Kategori: Haberler

Haberler

  • Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneği Bayramlaşma Gerçekleştirdi

    Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneği Bayramlaşma Gerçekleştirdi

    Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneği başkanı Turan Yıldırım tüm İslam Aleminin, Milletimizin ve Sakaryalı vatandaşlarımızın Mübarek Ramazan Bayramını kutladı.Bayram mesajında; beraberliğimizin, kaynaşmanın ve manevi huzur ikliminin sembolü olan Ramazan Bayramına bir kez daha ulaşmanın mutluluğunu hep birlikte yaşadığımızı ifade eden  Sakarya Tokatlılar Kültür Ve Dayanışma Derneği başkanı Turan Yıldırım , On bir ayın sultanı Ramazan ayının manevi iklimini Sakarya’da birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma içerisinde yaşadıklarını belirtti.

    Kalenin bedenleri -yar yar yar yandım
    Çevirin gidenleri -şinanay yavrum şinanay nay
    İpek bürüm bürünmüş -yar yar yar yandım
    Niksarın fidanları -şinanay yavrum şinanay nay

    Hoppa şina şinanay şinanay nay
    Şinanay yavrum şinanay nay

    Kaleden iniyorum / Çağırsan geliyorum
    Aşkından kibrit oldum / Üflesen sönüyorum

    (Kaleden iniyorum / El etsen geliyorum
    Aşkından ateş oldum / Üflesen yanıyorum)

    Entarisi aktandır / Ne gelirse haktandır
    Benzimin sarılığı / Yare ağlamaktandır

    Alacada çorap öremedim de
    Ayağımada geymedim
    Çok güzeller sevdim amma
    Kıymet gibi de görmedim

    Ela gözlerini sevdiğim dilber
    Sen benim derdimden deva bilmezsin
    Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın
    Yürekte yaramı sarabilmezsin

    Sana derim sana ey kalbi hayın
    Kimseler çekmesin feleğin yayın
    Yıktın harap ettin gönlüm sarayın
    Alıp bir taşını koyabilmezsin

    Emrah der ki yalan oldu sözlerim
    Muhabbetin can evimde gizlerim
    Ne durursun ağlasana gözlerim
    Gitti kaşı kara görebilmezsin

    TOKAT KÜLTÜRÜ

    6000 yıllık tarihi boyunca üzerinde barındırdığı medeniyetlerin izlerini taşıyan Tokat; çok çeşitli ve zengin bir kültürel yapı ile yoğrulmuştur. Hititlerden günümüze kadar üzerinde yaşamış tüm medeniyetlerin izlerini ilimizde bulmak mümkündür. Maşat höyükte ki Hitit şehri, Roma, Bizans döneminden kalma Sebaptapolis yerleşim bölgesi, Tokat Kalesi, Taşhan, Beysokağı, Hıdırlık köprüsü, Alipaşa hamamı ve Alipaşa Camii gibi daha birçoklarını sayabileceğimiz tarihi ve kültürel zenginliklerimiz ilimizi daha da güzelleştirmektedir. Yüzyıllardır bozulmadan günümüze ulaşan gelenek ve göreneklerimiz, yemek kültürümüz, giyim kültürümüz, folklorik değerlerimiz, bakırcılık, yazmacılık, halı kilim ve kumaş dokumacılığı günümüzde de aynı disiplin ve aynı hevesle yapıla gelmektedir. Reşadiye’de bulunan Selemen Yayla Pazarında hala değiş tokuş usulü alışveriş yapılmaktadır.
    Halkımızın sevincini, hüznünü, sıkıntılarını, mutluluğunu motif motif işleyen folklorik değerlerimiz, Omuz halayı, Geyik oyunu, Ellik halayı, Çekirge oyunu, Tokat ağırlaması, Maşat Halayı ve Semah oyunu gibi daha onlarcası bulunan oyunlarımızın her birinin arkasında bir sosyal olgu yatmaktadır. Orta Asya Türk giyim kültürünün hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmesi ve bu kültürün bazı köylerimizde hala devam etmesi Tokat’a bir ayrıcalık katmaktadır. Bindallı, Şalvar, Çarşaf, Yazma, Çorap Tokat kadın kıyafetlerinin en önemlileridir. Kadife atlas üzerine gümüş telle işlenmiş belden yukarısı dar alt kısmı geniş Bindallı denilen boy elbisesine özellikle kırsal kesimlerde sık sık rastlamak mümkündür. Bele takılan gümüş kemer bu kıyafetin bir aksesuarıdır.
    Tokat’ın mahalli erkek kıyafetlerinde en çok dikkat çeken cepkendir. Önceleri gündüz kıyafeti olarak, sonraları düğünlerde ve özel günlerde giyilen cepken yelek boyunda önü düğmesiz etrafı sarma ve ortası kasnak işi ipek ile süslü altına gömlek giyilen bir kıyafettir. Ayrıca yakasız gömlek, pantolon ve bele sarılan kuşak, Tokat’lı erkeklerin mahalli giyim şeklidir.
    Tokat’ta yemek kültürü de oldukça zengin ve iştah açıcıdır. Tokat Kebabı, Tokat Tavası, Baklalı Dolma, Etli Dolma, Yavan (Erikli) Dolma, Pehlili Pilav, Kuskus, Dolma İçi, Madımak, Nohut Yahnisi, Nivik, Bacaklı Çorba, Helle Çorbası, Toyga Çorbası, Gendüme Çorbası, Mercimekli Hamur Çorbası, Bat, Keşkek, Nohut Mayalı Cevizli Çörek, Katmer, Yufka, Çökelekli Gözleme, Çökelekli Pide, Tokat Simidi, Yağlı, Elbiseli (Bez) Sucuk, Çemen, Zile Pekmezi, Köme, Pestil, Tarhana, Elma, Erik, Vişne, Kızılcık Hoşafı, Kuşburnu ve Zambak Reçeli tadı ile damaklarda iz bırakan lezzetlerdir.
    Tokat türküleri tüm ülkemizde zevkle dinlenen türkülerimizdir. Bu türkülerimizde aşkı, hüznü, kederi, neşeyi, felaketi, hoşgörüyü kısacası halkın tüm yaşam şeklini bulmamız mümkündür. “Sabahın seherinde ötüyor bülbül, Hey onbeşli onbeşli, burçak tarlası, Tokat yaylası “ gibi türkülerimiz ülkemiz folkloründe önemli bir yer tutmaktadır.
    Günümüzde yeni bir teknoloji ve şehir kültürünün hızla gelişmiş olduğu çağımızda, ilimizde hala orta Asya kültürünün gelenek ve göreneklerinin bozulmadan devam ediyor olması önemli bir olgudur. Düğün geleneği, oda oyunları, maniler, orta oyunları, batıl inançlar, sosyal ve toplumsal dirliğin ayakta kalmasını sağlayan ahlaki ve insani adetler hala sosyal hayatımıza yön vermektedir.

    HALK ŞAİRLERİ

    AŞIK SELMANİ

    20. yüzyıl şairlerinden olan Âşık Selmâni, Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Kuruseki köyündendir. Yetiştiği Alevi – Bektaşi kültürüne bağlı kalan ozan Âşıklık geleneğinde bade içme olayıyla âşık olmuştur. İrticalen söyleme tarzı yüksek olan şair Konya Âşıklar Bayramı’nda 1967-73 yılları arasında atışma dalında üst üste yedi yıl derece almıştır. Şiirlerinde genellikle dini – tasavvufi geleneğin izleri görülen şairin kimi zaman Arapça ve Farsça kelimelerin çokluğundan dili ağırlaşır. Âşık şiirlerinde atasözleri ve deyimleri kullanmıştır.

    KUL HİMMET

    16. yüzyıl halk şairidir. Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Güdümlü köyünde doğdu. 17. yüzyılın ilk yarısında öldü. Hatâyi ve Pir Sultan’dan sonra gelen üçüncü büyük Bektaşi–alevi geleneğindeki halk şairidir. Coşkun şiirleriyle tanınan Kul Himmet, Pir Sultan ile yakın arkadaştı. Pir Sultan’ın asılmasından sonra uzun süre saklandı. Şiirlerinde Alevi–Bektaşi kültürünü ve tarikat kurallarını yalın bir şekilde anlattı. Bazı şairler de Kul Himmet takma adıyla şiirler yazınca kimi şiirlerin O’na ait olup olmadığı tartışma konusudur. Kul Himmet’le ilgili bilgi ve şiirleri Cahit Öztelli, “Pir Sultan’ın Dostları” (1984) adlı kitabında derledi.

    TALİBİ

    Zilelidir. 1745 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Zamanın ileri halk şairlerinden sayılır. Turhal Şeyhi Mustafa Efendiden yetişmiştir.
    Şiirlerinde divan tarzına çok yanaşmamış daha ziyade halk edebiyatı yolunda uğraşmıştır. Destan, koşma, semailerine çok rastlanmaktadır. Gençlik devrine ait olduğu anlaşılan koşmalarında daha lirik görülmektedir.
    Talibi çok sevilen ve sayılan bir şairdir. İri vücutlu, beyaz sakallı, yakışıklı efendi bir aşıktı. Raşit, Esat, Fedai gibi çıraklar yetiştirmiştir.
    1813 yılında ölmüştür. Zile’de Muharrem Efendi mezarlığında gömülüdür. Öldüğü zaman seksen yaşında olduğu söylenmektedir.
    Şiirlerinde parçalar:Ey mertlik davasın süren gel berü
    Mert olan namusta arda belli olur.(bellolur)
    Hak için çekelim, sadakat,gayret
    Metanet,sadakat darda belli olurBizler de çok çektik hak için emek
    Tükendi sermaye, kalmadı emek(sermaye)
    Ben pervaneyim der cümle kepenek(kelebek)
    Pervane olanlar narda belli olur.

    TOKATLI NURİ

    19. yüzyıl halk ozanı olan Tokatlı Nuri 1899’da Samsun’da ölmüştür. Şiirlerinden yaşamının güçlüklerle geçtiği anlaşılan şairin yaşamıyla ilgili fazla bir bilgi yoktur. Ancak aynı yüzyılda Erzurumlu Emrah’ın Tokat’a geldiğinde Tokatlı Nuri’nin Emrah’a çırak olduğu bilinir. Beraber gezdikleri Rumeli’ye kadar gittikleri söylenir. Tokatlı Nuri’de çok açık bir şekilde Erzurumlu Emrah’ın etkileri gözükür. Aruz ölçüsüyle yazdığı şiirleri de vardır. Kendisi usta olduktan sonra çıraklar yetiştirmiştir. Samsun’da Şeyh Kutbeddin Türbesi yakınlarında defnedilmiştir.

    ZİLELİ CEYHUNİ

    19. yüzyılda Tokat’a bağlı Zile ilçesinde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ömer olan ozanın mahlasını ustası Tokatlı Nuri’den aldığı söylenir. Sık sık yolculuğa çıkan âşık düğünlerde, derneklerde, kahvelerde saz çalardı. Şiirlerinde ayrılık, aşk, doğa gibi konuları işleyen Ceyhuni Bektaşiliğe bağlanmıştır. Bektaşiliğe bağlandıktan sonra inançları doğrultusunda şiirler de yazan Ceyhuni, çevresindeki olaylara da kayıtsız kalmamış bunlardan şiirlerinde söz etmiştir.

    ZİLELİ FEDAİ

    18. yüzyılın önemli halk ozanlarından biri olan Fedâî âşıklık geleneğindeki usta–çırak töresi çerçevesinde yetişmiştir. Yaşamıyla ilgili olarak elimizde fazla bilgi bulunmayan Fedâî, şiirlerinden anlaşıldığı üzere seyyah bir şairdir. İstanbul âşık kıraathanelerinde saz çaldığı, âşıklarla arkadaşlık kurduğu söylenilir.

    GAZİ OSMAN PAŞA

    Tokatlıdır. 1832 de doğmuştur. Çubukçu Şerif Ağa’nın oğludur. Annesi Şakire Hatundur. Eniştesi terzi Süleyman Efendiyle İstanbul’a gitmiştir. Tetkiklerimiz neticesi edindiğimiz bu malumata göre ansiklopedilerimizin Yağcıoğullarından fakir bir aileye mensup olarak göstermesi yanlıştır. Evvela Yağcıoğulları maruf bir ailedir. Kendilerinden yetişenler çoktur, fakir değillerdir. Kendilerini geçmişlerini iyi bilirler. Yağcıoğullarından görüştüklerimizde Gazi Osman Paşa’yı mensup oldukları aileden zuhur etmediğini ifade etmişlerdir.
    Annesi ve eniştesiyle birlikte İstanbul’a giden Osman, Askeri Rüştiye ve Askeri İdadisine gitmiş Harp Okulunu bitirmiş 1269- 1852 de Piyade Mülazimi olarak diploma almıştır. 1855 de Kırım Harbi hazırlığı sırasında Mülazim Osman Efendi Erkanı Harp Sınıfına kabul edilmiş Rumeli’de toplanan orduya gönderilmiştir. 1856 da Paris Antlaşması imzalanarak harp bittiği zaman Osman Efendi Yüzbaşı olarak İstanbul’a dönmüş, İstanbul’da Erkanı Harp Dairesinde çalışmış ve Kolağası olmuştur.
    Teselya’da Yenişehir Fırkasında Erkanı Harp Reisliğinde, Cebelilübnan‘da, Girit’te çalışmıştır.Bu vazifeleri gördüğü zaman rütbesi Binbaşı idi.
    Girit’te asilere karşı ciddi başarılar göstermesi Serdar Ömer Paşa tarafından takdir edilerek Osman Beyi Miralaylığa terfi ettirmiştir. 1284-1867 de Yemen’de patlayan isyan dolayısıyla Redif Paşa kumandasında gönderilen tümende I. Alay Komutanlığına tayin edilmiş ve Yemen’de gösterdiği yararlıklar dolayısıyla General olmuş, 1287-1570 de hastalanması sonucu Yemen’den İstanbul’a dönmüştür.
    Birkaç ay istirahattan sonra Manastır’daki III. orduya Redif Generali olarak gönderilmiş, 1875’te Rumeli’de Yenipazar Tümen Komutanlığına tayin edilmiştir. Osman Paşa, Ferikliğe yükseltilmiş, Rumeli’den İstanbul Merkez Komutanlığına getirilmiştir. 1289-1872 de İşkodra , 1290-1874 de Bosna –Hersek , komutanlıklarında bulunmuş, 1875-1876 Sırp Osmanlı Muhaberesi Osman Paşanın tanınmasına bilhassa değerli bir kumandan olduğunun anlaşılmasına yeni bir vesile olmuştur.Bu harpte Osman Paşa, Sırp ordusunu perişan etmiş, İzyor ve Zayçar şehirlerini işgal etmiştir. Rus Generallerinin kumandası altında bulunan Sırpların bozguna uğraması çok mühimdi. Bu hizmeti takdir edilerek Osman Nuri Paşa, Mareşal rütbesine yükseltildi.
    Osman Paşa, Sırp Harbinden sonra Vidin muhafızlığına gitmişti. O zaman Osmanlı Rus Harbi de başlamıştı. Vidin Kalesi önünde şiddetli muharebelerden sonra Tuna’ yı geçen Ruslar, Tırnova’yı kuşatmışlardı. Harbin bir facia halini alması üzerine Osman Paşa, Rus akınını durdurmak, Plevne’yi tutmak emrini almış, 25 tabur piyade, 12 bölük süvari, 48 sahra topu, 6 dağ topuyla Plevne’ye yürümüş ilk hamlede Plevne’ye yaklaşan Rus kuvvetlerini bozguna uğratmış ise de düşmanın sayıca üstünlüğü karşısında Plevne’ ye çekilerek yaptığı meşhur müdaafasıyla Türkün şanlı tarihine altın bir yaprak daha ilave etmiştir. Osman Paşanın elindeki küçük bir kuvvete karşı 150 bin kişilik ve 800 topluk büyük bir Rus Ordusu Plevne’yi sarmıştır.
    Osman Nuri Paşa, az bir zamanda yaptırdığı toprak istihkamları sayesinde 4-5 ay dayanmış, Rusların teslim tekliflerine hiç yanaşmayarak bütün dünyanın gözünü çeken, kafasını işgal eden yeni bir harp terbiyesi yaratmıştır. Ne çare ki Osman Paşa müşkil bir durumda idi. Erzak ve diğer ihtiyaçların yokluğu kendisini şiddetle duyurmaya başlamıştı. Buna rağmen askere verilecek bir dilim ekmek kalıncaya kadar savaşa devam edilmiş, en sonu bir yarma hareketiyle bu çemberin içinden sıyrılıp çıkılmak istenilmiş ise de şarapnal parçasıyla atı vurulan Osman Paşa da sol ayağından yaralanmıştır. Yarası sarıldığı bir sırada General Bomenski tarafından esir edilmiştir. Hiçbir söz söylemeden kılıcını Generale uzatmış ve teslim olmuştur.
    Bu zafer dolayısıyla Osman Paşa’ya Gazi ünvanı verilmiş ve Abdulhamid tarafından bir kılıç hediye edilmiştir.
    Devrin en namuslu ve saygılı bir adamı olarak yaşayan Gazi Osman Paşa 1315-1897 de 65 yaşında iken ölmüştür. Fatih Türbesi bahçesinde gömülüdür.

  • Honor of Kings yeni güncellemelerle oyunseverlerin karşısında

    Honor of Kings yeni güncellemelerle oyunseverlerin karşısında

    Mobil moba devi Honor of Kings’e gelen son güncellemeyle oyun deneyimi geliştirilirken, yeni oyun modları ve üç yeni Kahraman da tanıtıldı. Bunlara ek olarak global espor programına dair yeni detaylar da açıklandı. Amatör oyunculara profesyonel olmaya giden yolda ışık tutmayı hedefleyen Honor of Kings Invitational Sezon 2 turnuvası yolunda Honor of Kings Invitational Bölüm 1’in kayıtları 15 Nisan’da başlayacak.

    Dünyanın en çok oynanan mobil MOBA oyunu Honor of Kings, oyunu daha eğlenceli hale getirmeyi amaçlayan yeni özellikler ve içeriklerle büyük bir güncelleme duyurdu. Ayrıca bu güncelleme,  geleceğin yıldızlarını keşfedip yetiştirmeyi amaçlayan büyük espor girişimi Honor of Kings Invitational duyurusuyla birleşiyor.

    İşte oyuncuların karşılaşacakları yeni kahramanlar ve özellikleri:

    • Garo: Sakin kişiliği ve zarif tavırlarıyla rakiplerini aldatabilen Garo, eşsiz yay okçuluğu becerileri ve uzun yayıyla düşmanlarını uzaktan rahatlıkla hedef alabiliyor. Ayrıca oyuna eklenen ultisiyle ekibine saldırı hızı ve kritik vuruşlar ekleyen bir güç de veriyor.

    • Heino: Biri menzilli, diğeriyse yakın dövüş saldırılar için olmak üzere iki farklı forma sahip olmanın avantajını kullanan Heino, ultisiyle zamanı geri döndürerek savaşın sonucunun değiştirilmesine olanak tanıyor.

    • Allain: Merhametli görüntüsüne rağmen rakiplerine savaş alanında ikiz kılıçlarıyla ciddi hasarlar verip ardı ardına skor alabilen Allain’in ultisi şarj olduğunda, havaya yükseliyor ve yüksekten hasar verirken hedef alınamaz hale geliyor.

    Yeni eklenen Arcade Modu, klasik Honor of Kings deneyimine eğlenceli ve heyecan verici alternatiflerle iki yeni oyun sunuyor:

    • Kabarcık Kapışması: Bu tempolu 3’e 3 modda, 20 saniye boyunca toplam 20 yumurta taşıyan takım galibiyeti kazanır. Ancak bir oyuncu öldürülürse takımın topladığı tüm yumurtalar düşer.

    • Alev Dağı: Honor of Kings, lav nehirlerini içeren bir haritayla ısınıyor. 5’e 5 oyunda takımlar, rakiplerini lavlara itmek için özel yetenekler elde edebilir ve rakiplere büyük hasar verebilirler. Oyunu, ilk 30 rakibi öldüren takım kazanır.

    Son güncellemeyle Honor of Kings’e oyuncu deneyimini geliştirmeyi amaçlayan yeni ve geliştirilmiş özellikler de eklendi.

    • Savaş Etkinlikleri Zaman Çizelgesi: Savaşlardaki önemli anları oyuncuların tanımasına yardımcı olmak için yeni bir özellik eklendi. Dinamik zaman çizelgesi, tüm eylemin bir anlık görüntüsünü ve canavarların yeniden doğuşuna kalan geri sayımı gösteriyor.

    • Kahraman Kılavuzları: Bu kılavuzlar ile avantaj elde etmek veya sıkışık durumlardan kaçmak konularında daha fazla video eklenecek ve her Kahraman için daha fazla taktik sağlayacaktır.

    • Performans Özeti: Artık belirli bir sayıda maçtan sonra oyuncular, son başarılarını vurgulayan bir rapor alacaklar.

    Diğer güncellenen özellikler arasında sıralama tablosu ayarlamaları, paylaşım işlevine iyileştirmeler ve yeni bir başarı sistemi eklenmesi de bulunuyor.

    Honor of Kings, amatörden profesyonele bir yol sağlayan Invitational sezonunu duyurdu!
    Honor of Kings’in yayıncısı Level Infinite, 15 Nisan’da başlayacak olan Honor of Kings Açık Eleme kayıtlarının başlayacağını duyurdu. Amatör oyunculara yeteneklerini küresel arenada sergileme olanağı sunmayı hedefleyen bu elemeler, mücadele eden oyunculara Honor of Kings Invitational Sezon 2 turnuvasına katılma şansı sağlayacak.

    Hiçbir sıralama gereksinimi olmadan Türkiye, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi ile birlikte Wildcard takımlar, 1 Mayıs 2024’te başlayacak açık elemelerde karşı karşıya gelecek. İki aşamalı oynanacak olan seri, Mayıs ayında Finallerle sonuçlanacak ve katılımcılara özel oyun içi ödüller sunacak.

    Turnuvaya katılmak isteyen takımlar, 15-26 Nisan 2024 (UTC+0) tarihleri arasında kayıt yaptırabilir ve güncellemeler için resmi sosyal medya kanallarını takip edebilirler.

    Yeni seriye heyecan duyduğunu ifade eden Level Infinite Global Esports Kıdemli Direktörü James Yang,  Honor of Kings’in keşfedilmemiş yetenekleri besleme ve espor ekosistemine bir yol sunmadaki rolünü de vurguladı. Yang “Honor of Kings Invitational Sezon 2, Honor of Kings esporunu uluslararası alanda büyütme misyonumuzda heyecan verici bir adım. Honor of Kings’in espor ekosistemini geliştirmeye olan yaklaşımının bir parçası olarak, dünyaya yeteneklerini gösterme fırsatı vermek ve herkesin çalışkanlık ve özveriyle en iyisi olabileceğini göstermek için oyunculara bir yol sunmak istiyoruz. Invitational’dan hangi takımların dünya çapındaki en iyilere meydan okuyacağını görmek için sabırsızlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Honor of Kings, 2015 yılında Çin’de TiMi Studio Group tarafından yayınlandı ve bu yılın sonunda küresel lansmanını tamamlayacak. Honor of Kings hakkında daha fazla bilgi edinmek için resmi Honor of Kings sitesini ziyaret edebilir ya da InstagramDiscord, FacebookTwitter ve Youtube sosyal medya kanallarına göz atabilirsiniz.

    Level Infinite Hakkında

    Level Infinite, dünya çapında, nerede ve nasıl oynamak istedikleri fark etmeksizin tüm oyunculara yüksek kalitede, sürükleyici eğlence deneyimleri sunmayı amaçlayan global bir marka. Level Infinite; PUBG MOBILE, Goddess of Victory: NIKKE ve SYNCED gibi çığır açan hit oyunların yayıncısı ve Fatshark’ın Warhammer 40,000: Darktide, Funcom’un Dune: Awakening, Inflexion Studios’un Nightingale gibi oyunlarda da iş birliği yaptı. Amsterdam ve Singapur merkezli şirketin tüm dünyada ekipleri bulunuyor.

    Level Infinite ile ilgili daha fazla bilgi için www.levelinfinite.com adresini ziyaret edebilir veya XFacebook, Instagram ve YouTube hesaplarını takip edebilirsiniz.

    TiMi Studio Group Hakkında

    Tencent Games’in bir yan kuruluşu olan TiMi Studio Group, global oyuncuların eğlence kalitesini artırmayı hedefleyen önde gelen bir video oyun geliştirme ve işletme ekibi. Shenzhen, Çin merkezli olup Los Angeles, Seattle, Montreal, Şanghay ve Chengdu’da ofisleri bulunan TiMi, geniş bir oyun türü yelpazesi ve çeşitli platformlarda yüksek kaliteli, yüksek sadakatli ve son derece yaratıcı oyunlar yaratır. 2008 yılında kurulan TiMi, Honor of Kings, Speed Drifters ve Arena of Valor gibi bir dizi öne çıkan oyun geliştirmiştir. TiMi aynı zamanda dünyanın en büyük oyun markalarından bazılarına güvenilir bir ortak olarak, Call of Duty: Mobile gibi AAA başlıklar yaratmaktadır ve en son olarak Pokémon UNITE, ilk stratejik Pokémon takım savaşı oyunudur. TiMi hakkında daha fazla bilgi edinmek için @timistudios’u X ve LinkedInde takip edin.

    WASD İletişim

    http://wearewasd.com/

    Ayşe Merve Kamacı / ayse@wearewasd.com

    Cem Cicioğlu / cem@wearewasd.com

    Buse Devecioğlu / buse@wearewasd.com

  • ESMAÜL HÜSNA ASLAN”Kaçaklara bol kepçeden harcıyorsun ama iş emekliye gelince kaynak yok diyorsun”

    ESMAÜL HÜSNA ASLAN”Kaçaklara bol kepçeden harcıyorsun ama iş emekliye gelince kaynak yok diyorsun”

    Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, Ramazan Bayramı’nın birinci gününde emekli yurttaşlara seslendiği ve onların bayramlarını kutladığı bir bayram mesajı yayınladı. Aslan mesajında, geçim derdinde olan emeklilerin bugün bayramı daha buruk geçirdiklerini belirtirken, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da emeklileri yük olarak gördüğüne dikkat çekti ve bir çözüm reçetesi sundu.

    Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aslan, “Türk milleti, AKP’nin yanlış iktisadi uygulamaları sebebiyle büyük yoksunluklar yaşıyor” dediği mesajında emekli yurttaşlara, “Toplumun hemen her kesimi ama özellikle de siz emekliler, yüksek enflasyon girdabında hayata tutunmaya çalışıyorsunuz. Geçim derdiyle en çok ezilenlerin başında maalesef sizler geliyorsunuz. Bugün bayram ancak eski bayramlarda yaşadığınız güzelliklerden bu bayram mahrum kaldınız. Torunlarınıza oyuncak, kapıyı çalanlara mendil-çorap veremediniz; misafirlerinize baklava, şeker ikram edemediniz” ifadeleriyle seslendi.

    ‘EMEKLİLERE BUGÜN 40 BİN LİRA ZAM YAPABİLİRDİ’

    Erdoğan’ın 28 Şubat’ta Kütahya’da yaptığı mitingde “Birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek emeklilerimizi tahrik ediyor. Ülkemizde 16 milyon emeklimiz var. 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık 10 bin lira eklemek demek. 1,9 trilyon liralık kaynağı buraya aktarmak demektir” dediğini hatırlatan Aslan, Erdoğan’a seslendi ve bir hesap ortaya koydu. Kaçak ve sığınmacılara son on yılda 250 milyar dolar harcandığını belirten Esmaül Hüsna Aslan Kaçaklara harcadığın 250 milyar dolar, 8 trilyon Türk Lirası ediyor. Yani emekliye 10 bin lira zam yapsam 1.9 trilyon yapar dediğin paranın 4 katından fazlasını kaçaklara harcamışsın Erdoğan. Kaçak göçmenlere o parayı harcamasan emeklilere bugün 40 bin lira zam yapabilirdin. Kaçaklara bol kepçeden harcıyorsun ama iş emekliye gelince kaynak yok diyorsun” şeklinde konuştu.

    ‘ZAFER PARTİSİ’NİN PROGRAMI DA REÇETESİ DE BELLİ’

    “AKP’nin 13 uçaklı, 5 saraylı lideri” dediği Erdoğan’ın “2024 emeklilerin yılı olacak” ifadesine dikkat çeken Esmaül Hüsna Aslan, “emeklilerimiz yakında Zafer Partisi’ni iktidara taşıyıp Recep Tayyip Erdoğan’ı emekli ettiğinde, yabancılara harcanan her kuruşu kesip bugünkü koşullarda en düşük emekli maaşını 22 bin 250 lira yapacak” ifadesini kullandı.

    Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan’ın emeklilere seslendiği açıklaması şöyle:

    Kıymetli büyüklerimiz,

    Öncelikle Şeker Bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum. Sevdiklerinizle birlikte huzur ve afiyetle nice güzel bayramlara ulaşmanızı diliyorum.

    Türk milleti, AKP’nin yanlış iktisadi uygulamaları sebebiyle büyük yoksunluklar yaşıyor. Toplumun hemen her kesimi ama özellikle de siz emekliler, yüksek enflasyon girdabında hayata tutunmaya çalışıyorsunuz. Geçim derdiyle en çok ezilenlerin başında maalesef sizler geliyorsunuz. Bugün bayram ancak eski bayramlarda yaşadığınız güzelliklerden bu bayram mahrum kaldınız. Torunlarınıza oyuncak, kapıyı çalanlara mendil-çorap veremediniz; misafirlerinize baklava, şeker ikram edemediniz!

    Emeklilerimiz “Faturamı ödeyemediğim için kombiyi yakamıyorum, elektrik faturamı ödeyemiyorum, torunum para ister diye aklım çıkıyor!” diyerek dert yanıyor. Üç harfli marketlerde “Bugün hangi meyve sebze indirime girdi acaba!” diye market market dolaşıyor. Maalesef kimi emeklimiz de 70-75 yaşında hala çalışmak zorunda kalıyor.

    2018 yılında en düşük emekli maaşıyla yaklaşık 8,5 gram altın alan emeklilerimiz bugün bunun yarısını bile alamıyor. Büyük bir geçim sıkıntısıyla hayatınızın zindana döndüğünü biliyoruz.

    Sığınmacı kaçaklara on yılda 250 milyar dolar gibi akla sığmaz bir bütçe harcayan AKP iktidarı bugün sizi kuru ekmeğe muhtaç etti ve etmeye de kararlı.

    Cumhurbaşkanı 28 Şubat’ta Kütahya’da yaptığı mitingde “Birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek emeklilerimizi tahrik ediyor. Ülkemizde 16 milyon emeklimiz var. 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık 10 bin lira eklemek demek. 1,9 trilyon liralık kaynağı buraya aktarmak demektir” diyebiliyor.

    Kimse kimseyi tahrik etmiyor, emekli hesabını kitabını senden iyi biliyor, Erdoğan. Kaçaklara harcadığın 250 milyar dolar, 8 trilyon Türk Lirası ediyor. Yani emekliye 10 bin lira zam yapsam 1.9 trilyon yapar dediğin paranın 4 katından fazlasını kaçaklara harcamışsın. Kaçak göçmenlere o parayı harcamasan emeklilere bugün 40 bin lira zam yapabilirdin. Kaçaklara bol kepçeden harcıyorsun ama iş emekliye gelince kaynak yok diyorsun. Sonra da emeklilerle alay edercesine 3 bin lira bayram ikramiyesi verdiklerini büyük bir marifetmiş gibi anlatıyorlar.

    AKP’nin 13 uçaklı, 5 saraylı lideri “2024 emeklilerin yılı olacak” demişti ya, emeklilerimiz yakında Zafer Partisi’ni iktidara taşıyıp Recep Tayyip Erdoğan’ı emekli ettiğinde, yabancılara harcanan her kuruşu kesip bugünkü koşullarda en düşük emekli maaşını 22 bin 250 lira yapacak.

    Sözümüz söz, andımız olsun! Kaynaklarımız bizim yurttaşımıza, eşit ve adil olarak dağıtılacak. Zafer Partisi, onurlu bir yaşamı hak eden emeklilerimizin, büyüklerimizin toplumun baş tacı olduğunu herkese hatırlatacak.

    Mübarek bayramınızı tekrar kutluyor; büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum.

  • Öldürülen karı-koca Pamukova’da son yolculuklarına uğurlandılar

    Öldürülen karı koca dualarla uğurlandı

    Hendek ilçesinde aile içerisinde ‘araba’ sebebiyle çıktığı ileri sürülen kavgada silahla vurularak hayatını kaybeden karı-koca Pamukova’da son yolculuklarına uğurlandılar.

    Acı olay, dün akşam 22.10 sıralarında Hendek ilçesi Akova Mahallesi’nde bulunan Hantek Konutları’nda meydana geldi. İddiaya göre, Çelik ailesi içinde mal varlığı sebebiyle kavga çıktı. İkinci katta bulunan evde meydana gelen kavgada Mevlüt Çelik, silah ile üvey annesi Melek Çelik (37) ve babası Vahdettin Çelik’i (66) öldürdü. Olayın ardından evin bulunduğu site içerisinde sokakta Mevlüt ve Selçuk Çelik isimli iki kardeş arasında yaşanan kavga esnasında Selçuk Çelik, ağabeyi Mevlüt’ü kesici alet ile öldürdü. Bu esnada Mevlüt Çelik’in silahından çıkan kurşun, Selçuk Çelik’i omzundan yaraladı. Hayatını kaybeden 3 kişi olay yerinde yapılan incelemelerin ardından morga götürüldü.

    ARABA YÜZÜNDEN ÇIKTI

    Hastanedeki işlemleri tamamlanan karı-koca Pamukova ilçesinde bulunan Hacı Bayram Halil Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazlarının ardından son yolculuklarına uğurlandılar. Öte yandan aile katliamının yaşandığı evden, kan donduran görüntülerin de ortaya çıktığı olayın, Mevlüt ve Selçuk kardeşlerin ortak aldığı ‘araba’ yüzünden çıktığı iddia edildi.

  • Türkiye kuru üzüm ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyor

    Türkiye kuru üzüm ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyor

    Türkiye’nin sultani çekirdeksiz kuru üzümünün ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 29 arttı

    Türkiye kuru üzüm ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyor

    Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından elde edilen döviz tutarı 265 milyon dolardan 333 milyon dolara çıktı

    Gıda ürünlerinde Türkiye’nin lider ihraç ürünlerinden çekirdeksiz kuru üzümün ihracatı 2023/24 sezonunda döviz bazında yüzde 29 değerlendi.

    Osmanlı mutfağında sultanların sofrasını süsleyen, Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu Sultani çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı; 2022/23 sezonuna göre miktar bazında yüzde 3’lük azalışla 157 bin ton’dan, 152,5 bin ton’a düşmesine karşın, Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm ihracatından elde ettiği döviz tutarı yüzde 25’lik artışla 265 milyon dolardan 333 milyon dolara çıktı.

    Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı 2022/23 sezonunun aynı döneminde 157 bin 18 ton karşılığı, 265 milyon 203 bin dolar olmuştu. Türkiye, 2022/23 sezonunda, 251 bin ton çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederek 426 milyon dolar döviz geliri elde etmişti.

    Türkiye, 2022/23 sezonunda çekirdeksiz kuru üzümü 110 ülkeye ortalama bin 689 dolardan ihraç etmişken, 2023/24 sezonunda iki bin 183 dolara yükseltti. Bu artışta Türkiye’deki yüksek enflasyon ve rekoltedeki düşüş etkili oldu.

    Işık: “İhracatta 500 milyon dolar hedefliyoruz”

    Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesinin 2023/24 sezonunda yüzde 22’lik düşüşle 246 bin tona düştüğü bilgisini veren EİB Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesindeki yüzde 22’liki düşüşe karşın, ortalama ihraç fiyatını yüzde 29 artırdıklarını bu sayede 2023/24 sezonu sonunda çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında 200 bin tonu, döviz getirisinde de 500 milyon doları aşmayı hedeflediklerini kaydetti.

    Türkiye’nin son 30 yılda bağcılığa büyük yatırım yaptığını anlatan Işık, “Türkiye’deki bağ alanları 1 milyon 150 bin dönüme ulaştı. Çekirdeksiz kuru üzüm rekoltemiz 100 bin ton seviyelerinden 300 bin tona ulaştı. Bu başarıyı Tarım ve Orman Bakanlığımız, ihracatçılarımız, üreticilerimiz, üniversitelerimiz, araştırma enstitülerimiz ortak hareket ederek yakaladık. Dünya Gıda Örgütü’nün sağlıklı gıdalar arasında yer verdiği çekirdeksiz kuru üzümde iklim değişikliğini de dikkate alarak modern üretim tekniklerini uygulayarak liderliğimizi sürdürecek güçteyiz. Ortalama ihraç fiyatımızdaki seviyeyi koruyarak, orta vadede kuru üzüm ihracatımızda 750 milyon dolara ulaşabiliriz” şeklinde konuştu.

    İngilizler, beş çayında Türk üzümlü kek tercih etti

    Türkiye, 1 Eylül 2023 tarihinde başlayan 2023/24 çekirdeksiz kuru üzüm ihraç sezonunda 7 Nisan 2024 tarihine kadar geçen 7 aylık süreçte en fazla kuru üzüm ihracatını 76 milyon dolarlık tutarla İngiltere’ye gerçekleştirdi. Türkiye, İngiltere’ye kuru üzüm ihracatında yüzde 22’lik artış yakalarken İngilizler, klasikleşen beş çaylarında Türk üzümlü kek tercihlerini sürdürdü.

    Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında ikinci sırada Hollanda yer aldı. Hollanda’ya 2022/23 sezonunda 33,6 milyon dolar kuru üzüm ihraç eden Türkiye, 2023/24 sezonunun aynı döneminde Hollanda’ya ihracatını yüzde 33’lük artışla 44 milyon dolara taşıdı.

    Türkiye, ihracatta bir numaralı pazarı olan Almanya’ya 34,5 milyon dolarlık kuru üzüm ihraç ederken, Almanya’yı 26,7 milyon dolarlık tutarla İtalya izledi.

    Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Türkiye’den 174 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm talep etti. AB, Türkiye’nin kuru üzüm ihracatından yüzde 52 pay aldı.

    Avustralya, Japonya ve Kanada’da ihracatta rekor artış

    Türkiye’den Avustralya’ya yapılan kuru üzüm ihracatı yüzde 99’luk artışla 9,4 milyon dolardan 18,8 milyon dolara çıkarken, Japonya’ya yapılan kuru üzüm ihracatı yüzde 72’lik artışla 9,7 milyon dolardan 17,2 milyon dolara yükseldi. Kanada’ya 1 Eylül 2022-7 Nisan 2023 tarihleri arasında 9 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç eden Türkiye, 2023/24 sezonunun aynı döneminde yüzde 49’luk artışla Kanada’ya olan kuru üzüm ihracatını 13,4 milyon dolara yükseltti. Son yıllarda Türk kuru meyve sektörünün önemli tanıtım faaliyetleri yaptığı Çin’e yaptığı ihracat ise; yüzde 52’lik kan kaybıyla 2,8 milyon dolardan 1,3 milyon dolara geriledi.

  • SATSO Geleneği Bozmadı, Bayramlaşma Töreni Yoğun Katılımla Gerçekleşti

    SATSO Geleneği Bozmadı, Bayramlaşma Töreni Yoğun Katılımla Gerçekleşti

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Ramazan Bayramı Geleneksel Bayramlaşma Töreni SATSO Hizmet Binasında, İl Protokolü, Meclis Üyeleri, Organ Üyeleri, Oda Üyeleri ve Sakaryalıların katılımıyla gerçekleştirildi.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde bayramın ilk günü gerçekleştirilen etkinliğe ilgi ve katılım da oldukça yoğun gerçekleşti.

    Bayramlaşma Programına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya Milletvekilleri; Lütfi Bayraktar, Çiğdem Erdoğan, Murat Kaya ve Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, İlçe Belediye Başkanları, Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkanları ile temsilcileri, Resmi Kurumların İl Müdürleri, SATSO Tabii Meclis Üyeleri (Eski Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları), SATSO Meclis Üyeleri – Meslek Komitesi Üyeleri, Disiplin Kurulu Üyeleri, Komisyon Başkan ve Üyeleri, Genç ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkan  ve İcra Komitesi Üyeleri, SATSO Üyeleri ve basın mensupları ile çok sayıda Oda üyesi iş insanı iştirak etti.

    SATSO hizmet binasında yoğun bir katılımla gerçekleştirilen geleneksel bayramlaşma töreninde SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan ile Yönetim Kurulunun tüm konuklarla tek tek ilgilenip bayramlarını kutladı.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, SATSO’nun böyle özel zamanlarda şehrin birleştirici gücüne katkı sunduğuna vurgu yaparak şunları dile getirdi: “Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası camiası olarak geleneksel bayramlaşma törenimizi yine yoğun bir katılımla ve beraberlik içinde gerçekleştirdik. Bayramları bayram yapan onu yaşayan ve yaşatanlardır. Biz de Ramazan Bayramımızı, hak ettiği huzurla ve dayanışma ile her yıl geleneksel olarak kutluyoruz. Bu içten geleneği Sakaryalılık kimliğimizin birleştirici yönü ile yaşatıyor olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bugün de bizleri yalnız bırakmayarak bayramlaşma törenimize katılan Bayramın mutluluğunu hep birlikte paylaşmamıza destek olan herkese teşekkür ediyor ve Sakaryalı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum.

    Elbette bir tarafımız buruk, bayram huzuru ve coşkusunu Gazze’de yaşanan acı olayların bir an evvel sona ermesiyle birlikte hakkıyla yaşayacağımız günleri görmeyi de temenni ediyorum” dedi.

    SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan da yaptığı açıklamada” Toplumsal birlikteliğin pekiştiği, saygı ve hoşgörünün egemen olduğu, iyilik ve güzelliklerin yoğun olarak yaşandığı bayramların, bu anlamda kıymetini iyi biliyor, maneviyatı yüksek bayramlarımızı SATSO çatısı altında protokolümüz, camiamız ve Sakaryalılarımızla birlikte kutlamaktan mutluluk duyuyoruz.

    Bu kıymetli zaman diliminde, şehir olarak hepimizin güçlü bir şekilde birlik ve beraberlik içinde olması kent bütünlüğü açısından da önem taşıyor. Ne mutlu ki Sakarya ve SATSO bu geleneği hiç bozmadı.  Bayramlaşma törenimizde bizlerle birlikte olan il protokolümüz, camiamız ve değerli Sakarya halkına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Sakarya protokolü, Ramazan Bayramı ilk gününde Ormanpark’ta bayramlaştı

    Sakarya protokolü, Ramazan Bayramı ilk gününde Ormanpark’ta bayramlaştı

    Sakarya Protokolü bayramlaştı

    Sakarya protokolü, Ramazan Bayramı ilk gününde Ormanpark’ta bayramlaştı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve STK’larca düzenlenen programa şehir protokolü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Sakarya’da bir bayram geleneği daha devam etti. Şehir protokolü, Ramazan Bayramı’nın ilk gününde şehrin buluşma noktası Ormanpark’ta bir araya geldi. Sakarya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve STKlarca ortak organize edilen “Şehir Bayramlaşması” törenine; şehir protokolü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Ormanpark girişinde hazırlanan bölümde karşılama yapan Vali Yaşar Karadeniz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, katılımcıların bayramını kutladı. İkramların verildiği program, hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile son buldu.

    GENİŞ KATILIM 

    Törene; Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Milletvekilleri Çiğdem Erdoğan Atabek, Lütfi Bayraktar, Ertuğrul Kocacık, Murat Kaya, Ali İnci, MHP Grup Başkan Vekili Sakarya Milletvekili Levent Bülbül, eski dönem milletvekili Şaban Dişli, Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile birlikte belediye başkanları, emniyet müdürleri, baro, garnizon komutanlığı, meclis üyeleri, STK temsilcileri, muhtarlar, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Ekmek 50 gram daha düşürülerek 10 liradan satılacak.

    Sakaryalının ekmeği daha da küçülecek

    Sakarya’da fırıncılar ekmeğe gramaj zam mı başvurusunda bulundu. SESOB Komisyonu’nda kabul edilen talebin bakanlık tarafından onaylanması durumunda 250 gram ekmek 200 grama düşürülerek 10 liradan satılmaya devam edilecek.

    Geçen sene Ekim ayında gramajı yükseltilerek fiyatı 10 liraya çıkarılan ekmeğin gramajı bu yıl ocak ayında düşürülmüştü. 280 gramdan 250 gramaja düşürülerek 10 liraya satılmaya devam edilmişti.

    Fırıncılar Odası, ekmeğin gramajının 200 grama düşürülüp 10 liradan satılması için SESOB’a başvurdu. Fırıncıların başvurusukomisyonda onaylanarak bakanlığa gönderildi.

    Talebin bakanlıkça onaylanması halinde ekmek 50 gram daha düşürülerek 10 liradan satılacak.

  • Piyade Uzman Çavuş Hikmet Aslan’ın şahadet haberi Niğde’deki babaevine ulaştı.

    Niğde’ye şehit ateşi düştü

    Irak’ın kuzeyinde Pençe Kilit-2 operasyonu bölgesinde teröristlerce yapılan taciz ateşi sonucu şehit olan Piyade Uzman Çavuş Hikmet Aslan’ın şahadet haberi Niğde’deki babaevine ulaştı.

    Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe Kilit-2 operasyonu bölgesinde görevli Piyade Uzman Çavuş Hikmet Aslan, bölücü terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen taciz ateşi sonucunda ağır yaralandı. Aslan, yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

    Şehidin acı haberi babaevine ulaştı

    Şehit Piyade Uzman Çavuş Hikmet Aslan’ın şahadet haberi Niğde Merkeze bağlı Değirmenli beldesinde bulunan baba evine ulaştı. Şehidin babası İdris ve annesi Gülbahar Aslan, acı haberle üzüntüye boğulurken, şehit Hikmet Aslan’ın evli ve 1 çocuk babası olduğu öğrenildi. Şehit evine Türk bayrağı asıldı.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan : Hepsini ikaz ediyorum…

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsini ikaz ediyorum…

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da “Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olan varsa, Aydın’dan hepsini ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa, karşılaşacakları gerçek en hafif tabirle 15 Temmuz olacaktır” dedi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da vatandaşlara seslendi. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

    “31 Mart günü sandıkları patlatmaya hazırlanıyoruz. Bu şehir bize ‘Yeter, söz milletin’ diyerek Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran şehit Adnan Menderes’in emanetidir. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma yolculuğu her darbede her cunta girişiminde her siyasi ve ekonomik krizde ne yazık ki kesintiye uğradı. Bu defa durum farklı. Bizimle aynı seviyede olan ülkeler aldı başını gitti.

    28 ŞUBAT’IN 27’NCİ YILDÖNÜMÜ

    28 Şubat postmodern darbesi demokrasi tarihimizin utanç verici sayfalarından birisidir. Menderes’i darağacına gönderen zihniyet, 28 Şubat darbesinde kendince daha incelikli yöntemler kullandı. Bu darbe girişiminin elebaşlarından birinin, ülkemizin nüfusunun birkaç milyon azalmasından zarar gelmeyeceğini söylediği rivayet edilir. Kılık kıyafetinden dolayı kadınların okuma ve çalışma haklarının gasp edildiği, milli irade hazımsızlığının sergilendiği, bazı medya organlarının darbe bülteni gibi yayınlar yaptığı; demokrasi, hukuk, adalet ve özgürlük namına değerlerin çiğnendiği o kara günleri unutmadık.

    “ASIL BÜYÜK KAVGAYI BUNLARA KARŞI VERDİK”

    Kendi siyasi serencamımızda darbecilerle sık sık yüz yüze geldik. Partimizi kurup başbakanlık görevini üstlendikten sonra sürekli darbeci zihniyetin oyunlarıyla boğuştuk. Cumhuriyetimize, milli iradeye, demokrasiye kast eden tuzaklarla, karanlık cinayetlerle karşılaştık. Ardından uyduruk gazete kupürleriyle, internet haberleriyle partimizi kapatmaya kalktılar. Bu badireleri aştıkça önümüze yeni yeni engeller çıkardılar. Gezi olayları, FETÖ’nün emniyet/yargı darbe girişimi, PKK ile vatan topraklarını parçalamaya, 15 Temmuz’da milletimize silah çektiler. Teröristlerle vatan topraklarına kast ettiler. Hiçbirinde başarılı olamayınca işi ekonomimizi mahvetme tehditlerine kadar vardırdılar. Saldırıların gerisinde Türkiye’yi istedikleri gibi yönetmek isteyen emperyalist güçler olduğunu biliyoruz. Asıl büyük kavgayı bunlara karşı verdik.

    Lafarge Türkiye’ye geldi, teröristlere mağara yaptılar. Fransa terörün baş destekçisi oldu. Kuzey Suriye’deki Laferge’ın bütün barınaklarını gömdük.

    Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, üretimiyle, ihracatıyla, savunma sanayiyle güçlendikçe bize karşı kurulan tuzakların çapı da büyüdü. Covid-19 ve Rusya-Ukrayna savaşıyla kendi canlarının peşine düşmeseler daha neler yaparlardı, Allah bilir…

    “HEPSİNİ İKAZ EDİYORUM”

    En büyük başarımız ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak olmuştur. Bugün de milletimizi yılgınlığa sürükleyerek, ülkemizi yeniden darbe iklimine sokmayla yanıp tutuşanlar olduğunu biliyoruz. Artık işleri daha zor, Türkiye eski Türkiye değil. Bambaşka bir Türkiye, devlet var.

    Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olan varsa, Aydın’dan hepsini ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa, karşılaşacakları gerçek en hafif tabirle 15 Temmuz olacaktır.

    Bugün de çözmemiz gereken sıkıntılar var. Bunları milli irade hırsızlarının, demokrasi hazımsızlarının eline teslim ederek değil, daha çok mücadele vererek, daha çok alınteri dökerek çözeceğiz. Çalışarak, üreterek, alınteri dökerek, tehditlere direnerek büyütmeyi sizlere taahhüt ediyoruz.”