Kategori: Gündem

  • Azize ÇEROĞLU İstanbul Sözleşmesi’nin Yürürlüğe Girişinin 8. Yıldönümüne İlişkin Açıklama yaptı

    Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları  Sakarya  il Başkanı Azize ÇEROĞLU

    İstanbul Sözleşmesi’nin Yürürlüğe Girişinin 8. Yıldönümüne İlişkin Basın Açıklaması yaptı

    Kadın Kolları  Sakarya  il Başkanı Azize ÇEROĞLU  “Tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açıldı. Bilindiği gibi; Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi, 1 Ağustos 2014 yılında yürürlüğe girdi. Bugün sözleşmenin 8. yıl dönümünü kutlamamız gerekirken, yeniden uygulanması için hukuki ve siyasi mücadele veriyoruz.

    Cumhuriyet tarihine geçecek olan bu hak mücadelesini gelin hep beraber hatırlayalım:

    Erdoğan 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece yarısı kararname ile kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’ni hukuksuzca feshetti. Milyonlarca kadının eşitlik ve yaşam hakkının güvencesi gasp edildi.

    Bu kararın yayımlandığı gün olan 20 Mart 2021’de, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu’nu ve Parti Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantıda bu kararın yok hükmünde olduğu kararı alındı. Derhal partimizin kadın yöneticileriyle birlikte Genel Merkez’de basın açıklaması yaptık. Açıklamamızda “Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiş olan İstanbul Sözleşmesi, milletin iradesi yok sayılarak feshedilemez. Meclis yok sayılmış, Anayasa’mız ayaklar altına alınmıştır” dedik.

    Ardından Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak kadın örgütleri ile birlikte yurdun dört bir yanında alanlara çıkıp basın açıklamaları yaptık. “Kadınlar 1’den büyüktür” diye haykırdık.

    29 Mart’ta Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde MYK ve PM üyelerimiz, Milletvekillerimiz, Kadın Kolları MYK Üyeleri ve 81 ilden gelen Kadın Kolları İl Başkanımızla birlikte Genel Merkez’de bir basın açıklaması yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Danıştay’a başvuruda bulunduğumuzu kamuoyuna açıkladık. İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararını durdurma talebiyle açtığımız bu dava ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunun ispatlanmasını istedik. Partimizin yanı sıra 200’ü aşkın sivil toplum kuruluşu iptal davası açtı.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde, haftalık grup toplantılarımızda ve ilgili komisyonlarda İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimizi defalarca dile getirdik. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi bünyesinde İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan çalışmalar yürüttük.

    Danıştay’dan yanıt beklerken 30 Nisan 2021’de Resmi Gazete’de yine bir gece yarısı kararı yayımlandı. Şahsım hükümetinin imzası bulunan kararda, İstanbul Sözleşmesi’nin fesih tarihinin 1 Temmuz olduğu ilan edildi. Bu kararın yargıya talimat niteliği taşıdığı çok netti.

    Yaşanan tüm hukuksuzluklara isyan ettik ve 19 Haziran 2021 tarihinde binlerce kadınla “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” diyerek İstanbul Maltepe Mitingi’ni gerçekleştirdik.

    28 Haziran 2021’de, Cumhurbaşkanlığı savunma yaptı ve “devletin yüksek menfaatini ilgilendiren işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olduğu” bildirildi. Hangi yüksek menfaat, kadınların yaşam hakkından daha değerli olabilir? Cumhurbaşkanı nasıl olur da Anayasa’yı yok sayabilir? Yürütme makamı, hangi hakla kendisini yasamanın yerine koyabilir?

    Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen savunmayı “emir” kabul eden Danıştay, 29 Haziran 2021 tarihinde “yürütmeyi durdurma” talebimizi reddetti. Bunun üzerine Danıştay’a fesih kararının iptali için başvurduk ve bu hukuksuzluğa bir an önce son vermesi için çağrılar yaptık. Nihayetinde Danıştay 10. Dairesi 28 Nisan 2022’de iptal davalarını esastan görüşmeye başladı.

    Değerli Basın Mensupları,

    Sizlerin de çok iyi bildiği üzere ilk duruşmada 73 barodan 1000’i aşkın avukat, kadın dernekleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınlarla duruşma salonunu hınca hınç doldurduk.  Sözleşmeden çekilmenin, Anayasa’daki eşitlik ilkesinden vazgeçildiği ve kadınların canıyla oynamak anlamına geleceğini dile getirdik. Örgütlü gücümüzle 7, 14 ve 23 Haziran’daki Danıştay davalarına katılarak, “Bu yanlıştan dönün!” çağrımızı yineledik.

    Tüm duruşmalarda, Danıştay Savcıları, fesih işlemin iptaline karar verilmesini istedi.

    Gelgelelim Danıştay 10. Dairesi, 19 Temmuz 2022’de İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptal istemini 2’ye karşı 3 oyla reddetti. Danıştay, bu kararıyla “Padişahım çok yaşa!” demiş oldu ve hukukun üstünlüğünden değil, üstünlerin hukukundan yana tavır aldı. Danıştay savcılarının gerekçeli kararda belirttikleri hukuki argümanlar yok sayıldı. AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1. Hukuk Müşaviri iken Danıştay’a atanan Lütfiye Akbulut ise bu atamanın hakkını verdi ve fesihten yana oy kullandı.

    Saray’ın talimatıyla alınan kararda yer alan ifadelerin aksine, “Türk yasaları kadınları korumak için yeterli” değildir!

    Karşı oy kullanan üyelerin de altını çizdiği gibi, “Anayasa’nın 7’inci maddesinde yasama yetkisinin Meclis’e ait olduğu ve devredilmesinin mümkün olmadığı” hükümleri çok nettir. Sözün kısası bu karar Anayasa’ya aykırıdır!

    Değerli Basın Mensupları,

    Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu yok sayanlara tekrar hatırlatıyoruz: Hiç kimse Anayasa’dan üstün değildir. Hiç kimse Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden üstün değildir!

    Biz kadınlar, yaşam hakkımızın sizin eşitlik karşıtı karanlık zihniyetiniz tarafından elimizden alınmasına asla izin vermeyeceğiz. Tek adamın hukuksuz uygulamalarını savunanlara inat, hukukun üstünlüğünden yana tavır almaya devam edeceğiz.

    Yol haritamız belli: öncelikle Danıştay’ın İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na başvurarak, karara itiraz edeceğiz. İç hukuk yolları ile İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi sağlanmadığı takdirde, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız.

    Tek adama karşı, “Adam Tek! Biz Çoğuz!” şiarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.

    Biz kadınlar, direniş destanı yazmaya devam edeceğiz!

    Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Az kaldı… İktidara geldiğimizde ilk 24 saat içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe sokacağız. Tüm hükümlerini uygulayarak kadına ve çocuğa yönelik şiddet ile kadın cinayetlerinin nasıl durdurulacağını göstereceğiz. Eşitlikçi bakış açımızı hayata geçirerek, kız kardeşlerimizin canice katledilmesine, kadın katillerinin cezasızlıkla ödüllendirilmesine geçit vermeyeceğiz.

    İstanbul Sözleşmesi’nden de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’ndan da kazanılmış haklarımızdan da asla vazgeçmiyoruz. Bu haklar bizim can simidimizdir. Haklarımızı tek tek budamaya heves edenlere, Cumhuriyetimizin kararlı savunucuları ve eşitlik mücadelesinin neferleri olarak sesleniyoruz: Haddinizi Bilin!

    GELİYOR GELMEKTE OLAN!

  • Yabancı Gazeteciler Sakarya’yı Gezdi

    Yabancı Gazeteciler Sakarya’yı Gezdi

    Sakarya il Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ilimizin yurt dışında tanıtılması için önemli bir adım daha attı.

     Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme  Ajansı) ile yapılan ortak çalışmalar sonucunda yurt dışından davet edilen gazeteciler üç gün boyunca ilimizde ağırlandı.

                İlk gün  Sapanca sahilde başlayan gezi önce İl Ormanı, Poyrazlar Gölü, Ayçiçeği Bisiklet Vadisinde bisiklet sürerek devam etti. Öğleden sonra Karasu Yenimahalle, Acarlar Longozu’nda; çok çeşitli bitki türüne, su menekşesine ve çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan harika bir ortamda akşam güneşini izleyerek devam etti.

                İkinci gün Doğançay Şelalesine giden misafirlerimiz Ali Fuat Cebesoy Müzesi, II.Beyazit Köprüsü hakkında bilgi aldıktan sonra Geyve İlçemizde yöresel ürünler pazarını ziyaret ettiler ve daha sonra Taraklı’ya doğru yola çıktılar.

                Karagöl Yaylasına çıkan misafirler yaylanın güzelliklerini, doğasını, yeşilini, gölünün fotoğraflarını çekip aldıkları oksijen ile Taraklı’ya döndüler.

                Günün geride kalan kısmını Taraklı’nın doğal güzelliklerini, konaklarını, Hisar Tepesini ve kaplıcaları dolaşarak bilgi aldılar. Akşam güneşinin batışını Hacı Rıfatlar Konağının bahçesinde yöresel yemek çeşitlerinin tadına bakarak izlediler.

                Geceyi Taraklı’da geçiren misafirler sabah kahvaltısının ardından ilimizden ayrıldılar.

                Gazeteciler Sakarya’da gördüklerini, duyduklarını, izlediklerini, yaşadıklarını, böylesi muhteşem doğaya ve kültürel zenginliğe  sahip bir bölgenin tanıtım hikayesini  kendi okuyucularına,vatandaşlarına  bir an önce anlatmanın heyecanı içerisinde ülkelerine döndüler.

                 Tanıtım programı ile ilgili görüşlerini açıklayan İl Kültür ve Turizm Müdürü sayın Süleyman Acar, göreve geldiklerinden bu yana Sakarya’nın Turizmini, doğasını kültürel zenginliklerini tanıtmak için büyük gayret gösterdiklerini, önemli adımlar attıklarını söyledi. Acar, Valiliğimizin koordinasyonunda Büyükşehir Belediyesinin himayesinde S.A.Ü. SUBÜ SATSO ve STK’larin katkıları ile gerceklestirilen Turizm Çalıştayı’nın ardından TGA ile sayın Valimizin koordinasyonunda Vali Yardımcımız sayın Selda Dural’ın başkanlığında oluşturduğumuz İl Turizm ve Tanıtım Kurulunda yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Ekrem Yüce ve Otel temsilcilerimizin katıldığı bir toplantı düzenledik. İlgili Acenta temsilcilerini davet ederek ilimize yurt dışından futbol takımlarının kamp yapmalarını  sağladık ve süreç devam ediyor.

             Dünya Turizm Örgütünün düzenlediği ve 175 ülkenin katıldığı ,dünyada 33 ülkenin, Türkiye’de sadece 2 beldenin kazandığı “En iyi Kırsal Turizm Destinasyonu’ ödülünü kısa zamanda çok yoğun bir çalışma ile Taraklı’ya kazandırdık .

             Tarihi ve Kültürel değerlerimizi de gün yüzüne çıkarmak içinde ayrı bir çalışma yapıyoruz. Restorasyon çalışmaları devam etmekte olan Justinianus Köprüsü aksi bir gelişme olmazsa bu yıl sonunda bitirilecek, bunun yanında Harmantepe Kalesinde başlattığımız temizlik ve kazı çalışmaları ikinci yılında da tüm hızıyla devam ediyor.

             Acar, yabancı sosyal medya temsilcileri ve  gazetecileri ilimize getirilip tanıtım yapılması için ilimize öncelik tanıyan ve bu konuda İl Turizm Tanıtım ve Geliştirme kurulumuz ile ortaklaşa çalışma yapan ilimizi tanıtımına büyük bir katkı sunan TGA yetkililerine ve çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz. İlimiz için hayırlı olsun dedi.

  • 2022 Turkcell Süper Kupa Şampiyonu Trabzonspor

    2022 Türkiye Süper Kupası ya da Turkcell Süper Kupa 2022 2021-22 Süper Lig şampiyonu Trabzonspor ile 2021-22 Türkiye Kupası şampiyonu Sivasspor arasında oynanan 49. Süper Kupa maçıdır. Bu maçın sonunda 49. Süper Kupa’yı kazanan takım Trabzonspor olmuştur.

    Geçtiğimiz sezonu Süper Lig şampiyonu olarak tamamlayan Trabzonspor ile Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu olarak tamamlayan Demir Grup Sivasspor, 2022 Turkcell Süper Kupa final maçında karşı karşıya geliyor.

    Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki mücadelede her iki taraf da rakibini devirerek Süper Kupa’yı müzesine götürmek istiyor.

    İKİ TAKIMIN İLK 11’LERİ

    TRABZONSPOR: Uğurcan, Larsen, Denswil, Hugo, Eren, Dorukhan, Hamsik, Visca, Abdülkadir, Trezeguet, Cornelius

    DG SİVASSPOR: Ali Şaşal, Murat, Goutas, Caner, Uğur, Hakan, Robin, Ulvestad, Erdoğan, Gradel, Yatabare

    Turkcell Süper Kupa Trabzonspor’un!

    Trabzonspor ile Sivasspor, Turkcell Süper Kupa maçında karşılaştı. Trabzonspor rakibini 4-0 yenerek şampiyonluğa ulaştı.

    2021-2022 Sezonu Süper Lig şampiyonu Trabzonspor ile Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Demir Grup Sivasspor bugün Turkcell Süper Kupa maçında karşı karşa geldi. Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan ve hakem Mete Kalkavan’ın yönettiği mücadeleyi 4-0 kazanan Trabzonspor şampiyonluğa ulaştı.

    Mücadelede Abdullah Avcı ve öğrencileri üstün bir oyun ortaya koydu ve bulduğu pozisyonları da sonuçlandırmayı başardı. Trabzonspor’a galibiyeti getiren golleri 37 ve 51. dakikalarda Andreas Evald Cornelius, 64. dakikada Larsen ve 76. dakikada penaltıdan Bakasetas kaydetti. Bu sonucun ardından, geçen sezonu şampiyon tamamlayan bordo-mavililer Süper Kupa’yı da müzesine götürme başarısı gösterdi. Ayrıca Trabzonspor’da 90+5. dakikada Emrehan gedikli penaltıdan faydalanamadı.

    TRABZONSPOR’UN SAYILMAYAN GOLÜ

    Bordo-mavililerde Edin Visca, 22. dakikada kafayla topu filelerle buluşturdu. Ancak skor 0-0’ken yaşanan bu pozisyonda Cornelius’un topu dışarıdan çevirdiği gerekçesiyle gol geçersiz sayıldı ve ağlara giden top gol değeri kazanmadı.

    TARAFTARLAR GÖRSEL ŞOV YAPTI

    Trabzonspor taraftarları, 61. dakikada gösteriye devam etti. Bordo-mavili taraftarlar, Olimpiyat Stadı’nda takımları lehine tezahüratlara devam etti. Taraftarlar, ‘Şampiyon Trabzon’, ‘Bize her yer Trabzon’ şeklinde tezahüratlar yaptı.

    Resim

    Resim

    ABDULLAH AVCI’NIN BÜYÜK SEVİNCİ

    Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı yönetiminde geçen sezon 67 haftada şampiyonluk yaşamıştı.

    Geçen sezon ligin 8. haftasında göreve getirilen Abdullah Avcı, bordo-mavili takımın 37 sezonluk hasretini 535 günde sonlandıran isim oldu. Avcı, Trabzonspor ile Süper Kupa’yı da kazandı ve büyük sevinç yaşadı.

    Resim

    Resim

    Resim

    Resim

    Resim

    #Trabzonspor, Süper Kupa’yı 3. kez kazandı. Eski adıyla Cumhurbaşkanlığı Kupası ile kümülatif toplamda 10 kupaya ulaşarak en çok kazanan 2. takım konumuna yükseldi.  1976, 1977, 1978, 1979, 1980, 1983, 1995, 2010, 2020, 2022.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yola giden yorulmaz/ Gölün suyu durulmaz/Andır kalsın sevdalık/ evde barkta durulmaz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken biz, istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla doludizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altınordu Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Ordu Stadyumu, Fatsa OSB ve Eğitim Yatırımları ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

    Toplu açılış töreni öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanından kente gelirken yol güzergâhındaki fındık bahçesine uğradı. Fındık bahçesinde vatandaşlarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada fındık üreticileriyle sohbet etti.

    Üreticilere yeni fındık fiyatına ilişkin beklentilerini soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aldığı cevaplar sonrasında, “Bizler tabii kesinlikle müstahsilimizin canını yakmayız inşallah. İstişareleri yaparak buralara geldik. Bu istişarelerin neticesinde de inşallah bugün şöyle hayra alamet bir açıklamayı da inşallah yaparız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılının önemine işaret ederek şunları söyledi: “İnşallah 2023’te de bu birliğimiz, bu beraberliğimizle bütün dünyaya bir şeyi ispat etmemiz lazım. Demek dünyanın anladığı gibi değil. İşte Rusya, Ukrayna ne hâlde görüyorsunuz ama elhamdülillah bizler ne hâldeyiz o da ortada. Gayet iyiyiz, kendimize güveniyoruz. Öyle birilerinin anlattığı gibi ülke batmış bitmiş filan, böyle bir şey yok. Bereket çok önemli, hamdedeceğiz, şükredeceğiz daha iyi olacak inşallah.”

    “ÜLKE VE MİLLET SEVDASI YÜREĞİMİZDE OLDUĞU MÜDDETÇE DÜNYAYA SIĞMAYIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ordu’ya yaklaşık 3-3,5 yıldır gelmediklerini belirterek, deniziyle yaylasıyla yeşiliyle ve insanıyla Ordu’yu özlediklerini, Ordu’nun da kendilerini özlediğini muhteşem katılıma bakarak gördüklerini ifade etti.

    “Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Rabbim son nefesimize kadar, bize hep böyle bir muhabbet nasip etsin” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu türküsünde yer alan “Yola giden yorulmaz/ Gölün suyu durulmaz/Andır kalsın sevdalık/ evde barkta durulmaz” dizelerini okudu.

    Ordu’yla beraber yol yürüdükleri müddetçe yorulmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke ve millet sevdası yüreğimizde olduğu müddetçe dünyaya sığmayız. Türkiye’nin 81 vilayeti ile birlikte Ordu’ya hizmet etmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştığımızın en yakın şahidi sizlersiniz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal desteklere ülkemizin nereden nereye geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Demokrasi ve kalkınma mücadelemizde hep yanımızda olan Ordu’ya şükranlarımı sunuyorum. Geçtiğimiz 20 yılda gerçekleştirdiğimiz eser ve hizmetlerin üzerinde ülkemizi 2053 vizyonuna da yine sizlerle birlikte hazırlayacağız” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’Yİ AYAKLARINDAKİ PRANGALARDAN KURTARDIKÇA GÖRDÜK Kİ 20 YILDA ASIRLIK İŞLER YAPMAK MÜMKÜNMÜŞ”

    Eskiden dünyada işler yolunda giderken Türkiye’nin, istikrarsızlığın, güvensizliğin, kısır çekişmelerin, kifayetsiz siyasetçilerin bedelini krizlerle ödediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Üstelik bu krizler, öyle krizlerdi ki sadece elimizdeki avucumuzdakini kaybetmekle kalmaz, geleceğimizi de ipotek altına sokardık. Bugün gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya krizlerin pençesinde kıvranırken, biz istihdamımızla üretimimizle ihracatımızla doludizgin hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz. Elbette bizim de sıkıntılarımız yok değil, var ama biz bunları aşabilecek güçteyiz, biz bunları aşabilecek kapasitedeyiz. Hamdolsun, elimizdeki imkânlar ve önümüzdeki fırsatlar bunlardan katbekat fazladır.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlarsanız yıllarca bu ülkeyi vesayet ve tek parti yönetimiyle millî iradeyi yok sayarak darbelerle sürekli demokrasimizi budayarak, koalisyonlarla siyaseti felç ederek, ideolojik, etnik ve mezhebi gerilimlerle millî bünyemizi zayıflatarak, yokluk ve yoksullukla insanımızın belini bükerek… Aramızda benim yaşça benden daha büyük olan ablalarım, ağabeylerimiz var. O CHP’nin hani o karneyle benzin dağıtılan, karneyle ekmek dağıtılan dönemleri vardı ya, elhamdülillah bizim iktidarımızda böyle bir şey var mı? Yok. Bunlar, terörle canımıza ve huzurumuza kast ettiler” diye ekledi.

    Şimdi terörle mücadelede Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde terörün belini kırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık terör diye bir bela var mı? Bu Ordu, terörün ne menem şey olduğunu gayet iyi bilir. Bu Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir. Onların bedelini bu Ordu çok ödedi çok ama artık böyle bir şey var mı? Yok. Yardım ve benzeri sinsi görüntüler altında üretimimizi, sanayimizi, ticaretimizi kısır bıraktılar. Beşinci kol faaliyetleriyle ordumuzu, diplomasimizi, akademimizi, medyamızı kontrol altında tutarak, velhasıl bizi dört bir yandan kuşatarak âdeta esir almışlardı. Rahmetli Menderes’in, rahmetli Özal’ın, rahmetli Erbakan ve Türkeş’in verdiği mücadele siyasi olmanın ötesinde bir istiklal ve istikbal mücadelesiydi. Biz de işte bu büyük davanın son temsilcisi olarak, bundan 21 yıl önce sizlerin huzuruna geldik. Milletimizden aldığımız destekle 20 yıldır ülkemizi yönetirken attığımız her adımda bu kavganın farklı yüzleriyle karşılaştık. Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak ayaklarındaki prangalardan kurtardıkça gördük ki 20 yılda asırlık işler yapmak mümkünmüş.”

    Seçilme yaşının AK Parti iktidarı döneminde 18’e indiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu CHP ve yandaşları bunlar gençliğimize güvenmezler ve gençlikten korkarlar. Evet, bu ülkenin eğitim altyapısını 20 yılda baştan sona yenilemek mümkünmüş. Evet, bu ülkenin sağlık sistemini 20 yılda baştan sona âdeta sıfırdan kurmak mümkünmüş. Evet, bu ülkenin yoldan havalimanına, konuttan baraja temel ihtiyaçlarını 20 yılda karşılamak mümkünmüş” dedi.

    “ARTIK BU ÜLKEYİ HEDEFLERİNDEN VAZGEÇİRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”

    Ordu Giresun Havalimanı’nı yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Ordu’ya da Giresun’umuza da böyle bir havalimanı yakışırdı onun için bunu bitirdik. Artık benim Ordulu, Giresunlu kardeşlerim havalimanından istifadeyle çok kısa zamanda rahatlıkla Ordu’ya ve Giresun’a gelip gidiyor mu? Gelip gidiyor. Demek ki aşkınan koşan yorulmaz. İşte biz de bunu yaptık. Şimdi benim Ordulu kardeşim rahatlıkla uçağına biniyor. Ordu Giresun Havalimanı’na geliyor. Giresunlu kardeşim hemşehrim uçağına biniyor ve havalimanına iniyor. Buradan da hemen 45 dakikada, yarım saatte evine gidiyor. Demek ki oluyormuş” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkenin her vatandaşının hak ve özgürlük talebini karşılayacak demokratik reformları 20 yılda gerçekleştirmenin de mümkün olduğunu vurgulayarak, “Evet, bu ülkenin uluslararası itibarını, güvenlikten diplomasiye kadar her alanda 20 yılda zirveye çıkarmak mümkünmüş. Biz, tüm bunları nasıl başardıysak inşallah bugünkü sıkıntıları da çözeceğiz, bundan sonraki atılımları da gerçekleştireceğiz. Artık bu ülkeyi de bu milleti de 20 yıl öncesine geri götürmeye, hedeflerinden vazgeçirmeye, kazanımlarını elinden almaya kimsenin gücü yetmez” diye konuştu.

    “ARTIK SİNSİ OYUNLARLA İSTİKAMETİ BELİRLENEN, HER 20 YILDA BİR GERİYE GÖTÜRÜLEN TÜRKİYE YOK”

    Türkiye üzerine hesapları olanların hangi hevesler ve hazırlıkların içinde olduğunu bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok beklerler. Artık sinsi oyunlarla istikameti belirlenen, her 10 yılda bir hizaya getirilen, her 20 yılda bir geriye götürülen Türkiye yok. Yaşanan her küresel kriz, bize rüyaların ülkesi gibi gösterilen yerlerin tehditler karşısında nasıl kırılgan, nasıl nobran, nasıl riyakâr olabildiğini göstermiştir” ifadelerini kullandı.

    Ülke ve millet olarak hem insani sınamalardan alın akıyla çıktıklarını hem de çıkarları koruma hususunda en küçük taviz vermediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi önümüzde ne var? 2023. 2023’i inşallah hedeflerimize ulaşarak ve kazanımlarımızdan taviz vermeyerek atlattığımızda önümüzde yepyeni bir dünya, yepyeni bir gelecek olduğunu beraberce göreceğiz değil mi? Yepyeni bir Türkiye’nin inşa edileceğini de göreceğiz değil mi?” diye konuştu.

    Meydanda asılı olan, “Fındık dalda tekleme, altılı masa Ordu’dan oy bekleme” pankartını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Ordulum böyle işte. Haddini bildirmekse bildirir” dedi.

    “Fındığın uğuru Ordu’nun gururusun” “Dev hizmetler mega projeler Reisin Ordu’su artık çok güzel” pankartlarını da okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’nun her geçen gün daha güzel olacağını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanı dolduran vatandaşlara yönelttiği, “Ordu, 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır mısın? Ordu, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Ordu, ülkemize diz çöktürmenin milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Ordu, bu kutlu mücadelede yanımızda mısın?” sorularına “Evet” cevabını alınca da “Rabbim hepinizden razı olsun” karşılığını verdi.

    Bir Ordu türküsündeki, “Sahipsiz evlerde baca tüter mi? Yapraksız dallarda bülbül öter mi?” dizesini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz ülkenin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıktıkça, siz demokrasi ve kalkınma mücadelemizde yanımızda olmayı sürdürdükçe, siz sandıkta bu kardeşinize ve ekibine en güçlü desteği verdikçe inşallah ne ülke sahipsiz kalacaktır ne Ordu sahipsiz kalacaktır ne büyük ve güçlü Türkiye davası sahipsiz kalacaktır. Biz ülkemize kazandırdıklarımızı anlattıkça birilerinin yüreği öyle daralıyor ki anlatamam. Çıldırıyorlar. Bu daralmanın etkisiyle bizim zaten yaptığımız veya yapma hazırlıklarını yürüttüğümüz hizmetleri sanki kendi akıllarıymış, sanki kendi vaatleriymiş gibi sahiplenmeye kalkıyorlar. Bunların eser namına hiçbir müktesebatları zaten bulunmuyor. Hizmet namına da bir dönem başında bulundukları kurumları batırmaktan, milleti rezil kepaze etmekten başka maharetleri görülmemiştir. Bunlar elif görse mertek sanacak. Bu kifayetsizlerin çırpınışlarını istihzayla seyrediyoruz.”

    “ESER VE HİZMET SİYASETİ DEMEK MİLLETLE BİRLİKTE YOL YÜRÜMEK DEMEK”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir zamanlar SSK’nin başında olduğunu anımsatarak hastanelerin o dönemki durumlarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi hastanelerimizin her biri, birbirinden güzel. İnşallah bir şehir hastanesi de Ordu’ya yapıyoruz. Cehalet öyle bir seviyede ki bizim kendisiyle dalga geçmek için ifade ettiğimiz laflardan medet umacak kadar dibe batmış vaziyette. Biliyorsunuz, bu zata zaman zaman ‘Bay Kemal’ diyerek takılıyorum. En sonunda kendi de bunu kabul etti. ‘Bay Kemal’ lafını öylesine benimsemiş ki ismi yerine bunu kullanmaya başladı. Hâlbuki biz ülke ve millet hayrına hiçbir siyaset üretmeyip ana muhalefet koltuğunu yıllardır yalan ve iftiradan ibaret söylemlerle işgal ettiği için kendisine bu unvanı vermiştik. Ama eksik yapmış. ‘Bay Kemal’ lafının altına bir de CHP Genel Müdürü unvanını eklemesi lazım. Hatta seçimden sonra buna ekleyeceği ‘Emekli CHP Genel Müdürü’ ibaresini de şimdiden hazırlarsa iyi olur.”

    “Yıllardır kendisine gel yalan ve iftira siyasetini bırak, bizimle eser ve hizmet siyasetinde yarış dedik ama maalesef dinletemedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü eser ve hizmet siyaseti demek; millet için dertlenmek, milletle birlikte dertlenmek, milletle birlikte yol yürümek, milletle birlikte gerektiğinde namluların karşısına dikilmek demek. Bunların milletin değerleri ve dertleriyle bir ilgileri olmadığı gibi sıkıya geldiklerinde de kaçıp tenha bir köşede kahve yudumlayıp televizyon seyretmeyi tercih ettiklerini 15 Temmuz’dan hatırlıyorsunuz değil mi?” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Saat 23.15’te Atatürk Havalimanına geliyor ve oradan FETÖ’cülerin, tankların arasından Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidiyor. Ben de saat 01.00’e doğru Atatürk Havalimanına iniyorum. Adam yalancı, diyor ki ‘Haberim olsaydı ben beklerdim.’ On binlerce kişi orada bekliyor. On binlerce kişinin aşkı sende yok. On binlerce kişinin derdi sende yok. Sen korkaksın korkak. Eserde ve hizmette gözlerinin olmadığını zaten biliyorduk da bu kadar yüreksiz çıkmaları bize dokundu. Bunlar, eser ve hizmetlerimizi saydıkça milletimizle kucaklaşıp geleceği konuştukça bunalıma giriyor.”

    “SON 20 YILDA ORDU’YA TOPLAMDA 32 MİLYAR LİRA KAMU YATIRIMI YAPTIK”

    Ordu’ya 20 yılda yapılan yatırımları da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Son 20 yılda Ordu’ya toplamda 32 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 81 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi bu şehre kim kazandırdı? Biz kazandırdık. Gençlik ve sporda 4 bin 290 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Biri stadyum olmak üzere toplam 39 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize toplamda 4,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 12’si hastaneden oluşan toplam 52 adet sağlık tesisi kazandırdık. Ordu şehir hastanemizle birlikte beş sağlık tesisinin inşası, yedi sağlık tesisinin ise ihale proje ve arsa süreci devam ediyor.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da 4 bin 495 konut yaparak hak sahiplerine teslim ettiklerini, 74 konutun yapımının da devam ettiğini bildirdi.

    Ayrıca Ordu’daki beş alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altınordu, Kabataş ve Gürgentepe millet bahçelerinde çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini kaydetti.

    “YAPTIĞIMIZ TÜNELLERLE UZAKLARI YAKIN ETTİK”

    Ulaştırmada 54 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 152 kilometreye ulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaptığımız tünellerle uzakları yakın ettik. Yapımı süren Ordu-Mesudiye-Koyulhisar yoluyla, Ordu-Ulubey ayrımı-Kabadüz yolunu yıl sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Toplam maliyeti 6,2 milyar lira olan proje bünyesinde tünellerin, köprülerin olduğu Ordu çevre yolunun kalan kesimlerini de inşallah seneye tamamlıyoruz. Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanını ilimize kazandırdık. Dünyada beş tane deniz üzerinde havalimanı var. Bir tanesi Ordu-Giresun, bir tanesi de Rize-Artvin Havalimanı. Biz yaparız. Öyle herkesin yapacağı iş değil bu. Biz yaptık ve şu anda da hemşerilerimiz, halkımız bundan istifade diyor. Ordu-Giresun Havalimanımızın yolcu sayısı geçtiğimiz yıl 740 bin 653 olarak gerçekleşti. Tarım ve ormanda Ordu’ya üç baraj ile bir gölet inşa ettik. Korgan, Kumru, Kırtaş ve Çağlayan barajlarının da yapımı devam ediyor. İnşa ettiğimiz 70 adet taşkın koruma tesisiyle Ordu şehir merkezi, 68 yerleşim yeri ve yaklaşık 5 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için 13 adet taşkın koruma tesisiyle ilgili çalışmalara devam ediyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordulu çiftçilere son 20 yılda toplam 4,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.

    Şehre iki organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi kurduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordulu iş adamlarına toplamda 2 milyar lira tutarında prim teşviki verdiklerini kaydetti.

    Çalışma hayatına verdikleri desteklerle ildeki aktif sigortalı oranını yüzde 59 seviyesinde artırdıklarını da aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’ya, Fatsa’ya ve Ünye’ye doğal gaz arzı sağladıklarını, gelecek dört yıllık dönemde Akkuş, Aybastı, Çaybaşı, Gölköy, Gülyalı, İkizce, Kabadüz, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ulubey’i de doğal gaza kavuşturacaklarını açıkladı.

    Bugün açılışı yapılan eserlere ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kamu kurumlarımız ve hayırseverlerimiz tarafından 1,2 milyar liralık yatırımla ilk genelinde toplam 735 dersliğe sahip 60 okul inşa edildi. Ordu Stadını 485 milyon liralık bir yatırımla tamamlayarak şehrimizi 20 bin kişilik bir tesisle buluşturduk. Fatsa Organize Sanayi Bölgesinde toplamda 2 bine yakın istihdam oluşturan 577 milyon liralık bir yatırımla inşa edilen 11 fabrikayı üretime geçirdik. Tüm bu yatırımların Ordu’muza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, hayırseverlerimizi, iş insanlarımızı tebrik ediyorum.”

    FINDIK ALIM FİYATI

    “Fındık lafını duyunca hepinizin heyecanlandığını, yerinde duramadığını biliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük fındık üreticisi olduğunu belirtti.

    İhracatta da fındığın önemli bir yerinin bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sadece geçtiğimiz yıl dünyanın 122 ayrı ülkesine 2 milyar 300 milyon dolara yakın bir bedelle 344 bin tondan fazla fındık sattık. Ordu hem üretim alanı hem rekolte itibarıyla ülkemiz fındığının yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. Rekolte bakımından Samsun, Giresun, Sakarya, Düzce, Trabzon, Zonguldak gibi şehirlerimiz de Ordu’yu takip ediyor. Biz iktidara geldiğimizde fındığın alım fiyatı neydi? 1 doların altındaydı. Bu yüzden çoğu bahçe bakımsız kalmış, insanlar âdeta üretime küstürülmüştür. Şimdi biz bu rakamı 3 doların üzerine çıkardık. Bu yıl da küresel ekonomik krize ve ülkemizin yaşadığı sıkıntılara rağmen fındık üreticilerimize emeklerinin karşılığı olacak bir alım fiyatı vermek için tüm şartları zorladık.”

    Fındıkta rekoltenin geçen yılın da üzerine çıkmasını beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün açıklayacağımız fiyatla hem üreticinin gelirini artıracağımıza hem de ihracatımızı yükselteceğimize inanıyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi 2022 yılı fındık alım fiyatını, alan bazlı ödeme, mazot ve gübre destekleriyle birlikte kilogram başına 54 liraya yükselttiklerini açıkladı.

    Bu yılın fındık alım fiyatının ülkeye ve üreticilere hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle alavere dalaverecilere filan sakın parayı kaptırmayın. Toprak Mahsulleri Ofisimiz tüm hazırlıklarını tamamlamıştır. Hasat ve kurutma işlemlerinin ardından inşallah fındıklar depolara girmeye başlayacaktır” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Ordu Stadyumu, Fatsa Organize Sanayi Bölgesi ve eğitim yatırımlarıyla yapımı tamamlanan diğer projelerin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu’daki temasları kapsamında AK Parti İl Teşkilatı ile bir araya geldi.

  • DEVA Partisi Sakarya Kadın Çalışmaları Başkanları Çiftçiler ile besicileri de sahada ziyaret ediyor ve sorunları dinliyorlar.

    “DEVA Tarlada Projesi  Tüm Hızıyla Sürüyor”

    DEVA Partisi Sakarya Kadın Çalışmaları Başkanları Çiftçiler ile besicileri de sahada ziyaret ediyor ve sorunları dinliyorlar.

    Çiftçilerin ve besicilerin, sorunlarının hemen hemen benzer sorunlardan kaynaklı olduğunu ve bu alanda çalışan insanların ekonomik güçlükleri göğüslemeye çalıştıklarını belirten DEVA Partisi yöneticileri, “konuştuğumuz çiftçi ve besiciler;  ülkemizin ve elbette ilimizin de en büyük problemlerinden biri olan tarım ve hayvancılığın gün geçtikçe eridiğini ifade ediyorlar” dediler.

    DEVA Partisi Kadın Çalışmaları Başkanı, Hayrunisa Nur Gökçe Dursun, yaptığı açıklamada “Kalkınmamız için önem sıralamasında ilk başlarda yer alması gereken ancak sanayileşeceğiz diye ihmal edilen tarım ve hayvancılık ve bu alanlarda izlenen, uygulamaya da konulan yanlış ve eksik politikalar nedeniyle,  çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan işletmeler ve vatandaşlar, artık üretimden vazgeçme noktasına geldiler. Tanık olduğumuz üzücü bir durum da maalesef bu faaliyetleri bırakanların da olmasıdır.  Artık insanlar maliyetleri karşılamadığı için toprağını ve ahırını boş bırakıyor. Bu faaliyetlerden çekilen insan kaynağı ve oluşan üretim kaybı ülke için çok büyük kayıptır.” dedi.

    DEVA Partisi Yöneticileri saha da dinledikleri şikayetlerin yoğunlukla, mazot, gübre, tohum, yem, elektrik gibi ana kalemlerdeki olağanüstü artışlar olduğunu ifade ederken, şu açıklamayı yaptılar; “Artık üretemeyen vatandaşlarımız, acilen yeterli destek paketleri ve doğru politikalarla tarım ve hayvancılığın hak ettiği seviyelere gelmesini istiyorlar. “DEVATarlada” Projemiz tüm hızıyla sürüyor ve  çiftçilerimiz ile besicilerimizle buluşuyor ve yıllar boyunca ihmal edilen, önemsiz görülen tarım ve hayvancılık ile ilgili Deva Partisi olarak hazırlamış olduğumuz eylem planımızı anlatıyoruz. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında olduğu gibi yeniden bir kalkınma hamlesi başlatacağımızı her yerde çiftçilerimizle ve besicilerimizle ve tarımla ilgili tüm kurumlarla paylaşmaya herkese çözümlerimiz olduğunu ve sorunları çözmeye talip olduğumuzu anlatmaya çalışıyoruz.

    Tarım Eylem Planımızda taahhüt ettiğimiz ve acil olarak ilk 90 ve 360 günde uygulanması gereken tedbirlerle birlikte kırsal kalkınmaya yönelik etkili adımlar atacağımızı vatandaşlarla paylaşıyoruz. Bu alanda istenilen rahatlamayı sağlayacağız.  Vatandaşlarımız hiç merak etmesinler. Deva Partisi olarak,  planlarımız çözüm önerilerimiz hazır bir şekilde seçime hazırlanıyoruz. Milletimizden yetkiyi aldığımız zaman ülkemizin refah seviyesinin nasıl hızlı bir şekilde üst seviyelere çıkacağını hep birlikte göreceğiz.”

  • Akgün Altuğ ‘un babası Mehmet Fevzi Altuğ son yolculuğuna uğurlandı.

     Akgün Altuğ Babası son yolculuğu uğurlandı

    HABER-CANLI YAYIN-FEHMİ DUMAN-FOTOĞRAF  NECLA BAKAN sakarya54.net,dernekturk.com,habervole.com  ekibi-SAPANCA’dan bildiriyor

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı A. Akgün Altuğ’un vefat eden babası Mehmet Fevzi Altuğ son yolculuğuna uğurlandı.

    Bir süredir kalp yetmezliği nedeniyle hastanede tedavi gören, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ( SATSO) Başkanı Akgün Altuğ’un babası Mehmet Fevzi Altuğ son yolculuğuna uğurlandı.

    86 yaşında hayatını kaybeden baba Altuğ’un cenazesi Sapanca Kırkpınar Merkez Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Sapanca Hacımercan mezarlığına defnedildi.

    Resim

    Cenaze törenine Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım,  Eski İçişleri Bakanı ve Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, CHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Başkanı Adem Sarı, İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan,Büyük Birlik Partisi Sakarya İl Başkanı Ömer Faruk Bürtek,İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanı Serdip Dokumacı,26. Dönem Sakarya Milletvekili Mustafa İSEN,Sakarya Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu ,Taraklı Belediye Başkanı İbrahim Pilavcı,Pamukova Belediye Başkanı Güven Övün , Sapanca Belediye Başkanı Özcan Özen,Kırkpınar Belediyesi  eski Başkanı Niyazi Bağdat,Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Sakarya İl Müftüsü Hasan Başiş, Sakarya Amatör Futbolcular Derneği Başkanı Ömer Bektaş,SASİAD Genel Sekreteri Ferhat Ateş ilçe belediye başkanları, SATSO yönetimi, yakınları ve sevenleri katıldı.

    Resim

    Resim

    Resim

    Vali  Çetin Oktay Kaldırım, dün vefat eden Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ’un babası Mehmet Fevzi Altuğ için düzenlenen cenaze merasimine katıldı, Başkan Altuğ ve merhumun ailesine başsağlığı temennisinde bulundu.

    Resim

    Resim

    Resim

    Sakarya Büyükşehir Beleiye Başkanı Ekrem YÜCE SATSO Başkanı Sn. Akgün Altuğ’un babası Mehmet Fevzi Altuğ’un cenaze törenine katıldık. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum


  • ABP Başkanı Daşdemir: Acilen özümüze dönmeliyiz!

    Ülkemizin içinde bulunduğu şart ve koşullara ilişkin çarpıcı açıklama ve değerlendirmelerde bulunan ABP Sakarya İl Başkanı Sinan Daşdemir, Hedef ve ana gayelerinin masa başından ziyade kravatı çıkartarak sokaklarda halk adına siyaset yapmak olduğuna dikkat çekti. Sinan Daşdemir, siyasetin en başından sonuna halkın huzuru, sağlık ve refahı başta olmak üzere, daha güzel yaşanabilir hayatlar kurulması adına yapılması gerektiğinin altını çizerek, ‘’Halkın içinden gelen bir siyasetçi halkın arasında onlar adına yürümeli ve insanların kalplerine dokunabilmelidir. Biz siyasete tepeden başlamadık, halk her nerede, hangi çizgi ve yelpaze de ise oradan başladık. Siyasetin halktan kopuk ve uzak yapılması düşünülemez.’’ diye konuştu. 81 ilde kongreler yapıldığını ve 71 il de teşkilatların hazır ve aktif olduğuna vurgu yapan Başkan Daşdemir, çok hızlı bir şekilde teşkilatlanma dönemi yaşadıklarını ve tamamen gerçekçi hareket ederek üstünkörü konuşma ve vaatlere yer vermediklerini belirterek, Türkiye’nin aslolan özüne bir an önce dönmesinin gerekliliğine işaret etti.

    Devlet görevlisine derdi varsa anlatmalı

    Siyaset erbabı başta olmak üzere kişilerin belirli bir mertebeye geldiğinde kendi kimliğinden uzaklaşmaması gerektiğine değinen Başkan Sinan Daşdemir; “Vatandaş ile bazı kamusal alan ve çalışanlar arasında kopukluklar var. Bir vatandaş herhangi bir devlet görevlisine derdi varsa anlatmalı ve araya birilerini sokarak sorununa çözüm bulma sıkıntısına girmemelidir. Biz ezilen tarafın yanında olacağız. Sakarya adına siyaset yapan bir başkan olarak şahsımı 7/24 arayabilirler. Her ne sorun olursa olsun elimizden geleni yapacağız’’ diye konuştu.

    Keyfi keder uygulamalar yapılıyor

    Ehil olmayan ve liyakat göstermeyenlerin belirli mevki ve makamlara getirildiğine işaret eden Başkan Daşdemir, ülkece en büyük sıkıntı ve sorunların başında bu oluşumun geliştiğine dikkati çekerek; “Keyfi keder uygulamalar yapılıyor. Bir partinin ilçe başkanı emniyet müdürünün görev yerini değiştirebiliyor. Akıl alır gibi değil, fakat bunlar oluyor. Bazı kamu kurumlarında gereksiz sayıda kişiler çalışıyor, yetmiyor şoför olarak başlayan kişi, bir bakıyorsunuz A veya B şubesinde müdür oluyor.  6 yerden 300 bin lira gibi bir rakamla maaş alanlar var, inanılır gibi değil” İfadelerini kullandı.

    Korkunun ecele faydası yok

    Kendi maaşını bankamatikten çekemez, fakat uçuk kaçık rakamların olduğu kredilere imza atıyor!” şeklinde şaşılacak derecede gelişmeler yaşandığına vurgu yapan Daşdemir, ülke de gücü olanın bir yerden diğerine rahatlıkla ulaşım sağladığına ve adaletsizliğin bir parçasının da bu şekilde yaygınlaştığına dikkati çekerek; “İnsanlar korku tüneline girmiş vaziyette adeta kendilerinden vazgeçmiş vaziyetteler. Konuştukları zaman ya PKK damgası yiyecekler ya da fetöcü ilan edilmesi işten bile değil. Korkunun ecele faydası yok. Üretim ve üretime dayalı sahalar giderek azalıyor ve tüketim ona oranla fazlalaşıyor. Sürekli para basılıyor ve şimdilik farkında değiliz ama ülkece cepten yiyoruz.  Gösterişi seviyor ve dostlar alışverişte görsün misali hareket ediyoruz. Peki, nereye kadar?” şeklinde konuşarak köklü değişikliğe bir an önce gidilmesi gerektiğini söyledi.

    Tehlikeli boyutlara da varmak üzeredir
    Sakarya’nın en önemli sorunlarından birinin de uyuşturucu olduğunu ve bununla her kesimin mücadele etmesi gerektiğine ilişkin değerlendirme yapan Başkan Sinan Daşdemir; “Zevk ve merak ile başlayan bir mevzu alışkanlık haline geliyor. Tedarik etmek için kendi kimliğinden, aile birlik ve beraberliğinden, topluma faydalı bir birey olgusundan giderek uzaklaşıyorlar. Birçok olumsuz hadisenin alkol ve uyuşturucu kaynaklı olduğu apaçık bir gerçektir. Gençlerimiz kimlik bunalımı yaşıyor ve uyuşturucu kullanım yaşı giderek daha aşağı seviyelerde yaygınlaştığı gibi çok tehlikeli boyutlara da varmak üzeredir” dedi.

    Üniversite okumak adeta lüks oldu

    Sakarya’da kira artışlarının muazzam yükseldiğine ve kanunların bir kısım yerlerde uygulanmadığına açıklık getiren Başkan Daşdemir, “Üniversite okumak adeta lüks oldu. Öğrenciler çaresiz ve yetkili mercilere sesleri gitmiyor. Bu gençler yarınlarda mezun olup ülke yönetiminde söz sahibi kişiler olarak belirli mevkilerde olacaklar. Bunların psikolojileri başta olmak üzere her hallerini düşünerek hareket etmeliyiz. Onlar bizim geleceğimiz. ‘’ diye konuştu. ABP Sakarya İl Başkanı  Sinan Daşdemir, konuşmasının sonunda cezaevlerindeki sorunlara dikkati çekerek, “Akli melekeleri yerinde olmayanları, sağlıklı insanlarla aynı ortamda tutuyorlar. Mahkûmların genel durumları gözetilmeli, şart ve koşulların daha uygun olması sağlanmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

  • Trabzonlular Derneği’nden DEVA’ya iadeyi ziyaret

    Sakarya Trabzonlular Kültür Ve Dayanışma Derneği yönetimi, DEVA Partisi il başkanlığına iade ziyarette bulundu.

    Dernek Başkanı Prof. Dr. Fehmi Çelebi, Başkan yardımcıları Necati Engin Güneş, Şenel Türkmen, dernek muhasibi Hamit Çuhadar’la birlikte DEVA Partisi İl Başkanlığını ziyaret etti. İadeyi ziyarette Sakarya Trabzonlular Kültür Ve Dayanışma Derneği Başkanı Fehmi Çelebi ve beraberindekiler İl Başkanı Mehmet Erdoğan ve İlçe Başkanları ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

    Başarılar diledi

    Dernek Başkanı Çelebi, İl Başkanı Mehmet Erdoğan ve Yönetim kurulu başta olmak üzere tüm ilçe başkanlıklarına Sakarya siyasetine önemli katkılar yapacakları dileği ile görevlerinde başarılar diledi.

    STK’lar Şehrimiz için önemli bir değer

    Mehmet Erdoğan İadeyi ziyaretten dolayı Fehmi Çelebi ve yönetimine teşekkür ederek, “DEVA Partisi olarak hem İlimiz hemde ülke genelinde milletimizin taktirini ve memnuniyetini kazanacağız. Çok çalışacağız. Ülkemiz siyasetinde önemli bir partiyiz. İnanıyoruz ki Milletimizin teveccüh ve desteği ile üye sayılarımızı arttıracağız. STK’lar Şehrimizin önemli değeridir. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Bu değerlerin artması ve varlıklarını en güzel şekilde sürdürerek hizmetlerini sürdürebilmeleri noktasında bizde İl ve İlçe yönetimleri olarak üzerimize düşeni yaparak desteğimiz ilgi ve alakamızı göstereceğiz” dedi.

     

  • Liberal Demokrat Parti Yüksek Seçim Kurulundan sonuç alamayınca Anayasa Mahkemesi’ne gitti

    Liberal Demokrat Parti Yüksek Seçim Kurulundan sonuç alamayınca Anayasa Mahkemesi’ne gitti

    Liberal Demokrat Parti, AYM’sine  sordu: Erdoğan üçüncü kez aday olabilir mi?

    Liberal Demokrat Parti “Mevcut cumhurbaşkanı üçüncü defa aday olup olamayacağını Anayasa Mahkemesi  Başkanlığına  sordu.”

    Liberal demokrat Parti’nin Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir mi sorusuna sonuç alamayınca Anayasa Mahkemesi Başkanlığına kapısını çaldı

    Yüksek Seçim Kurulu  “Özel nitelikli istemler konusunda görüş bildirime görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır”

    Yüksek Seçim Kurulu  Liberal demokrat Parti’ye gönderdiği cevapta “yüksek seçim kurulunun 93 nolu kararı ile İstanbul il seçim kurulu başkanlığı aracılığıyla yüksek seçim Kurulu başkanlığına Liberal demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Kulaksız tarafından gönderilen 10 Haziran 2022 tarihli dilekçede mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağını açıkladığı ancak kendisinin iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini yürüttüğü Türkiye Cumhuriyeti anayasasının 101 maddesinde cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır bir kimse en fazla 2 defa cumhurbaşkanı seçilebilir hükmü ile 116 maddede Cumhurbaşkanı 2 döneminde meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir hükmünün yer aldığı belirtilerek mevcut Cumhurbaşkanı Recep

    Tayyip Erdoğan’ın 3. defa adaylığı için hangi koşulların gerçekleşmesi gerektiği hususunda görüş verilmesi istenilmiş olmakla konu  incelendi. 298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunun 14 maddesi ile 7.062 sayılı yüksek seçim kurulunun teşkilat ve görevleri hakkında kanunun 6 maddesinde Yüksel seçim kurulunun görev ve yetkileri sayılmıştır sayılan bu görevler arasında özel nitelikli istemler konusunda görüş bildirime görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır”

    Liberal Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Kulaksız Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut Cumhurbaşkanı Sayın, Recep Tayyip Erdoğan, 2023 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçiminde aday olacağını 09 Haziran 2022 tarihinde kamuoyuna açıklamıştır.

    Mevcut Cumhurbaşkanı, Yüksek Seçim Kurulu’nun 05/ 07/2018 – 954 Sayılı T.C. 12. Cumhurbaşkanı olarak mazbatasının düzenlenmesi kararı  ve yine 15/08/2014 – 3719 Sayılı kararlarıyla  T.C. 13. Cumhurbaşkanı olarak mazbatasının düzenlenmesi kararları gereğince düzenlenerek kendisine teslim edilen mazbatalarla da tescil olunduğu gibi iki dönemden beri Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevindedir.

    Anayasanın 101. Maddesi “…Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir…”  şeklinde hüküm içermektedir.

    Anayasanın 116. Maddesi de “…Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir….” Hükmünü ortaya koyarken Cumhurbaşkanı seçilebilmenin diğer koşullarını da belirlemiştir.

    T.C. Anayasası’nın açık hükümlerine göre, mevcut cumhurbaşkanının üçüncü defa aday olup olamayacağının, aday olması mümkünse bunun koşullarının neler olduğunun tarafımızla paylaşılmasını arz ve talep ederiz.”dedi.

  • ÖZKOÇ: “SAKARYA’DA FINDIK İÇİN OSB KURACAĞIZ”

    ÖZKOÇ: “SAKARYA’DA FINDIK İÇİN OSB KURACAĞIZ”

    CHP Grup Başkanvekili, Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Kaynarca’daki muhtar ziyareti sırasında, Sakarya’nın fındık üretimindeki önemine vurgu yaparak, “Fındıktan para kazanmak için fındığı sadece hammadde olarak satmaktan çıkıp; işlemek, depolamak, çikolata gibi katma değeri yüksek ürün haline getirmemiz gerekiyor. Göreve geldiğimizde Sakarya ve Türkiye için atacağımız ilk adımlardan biri; bölgemizde fındık alanında OSB kurmak olacak” dedi.

    Özkoç, CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, CHP Sakarya Kadın Kolları Başkanı Azize Çeroğlu, CHP Sakarya Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Şaban Koludra, ilçe başkanları, ilçe belediye meclis üyeleri ve parti yöneticileriyle birlikte Sakarya’da muhtar ziyaretlerine devam ediyor. Dün Kaynarca’daki muhtarlarla biraraya gelen Özkoç, bugün de Serdivan ve Erenler’deki muhtarları ziyaret etti.

    Kaynarca’daki muhtarları ziyareti sırasında fındık üretimiyle ilgili sıkıntıları dinleyen Özkoç, şunları söyledi:

    “Sakarya Türkiye’nin, Türkiye dünyanın fındık merkezi…ama fındıktan parayı biz değil, bir avuç dünya devi kazanıyor. Biz fındığı büyük ölçüde işlemeden, hammadde olarak ucuza satıyoruz. Kazanmak için fındığı depolamak, işlemek, çikolata gibi getirisi yüksek ürün haline getirmemiz gerekiyor.

    Bunu kimin organize etmesi, kimin hayata geçirmesi lazım? İki dönüm, üç dönüm fındığı olan üreticiler mi, yoksa ülkeyi yöneten iktidar mı? Elbette iktidarın işi bu. Biz göreve geldiğimizde, Sakarya ve Türkiye için atacağımız ilk adımlardan biri; bölgemizde Organize Sanayi Bölgesi kurmak olacak.Çikolata sanayi, fındık işleme tesisleri ve lisanslı depoculuk işletmeleri özel teşvikler alacak.

    Lisanslı depoculuk fındık için en önemli bir alan… biz göreve geldiğimizde bu işi halledeceğiz. Fındık depolanmaya müsait, kabuklu bir yemiş. Doğru depolamayla uzun süre kalitesinden hiçbir şey kaybetmiyor. Bir yıl az olur, bir yıl çok olur. Lisanslı depoculuk sorununu çözdüğümüzde, piyasa ve üreticinin kazancı dengeye, istikrara kavuşacak.

    Organize Sanayi Bölgesinde de üretici, lisanslı depoculuk işletmeleri, fındık işleme tesisleri ve fabrikalar arasında bağ kurulacak. Hepsi birarada organize biçimde, bir güç birliği içinde çalışacak. Hem üretici, hem sanayici, hem de ülkemiz kazanacak.”

    Özkoç, dünya fındığının yüzde 70’ini üreten Türkiye’nin, dünyada fındık fiyatını belirleyememesini de eleştirerek, “Dünyanın fındığını biz üretiyorsak, borsası da bizde olacak. Fındık, stratejik ürünlerimizden biri haline gelecek.” dedi.