Dolar : Alış : 7.3708 / Satış : 7.3841
Euro : Alış : 8.9420 / Satış : 8.9581
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya17°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11277 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Engelli Topluma Değil, Toplum Engelliye Adapte Olmalı

03 Aralık 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Engelli Topluma Değil, Toplum Engelliye Adapte Olmalı
Engelli Topluma Değil, Toplum Engelliye Adapte Olmalı

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından düzenlenen Engelli Hakları Konferansı’nda engellilik, engelli hakları ve engellilere yönelik yaklaşımlar ele alındı. Toplantıda “engellilere yardımcı olmak isterken farkında olmadan ayrımcılık da yapılabildiği” görüşü öne çıktı.

İstanbul Aydın Üniversitesi Engelsiz Yaşam Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen konferans, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zafer Utlu’nun açış konuşmasıyla başladı.

TÜRKİYE’DE 8 MİLYONDAN FAZLA ENGELLİ VAR

Türkiye’de 8 milyondan fazla engelli olduğunu, UNESCO verilerine göre gelişmekte olan ülkelerdeki engelli bireylerin yüzde 98’inin okula gidemediğini ifade eden Prof. Dr. Utlu, “İstanbul Aydın Üniversitesi olarak 2012 yılında kurduğumuz Engelsiz Yaşam Araştırma ve Uygulama Merkezi, engelli bireylerimizin tıpkı diğer bireyler gibi yaşama adapte olmaları, yaşamın içinde olmaları yönünde çalışma ve araştırmalarına devam ediyor” diye konuştu.

engelsen

ENGELLİLER SÖZLEŞMESİ YENİLENİYOR

Daha sonra söz alan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanı Erem İlter Su ise engelli haklarının gelişimi hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’ye Türkiye’nin 2009 yılında taraf olduğunu ifade eden Su, “Engellilerin günümüzde bu sözleşmeyle edindikleri hakların yeniden yorumlanması söz konusu. Bu nedenle Birleşmiş Milletler’de bu sözleşmenin yenilenmesi noktasında çalışmalar yapılıyor. Çünkü engelli bireyler kendilerinin yardım nesnesi olarak değil, diğer bireyler gibi birer hukuk öznesi olarak görülmelerini istiyor” dedi.

engelsen1

ENGELLİ TOPLUMA DEĞİL, TOPLUM ENGELLİYE ADAPTE OLMALI

Son olarak kürsüye gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Araştırma-Geliştirme ve Proje Daire Başkanı Tayyar Kuz ise, tarih boyunca engelli bireylere dünya genelinde nasıl bakıldığını ve nasıl davranıldığını özetledi. “Engelli bireylerin hukukuna bugüne kadar ahlaki, tıbbi, sosyal ve insani modellerle incelendi. Nagi modeli de denen insani modelde amaç engellilerin günlük hayatta engelli olmayan bireyler gibi yaşam sürdürebilmesini amaçlar. Bu yaklaşıma göre engelliden topluma adapte olmasını bekleyemeyiz. Toplum engellinin durumuna kendisini adapte etmelidir. Her ne kadar Türkiye’de halen ahlaki yaklaşım bu konuda egemen olsa da çok da yol kat edildi. En azından Avrupa’da engelli bireyler cadı diye yakılırken bizde müzik ve su sesiyle tedavi yöntemleri uygulanmaktaydı.” ifadelerini kullandı.

FARKINDA OLMADAN AYRIMCILIK YAPIYORUZ

Engellilere yönelik çalışmalarda zaman zaman fark etmeden engellilerin aleyhine ayrımcılık da yapılabildiğini ifade eden Kuz, “Anadolu’da bir şehre konferans için gittiğimizde yerel yöneticiler bize engelli bireyler için yapılan parkı gururla göstermişlerdi. Ancak düşünmedikleri nokta şuydu: Bu parkla engelli bireyleri sadece bu parka mahkum ediyoruz. Onlara ‘Sen şehirde dolaşma, gel bu parkta vakit geçir’ diyoruz. Hatta ailesinde hem engelli olan hem de olmayan insanlar için ‘Senin annen baban v.b. şehrin diğer yerlerinde dolaşsın, sen burada kal, aileni böl’ diyoruz. Farkında değiliz ama bu da ayrımcılıktır. Ya da Türkiye’de yaşlılara, engellilere, hamilelere genelde saygı gösterilir. Ancak onların günlük yaşama uyum sağlayabileceği çalışmaları yapmazsanız, örneğin merdivenlere rampa koymazsanız, otobüslerin basamaklarını yaşlıların çıkamayacağı yükseklikte yaparsanız, onlara örtülü olarak ‘Sen günlük yaşama karışma’ demiş olursunuz. Bu da bir çeşit ayrımcılıktır” dedi.

Etkinlik, konuşmacılara günün anısı olarak verilen plaket töreni ve toplu anı fotoğrafı çekimi ile son buldu.

ERHAN ÖZIŞIKLI’DAN “SON RESİMLER” GALERİ AYDIN’DA

İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu Galeri Aydın sıra dışı bir resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Erhan Özışıklı, son dönemde yaptığı resimleri izleyicilerle buluşturuyor.

Sergideki 16 adet resmin her biri 40×50 cm ölçülerinde. Tuval üzerine, -daha kesin olmak gerekirse keten üzerine- akrilik boyayla yapılmışlar. Sanatçının non-figüratif olarak değerlendirdiği bu resimler Galeri Aydın’daki bu sergide ilk kez bu kadar çok sayıda bir arada sergilenecekler.

GELENEKSEL JAPON SANATINDAN ESİNTİLER

Erhan Özışıklı’nın söz konusu resimlerin çıkış noktasıyla ilgili söyledikleri dikkat çekici: “Bunları yaparken beni en çok etkileyen kaynaklardan bahsetmem gerekirse Mark Rothko’yu ve Tiziano’nun son dönem resimlerini bir çırpıda söyleyebilirim. Fakat beni son yıllarda esas vuran şey geleneksel Japon sanatı, özellikle de seramikleri oldu. Bu resimlerde sanırım o seramiklerdekine benzer bir sadelik ve duygusallık arzuladım.”

Sanatı gündelik yaşamımızın içerisindeki bir hal olarak hissettiğini belirten sanatçı şu soruyu soruyor: “Günlük hayatta karşımıza çıkan herhangi bir şey veya en önemsiz görünen basit eylemlerimiz de neden sanat olmasın?” Bu son resimleriyle, kendisini ve repertuarını olabildiğince net ve yalın bir şekilde ifade ettiğini düşünen sanatçı; resimlerinin basit, gündelik nesneler gibi var olmasını istediğini söylüyor.

Küratörlüğünü İAÜ Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Medine İrak’ın yaptığı, 7 Aralık 2016 saat 16.00’da açılışı yapılacak olan “Son Resimler” sergisi, 30 Aralık 2016’ya kadar ziyarete açık kalacak.

ERHAN ÖZIŞIKLI KİMDİR?

1980 İstanbul doğumlu. 1999 yılında İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra 2005’te Mimar Sinan Üniversitesi Resim bölümünün 5 numaralı atölyesinden mezun oldu. Aynı bölümde yüksek lisans yaptı ve sonrasında sanatta yeterlilik programına kabul edildi. 2012 yılından beri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde araştırma görevliliğine devam ediyor.

İlk kişisel sergisini 2006’da galeri x-ist’te, ikincisini 2007’de “Akşamları Yemekten Sonra” adıyla yine x-ist’te açtı. Üçüncüsünü ise 2013 yılında The Empire Project’te “Şölen” adı altında gerçekleştirdi. Halen The Empire Project tarafından temsil ediliyor.

Son katıldığı grup sergilerden bazıları şunlar:

The Empire Project, “Başıbozuk vol.3 ‘Günleri Saymak’” 30.9-26.11.2016

rh+ art project, “Vektörel Büyüklükler” 14-30.4.2016, Küratör: Medine Irak

Tophane-i Amire KSM, “Atış Serbest II” 5-17.4.2016

artsümer, “Başka Bir Dünyanın Zarafeti” 31.10-19.12.2015, Küratör: Nihan Çetinkaya

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar