Dolar : Alış : 7.4485 / Satış : 7.4619
Euro : Alış : 9.0235 / Satış : 9.0397
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya4°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11100 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

IŞİD Örgütü ABD-İsrail sosyal mühendislik eseri

13 Haziran 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»IŞİD Örgütü ABD-İsrail sosyal mühendislik eseri
IŞİD Örgütü ABD-İsrail sosyal mühendislik eseri

IŞİD Örgütü ABD-İsrail sosyal mühendislik eseri- Makia Freeman

IŞİD örgütünün aslında ABD-İsrail güçlerinin sosyal mühendislik eseri olduğu gökyüzünün mavi renginde olduğu kadar gerçek. Örgüt bayrağındaki siyah ve beyaz renkler kadar açık. Alternatif bazı haber kaynakları okuyucusu için bu durum gayet açık olabilir, ancak,  bu makale IŞİD örgütünün arkasında gerçekten kimin olduğu konusunda hala da yeterli bilgi sahibi olmayan çoğunluk için kaleme alınmıştır. Hangi tanımlamayla adlandırılsa adlandırılsın yine değişen bir şey olmaz;  – IŞİD, İslam Devleti (İD) veya DEAŞ  (ISIS, ISIL, IS) – ; IŞİD örgütü bazı jeopolitik hedeflere ulaşmak üzere ABD ve İsrail yönetimlerinin mühendislik eseri olarak peydahlandı. Bu örgüt, Suriye ve Irak gibi bazı seküler ve Şii Arap yönetimlerini terörize etmek ve daha sonra yıkmak üzere tasarlanan dinsel bir hilkat, köktenci bir yapılanma ve Sünni terörist bir organizasyondur. Ama hiç te “İslami” değildir. Örgüt mensupları Müslüman olabilir ve İslam Devletini de savunabilirler. Ancak, en çok Siyonizm’in hedeflerine hizmet ediyorlar.

Birçok insanın IŞİD örgütünün belirlediği hedef uğruna mücadele vermesi çok şaşırtıcı değil mi?  Dünya kamuoyu özellikle İslami terörizm ve İslam gibi kavramlar etrafında dolaşan, aldatıcı bir söylem olan terörle mücadele propagandası bombardımanına maruz kaldı. Aslında IŞİD örgütünü tanımlayan en doğru ifade; Siyo-İslami veya radikal Siyo-İslam şeklinde olabilir. CIA ve Mossad gibi gizli istihbarat servisleri böylesi bir örgütü kotarmak üzere kolları sıvamışlardı. İŞİD örgütünün ABD – İsrail güçlerinin sosyal mühendislik eseri olduğuna dair bazı çarpıcı noktalar aşağıya çıkarılmıştır:

Kamuoyu IŞİD Örgütü varlığında DIA Doc’ten sızan bilgilerden haberdar oldu.

Savunma İstihbarat Ajansı DIA (Defence Intelligence Agency) küresel düzeyde faaliyet gösteren 16 askeri istihbarat servislerinden birisidir. Adli İzleme Örgütü’nün (Judicial Watch)  elde ettiği sızan belgelere göre DIA 12 Ağustos 2012’de şöyle bir bilgi rapor etmiştir:

“Batı Suriye’de (Haseke ve Deyrizor) ilan edilmiş veya adı konulmamış bir Selefi Eyaleti kurma olasılığı olduğunu… Suriye’deki muhalefeti destekleyen güçlerin, Suriye yönetimini izole etmek amacıyla, istedikleri şey tam da böylesi bir durumdur.”

IŞİD örgütü daha siyaset sahnesine çıkmadan önce bu istihbarat bilgisi kaleme alınıp, rapor edilmiş. Örgüt saldırılarının hiç birisi halkın isyanı sonucu öyle kendiliğinden baş göstermiş değil, tam aksine, muhalefet güçlerini kontrol altına almak amacıyla, adeta bir orkestra kurmak misali, önceden tasarlanmış bir örgütsel organizasyon faaliyetleri. “Muhalefeti destekleyen güçler” diye kastedilen yönetimler; yerine göre Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esadı devirmek üzere ABD – Birleşik Krallık – İsrail ekseni tarafından desteklenen Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar Monarşiliği gibi Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleri.

Bu makalede altı çizildiği gibi Suriye Kara Savaşı başlama arifesindeyiz. Üçüncü Dünya Savaşı yavaş yavaş baş gösteriyor. ABD bölgedeki Sünni yönetimleri desteklerken, Rusya, Çin ve Hindistan yönetimleri de bölgedeki Şii ülkeleri destekliyorlar. Büyük güçlerin bu şekilde etki alanı oluşturmak üzere paylaşımı Üçüncü Dünya Savaşının patlak verme potansiyeli olduğuna dair somut işaretleri şeklinde okunabilir.

IŞİD örgütü hiçbir zaman İsrail’i hedef almadı 

IŞİD örgüt militanlarının şimdiye kadar İsrail’e hiç saldırmamış olması oldukça garip ve şüphe uyandıran bir durum. Bu olgu IŞİD örgütünün aslında İsrail güçleri tarafından kontrol edildiğinin başka bir göstergesi oluyor. IŞİD örgütü faaliyetleri şayet, İsrail yönetimi tarafından perde arkasında orkestrasyonu düzenlenmeyip,  bağımsız ve halkın bağrından çıkan gerçek bir ayaklanma ise, İsrail’in kurulduğu 1948 yılından bu yana, neredeyse komşusu bütün Müslüman ülkelere saldıran bu Siyonist rejime şimdiye kadar neden hiç saldırmış değil? İsrail daha önce Mısır’a, Suriye’ye ve Lübnan’a saldırmıştı ve elbette Filistin’i de kırıp geçirdi. İsrail yönetimi sürekli ve sistematik olarak komşu Arap ülkelerini içerden bölmek ve bu ülkeleri zapt etmek çabası içinde oldu. İsrail durmadan İslami terörizmden yakınıyor. IŞİD örgütü, İslami terörizmin eli kanlı ve barbarlık hükümranı olarak sahneye çıktığı zamandan bu yana, İsrail ile bir anlaşmazlık yaşadığına tanıklık eden yok ve masum Müslüman topluluklara karşı haksız yere kitlesel saldırılarda bulunan İsrail rejimini hedef alma gereğini de hiç duymadı. IŞİD örgütünün İsrail yönetimine karşı bu tutumu güvenirliği zedeleyen bir dikkat noktası.

İsrail yönetimi ve IŞİD örgütü arasında hiçbir çatışma yaşanmıyor, âdete birbirlerine destek veriyorlar. İsrail yönetimi yaralı IŞİD militanları ve Esad karşıtı diğer savaşçıları kendi hastanelerde tedavi ettirdi. Ölümcül düşmanlar mı veya en iyi dostları mı?

ISIS-US-Israeli

IŞİD Örgütüne tahsis edilen Toyota kamyonetleri

Örgütün kullandığı Toyota marka pikap filosu nereden temin ediliyor? sorusunu sormamız gerekiyor. Görsel medyaya yansıyan fotoğraflar örgütün Toyota marka araç filosuna sahip olduğu izlenimi veriyor? Ve neden Toyota? Hep te aynı model ve aynı renk.

“Resmi hikâye, IŞİD örgütü, ABD yönetimi tarafından monte edilmemiş tekerlek ve diğer aksamlar şeklinde “iyi teröristler” El-Nusra’ya verilmiş ve IŞİD örgütü de El Nusra’dan çalmıştır şeklinde. Bu konuda araştırma yapılmasını gerektiren birkaç soru sorulması ihtiyacı hâsıl oluyor;

En azından, ABD yönetimi SUV model araç filosu anlamına gelen bu araçları neden terörist kabul edilen bir örgüte veriyor?  Bu arada, kaç araç filosu söz konusu, acaba? ABD yönetimi IŞİD örgütüne tam olarak kaç kamyonet sağlamıştır? IŞİD örgütü bu kadar ihtişamlı araç koleksiyonunu nerede muhafaza ediyor?  Söz konusu bu araçların hepsi neden sadece Toyota model? Bu durum terörist bir faaliyetin icrası gereği mi? Yoksa ABD yönetiminin bir tercihi mi? Toyota model araç filosu bir ortaklığın ifadesi mi? Yoksa IŞİD örgütü üzerinde görsel medya ortamına verilen araç fotoları kamuoyunu aldatmaya yönelik propaganda reklamları mı?”

Bu araçlardan bir kısmı aslında kullanılmış ikinci el araçlar olup, ABD ve Kanada üzerinden Suriye’ye gönderilen araçlardır. Tesisat ve onarım işlerini yapan Teksaslı bir kişi eski arabasının, araç kapısı üzerinde işyerinin/şirketinin yazısı daha silinmemiş, Suriye savaşında kullanıldığını dehşetle görmüştür.

IŞİD örgütü elemanları birinci sınıf sosyal medya kullanma becerisine sahip

IŞİD örgütün sadece Toyota marka araç kullanması görüntüleri başka soruları da sormamıza neden oluyor. Örgütün tanıtımını kim yapıyor? Batılı ülke sosyal medya organlarında ideolojik mesajlarını yayma, propaganda yapma ve tehdit mesajlarını iletme işlerini nasıl oluyor da bu kadar etkin bir şekilde yapabiliyor? Kurgulanmış sahte kelle alma video görüntülerini nasıl oluyor da üretebilme becerisini gösterebiliyor? Olağandan çok farklı bir İngilizce aksanıyla konuşan, Şeriat Hukuku gibi dinsel idealleri bulunan, yine köktenci birisiyle evlilik yapan, genel olarak Batıdan gelen her şeyi eleştirebilen böylesi barbar ve cani bir grup nasıl oluyor da sosyal medya organlarını yaygın olarak kullana bilme becerisini gösterebiliyor?

İlk önce İsrail SITE Groub’u IŞİD örgütü görüntülerini yayına verdi. 

IŞİD örgütünün ABD-İsrail sosyal mühendislik eseri olduğuna kanıt niteliğinde başka bir durum; Uluslararası terörist unsurları bulup, değerlendirme faaliyeti gösteren İsrail SITE İstihbarat Grubu (SITE Intelligence Group), IŞİD örgütü ile ilgili video görüntülerini herkesten önce elde edip, yayına vermiştir. Bu bilgiyi kurucu ortak Rita Katz’in bir konuşması sırasında ağzından kaçırmıştır. SITE Grubu IŞİD örgütünün kafa kesme sahte yeşil ekran yayın işine müdahil olmuştu. Sahte kafa kesme görüntülerinden söz açılmışken, kurgusal Türk TV drama dizisinin yayınlanmasında neden IŞİD örgütünün kelle aldığı gibi bir kafe kesme sahnesi yayına verildiğini de sormamız lazım.

IŞİD Örgütü lideri El-Bağdadi aslında bir Mossad elemanı

Böylesi bir enformasyonu teyit etmek bir hayli zor olmasına rağmen, Edward Snowden kaynaklı bazı raporlarda IŞİD örgütü lideri Ebubekir El-Bağdadi’nin aslında, Simon Elliot veya Elliot  Shimon kod adıyla faaliyet gösteren bir Mossad ajanı (Kaynak Site editörü notu: Edward Snowden de dahil, haber  kaynağı ve ifade edilen bilgi teyit edilmiştir.)

“Simon Elliot (Elliot Shimon), namı-diğer Ebubekir El-Bağdadi, Yahudi bir anne ve babadan olma ve Mossad elemanıdır. Ebubekir El Bağdadinin asıl adı “Simon Elliot”. Söz konusu bu Elliot İsrail istihbarat teşkilatına (Mossad) alındı, Araplar ve İslami toplumları karşı istihbarat ve psikolojik savaş eğitimine tabi tutuldu. Bu bilgi Edward Snowden alınma.

ABD güçleri Suriye’de istikrasızlık yaratma stratejileri izliyor ve Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı devirmeye çalışıyorlar.

Sızan istihbarat bilgilerinden ABD’nin Suriye yönetimini devirme stratejisi izlediği anlaşılıyor.

Julian Assange’in Wikileaks belgeleri “Arap Baharı” olaylarından yıllar önce aslında Suriye’de ne olup, bittiği konusunda bilgi edinilmesinde önemli bir işlev görmüştü. Devam etmekte olan savaş 2011’de başladı. ABD’nin Şam Büyükelçililiğinde Maslahatgüzar William Roebuck Suriye yönetimini istikrarsızlaştırma faaliyetlerine müdahil olmuştu. Roebuck’un Washingtona’a gönderdiği, aşağıya çıkarılan rapor notlarında, Esat yönetiminin kırılgan yanları belirtiliyor:

  • Tahran ile ittifak:

“Cumhurbaşkanı Beşar Esad, İran yönetimine ve radikal Şii örgütlere yardım eden bir ülke yönetimi algısıyla ılımlı Sünni Arap komşuları olan Suriye’yi meydana gelen günün gelişmelerinden uzak tutmadan, İran yönetimi ile giderek daha da güçlendirdiği ilişkilerinde aslında ince bir çizgi üzerinde yürüyor. Dönemin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmadinejad’ın Tahran zirvesine katılması, akabinde dönemim Suriye Dış İşleri Bakanı Velid Muallim’in Irak’a seyahati Beşar Esad’ın İran ile olan ittifakında optik duyarlılığın bir göstergesi olabilir.”

  • Olası eylemler:

“İran etki alanı coğrafyasındaki Sünni korku üzerine oynamak:  Başta çoğunluk yoksul Sünni kesim olmak üzere, Şii kesim arasında da İranlıların kendi dinlerinin propagandasını yaptığı ve başkalarını din değiştirmeye zorladığı yönünde Suriye’de kaygılar yaşanıyor. Bazen abartılı da olsa, bölgedeki bu tarz İran korkusu, İran yönetiminin Suriye’de yaptıkları Camii inşaatından iş dünyasında gördükleri değişen faaliyetlere kadar olan yelpazede artış eğiliminde olan İran etki alanından kaynaklı bir korkudur. (Suriye’deki Sünni dini cemaat liderlerinin yaptığı gibi) Suriye’de görev ifa eden hem Mısır ve hem de Suudi misyonları giderek konuya daha fazla önem veriyorlar. Daha iyi duyuru yapmak üzere hükümetleriyle daha yakından temasa geçmeliyiz bölge insanı dikkatlerini konu üzerine toplamalıyız.”

Rusya güçleri IŞİD örgütünü bombalarken, ABD ise koruma sağlıyor

Rusya askeri güçleri Suriye’ye girmeden önce ABD yönetimi IŞİD örgütüne “saldırı düzenlediğini” iddia ediyordu. ABD’nin yıllardan beri yapmadığı bu işi Rusya üçleri birkaç aylık zaman zarfında gerçekleştirdi. Peki, am neden?  Acaba ABD askeri güçleri IŞİD militanlarına saldırı düzenlemede yetersiz mi kalıyorlar? Bu durum IŞİD örgütünün aslında ABD’nin sosyal mühendislik eseri olduğunu ve ondan dolayı da sürekli destek çıktığını göstermeye yarayan daha somut bir delil değil mi? Belli bir zamana kadar, ABD askeri güçlerine IŞİD örgütü hedeflerine ateş edilmemesi emri verildiği yönünde raporlar kamuoyuna yansımıştı.  The Washington Free Beacon’da yayınlan bir makalede yapılan bu alıntı taraflar arasında net bir temasın olduğunu gösteriyor:

“ABD Kongresinin tanınmış bir üyesi kaynaklı bilgilere göre Irak’ta faaliyet gösteren IŞİD örgütüne karşı mücadele vermek üzere gidip, dönen ABD askeri pilotları üstlerinden net bir görev tanımlaması almadıklarından dolayı mühimmatlarının % 75’ini terörist hedefler üzerine bırakmada bloke edildiklerini teyit ediyorlar”.

Daha yakınlarda antik kent Palmira IŞİD örgütü elinden alındığında ABD Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, aslında sevinmesi gerekirken,  konuyla ilgili görüşünü ifade etmede neden zorluk çekmişti?

IŞİD örgütü her zaman yeni bir müdahalenin bahanesi oluyor

En nihayetinde, bütün bu hususlar dikkate alındığında, IŞİD örgütü neden Suriye’ye yeni bir askeri müdahalenin bahanesi oluyor? Özellikte ABD ve İsrail güçlerinin son 70 yıllık zaman zarfındaki müdahaleleri olmak üzere, Suriye topraklarına yabancı güçlerin müdahale hikâyesi dikkate alındığında, IŞİD örgütü hayaleti Suriye topraklarında uçuşa yasak bölge ilanı, hava saldırıları düzenleme ve kara birliklerinin Suriye’ye girme bahanesi olarak kullanıldığı açık değil mi? ABD ve İsrail güçleri, sosyal mühendislik eseri Frenkeştayn hilkati IŞİD örgütü olmadan Ortadoğu’yu nasıl fethedebilirler?

Bu analiz IŞİD örgütü hakkında henüz yeterli doğru bilgiye sahip olmayanlarla paylaşılmalıdır. Birçok insan yapılan propagandaya rağmen bu gerçeği görebildi. Yeterli oranda insanın bu gerçeğin farkında varması halinde, garip bir mahlûkat yapılanması, insanlık için tehlikeli ve kanlı bir tiyatro oyunu sahneleyen bu örgütün elbette sonu gelecek. Belki bir gün, uygun bir kitleden oluşan insanlar güç birliği yaparak, sahnelenen bu oyunun perdesini kaldıracak ve bir kez daha, arka planda duran, kukla oynatıcısı esas ustaları gözler önüne serecektir.

IŞİD örgütünün kısaltmış ibaresi aslında (İngilizcede ISIS şekliyle) Mossad için kullanılan bir ifadedir.

İngilizcede “ISIS” ibaresi (yani IŞİD) aslında The Israeli Secret Intelligence Service/ İsrail Gizli İstihbarat Servisi için kısaltma bir ibare olup, Irak Şam /Suriye İslam Devleti (IŞİD) için kullanılan bir kısaltma değildir. Aksi halde, ilginç bir tesadüf olsa gerek….Gölge Siyonist casusluk teşkilatı olıup, faaliyet sloganı “aldatma marifetiyle savaş yapma” olan Mossad’ı tanımlamanın başka bir yolu. Kaynak metinde verilen bir  (video) görüntüsünde mülakatı veren iki yazar; Dan Raviv ve Yossi Melman kısaltılmış ifadesiyle ISIS’in = Mossad’ın kısaltması olduğunu kabul ediyorlar.

Kaynak : http://www.globalresearch.ca/isis-is-a-us-israeli-creation-top-ten-indications/5518627

Çeviren: Nizamettin Karabenk

ISIS is a US-Israeli Creation. Top Ten “Indications”

ISIS is a US-Israeli creation, a fact as clear as the sky is blue. It’s a truth as black and white as the colors on their flag. For many alternative news readers, this may be patently obvious, but this article is written for the large majority of people in the world who still have no idea who is really behind the rise of ISIS. No matter which name they go by – ISIS, ISIL, IS or Daesh – the group has been deliberately engineered by the US and Israel to achieve certain geopolitical goals. They are a religious, fundamentalist, Sunni terrorist organization created to terrorize and overthrow certain secular or Shiite Arab nations such as Syria and Iraq, but they are not just “Islamic”. They may be Muslims, and they may be advocating an Islamic State, but they are very much working towards the goals of Zionism. 

It’s amazing how many people still struggle to get that point. We have been inundated with propaganda surrounding the fraudulent war on terror, notably terms such as Islamic terrorism and radical Islam, but more accurate phrases would be Zio-Islamic terrorism and radical Zio-Islam. Secret military agencies such as the CIA and the Mossad pull the strings. Here is a list of the top 10 ‘indications’ thatISIS is a US-Israeli creation.

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #1: ISIS Foreknowledge via Leaked DIA Doc

The DIA (Defense Intelligence Agency) is 1 of 16 US military intelligence agencies. According to a leaked document obtained by Judicial Watch, the DIA wrote on August 12, 2012 that:

“there is the possibility of establishing a declared or undeclared Salafist Principality in eastern Syria (Hasaka and Der Zor), and this is exactly what the supporting powers to the opposition want, in order to isolate the Syrian regime …”

This was written before ISIS came on to the world stage. Clearly ISIS was no random uprising, but rather a carefully groomed and orchestrated controlled opposition group.

The “supporting powers to the opposition” referred to are Saudi Arabia, Turkey and the GCC nations such as Qatar, who are in turn being supported by the US-UK-Israeli axis in their struggle to overthrow Syrian President Bashar Al-Assad. As I outlined in this article Syrian Ground War About to Begin? WW3 Inches Closer, the US is backing the Sunni nations while Russia, China and Iran are backing the Shia nations, so there is the definite potential for this to erupt into World War 3. Below are screenshots of the actual DIA document:

ISIS-US-Israeli-creation-1


ISIS-US-Israeli-creation-2

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #2: ISIS Never Attacks Israel

It is more than highly strange and suspicious that ISIS never attacks Israel – it is another indication that ISIS is controlled by Israel. If ISIS were a genuine and independent uprising that was not covertly orchestrated by the US and Israel, why would they not try to attack the Zionist regime, which has attacked almost of all of its Muslim neighbors ever since its inception in 1948? Israel has attacked Egypt, Syria and Lebanon, and of course has decimated Palestine. It has systemically tried to divide and conquer its Arab neighbors. It continually complains of Islamic terrorism. Yet, when ISIS comes on the scene as the bloody and barbaric king of Islamic terrorism, it finds no fault with Israel and sees no reason to target a regime which has perpetrated massive injustice against Muslims? This stretches credibility to a snapping point.

ISIS and Israel don’t attack each other – they help each other. Israel was treating ISIS soldiers and other anti-Assad rebels in its hospitals! Mortal enemies or best of friends?

ISIS US Israeli creation toyota akbar

ISIS US-Israeli creation toyota

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #3: Toyota Trucks

Where did ISIS get an entire fleet of matching Toyota pick-up trucks? Why do so many of its photo shots feature a fleet of matching Toyotas – matching in both model and color? As this Information Clearing House article humorously states:

“The official story is ISIS stole them from the “Good Terrorists” (Al Nusra), who were originally given their cool wheels by the US government. Which would seem to beg a couple of enquiries. Not least of which is – why are the US giving any terrorists matching fleets of luxury SUVs? And for that matter, how many fleets are we talking about?

So, exactly how many trucks did the US supply? Where are ISIS currently garaging this impressive collection? And why do they all have to be Toyotas? Is it a terrorist thing, or simply a US Govt preference? Do Toyota mind the brand-association? Or the fact that so many of the ISIS drive-by photo-ops look like perverted car ads?”

Some of these trucks were actually used vehicles that got sent from the US and Canada over to Syria. This Texan plumber discovered to his horror that his old truck was being used in the war, replete with his business name still on the door!

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #4: ISIS’ First Class Social Media Skills

The issue of the Toyotas leads us to the next question about ISIS. Who’s handling their publicity? How have they managed to get so many photos of Toyota truck drive bys? How have they managed to master Western social media so well to spread their message, propaganda and threats? How have they managed to produce slick videos depicting (fake) beheadings? How does a barbaric group of killers, who speak a language very different to English, who espouse fundamentalist, religious ideals (such as Sharia law), and often criticize all things Western, manage to develop such excellent social media skills?

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #5: Israeli Group SITE First to Release ISIS Footage

Another key giveaway that ISIS is a US-Israeli creation is that the Israeli group SITE (Search for International Terrorist Entities) are often the first to find and publicly release the video (as their co-founder Rita Katz has let slip on occasion). SITE was involved in the slew of fake green screen ISIS beheadings of 2014. Speaking of fake beheadhings, why did this fictional Turkish TV drama show a beheading just like that of ISIS?

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #6: ISIS Leader Baghdadi a Mossad Agent

Although this indication is hard to confirm, there were reports apparently originating from Edward Snowden that the leader of ISIS (Abu Bakr al-Baghdadi) was actually an Israeli Mossad agent by the name of Simon Elliot or Elliot Shimon: [GR Editor’s note: this source and quotation are yet to be fully verified, including the source originating from Eduard Snowden]

“Simon Elliot (Elliot Shimon) aka Al-Baghdadi was born of two Jewish parents and is a Mossad agent. We offer below three translations that want to assert that the Caliph Al-Baghdadi is a full Mossad agent and that he was born Jewish father and mother:

The real name of Abu Bakr al-Baghdadi is “Simon Elliott.” The so-called “Elliot” was recruited by the Israeli Mossad  and was trained in espionage and psychological warfare against Arab and Islamic societies. This information was attributed to Edward Snowden …”

Bashar Assad, President of Syria. The US has been actively plotting strategies to destabilize and overthrow his government.

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #7: Leaked Cables Showing US Plotting Syrian Overthrow

Julian Assange of Wikileaks did a great job in capturing information about what was happening in Syria years before the “Arab springs” and current war started in 2011. He reveals how William Roebuck, then chargé d’affaires at the US embassy in Damascus, was plotting to destablize the Syrian government. The following quotes from Roebuck’s cables to Washington show how he was outlining the vulnerabilities of Assad:

“– Vulnerability:

— THE ALLIANCE WITH TEHRAN: Bashar is walking a fine line in his increasingly strong relations with Iran, seeking necessary support while not completely alienating Syria,s moderate Sunni Arab neighbors by being perceived as aiding Persian and fundamentalist Shia interests. Bashar’s decision to not attend the Talabani ) Ahmadinejad summit in Tehran following FM Moallem,s trip to Iraq can be seen as a manifestation of Bashar’s sensitivity to the Arab optic on his Iranian alliance.

— Possible action:

— PLAY ON SUNNI FEARS OF IRANIAN INFLUENCE: There are fears in Syria that the Iranians are active in both Shia proselytizing and conversion of, mostly poor, Sunnis. Though often exaggerated, such fears reflect an element of the Sunni community in Syria that is increasingly upset by and focused on the spread of Iranian influence in their country through activities ranging from mosque construction to business. Both the local Egyptian and Saudi missions here, (as well as prominent Syrian Sunni religious leaders), are giving increasing attention to the matter and we should coordinate more closely with their governments on ways to better publicize and focus regional attention on the issue.”

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #8: Russia Bombs ISIS, US Protects ISIS

Before Russia militarily entered Syria, the US claims it was “attacking” ISIS, yet Russia was able to do in a few months what the US has been unable to do for years. Why? Is the US military that incompetent, or this is further proof that the US has been funding and supporting ISIS all this time? At one point there were even reports that US soldiers were told not to fire on ISIS targets, even if they had a clear view of them, as this Free Beacon article reports:

“U.S. military pilots who have returned from the fight against the Islamic State in Iraq are confirming that they were blocked from dropping 75 percent of their ordnance on terror targets because they could not get clearance to launch a strike, according to a leading member of Congress.”

Why did US State Department spokesman Mark Toner struggle to celebrate the fact that ISIS had lost Palmyra recently?

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #9: ISIS Always the Excuse for Further Intervention

Finally, consider this: why is ISIS always the perfect excuse for further military intervention in Syria? Given the history of foreign meddling in Syria, particularly by the US and Israel in the last 70 years, isn’t it rather convenient that the specter of ISIS is the justification offered for proposed no-fly zones, air strikes and ground troops? How would the US and Israel conquer the Middle East without their pet Frankenstein ISIS?

Share this article with those who haven’t yet awoken to the truth about ISIS. Many have already seen through the propaganda. Once enough of us do, the usefulness of this ridiculous, dangerous and vaudevillian terrorist group will expire – and maybe a critical mass of people will pull back the curtain and, for once, get a glimpse of the true puppetmasters.

Concluding Note

ISIS is a US-Israeli Creation: Indication #10: ISIS is an Acronym for Mossad. [The Israeli Secret Intelligence Service. Interesting Coincidence] 

ISIS itself is an acronym, not just for Islamic State in Iraq and Syria, but for Israeli Secret Intelligence Service! This is another way to describe the Mossad, the shady Zionist spy agency whose motto is “by way of deception, thou shalt do war”. In this video (below), the 2 authors being interviewed (Dan Raviv and Yossi Melman) admit that the acronym ISIS = Mossad.

 

Makia Freeman is the editor of alternative news / independent media site The Freedom Articles and senior researcher at ToolsForFreedom.com (FaceBook here), writing on many aspects of truth and freedom, from exposing aspects of the worldwide conspiracy to suggesting solutions for how humanity can create a new system of peace and abundance.

Minor Editing by Global Research

Notes:

YORUMLAR

İlgili Terimler : ,