- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11814 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Gelecek Nesillere Güzel Bir Sakarya Miras Bırakalım

24 Nisan 2018 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Gelecek Nesillere Güzel Bir Sakarya Miras Bırakalım
Gelecek Nesillere Güzel Bir Sakarya Miras Bırakalım

Gelecek Nesillere Güzel Bir Sakarya Miras Bırakalım

İnşaat sektöründe geçtiğimiz 1 yıldan itibaren bir gerilemenin olduğunu belirten Şuayip Ür, önümüzdeki bahar ve yaz aylarında sektörde bir hareketlenme olması beklendiğini ifade etti. Ür, açıklamalarında yapılanmanın önemine de dikkat çekti.

Gayrimenkul Danışmanı Şuayip Ür, emlak piyasası ve inşaat sektörü ile ilgili analizlerini Kent Ekonomi okurları için paylaştı. Ekonomik kriz göstergelerinin ilk olarak bu sektörleri etkilediğini belirten Ür, tabiatıyla eşsiz bir coğrafya olan Sakarya’nın gelecek nesillere güzel bir miras olması için çalışmak gerektiğini ifade etti.

Gayrimenkul Danışmanı Şuayip Ür şu şekilde konuştu;

“Nüfus artıyor ama…”

Sakarya’nın büyüyen ekonomisine paralel olarak arazi ve arsa değerleri ile konut fiyatları da büyüyor. İlimiz, nüfusun hızla artışı, aldığı göç, yabancı uyruklu yatırımcı ve misafirler ile son 3 yılda yükselen bir şehir oldu. Bölgemizde artan konut talebi sebebiyle arsa fiyatları da hızla arttı ve inşaat maliyetlerinin artmasıyla konut fiyatları da yükselmek zorunda kaldı. Buna rağmen arz talep dengesinde değişiklik olmamasına rağmen son 1 yıldır sürmekte olan ekonomik kriz göstergeleri, banka konut faizlerindeki artmalar doğrultusunda tüketici, bu arza rağmen yeni alımlar konusunda gerileme gösterdi. Tüketicinin kendi öz gelirlerinde bir yükselme olmaması ve uzun vadede kullanacağı kredide çekingenlikleri piyasada durağan duruma sebebiyet vermekte. Önümüzdeki bahar ve yaz aylarında aynı göstergeler seyretmeye devam ederse normal seyrinde kalması kaçınılmaz.

“Döviz yükselse de maliyete yansıtılamıyor”

İnşaat sektöründe olan beklentiler banka faizlerinde düşüş olması ki bu çok önemli bir etkendir. Ayrıca belediyelerin kentsel dönüşüm planının şehir merkezlerinde hayata geçirilmesi de önemli bir etken olarak göze çarpıyor.  Sektörü dinlediğimizde; inşaatlarda kullanılan tüm malzemelerin dövize endeksli olmasına rağmen bu yükselişin maliyetlere yansıtıldığı taktirde konut fiyatlarının daha da artması gerektiği ancak bu durağan piyasada bunun mümkün olmadığını belirtmekteler. İmar uygulamasının 3 kata çıkması konut açığını kapatan bir gelişme olmasına rağmen bu bağlamda da arsa fiyatları 2 kat değer kazandı. Bu sebeple sorun yine aynı yere taşınıyor.

“Yatırımcı döviz veya banka düşünmeye başladı”

Yatırımcı için daha önceden cazip olan konut alımlarında kira geliri ile amortisman yani yatırımın geri dönme süresi 15 ile 17 yıl arasında değişirken, son zamanlarda bile kira artışlarında çok yüksek oranların uygulanamaması (ki bu da kiracının gelir seviyesindeki artışa paralel görülmektedir ‘kiracının gelirinin 3/1 oranı kiraya gitmektedir’) ve konut fiyatlarındaki yükseliş , yatırımcının yeni alacağı kira amortismanının 20 ila 23 yıl arasına çıkmasına sebep oldu. Halin böyle olması yatırımcıyı bu düşünceden uzaklaştırıp döviz veya bankaya çekmiştir.

“Asıl sorun deprem görmüş çok katlı binalar”

Kent merkezindeki karmaşık yapı ve sokak düzeni ile alt yapı ve yollardaki sorunlar, alıcıyı alacağı mevkii konusunda karar vermeye zorluyor. Ayrıca inşaatçılar da bu karmaşık mahalle ve sokaklara gelecek alt yapının tarihi belirsizliği nedeniyle yeni projelerden uzaklaşmak durumunda kalıyor. Belediyelerin ise bu dar alan ve arsalarda uyguladığı birleşerek inşaat yapma zorunluluğu tarafları birbirine karşı sorunlara maruz bırakıyor. Buna en güzel çözümün kentsel dönüşüm planı çerçevesinde uygulanması herkes tarafından dillendiriliyor.

Asıl sorunun ise deprem görmüş eski ve çok katlı binalardan oluştuğunun altını çizmekte fayda var. Bu yapıların önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde çözümü olamaz ise tekrarı olacak bu tür bir afette olacakları düşünmek bile istemiyorum. Bu tarz binalar kalitesi standartların en alt limitlerindeki malzemeler ile makyajlanıp güzelleştiriliyor ve yeni bina görünümüne kavuşturuluyor. Ama ‘içi seni dışı beni yakar’ denilecek cinsten. Sözün kısası; kentimiz çok güzel, doğası, havası, suyu ve ilçelerimizin birlikteliği ile eşsiz olan bir yuva. Bu yuvamızı gelecek nesillere miras bırakabilmek bizim elimizde.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar