerçek Toplu Sözleşme İstiyoruz! İnsanca ស sayacak cret Artı stiyoruz! KESI 1995 MSV M nekçileri K ககக' görseli olabilir

Bir 3 kişi ve şunu diyen bir yazı 'M KESK 1995 "Satış Sözleşmesi" Değil, Gerçek Toplu Sözleşme İstiyoruz! İnsanca sayacak cret Artı stiyoruz! Tekçileri M ekçileri K RETA SEEEE' görseli olabilir

Tüm bunlardan sonra biz TİS masasında ne demiştik;

İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret,

Halktan Yana Bir Kamu Hizmeti,

Temel Gelir Güvencesi,

Güvenceli İstihdam, Güvenli Gelecek,

Demokratik Adil Bir Çalışma Yaşamı,

Demokratik, Grevli Toplu Sözleşme,

Ülkemizde çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan gerçek enflasyonun %45’i aştığını,

İğneden ipliğe her şeye zam yağmurunun devam ettiğini,  

Üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki makasın tam 26 puan açıldığı dolayısıyla hayat pahalılığının önümüzdeki dönemde bırakalım düşmeyi daha da artacağının açık olduğu koşullara rağmen tüik verilerine dayanan enflasyon açıklamalarına hiç kimsenin inanmadığını ifade ederek,

Masada;

Kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesini,

Emekli olduğumuzda maaşlarımızın yarı yarıya düşmesine yol açan ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını,

Farklı adlar altında güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesini,

“4/C’li 4/B’liler” olarak bilinen kamu emekçilerinin ek ödeme, emeklilik gibi temel sorunlarının çözümünü, 

Sayıları yüz bini aşan Yardımcı Hizmetler Sınıfının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini,

Torpilin, kayırmanın kapısını sonuna kadar açan mülakat sitemine son verilmesini,

OHAL KHK’leri ile sorgusuz-sualsiz işinden ekmeğinden edilen kamu emekçilerinin görevine iadesini,

İstanbul Sözleşmesinin uygulanması, 190 Sayılı ILO şiddet ve taciz sözleşmesinin onaylanmasını,

EYT Hukuksuzluğuna, Haksızlığına Son verilmesini,

Zorunlu BES kesintilerinin son bulmasını,

Kadın kamu emekçilerine yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi için kadın taleplerinin kadın emekçiler tarafından görüşülmesi ve mutabakat metninde ayrı bir başlık altında yer almasını,

Kamu kurumlarında ücretsiz kreşler açılması, söz konusu kreşler açılıncaya kadar kreş yardımı verilmesi gibi birçok talebimizde oldu.

KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu TİS mutabakatını KABUL ETMİYORUZ!

Biz her şeye rağmen sendika-konfederasyon olmanın gereğini yerine getirmeye devam edeceğiz. Kamu emekçilerinin ve emeklilerinin hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmekle görevli olduğumuzun bilinci ile 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisinin sesi olmayı sürdüreceğiz.            Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Yaşasın KESK 

Bir 2 kişi ve ayakta duran insanlar görseli olabilir

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar