- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11836 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Hamdi Şenoğlu”Çiftçinin Hakkını Büyükşehir Belediyesi Vermiyor”

10 Ocak 2017 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Hamdi Şenoğlu”Çiftçinin Hakkını Büyükşehir Belediyesi Vermiyor”
Hamdi Şenoğlu”Çiftçinin Hakkını  Büyükşehir Belediyesi Vermiyor”

Hamdi Şenoğlu”Çiftçinin Hakkını  Büyükşehir Belediyesi Vermiyor”

Adapazarı Ziraat Odası  İl Danışma  Kurulu Toplantısında Adapazarı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Şenoğlu”Çiftçinin Hakkını  Büyükşehir Belediyesi Vermiyor”

Adapazarı Ziraat Odası  İl Danışma  Kurulu  Toplantısına  Adapazarı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Şenoğlu, Mısır Araştırma Enstitüsü Müdürü Yavuz AĞI​, Sıcak İklim Tahılları Şubesi Mühendisi Ahmet DUMAN, Sakarya Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Ör, Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Salih Saydan Piker, Sakarya Kültürel ve Doğal Kaynakları Koruma Derneği Başkanı Osman ZOR, Geyve Boğazı Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Kamuran Tan’, Sakarya Medya Derneği Başkanı Mehmet SAĞLAM,

Adapazarı Ziraat Odası İl Danışma Kurulu ÜRETİCİNİN SORUNLARINI MASAYA YATIRDI: ÇİFTÇİ BORÇLU

 
AZO İl Danışma Kurulunda konuşan Başkan Hamdi Şenoğlu, çiftçilerin mağdur olduğunu belirterek, “Bankalardan çiftçinin kullandığı kredinin miktarı 200 milyonun üzerinde” dedi
DANIŞMA KURULU
Adapazarı Ziraat Odası İl Danışma Kurulu dün Kosova Köftecisi’nde bir araya geldi. Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu toplantıda çiftçinin sorunlarını dile getirdi. Çiftçiyi çiftçiden başka kimsenin anlamadığını belirten Şenoğlu, “Onun için yerimizi iyi bilelim. Kimseye boyun bükmeyelim” şeklinde konuştu.
BEYAZ SAYFA
Çiftçinin kazandığı parayı başka meslekten kazanması halinde geçinemeyeceğini savunan Başkan Şenoğlu, “Gönlümüzde beyaz sayfa açıp üreticimize neler vereceğimizi paylaşalım. Bu insanlar gerçekten çok mağdurlar. Şu anda bankalardan çiftçinin kullandığı kredinin miktarı 200 milyonun üzerinde” dedi.
BERABERLİK
Çiftçinin zembereğinin sıkışmaya başladığına değinen Başkan Şenoğlu, “Bu sıkışan zembereği rahatlatmamız lazım. Birliğimiz bozulursa bizi çil yavrusu gibi dağıtırlar. Kimseden bedava para istemiyoruz. Mademki soğukta çamurda eziyet görüyorsak hakkımızı almamız lazım. Kendimizi küçük görmeyelim” dedi.
 
Adapazarı Ziraat Odası İl Danışma Kurulu dün Kosova Köftecisi’nde bir araya geldi. Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu toplantıda ilimizin tarımı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çiftçiyi çiftçiden başka anlayan kimsenin olmadığını belirten Başkan Şenoğlu, “Çiftçinin katkısının olmadığı hiçbir yer yok. Onun için yerimizi iyi bilelim. Kimseye boyun bükmeyelim” dedi.
BEYAZ SAYFA
Çiftçinin kazandığı parayı başka meslekten kazanması halinde geçinemeyeceğini savunan Başkan Şenoğlu, “Bunun hikmetini bilemiyorum” dedi. 2017 yılını İstişare Yılı olarak adlandırdığını belirten Başkan Şenoğlu, “Gönlümüzde beyaz sayfa açıp üreticimize neler vereceğimizi paylaşalım. Bu insanlar gerçekten çok mağdurlar. Şu anda bankalardan çiftçinin kullandığı kredinin miktarı 200 milyonun üzerinde” dedi.
BERABERLİK
‘Zemberek sıkışmaya başladı” diyen Şenoğlu, “Bu sıkışan zembereği rahatlatmamız lazım. Birlik ve beraberliğimizi bozmamamız lazım. Birliğimiz bozulursa bizi çil yavrusu gibi dağıtırlar. Kimseden bedava para istemiyoruz. Mademki soğukta çamurda eziyet görüyorsak hakkımızı almamız lazım. Kendimizi küçük görmeyelim. Biz kendimize sahip çıkmazsak kimse bize sahip çıkmıyor” dedi.
BİLİMDEN UZAK

Çiftçinin eğitim ve bilimden uzak olduğuna değinen Başkan Şenoğlu, “Çiftçi kendisine öğretilen her şeye saygı duymalıdır. Biz hep ezberciyiz. Eğer biz teknik adam yetiştiremiyorsak bizim kendimizi geliştirmeyiz. Çiftçinin eğitimi yok. Çiftçiye kayıt tutup tutmadığını soruyorum bana ‘Ne kaydı diye cevap veriyor’ Adam kendi çocuğunun nüfus kaydını tutmuyor ki, ürettiğinin kaydını tutsun. İyi bilim almadığımız için iyi bir çiftçi olamıyoruz” şeklinde konuştu.

Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Şenoğlu “Ziraat Odaları, ilk kez 1881 yılında çıkarılan bir tüzükle kurulmuştur. 1881-1897 döneminde ziraat odalarının sayısı 99’a yükselmiştir. Bu yıllarda, genel olarak bir danışma kurulu niteliğinde olan ziraat odalarından beklenilen hizmetler yeterli görülmemiştir. 1912 yılında çıkarılan bir tüzükle ziraat odalarının ilçe düzeyinde kurulması sağlanmıştır.

Başlangıçta, ziraat odalarına yeterince mali kaynak temin edilemediğinden, odalar kendilerinden beklenen görevleri yapamamışlardır. Cumhuriyet döneminde, 1937 yılında yürürlüğe giren, 3203 Sayılı Ziraat Vekaleti Vazife ve Teşkilatı Kanunu’nun 6 ve 7 inci maddelerine göre, ziraat odalarının yeniden canlandırılmasına çalışılmış ve bu amaçla 1940 yılında birçok ziraat odasının seçimleri yapılarak teşkilatlanma ağı genişletilmiştir. Ancak, başarılı bir sonuç elde edilememiştir. Sonraki yıllarda, ziraat odalarının, çiftçileri bünyesinde toplayan aktif bir kuruluş olmaları için özel bir kanuna ihtiyaç olduğu anlaşıldığından, böyle bir kanunun çıkarılması yönünde çalışmalar yapılmıştır.

6964 Sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Kanunu 1957 yılında yürürlüğe girmiştir. Ancak, kanuna ilişkin tüzüğün zamanında çıkarılmaması nedeni ile ziraat odalarının faaliyete geçmeleri 1963 yılından itibaren başlamıştır. Aradan geçen süre içerisinde, 6964 Sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat odaları Birliği Kanunu’nun bazı maddeleri, 1971 yılında 1330 Sayılı Kanun’la, 1984 yılında 2979 Sayılı Kanunla, 2004 yılında is 5184 ve 5234 sayılı Kanunlarla değişikliklere uğramıştır. Çiftçilik ile uğraşanların yasal kuruluşu olan ziraat odaları da, diğer meslek kuruluşları gibi hukuki dayanağını Anayasa’dan alan kamu kurumu niteliğinde mesleki kuruluşlardır.

Nitekim, Anayasanın 135 inci maddesinden anlaşılabileceği gibi “kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlar” ancak kanunla kurulabilmektedir. 6964 Sayılı Kanun’un 5184 Sayılı Kanun’la değişik 2 nci maddesine göre, her ilin merkez ilçesi ile bağlı ilçeler ayrı ayrı ilgili ziraat odasının faaliyet alanı sayılmaktadır.

GÖREVLERİ

Ziraat odalarının görev tanımı, 6964 Sayılı Kanun’un 5184 Sayılı Kanun’la değişik 1 inci maddesinde yapılmıştır. Buna göre; “Ziraat odaları, meslek hizmetleri görmek, çiftçilerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslek faaliyetlerini kolaylaştırmak, çiftçilik mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, meslek disiplin ve ahlakını kollayıp gözetmek, çiftçilikle iştigal edenlerin mesleki hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.”

Ziraat odalarının görevleri 6964 Sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Ziraat odalarının bu maddede belirtilen görevleri; çiftçi kütükleri tutmak, kayıtlı üyelerine girdi temin etmek ve dağıtmak, kamu ve özel kurum ve kuruluşlara faaliyetleri ile ilgili önerilerde bulunmak ve iş birliği yapmak, tarım ve tarımsal kalkınma ile ilgili toplantılar düzenlemek ve bu tür toplantılara katılmak, laboratuar, müze, örnek ziraat işletmeleri, çiftçi danışmanlık merkezleri kurmak, sulama, kurutma, ağaçlandırma, toprak koruma ve verimliliği artırma konularında çalışmalar yürütmek, sosyal amaçlı çalışmalara destek olmaktır.

Birliğin (TZOB) görevleri 6964 Sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilmiştir. Bunlar; tarımsal politikaların genel menfaatlere uygun olarak yürütülmesi amacıyla gerekli çalışmalarda bulunmak, tarımla ilgili görüşlerini Hükümete ve kamuoyuna duyurmak, çiftçilerin hak ve menfaatlerini korumaktır. Bunun için, çiftçilerin uygulanan politikalar hakkındaki düşüncelerinden yararlanarak raporlar hazırlanmaktadır. Böylece, tarım sektörünün ülke ekonomisine yaptığı katkının arttırılmasına ve çiftçilerin ekonomik ve sosyal yönlerden gelişmesine çalışılmaktadır.

2017 YILI, İSTİŞARE YILI

İnsanlar konuşa konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır. Bu atasözünün anlamının ne kadar derin olduğunu günümüze ne kadar uygun olduğunu benimseyerek, bizi bizden başkası anlamaz düşüncesinden yola çıktık. Birilerini beklersek karşımıza neler çıkacağını son günler daha iyi gördük. Ülkemizi kaosa sürüklemek isteyen bir değil, birçok güçlerin yoğun saldırısındayız. Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, bizler sımsıkı birbirimize sarıldığımızda, tek yumruk olduğumuzda, vatanımız söz konusu olduğunda, hiçbir din, ırk gözetmeden bir araya geldiğimizi dünya gördü. Gördüklerine inanmak istemiyorlar ama Kurtuluş Savaşı’nda nasıl küllerimizden doğduysak, şer güçler unutmasınlar; Biz vatanımızı bırakıp bir yere gitmeyiz. Son neferimiz ölene kadar vatan savunmasında olacağız. Allah şehitlerimize gani gani rahmet etsin. İnşallah bu kan durur. Dünya ve vatanımıza huzur gelir, mutluluk gelir.

Bu yılı niye istişare yılı seçtiğimizi anlamışınızdır. Ekonomik olarak güçlü olmalıyız. Çok çalışmalıyız. Kimse bizim kara kaşımıza aşık değil, bizi nasıl alt ederler nasıl birbirimize düşürürler, hesabını yapıyorlar. Üniversitelerimiz eskisi gibi bilim adamlarımız çoğaldı, hem öyle çoğaldı ki hızla yeni çalışmalar yaparak ülke ekonomisine katkı sağlamaktalar.

Tarım Bakanımız Faruk Çelik’e çok teşekkür ediyoruz. Hızlı bir şekilde konulara girdi, güzel adımlar atıyor. Toplulaştırmadan tutun, ovaların SİT olması çalışmaları, üretim planlaması için havzaları spesifik duruma getirmesi, kırsal kalkınma teşviklerini çoğaltması… Bunları “MİLLİ TARIM” adı altında toplayıp bir hamle başlattı. Pazarlamaya önem verdiğini söyledi, piyasa değerlendirme, fiyat takip komisyonunu kurulmasında büyük katkısı olduğunu biliyoruz.

Bütün bunlar yapılırken Sakarya olarak biz neler yapabilirizi düşündük. Nasıl başarılı oluruzu aramızda tartıştık, Adapazarı Ziraat odası olarak karar aldık. “2017 yılı istişare yılı olsun” dedik.

Bütün her şeyi bir kenara ittik, sünger çektik bir beyaz sayfa açtık. Çünkü biliyorduk ülkemizin kalkınmasının lokomotifi, öz kaynağı, sanayisi, finansmanı olan tarımı ve tarım ürünleri ihracatının yükselmesini 15 milyar dolar olan ihracatımızı daha yukarları çekmenin yollarını iyi araştırmamız gerekir. Bu da ancak herkesin elini taşın altına koyarak başaracağımızı biliyoruz.

Sayın Valimizi, yılın ilk günlerinden 03.01.2017 günü ziyaret etti. Kendisine minnettarız; meclis olarak çok memnun olduk. Kendisine bu istişare yılını niye yapacağımızı anlattık. Kendilerinin başkanlığında hiç olmazsa 6 ayda bir üniversitesi, belediyeler, kamu kurumları, STK’lar, tarım kooperatif ve birlikleri, tarım dernekleri ve milletvekillerimizle beraber, önceden belirlenen bir gündemle toplanıp Sakarya’da “Milli Tarım” projesi yönünde neler yapılabilir, neler yapmalıyız, kısa orta uzun vadeli tedbirler ve projelerle hem Sakarya’ya dolayısıyla ülkemize nasıl bir katkı sağlarızı hep birlikte konuşup, tartışıp bir sonuca bağlanmasını izah ettik. Kendisi de bu konuyu ele alacağını bildirdi. Şimdiden Sakarya çiftçisi, Adapazarı Ziraat Odası adına teşekkürlerimi bildiririm.

Bunun üzerine il danışma kurulumuzu 10.01 2017 yılı ziraat eğitimin 171 yılı kuruluş günü toplandık.

Tarımı kalkınmayan ülkelerin sanayii de kalkınamaz.Ülkemizin topraklarını çok iyi kullanmamız gerekir. Aksi halde krizlerden kurtulamayız.

BİZ ÜRETEMEZSEK TÜRKİYE AÇ KALIR

–           EĞİTİMİMİZ EZBERCİ

–           UYGULAMALI BİR EĞİTİM

–           AYDIN KOÇARLI,SİLİVRİ BELEDİYESİNİN

–           EL KİTABIMIZ

–           İKİNCİ SÜS BİTKİLERİ KİTAB ÇALIŞMAMIZ

Türkiye’de tarıma elverişli toprak miktarımız, ovalarımız bütünlüğe göre çok değil. Sakarya’daki Akova’yı zaman zaman anlattık dünyada sadece Nil kıyılırında aynı özellikte dar bir bölgede bulunmakta,bir de Akovamız 800-1000 m derinlikte alüvyon  tek katman toprak,bölge olarak 800 mm her aya dağılmış bir yağış. sanki Allah burasını sadece tarım için yaratmış.Biz böyle söyledikçe biz nasıl kalkınacağız?kalkınmayı bir türlü öğrenemedik,elimizdeki imkanları nasıl rantabl kullanabiliriz beceremedik.Hala ısrarla yanlışı uygulamaya çalışıyoruz.Seçildiğim 2007 yılından beri söylüyorum ,haykırıyorum tepki almama rağmen devam ettim ovamızı SİT ALANI İLAN EDELİM diye.Nihayet bizi anlayabilen bir bakan ve ekibi çıktı.Sayın Faruk Çelik Bakanıma çok teşekkür ederim.Bu aldığı kararda sonuna kadar yanındayız.

     Ovaların SİT olabilmesi için Toprak kurullarına yetki vereceğini öğrendik. Sayın Bakanım mevcut yönetmelikle bunu başarmanız zor .niye diye sorarsanız.Kurulda toprakla uğraşanlar az, karar verici çoğunluk memur.bunun olmadığını kanunu çıktığı 2005 yılından beri alınan karaları bir inceletirseniz anlarız.Topraklarımız ve meralarımız hızla tarım dışına çıkmaktadır.Toprak kurulunda toprak için karar verecek üyelerimiz az.yönetmeliğin hızla değiştirilerek ziraat odaların,üniversitelerde konu ile ilgili bölümlerden ,bitkisel araştırma enstitülerinden  mutlaka birer üyenin kurul içinde olması gerekir.Toprak kurulunun üst itiraz kurulunun mutlaka üniversitelerin  TZOB birliğinin içinde olduğu bir kurul olmalıdır.

   Bakanıma tekrar aldığı bu karardan dolayı tekrar teşekkür etmek istiyorum. Çünkü çok sevinçliyim. İnşallah kurulları da önerdiğimiz şekilde gözden geçirirlerse başarıyı daha iyi yakalarlar.Bizler aynı yaklaşımı yerel politikacılardan ,belediyelerden ,milletvekillerinden göremedik.Onlarda inşallah düşüncelerini Bakan beyin görüşü doğrultusunda kafa yorarlar.

Sakarya’da devamlı tarım topraklarını, meralarımızı kaybetmekteyiz. Bir de erozyon eklenirse işin içinden çıkılmaz hal alıyor.

SİT ALANLARINI DESTEKLİYORUZ.

TOPRAK KURULLARIN YÖNETMELİĞİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ.

ÇOCUKLARIMIZA, GENÇLERİMİZE DOĞAYI, TOPRAĞI SEVDİRMELİYİZ.

UNUTMAYALIM TARIMI KALKINDIRMADAN SANAYİMİZİ, ÜLKEMİZİ KALKINDIRAMAYIZ.

TARIM EKONOMİK KRİZLERİ ABSORBE EDEN BİR SEKTÖRDÜR

BELEDİYESİ, POLİTİKACISI, STK  İSTİŞARE YAPMAZSA DOĞRUYU YAKALAMA ŞANSIMIZ YOKTUR.

BİZ ÜRETEMEZSEK TÜRKİYE AÇ KALIR-     Gençlik projelerimizde iyi bir fizibilite yok

–           Çiftçi toprak satmasının nedenleri

–           Tohuma döviz ödüyoruz

–           Tarımda ithalatçı ülkeyiz 114   ürün,98 ülkeden

–           Pazarlamada

–           Kooperatifçilik

–           Üretici pazarları çalışmalarımız

–           Zirai ilaçlamaları ambalajları  projemiz

Tarımsal üretimde kullanılan tarım ilacı miktarının azaltılması,Tarım ürünlerinin kalitesinin artması, daha sağlıklı ve güvenli tarımsal ürünlerin üretilmesi,Tarımsal üretimin önemli maliyet kalemlerinden olan ilaç giderlerinin azaltılması,Boş tarım ilacı ambalajlarının toprak ve su kaynaklarına olan etkilerinin azaltılması, Tarım ilaçları ve boş ambalajlarının yol açtığı sağlık sorunlarının azaltılması. Boş ilaç ambalajlarının geri dönüşümünün sağlanması,Tarım ilacı kalıntılarının evsel katı atıklar için ayrılmış çöp bidonlarındaki atıklara bulaşarak tehlikeli atık hacmini artırmasının önüne geçilmesi,Tarım ilaçlarının arıcılığa verdiği zararların azaltılması,Tarım zararlıları ile biyolojik mücadele yöntemlerinin özendirilmesi ve ekolojik tarım uygulamalarına katkı sağlanması  amacıyla  iki yıldan  bu yana  sürdürdüğümüz  çalışmaların  sonuna  gelmekteyiz.

Projelerimize  Büyükşehir Belediyesi Çiftçimize  destek vermiyor.Biz  sadaka  istemiyoruz. Biz  sadaka  istemiyoruz. Büyükşehirden hizmet  istiyoruz. Büyük şehre  sesleniyorum. Çiftçinin hakkını istiyorum. Politika  yapmıyorum.Çiftçimizin hakkını istiyorum.

Özeleştiri yapıp Elimizi taşın altına koymak

Adapazarı Ziraat Odası İl Danışma Kurulu Toplantısına Mısır Araştırma Enstitüsünden Sıcak İklim Tahılları Şubesi Mühendisi Ahmet DUMAN Katıldı çarpıcı açıklamalar verdi “Türkiye Silajlık Mısır Ekim Alanı, Üretimi, Verim,Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından geliştirilen ve Türkiye’nin birçok bölgesinde kolaylıkla ekim alanı bulabilecek mısır çeşitlerinin ekim alanları arzu edilen düzeyde değildir.
Mısır Tohumluğu ithal % 95-97 yerli %5

En büyük sorun nedir ???
Çiftçi – Bölge Mühendisleri çeşitleri tanımıyor
Yayım yapması gereken kurum kuruluş ve kişilerin çabaları yetersiz kalıyor
Çeşit seçiminde doğru başlangıç noktasında bilgi eksikliğinin olması,
Her 2-3 senede bir çeşit değiştiriliyor, sebebi nedir???

Genelde Çiftçi Ne İster?

Kaliteli ürün
Hastalıksız ürün
Az ilaç, az gübre
Az maliyet
Ürün artışı isteriz
Ceplerimiz dolsun
Ve rahatça yaşayalım

Peki Mevcut Durum Nasıl?
Şikayet
Şikayet
Şikayet

Çözümmm???

Milli çeşitlerimize milli duygularla yaklaşmak
Yabancı Hayranlığından %100 olmasa da yavaş yavaş vazgeçmek
Milli ekonomiye faydayı düşünmek (mangal-kül)
Özeleştiri yapıp Elimizi taşın altına koymak

ÇOKKK ÖNEMLİİİİ
Dengesiz gübreleme ve ilaçlama
Topraklarımızı Korumalıyız

Toprak = Gelecek
E peki çözüm nedir?

Doğru Başlangıç
Devamında Bilinçli Tarım

Nihai Sonu: Eğitimsiz Çiftçi

Eğitimli – Bilgili ÇİFTÇİ

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar