Dolar : Alış : 7.3797 / Satış : 7.3930
Euro : Alış : 8.9778 / Satış : 8.9939
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya20°CRüzgarlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11126 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Karadeniz bir başka güzel

14 Ağustos 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Karadeniz bir başka güzel
Karadeniz bir  başka  güzel

Karadeniz bir  başka  güzel

 

Pamukova’dan  yola  çıktı  son  durak  BATUM

 

İş  adamı Ahmet Şen’in  izlenimleri  sakarya54.net’de

 

Karadeniz zümrüt yeşili ormanlarla çevrili Uzungöl, tarihi taş kemer köprüleriyle ünlü Fırtına Vadisi, şelaleleri, kaplıcaları ve geçit vermez ormanlarıyla ünlü Kaçkar dağlarının eteklerinde Ayder Yaylası’nı, çay bahçeleri içerisinde muhteşem güzellikte konakların bulunduğu Fındıklı – Çağlayan Deresi’nindeki izlenimlerini  bizler  için  anlatıyor.

KARADENİZDEN3

AYDAERYAYLASI1

BU1

İŞTE   KARADENİZ

Samsun
Samsun, Karadeniz’in en büyük şehri. Ne de olsa merkezinde, ortasında bulunuyor Karadeniz’in. Türkiye’nin merkezi Ankara’dan Karadeniz’e Karayolu bağlantısı Samsun üzerinden sağlanıyor. Samsun’dan batıya Sinop’a doğuya, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve hatta Artvin’e ulaştırıyor bu yollar. Bölgenin en büyük havalimanı da Samsun’da Samsun — Çarşamba arasındaki o güzelim ovada.
Samsun limanı da bölgenin en eski limanlarından. Ulusal kurtuluş savaşımızın büyük önderi Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya işte bu limandan, Samsun’dan ayak basmış. O zaman liman tesisleri yokmuş, bir iskeleymiş Samsun, o da küçük teknelerin yanaşabildiği. Atatürk’ün Samsun’a getiren Bandırma Vapuru, ulusal kurtuluş savaşının da sembolü olmuş ama bu sembolün kıymeti bilinmemiş te, 1950 ‘li yıllar da hurdaya çıkarılmış satılmış. Şimdi o güzel geminin aynı büyüklükteki ve tasarımdaki yeni örneği, limanın doğu ucundaki Doğu Parkta Müze olarak sergileniyor.
ORDU

Doğu Karadeniz Bölgesinin kapısı konumundaki Ordu ili, doğa güzellikleri, bitki örtüsü, mavi ve yeşilin kucaklaştığı kıyıları, koy ve kumsalları, hemen kıyı şeridinden başlayan dağları, yükseltilerindeki uçsuz  bucaksız ve birbirinden güzel yaylaları ile tarihin yanı sıra kültür ve doğa turizminde de geleceği parlak  bir şehirdir.  100 km.lik kıyı şeridi bulunan Ordu ili’nin 60 km.lik kıyı bölümü kumsallardan oluşmaktadır. Bu özelliği ile diğer Karadeniz illerinden farklı bir yapıya sahiptir. Yörenin dağlar ve ormanlar ile kaplı olması, zengin florası ve sukuneti ziyaretçiler için çekici bir  özellik olarak kabul edilmektedir. Ordu ilinin sosyal ve kültürel yapısı, turizmin gelişmesi için de oldukça  uygundur.  Henüz doğallığını koruyan ve diğer illere göre bozulmamış kıyılarımız, deniz turizmi potansiyelimizi  oluşturmaktadır.

Zengin turizm potansiyeline sahip ilde kıyı turizmi, yayla turizmi, trekking, yamaç paraşütü gibi etkinliklere imkan sağlayacak unsurlar mevcuttur. Yöresel mutfağını tanımak ve Karadeniz’in lezzetli balıklarını  tatmak için Ordu’yu mutlaka gezip görmelisiniz.

Ayder Yaylası :
 Bugün Rize’nin en popüler merkezi durumunda olan Ayder, Çamlıhemşin İlçesi’nin 19 km güneydoğusunda konumlanır. 1218 m rakıma sahip, Fırtına Deresi’nin sesi içinde metrelerce yüksekten akan Gürgendibi ve Gelintülü Şelalaeri’ne yürüyüş mesafesinde ve diğer görülmeye değer pek çok yerin geçiş noktası konumundadır. Kaçkar Dağları’na kuzey yönünden yapılan tırmanışların başlangıç noktasıdır. Yaylada bungalovdan tipik yayla evi konseptine, aile pansiyonundan otele pek çok konaklama seçeneği mevcuttur. Her Türlü alt yapı hizmeti tamamlanmış olan yayla, tatail kasabası görünümündedir. Zengin flora ve faunasının yanısıra kaplıcası da ünlüdür, çam ormanları ve Kaçkar manzarasının tam ortasındadır. Ayder Balı da yaylada tadına bakılması gereken lezzetlerdendir.
ayder-yaylasayder-yaylasi-2ayder-yaylasi11ayder-yaylası-nasıl-

 Rize farklı noktalarında yükseklerden akan şelaleleriyle doğa harikası manzaralar sunar. Bölgede yapacağınız yürüyüşlere huzur verici sesi ve heybetiyle eşlik eden bu şelalelerden en bol suya sahip olanı ve Kaçkar Dağları Milli Parkı içinde yer  alan Palovit Şelalesi’dir. Çayeli İlçesindeki Ağaran Şelalesi mutlaka mola verilmesi gereken duraklardandır. Ayrıca Çamlıhemşin İle Ayder Yaylası arasındaki Tar Deresi’nden  birçok küçük düşümlü şelale akar. Bunların en uzunu ve seyrine doyum olmayanı Bulut Şelalesi’dir. Üç kademeli olarak yaklaşık 250 m yükseklikten akar. Ayder Turizm Merkezi’ndeki Gelintülü Şelalasi  de en bilinen ve en çok fotoğrafı çekilen şelalelerdendir, 23 m yüksekten düşüp Fırtına Deresine kavuşur. Çamlıhemşin’e 34 km uzaklıkta bulunan Topluca Köyü’ndeki Çoponi Şelalesi bir başka tabiat harikasıdır. Ayrıca Palovit, Manle, Cimil, Eğvane şelaleleri de görülmeye değer yerlerdendir.

Uzungöl

Uzungöl, Trabzon ilinin Çaykara ilçesine bağlı turistik mahalle.

Sık ormanları ve doğal güzelliği ile iç ve dış turistleri cezbetmektedir. Adını kıyısında bulunduğu gölden alır. Bu göl yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuştur.

Yerleşim tarihte ilk olarak 1586 yılı kayıtlarında Rumca “Saraho” ismiyle görülmektedir. Kayıtlara göre, bölgede ilk kalıcı yerleşim 1650’li yıllardan sonradır. Müslüman olmayan 12 haneden oluşan yerleşime sonraki dönemde Müslüman halkın gelişiyle nüfus artmış ve 1876 kayıtlarında yerleşim 229 hane olarak yer almıştır. “Şerah” adıyla da tarihte anılan yerleşim Cumhuriyet’in kuruluşu sonrasında uzun yıllar Of İlçesi’ne bağlı olarak kalmıştır. Çaykara’nın ilçe olduğu 1948 yılından itibaren ise bölgenin tamamı bu ilçe sınırları içerisinde kalmaktadır. 1969 yılında kurulan Uzungöl Belediyesi, 6360 Sayılı Kanunla kapatılmıştır.

Uzungöl, Trabzon’a 99 km, Çaykara’ya ise 19 km uzaklıktadır. Türkiye’nin yağmur ormanlarının bulunduğu, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları’nın birleşim yerinde bulunmaktadır. Bu bölge aynı zamanda yerkürenin ılıman bölgede bulunan en yaşlı ormanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bol yağış ve nisbi ılıman iklimi sayesinde yılın her mevsiminde yeşildir. Demirkapı ve Soğanlı dağlarında tespit edilmiş 60’tan fazla endemik bitki türü bulunmaktadır. Yabanıl hayvan hayatı açısından da zengin bir çevre içerir. Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde toplam 59 adet memeli ve 250 adet kuş türü tespit edilmiştir. Burada memeli hayvanlardan, Boz ayı, Karaca, Kurt, Çakal, Tilki, Yaban domuzu, Vaşak, Porsuk, Sansar, Su samuru, Çengel boynuzlu dağ keçisi, Yaban keçisi vb türler bulunmaktadır. Özel Çevre Koruma Bölgesinin bitkisel biyolojik çeşitliliğin saptanması amacına yönelik bölgede yapılan çalışmalarla, alanın flora ve vejetasyonu belirlenmiş olup,alanda 125 alttür, 68 varyete olmak üzere 311 cinse ait toplam 658 adet bitki taksonu tespit edilmiştir. Uzungöl bölgesinde ikisi kuyruklu kurbağa olmak üzere toplam sekiz farklı amfibi türünün yaşadığı saptanmıştır. Uzungöl; Doğal Sit Alanı, Özel Koruma Çevresi ve Tabiat Parkı gibi koruma statülerine sahiptir.

fırtına1fırtına2fırtına3

Fırtına Deresi

Fırtına Deresi, Doğu Karadeniz’de yer alan akarsulardan birisi olup, Kaçkar Dağları’nın Karadeniz’e bakan yamaçlarındaki derelerin birleşmesi ile oluşmuştur. Rize Ardeşen’in yaklaşık 2 km batısında Karadeniz’e dökülen Fırtına deresi, 57 km uzunluğundadır. Çay bahçeleri içerisinden geçen, üzerindeki kemer köprülerle süslü Fırtına deresi, raftinge elverişli parkurlara sahiptir.

Rize – Ardeşen kara yolundan, güneye çıkan karayolu takip edilerek 22. km’de Çamlıhemşin ilçesine ulaşılır. Çamlıhemşin’in yaklaşık 1 km güneyinden parkura başlanılabilinir. (km: 0) 5. kilometrede iri kayalara dikkat edilmelidir. 7. km, 8. km ve 9. kilometrede tehlike arz eden geçişler olduğu için suyun iyi incelenmesi gerekir. 12. kilometrede batı yönünde kalan yamaçtaki Duygulu şelalesi yöreye ayrı bir güzellik vermektedir. Parkuru, Fırtına deresinin Karadeniz’e dökülmeden önce uygun bir yerinde bitirmek mümkündür.

Yaklaşık 23 km süren parkur boyunca derenin yatağı çok taşlık olup, suyun debisine göre 3 – 4 – 5 zorluk derecesinde yerler vardır. Aşırı yağmurlarda dikkat edilmelidir. Fırtına Deresi bütün yıl boyunca akarsu sporu için uygundur.

Fırtına Deresi, Kaçkarlarda bulunan ve yerli turistler kadar yabancı turistlerin ve doğa tutkunlarının uğrak yeridir.

Fırtına deresi yükseklerden inerken birçok kola ayrılır. Bu kollar dağın yamaçlarında akarken ormanın içinde birçok irili-ufaklı göller ve çağlayanlar meydana getirirler. Fırtına deresi özellikle son yıllarda rafting sporuna meraklı olanlar için ideal bir merkez halini almıştır.

2013 senesinde Fırtına Deresi’ni denizle birleşiminin olduğu yerde, Recep Yazıcıoğlu’nun adını taşıyan Türkiye’deki ikinci yapay parkuru yapılmıştır.

Fırtına Deresi havzası Rize ilinin Ardeşen ve Çamlıhemşin ilçelerinin Sınırları içerisinde yer almakta olup, 1177,03 km²’lik yüzölçümü ile Doğu Karadeniz’deki en büyük akarsu havzalarından biridir. Kuzeyden Karadeniz, güneyden Kaçkar ve Soğanlı dağlarının su bölümü çizgisi ile sınırlanmıştır. Deniz kıyısından hemen duvar gibi yükselen dağlar 40 km kuş uçuşu mesafede 3900 metrelere ulaşır. Türkiye’nin 4. büyük zirvesi olan Kaçkar Dağı 3932 m çalışma sahasını güneyden sınırlayan su bölümü hattının en yüksek noktasıdır. Yine, Verçenik Dağı (3711 m), Altıparmak Dağı (3562 m) sahayı güneyden sınırlayan yüksek kütlelerdir. Çalışma sahasını doğuda Çağlayan Deresi havzası, batıda ise Ortaköy Deresi havzası ile sınırlanmıştır.

HOPA103

HOPA

Artvin’in ilçelerinden olan Hopa, Karadeniz sahilindeki son ilçe. Doğu sınırımızda bulunan Hopa, Karadeniz bölgesindeki pek çok yer gibi görülmeye değer bir yer. Sizin de yolunuz Hopa’ya düştüyse gezilecek yerler listemize göz atmadan gezinize başlamayın.

Doğal Güzellikler: Hopa, doğal güzellikleri ile tipik bir Karadeniz ilçesi. Yemyeşil ormanları, tertemiz havası ve doğası ile Hopa’nın görülmeye değer pek çok doğal güzelliği var. Camburnu Tabiat Koruma  alanı da bunların başında geliyor. Koruma alanı olarak belirlenen bu doğal parkta keyifli geziler yapabilir, tabiat ile iç içe doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Eğer yaz aylarında Hopa’da bulunuyorsanız Hopa plajlarını da gezmenizi öneriyoruz. Karadeniz’in masmavi ve tertemiz denizinin keyfini çıkarabileceğiniz plajların başında Kemalpaşa Plajı ve Kopmuş Plajı geliyor.

 Orta Hopa Camii: Hopa geziniz sırasında tarihi bir durakta soluklanmak isterseniz  orta hopa camiini gezebilirsiniz. 19. yy’dan kalan bu yapının özellikle kubbesi ve tavan döşemeleri oldukça dikkat çekici.

   Hopa Limanı: Karadeniz’in dünyaya açılan kapısı olarak bilinen Hopa Limanı, ilçede gezebileceğiniz yerler arasında. 1997 yılında özelleştirilmiş olan Hopa Limanı, ilçenin en hareketli yerlerinden biri.

       Artvin: Hopa’nın bağlı olduğu Artvin, doğal ve tarihi gezi noktaları ile uzun ve keyifli bir rota çiziyor tatilcilere. Eğer vaktiniz varsa Hopa’yı gezdikten sonra Artvin’in diğer güzelliklerini de keşfedebilirsiniz. Milli parklar, yaylalar, vadiler, kanyonlar, tarihi kaleler, kilise ve manastırlar ve plajları ile Artvin her köşesinde farklı bir güzellik barındıran bir şehir.

BATUM11

Batum

Batum  Gürcistan’ın özerk cumhuriyeti Acara’nın başkenti olan Karadeniz kıyısındaki liman kenti. Nüfusu 200.000 olan Batum, önemli bir liman ve ticaret merkezi olarak hizmet vermektedir. Subtropikal bir bölgede yer almaktadır. Narenciye ve çay gibi tarımsal ürünler bakımından zengindir.

Batum, Transkafkasya Demiryolu’nun ve Bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezidir. Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve subtropikal iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir. Petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. Türkiye’yi karayoluyla Gürcistan ile Azerbaycan’a ve Orta Asya cumhuriyetlerine bağlayan Sarp Sınır Kapısı Batum’a açılır.

Batum’un eski Yunan kolonisi olarak Batis adıyla kurulduğunu sanılır. Kent, ortaçağa değin Gürcü krallıklarının ve prensliklerinin yönetimlerinde kaldı.

İlkçağ’da Pers İmparatorluğu’nun egemenlik sınırı içinde “Bathys” diye anılan kent, önce Pontos Krallığı’nın daha sonra ise Romalıların eline geçti. Ortaçağda Gürcistan’a bağlandı. XIII. yy’da Moğol egemenliğine girdi.

1564’te Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlılar tarafından fethedildi. Lazistan Sancağı’nın merkezi oldu. 314 senelik Osmanlı egemenliğinden sonra, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Rusya’nın işgaline uğradı. Ayastefanos Antlaşması ve Berlin Antlaşması ile şehir Rusya’ya bırakıldı. I. Dünya Savaşı sırasında Rusya’nın bölgeden çekilmesiyle şehir Brest-Litovsk Antlaşması uyarınca 14 Nisan 1918 tarihinde Osmanlı Devleti’ne geri verildi. Mondros Mütarekesi uyarınca önce İngilizlere, sonra Gürcistan’a bırakıldı.

1918 yılında kurulan Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti sınırları içinde kaldı. Misak-ı Milli sınırları içerisinde sayıldığı için, Akif Sümer, Ahmet Fevzi Erdem, Ali Rıza Acara, İmamzade Edip Dinç ve Hahutzade Ahmet Nuri Efendi, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Batum milletvekilleri olarak katıldılar. Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Artvin ve Ardahan geri alınırken, 7 Mart 1921’de Batum da alındı, Fakat 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova Antlaşması gereğince Bolşevik ordularının ele geçirdiği Gürcistan’a bırakıldı. Ancak cepheye antlaşma ile ilgili haber ulaşmadığı için 20 Mart’ta 11. Kızıl Ordu’ya bağlı süvari alayı, TBMM Ordusu birliklerine saldırdı ve bir kısımını esir aldı.

1877 öncesinde 15.000’e kadar yükseldiği şeklinde bilgiler mevcut olan Batum bölgesinin şehir nüfusu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile buradaki Müslümanların Anadolu’ya doğru göçleri sonucunda 8.671’e kadar gerilemiştir. 1880 yılından sonra ise başta petrol olmak üzere sanayinin gelişmesi ve Batum demiryolunun yapılması gibi nedenlerle Batum’un şehir merkezinde, Rus ve Ermenilerin nüfusu artmaya, Müslümanların sayısı ise azalmaya başlamıştır. Böylece 1917 yılına gelindiğinde Batum’un şehir merkezinde Müslüman nüfusun oranı %15’lere kadar gerilemiştir. Fakat 1918 yılında şehrin Osmanlı idaresine geçmesi ile 1878’den sonra şehirden ayrılanların geri dönmeye başlaması sonucunda Müslümanların nüfus oranı %37’ye kadar yükselmiştir.

Kent, 16 Temmuz 1921’de kurulan Acara Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi oldu. Moskova Antlaşması’nın teyidini sağlayan Kars Antlaşması sonucunda Sovyet Gürcistanı’na bırakılması onandı. Yapılan antlaşmaya göre Acaristan özerk cumhuriyetinin özerkliği Türkiye devletinin garantörlüğü altındadır. Batum (Acaristan) Rusya’ya verilirken bazı kurallara uyma zorunluluğu ile bırakıldı. Bunlardan en önemli maddesi: Batum (Acaristan) sınırları içindeki halkın etnik kimliğine, dini kimliğine kesinlikle müdahale edilmeyeceğidir. Bu kurallara uyulmaması halinde ise Türkiye Cumhuriyeti Devletinin müdahale hakkı vardır.

Gürcistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Acara özerk cumhuriyeti yönetiminin başına Aslan Abaşidze geldi. Mayıs 2004’te Abaşidze iktidarı, merkezi yönetimin desteğindeki halk hareketiyle son buldu.

of1anka1 anka2 anka3 anka4 anka5 araklı1 araklı3 aralık2

YOL BOYU

AYDAERYAYLASI1AYDAERYAYLASI2AYDAERYAYLASI3AYDAERYAYLASI4AYDAERYAYLASI5AYDAERYAYLASI6AYDAERYAYLASI7AYDAERYAYLASI78BATUM1BATUM2BATUM3BATUM4BATUM6BATUM7BATUM8BATUM9BATUM11BATUM12BATUM13F13FI1FI2FI3FIRTINAVADİSİFIRTINAVADİSİ1HOPA1HOPA2HOPA3HOPA4HOPA5HOPA6HOPA8HOPA10HOPA103HOPA1001HOPA1002KADADENİZDEN2KARADENİZDEN1KARADENİZDEN3LAZ1LAZ2LAZ3LAZ4LAZ5LAZ6LAZ7ORDU1ORDU2ORDU4ORDU5ORDU6ORDU7SAMSUN2SAMSUN3SAMSUN5SAMSUN7SAMSUN9UZUNGÖL1UZUNGÖL2UZUNGÖL3UZUNGÖL4UZUNGÖL5UZUNGÖL6UZUNGÖL7UZUNGÖL8UZUNGÖL9UZUNGÖL11

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar