Dolar : Alış : 7.3708 / Satış : 7.3841
Euro : Alış : 8.9420 / Satış : 8.9581
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya8°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11289 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İçişleri Bakanı Soylu”Kurt da kuzu da aynı kaynaktan su içiyor”

22 Ocak 2017 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»İçişleri Bakanı Soylu”Kurt da kuzu da aynı kaynaktan su içiyor”
İçişleri Bakanı Soylu”Kurt da kuzu da aynı kaynaktan su içiyor”

Bakan Soylu: Kurt da kuzu da aynı kaynaktan su içiyor

İçişleri Bakanı Soylu: – “PKK terör örgütünün en önemli finansman kaynaklarından biri uyuşturucu ticaretidir. Rakamın, yıllık 1,5 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye üzerinden geçtiği tahmin edilen uyuşturucunun piyasa değeri yılda yaklaşık 40 milyar liradır”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “PKK terör örgütünün en önemli finansman kaynaklarından biri uyuşturucu ticaretidir. Rakamın, yıllık 1,5 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye üzerinden geçtiği tahmin edilen uyuşturucunun piyasa değeri yılda yaklaşık 40 milyar liradır.” dedi.

Soylu, bir otelde düzenlenen 134. Dönem Kaçakçılık İstihbarat Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, toplantının, yurt dışı ve yurt içinde ülkeye yönelik her türlü kaçakçılık faaliyetlerinin değerlendirmesini yapmak, bunlarla mücadelede hedef, taktik ve usullerin tespitine yardımcı olunması konularında ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

21. yüzyılın teknolojik ve medeniyet seviyesinin yeni fırsatlar ve yeni imkanlar sunduğunu ama aynı ölçüde yeni tehditler de sunduğunu belirten Soylu, “Suçu önleme adına yeni cihazlar, yeni yöntemler, yeni teknikler sunan 21. yüzyıl modernizmi aynı zamanda yeni suç türleri, yeni suç aletleri, mücadele edeceğimiz yeni suç sahalarını da bizlere sunmaktadır. Korsanlık, yüzyıllardır dünya üzerinde var olan bir suçtur ama siber korsanlık veya bilgisayar korsanlığı bizlere modern dünyanın karanlık bir armağanıdır. İçki, sigara kaçakçılığını belki çok uzun zamandır biliyorduk ama biyokaçakçılık diye bir şeyle maalesef yeni tanıştık. Şeker, önceleri bu ülkede üretip güzel güzel tükettiğimiz bir üründü ama şimdi yasa dışı yollardan ülkemize giren şekerle ilgili çalışmalar, takipler, operasyonlar yapmak durumundayız.” diye konuştu.

– “Kurt da kuzu da aynı kaynaktan su içiyor”

Soylu, suçluları yakalamak için kullanılan teknolojilerin, bilgi kaynaklarının, ellerdeki küçük bir alet vasıtasıyla artık ceplere girdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Aynı kaynaklarla suç işleme potansiyelindeki insanlar da kullanıyor. Eskiden teröristlerin kamplarda eğitimlerini aldıkları birçok bilgi, bugün maalesef internet dediğimiz mecrada, eğitim videolarıyla paylaşılıyor, yani kurt da kuzu da aynı kaynaktan su içiyor. Dolayısıyla burada iki seçeneğimiz var, elbette ki bu meseledeki bu kaynakların yani gerek suç işleme kaynaklarının tüketilmesine yönelik adımımızı hep beraber ortaya koyacağız fakat biz devletiz, vatandaşımız bizden hizmet beklemektedir. Çocuklarımızı, nesillerimizi her türlü kötülükten korumakla mükellefiz. Dolayısıyla kuzu gibi bekleme lüksümüz maalesef yoktur. Suçlunun bir adım ilerisinde olmak, devletimizin bütün gücünü kullanmak ve bu ülkeyi dört tarafından sarmış şer odaklarına göz açtırmamak, bizlerin tek seçeneğidir.”

PKK terör örgütünün en önemli finansman kaynaklarından birinin uyuşturucu ticareti olduğunu anımsatan Soylu, şu değerlendirmede bulundu:

“Rakamın, yıllık 1,5 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye üzerinden geçtiği tahmin edilen uyuşturucunun, piyasa değeri yılda yaklaşık 40 milyar liradır, güvenlik birimlerimizin ele geçirdiği uyuşturucunun piyasa değeri ise biraz önce arkadaşlarımız değerlendirmelerinde de ortaya koydular, 4,5-5 milyar lira civarındadır. Türkiye’de toplam sigara tüketiminin yaklaşık yüzde 15’i kaçak sigaradan oluşmaktadır ve burada devletimizin vergi kaybı yıllık 4,5 milyar lira düzeyindedir. Basit şekilde kıyaslayabilelim diye söylemek istiyorum. Ilgaz Tüneli’ni 572 milyon lira proje maliyetiyle gerçekleştirdik. Yine 1 milyar 140 milyon liraya da Ovit tünellerini inşa ediyoruz. Kaçakçılıkla ilgili verdiğim örnek rakamların yıllık olduğuna, biraz sonra sunumlarda da izleyeceğiz, sizlere verilecek olan diğer kaçakçılık türlerini kapsamadığına da ayrıca dikkatinizi çekmek isterim.”

Soylu, Türkiye’nin, kaçakçılıkla mücadelede, iş yükü ağır bir ülke olduğuna dikkati çekerek, “Coğrafi olarak, doğu diye tabir ettiğimiz dünyanın batıya açılan kapısı konumundayız. Üç tarafımız denizlerle çevrili, buralardan giriş çıkışları kontrol etmek durumundayız. Suriye ve Irak sınırımızda devlet otoritesi noktasında ciddi sıkıntılar var. Askeri operasyonlar cereyan ediyor, terör tehlikesi hala sürüyor. Bunun getirdiği büyük bir göç dalgasının hem hedef hem de geçiş ülkesi konumundayız. Sınırlarımızın doğusunda ve güneyinde fakirlik ve savaş, batısında ise zenginlik ve refah dünyası var. Doğal olarak doğudan batıya doğru bir akış söz konusu. Bu akışın içinde uyuşturucu var, insan var, tarihi eser var, kaçakçılık konusuna girebilecek ne varsa altını çizmek gerekir ki hepsi var.” dedi.

“Bütün bu şartlara rağmen ülkemiz, kaçakçılığın her türüyle başarılı şekilde mücadele etmektedir.” ifadesini kullanan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Örneğin, bir insanlık suçu olarak gördüğü uyuşturucu ile mücadele noktasında 2002’den günümüze kadar 38 ülke ile 258 ortak operasyon gerçekleştirilmiştir. Ülkemizin uyuşturucu ile mücadelede gösterdiği başarılı çalışmalar uluslararası rapor ve bültenlere de aynı şekilde yansımıştır. BM’nin 2016 Dünya Uyuşturucu Raporuna göre, 2014 yılında küresel düzeyde yakalanan eroinin yüzde 16’sı Türkiye tarafından ele geçirilmiştir. 2016 Avrupa Uyuşturucu Raporuna göre, Avrupa genelinde 2014 yılında yakalanan 6,1 milyon ectasy tabletin 3,6 milyonunun Türkiye tarafından gerçekleştirildiği de bilinmektedir.”

Soylu, Batı ile Türkiye’nin özellikle uyuşturucuya bakış açısı arasında ciddi fark olduğuna işaret ederek, “Onlar bunu bir suç meselesi olarak görmüyorlar, neredeyse yaşam biçimlerinin bir noktasına iliştirmişler ve bunları belki de en kabası olarak söylüyorum, bir sağlık meselesi olarak görüyorlar ve on yıllardır Türkiye’yi uyuşturucu açısından bir geçiş ülkesi olarak nitelendirdiler. Daha doğrusu Batı bu konuda bizi hep aldatmaya çalıştı. Biraz önce rakamları verdim, onların yaptıklarının katbekat fazlasını Doğu ve Batı arasındaki bu transferde yakalayan ve bu konuya ciddi, şiddetli bir şekilde üzerine giden güvenlik güçlerimizle önemli başarılar elde eden ülke konumundayız ama sentetik uyuşturucular konusunda batı ne yapıyor? Maalesef hiçbir şey yapmıyor.” diye konuştu.

– “Sentetik uyuşturucular batıdan geliyor”

Bonzai denilen bir bela ile karşı karşıya olunduğunu belirten Soylu, “Bu Doğu’dan gelmiyor. Sentetik uyuşturucular Batı’dan geliyor. Peki ne tedbir alıyorlar? Hiçbir tedbir almıyorlar. Bizim sırtımızı sıvazlıyorlar. Sıvazladıkları şu, ‘evet siz eroini, esrarı iyi yakalıyorsunuz, uyuşturucuyu iyi yakalıyorsunuz.’ diyor, bizi sanki bir geçiş ülkesi olarak nitelendirip aslında bizim bir hedef ülke olduğumuz konusunu hiçbir zaman kendi değerlendirmelerinde gündeme getirmiyorlar. Batı’nın bu yaklaşımını ve çifte standardını şiddetle reddediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Soylu, katılımcılarla şöyle devam etti:

“Terör ne ise bizim için uyuşturucu odur. Bizim inancımızda, değerlerimizde. Tüm yetkililerimize açıkça söylüyorum, terörle mücadelede hangi mantığı ortaya koyuyorsak uyuşturucu satıcısını gördüğünüz anda acımayacaksınız. Çocuklarımıza, okulların etrafında uyuşturucu satmaya çalışanları gördüğünüz anda ona insan muamelesi yapmayacaksınız. Bu kadar basit. Bu kadar net. Bunu tüketeceğiz bu ülkede. Herkesin bu konuda, ailelerin, annelerin babaların talepleri, feryatları var. Çocuklarını okullara gönderiyorlar ve bize emanet ediyorlar. Devlet dediği kuruma emanet ediyorlar. Biz sırtımızı dönemeyiz. Dağa götürülen çocuk teröristlerden ne kadar endişe, ızdırap ve azap duyuyorsak, çocuklarımıza birtakım torbalar içerisinde uyuşturucu satmaya çalışanlar kim varsa tekrar söylüyorum, acımayacaksınız. Teröriste hangi muameleyi yapıyorsanız onlara da aynı bu muameleyi yapacaksınız.”

– “Bu uyuşturucudan istifade eden en önemli unsur PKK terör örgütüdür”

Nesilleri korumak zorunda olduklarını dile getiren Soylu, “Kanun, hukuk bu konuda her şey açık ve nettir ve bu konuda özellikle kaçakçılık ve organize şebekelerine ciddi bir şekilde mücadeleyi ortaya koyacağız. Özellikle bu uyuşturucudan istifade eden en önemli unsur PKK terör örgütüdür. Yani eş zamanlı bir operasyonu eş zamanlı bir organizasyonu yürütmekle mükellefiz.” dedi.

Soylu, 2016 yılında özellikle eroin açısından yakalama miktarının yüzde 33 arttığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu önemli ama esrarın kilosu açısından da yüzde 253 artış söz konusu olmuştur. 265 milyondan neredeyse 937 milyona kadar çıkan yani yaklaşık 1 milyara kadar çıkan anlayış ve başarılı operasyon gerçekleştirdik 2016’da. Bu bizim için yeterli değil. Gerek alkol, gerek tütün kaçakçılığı olsun, gerek yasa dışı ekimler olsun, bütün bunlardan dolayı risklerimiz belli. Önümüzdeki yıllarda bu bizim bir hasılamızdır. Yani hasılamız ne, mücadele ediyoruz. Bir taraftan polisimiz, bir taraftan jandarmamız, bir taraftan gümrükteki arkadaşlarımız, herkes mücadele ediyor. Bu hasılayı 2017 yılı içerisinde çok daha üst noktaya çıkaracağız, yani bunu aklından geçirenler, ‘Türkiye bizim için rahat bir ortam değildir’ diyecekler. Bir taraftan sınırlarımızı duvarlarla kapatıyoruz, bir taraftan elektronik ve teknolojik bütün tedbirlerimizi almaya çalışıyoruz, bir taraftan insansız hava uçaklarımızla, ‘drone’larla birlikte sınırlarımızı kontrol ediyor ve gerek Ağrı, gerek Iğdır, gerek Artvin bölgesinden Türkiye’ye gelen, gerek Hakkari’de yapacağımız, yaptığımız, güvenlik yollarıyla beraber bütün bunların hepsini bir taraftan teröre yönelik olarak yapıyor ama diğer taraftan da Türkiye’nin baş belası olan her alandaki kaçakçılıkla ilgili ciddi bir adım atmaya çalışıyoruz.”

“Özellikle kokainde 2016’da yüzde 146 kilogram yakalamalarında artış yakaladık.” ifadesini kullanan Soylu, şunları kaydetti:

“Bunu 2017’de çok daha iyi bir noktaya getireceğiz. Ölçümlerimiz, valilerimizin, emniyet müdürlerimizin, jandarmamızın, gümrüklerimizin performanslarının tamamen bağlı olduğu süreç bu süreçtir. Burada nesnel veriler var ve bu nesnel veriler üzerinden gitmek durumundayız. Kokain 429 kilogramdan bin 56 kilograma çıktı. Ben sabah akşam gelen bütün bilgileri tek tek okurum. Teröristle yapılan mücadelede arkadaşlarımızın ortaya koymuş olduğu kararlılık ne kadar beni etkiliyorsa sigara, çay, akaryakıt kaçakçılığı, eroin, esrarın yakalanması bütün bunlarda ortaya konulan başarı da bizi o derece mutlu ediyor. Türkiye’nin maalesef huzur ve sükununu sadece terörle alt üst etmeye çalışmıyorlar. Bu mesele de bizim için önemli meseledir.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Özellikle uyuşturucu ile mücadelede muhakkaktır ki hukukun temel ilkelerine ihtiyaç var. Bu çeşitli kanunlara serpiştirilmiş, bazen bir dağınıklık da ortaya koyuyor. Şimdi Adalet Bakanlığı ile birlikte hakikaten Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele kanunu taslağını bir noktaya kadar getirdik, inşallah şubat ayı içerisinde konunun bütün tarafları ile bir kampa girilecek ve orada Türkiye’de yepyeni bir adım atılacak.” dedi.

Bakan Soylu, bir otelde düzenlenen 134. Dönem Kaçakçılık İstihbarat Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin en önemli özelliklerinden birinin genç insan kaynağı olduğunu belirterek, “Bu genç insan kaynağımızı zehirlemeye çalışanlarla hep beraber mücadele edeceğiz.” diye konuştu.

Çocukluk arkadaşının bir süre önce bakanlıkta kendisini ziyaret ederek, “Evladımı takip ettim, şu mahalleden uyuşturucu alıyor. Bakansın, evladımı kurtar.” dediğini anlatan Soylu, “Kimse kusura bakmasın, devletin ilkokullarında, ortaokullarında okuyan bir çocuktan bahsediyoruz. Demek ki birtakım şeylerimizde eksikliklerimiz var ve bunları düzeltmemiz lazım. Bundan hepimiz pay almalıyız. Güvenlik birimleri olarak pay alalım ama Diyanet de Milli Eğitim de pay alsın, herkes pay alırsa biz bundan kurtuluruz ve çocuklarımızı daha güzel bir ortamda yetiştiririz.” ifadelerini kullandı.

Soylu, ertesi gün belirtilen yere operasyon yaptıklarını ifade ederek, “Yapmaya devam edeceğiz ve çocuklarımızı bu illetten hep birlikte kurtaracağız. Bu bir dert. Sizden çok rica ediyorum, biz çalışma arkadaşıyız, uyuşturucunun bir yerde satılmış olduğunu duyup da onu satanlara gereğini yapmıyorsanız, bu milletin sizde hakkı olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Bonzai yakalamalarında 2016’da 382 kilograma kadar gelindiğine dikkati çeken Soylu, şöyle devam etti:

“Bu hem ucuz hem de rahat ulaşılabilir bir şey. Bizim en önemli mücadele alanlarımızdan bir tanesi de bonzaidir. Önemli uyuşturucunun maddelerinden olan metamfetaminde de yaklaşık 160 kilogramdan 318 kilograma kadar çıktık. Bir dert daha var, o da şu açık kıyılmış tütün. Bu da başımıza yeni bir dert olarak ortaya çıkmaktadır. Burada özellikle 90 bin 867 kilogramdan, 346 bin 250 kilograma sıçrama yapmışız, demek ki potansiyellerini yükseltmişler, orada bir alan, pazar bulmuşlar. Bizim yapmamız gereken onların bulduğu her alana bir set çekmek ve onları bir şekilde engellemeye çalışmaktır.”

Soylu, uyuşturucu ile mücadele konusunda devletin, hükümetin kararlı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Kıymetli Cumhurbaşkanı’mızın, Sayın Başbakan’ımızın ortaya koymuş olduğu ve bize verdiği talimatlar neticesinde büyük bir kararlılıkla, ciddi bir mücadele ile devam etmektedir. Özellikle uyuşturucu ile mücadelede muhakkaktır ki hukukun temel ilkelerine ihtiyaç var. Bu çeşitli kanunlara serpiştirilmiş, bazen bir dağınıklık da ortaya koyuyor. Şimdi Adalet Bakanlığı ile birlikte hakikaten Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele kanunu taslağını bir noktaya kadar getirdik, inşallah şubat ayı içerisinde konunun bütün tarafları ile bir kampa girilecek ve orada Türkiye’de yepyeni bir adım atılacak ve uyuşturucu ile mücadele kanun taslağının çalışmaları hükümetimize sunulmak üzere hazır hale getirilmeye tüm kurum ve kuruluşlarla gerçekleştirilecektir. Buna çok önem veriyoruz. Bu hem hareket kabiliyetimizi hem de sonuç alma kabiliyetimizi son derece etkileyecektir.”

Bakan Soylu, Türkiye’nin kaçakçılığın her türlüsü ile mücadelede gerçekleştiren bir ülke olduğunu da söyledi.

Mücadelenin dünya ile ilgisi olduğuna işaret eden Soylu, “Hem uluslararası alanda hem ülke içinde bu işle ilgilenen birimler arasında istihbarat, koordinasyon ve işbirliği hayati öneme sahiptir. Her yeni gelişme yeni imkanlarla birlikte yeni tehditler de sunmaktadır. Bu noktadan hareketle tehditleri, ilkelerimizi ve hedeflerimizi doğru şekilde tanımlamalıyız. Bu toplantılar bunları sağlamaya yöneliktir.” dedi.

– Patlayıcılar sorunu ve gübre satışları

Soylu, patlayıcılar konusuna ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu da başımızdaki yeni dertlerden, belalardan bir tanesidir. Bu konuda, el yapımı patlayıcılarla ilgili koordinasyon kurulumuz da var. Dünya da bununla uğraşıyor. Yaklaşık 4,5 aydır İçişleri Bakanlığı yapıyorum, belki de en çok ilgilendiğim konulardan biri de el yapımı patlayıcılardır. Dünyada buna nasıl tedbir alınıyor? Maalesef şunu ifade etmeliyim ki el yapımı patlayıcıları uzaktan tespit edebilen bir teknoloji, gelişme tam anlamıyla bulunmuş değil. Onun için tedbirlerimizi ortaya koymakta, birtakım gözlemlerimizi, analizlerimizi, teşhislerimizi en iyi şekilde yapmakta elbetteki kararlı olmalıyız.”

Gübre konusunda aldıkları ve alacakları tedbirler olduğunu aktaran Soylu, “Özellikle gübre satan merkezlerin kamerayla izlenmesi, oradaki karekodların çok yakın zaman içinde sağlanması ve gerçekleştirilmesi, kime ne kadar gübrenin verildiğinin bir şekilde, özellikle amonyum nitrattan bahsederek söylüyorum, bilinmesi bizim açımızdan, tedbirleri almamız açısından büyük bir önem taşımaktadır.” diye konuştu.

Soylu, “Hain bir yapı ile karşı karşıya olduğumuz apaçık ortadadır ve ellerine geçirdiği bütün imkanlarla Türkiye’nin huzurunu bozmak için çaba sarf ettiklerini, bu konuda bir ihanet anlayışı içerisinde olduklarını da hepimiz biliyoruz.” ifadesini kullanarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Normal bir zaman diliminden geçmiyoruz ve geçmediğimiz bu normal zaman dilimi içerisinde de şunu sizden istiyorum, mesailerinizi normal bir şekilde yapmayın. Çok farklı bileşenleri olan yapıyla yapılarla mücadele ediyoruz. Eğer biz bunu normal olarak değerlendirirsek, 8-5 veya 9-5 mesai içerisinde bunu gerçekleştirebileceğimizi düşünürsek belki her noktaya başka türlü teknik birimlere bunlar yetebilir ama Türkiye’de şu an itibarıyla söylüyorum ki güvenlik birimlerimiz 24 saat arasız çalışmak, sürekli yeni tedbirler geliştirmek, sürekli yeni çözümler üretmek zorundadır.”

Türkiye’nin her tarafında emniyet müdürleri ile çeşitli toplantılar gerçekleştirildiğini dile getiren Soylu, “Yepyeni çözümleri, takipleri ortaya koyan bir anlayışı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Eğer sıradan çözümler üretirsek bilin ki bu kaçakçılık, istihbarat da dahil olmak üzere uğraştığımız bu işlerin, bu organize suçların tamamının aklı birbirine transfer olarak nitelendirmektedir. Bir hırsızlığın ve dolandırıcılığın, bomba yapımının nasıl olabileceği talimatlarını birbirine aktaran terör örgütleriyle ve unsurlarıyla karşı karşıyayız. Onun için her beraber çok dikkatli şekilde zaman dilimini yönetmek zorundayız.” dedi.

– “Tehlikeyi gördüğünüz andan itibaren nereyle ilgili ise direkt ilgilisini aramak en doğru çözümdür”

Soylu, önemli başarılara imza atıldığına da dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

“İnanıyorum ki bu kurul ve bu toplantılar özellikle bulunduğumuz coğrafyanın yaşadığı bu kritik dönemde daha büyük başarılara imza atacaktır. Ne olursunuz, sizden bir şey rica ediyorum; bazen bu bürokrasi bizim canımıza okuyor. Yazı yazdığımız veya karar aldığımız zaman olabileceğini zannediyoruz. Bu olmuyor arkadaş. Bir yazı yazdığınız, tehlikeyi gördüğünüz andan itibaren nereyle ilgili ise direkt ilgilisini aramak en doğru çözümdür. Yazınızı yazın, ayrı bir şey ama şöyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız çünkü bununla ilgili kaybedeceğimiz zaman ya bir canımıza ya huzurumuza ya da bizim bize olan özgüvenimize ciddi bir şekilde maliyet vermektedir. Yapmamız gereken açıktır, meseleyi gördüğümüz andan itibaren bütün sensörlerimizi açık tutmak ve bütün alarmlarımızı en yüksek seviyeye taşımaktır. Bunu hep birlikte yapacağız.”

Bakan Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“2017 yılını bunlarla mücadele yılı olarak değerlendiriyoruz. İnşallah 2018’de şu rakamları gördüğümüzde 2017’de, 2016’da çok daha fazla başarıların altına imza attığımız bir yıl olacağını değerlendiriyoruz. Şöyle söylenebilir, terörle çok mücadele ettik, evet doğru, ediyoruz da. Bu alanda mücadele edecek güvenlik kuvvetlerimizin bir bölümünü buraya sevk ettik, bu da doğru ama bütün bunların ve bütün bunların her birisi karşı karşıya kalmış olduğumuz meselelerin büyüklüğünü ve önemini azaltmıyor. Onun için arkadaşlarımıza da sizin bir taraftan görevlendirerek, bir taraftan meselenin ehemmiyetini tekrar izah ederek 2017 yılı içerisinde en yüksek verimlilik noktasına gelebilecek bir anlayışı ortaya koyacağınıza olan inancım tamdır.”

Yaklaşık 5 saat süren toplantıya Trabzon, Rize, Artvin, Giresun, Ordu, Bayburt ve Gümüşhane’den vali, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları, gümrük yetkilileri ve diğer ilgililer katıldı.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar