Dolar : Alış : 7.5096 / Satış : 7.5231
Euro : Alış : 8.9643 / Satış : 8.9804
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya17°CKuvvetli Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11342 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

CHP’li Selin Sayek Böke “Demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var”

04 Şubat 2017 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»CHP’li Selin Sayek Böke “Demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var”
CHP’li  Selin Sayek Böke “Demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke”Demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var”

CHP Sakarya İl Danışma Kurulu Toplantısı Adapazarı Kültür Merkezinde (AKM) geniş katılımla gerçekleşti. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, CHP Sakarya İl Başkanı Ayça Taşkent, partililer ve davetliler katıldı.

CHP Sakarya İl Başkanı Ayça Taşkent açış konuşması yaptı  Taşkent  bu  güne  kadar yaptıkşarı çalışmaları anlattı.

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan yaptı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Selin Sayek Böke, anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi durumunda demokratik cumhuriyetin sonunun geleceğini söyledi. Böke,”Eğer bu anayasa değişikliği gerçekleşirse Türkiye’de bildiğimiz anlamıyla demokratik cumhuriyetin sonu gelecektir. Demokrasi tamamen ortadan kaldırılacaktır.” dedi.

Başkanlık Sistemi’nin tek bir kişiye meclisi fesh etme yetkisi vermek olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Yardımcısı Böke şöyle konuştu: “Ortaya konmuş olan anayasa değişikliği teklifinin bir rejim değişikliği teklifi olduğu açıktır. Konuştuğumuz kaygılar da bunun bir rejim değişikliği olduğunu açıkça karşımıza koyuyor. İster adı başkanlık olsun ister parlamenter sistem olsun. Demokratik rejimlerde olmazsa olmaz şeyler vardır. Bu rejim demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığını yok ediyor. Karşımıza çıkardığı şey bir tek adama bütün iktidarı teslim etmek ve bu tek adama sizlerin oylarıyla seçtiği vekillerin barındığı meclisi fesh etme yetkisi vermek. Tek bir kişi bizlerin kurduğu, bizlerin irademizi teslim ettiği egemenliği temsil eden meclisi fesh etme yetkisi veriyor.”

Genel Başkan Yardımcısı Böke, Başkanlık Sistemi’nin getirilmesiyle ülkenin düzenini tek bir kişinin inşa edeceğini ifade ederek, “400 milletvekilinin ancak onayıyla yüce divana gidilebilecek. Diyelim ki o 400 milletvekili bulundu ve yüce divana gidildi. O yüce divandaki 15 hakimin 12’sini Cumhurbaşkanı atayacak. Bu yetmiyor anayasa mahkemesinin 15 üyesinin 12’sini HSYK’nın da 13 üyesinin 6’sını Cumhurbaşkanı atayacak. Tek bir kişi, sizin benim 80 milyonun hukukunu tarif edecek olan düzeni tek bir kişi inşa edecek. Ben benim sözüm olsun, sizin sözünüz olsun istiyorum.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, toplantıda yaptığı konuşmada, “Ekonomide son bir haftada açıklanan veriler ve yaşanan gelişmeler, ekonomik gidişatın vahametini ortaya koymaya devam ediyor. İktidarın, tüm sessiz kalma ve hiçbir sorun yokmuş gibi davranma ısrarına rağmen, her gün ekonomimizin içinde bulunduğu kritik durumu ortaya koyan gelişmeler yaşıyoruz.

TÜİK’in bu sabah açıkladığı Ocak ayı enflasyon rakamı, son bir yılın yüksek enflasyonu olarak kayıtlara girdi. Ocak ayı enflasyonu, yıllık bazda yüzde 9.22’ye çıktı. Türkiye artık enflasyonda “çift hane dönemine” yeniden sürüklenmektedir. Bir yandan iktidarın yarattığı belirsizlik ve güvensizlik nedeniyle Türk Lirasında yaşanan değer kaybı, diğer yandan da enflasyonda yaşanan sürekli artış nedeniyle, artık 80 milyon olarak hepimiz daha fakiriz.

Hafta başında açıklanan turizm verileri, Türkiye’nin sadece 2016 yılında turizm gelirlerinin yüzde 30’unu, yani üçte birini kaybettiğini ortaya koydu. Ekonomiye güven şu anda son 8 yıldan, yani 2009 kriz yılından bu yana, en düşük seviyesinde. Öte yandansa, ihtiyaçlarını gidermek için geliri yetmeyen vatandaşların zaten yüksek olan borç yükü artmaya devam ediyor. Kısacası geldiğimiz noktada, yabancı yatırımcıdan turiste, yerli üreticiden tüketiciye kimse ekonomiye güvenmiyor. Kapasite arttırılamıyor, katma değeri yüksek üretim yapılamıyor, turizmde gelir kaybı büyüyor, hayat pahalılaşmaya devam ediyor. 2014’ten beri yaşıyor olduğumuz ‘’Fiili Başkanlık’’ yarattığı işsizlikle, enflasyonla ve istikrarsızlıkla vatandaşa büyük bir ekonomik yük olmayı sürdürüyor.

Vatandaşın bu borç sarmalından çıkışı için belirsizliği ortadan kaldıracak, güven inşa edecek, istikrar sağlayacak yeni bir ekonomik ve hukuki yönetim anlayışına ihtiyaç var. Bu anlayışın biran önce hayata geçirilememesi halinde Türkiye sadece ‘’yatırım yapılamaz bir ülke’’ olmayacak, ülkemizde hayat hepimiz açısından ‘’nefes alınamaz’’ hale gelecek.

Bugün gelinen noktada kritik soru şudur: Türkiye, cebimizi eriten, mutfağımızı yakan, Türk lirasını değersizleştiren, ekonomik adalet ve özgürlüğü yok eden bu anlayışa mahkum mu? Türkiye ekonomisinin geleceği, iktidarın göz göre göre atmadığı adımlarla bir karanlık tünele sıkışmak zorunda mı? Yanıtı ise son derece açık ve nettir: Elbette ve kesinlikle HAYIR.Çocuğunuz, torununuz için her 3 gençten birinin ne okulda ne de işte olmadığı bir Türkiye gerçeğini zaten evinizde yaşıyorsunuz. Esasında bugün konuşuyor olmamız gerekenler bunları. Bugün konuşuyor olmamız gereken, emeğini verenin hakkını aldığı bir Türkiye olması. Bugün konuşuyor olmamız gerekenler pazara gittiğimizde kaygı ile değil yapacağımız yemeğin tadını düşünerek alışveriş yapacağınız huzurlu ve rahat bir Türkiye’nin inşası olmalı. İlk olarak karşımıza çıkardığı şey esasında tek bir adama bütün iktidarı teslim etmek. Meclisi bizlerin kurduğu, irademizi teslim ettiği, egemenliği temsil eden meclisi fesh etme yetkisi veriyor. Öyle ki yasama ve yürütmeyi tek bir kişiye tek elden teslim ediyor. Eğer bu anayasa değişikliği gerçekleşirse Türkiye’de bildiğimiz anlam ile demokrasinin sonu gelecektir. Demokrasi tamamen ortadan kaldırılacaktır. Oysaki demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var” dedi.

ch2 chp1 chp2 chp3 chp4 chp5 chp6 chp8 chp9 chp10 chp11 chp12 chp13 chp14 chp15 chp16 chp17 chp18 chp19 chp20 chp21 chp22

Referandum hakkında da açıklamalarda bulunan Böke, “İnsana hayatını ucuz kılan ama yaşamı bize pahalı kılan bir düzen demek. Biz zaten iki buçuk yıldır bize getirilmiş olan bu anayasa teklifinin ne yaşatacağını gördük, biliyoruz. Ne yaşayacağımız aşikar, oysa biz Türkiye için bambaşka bir şey hayal ediyoruz. Mücadelenin sonu değil başlangıcıdır bu referandum. Bu referandumdan hayırlı sonuçlar çıkardıktan sonra bizim umutlu, o özgüvenli, dışa dönük, kendisinin gücünü bilen ve gücünü hoyratça değil, bir barış iklimi yaratmak için kullanan Türkiye inşa etmek istiyoruz biz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından kurul toplantısı basına kapalı şekilde devam etti.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar