Kategori: Firmalar

Firmalar

  • Logo Ventures’ın 5 girişimi Startup 100 listesinde

    Fast Company Türkiye tarafından açıklanan, Türkiye’nin en başarılı girişimlerinin yer aldığı Startup 100 listesi yayınlandı.  Listede Logo Ventures’ın 5 portföy girişimi de kendilerine yer buldu.

    Türkiye’nin en başarılı startupları listesi açıklandı. Listede yer verilen 100 girişimin içerisinde Logo Ventures’ın 5 portföy girişimi yer aldı. Listede yer alan girişimler Evreka, Inooster, V-Count, Vispera ve Wask oldu.

    Geleneksel iş yapış şekillerini değiştiren takımlara yatırım yapan Logo Ventures, teknoloji alanında faaliyet gösteren, hızlı büyüyen ve global pazarlarda etkin yer edinebilecek girişimlere yatırım yapıyor. Fon, yatırım yaptığı girişimlere Logo’nun stratejik ve operasyonel tecrübelerini aktararak girişimlerin hedeflerine ulaşmalarında etkin bir rol oynamayı hedefliyor.

    “Emeklerimizin karşılığını almak bizi oldukça şevklendiriyor”

    Startup 100 listesinde girişimleriyle yer bulmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Logo Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı, “Türkiye’nin en başarılı startupları listesinde 5 girişimimizle yer almak bizim için mutluluk ve gurur verici bir durum. Yatırım yaptığımız her şirkette başarı için harcanan ciddi bir mesai ve emek var. Bu emeklerin karşılığını görebilmek bizi gelecekte yapacağımız çalışmalar için şevklendiriyor. Logo Ventures olarak, önümüzdeki dönemde B2B (işletmeden işletmeye) dikeyinde yer alan yazılım şirketlerine yatırım yapmaya ve başarıya ulaşmaları için destek olmaya devam edeceğiz. Ülkemizde hızla gelişen bir startup ve yatırım ekosistemi var. Biz de bu ekosistemin bir parçası olarak üzerimize düşeni yapmayı sürdüreceğiz.”dedi.

  • Otokar’ın elektrikli otobüsleri Almanya’da iki ayrı fuarda görülebilecek

    Türkiye’nin lider otobüs üreticisi Otokar, elektrikli otobüslerini dünyanın en büyük ticari araç etkinliklerinde müşterileriyle buluşturmaya devam ediyor. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen 18,75 metrelik elektrikli körüklü otobüs e-KENT, Almanya’nın Hannover şehrinde düzenlenen IAA Transportation Fuarı’nda ziyaretçileri taşıyor. Otokar ayrıca 20-23 Eylül tarihleri arasında Berlin’de kapılarını açan taşımacılık fuarı InnoTrans’ta 12 metrelik elektrikli otobüsü e-KENT’i sergiliyor. 

    Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, geleceğin şehirleri için tasarlayıp geliştirdiği yeni nesil elektrikli otobüslerini dünyanın en büyük ticari araç etkinliklerinde tanıtmaya devam ediyor. Kullanıcı beklentilerine göre tasarlayıp ürettiği araçlar ile Türkiye’nin yanı sıra 50’den fazla ülkede toplu ulaşımda fark yaratan Otokar, Almanya’da düzenlenen iki ayrı fuarda yeni nesil elektrikli otobüsleriyle yer aldı.

    IAA 2022 ZİYARETÇİLERİNİ ELEKTRİKLİ KÖRÜKLÜ KENT TAŞIYOR

    Alternatif yakıtlı araçlar, akıllı şehirler ve güvenli ulaşım sistemleri gibi alanlarda birçok yeniliğe imza atan ve Türkiye’nin ilk elektrikli otobüs üreticisi unvanına sahip olan Otokar’ın Avrupa’daki ilk durağı IAA Transportation oldu. Almanya’nın Hannover şehrinde düzenlenen organizasyonda ziyaretçiler Otokar’ın 18,75’lik elektrikli körüklü otobüsü e-KENT’i deneme imkanına sahip oluyor. Yolcu sayısının yüksek olduğu metropoller için geliştirilen körüklü e-KENT, dünyanın en önemli ticari araç fuarlarından biri olan IAA’de Webasto iş birliği ile 6 gün boyunca salonlar arasında fuar ziyaretçilerini taşıyacak.

    Otokar Ar-Ge Merkezi’nde geliştirilen körüklü e-KENT, 18,75 metrelik uzunluğuna rağmen yüksek manevra kabiliyetiyle dikkat çekiyor. Tasarım çizgisiyle BIG SEE ödülünün de sahibi olan e-KENT, teknolojisi, güvenlik alanındaki yenilikçi çözümleriyle fuar ziyaretçilerinin beğenisine sunuluyor.

    Yüksek yolcu kapasitesi, geniş iç hacim sunarken dört adet geniş ve metro tipi elektrikli kayar kapılar yolcuların araç içerisine hızlı iniş-binişlerine imkan sağlayan araç, 350, 490, 560 kWh gibi farklı batarya kapasite seçenekleri sunuyor. Otobüsün Li-ion NMC bataryaları, hızlı ve yavaş şarj özellikleriyle taşımacılığa çeviklik katıyor. Körüklü e-KENT farklı şarj opsiyonları sayesinde ister garajda ister pantograf tipi şarj özelliğiyle de yol güzergahında hızla şarj edilebiliyor.

    INNOTRANS’TA OTOKAR FARKI

    Otokar’ın elektrikli otobüslerinin Almanya’daki diğer durağı ise 13. InnoTrans ulaşım teknolojileri ve mobilite ticaret fuarı oldu. Bu yıl 56 ülkeden 2 bin 770’ten fazla katılımcının yer aldığı InnoTrans’ta Otokar, 12 metrelik elektrikli otobüsü e-KENT’i sergiliyor. İtalya, İspanya, Romanya gibi pek çok farklı Avrupa ülkesinde farklı otobüs şirketleri ve belediyeler tarafından denenerek büyük beğeni kazanan çevre dostu e-KENT, şehirlerin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.

    Yenilikçi, dikkatleri üzerinde toplayan tasarımının yanı sıra konforu, sahip olduğu teknolojiler ve güvenlik alanındaki yenilikçi çözümleriyle ön plana çıkan e-KENT sektörün en iddialı araçları arasında yer alıyor. Tam şarjla topografya ve kullanım profiline bağlı olarak 300 kilometre üzerinde menzil sunabilen araç, geniş iç hacmi ile yolcular için daha iyi görüş ve konfor sunuyor.

  • Türk Oftalmoloji Derneği, göz içi merceklerle ilgili önemli açıklamalar yaptı

    Türk Oftalmoloji Derneği, katarakt ameliyatı sırasında göze yerleştirilen ve ‘akıllı lens’ ticari ismiyle tanımlanan çok odalı veya üç odaklı merceklerin, hastalara gözlükten kurtulmak için kesin çözüm olarak sunulmakla beraber bu lenslerin herkes için uygun olmayabileceğine dikkat çekti.

    Türkiye’deki göz doktorlarını temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği, yakın dönemde özellikle pandemi koşullarının da etkisiyle birlikte artan göz şikayetlerine bir tedavi yöntemi olarak sıklıkla gündeme gelen ‘akıllı lens’ ameliyatlarıyla ilgili kamuoyunu aydınlatan açıklamalar yaptı.

    Türk Oftalmoloji Derneği Katarakt ve Refraksiyon Cerrahisi Birimi Genel Sekreteri Prof. Dr. Altan Atakan Özcan, halk arasında ‘akıllı lens’ olarak bilinen üç odaklı mercek ameliyatlarının herkes için uygun olmayabileceğini, ameliyat sonrası hastaların uzak ve yakın gözlük ihtiyacı azalsa da, bu merceklerin halen bazı eksik yönlerinin olduğunu, doğal göz merceğimizin optik özelliklerini ve uyum gücünü tam olarak karşılayan mükemmel yapay göz içi merceklerin üretimi için çalışmaların devam ettiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu. Özcan açıklamasında “Akıllı lens olarak adlandırılan merceklerin özelliği çok odaklı olmaları nedeniyle ışığı uzak, orta ve yakın mesafede kırarak kişiye her mesafede gözlüksüz görebilmeyi sağlayabilmesidir. Ancak bu özelliklerinden dolayı standart tek odaklı merceklere göre kontrast görmede azalma ve ışık hassasiyetinde artışa neden oldukları için bu mercekler herkes için uygun olmayabilir. Bu ameliyatlar uygun kişilere yapılmadığı durumlarda hastalar ameliyat sonrası mutsuz olabiliyor. Bu nedenle ‘akıllı lens’ isminin kullanımı uygun değildir.” dedi.

    Hastalarda aranan özellikler neler?

    Prof. Dr. Altan Atakan Özcan, üç odaklı göz içi merceğinin yerleştirilmesi için hastanın gözünün tüm uygun özellikleri sağlaması gerektiğini belirterek şöyle devam etti: “Bunun için hastanın göz bebeği boyutunun ideal olması, göz yüzeyinin sağlıklı olması, hastada herhangi bir retina hastalığının bulunmaması ve göz tansiyonunun olmaması gerekir. Trifokal göz içi lensleri her hastanın kişilik yapısı ve mesleğine uygun olmayabilir. Ek olarak hastada mevcut olabilecek sistemik rahatsızlıklar da (diyabet, hipertansiyon, romatolojik hastalıklar vs.) ilk anda yaratmasa bile ileride göz rahatsızlığı yaratabilecek potansiyelde ise bu durumlarda da özellikli mercek kullanımı uygun görülmeyebilir.”

    “Bazı hastalarımız bu özellikli merceklere “akıllı mercek” adı altında büyük beklentiler yüklemekte, mevcut bazı göz rahatsızlıklarının tedavisinde de (tavuk karası, kornea patolojileri, kornea lekeleri, göz tembelliği) iyileşme sağlayabileceği hatta “göz nakli ile iyileşme” gibi bilim dışı ve gerçek dışı umutlar ile göz hekimlerine başvurabiliyorlar. Bu durumda her hastanın göz muayene bulgularının ve ameliyatının bu özellikli göz içi lenslere uygun olamayabileceği hastalara yeterli vakit ayırarak ayrıntıları ile anlatılmalıdır.”

    Lenslerin yan etkileri neler?

    Ameliyat sonrasında ışıklarda parlama, halkaların görülmesi, kontrast duyarlılığında azalma gibi bazı yan etkilerin görülebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Altan Atakan Özcan, şunları söyledi: “Bu yan etkiler geceleri daha belirgin olur, hassas ve detaycı kişiler tarafından daha çok hissedilir. Bazı hastalarda hastanın göz muayenesinin lensin yerleştirilmesi için anatomik olarak uygun olmasına rağmen, hastanın mesleği ve psikolojik durumu da gözden geçirilmelidir. Hastanın yaşı, yaşam şekli (sportif/aktif), ihtiyaçları, kişilik yapısı (titiz, müşkülpesent, aşırı mükemmeliyetçi, vs..) mutlaka değerlendirilmeli. Gece çalışmak zorunda olanlar veya şoförlere ışık hassasiyeti nedeniyle bu mercekler uygun olmayabilir. Hastaların en sık yaşadığı mutsuzluk nedeni ışık saçılmaları ve ameliyat sonrası göz numaralarının tam istenilen düzeyde olmamasından kaynaklanır ve hastalar ‘akıllı lens’ şeklinde lanse edilen bu lensler ameliyat sırasında göze yerleştirildikten sonra gözlük numaralarının “sıfırlanacağını” düşünmektedir. Bazı durumlarda tekrar gözlük kullanma ihtiyacı olabileceği veya kontrast ve ışık parlaklığı algılamada problemler yaşayabileceği hastalara ameliyat öncesi mutlaka iletilmelidir. Hastaların ikinci en sık mutsuzluk sebebi göz kuruluğu ve oküler yüzey problemleridir. Hastaların muayene esnasında oküler yüzey yapıları ve kuru göz belirteçleri değerlendirilmeli ve meslekleri ile gün içerisindeki aktiviteleri kuru göz kliniği açısından sorgulanmalıdır.”

  • İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan ”Fındık; tarımın İHA’sı ve SİHA’sıdır”

    Kılıçaslan: ”Fındık; tarımın İHA’sı ve SİHA’sıdır”

    İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan, Türkiye’de her fındık sezonunda fındık fiyatları ile alakalı bir tartışmanın başlayıp bittiğini ve gelecek sezona kadar sessiz kalındığını belirtti.

    ”Bugün fındık 16’TL’dir, gerisi kandırmacadır”
    İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan yaptığı açıklamada: ”Türkiye’de her sezon aynı şeyi yaşıyoruz. Fındık fiyatları açıklanır; ardından tartışma başlar, o sezon kapanır ve gelecek sezona kadar yine her şey aynı devam eder. Çünkü zihniyet değişmeyince sonuç da değişmez.Dünyada üretim konusunda tekel olacaksınız ve fiyat belirleyemediğiniz gibi, neredeyse maliyetine satıp çiftçimizi ezeceksiniz. Geçen sene 1 kg Fındık ile 3 lt mazot alan çiftçi, bu sene 2 lt mazot bile alamıyor. Gübre desen çok daha vahim. İşçilik maliyeti 2.5 kat artmış” diye belirtti.

    ”Yorumu çiftçilerimize bırakalım”

    Kılıçaslan: ”En önemli nokta ise fındığın alım gücü. Geçen sene 24 lira olan fiyat, bu yıl 43 liraya çıkmış gibi görünsede, aslında 16 liraya geriledi. Ama İktidar vekillerine sorsanız fındık çiftçisi çok memnun. Hepsinin köylerinde villaları varmış, kapılarında ikişer tane traktörleri varmış ve çiftçinin yüzü gülüyormuş. Bu söylemler karşısında biz bir şey demeyelim, yorumu çiftçilerimize bırakalım. Biz buradan bir kez daha uyaralım. Kimse rakamlarla kandırmaca yapmasın. Geçen sene 100 kg fındık ile alınabilen bir ürün, bu yıl 135 kg fındık ile alınabiliyor. Dolar fiyatının baskılandığı bir ekonomi yönetiminde bile dolar bazında fındık fiyatı 3.10 dolardan 2.3 dolara gerilemiş. Yani neresinden tutsak elimizde kalan bir durum var ortada. Üretici fındığını satıp masraflarından sonra eline kalan para ile ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı anda rakamların büyük bir kandırmacadan ibaret olduğunu anlamıştır” dedi.

    Sen yerli milli olursan, Ferrero sadece ayrıntı olur”
    Kılıçaslan: ”TMO fındığı 50 TL üzerinden alıyor ama alana kadar çiftçimizi canından bezdiriyor. Bir de kota koymuşlar. Dönüm başına 130 kg alıyor. Durum böyle olunca çiftçi esnafa mahkum kalıyor, esnafta Ferrero’ya. Bu işin çözümü kararlı devlet politikası ile olur. Fındık kadar aklınız yoksa, 780 bin ton fındığınız olmasının da önemi kalmıyor. Yapılacak şey kooperatif sistemini devlet teşviği ile yayarak üreticiyi güçlendirmek yada devletin bizzat fındık üretimini 2-3 yıl boyunca çiftçiyi memnun edecek bir fiyat ile tek eline alması ile olur. Devlet fındığı kar etmek için değil, neredeyse dünyada tekel konumunda olduğu ürünün fiyatını daha değerli kılmak için çaba göstermeli. Ancak o zaman kuralı Ferrero değil, çiftçi adına devlet koyar”dedi.

    ”Fındık; tarımın İHA’sı ve SİHA’sıdır”
    İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan: ”Dünyada katma değerli ürünlere sahip devletlerin yaptığı gibi, fındık konusunun da hükümet nezdinde stratejik ürün ilan edilmesi ve politikaların da buna göre belirlenmesi gerekir. Savunma sanayinde İHA-SİHA ne ise, tarımda da fındık odur. Yerli ve milli sözlerini sabah akşam çiğnemek yerine iktidarın gerekeni yapıp fındığı stratejik ürün kabul etmesi gerekir. Yıllardır anlatıyoruz ama maalesef anlamıyorlar. Mecburen iktidar olunca bunu da biz yapacağız ve fındık çiftçimizi refaha kavuşturacağız” diye ifade etti.

  • Etkili ve Profesyonel Sunumun Tüm Ayrıntıları SATSO’da İşlendi

    Etkili ve Profesyonel Sunumun Tüm Ayrıntıları SATSO’da İşlendi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ile Doğu Marmara Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) işbirliğinde “Tasarım Odaklı Etkili Sunum Hazırlama Eğitimi” gerçekleştirildi.

    SATSO’nun resmi eğitim ve seminer platformu SATSO Akademi üzerinden, Eğitmen Tuba Karagöz’ün sunumuyla 3 ana başlıkta gerçekleştirilen eğitimde sunum ilkeleri, profesyonel sunum için rol ve tutum ile beden dili gibi birçok konuda ayrıntılı bilgiler katılımcılarla paylaşıldı.

    3 Oturumda Profesyonel Sunum

    Eğitimin ilk oturumunda sunuma hazırlık süreci hakkında detaylı bilgiler verildi. Sunumda olumlu atmosfer yakalamak adına zihinsel hazırlığın önemi, düşüncelerin tasarımı, görsel malzemeler, ses-nefes-konuşma hızı hazırlığı ile uygulamaları ve verilecek ana ile alt mesajların hazırlanmasına değinildi.

    İkinci oturumda ise genel hazırlık, özel hazırlık, sunuma izleyiciyi katma ve içeriği oluşturmaya yönelik bilgilere yer verildi.

    Üçüncü ve son oturumda ise Eğitmen Karagöz, dikkatleri yakalamanın önemine değinerek seyirciyi olumlu etkileme yolunda stresle baş etme, motivasyon verme, duruşu belirleme, yanlışların çabuk telafisi, zor durumlar ile anlık baş etme ile yardımcı malzemelerin sunum esnasında uyum içerisinde nasıl kullanılması gerektiği konusunda detaylı bilgilere değindi.

    Günlük hayattan örnekler ile devam eden eğitim soru-cevap bölümünün ardından noktalandı. Eğitime katılanlara SATSO Akademi platformu üzerinden katılım belgeleri takdim edildi.

  • Gayrimenkul Fuarı 29- 30 Ekim tarihlerinde ilk kez Ankara’da Sheraton Hotel&Convention Center’da gerçekleştirilecek.

    MİLYON DOLARLIK YATIRIMCILAR ANKARA’DA BULUŞACAK.

    29-30 EKİM’DE ANKARA’DA YAPILACAK OLAN GAYRİMENKUL FUARI VE YATIRIM ZİRVESİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI.

    14 yıldır İstanbul’da gerçekleştirilen Gayrimenkul Fuarı 29- 30 Ekim tarihlerinde ilk kez Ankara’da Sheraton Hotel&Convention Center’da gerçekleştirilecek.

    Gayrimenkul Fuarı ve Yatırım Zirvesi öncesi hazırlıklar tüm hızı ile devam ediyor. Gayrimenkul sektörüne reklam ve satış hizmetleri ile yön veren Düşler Atölyesi Medya ve Mega Investment kurucusu Derya Filiz Dalga gayrimenkul sektörünün önemli temsilcilerini Ankara’da bir araya getirmek için JNR Fuarcılık Yön.Krl.Bşk.nıHaktan Öztunalı ile el sıkıştı.Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası ile Arap-Türk İş Adamları ve Yatırımcılar Derneğinin desteğiyle gerçekleştirilecek olan fuar alıcı, satıcı ve yatırımcıyı buluşturan Türkiye’nin en etkin gayrimenkul fuarı olma mottosuyla inşaat sektörünü buluşturmaya hazırlanıyor.

    Katılımcılarını A+ Türk ziyaretçilerin yanı sıra Avrupa, Körfez ülkeleri, İran ve Rusya’dan gelen alıcı ve yatırımcılarla buluşturacak Gayrimenkul Emlak Fuarı, yeni gelişmekte olan,inovasyon yaratan pazarlar için geniş çaplı ve en etkili gayrimenkul yatırım ve geliştirme fuarı olma özelliğini taşıyor.

    YÜZLERCE PROJEDE FUARA ÖZEL İNDİRİMLER YATIRIMCILARLA BULUŞACAK

    “Gayrimenkul, insanın hayatında yaptığı en büyük, en pahalı ve en önemli alışveriştir. JNR Group Fuarcılık, gayrimenkul sektörünün temsilcilerini ve alıcılarını bir araya getiren ve ekonomik fayda sağlamayı misyon edinen fuarları ile, sizleri hedeflerinize ulaştırmak için 15 yıldır aynı heyecan ve motivasyon ile bu fuarı düzenliyor.” diyerek yazılı açıklama yapan  JNRGroup Fuarcılık Genel Müdürü Haktan ÖZTUNALI, “Üretici, alıcı, satıcı ve yatırımcıyı buluşturduğumuz Ankara Gayrimenkul Fuarı ve Yatırım Zirvesi’nde sektörün önemli firmaları ile birlikte olmaktan onur duyacağız. Fuar süresince yatırımcılar yüzlerce projeyi bir arada görebilme imkanına sahip olacak ve fuara özel indirimlerden faydalanabileceklerdir. “şeklinde açıklama yaptı.

    DERYA FİLİZ DALGA: “GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNÜN NABZI YATIRIM ZİRVESİNDE ATACAK.”

    Düşler Atölyesi Medya ve Mega InvestmentYön.Krl. Bşk.nı Derya Filiz Dalga; “Sektörün profesyonellerini bir araya getirmek, iş birlikteliklerini geliştirmek ve gayrimenkul satışlarını arttırmak amacıyla, sizleri fuarımıza bekliyoruz.Genel oturumların yanı sıra, B2B ve B2C görüşmelerin de yapılması sağlanacaktır. Dünyadaki yatırım trendleri ve gelişmeleri eş zamanlı olarak yurt dışından gelen panelistleraracılığı ile ziyaretçilere aktarılacaktır. Özel sektör temsilcileri bir araya gelerek işbirliği imkânları görüşülecek, açık ve kapalı fuar alanlarında her türlü ürün ve hizmetler tanıtılabilecek ve gayrimenkul sektöründe güncel araştırma-geliştirme çalışmalarının sonuçları paylaşılabilecektir.” şeklinde konuştu.

    ULUSLARARASI İŞBİRLİKLERİ İÇİN SEKTÖRÜN GLOBAL TEMSİLCİLERİNİ BİR ARAYA GETİRİYORUZ

    Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası Başkanı Hakan Akçam, “Uluslararası Gayrimenkul Fuarı ve Zirvesinde, inşaat ve emlak sektörü başta olmak üzere ulusal ve uluslararası tüm tarafları bir araya getirmeyi, bu vesileyle iş birliklerini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Fuarımız özel sektörün, kurumların, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşları ve diğer ulusal kuruluşların katılımı ile gerçekleştirilecektir.” dedi.

  • SATSO, Üyelerini UR-GE ile İhracata Hazırlıyor

    UR-GE Bilgilendirme Toplantısı Gerçekleştirildi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Üyelerine yönelik Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesine yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

    SATSO Üyesi firma temsilcilerinin katılımıyla webinar platformu üzerinden online gerçekleşen toplantıda hibe desteği, projeye katılım ve proje faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapılırken aynı zamanda SATSO organizatörlüğünde yürütülmesi planlanan UR-GE projesine ilişkin değerlendirmede bulunuldu.

    SATSO Projenin Yürütücü Kuruluşları Arasında

    Eğitmen Gökhan Erol genel olarak şu bilgileri paylaştı: “UR-GE Projesi ile şirketlerin bir öncü kuruluş bünyesinde kümelenme mantığıyla proje bazlı olarak yurtdışına ihracat yapar hale getirilmesi hedeflenmektedir. SATSO da bu projeye yönelik yürütücü kuruluşlardan biridir.

    UR-GE kapsamında birçok şirket ihracat yapmazken yapar hale gelmektedir. Sektörel ve kümelenme bazlı işleyen proje sisteminden her sektör faydalanabiliyor. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki birçok desteğe bireysel olarak başvurabilirken UR-GE projesi kümelenme mantığında olduğu için mutlaka işbirliği kuruluşların öncülüğü ve aracılığıyla başvurulması gerekiyor. SATSO da bir sektör ve proje belirleyip UR-GE kümelenmesi oluşturmayı amaçlıyor. Projeye şahıs, başka bir UR-GE projesinde yer alan ve işbirliği kuruluşuna üye olmayan haricindeki şirketler katılabilir. Projenin yüzde 75’i ve 6 milyon TL’ye kadar destek sağlanabiliyor.

    Firmalar Hiçbir Bürokratik Süreçle Uğraşmayacak

    SATSO öncülüğünde oluşturulan konu başlığı ve proje başvurma sürecinde sürecin tamamını SATSO halledecek. Firmalar hiçbir şekilde bürokratik işlemler ile ilgilenmeyecek. Proje kapsamında şirketlerin hangi eksiklikleri var, hangi eğitimlere ihtiyaçları olacak, projenin ortak vizyonunu benimsemek için neler yapılacak, yurtdışı Pazar fırsatları nelerdir gibi birçok değerlendirme sürecinden geçilecek. Buna yönelik de 3 yıllık stratejik planlama yapılacak.” diye konuştu.

    Toplantı proje ile ilgili soru-cevap bölümünün ardından noktalandı.

  • TMMOB MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI DAYANIŞMA GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!

    19 EYLÜL 1979 İŞ BIRAKMA EYLEMİNİ SELAMLIYORUZ

    TMMOB MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI DAYANIŞMA GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN!

    Makina Mühendisleri Odası Sakarya İl  Temsilciliği  Yürütme Kurulu Başkanı Olgun ÖZDEMİR Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki ve demokratik mücadelesinin en görkemli dışavurumlarından biri olarak tarihe geçen 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemini 43. Yılında bir kez daha coşkuyla selamlıyoruz!

    19 Eylül’ün mirasını yaşatmak için ilan ettiğimiz TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüz kutlu olsun!

    Bundan tam 43 yıl önce meslektaşlarımızın yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan şantiyelere, kamu kurumlarından limanlara kadar pek çok iş yerinde üretim durdurulmuştur.

    Bizler için 19 Eylül İş Bırakma Eylemi, ülkesi için düşünen, planlayan, üreten mühendis, mimar ve şehir plancılarının kendi öz güçlerinin farkına vardığı tarihtir.

    Nasıl ki 15-16 Haziran 1970 direnişi ülkemizdeki işçi sınıfının özgücünü dosta düşmana gösterdiyse, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi de ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının toplumsal gücünü ve taleplerini görünür kılmıştır.

    Makina Mühendisleri Odası Sakarya İl  Temsilciliği  Yürütme Kurulu Başkanı Olgun ÖZDEMİR

    SORUNLARIMIZ BÜYÜYOR

    Aradan geçen uzun yıllara rağmen bu ülkede emeğiyle geçinenlerin gündemleri neredeyse hiç değişmemiştir. İşsizlik, hayat pahalılığı, düşük ücretler, güvencesizlik, özlük hakları ve örgütlenme sorunları ülkemizde çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının öncelikli sorunları olmaya devam etmektedir.

    İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz, tüm halkımızın olduğu gibi emeğiyle geçinen mühendis, mimar ve şehir plancılarının da hayatlarını zorlaştırmaktadır. Kamusal yatırımların ortadan kalkması, rant hırsının bilim ve tekniğin önüne geçmesi, sermayenin ihtiyaçlarının halkın ihtiyaçlarının önünde tutulması nedeniyle mesleğimiz sistematik olarak değersizleştirilmektedir.

    Kontrolsüz yetkilerle donatılmış tek adam rejimi altında emeğimiz değersizleşirken, özlük haklarımız da giderek budanmaktadır. Gerek kamuda gerek özel sektörde her türlü mühendislik, mimarlık ve şehir planlama hizmetlerini, planlama, projelendirme, uygulama ve denetleme işlerini yürüten tüm meslektaşlarımız giderek daha zor koşullarda çalışmaktadır.

    “Parti Devleti” anlayışıyla yönetilen kamu kurumlarında çalışan meslektaşlarımız siyasi baskı ve sürgün tehdidi altında, düşük ücret, kadro sorunu, özlük haklarının ihlal edilmesi, düşük ek göstergeler gibi birçok sorun ile yüz yüzedir. Güvencesiz-sözleşmeli istihdam modellerine yönelme, atamalarda liyakatin ortadan kalkması ve nihayet hukuksuz-keyfi ihraçlar gibi nedenlerle kamudaki teknik personelin iş yükü artarken, iş riski de giderek büyümektedir. Yandaş konfederasyonla imzalanan toplu sözleşmeler, şaibeli enflasyon rakamlarıyla birleşince kamu emekçilerinin her geçen gün daha da yoksullaşmasına neden olmaktadır.

    Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın tamamına yakını yatırımların durması, projelerin iptal edilmesi, reel sektörün tıkanması gibi sorunlardan etkilenmiştir. İşsizlik, esnek çalışma, güvencesizlik, sağlıksız çalışma koşulları ve reel ücret kaybı gibi sorunlar özel sektörde çalışan tüm meslektaşlarımızı tehdit etmektedir. Birliğimiz ile SGK arasındaki yapılan asgari ücret protokolünün SGK tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi, meslektaşlarımızın düşük ücretlerle sınırsız biçimde sömürülmesine zemin hazırlamaktadır.

    TOPLUMSAL ÇIKAR İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ

    Diğer tüm idari alanlarda olduğu gibi meslek alanımızla ilgili de bir gecede yapılan, bilime aykırı, keyfi düzenlemeler, halkın iyi ve güvenli mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmeti almasını engellemektedir. Bu durumun toplumumuza maliyeti daha büyük felaketler, daha güvensiz bir hayat ve her alanda geri kalmışlık olmaktadır.

    Mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki hak ve çıkarlarını korumak aslında tüm toplumun geleceğini korumak demektir. Çünkü bizim meslek alanımız, toplumun ortak yaşamının üretimini ve devamlılığını sağlamaktadır. Bizler bu anlayışla, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkarken, ülkemizin ve toplumumuzun ortak geleceğine de sahip çıkıyoruz.

    Anayasal görevlerimizi yaptığımız, mesleki sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz, demokratik haklarımızı kullandığımız için iktidarın hedefinde yer alıyoruz. Taksim Meydanı’na ve Gezi Parkı’na sahip çıktığımız için arkadaşlarımız cezaevinde tutuluyor. Rant projelerine karşı mücadele ettiğimiz için yöneticilerimize davalar açılıyor. Demokratik hak ve özgürlüklerimizi kullandığımız için baskılara uğruyoruz.

    Herkes bilsin ki bedeli ne olursa olsun halkımız için mücadele etmekten bir adım bile geri adım atmayacağız. Meslek alanımızı, meslektaşlarımızı ve ülkemizin geleceğini tehdit eden uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız. Bizler mesleğimizi bilimden, üretimden ve toplumdan yana kullanan bir mücadele geleneğinin sürdürücüsüyüz. Bu anlayışla TMMOB’nin bilim ve tekniği esas alan, kamu çıkarını savunan, eşitlik, özgürlük ve demokrasiden yana tavrını korumaya devam edeceğiz.

    Ülkemizin ve meslektaşlarımızın dayanışmaya ve birlik içinde olmaya en fazla ihtiyaç duyduğu bu dönemde 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.

  • Petrol Ofisi CMO’su Sinan Seha Türkseven, “Türkiye’nin En Etkin 50 CMO’su” arasında

    Petrol Ofisi CMO’su Sinan Seha Türkseven, DataExpert iş birliğiyle BMI Business School tarafından hazırlanan Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin üst düzey pazarlama yöneticilerinin değerlendirildiği ‘En Etkin 50 CMO’ listesine seçildi. 

    Türkiye’nin en etkin pazarlama yöneticileri; bu yıl reklam, pazarlama ve iletişim alanındaki akademisyen ve sektör profesyonellerinden oluşan 12 kişilik kurul tarafından; performans ve iş deneyimlerinin yanı sıra, pandemi sürecinde üstlendikleri sorumluk ve ortaya koydukları başarı üzerinden değerlendirildi.

    Aralık 2021 itibari ile Petrol Ofisi’nde CMO görevini üstlenen Sinan Seha Türkseven, şirketin pazarlama ve dijitalleşme alanındaki önemli çalışmalara öncülük etmesinin yanı sıra Petrol Ofisi’nin oyun dünyasındaki iştiraki Petrolig’in de Yönetim Kurulu Üyeliği’ni yürütüyor. 

    DataExpert iş birliğiyle BMI Business School tarafından, Türkiye’de 800’ün üzerinde organizasyonun üst düzey pazarlama yöneticisine ulaşılarak oluşturulan “En Etkin 50 CMO” listesi açıklandı. Türkiye’nin en etkin pazarlama yöneticilerinin bulunduğu bu yılki liste; Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Karsak, Marmara Üniversitesi Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Prof. Dr. Mert Uydacı, İstanbul Teknik Üniversitesi Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şebnem Burnaz, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Güçdemir ve Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Can Erdem’in de aralarında bulunduğu akademisyen ve sektör profesyonellerinden oluşan kurul tarafından belirlendi. 12 kişiden oluşan Araştırma Danışma Kurulu; CMO’ları, performans ve iş deneyimlerinin yanı sıra, pandemi sürecinde üstlendikleri sorumluk ve ortaya koydukları başarı üzerinden değerlendirdi.

    Petrol Ofisi’nin pazarlama alanındaki başarısının öncü ismi

    Pazarlama dünyasının en iyilerinin seçildiği listeye, Türkiye akaryakıt ve madeni yağlar sektörlerinin geleneksel lideri Petrol Ofisi’nin başarılı CMO’su Sinan Seha Türkseven de yer aldı. Aralık 2021 tarihinden bu yana Petrol Ofisi’nde CMO’luk görevini yürüten Sinan Seha Türkseven, şirketin gerek pazarlama gerekse de dijitalleşme noktasında hayata geçirdiği başarılı proje ve uygulamalarına öncülük eden isim oldu. Türkseven, bugüne kadar başarıyla yürüttüğü CMO’luk görevinin yanı sıra, aynı zamanda Türkiye’nin 1 numaralı fantezi futbol oyunu Sosyal Lig’i bünyesinde barından Petrol Ofisi’nin oyun dünyasındaki iştiraki Petrolig’in Yönetim Kurulu Üyeliği’ni de yürütüyor.

    Türkiye’nin “En Etkin 50 CMO” listesine giren isimlere, 22 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek ‘CMO Summit 2022’de özel bir törenle ödülleri takdim edilecek.

    “Başarımızın altında mutlak müşteri memnuniyeti var”

    Petrol Ofisi’nin, birçok açıdan olduğu gibi pazarlama alanında da başarıları ve ilkleri ile fark yaratmaya devam ettiğini belirten Petrol Ofisi CMO’su Sinan Seha Türkseven, şunları söyledi:

    “Petrol Ofisi’nin başarılarla dolu 81 yıllık köklü geçmişi boyunca müşteri daima odak noktası olmuştur. Bu anlayışla oluşturduğumuz pazarlama stratejimizin özünde de mutlak müşteri memnuniyeti yatıyor. Bunun için de sahada gözleme, veriye dayalı analizler yapıyor ve bu veriler ışığında da müşteri memnuniyetini artıracak adımlar atıyoruz. Özetle; geliştirdiğimiz ürünün ve sunduğumuz hizmetin hatta yaptığımız iletişim çalışmalarının tümünde müşteri memnuniyeti odak noktamızı oluşturuyor.

    Müşteri deneyiminde mükemmelliğe erişebilmek adına da dijitalleşme ve teknolojiden de her alanda yararlanmaya çalışıyoruz. Hem istasyonlarımızla aramızdaki ilişkide hem de müşterilerimizle olan ilişkilerimizde dijital kanalları etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu kanallardan aldığımız geri bildirimlere yönelik hızlı aksiyonlar alarak, çözümler üretiyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ürün inovasyonları, istasyonların fiziksel standartları, personel hizmet kalitesi ve akaryakıt dışı hizmetler gibi farklı alanlarda yaptığımız yatırımlar ile müşteri memnuniyeti noktasında hep daha iyiyi hedefliyoruz.

    Son dönemde yaptığımız bu çalışmalar sayesinde de özellikle pazarlama alanında artık fark yaratan bir konu olan müşteri deneyiminde; müşteri memnuniyet skorumuz, marka sağlığı özelinde ise imaj skorumuz önemli bir gelişim gösterdi. Tüm bunların bir yansıması olarak da 2021 yılını yüzde 23,09’luk pazar payı ile Türkiye akaryakıt sektöründe geleneksel liderliğimizi devam ettirdik. Yine aynı şekilde madeni yağ ve kimyasallar pazarındaki payımızı yüzde 31’e, madeni yağ pazarındaki payımızı ise yüzde 29,7’ye çıkararak, her iki alandaki liderliğimizi daha da pekiştirerek sürdürdük. Petrol Ofisi olarak, yeniliklerimiz ve ilklerimiz ile bundan sonra da sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz.”

    Sinan Seha Türkseven:

    1979 yılında doğan Sinan Seha Türkseven, İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nden yüksek onur derecesi ile mezun olduktan sonra Türkiye 16’ncısı olarak Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’ne girdi. Üniversiteden 2002 yılında fakülte ikincisi olarak mezun olan Türkseven, 2003-2005 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. 

    İş hayatına Gillette firmasında başlayan Türkseven, sırasıyla Ace, Ariel, Pantene ve British American Tobacco firmalarında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu. 2017 yılında Petrol Ofisi’nde çalışmaya başlayan Türkseven; marka iletişimi, sadakat sistemleri, mobil uygulamalar ve iş birliklerinden sorumlu Kıdemli Pazarlama Müdürü olarak önemli görevler üstlendi. Aralık 2021’den bu yana da Petrol Ofisi’nde CMO’luk görevini üstlenen Türkseven, aynı zamanda oyun dünyasında faaliyet gösteren Petrol Ofisi iştiraki Petrolig şirketinin de Yönetim Kurulu Üyeliği’ni de yürütüyor.

  • Sepaş Enerji’den önemli bilgi güncelleme çağrısı

    Sepaş Enerji’den önemli bilgi güncelleme çağrısı

    Sepaş Enerji, abonelik bilgilerini güncelleme çağrısı yaptı. Yeni abonelik veya abonelik iptali gibi durumlarda 444 5 186 telefon numaralı çağrı merkezi, www.sepas.com.tr web sitesindeki Bilgi Güncelleme butonu veya Sepaş Cebinde mobil uygulaması üzerinden günün her saati bilgiler güncellenebiliyor.

    Türkiye genelinde 4 milyon kişiye elektrik hizmeti sunan Sepaş Enerji, abonelik bilgilerini güncellemenin önemini hatırlattı. Şirketten yapılan açıklamada aboneliklere ait kişisel bilgilerin doğru ve güncel olması gerektiği belirtilirken başkasının adıyla usulsüz elektrik kullanımı durumunda cezai yaptırımların söz konusu olduğu vurgulandı. Buna göre aboneliği üzerine almadan tüketime devam edenleri elektrik kesme ve kesme-açma bedelinin 5 katını faturaya yansıtma gibi yaptırımlar bekliyor.

    Usulsüz elektrik kullanımı aboneleri mağdur ediyor

    Yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca adres değişikliğinde bulunan tüketicilerin, ayrıldıkları yerdeki aboneliği iptal edip yeni adreslerindeki aboneliği üzerlerine almaları gerekiyor. Güncel bilgilerin elektrik perakende şirketine iletilmemesi halinde aboneliğin bir başkası tarafından usulsüzce devam ettirilmesi nedeniyle mağduriyetler yaşanabiliyor.

    Başkasının ismiyle usulsüz elektrik kullandığı tespit edilen abonelere, yönetmelik uyarınca 15 günlük uyarı süresinin ardından cezai yaptırımlar devreye giriyor. Kendilerine tanınan süre zarfında aboneliği üzerine almayıp usulsüz tüketime devam edenlerin enerjisi kesilirken kesme-açma bedelinin 5 katı faturaya yansıtılıyor. Ayrıca abonelik gerçek kullanıcı üzerine alınıncaya dek söz konusu adrese enerji verilmeyip Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında ilgili aboneliğe dair bilgilendirme yapılmıyor.

    Güvence bedeli iadesi için bilgi güncellemek gerekiyor

    Abonelik bilgilerini yenilemeyen tüketiciler sahip oldukları hakları da kullanamıyor. Yeni abonelik işleminde alınan güvence bedelinin, abonelik iptali durumunda hem iade bilgisi verilebilmesi hem de güvence bedelinin geri ödenebilmesi için bilgilerin güncel olma zorunluluğu bulunuyor. Ayrıca bilgilerini güncellemeyen aboneler, “iade alınmamış güvence bedeli” ile ilgili bilgilendirmelerden de haberdar olamıyor. Bilgileri güncel olan aboneler ise iade almadıkları güvence bedeli olması durumunda bu bedeli tahsil edebiliyorlar.

    Bilgiler günün her saati kolayca güncellenebiliyor

    Sepaş Enerji aboneleri kişisel bilgilerini kolaylıkla ve güvenli şekilde güncelleyebiliyorlar. 444 5 186 telefon numaralı çağrı merkezi, www.sepas.com.tr web sitesindeki Bilgi Güncelleme butonu veya Sepaş Cebinde mobil uygulaması üzerinden günün her saati abonelik bilgilerini kontrol edip rahatça güncellemek mümkün.