Dolar : Alış : 7.3985 / Satış : 7.4118
Euro : Alış : 9.0044 / Satış : 9.0206
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya13°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11113 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Deprem, davul çalarak gelmiyor

16 Ağustos 2016 - 0 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Deprem, davul çalarak gelmiyor
Deprem, davul çalarak gelmiyor

17 Ağustos’un 17. yılında uzmanlar uyarıyor

17 Ağustos 1999 depreminin yarın 17. yılı. Hafızalarımıza kazınan büyük depremden bu yana neler yapıldı neler yapılmadı diye uzmanlara sorduk

Bundan tam 17 yıl önce, 17 Ağustos 1999’da Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03.02’de merkez üssü Gölcük olan deprem resmi raporlara göre; 18 bin 373 can aldı, 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi ise sakat kaldı. Bu depremde 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 işyeri de hasar gördü.

muze16

muze12

Marmara ve ardından 2011 yılında yaşanan Van depremleri de gösteriyor ki, ülkemizde depreme karşı ciddi önlemler alınması şart. Üstelik İstanbul’da 7’yi aşan ve felakete neden olabilecek bir deprem bekleniyorken… Peki, geriye dönüp baktığımızda 17 yıl boyunca depremin yıkıcı etkilerinden en az hasarla kurtulabilmek adına neler yaptık? Kentsel dönüşüm ne kadar etkili oldu? Geldiğimiz nokta ne? İstanbul, 7 ve üstü büyüklüğündeki olası depreme ne kadar hazır? Uzmanlar, “17 Ağustos 1999 depreminde oluşan hassasiyeti unuttuk. Kentsel dönüşümü yanlış uyguladık, yık-yap çözüm değil” diyor. İşte deprem uzmanlarının uyarıları…

oktay

“GÖLCÜK’TEN BETER OLUR”

Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz: “Kentsel dönüşüm yasası sevindirmişti. Ama kentsel dönüşümden çok binasal dönüşüm yaşıyoruz. Toplanma alanları artık bina veya otopark oldu, geriye gidiş var. Yüksek katlı binalara dair yönetmeliğimiz yok, acilen çıkmalı. Başka ülkelerin yönetmeliğiyle bina yapıyoruz. Bu binaların depremde hasar gördükten sonra onarılmaları imkânsız. Yıkyap çözüm değil. İmar planını yenilerseniz tüm çevreyi düzenler yeşil alanı artırırsınız. Bu da kentsel dönüşüm olur. İhtiyacımız olan bu. İstanbul olası depremde Gölcük’ten daha fazla hasar alır. Çünkü bu deprem Gölcük’ten daha yoğun nüfusu ve yerleşimi vuracak. Can kaybı ve maddi hasar daha fazla olacak. 17 Ağustos depreminden sonra oluşan hassasiyet unutuldu. Deprem unutmaya gelmez. Denetlemeye gelince de parasını vererek denetleme olmaz, kamunun görevi olmalıdır.”

naci-gorur-

Deniz Jeolojisi Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür: “Şu anda depremle ilgili ne yapılıyorsa büyük ölçüde kentsel dönüşüm şemsiyesi altında yapılıyor. Ama önemli olan depremde en çok etkilenecek yerlerde dönüşüm yapmak. Bunun yerine rantı yüksek yerlerde yapılıyor. Kentsel dönüşüm depreme hazırlanmada önemli ama tek faktör değil. Depremin en büyük tahribatı altyapıya olacak. Ama bu aşamada bir zafiyet görünüyor. Depremle birlikte çevre de geri dönülmez bir kirlilik yaşayacak. Yıkılması muhtemel binlerce binanın evsel atıkları, metalleri enkaz kaldırıldığı zaman denize, toprağa gömülüyor burada oluşacak metal kirlilikleri hava, su ve toprağa karışıyor. İmha edemezseniz çevre felaketi yaşatırsınız. Çernobil’in Karadeniz’de kansere neden olduğu gibi. Marmara sanayi bölgesi. Deprem sanayi tesislerini etkileyecektir. Buralarda patlayıcı kimyevi maddeler var. 99 depreminde de oldu, bu maddeler çevreye yayıldı. Yani iş kentsel dönüşümle bitmiyor.”

gundogdu-

“KENDİLİĞİNDEN YIKILIYOR”

Jeofizik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu: “Yüksek yapılar yapılıyor, bu kentsel dönüşüm değil. Bu yapıların yönetmeliği yok ve deprem anında bizlere ne yaşatacağı da meçhul. Çözüm kentsel dönüşümdür yapısal dönüşüm değil. Afet anında toplanma alanı bırakılmadı. Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Zeytinburnu artık deprem görmeden kendi kendine yıkılan binalarla dolu. İnşaat tutkusu sonumuz olmasın. Yüksek binalar çöktüğünde kurtarma ekipleri bile bir şey yapamayacak.”

1292 BINA GÜÇLENDI

İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi, 2006 yılından bu yana İSMEP kapsamında 1064 okul, 54 hastane, 115 sağlık binası, 54 idari bina, 37 yurt binası ve 22 so-s yal hizmet binası ile toplam 1292 kamu binasını depreme karşı güçlendirdi veya yeniden yaptı.

02deprem

Marmara Depremi’nin 17. yılında ürküten tablo

İnşaat Mühendisleri Odası, 17 Ağustos öncesi olası İstanbul depremi için uyardı. Oda Başkanı Cemal Gökçe, ‘50 bin bina hasar görecek, 2 milyon kişi evsiz kalacak’ dedi…

Tarih: 17 Ağustos 1999… Saat: 03:02… Marmara, merkez üssü Gölcük olan 7.4’lük depremle sarsıldı. 45 saniye süren depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin kişi yaralandı. Felaketin üzerinden 17 yıl geçti. İnşaat Mühendisleri Odası’nın açıkladığı rakamlar, depremden hâlâ ders almadığımızı gözler önüne serdi.

İnşaat Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 17. Yıldönümü nedeniyle Türkiye’nin 26 şehrinde eş zamanlı basın toplantısı düzenledi. İstanbul’daki toplantıya odanın genel başkanı Cemal Gökçe ile şube başkanları da katıldı.

50 BİN BİNA YIKILACAK 150 BİN KİŞİ ÖLECEK

İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Gökçe, toplantıda aradan geçen 17 yılda İstanbul’da beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki deprem için yapılan çalışmalarla ilgili çok çarpıcı tespitlerde bulundu.
Gökçe, İstanbul merkezli depremde binaların yüzde 25’inin kullanılamaz hale geleceğini söyledi. Bu durumda 2 milyon insanın sokakta kalacağını belirten Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbul’da beklenen depremde 50 bin bina hasar görecek, 50-150 bin arası insan hayatını kaybedecek. Binlerce insan yaralanacak. Bizim korkmamızın, ödümüzün patlamasının asıl nedeni 1999’dan sonra İstanbul’un yapı stoğunu güçlendirmek için hiçbir çalışma yapılmamış olmasıdır. Binalar yenilenmedi, İstanbul için 1999 yılındaki risk aynen devam ediyor.”

İSTANBUL DEPREM GERÇEĞİNİ UNUTTU

Yeni yapılan binaların özellikle de gökdelenlerin gerek projeleri gerekse yer seçimleri nedeniyle depremde nasıl bir performans göstereceğini bilmediklerini dile getiren Gökçe “Yeni binalar için ayakta kalacaklar diyemiyoruz. Başlarına ne geleceğini depremde göreceğiz” yorumunda bulundu. İstanbul’un aradan geçen 17 yılda depreme hazır hale getirilebileceğinin altını çizen Gökçe şöyle dedi:

AFET ALANLARINDA AVM’LER YÜKSELİYOR

“Deprem gerçeği unutuldu, unutturuldu. Biz hâlâ depreme karşı güvenli yapı stoğunu değil depremin ne zaman, ne büyüklükte olacağını tartışıyoruz” diye konuştu. Cemal Gökçe, son 17 yılda İstanbul’da “yapılamayanların” özetini ise şöyle çıkardı:

– 1999 depreminden sonra 3 yıllık bir çalışma sonunda 493 adet çadır kurulacak boş alan belirlendi. İl Afet Kurulu bu rakamı belirlerken sayının az olduğunu, artırılması gerektiğini belirtti. Ama bugün çadır kurulacak alanların dörtte üçünün yerinde AVM ve gökdelenler yükseliyor.

– İstanbul Büyükşehir Belediyesi, dört üniversiteye Deprem Master Çalışması hazırlattı. O çalışmaya biz de destek verdik. İstanbul’da depreme dayanıklı olmayan yapı envanterinin belirlenmesine ilişkin bir yol haritasıydı. 2003 yılında tamamladığımız çalışma raflarda çürümeye bırakıldı.

YAPILAN ÇALIŞMALAR RAFLARDA ÇÜRÜYOR

– 2004 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, 1’inci Deprem Şurası’nı topladı. Genel olarak bütün afetler, özel olarak da depreme karşı Türkiye çapında yapılması gereken her şey satır satır yazıldı. O çalışmanın dokümanları da dolaplarda çürüyor.

– 2009 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Kentleşme Şurası yaptı. Önemli belgeler çıktı. Ancak burada alınan kararları uygulayacak kadrolar devre dışı bırakıldı, yerlerine liyakat sahibi olmayan isimler geldi.

– 2011’de yasal değişikliklerle meslek odalarının yetkileri tırpanlandı. Ruhsat alma bir formaliteye dönüştü. Her alanda ortaya çıkan kuralsızlık inşaat alanında daha çok görülür oldu.

valimiakyazıdaacılıs1

Sakarya Vali Hüseyin Avni Coş, deprem konusunda eksikliklerin giderilmesi ve gerekli muhasebenin yapılması gerektiğini söyledi.

Coş, Marmara depreminin 17. yılı dolayısıyla , depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Herkesin üzerine düşen görevi eksiksiz şekilde yapması gerektiğini vurgulayan Coş, “İnşallah bu konuda eksikliklerimizin giderilmesi, muhasebenin yapılması ve depreme daha hazırlıklı olmamız amacıyla bilinç ve kararlılıkla bunları da gündemimize alırsak muhakkak ki daha iyi yapmış oluruz.” diye konuştu.

enginozkoc

ÖZKOÇ’TAN 17 AĞUSTOS ÇIKIŞI:

 “BİR DERT DAHA GÖZ GÖRE GÖRE BÜYÜYOR. ANLAŞILAN O Kİ

DEPREM KONUSUNDA DA HATALAR, ANCAK BAŞIMIZI DUVARA

VURUNCA ANLAŞILACAK”

“YİNE UYARIYORUZ; SORUNU, ÇÖZÜMÜ ORTAYA KOYUYORUZ.

BİRLİKTE YAPALIM DİYORUZ. KULAK VERİN; BİR AN ÖNCE OKULLARDAN

BAŞLAYARAK KENTİMİZİ DEPREME HAZIR EDELİM”

CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, 17 Ağustos depreminin 17. yıldönümünde iktidara seslendi; “Ne yazık ki bir dert daha göz göre göre büyüyor. Uyarıyoruz, sorunu, çözüm yollarını ortaya koyuyoruz, birlikte yapalım diyoruz. Sesimize kulak verin; bir an önce okullardan başlayarak kentimizi depreme hazır edelim.”

Özkoç yaptığı yazılı açıklamada, ülke olarak tarihi günlerden geçtiğimize işaret ederek, şunları söyledi:

“15 Temmuz darbe girişiminden bu yana ana gündemimiz; devlet içindeki terör yapılanması. 40 yıllık süreçte devlete kök salmış, son 10 yılda gücünün doruğuna ulaşmış bu yapıyı temizlemek, çok zor ve zaman alacak. Mücadeleyi yürütürken, ülkemizin, kentimizin gerçeklerini gözardı etmemiz gerekiyor.

Son  bir aylık sürecin yoğunluğu hepimizce anlaşılabilir. Ancak biz deprem tehdidi nedeniyle yıkılması gereken 21 okul bulunduğunu açıklayalı 4 ay oluyor. Konuyla ilgili il yöneticilerinden Milli Eğitim Bakanı’na kadar her kademeyle irtibat kurduk, kuruyoruz. Çözüm önerilerimizi ve birlikte çalışma isteğimizi ortaya koyduk.

SAKARYA’NIN TABLOSU

Bir takım adımlar atıldığını ve çalışmaların yürütüldüğünü biliyoruz. Ancak sorunun büyüklüğü karşısında yapılanlar yeterli değil. 17 yılda bırakın yıkılması gereken 21, güçlendirme bekleyen 39 okulu, henüz hasar tespiti yapılmamış 190 okul binamız var.

Kent merkezinde yıkılması gereken yaklaşık 400 orta hasarlı bina bulunuyor. Deprem yorgunu 2 bin 500 çok katlı binaya el sürülmedi.

Kamu ve özel binaların envanteri çıkarılmadı. Depremden korunmanın tek yolu; güvenli yapı stoku. Biz bunu sağlayabilmek için kentte kaç tane bina bulunduğu, ne kadarının depreme dayanıklı olduğu ve ne ölçüde onarım, yıkım gerektiğinin bilgisine bile tam anlamıyla sahip değiliz.

“SİYASİ İRADE GEREKİYOR”

Yapmamız gereken çok iş var, vaktimiz ise daralıyor. Sakarya’da deprem meydana gelme sıklığı bilimsel olarak ortalama 25-30 yıl. Yolun yarısını çoktan aşmış görünüyoruz.

Başlatılan çalışmaları biliyoruz, ancak  daha büyük, daha ciddi adımlara, bunun için de siyasi iradeye ihtiyaç var.

Ülkemizin daha fazla hataya, halkımızın ise daha fazla özüre tahammülü kalmadı.

Sorun belli, çözüm belli ve kullanılabilecek kaynaklar ortada. Tek mesele depremi öncelik kabul etmek ve bir çözüm takvimi ortaya koymak. Bu yüzden siyasi irade gerekiyor. Biz anamuhalefet olarak tüm gücümüzle desteğe hazırız, gelin elbirliğiyle halkımızı yaklaşan felaketten kurtaralım.

Bir kez daha 17 Ağustos’ta yaşamını yitiren insanlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Tüm acıların tanığıyız; 17 Ağustos’u unutmadık, unutturmayacağız.”

ELMAS

 “Kentsel dönüşümün hızlandırılması gerekir”

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas da yazılı açıklamasında, deprem felaketinde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet dileyerek, böylesi büyük felaketin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

Türkiye’nin Marmara Depremi’nden sonra gerçek sorunu algılayamadığını aktaran Elmas, “Türkiye, genel olarak depremi algılayamadı. Olayın kendisi ele alınmadı. Daha sonra Türkiye’de yönetmelik değişti, mevcut yapılan ve yapılmış binalarla ilgili yönetmelik çıktı. Van depremi, soruna temas konusunda dönüm noktası oldu. Yıkılan binaların yerine tekrar bina yapımındaki zorluk düşünüldüğünde yeniden kentsel dönüşüm öne çıktı. Türkiye, kentsel dönüşümle birlikte işin özüne döndü.” değerlendirmesinde bulundu.

Sakarya‘da depremden sonra yeni yapılan binaların yeni yönetmeliğe uygun yapıldığını, yeni yerleşim bölgelerine geçildiğini aktaran Elmas, açıklamasında şunları kaydetti:

Sakarya‘da en önemli sorun, 1999 depremini yaşamış, hasarsız atlatmış ancak yeni yönetmeliğe uygun olmayan çok katlı binaların varlığı. Deprem, davul çalarak gelmiyor. Her zaman hazırlıklı olmalıyız aksi takdirde sorun yaşarız. Marmara Bölgesinde 25-30 yıl arası periyotlarda deprem yaşandığını düşünürsek, 17 yıl geride kaldı, bu zaman daralıyor. Zaman daraldıkça tehlike artıyor.Sakarya‘da sayıları 2 bini aşan bina stokunun acilen ele alınması ve dönüştürülmesi gerekiyor. Kentsel dönüşümün hızlandırılması gerekir. Uygulamalardaki sorunları aşmak için birlikte gayret göstermek gerekiyor. Herkes sorun çözülsün ama kimse zarar görmesin istiyor…”

irfanpuskullu2

17 Ağustos Depremi 17. yılında

Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, 17 Ağustos Marmara depreminin 17. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada, “Milletçe yüreğimizi derinden yaralayan ve asrın felaketi olarak da anılan Marmara depremi, hafızalarımızdaki yerini bütün tazeliği ile muhafaza etmektedir” dedi. Püsküllü, her türlü felaket anında tek vücut olmasını bilen, acıları paylaşmayı, yardımlaşma ve dayanışmayı milli bir karakter olarak yücelten Türk milletinin depremde, tarihin kaydedeceği en büyük çabayı sergilediğini ifade etti.
Başkan İrfan Püsküllü açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye ve insanlarımız çekilen sıkıntıların hepsini aşabilecek azim ve kudrete sahiptir. Cenab-ı Allah’tan yüce milletimize bir daha böyle acılar yaşatmamasını niyaz ediyor, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet diliyor, yakınlarına ve milletimize sabır dileklerimi sunuyorum.”

TOCOGLUTEM2

Depreme En Büyük Hazırlık Sağlam Yapılardır

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, 17 Ağustos 1999 Depreminin 17. yıldönümü vesilesiyle depremde yaşamını yitiren vatandaşları rahmetle andıklarını söyledi

17 Ağustos 1999 Depreminin yıldönümünde önemli açıklamalarda bulunan Başkan Toçoğlu, “İlkemiz; güvenli bölgelerde sağlam yapılar inşa etmek. Kat konusunda kurallara uyuluyor. İmar en büyük hassasiyetimiz. İmar planları, ulaşım planları yapıldı. AKOM Projesi Eylül?de hizmette olacak. Orta hasarlı binalarda ikamet eden vatandaşlarımız için 448 konut inşa ettik. Yeşil alanları, meydanları, parkları, geniş yolları şehrimize kazandırdık ve bu çalışmalara devam ediyoruz. Yenikent bölgesine kısa sürede ciddi yatırımlar yaptık, yapıyoruz” dedi.

Deprem gerçeğine ilişkin yerel yönetimler olarak çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini belirten Başkan Toçoğlu, benzer yıkımların yaşanmaması adına depreme hazırlık konusunda ciddi çalışmalar yürütüldüğünü de kaydetti.

Büyük Bir Yıkım

Toçoğlu şunları söyledi, “17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin ardından 17 yıl geride kaldı. Ancak depremin acıları, bizlere hatırlattıkları hala hafızalarımızdaki yerini ilk günkü gibi koruyor. Büyük bir yıkımı yaşamış bir şehiriz. Deprem bizden çocuklarımızı, komşularımızı, kardeşlerimizi, annelerimizi, babalarımızı aldı. Acılarımız hala taze. Ama Allah’a hamdolsun Sakaryamız çok kısa bir sürede depremin izlerini şehrin sokaklarından, caddelerinden, mahallelerinden, ilçelerinden tamamen sildi. Bunu ifade ettiğim gibi şehir olarak çok kısa bir sürede başardık.”

Orta Hasarlı Binalar

“Depremi yaşamış ve orta hasarlı olarak tescillenmiş binaların tespiti noktasında Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirdik. Bu anlamda Marmara bölgesinde bu yapıları tespit etme noktasında örnek bir belediyeciliği ortaya koyduğumuzu söyleyebiliriz. Bu binaları yıkmak için gereken çalışmalar yapıldı. Tespiti yapılan bu binaları yıkmakla görevli olan ilçe belediyelerimize gerekli dokümanlar tarafımızca ulaştırıldı. Bu konudaki hassasiyetimizi sıklıkla kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hala yıkılmayan orta hasarlı yapıların bir an bile zaman kaybetmeden yıkılması gerekiyor. Bu konuda herkes elini taşın altına koymalıdır.”

448 Yeni Konut Yaptık

“Büyükşehir Belediyesi olarak orta hasarlı yapılarda ikamet eden kardeşlerimiz için Korucuk’ta TOKİ işbirliğiyle 448 konut inşa ettik. Ama ne yazık ki şunu ifade etmek zorundayım: bu projeye gereken ilgi ve desteği alamadık. Orta hasarlı binalarda ikamet eden vatandaşlarımız bu yeni ve sağlam konutlara gereken ilgiyi göstermediler. Bunun yanında depremin her an yaşanabilirliliğinin bilincinde olarak şehrimizde uygun yapılaşmayı sağlamaya çalışıyoruz. Biz yatay büyümeden yanayız ve Sakarya’nın yatay olarak gelişimini sürdüren şehirlerimizin başında geldiğine inanıyoruz. Bu inancımızla şehrimizde kat sınırlaması uygulamasına devam ediyoruz. Her zaman ifade ediyoruz: yüksek katlı yapılar bir şehirde gelişmenin, gelişmişliğin göstergesi asla olamaz. Bu konuda ayrıca deprem gerçeği de her zaman masamızın üzerinde.”

AKOM Eylül’de Hizmette

“Şehirle ve kurmaylarımla sıklıkla paylaştığım bir husus var. Bizim belediyecilikteki düsturumuz bellidir. Biz çocukların ayaklarının toprağa basmadığı, çocukların yüksek katlı binalar içerisinde hayatlarını televizyon, bilgisayar karşısında geçirmelerinden taraf değiliz. Yüksek katlıya mesafeli duruşumuz aynı zamanda bizim medeniyet tasavvurumuz ve şehirciliğe bakışımızla ilgilidir. Yine depreme hazırlık konusunda şehrin ilk Afet Koordinasyon Merkezi’ni şehrimize kazandırıyoruz. Bu merkez olası bir afet durumunda şehrin kriz merkezi olacak. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin hemen yanında yükselen proje inşallah Eylül ayında hizmete başlıyor.”

İlkemiz Sağlam Binalar İnşa Etmek

“Depreme hazırlık adına yapılan işlemlerin belki de en önemli ilkesi, sağlam yapılar inşa etmektir. Asla ve kat’a sağlam zemin üzerine sağlam binalar inşa edilmesi gerektiği hususunu bir kenara atmıyoruz. Müteahhitlik meselesine profesyonel bir yaklaşım getirilmesi gerektiğini sıklıkla ifade ediyorum. Bir fırsat vesilesiyle bu işin uzmanı olmayan insanlar müteahhitlik yapmamalılar. Burada düsturumuz: insan onuruna yakışan bir yaklaşımı içselleştirmektir. Biraz daha fazla kazanmak adına deprem gerçeğini görmezden gelen yaklaşımlara asla müsamaha gösteremeyiz.”

İmar En Büyük Hassasiyet Alanımız

“Evet, şehrimize kat sınırlaması olan, sağlam binaları kazandıracağız. Ama burada imar düzenlemelerini asla yabana atmayacağız. İmar meselesi bizim için asli bir meseledir. İmar konusunda verilecek tavizler tarifi imkânsız sonuçlar doğurabilir. Biz buna asla izin veremeyiz. Planlar şehrin gerekliliklerine göre işlenmeli. Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlamda profesyonel bir yaklaşım izliyoruz. Uzman heyetimiz bu konuda çok hassas bir çalışma izliyor. İmar planları, izinleri, tadilatları, değişiklikleri üzerinde iki cihan hesabı gözeterek durduğumuz başlıklardır.”

Yenikent’e Özel İlgi

“99 depreminin ardından oluşan Yenikent bölgemize kısa süre içerisinde çok ciddi yatırımlar yaptık. Camili’de Yenikent Park ve yanında sinema salonlarıyla kültür merkezi inşa ettik. Korucuk’ta Korucuk Park’ı hizmete aldık. Yenikent’e içmesuyu yatırımı götürdük. Karaman’a SAMEK’i kazandırdık, Korucuk’ta SAMEK hizmetlerini başlattık. En önemlisi Yenikent’e, SAÜ ile işbirliği içerisinde üniversite götürüyoruz. Mülteci çocuklar için yeni bir okul yaptık. Yeni araçlarla ulaşımI daha modern standartlara kavuşturduk. Çocukların nitelikli zaman geçirmeleri için Macera Park’ı inşa ettik. Karaman Park’ı da inşallah bölgeye kazandıracağız. Yenikent ile Yazlık arasında yeni yaşam alanları oluşturduk, spor tesisleri, yüzme havuzları, halı sahaları bölgeye hediye ettik.”

Deprem Konusuna Bütüncül Yaklaşım

“Deprem gerçeği ve hazırlık konusuna bütüncül bir yaklaşımla bakmaktayız. Hem tedbir noktasında elimizden gelen ne varsa fazlasıyla ortaya koyacağız hem de insanı merkeze alan diğer yatırımlarımızı hayata geçireceğiz. İlçelerimize yeni meydanlar, parklar, yaşam alanları kazandırmamız bu arzumuzun izlerini taşıyor. Yeşil alanları, meydanları, parkları, geniş yolları şehrimize kazandırdık ve bu çalışmalara devam ediyoruz. Yaşanabilir bir Sakarya için belediyeciliğin her bir alanında projelerimize aralıksız devam ediyoruz. Allah bizlere bir daha 17 Ağustos gibi büyük yıkımlar yaşatmasın. Bir daha bu acıları yaşamamak en büyük duamız. Ancak hazır olmak, zinde durmak, gereğini yapmak da en önemli hassasiyetimiz. Bu vesileyle 17 Ağustos 1999 Depreminin 17. yıldönümü vesilesiyle depremde yaşamını yitiren vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyoruz.”

bulentsoyer1 bulentsoyer2 muz15 muze1 muze2 muze3 muze4 muze5 muze6 muze7 muze8 muze10 muze11 muze12 muze13 muze14 muze15 muze16 muze17 muze18 muze20 muze21 muze22 muze23 muze24 muze25 muze26 muze27 muze28 muze30 muze31 muze32 muze33

YORUMLAR

İlgili Terimler :