Kategori: Guncel
-
Partisiz ve Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Serdar Savaş Türkiye’nin parlak geleceğinin millet olarak birleşerek iç enerjimizi artırmamıza bağlı olduğunu söyledi.
Partisiz ve Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Serdar Savaş Türkiye’nin parlak geleceğinin millet olarak birleşerek iç enerjimizi artırmamıza bağlı olduğunu söyledi.
Dr. Serdar Savaş şöyle dedi:
‘Divide et empare’ yani ‘ böl ve yönet’ ilkesi Romalılardan beri emperyalizmin kullandığı en etkili politikalardan biri olmuştur. Atatürk, cumhuriyeti kurarken sınıfsız ve kaynaşmış bir toplum olarak, ‘’ Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir’’ tanımını yapmıştır. Emperyalizm Ve Uluslararası Kapitalizm (EVUK) bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de böl ve yönet politikası doğrultusunda uygulamalar yapmış ve yapmaktadır. Gelecekte de uygulamaların devam edeceğinden kuşku duyulmamalıdır. Türk milletini bölmek üzere solcu-sağcı, dindar-seküler, Osmanlıcı-Atatürkçü, Alevi-Sünni, Kürt-Türk gibi bir çok alanda ayrıştırma, kutuplaştırma, toplum kesimlerini birbirine düşmanlaştırma faaliyetleri hala bütün hızıyla devam etmektedir. Maalesef bazı siyasi partiler, ülkeyi yönetenler, kanaat önderi olması gereken kişiler, kimi basın kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ve daha bir çok yapılar bilerek ya da bilmeyerek, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunarak bu bölünmelerin ateşine odun taşımışlardır. Bu anlayış, bu söylemler, bu politikalar devam ettiği sürece EVUK’un emellerine ulaşması kaçınılmazdır. Bu gidişatı önlemenin tek yolu Türk milleti olarak birleşmektir. Mevcut siyasi partiler, parti liderleri, siyasetle ilgilenen diğer kurumlar ve bireyler birleşmenin kendi görüşleri etrafında olması gerektiğini savunmakta, kendileri gibi düşünmeyenleri düşman ilan etmektedirler. İşte bu, tam da EVUK’un istediği davranış biçimidir.
Gerek Manifesto kitabımda, gerek ‘İnsanca Yaşamak İçin Atatürk Gibi Düşün’ adlı seçim bildirgemin ekinde açıkladığım üzere, Türkiye’de bütün siyasi görüşlerin, dini inançların, etnik kültürlerin; bilgili, namuslu kısacası erdemli mensupları vardır. Ama maalesef bunların yanında solcu geçinen-solculuktan geçinen, milliyetçi geçinen-milliyetçilikten geçinen, dindar geçinen-dindarlıktan geçinen, Atatürkçü geçinen-Atatürkçülükten geçinen, Kürtçü geçinen-Kürtçülükten geçinen menfaat sahipleri bulunmaktadır. Bu ‘geçinenler taifesi’ siyasette en etkili kesimlerdir. Menfaat peşinde koştukları için aralarında iyi örgütlenirler, birbirlerini desteklerler, düşmanlık yaratmaktan, ötekileştirmekten çıkar sağlarlar.


Benim önerim birleşmenin hangi siyasi görüşten, dini inançtan, etnik kültürden olurlarsa olsunlar erdemli bireyler arasında sağlanması gerekliliğidir.
Kendi yaşamımda; komünistinden ülkücüsüne, koyu mutaassıbından ateistine, milliyetçisinden Kürtüne, Alevisinden Sünnisine, Müsliminden Gayri müslimine ve diğer gruplara mensup kim olursa olsun erdemli bireylerle bir masa etrafında toplandığımızda hiç sorun yaşamadım. Erdemli bireyler sorunları ön yargısız ve eş duyumlu olarak ele almayı, bilgiye dayalı değerlendirmeler yapmayı, düşüncelerini cesur ve açık bir şekilde ifade etmeyi, karşısındakini dinleyerek ve anlayarak karşı fikir geliştirmeyi, yanıldıklarını anladıklarında inat etmeyip değişime hazır olduklarını göstermeleri ve en önemlisi birlikte oldukları insanlara sevgi ve saygıyla yaklaşmasını bildiklerinden, birbirinden güzel, birbirinden değerli, derinlemesine çözümlemeler yapıp sorunlarımızın üstesinden gelecek yöntemler ortaya koyabildik.
Her kesimden erdemli bireylerle yaptığımız bu harika çalışmaların temelinde bütün farklılıklarımızla bir arada yaşama iradesini gösterme arzumuz yatıyordu. Birleşmede, siyasi-dini-etnik referansı olmayan erdem değerlerinde ortak paydayı yakalamak daima yenilenebilir ve daha ileri götürülebilir demokrasinin temelini oluşturuyordu.
Bu yaklaşımın aksine, hangi özellik ele alınırsa alınsın, bölünme-kutuplaşma-
düşmanlaştırma şeklindeki yaklaşımlar toplumumuzu dağıtacak, devletimizi yok edecektir. Dindar-seküler mücadelesini dindarların kazandığını varsayalım. Daha sonra mezhep çatışmaları başlayacaktır. Bu çatışmayı Hanifilerin kazandığını varsayalım. Daha sonra tarikat çatışmaları başlayacaktır ve bu çatışmalar toplum tamamen atomize olana kadar devam edecektir. Bunu önlemenin tek yolu farklılıkların birbirine saygılı bir şekilde birlikte var olabilecekleri ileri ve tam demokratik bir nizam tesis etmektir. Ancak o zaman refah toplumu olmak yolunda ilerleme kaydedebiliriz.
Dünyadaki örnekleri incelediğimizde, refah toplumuna giden yolun ilk adımının erdemli bireyler olmakla atıldığını görürüz. İleri ve tam demokrasi olarak tanımlayabileceğimiz tüm toplumların halkları bize göre daha erdemli insanlardan oluşur. İleri ve tam demokrasiler erdemli halklar tarafından kurulmuştur. Refah toplumlarına baktığımızda ise, istisnasız hepsinin ileri ve tam demokrasi olduğunu görürüz. Refah toplumu olup da demokrasisi olmayan ya da halkı erdemsiz bireylerden oluşan herhangi bir ulus mevcut değildir. O halde evrilme süreci erdem-demokrasi-refah sırasıyla olmaktadır.
Bu yaklaşımımın çok uzun zaman alacağını söyleyerek düşüncelerime karşı çıkanlar olabiliyor. Evet, bireyleri erdemli kılmak ve erdemli bir toplum olmak uzun yıllar alır. Ama erdemli olmak yoluna girilmesi dahi, demokrasinin ve refah toplumunun inşasına başlamak için yeterli olacaktır. Daha erdemli olmayı benimsememiş bir toplum başkalarının varlıklarına ve haklarına saygı göstermeyeceğinden demokrasi olmaz. Erdemli olmak yoluna girmemiş bir toplum emeğe dayanmayan, kısa yoldan zengin olmak isteyen bireyler, işini gereken kalitede yapmayan meslek mensupları, ekonominin dayanması gereken güven ilişkisini kuramayacak sahtekarlarla refah toplumu haline gelemeyecektir.
Sizden beklentim yarın bugünden bir nebze daha erdemli olma isteğiyle harekete geçmemiz, benim ve dostlarımın yaptığı bu mücadeleye en azından imza gönüllüsü olarak ve arzu ederseniz bir Sarı Otobüs yolcusu haline gelerek katkı vermenizdir.
Sevgi ve saygılarımla.’’
Dr. Serdar Savaş
Partisiz ve Birleştirici
Cumhurbaşkanı Adayı
-
İYİ Parti Adapazarı teşkilatı Uzun Çarşıda
İYİ Parti Adapazarı teşkilatı Uzun Çarşıda
İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanlığı saha çalışmalarına bayram sonrası yeniden başladı.
İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanı Serdip Dokumacı ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri
çarşı merkezinde Uzun Çarşı esnafını ziyaret ettiler. Bölge de esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden İYİ Parti heyeti sorun ve şikayetleri dinledi.“Maaş zamları hissetmeden uçuyor!”
Ziyaret hakkında açıklama yapan İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanı Serdip Dokumacı: “Hemşehrilerimiz ile buluşmaya, dertlerini dinleyip dile getirmeye devam ediyoruz. Çarşı merkezimizde bulunan Uzun Çarşı’ya yeniden yaptığımız ziyarette gördük ki, ekonomik sorun iyice derinleşmiş, hemen herkes günü kurtarmanın, işletmesini ayakta tutabilmenin hesabını yapıyor. Bugün dükkanını açabilen esnafın, en başarılı esnaf olduğunu söyleyen hemşehrilerimiz, maaşlara yapılan zamların enflasyon ve bir gün sonra zorunlu ihtiyaçlara yapılan zamlarla hissetmeden uçup gittiğini belirttiler” dedi.

“Az kaldı, sorunları biz çözeceğiz!”
Dokumacı: “Yine görüyoruz ki, ülke genelinde olduğu gibi şehrimizde de, hemşehrilerimizin partimize olan teveccühü ve ilgisi her geçen gün artmaktadır. Çok çalışın bizi bu dar boğazdan kurtarın diyen vatandaşlarımızın üzerimize yüklediği sorumluluk ile yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Tüm sorunları yerinde bire bir biliyoruz, şimdilik muhalefet gereği bu sorunları yönetenlere duyurmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki az kaldı ve bu sorunları çözmek bizlere nasip olacak inşallah” diye belirtti.
-
Kalp Sağlığınız İçin Her Saat Başı Su Tüketin
Yazın sıcağı hepimiz için hoş bir değişiklik olabilir. Yalnız sıcaklar arttıkça sağlığımız açısından beklenmedik problemlerle karşılaşabiliriz. Bu bağlamda dışarıda sıcaklık derecesi ne kadar artıyorsa o kadar su tüketmemiz ve güneş ışınlarından korunmamız gerekir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Süha Çetin, önemli bilgiler verdi.
Her saat başı bir bardak su tüketin
Yazın sıcakta egzersiz yaparken dikkat edilmesi gereken unsurlar olabilir. Özellikle kalp damar hastalarında yaz aylarında oluşan sıcağa ve yüksek neme karşı doğru bir yaklaşım gereklidir. Sıcaklığın yoğunluğunda cildimizde vücudun ısısını düşünebilmek için kanlanma artar. Kalbimiz ciltle dolaşan kan miktarının artması nedeniyle daha çok çalışmak zorunda kalır. Durum kalp hastalığı olmayan kişi tarafından iyi tolere edilebilir ama kalp yetmezliği olan bir kimse ciddi sorunlar yaşayabilir. Dolayısıyla hem kalp hastalığı olan hem de sağlıklı kişiler için önerilen yeteri kadar su tüketimidir. Çünkü sıcaklarda cildimiz ve nefes yolları üzerinden ciddi miktarda sıvı kaybederiz. Su tüketerek sadece vücudun eksik sıvı oranını dengelemiyoruz, aynı zamanda ter üzerinden kaybettiğimiz kalp sağlığı için önemli olan tuzları geri depoluyoruz. Sodyum, potasyum, magnezyum bu önemli tuzlar dahilindedir. Vücudumuzda yeteri kadar sıvı olmadığını idrar rengi üzerinden kolayca anlayabiliriz. İdrar açık renkli ve bol ise organizmamızda yeteri kadar sıvı bulunmaktadır. İdrar koyu renkte ve konsantre ise vücutta sıvı miktarı azalmış anlamına gelir. Kabaca önerilen sıcak yaz aylarında her saat başı bir bardak su tüketimidir.

Alkol ve kahve tüketimini azaltın
Vücudumuzun sıcaktan fazla etkilenmemesi için yoğun güneş ışınlarından korunmak gerekir. Sabah saat 10:00’dan öğleden sonra 16:00’a kadar güneşe çıkmamak ve bu ortamda egzersiz yapmamak önerilir. Sabah saatlerinde ve öğleden sonra egzersiz yapılacaksa bir spor arkadaşı emniyetiniz açısından faydalı olabilir. Öğle vakti egzersizi kaçılmaz ise kliması olan kapalı bir alanda koşu bandına veya ev bisikletine binilmesi tavsiye edilir. Aynı zamanda sıcaklığın yoğun olduğu aylarda alkol ve kahve tüketimini azaltmak gerekir. Bu içecekler hem vücuttaki su miktarını azaltır hem de kalbin ileti sistemini negatif bir biçimde etkiler. Ayrıca vücudumuzun kendi ısı kontrolünü yapmasını engeller. Önemli olan diğer unsurlardan biride kıyafet seçimidir. Açık renkli nefes alan pamuk giysiler ve aynı zamanda yoğun güneş ışınından koruyan bir şapka kullanımı bize sağlık açısından yararlı olabilir. Son olarak tansiyon ve kalp ilacı kullanan kişilerin kullanılan ilaç dozunu doktor kontrolü altında azaltması gerekebilir. Sıvı kaybından kaynaklanan bir tansiyon düşüklüğü saptanabilir. Bu bağlamda tansiyon ve idrar söktürücü ilaçlar alışılagelmiş dozda fazla gelebilir. Bahsedilen bu hususlara dikkat edildiğinde sağlığınız açısından problemsiz bir yaz sezonu geçirebilirsiniz.



-
Zafer Partisi Çark Caddesi Esnaf Ziyareti ve İmza Kampanyası Devam etti
Zafer Partisi Sakarya İl Başkanlığı olarak sığınmacıların memleketlerine geri gönderilmesi için başlatmış olduğumuz imza kampanyasına Çark Caddesi esnaf ziyaretimizde devam etmiş bulunmaktayız.
Gördüğümüz şudur ki Türk insanı artık sığınmacıların ve kaçakların misafirliklerinden sıkılmıştır ve ülkelerine geri dönmelerini istemektedir.
Zafer Partisi iktidarında bütün sığınmacı ve kaçakları ülkelerine geri göndereceğiz.

-
Başkan Altuğ’dan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’a Hayırlı Olsun Ziyareti
Başkan Altuğ’dan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’a Hayırlı Olsun Ziyareti
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Sakarya Üniversitesi Rektörlük görevine atanan Prof. Dr. Hamza Al’a makamında hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdi.
Başkan Altuğ ziyarette Prof. Dr. Hamza Al’a SATSO tarafından hayata geçirilen ve yılın Gastronomi Kitabı seçilen “Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı” kitabını hediye etti.
Başkan Altuğ: “Prof. Dr. Hamza Al hocamıza yeni görevinde başarılar diliyoruz. Kendisi Sakarya’ya ve üniversiteye yabancı değil. Uzun yıllar boyunca Sakarya’mızda görev yapmış başarılı bir akademisyen. Odamızın mevcut çalışmaları ve geleceğe yönelik projeleri hakkında bilgileri kendisiyle paylaştık. Sakarya Üniversitesi iş birliğinde çok projemiz ve çalışmamız mevcut. Umuyoruz ki; Sakarya odağında bu iş birliği geleneği yeni çalışmalarla devam edecektir. SATSO olarak iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu konularda üniversitelerimizin akademik tecrübe ve bilgi birikiminden faydalanabileceğini biliyoruz. Sakarya Üniversitemizin yeni dönemi hayırlı olsun. Prof. Dr. Hamza Al hocamıza ve ekibine şehrimize akademik anlamda vereceği tüm katkılar için şimdiden teşekkür ediyoruz.” dedi.

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al da ziyaret için teşekkür ederek SATSO’nun şehrin en etkin kurumlarından biri olduğuna vurgu yaparak şehir odağında iş birliği içerisinde çalışmanın önemine değindi. Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya iş dünyasına yönelik birçok projede bu iş birliğinin artarak devam etmesinin önemine değindi.
-
Tepeden tırnağa “insan”, Hüseyin Kul elim bir trafik kazasında kaybetti
Demokratik Sol Parti Sanayi, Ticaret, Esnaf Odaları ve İşveren Kuruluşları ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul, elim bir trafik kazasında hayatını kaybetmiştir.
Vefat dolayısıyla DSP Genel Başkanı Önder Aksakal bir mesaj yayınladı.
Aksakal mesajında; “Kelimelerin tükendiği nokta bu olsa gerek. Çok değerli büyüğüm, tepeden tırnağa “insan”, çekirdekten emekçi ve üretici, örnek bir Demokratik Solcu, Genel Başkan Yardımcısı ağabeyimiz Hüseyin Kul’u elim bir trafik kazasında kaybettik. Üzüntümü tarif edecek cümle kuramıyorum. Kederli ailesine ve DSP camiasına sabır, metanet, başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.” ifadelerini kullandı.

DSP Genel Başkanı Aksakal’ın katılacağı cenaze yarın (20.07.2022) öğle namazını müteakip Bursa Demirtaş Organize Sanayi Camii’nden kaldırılarak Hamitler mezarlığı aile kabristanına defnedilecektir.

DSP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul Bursa’daki kazada hayatını kaybetti
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul, Bursa’da kullandığı otomobilin metro hattının duvarına çarpması sonucu yaşamını yitirdi.Kaza, Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi Mudanya Bulvarı’nda meydana geldi. DSP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul’un kontrolünü kaybettiği 16 HK 834 plakalı otomobili, metro hattının duvarına çarptı. 3 çocuk babası Hüseyin Kul, metrelerce sürüklenip bariyerlere çarparak duran otomobilde sıkıştı.
-
Acarlar Longozu yenilenen yüzüyle kapılarını açıyor
Başkan Yüce’den açılışa davet
Acarlar Longozu yenilenen yüzüyle kapılarını açıyor
Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni bir görünüme kavuşturulan Acarlar Longozu açılıyor. Başkan Yüce, “Şehrimizin en önemli doğa harikalarından olan ve dünyanın sayılı su basar ormanları arasında yer alan longozu yenilenen yüzüyle Sakarya turizmine kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hayırlı olsun” dedi. Yüce, 20 Temmuz Çarşamba günü saat 17.00’da gerçekleştirilecek açılışa tüm vatandaşları davet etti.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni bir görünüme kavuşturulan Acarlar Longozu açılıyor. Şehrin en önemli doğa harikalarından olan ve dünyanın sayılı su basar ormanları arasında yer alan longozu yenilenen yüzüyle Sakarya turizmine kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Ekrem Yüce, 20 Temmuz Çarşamba günü saat 17.00’da gerçekleştirilecek açılış programına tüm vatandaşları davet etti.
İlgi odağı olmaya devam edecek
Acarlar Longozu’nun Büyükşehir Belediyesi uhdesine geçmesinin ardından bölgede yoğun bir çalışma yürüttüklerini aktaran Başkan Yüce, “Peyzaj ve çevre düzenlemeleri ile sosyal tesisleri doğaya uyumlu bir şekilde tamamladık. Yürüyüş yolunun uzunluğunu 2 kilometreye çıkardık. Yöresel ürün merkezleri, hediyelik eşya ofisleri, konferans ve tanıtım merkezi oluşturduk. Tamamen ahşap yapıların yer aldığı ve longozun tüm güzelliğinin keşfedilebildiği çalışma hamdolsun büyük beğeni topladı. İnşallah açılışımızın ardından da misafirlerin ilgi odağı olmaya devam edecek” dedi.

Doğal güzelliklerimizi göz bebeğimiz gibi koruyoruz
Şehrin doğal güzelliklerini korumak, Sakarya’nın doğa harikası yerlerini tanıtmak için gayretle çalıştıklarının altını çizen Başkan Yüce, “Hemşehrilerimizi alternatif yaşam alanlarıyla buluşturuyor, doğal güzelliklerimizi göz bebeğimiz gibi koruyoruz. Sakarya’mız gölü, nehirleri, akarsuları, denizi, yayları ve yeryüzünün cenneti. Acarlar Longozu da bu güzelliklerin en özel olanlarından biri. Doğal yapısını koruyarak yaptığımız çalışmalarla inşallah gerek yurt içi gerekse yurtdışından misafirleri konuk edecek, Sakarya’yı tüm güzellikleriyle dünyaya tanıtacağız. Yenilenen yüzüyle Acarlar Longozu’nun şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

-
CHP’li Mesrur Tosun vefat etti
Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı eski belediye meclis üyesi Mesrur Tosun vefat etti.
Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı eski belediye meclis üyesi Mesrur Tosun vefat etti. Mesrur Tosun’un cenazesi, öğlen namazına müteakip Pabuççular Mahallesi Kavaklı Camii’nden kaldırılacak.

CHP Adapazarı İlçe Başkanı Füsun Çetin, acı haberi şu ifadelerde duyurdu:
“Pabuççular üyemiz önceden belediye Meclis üyemiz Mesrur Tosun’u kaybettik.Allah rahmet eylesin.Cenazesi öğle namazını müteakip Pabuççular mahallesi Kavaklı camiinden kaldırılacaktır.Cennet mekanı olsun..”

Bu hiç olmadi, çok değerli saygı değer gerçek beyefendi Mesrur Tosun bey siz benim chp içinde tanıdığım son derece kibar ,saygılı her zaman herkese değer veren çok değer verdiğim ve gercekten saygi duyduğum sevgi duyduğum değerli insan beni çok üzdünüz … Mekanınız cennet olsun Rabbim size merhameti ile muamele etsin.
Sakarya ‘da gerceklestirmis olduğunuz eski belediye meclis üyeleri toplantısı için beni arayıp o her zamanki kibar üslubunuz ile
“Şükran hanım bana yardımcı olurmusunuz siz olmasanız başaramam” diyerek yardımcı olmamı isterken onere etmeniz
(oysaki siz zaten basarirdiniz )
sizin ne denli zarif ve değerli bir kişilik olduğunuzun kanıtı gibiydi.
Siz gibi güzel insanlarla güzelleşen bu dünya yolculugumda size rastlamış olmak benim icin büyük mutluluk olduğu gibi bizleri bırakıp gitmeniz beni derin üzmüş acı vermiştir.
Size rahmet diliyorken sevgili eşinize evlatlariniza kisacasi acili kederli ailenize sonsuz sabır dilerim.











-
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Daha İyi Bir Gelecek İçin ‘’Çevre Ayı’’ Etkinlikleri Düzenledi
Daha iyi bir gelecek için ‘’Toyota 2050 Çevre Hedefleri ve İklim Eylemi’’ kapsamında faaliyetlerini sürdüren Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, çevre bilincinin artması adına fabrikalarında haziran ayını ‘’Çevre Ayı’’ olarak kutluyor. Bu kapsamda düzenlenen çeşitli aktivitelerle çevre konusunda farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, “Haziran- Çevre Ayı’’ faaliyetleri kapsamında, daha yaşanabilir bir dünya için çalışanlarının yanı sıra tüm toplumun bilinçlendirilmesine yönelik bu yıl da aktiviteler düzenledi.
İzlediği küresel planlar çerçevesinde çevre konusundaki olumsuz etkileri en aza indirmeyi hedefleyen Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, çevre sorunlarının çeşitli yönlerine dikkat çekilmesi, doğaya ve çevreye karşı olan sorumluluğun ve bilincin aşılanması için “Çevre Ayı” faaliyetlerini sürdürüyor.
“Doğal kaynakların verimli kullanılması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çevre ile dost üretim teknolojileri kullanarak daha yeşil ve daha yaşanabilir dünyaya katkı sağlamak en önemli önceliğimiz,” diyen Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye CEO’su Erdoğan Şahin, gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakabilmek adına, ‘’Toyota 2050 Çevre Hedefleri’’ ve ‘’Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’’ doğrultusunda iklim değişikliği ve etkileri ile mücadele için aktiviteler gerçekleştirerek çevre üzerinde oluşan olumsuzlukları en aza indirmeyi hedeflediklerini belirtiyor.
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, çevre bilincine dikkat çekiyor
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, haziran ayı boyunca düzenlediği etkinlikler ve çalışmalarla doğa ve çevre konusuna dikkat çekiyor. ‘’Çevre Ayı’’ kapsamında fabrikanın çeşitli noktalarına farkındalık yaratmak amacıyla ‘’Toyota 2050 çevresel hedefleri’’ afişlerini görselleştiren Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, çalışanlarından başlayarak çevre bilincinin artırılmasını amaçlıyor. Şirket, su, enerji ve atıkları azaltma görsellerini tüm alanlarda paylaşılarak çevresel duyarlılık konusuna vurgu yapıyor.
Çevreye saygılı iş süreçleri geliştirmek ve şirket içi faaliyetlerde tüm kaynakların daha tasarruflu kullanılması için çalışanlarıyla “Print- Çıktı azaltma” aktivitesi gerçekleştiren Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, böylece kağıt israfına da dikkat çekiyor.
Çalışanlarının çocuklarına erken yaşta çevre bilinci ve doğaya karşı sorumluluk duygusunu aşılamaya yönelik iklim değişikliği ve etkilerine karşı farkındalık kazandıracak ‘’İklim Eylemi CO2 Azaltıyorum” konulu resim yarışması düzenleyen Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, ayrıca “Ecogiller-2” filmini de çocuklara izlettirdi. “Çevre Ayı” kapsamında, “İklim Eylemi ve Toyota 2050 Çevre Hedefleri” yazan rozet ve magnetler de tüm çalışanlara dağıtıldı.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye her adımında çevreye katkı sağlıyor
2010 yılında başladığı Çevre Turu projesiyle bine yakın öğrenciyi çevre ve trafik güvenliği konularında bilinçlendiren Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, pandemi nedeniyle ara verdiği projeye kaldığı yerden devam ediyor. Sakara İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştirilen projeyle öğrenciler fabrika gezisi sırasında çevreye duyarlı bir üretim sürecini ve atık su arıtma tesisi ve güneş enerji sistemlerini yerinde görme fırsatı buluyor. Geçtiğimiz yıllarda geri dönüşümün önemini kavrayıp çevre duyarlılıklarını geliştirilmesi adına atık ayrıştırma oyunu da içerisinde olan projeye bugüne kadar yaklaşık 7 bin öğrenci dahil oldu.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları “Amaç 13: İklim Eylemi” hedefleri doğrultusunda Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Hamsu arıtma tesisi güneş enerji santrali projesi yenilenebilir enerji programı kapsamında su depolama sahası üzerine santral kurdu. 100 kilovat kapasiteli kurulu güce sahip olan santral, yılda 138.640 kilovatsaat yenilenebilir enerji üretecek. Önceliği karbon emisyon salınımı önleyecek olan enerji santralinin %100’ü elektrik kullanımı yenilenebilir enerjiden temin ediliyor.
Sıfır atık hedefi ile çevre dostu olma yolunda büyük adım
Toplumun ihtiyaçlarını göz önüne alarak önemli projelere imza atan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, israfın önlenmesini ve kaynakların daha verimli kullanılmasına da devam ediyor. Çevreyle dost üretim gerçekleştirirken aynı zamanda sosyal sorumluluk faaliyetleriyle çevre bilincinin artmasına katkı sağlıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “Sıfır Atık Projesi” kapsamında yaklaşık 2000 öğrenciye ulaştı. Öğrencilere çevre bilincini aktaran Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Sıfır Atık plaketine de layık görüldü.


