Dolar : Alış : 7.3544 / Satış : 7.3676
Euro : Alış : 8.9276 / Satış : 8.9437
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya5°CKar Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11134 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

CHP lideri Kılıçdaroğlu”Körü körüne bir insana sadakat olmaz”

04 Ağustos 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»CHP lideri Kılıçdaroğlu”Körü körüne bir insana sadakat olmaz”
CHP lideri Kılıçdaroğlu”Körü körüne bir insana sadakat olmaz”

 

CHP’den İzmir’de ‘Cumhuriyet ve Demokrasi’ mitingi

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, CHP, İstanul Taksim’de Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi düzenlemişti. Yüz binlerce insanın katılımıyla gerçekleşen bu mitingten sonra, CHP, İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi’ni düzenlendi. CHP lideri Kılıçdaroğlu İzmir’de düzenlenen Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi’nde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şu şekilde:

*İzmir Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyaya açılan kapısıdır. İzmir Türkiye’nin en kucaklayıcı şehridir. İzmirli, hiç kimsenin etnik kimliğine bakmaz. İzmirli bilir ki, insan tanrının yarattığı en değerli varlıktır.

*15 Temmuz 2016 demokrasi tarihimizin çok önemli bir tarihidir. Bir grup, darbe girişiminde bulundu. Bu darbe kime yapıldı? Bu darbe, cumhuriyetimize ve demokrasimize yapıldı. Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbesidir bu darbe. Darbeyi gecenin saat 11’inde öğrendim. Arkadaşlarıma şu talimatı verdim. ‘Derhal meclise gidiniz, çalışmaya başlayınız. Parlamento çalışmalıdır’ dedim. Vekillerimiz parlamentoyu asla terk etmedi.

*Hiç kimse unutmasın, TBMM’nin temeli salonlarda değil, cephelerde atılmıştır. Size parlamentonun tarihinden bir anektod anlatmak isterim. Tarih 22 Temmuz 1921. Polatlı’dan Ankara’ya top sesleri gelir. Meclis açıktır. Düşmana karşı mücadelenin yöntemleri tartışılır. Meclis’i Kayseri’ye taşıyalım denir. Bir milletvekili, Dersim milletvekili Diyap Ağa, kürsüye çıkar ve şöyle söyler. Biz buraya kaçmaya değil, dövüşerek ölmeye geldik. Eğer meclisi taşımak istiyorsanız buyurun gidin. Tek başıma da kalsam bayrağım ve vatanım için son kurşuna kadar savaşırım. Son kurşunu da kafama sıkarım’ diyor. Sevgili Diyap Ağa ruhun şad olsun.

*İlk duyduğumuz anda diktaya karşı çıktık. Her türlü diktaya ve darbeye karşı çıkmaya devam edeceğiz. Eğer o makamlarda oturuyorlarsa, onları bu makamlara getiren Mustafa Kemal’in kendisidir.

*Osmanlı sevdalılarına seslenmek istiyorum. Osmanlı’da halk yoktu. Tüm herkes padişahın malıydı. Cumhuriyet’te böyle bir mantık yoktur. Türkiye’de yaşayan herkes, özgürdür. Egemenlik birisinin değil, padişahın, sultanın değil. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir diyoruz.

*Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle oynamayın dedik. Cumhuriyetimizi kuranlar sağlam temeller üzerine modern bir ülke kurdular. Türkiye Cumhuriyet’i kurucu ayarlarına geri dönmeli dedik.

*Laiklik, din ve vicdan özgürlüğü demektir. Laiklik, biz bir arada tutan çimentodur. Kışlaya siyaset sokmak, kabul edebileceğimiz bir uygulama değildir. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokulmasını asla kabul etmiyoruz.

*Darbe girişiminin ardından laik bilimsel eğitimin de önemi ortaya çıktı.

*Aklınızı kullanmıyor musunuz? Aklımızı kullanacağız. Bilimden yana olacağız. Elin oğlu Mars’a uzay aracı yolluyor. Biz darbeyi tartışıyoruz. Bizden de bilim adamları çıkmalı. Biz de bilimsel eğitimden yana tavır koymalıyız. Körü körüne bir insana sadakat olmaz.

*Devlete yükselmenin yolu, bir cemaate üye olmaktan, partiye üye olmaktan geçmemelidir. Devlette yükselmenin yolu. Bilgiden, deneyimden geçmelidir.

*Darbe girişimi, medya özgürlüğünün önemini bir kez daha gösterdi. İnsanlar gece yarısı sokağa çıkıp, tankın önüne geçiyorsa, medya sayesindedir.

*Bir şey daha söyleyeyim. 6 yıl sonra, benim vergilerimle çalışan TRT’ye çıkma fırsatı buldum.

*FETÖ devlete sızmadı, adm adım devlete yerleştirildiler, bu bilinmeli. Siyaset kurumu mutlaka özeleştiri yapmak zorunda.

*Meclis Araştırma Kurulu’Nun adam gibi çalışmasını bekliyoruz ve darbe girişimine ilişkin ne varsa ortaya çıkarsınlar.

* ‘Bana dokunduğun zaman sana müdahale ederim’ anlayışından çıkıp, herkesin hakkını savunacak duruma gelmemiz lazım. FETÖ halkı sindirmek için yargıyı sopa olarak kullandı.

*Demokrasi bir kişinin iki dudağından çıkan söze teslim edilmemeli.

*Demokrasi bir kişinin iki dudağından çıkan söze teslim edilmemeli.

*OHAL parlamentoyu devredışı bırakıp, devleti yeniden inşa etmek için kullanılmamalı.

MİTİNG ÖNCESİNDEN NOTLAR

CHP, Taksim’in ardından İzmir’de “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” gerçekleştiriyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirilen miting, saat 19.30’da başladı. Sendikalar, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği mitinge katılmak isteyenlere belediyeye ait kent içi toplu ulaşım araçları ücretsiz hizmet veriyor. Parti bayrakları yerine Türk bayraklarının getirileceği mitingde AKP ve HDP temsilcilerinin de yer aldı.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, halk sokaklara çıktı ve darbe girişimini engelledi. Birçok yerde insanlar dışarı çıkarak “demokrasi nöbeti” mitingleri düzenledi ve düzenlemeye devam ediyor. CHP, İstanbul Taksim’de Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi düzenledi, yüz binlerce insan Taksim’e gelerek, darbeye hayır dedi. Şimdi de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda dev bir miting gerçekleştiriliyor. Yine yüz binlerce insan Gündoğdu Meydanı’na gelerek darbeye hayır dedi

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANI’NDA DÜZENLENEN “CUMHURİYET VE DEMOKRASİ BULUŞMASI”NDA KONUŞTU

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen “Cumhuriyet ve Demokrasi Buluşması”ndaki konuşmasından başlıklar şöyle: 

-Bugün Gündoğdu Meydanı’nda her birimizin kalbinde cumhuriyet ve demokrasi var.
-15 Temmuz 2016 demokrasi tarihimiz için çok önemli bir tarihtir. Bu darbe girişimi cumhuriyetimize ve demokrasimize; demokratik, laik, sosyal, hukuk devletine karşı yapıldı. Bu, cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesidir.
-Mustafa Kemal Atatürk’ün Gazi Meclisi’ne top da çalışmaz, tüfek de çalışmaz.
-Yedi düvel duysun TBMM’nin temeli salonlarda değil cephelerde atılmıştır.
-Her türlü darbe ve diktaya karşı çıkmaya devam edeceğiz.
-Biz birilerinin kulu kölesi değiliz, Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür bireyleriyiz.
-Cumhuriyetin ayarlarıyla oynamamalı, Cumhuriyetin kurucu değerlerini yüceltmek için çalışmalıyız.
-Kışlaya, camiye, adliyeye siyasetin girmesini asla kabul etmiyoruz.
-Bu darbe girişimi ile liyakatin ve laik bilimsel eğitimin önemi ortaya çıktı.
-Medyaya baskı yapıyorlardı, darbe gecesi medya özgürlüğünün önemini anladılar.
-Devlette yükselmenin yolu bir cemaate, partiye üye olmaktan değil, bilgiden ve tecrübeden geçmelidir.
-FETÖ terör örgütü devlete sızmadı; adım adım, planlı bir şekilde devlete yerleştirildiler.
-Siyaset kurumunun öz eleştiriye ihtiyacı var. Nasıl oluyor da bunlar devletin üniversitesine, polise, askere kim, nasıl yerleştirdi? Bu sorunun yanıtı hep beraber bekliyoruz. Bütün bu gerçeklerin açıklanmasını bekliyoruz.
-Devlet; kinle, intikam duygusuyla yönetilmez. Devlet hukuk sistemi içinde yönetilir. Darbeciler de,er ve erbaşları linç edenler de hukuk sistemi içinde yargılanmalıdır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ilk kez Taksim’de okuduğu ve halka oylattığı 10 maddelik Taksim Manifestosu’nu, İzmir Gündoğdu Meydanı’nda da madde madde okudu ve halkın oylarına sundu.

GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI GUNDOGDUDA CUMHURIYET VE DEMOKRASI MITINGI OZGURLUK VE DEMOKRASI BULUSMASI OZGURLUK VE DEMOKRASI BULUSMASI

TAKSİM MANİFESTOSU
:

1 – 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmış, ama bombalar altında parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz. 
2 – Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir “Ortak payda” oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.
3 – Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman, “Ne darbe ne dikta, yaşasın tam demokrasi” demeliyiz ve söylemeye de devam etmeliyiz.
4 – Demokratik Parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi, halkın “Direnme hakkını” kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır. 
5 – Demokrasimizin teminatı olan “Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti” ilkesinin, Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik sosyal hukuk devleti, bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.
6 – Bu darbe girişimi. Anayasa’da; “Yasama, yürütme ve yargı olarak” yer alan; “güçler ayrılığı” ilkesinin, demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
7 – “Balyoz”, “Ergenekon” ve “Casusluk” gibi davalarda, mağdur edilen insanların, itibar ve haklarının iadesi, kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
8 – Bu darbe girişimi, devlet yönetiminin liyakate dayanması gerektiğini çok açık biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında, siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik, tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Bir başka anlatımla, devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur. 
9 – İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında, özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın, 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları, 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan arınmalıdır.
10 – Devlet; kinle, öfkeyle, önyargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı, tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar